HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraat, kaçak eşyanın müsaderesi

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1. Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; münhasıran sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik olarak kaçak eşyanın miktarı itibarıyla eylemin fikir birliği içinde yapıldığına, sanık savunmasının suçta kurtulmaya yönelik olduğuna ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2. Sanık ...'in temyiz sebepleri; kararın hukuka ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.

Devriye görevi esnasında, saat 22.40 sıralarında, yol üzerindeki tır parkı içerisinde suça konu aracın park halinde bulunduğu, sanıkların aracın yanında bulundukları, aracın yanına yaklaşıldığında arka koltukları

üzerinde poşetler içerisinde kaçak sigara ve içkilerin görülmesi üzerine 30 karton kaçak sigara ve 1 şişe kaçak içkinin ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/5-10. maddelerine muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık ... savunmasında; sigaraları ucuz olduğundan arkadaşlarıyla birlikte içmek için aldığını, olay günü arkadaşı olan diğer sanıktan kendisini almasını istediğini, arkadaşının elindeki poşetlerde sigara olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
Sanık ... savunmasında; arkadaşını bulunduğu yerden almaya gittiğini, diğer sanığın poşetleri aracın arkasına koyduğunu, hava karanlık olduğu için poşetlerde ne olduğunu göremediğini, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
Sanık ... içmek amacıyla kaçak eşyayı bulundurduğunu savunmuş ise de, sanığa ait olduğu anlaşılan kaçak eşyaların Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olması ve kaçak eşyaların miktar itibarıyla kişisel kullanım sınırının üzerinde olması ve tüm dosya kapsamına göre sanık ...'in eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık ... hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;

A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Münhasıran Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden

1. Sanık ...'in araçta ele geçirilen eşyalardan haberi olmadığına yönelik savunmasının diğer sanık ... tarafından doğrulanması, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...'in savunmasının aksini gösterir her türlü şüpheden, uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden sanık ... hakkında kurulan beraat hükmünde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

2. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık ...'in Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği dikkate alınarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.

Kabule göre de;

1. Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un sırasıyla 3/5, 3/10. ve devamı maddeleri uyarınca uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden suç tarihinde yürürlükte olmayan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi uyarınca yazılı şekilde ceza tayini,

2. Suç konusu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delâletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi yerine 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Münhasıran Sanık ... Hakkındaki Beraat Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık ...'in Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden

Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan sanık ...'in temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 23.01.2024 tarihinde karar verildi.