Mahkumiyet
Mahkemece CMK'nin 225/2. maddesi gereğince, iddianameye ve dosya arasında mevcut dava şartı olan mütalaaya uygun olarak sahte fatura düzenleme suçundan hüküm kurulduğu, gerekçede yer alan "sahte faturaları yasal defterlerinde kullanıp" ifadesinin hüküm ile çelişki yaratmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki hüküm ve gerekçe arasında çelişki olduğu şeklindeki bozma düşüncesi ile Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.11.2018 tarihli 2018/427 Esas ve 2018/517 Karar sayılı ilamı ile sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarında suça konu belge ve faturaların, 213 sayılı VUK'nin 230. maddesine göre yalnızca unsurlarının tespiti amacıyla incelenmesinde zorunluluk bulunmadığından bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Toplanan deliller gerekçeli kararda incelenip sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ile derecesi takdir kılınmış,savunması inandırcı gerekçelerle reddedilmiş incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle hükmün ONANMASINA, 11.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.