Mahkûmiyet, kaçak akaryakıtın müsaderesi nakil araçlarının iadesi

Sanık hakkında 7242 sayılı Kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; münhasıran nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ilişkindir.

2.Sanığın müdafiinin temyiz sebepleri; şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, dava zamanaşımı süresinin dolduğuna, tekerrür hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, sanık hakkında lehe indirim maddelerinin uygulanmadığına ve re'sen gözetilecek hususlarla usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Suç tarihinde Hassa Sulh Ceza Mahkemesinin 15.04.2014 tarihli ve 2014/196 Değişik İş sayılı önleme araması kararı uyarınca sanığın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı çekici ve beraberindeki ... plaka sayılı römorkta yapılan aramada toplam 16.600 litre kaçak akaryakıtın ele geçirilerek muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır.

Sanık hakkında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/11. maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53,54 ve 58. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanığın alınan savunmasında, ele geçirilen akaryakıtı Hasan isimli şahıstan ücreti karşılığında taşımak için aracına yüklediğini, akaryakıtın kendisine ait olmadığını beyan ederek atılı suçu inkar ettiği anlaşılmıştır.

Ele geçirilen akaryakıt hakkında düzenlenen 16.05.2014 tarihli ulusal marker tespit tutanağına ve 16.06.2014 tarihli TÜBİTAK-MAM raporuna göre yapılan ölçümlerde ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu tespit edilmiştir.

Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. Suç tarihi itibarıyla eşyaların gümrüklenmiş değerinin 66.664,59 TL ve normal değerde olduğu anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamına göre dava konusu olayda 16.600 litre kaçak akaryakıtın ele geçirilmesi ve sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşılması karşısında sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2024 tarihinde karar verildi.