Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2014/906 Esas, 2016/336 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın samimi biçimde suçunu ikrar ettiğine, içinde bulunduğu ekonomik zorluklar nedeniyle panik içinde hareket ettiğine, lehe hükümlerin uygulanmasına, açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle kararın bozulmasına ilişkindir.

1. Sanığın, kolluk görevlileri tarafından yapılan kontrolde üzerinde fotoğrafı bulunan ancak arkadaşı...'nın kimlik bilgileri ile düzenlenmiş suça konu sürücü belgesini ibraz etmek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul edilmiştir.

2. Kriminal rapor ile suça konu belgenin renkli yazıcı kullanılarak tamamen sahte olarak düzenlendiği ve aldatıcılık niteliği taşıdığı tespitleri yapılmıştır.

3. Mahkeme tarafından da suça konu belgenin incelenerek ......adına düzenlenmiş sürücü belgesi olduğu, sürücü belgesinin ön tarafında soğuk damga izinin bulunduğu, sürücü belgesinin ön kısmında bulunan plastik laminantın yerinden kalkmış olduğu, sürücü belgesinin arka tarafında da kan grubu bölümü dışındaki kısımlarda bulunması gereken tüm bilgilerin ve belge sahibinin imzasının bulunduğu görüldü ... tespitleri yapılmıştır.

4. Sanık savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmiştir.

5. Yapılan yargılama sonunda sanık hakkında şartları oluşmadığından seçenek yaptırımlara çevirme, gerekçeleri açıklanarak takdiren erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanmamıştır.

6. Suça konu sürücü belgesinin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmiştir.

1. 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin lehe hükümlerin uygulanmamasına yönelik temyizi yerinde görülmemiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2014/906 Esas, 2016/336 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.01.2024 tarihinde karar verildi.