İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İskenderun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.10.2018 tarihli ve 2018/79 Esas, 2018/603 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ile 58 inci maddesi uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, karar verilmiştir.

2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2019/3948 Esas, 2021/559 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanığın temyiz istemi, sübuta, cezanın haksız yere verildiği’ne ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Suç tarihinde sanık ile katılanın İskenderun T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu C/16 koğuşunda hükümlü olarak bulundukları, katılanın beyanına göre; olay tarihinden 3-4 gün önce sanık ...'ın ... isimli kişi ile tartıştığı, katılanın araya girdiği, muhtemelen bu olaydan dolayı sanığın kendisine kinlendiği ve olay günü de sanığın yanına gelerek arkasına gizlediği, bir elinin içerisine sıkıştırdığı iki adet bıçak ve diğer elinde bulunan cam bardak ile kafasını ve yanaklarını kavrayacak şekilde sağdan ve soldan bir sefer tokat vurduğu, daha sonra arkadaşlarının olayı araladıkları, yüzünde şu an kalıcı izler olduğunu beyan ettiği, sanığın alınan savunmasında, ... isimli şahısla aralarında kavga olayının olduğu, ... tarafından yüzünün kesilerek yaralandığı ve katılanın da kendisini tuttuğu, olay sonrası ...'in başka koğuşa verilmesi nedeniyle katılanın sürekli kendisini taciz ettiği, kendisine tehditlerde bulunduğu, 21.12.2016 tarihinde masada otururken ...'ten şikayetçi olmaması için telkinde bulunduğu, kendisinin de kırık bardağı alarak katılanın yüzünü kestiğini beyan ederek üzerine atılı suçlamayı bu şekilde kabul ettiği, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Biriminden alınan 27.11.2017 tarihli rapora göre, katılanın yüzündeki kesici alet yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokmadığının, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olmadığının, vücudunda kemik kırığına neden olmadığı, yüzde sabit iz niteliğinde olduğu sonucuna varıldığının" belirtildiği, anlaşılmakla sanığın katılanı yaraladığının mahkemesince kabul edildiği anlaşılmıştır.

2. Sanık savunması, katılan ve tanıkların beyanları, adli raporlar ve diğer tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Adli sicil kaydı ve nüfus kayıt örnekleri incelenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık

tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının buna bağlı olarak yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2019/3948 Esas, 2021/559 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İskenderun 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.04.2024 tarihinde karar verildi.