HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Başkaca temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; baba-oğul olan sanıkların kullandığı kamyonetin bagajında ele geçen gümrük kaçağı akaryakıtı kendi traktörlerinde kullanacağını ve çiftçi olduklarını beyan etmeleri karşısında; sanıkların suç tarihi itibarıyla, kendilerine ait ya da başkasından kiraladığı ekili ve dikili arazileri olup olmadığı, varsa ne miktarda olduğu, zirai işlerle uğraşıp uğraşmadıkları, mazot kullanılan traktör ve benzeri araçları olup olmadığı İlçe Tarım Müdürlüğü ve Ziraat Odasından sorularak ve mahallinde kolluk marifetiyle araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken akaryakıtın ne suretle ticari amaçla bulundurulduğu açıklanmadan, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm verilmesi,
Kabule göre de;
1- Kamyonetin bagajında ele geçen kaçak akaryakıtın, nakil aracının taşıma kapasitesine göre miktar veya hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı gibi nakil aracının değeri ile kaçak akaryakıtın gümrüklenmiş değeri karşılaştırıldığında müsaderesinin hakkaniyete de aykırılık oluşturacağı anlaşılmakla, nakil aracının iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi,
2- Hükümden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklinde düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nın 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası mucibince ilgili hükümlerin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ve malen sorumlunun temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 01/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.