Esastan ret, kısmen kabul Davalı ... Tur. Özel Eğitim Hiz. Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili

Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davalı ... şirketi yönünden kusuru bulunmadığından bahisle davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ile davalılar Yarbay Şirketi ve ... Şirketi vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf başvurularının esastan reddine, davacıların istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, davacılar vekili ile davalılar ... Tur. Özel Eğ. Hiz .Tic. ve San. Ltd. Şti. ve ... İnş. Tur. Tic. Mad. ve San. Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmesi ve de adı geçen davalılar tarafından duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek temyiz istemlerinin süresinde olduğu, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 05.04.2022 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı ... Tur. Özel Eğitim Hiz. Tic. ve San. Ltd. Şti. adına Av. ... ile diğer duruşmalı temyiz eden davalılardan ... İnş.Tur. Tic Ltd. Şti. adına Av. ... ile davacılar adına Av. ... geldiler. Diğer davalılar adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmiştir. Dosyanın tekrar Dairemize gönderilmesinden sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi

Davacılar vekili özetle; 21.01.2012 tarihin meydana gelen iş kazası sonucunda davacılar murisinin vefat ettiği, kazanın meydana gelişinde davalıların kusurlu olduklarından bahisle dava dilekçesinde davacı baba ... için 10.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi, davacı anne ... için 25.585,32 TL maddi, 30.000,00 TL manevi, davacı kardeş ... için 10.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmişlerdir.

Davalı ... Yapı İnş. Taah. Tur. Tic. Ltd. Şti. cevap dilekçesinde özetle; müteveffa işçi ile davalı ... Ltd. Şti. arasında işçi işveren ilişkisinin bulunmadığı, davalı ile diğer davalı ... Ltd. Şti.'nin depolama ve dağıtım merkezinin yıkılıp yeninden yapılması işi için anlaşma yaptıkları iki adet deponun kaba işçiliği için anlaşıldığı, olayın meydana geldiği anda Birlikel firması ile hiç bir ilgisi olmayan tamamen kendi işvereninin verdiği talimatlar doğrultusunda kaza mahallinde bulunan müteveffanın ölümünde davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığı savunmalarında bulunmuş olup savunmalarını Marmaris 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/287 Esas sayılı dosyası, maddi durum araştırması, kusur raporu, binanın inşaat izin evrakları için istenecek yazılar, keşif ve bilirkişi incelemesi delillerine dayandırmışıtr.

Davalı ... Tur. Özel Eğitim Hiz. Tic. ve San. Ltd. Şti. cevap dilekçesinde özetle; müteveffa işçi ...'in asgari ücret ile çalıştığı, ücret dışında bir kazancının bulunmadığı, inşaatın güvenliğinin taşeron firmasının sorumluluğunda olduğu müteveffanın yalnız bir kaç defa irsaliyeleri teslim almak üzere inşaat alanına gittiği, ...'in davacıların tümünün bakımını üstlendiği iddialarının gerçek olmadığı, zira davacılardan ...'in müteahhitlik yaptığını, davacı kız kardeşin maddi tazminat isteme hakkının bulunmadığı savunmalarında bulunarak savunmalarını, taşeronluk sözleşmesi, tanık beyanları, iş yeri özlük dosyası, bilirkişi incelemesi delillerine dayandırmıştır.

Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; söz konusu kaza ile ilgili davadan önce sigorta şirketine müracaat edilmediği veya herhangi bir hasar dosyasının açılmadığı, ... plaka sayılı aracın davalı şirkete 16.09.2011-2012 tarihleri arasında zorunlu mali mesuliyet (trafik) sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, sigortalının kusuru oranında olmak üzere bedeni zararlarda azami 225.000,00 TL ile sınırlı olduğu, davaya konu kazanın motorlu aracın işletilmesi esnasında meydana gelmediği olay yerinin karayolu olarak tanımlanan bir yer olmadığı, iş kazası olarak tanımlanan olay ve sonucunda meydana gelen ölüm olayı ile ilgili davalı ... şirketinin poliçeden kaynaklanan bir sorumluluğunun bulunmadığı, sigorta şirketi aleyhine açılan davanın reddi gerektiği savunmalarında bulunmuş olup delil olarak ZMS sigorta poliçesi deliline dayanmıştır.

Diğer davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı, savunmada bulunulmadığı anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iş kazasının meydana gelişinde müteveffa sigortalının %10, davalı ... şirketinin %35, davalı ... şirketinin %25, davalı ... şirketinin %10, davalı ...'ın %20, davalı ... şirketinin kusursuz olduğu kabulünden hareketle davalı ... şirketi yönünden kusuru bulunmadığından bahisle davanın reddine, diğer davalılar yönünden davacı annenin maddi tazminat istemi ile tüm davacıların manevi tazminat istemlerinin kabulüne, (davalı ... sadece maddi tazminattan ve poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere), davacı baba ve kardeşin maddi tazminat istemlerinin destek kapsamında olmadıklarından bahisle reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılar Yarbay ve ... şirketi vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle, davacılar baba ve kardeşin maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı annenin maddi zararının eksik hesaplandığını, müteveffanın olay tarihi itibariyle bekar ve çocuksuz olmasına rağmen 2 yıl sonra evleneceği, evlendikten 2 yıl sonra birinci çocuğunun, bundan 2 yıl sonra da ikinci çocuğunun olacağı belirtilerek payların belirlenmesinin gerçeklikten uzak olduğunu, davalı aleyhine soyut nitelendirmeyle pay hesabı yapıldığını; müteveffanın yaşı ve medeni durumu yanlış değerlendirilerek hesaplama yapıldığını, ayrıca; davalı ... İnş. Tur. Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, söz konusu iş kazasının meydana gelmesinde araç sahibi olan şirketin kusursuz sorumluluğu bulunduğunu; ayrıca aynı sebepten kaynaklanmasına rağmen ... İnş. Tur. Tic. Ltd. Şti. için ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.

Davalı ... şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle, Marmaris ilçesinde beton imalat ve döküm işini yapan davalı müvekkili Yarbay İnş. Ltd. Şti.'nin bünyesinde 50'den fazla işçi çalıştan, her türlü iş güvenliği ve işçi sağlığını koruyarak önlemlerini alan ve bu konuda işçilerine gerekli eğitimleri veren bir firma olduğunu; bu konuda sürekli bir denetim geçirdiğini; davalı ...'nın, müvekkili şirket bünyesinde sigortalı çalışan bir şoför olduğunu; kendisine işe başlamadan önce ve iş yapması esnasında gerekli önlem ve tedbirlerin alınması konusunda eğitimler verildiğini; olayın meydana geldiği saatte havanın kararmış olması ve şiddetli yağan yağmurlar nedeni ile olay yeri zor şartlar altında olduğunu; işveren diğer davalı şirket olan inşaat yeri yeterli derecede aydınlık olmadığını; paydos saati gelmek üzere iken olayın meydana geldiğini; Mahkemenin gerekçeli kararında belirtilen 4857 sayılı İş Kanunun geçici madde 2 uyarınca işçi sağlığı ve iş güvenliği tüzüğü madde 2,3 riayet edildiğini; davalı ...'nın özenli biçimde yavaş yavaş hareket ederek gerekli olan güvenli manevraları yaptığını; olayın meydana gelmesinde davalı müvekkil şirketin kusuru bulunmadığını; bu nedenle iş bu Yerel Mahkeme kararının aleyhimize olan kısımlarının bozulması gerektiğini; ayrıca davacı ... ve ...'a verilen manevi tazminat ile davacı ...'ye verilen maddi ve manevi tazminatların miktarları fahiş olduğunu; bilirkişi raporu ile davalı müvekkil Yarbay şirketine %10 oranında kusur oranına itiraz ettiklerini, kusur veya sorumluluğu bulunmadığını istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.

Davalı ... şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle, müvekkili şirkette satış temsilcisi olarak çalışan müteveffa ...'in, irsaliyeleri teslim almak için inşaat alanına gittiği esnada sözkonusu olayın vuku bulduğunu; müvekkilinin müteveffa işçi ...'e hiçbir şekilde inşaatın devam ettiği alanın içine girmesi şeklinde bir talimat verdiğini; inşaat alanının güvenliği ve aydınlatılması hususlarında sorumluluğun tamamen diğer davalı ... İnşaata ait olduğunu; inşaat alanında araçların manevra yaptığı alanı belirlemek ve gerekli önlemleri almanın diğer davalı ... İnşaatın sorumluluğunda olduğunu; olay tarihinde ... ...'in alkollü olduğunun Adli Tıp Raporunda belirlendiğini; bu hususun ve olayın vukuunda sorumluluğu olduğu dikkate alınarak hüküm kurulması gerektiğini; müteveffanın babasının müteahhitlik yaptığını; yaşadıkları ev ve yaşam standartlarının bunun kanıtı olduğunu; inşaatı yapan firmaın müvekkili olmamasına rağmen müteveffaya iş elbisesi verilmemesinden müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu; inşaat alanın güvenliğinden inşaatı yapan diğer davalı ... İnşaatın sorumlu olduğunu; belirlenen manevi tazminat tutarlarının fahiş olduğunu istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların istinaf başvurularını esastan reddine, davacıların istinaf başvurularının içtihadı birleştirme kararı gereğince babaya maddi tazminat verilmesi gerektiği ve yine hakkındaki davanın reddine karar verilen ... şirketinin araç işleten sıfatıyla kusuru bulunmasa dahi sorumlu tutulması gerektiğinden bahisle kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı Baba lehine 10.000,00 TL maddi tazminat takdir edilmesine, davacı babanın manevi tazminat isteminin kabulüne, (davalı ... sadece maddi tazminattan ve poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere), davacı annenin maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulüne, (davalı ... sadece maddi tazminattan ve poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere), davacı kardeşin destek kapsamında olmadığından bahisle maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... şirketi ve davalı ... şirketi vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı babanın maddi tazminat istemi yönünden maddi zararın bilirkişi incelemesi yaptırılarak tespit edilmesi gerektiğini, davacı kardeşin maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı anne yönünden dayanak yapılan bilirkişi raporunda hesaplama yapılırken murisin 2 yıl sonra evleneceği, bundan 2 yıl sonra birici çocuğunun, ondan da 2 yıl sonra ikinci çocuğunun olacağı kabulünden hareketle payların belirlenmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusurun oran ve aidiyeti belirlenirken hata edildiğini, hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatların fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusurun oran ve aidiyeti belirlenirken hata edildiğini, davacı baba ... lehine 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, murisin anne–babası ve kardeşine ilişkin tazminat istemi yönünden yapılan hesaplama kriterlerinin hatalı olduğunu, iş kazasında murisin de kusurunun bulunduğunu, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 22.06.2018 tarih 2016/5 E.-2018/6 K. sayılı kararında belirtilen şekilde değerlendirme yapılması gerekirdi, davacı annenin eşinden destek gördüğünü, davacı ablanın yaşı ve çalışma kabiliyeti açısından kendi hayatını devam ettirebilecek güce sahip olduğunu, yapılan inceleme ve hesaplamalarda tüm bu hususlar göz ardı edildiğini, Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddeleri uyarınca, somut olayın özelliğine göre davacı anne ve/veya babanın birbirlerine desteği ile varsa diğer çocuklarından alabilecekleri desteğin de dikkate alınması gerektiğini, yapılan hesaplama ve buna göre kurulan hükmün isabetsiz olduğunu, davacı tarafın yaşam deneyimleri ve olayların olağan yürüyüşü nedeniyle bakım gücünü ve bakım ihtiyacını ispat zorunda olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

a. Davalı ... şirketi ve davalı ... şirketi vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

Dosya içeriğine göre davacılar vekilinin davacı baba ... için 10.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi, davacı anne ... için 25.585,32 TL maddi, 30.000,00 TL manevi, davacı kardeş ... için 10.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesi'nce davalı ... şirketi yönünden kusuru bulunmadığından bahisle davanın reddine, diğer davalılar yönünden davacı annenin maddi tazminat istemi ile tüm davacıların manevi tazminat istemlerinin kabulüne, (davalı ... sadece maddi tazminattan ve poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere), davacı baba ve davacı kardeşin maddi tazminat istemlerinin destek kapsamında olmadıklarından bahisle reddine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi'nce davalıların istinaf başvurularını esastan reddine, davacıların istinaf başvurularının içtihadı birleştirme kararı gereğince babaya maddi tazminat verilmesi gerektiği ve yine hakkındaki davanın reddine karar verilen ... şirketinin araç işleten sıfatıyla kusuru bulunmasa dahi sorumlu tutulması gerektiğinden bahisle kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı Baba lehine 10.000,00 TL maddi tazminat takdir edilmesine, davacı babanın manevi tazminat isteminin kabulüne, (davalı ... sadece maddi tazminattan ve poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere), davacı annenin maddi ve manevi tazminat istemlerinin kabulüne, (davalı ... sadece maddi tazminattan ve poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere), davacı kardeşin destek kapsamında olmadığından bahisle maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kabulüne karar verildiği gözetildiğinde, temyiz eden davalılar ... şirketi ve ... şirketi yönünden kabulüne karar verilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL'nin altında kaldığı anlaşıldığından temyiz eden davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin ayrı ayrı miktardan reddine karar verilmiştir.

b.Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde

Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13,16 ve 20 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanun'un 77 inci maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanunun 8 inci ve 31 inci maddeleri.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Dosya kapsamından davacıların Bölge Adliye Mahkemesi karar başlığında ikişer kez taraf olarak gösterildikleri, istinaf yoluna başvuran davalılar ... ve Yarbay şirketleri aleyhine ayrı ayrı nispi istinaf karar harcı yüklendiği anlaşılmaktadır. Somut olayda harcın tekliği ilkesi gözden kaçırılarak istinaf yoluna başvuran her iki davalı aleyhine ayrı ayrı istinaf karar harcı yüklenmesi hatalı olduğu gibi davacılar anne ve baba lehine hüküm altına alınan maddi tazminatlar üzerinden Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan asgari ücret tarifesine göre belirlenmesi gereken vekalet ücreti 12.282,95 TL olduğu halde davacılar anne ve baba lehine 13.196,39 TL vekalet ücretine hükmedilmesi de yerinde görülmemiştir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370'inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

Açıklanan sebeplerle,

1.Temyiz eden davalılar ... şirketi ve ... şirketi vekillerinin davacıların maddi ve manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının ayrı ayrı miktardan reddine,

2.Davacılar vekilinin temyiz istemi açısından Bölge Adliye Mahkemesi kararının;

a.Karar başlığında yer alan

"Davacılar:
1-... - 48169582654
2-... - 48199581634
3-... ... - 48157583090

b.Hüküm fıkrasının istinaf karar harçlarına ilişkin D ve E bentlerinin tamamen silinerek yerlerine geçmek üzere "D-Davalılar Yarbay İnş. Nak. Tur. Ltd. Şti. ile ... Tur. Ltd. Şti. açısından peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.320,77 TL istinaf karar harcının adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,

-Davalılar Yarbay İnş. Nak. Tur. Ltd. Şti. ile ... Tur. Ltd. Şti.'nin yaptıkları istinaf masraflarının üzerlerinde bırakılmasına," ibarelerinin yazılması suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,

Davacılar avukatı yararına takdir edilen 17.100,00 TL duruşma avukatlık parasının duruşmalı temyiz eden davalılar ... Tur. Özel Eğ. Hiz .Tic. ve San. Ltd. Şti. ve ... İnş. Tur. Tic. Mad. ve San. Ltd. Şti.'ne yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.