İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 25.01.2019 tarihli iddianamesi ile; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (h) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

B. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.05.2019 tarihli ve 2019/52 Esas, 2019/267 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (d) ve (h) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 17.09.2020 tarihli ve 2019/2550 Esas, 2020/1821 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri

Delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğü,
Dosyada sanığın cezalandırılmasını gerektiren somut delil bulunmadığı,
Üst sınırdan ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna,
İlişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Sanık ...'nun, olay tarihinde gece vakti siyah kar maskesi takarak ve eline mavi doktor eldiveni giyerek mağdurlar ... ve ...'nin çalıştıkları "Şok Market" isimli iş yerine gittiği ve iş yerinde kasiyer olarak çalışan mağdur ...'e ele geçirilemeyen silah gösterdiği, bilahare tabancayı mağaza müdür yardımcısı olarak çalışan mağdur ...'e de doğrultarak kendisini ana kasaya götürmesini istediği, sanığın mağdur ... ile ana kasaya gitmelerinden fırsat bulan mağdur ...'in panik butonuna bastığı, mağdur ...'e ana kasayı açtıran sanığın, toplam 745,00 TL parayı alıp yangın merdiveninden kaçtığı, kaçarken havaya ateş ettiği, market önünde 1 adet 9 mm P.A ibareli kovan bulunduğu, olay sonrası sanığın kaçtığı istikamette yol üzerinde bir adet siyah renkli kar maskesi ve bir adet mavi renkli doktor eldiveni ile sanığın kaçarken düşürdüğü 510,00 TL paranın ele geçirildiği, zararın kovuşturma aşamasında karşılandığı anlaşılmıştır.

2. Mağdurların olayın sıcaklığıyla alınan beyanlarının birbirleriyle ve meydana gelen olayla uyumlu olduğu anlaşılmıştır.

3. Sanık savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

4. Kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

5. Olay yeri kamera görüntüleri dava dosyasında bulunmaktadır.

6. Suçta kullanılan kar maskesi ve eldiven üzerinde elde edilen DNA profilinin sanığa ait olduğunu bildiren İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün uzmanlık raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

7. Sanığın kullandığı cep telefonu numarasına ait HTS raporları dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Mağdurların olayın sıcaklığıyla alınan beyanları, kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar, olay yeri kamera görüntüleri, suçta kullanılan kar maskesi ve eldiven üzerinde elde edilen DNA profilinin sanığa ait olduğunu bildiren İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün uzmanlık raporu ve sanığın kullandığı cep telefonu numarasına ait HTS raporları karşısında, sanığın nitelikli yağma eyleminin ... olduğu ve diğer temyiz sebeplerinin yerinde olmadığı belirlendiğinden, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 17.09.2020 tarihli ve 2019/2550 Esas, 2020/1821 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

16.04.2024 tarihinde karar verildi.