Davanın reddine
davacı ... mirasçısı ... vekili
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesinc,e davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... vekili, davacı ... vd. vekili, davacı ... mirasçısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; " dayanak tapu kaydının varsa haritası ile birlikte tüm iskan evrakı, gitti kayıtları ve tahditte revizyon gördüğü ifade edilen 3 sayılı parselin tahdit beyannamesi ve ekleri, çeşme Sulh Hukuk Mahkemesinden verildiği ileri sürülen 3.7.1968 gün ve 1967/26 Esas, 1968/32 Karar sayılı dosyasının getirtilerek incelenmesi, bundan sonra mahallini iyi bilen bilirkişiler aracılığıyla keşif yapılarak kayıtların gereği gibi taşınmaza uygulanması, doğuda olduğu anlaşılan patika yolun (patika izinin) tapu tesisinde mevcut olup olmadığının araştırılması ve zemindeki güzergahın belirlenerek tanzim ettirilecek krokide yerine işaretlettirilmesi, diğer yandan tapuda güney sınırda olup Mümin adına olan 6 sayılı parselin güneyini teşkil eden taşınmazın tahdit evrakı ve dayanağı belgesininde celp olunup uygulamada bundanda yararlanılması, zilyetliğe de dayanıldığından mübrez olanlarından hangisine dayanılmakta ise o vergi kaydının da taşınmaza uygulanması, sınırların belirlenmesinde vergi kayıtlarınında yararlı olacağının düşünülmesi, komşu parsellerinde itirazlı olduğu ve davalarının devam ettiği anlaşıldığından anılan parsellere ait dava dosyalarının getirtilerek incelenmesi ve gerekirse bu dava ile birleştirilip birleştirilmeyeceğinin değerlendirilmesi, bu suretle tapu kaydının kapsamının kesin olarak belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi " gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; " dava konusu taşınmazın davacıların dayanak kayıtları kapsamında kalmadığının, dayanak olarak ileri sürülen tapu kayıtlarının başka parsellere revizyon gördüğünün, parselin bulundugu alanın firari ve mütegayyip eşhastan Hazineye intikal eden yerlerden olduğunun, bu nedenle zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığının ve zilyetlikle iktisabı mümkün olsa bile mahalli bilirkişi beyanları ziraat bilirkişisi raporu ve arazinin mevcut durumuna göre Kadastro Kanunu' nun 14 ve 17. maddelerine göre zilyetliğinde bulunmadığının anlaşıldığı " gerekçesiyle davacıların davasının reddine, İzmir ili Çeşme ilçesi Sakarya Mahallesi Merdivenli Kuyumevkii 207 ada 5 nolu parselin tespitteki vasfı ve yüzölçümü ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili, davacı ... vd. vekili ve davacı ... mirasçısı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacı ... vekili, davacı ... vd. Vekili ve davacı ... mirasçısı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
35,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 391,70 TL'nin temyiz eden davacı ...' dan alınmasına,
31,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 396,20 TL'nin temyiz eden davacı ... vd. alınmasına,
427,60 TL onama harcının davacı ...'dan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.