İNCELENEN KARARIN;
İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.01.2020 tarihli ve 2019/124 Esas, 2020/7 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.03.2020 tarihli ve 2020/229 Esas, 2020/361 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca tanzim olunan 22.01.2022 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Sanık müdafinin temyiz istemi özetle,
1. Tanık Fama C. nin sanığın akrabası olduğuna, aralarında husumet bulunduğuna,
2. Tanık Fatma Bayazıt Ö. nün başka mahkemelerde verdiği ifadeler ile iş bu davada verdiği ifadelerin çeliştiğine,
3. Yargıtay içtihatları, geçmiş tarihlerde cemaat olarak bilinen yapının dini içerikli sohbet toplantılarına katılmak şeklindeki eylemin, örgüt üyeliği mahiyetinde olmadığını ancak sempati düzeyinde bir yakınlaşma olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirlediğine, ayrıca bu toplantılara katılanların TCK 30 hata hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesinin de düşünülmesi gerektiğine,
4. Sanığın Bank Asya hesaplarında örgüte yardım etme veya örgüt üyesi olarak değerlendirilmesine yol açacak bir hesap artışı olmadığının bilirkişi raporundan açık bir şekilde görüldüğüne,
5. Duruşma salonu önünde hazır edilen savunma tanığının ifadesinin alınmadığına,
6. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
a-) 08.01.2020 tarihli celsede sanık müdafii tarafından duruşma salonu dışında hazır edilerek dinlenilmesi talep edilen .... isimli şahsın beyanına başvurulmayarak CMK'nın 178 inci maddesine aykırı davranılması,
b-) Sanığın kendi adına kayıtlı olmayan başka bir hat üzerinden ByLock programını kullanmış olabileceği hususu nazara alınarak irtibat numarası olarak kurum ve kuruluşlara vermiş olduğu başka bir numarasının bulunup bulunmadığının tespiti ile varsa bu numara üzerinden ByLock yada başkaca örgütsel iletişimi sağlamaya yönelik herhangi bir program kullanıp kullanmadığının araştırılmasından sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
c-) UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankası üzerinden ve ilgili kolluk birimlerinden sorulmak suretiyle sanıkla ilgili beyan bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa onaylı suretleri dosyaya getirtilip, gerekirse tanık veya tanıkların duruşmaya çağrılıp dinlenilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 24.03.2020 tarihli ve 2020/229 Esas, 2020/361 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Sivas 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.04.2024 tarihinde karar verildi.