Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre sanığın keşif yapılması, uzlaşma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sürücü belgesinin alınmaması lüzumuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Sanık idaresindeki halk otobüsüyle, gündüz vakti, meskun mahalde, yağmurlu havada, ıslak ve kaygan zeminde, sola hafif iniş eğimli, virajlı, bölünmüş asfalt kaplama caddede seyrederken, viraja mevcut hızıyla girdiği için direksiyon hakimiyetini kaybederek, savrulan aracının sağ ön köşe kısmıyla korkuluğa çarpması sonucu otobüsün devrilmesiyle, sanığın tam kusuruyla, yolculardan iki kişinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir, bir kişinin ise geçici adli rapora göre basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda;
1-)Sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK'nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi;
2-)Sanık hakkında hükmedilen hapis cezası uzun süreli olmadığı halde uygulama maddesinin TCK'nın 50/4. maddesi şeklinde gösterilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 3. paragrafının hükümden çıkarılarak yerine “Sanığın sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak sanığa verilen hapis cezasının TCK'nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, sanığa verilen adli para cezasının TCK'nın 52/3. maddesi gereğince 300 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesine, TCK'nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve şahsi halleri gözönünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla
6000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi ile sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.