Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm katılan ... ... ile ... ... vekili, katılan ... ... ve katılan ... ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre, katılan ... ... ile ... ... vekili, katılan ... ... ve katılan ... ...'ın sair nedenlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine; ancak;
Dosya içeriğine göre; olay günü saat 08.35 sıralarında katılan ... ... sevk ve idaresindeki araç ile meskun mahal içi, bölünmüş, iki şeritli, yedi metre genişliğindeki devlet kara yolu üzerinde sol şeritte seyir halindeyken, önünde seyretmekte olan sanığın idaresindeki aracın aniden sola doğru manevra yapması nedeniyle katılan ... ... sanığın kullandığı araca çarpmamak amacıyla sol tarafa doğru ani manevra yapması neticesinde direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkarak karşı istikamete geçip yol kenarındaki su kanalı ve toprak zeminine çarpması şeklinde meydana geldiği iddia edilen olayda, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine vekalet ücretine hükmedilirken, vekalet ücretinin hazineden tahsil edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, katılanlardan tahsiline karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının, vekalet ücretine ilişkin hükmün 3. fıkrasının “katılanlardan alınarak” ibaresinin “hazineden alınarak” şeklinde düzeltilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.