Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi

Gıyabi karar sanık ...'a 7201 sayılı Kanun'ın 21. maddesi uyarınca tebliğ edilmiş ise de; tebligat mazbatasında sanığın en yakın komşusu, kapıcı ya da yöneticiye haber verildiğine dair bir açıklamanın bulunmadığı ve 7201 sayılı Kanun'un 21/2. madde ve fıkrası gereği tebligat yapıldığı anlaşıldığından, yapılan tebligat usulsüz olup sanığın öğrenme üzerine yaptığı temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşılmakla, temyizin reddine dair mahkemenin 01.06.2016 tarihli ek kararı kaldırılarak 01.11.2015 tarihli asıl karara yönelik sanık ... ve sanık ...'ın temyiz taleplerine yönelik inceleme yapılmış olup;

Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1.Sanık ...'ın temyiz sebepleri; mahkûmiyet kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, beraat karar verilmesi gerektiği sebepleri ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık ...'nın temyiz sebepleri; sanık ...'ın yılbaşı nedeniyle içmek ve eğlenmek amacıyla getirdiği içkilerin bandrolsüz ve kaçak olduğunu bilmediğine, suça konu içkileri satmadığına ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Suç tarihinde, sanık ...'ın kaçak alkollü içki satacağı bilgisi üzerine, Cumhuriyet savcısının derkenar arama kararına istinaden, sanık ...’ya ait evde, sanık ... ve sanık ...’ın huzurunda yapılan aramada toplam 28 şişe bandrolsüz ve kaçak alkollü içki ele geçirilmiştir.
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasına muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık ... savunmalarında;suça konu içkileri sanık ...’ın yılbaşı gecesi içmek amacıyla getirdiğini, yılbaşı günü gelecek arkadaşlarına ikram edeceğini, satmadığını beyan etmiştir.

Sanık ... savunmalarında; suça konu içkileri yılbaşı günü eğlenmek ve içmek amacıyla sanık ...’un evine getirdiğini, satmadığını, içmek ve gelecek arkadaşlarına ikram etmek için aldığını beyan etmiştir.

Suça konu içkilerin bandrolsüz ve kaçak olduğuna ilişkin TAPDK ekspertiz raporu dava dosyasında mevcuttur.

Sanıkların suç tarihinde birlikte bulundukları evde ticari miktarda kaçak alkollü içki ele geçirilmiş olması ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;

1.Suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasın son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereği uygulama yapılması, yine 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasının da uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden hüküm tesisi,

2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,

3.Dava konusu kaçak alkollü içkilerin tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken uygulama maddelerinin ilgili fıkraları gösterilmeden numune alınan bir adet alkollü kaçak içkinin müsaderesine karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... ve sanık ...'ın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.01.2024 tarihinde karar verildi.