Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.01.2019 tarihli ve 2017/205 Esas, 2019/20 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 35 nci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, fıkrası, 63 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve mahsuba karar verilmiştir.

B. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının, sanık müdafii ve katılan kurum vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 24.06.2020 tarihli ve 2020/429 Esas, 2020/1438 Karar sayılı ilamı ile; "Oluşa ve dosya kapsamına göre, sanığın bıçakla katılan çocuk ...'a vurarak, toraksa nafiz kardiak tamponat ve iç organ yaralanmasına ve hayati tehlike geçirmesine neden olan 3 bıçak darbesi ile öldürmeye teşebbüs ettiği olayda; meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara alındığında, 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören TCK'nin 35. maddesi uyarınca, yasal sınırlar dahilinde alt sınırdan uzaklaşılarak makul bir ceza verilmesi yerine, alt sınıra yakın olacak şekilde 14 yıl hapis cezası verilerek eksik ceza tayini, tanık Ali’nin beyanları ile de sabit olduğu üzere sanığın eylemini daha önceden katılanın kağıt toplama sırasında farklı zamanlarda hakaret etmesi ve saldırması nedeniyle gerçekleştirdiği, sanık hakkında asgari düzeye yakın oranda indirim yapılması yerine, alt sınırdan indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayini" nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

C. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.12.2020 tarihli ve 2020/287 Esas, 2020/358 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 35 nci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, fıkrası 63 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve mahsuba karar verilmiştir.

1. Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, suçun sabit olmadığına, teşebbüsün derecesine ilişkindir.

2. Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri, ceza miktarının yetersiz olduğuna, sanık hakkında haksız tahrik hükmünün ve takdiri indirimin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

1. Sanık ile suç tarihinde 17 yaşında olan katılanın kağıt toplama işi yaptıkları, olay öncesi kağıt toplama konusunda aralarında sorun çıktığı ve birbirleriyle kavga ettikleri, 20.05.2014 günü sanığın katılanı gördüğünde elindeki bıçakla katılana saldırdığı, onu göğsünden iki bıçak darbesi ile yaraladığı, bıçak darbelerinden bir tanesinin kalbe kısmen isabet ettiği, diğerinin ise akciğere nüfuz ettiği, bu bıçak darbeleri sonucu katılanın hayati tehlike geçirdiği, olay nedeniyle sanık hakkında çocuğu ya da beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi kasten öldürmeye teşebbüs suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğu belirlenmiştir.

2. Olay yeri inceleme raporu, olaya ilişkin tutanaklar, katılan hakkında Adli Tıp Kurumu İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 12.01.2015 tarihli rapor, adli muayene raporları, sabıka kayıtları, sanığın savunmaları, katılan ... tanıkların ifadeleri dosya kapsamında bulunmaktadır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, somut olayın gelişimi, katılan hakkında Adli Tıp Kurumu İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 12.01.2015 tarihli rapor, sanığın eylemi ve dosyadaki delil durumu dikkate alındığında sanığın eylemine uyan suç vasfı ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, olay öncesinde ve esnasında katılandan sanığa yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu ve takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.12.2020 tarihli ve 2020/287 Esas, 2020/358 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin ve katılan kurum vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.04.2024 tarihinde karar verildi.