Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/10. maddesi uyarınca sanığa 3 yıldan az ceza verilemeyeceği, suça konu aracın müsaderesine karar verilmemesinin ve tedbir şerhinin karar kesinleşmeden kaldırılmasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle bozulması talebine ilişkindir.

O yer Cumhuriyet savcısının 10.11.2021 tarihli dilekçesi ile temyizden vazgeçtiği görülerek yapılan incelemede; Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, önleme araması kararına istinaden sanığın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yapılan aramada, aracın deposunda 110 litre kaçak motorin ele geçirildiği, kaçak motorine el konularak aracın muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

Sanık savunmalarında, Irak'tan gelen tırların birinden mazot aldığını, aramada 110 litre mazot yakalattığını, suç olduğunu bilmediğini, aracın malen sorumlu ... adına kayıtlı olduğunu beyan etmiştir.

Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamına göre sanığın kullandığı araçta 110 lire kaçak motorin ele geçirilmesi karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

Sanık hakkında hükmolunan sonuç cezanın adlî para cezası olmasına rağmen hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğu hükümlerinin sanık hakkında uygulanmasına karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli ve 2020/1093 Esas, 2021/2130 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hükümden 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması suretiyle hükmün Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2024 tarihinde karar verildi.