Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Yokluğunda verilen hükmün sanığa 12/08/2014 tarihli tebliğ işleminin, "adresin kapalı olması sebebiyle mahalle muhtarı imzasına teslim edilip 2 no'lu haber kağıdının muhatabın kapısına yapıştırılmak" suretiyle yapıldığı, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21. maddesi ve muhatabın adreste bulunmaması halinde tebliğ memurunun ne şekilde davranması gerektiğini düzenleyen Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinin birinci fıkrasında; “Muhatap veya adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak kendisinin imzalaması gerekir.” hükmünü öngördüğü, bu itibarla; Tüzüğün 28. maddesinde öngörülen şekilde ve maddede belirtilen kişilere sorularak imzaları da alınmak suretiyle, şayet imzadan çekinmeleri halinde bu husus da belirtilerek; muhatabın adreste geçici olarak bulunmama sebebi ve tevziat saatlerinden sonra geleceği tevsik edilmeden ve en yakın komşusuna haber vermeden Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre yapılan tebligat işleminin geçersiz olduğu anlaşıldığından, sanığa gerekçeli kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi sağlanarak, karara karşı temyiz yoluna başvurulması halinde temyiz dilekçesi eklenip bu temyiz yönünden ek tebliğname düzenlendikten sonra iadesi gerektiğinden,
Yukarıda belirtilen eksikliğin giderilmesinden sonra dosyanın incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.