SUÇLAR: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 18.06.2020 tarihli iddianamesi ile, sanığın cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. Yozgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesi, 53 ncü maddesi ve 58 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Yozgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2020 tarihli kararının sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 29.12.2020 tarihli ve 2020/1175 Esas, 2020/1249 Karar sayılı kararı ile "...Mağdur kayden 05.09.1999 doğumlu olup kovuşturma aşamasında dinlenilmediği, olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurun yalnızca soruşturma aşamasında dinlenildiği cihetle maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından mağdurun temininde zorunluluk bulunduğu nazara alınmadan, duruşmada dinlenilmeyen mağdurun hazırlık ifadesine dayanılarak CMK'nın 210/1 ve 217. Maddelerine aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle CMK'nın 289/1-e maddesine muhalefet edilmesi,
Kabule göre de; Mağdurun ifadesinde; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemi anında ya da eylemin gerçekleştirilmesine matuf şekilde cebir veya tehdit kullanıldığına ilişkin iddianın bulunmadığının anlaşılması karşısında, cebir veya tehdidin ne şekilde oluştuğu yöntemine uygun ve denetime olanak verecek şekilde tartışılıp irdelenmeden ve bu husus mağdura açıklattırılmadan suç vasfının yazılı şekilde eksik inceleme ile tayin olunması..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, Yozgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verilmiştir.
5. İlgili kararın Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi Dairesinin, 12.01.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf talebinin kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında, cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 nci maddesi, 53 ncü maddesi ve 58 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, kasten yaralama suçundan 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 53 ncü maddesi ve 58 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi; suçun sübutuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
1. Dava konusu olay, sanığın, olay tarihinden bir gün öncesi eşi olan mağdur ...'yi darp ettiği, olay tarihinde ise evin kapısını kilitleyerek hürriyetini kısıtladığı iddiasına ilişkindir.
2. Mağdur hakkında Yozgat Şehir Hastanesinden alınan 01.03.2020 tarihli Genel adli muayene raporunda, sol kaş proksimal kısımda dermabrasyon ve ağrı (2 gün önceki darbe bağlı olduğunu ifade ediyor) Sol Kalçada 3x3 cm'lik alanda şişlik ve hafif ekimoz izlenmiştir. (Dün akşamki darbeye bağlı olduğunu ifade ediyor) Hayati tehlikesi yoktur ve basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğunun belirtildiği anlaşılmıştır.
3. Kolluk görevlileri tarafından olayın ihbarına ilişkin 01.03.2020 tarihli tutanak tutulduğu anlaşılmıştır.
4. Tanık ........, alınan ifadesinde, " 01.03.2020 günü oğlum beni aradı evin kilitli kaldığını ikametin önünde polislerin olduğu kapıyı açmamı söyledi bende bunun üzerine oğlumun ikametine gittim, kapıyı açtım gelinim polislerle ordan ayrıldı konuyla ilgili olarak bildiklerim bu kadardır. Başkaca söylüyeceğim bir şey yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
5. Tanık ......., alınan ifadesinde,"...Bana göstermiş olduğunuz tutanaktaki imza bana aittir. Hatırladığım kadarıyla, 112 vasıtası ile sanığın eşinin yaşadığı yere gittik. Bayan şahıs eşinin kapıyı üzerinden kilitleyip gittiğini söyledi. Ben ve ekip arkadaşım kapının arkasından bayan şahısla konuştuk. Daha sonra mağdurun kayın babası ve kayın validesi gelerek ellerindeki anahtar ile kapıyı açtılar. Ancak sanığı olay yerinde hiç görmedim. Bayan şahsın eşinin kahvehanesi olduğunu söylediğini hatırlıyorum. Tutanak içeriği doğrudur. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
6. Tanık A.T alınan ifadesinde, "Ben sanığı hatırlayamadım. Mağdur ... ...isimli şahsı ve şüpheli ... isimli şahsı tanımıyorum. *** nolu sicil bana aittir. Ben olayı hatırlayamadım. Ancak hatırlatırsanız bilgi verebilirim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan Hukuki Süreç bölümünün dördüncü bendinde belirtildiği şekilde mağdura yönelik eylemli nedeniyle beraat hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca kaldırılarak sanık hakkında eşe karşı kasten yaralama, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından Hukuki Süreç bölümünün beşinci bendinde belirtildiği şekilde mağdura yönelik eylemleri nedeniyle mahkumiyet hükmü kurulduğu anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesince de her iki suçun ayrı ayrı oluştuğu kabul edildiği halde gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 01.03.2020 ve öncesi olarak yazılması gerekirken tek olarak belirtilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün hata olarak görülmüştür.
Mağdurun olaydan hemen sonra alınan doktor raporuna göre, mağdurdaki yaralanmaların eski yaralanmalar olduğu, mağdurun beyanının da bunu doğruladığı, bu haliyle yaralama eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun işlendiği iddia edilen tarihten önce meydana geldiğinin anlaşıldığı bu neden ile yaralama suçunun kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olmadığı, sanığın mağdura yönelik kişiyi hürriyetini kısıtlama eyleminin cebir, tehdit veya hile ile gerçekleştirdiği konusundada her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki (1) ve (2) numaralı bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdurun aşamalardaki istikrarlı beyanları, sanığın tevilli ikrara dönük savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın temyiz talebi yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 12.01.2022 tarihli 2021/1487 Esas 2022/28 Karar sayılı kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yozgat 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2024 tarihinde karar verildi.