HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, kaçak eşya ile suçta kullanılan nakil aracının müsaderesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin kamu davasına katılma talebinde bulunduğu halde talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yollarının açık olduğu ve sanıklar hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu ve şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin münhasıran vekâlet ücretine yönelik temyizde bulunduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebebi; münhasıran kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık ...'ın temyiz sebepleri; beraatine hükmedilmesi gerektiğine, hakkında hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmamasına ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
3. Sanık ...'ın temyiz sebebi; sigaraların kendisine ait olmadığına ilişkindir.
Suç tarihinde sigara kaçakçılığı yapılacağı istihbaratı üzerine sanıkların içinde bulunduğu açık kasa kamyonun kontrol noktasından ikazlara rağmen uzaklaştığı, aracın takibi üzerine terk edilmiş halde bulunan aracın kasasından 5200 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddelerine muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanıklar savunmalarında: F. E. İsimli bir kişinin sigaralarını para karşılığı taşıdıklarını, aracı satın aldıklarını beyan etmişlerdir.
Tanık olarak dinlenen F. E.: sanıkları tanımadığını, olayla ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Kaçak eşyaya mahsus tespit varasına göre kaçak eşyanın gümrüklenmiş değeri 322.790,42 TL'dir.
Bilirkişiye göre suça konu aracın piyasa değeri 25.000 TL'dir.
Sanıklar üçüncü bir kişinin sigaralarını taşıdıklarına yönelik savunmada bulunmuş iseler de; Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan 5200 karton kaçak sigaranın ele geçirilmiş olması, olay tutanağına göre bandrolsüz olduğu açıkça görülen sigaraların temin ediliş biçimi nazara alınarak bu özelliği bilinerek kasten taşındığının dosya kapsamından anlaşılması ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği dikkate alınarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de;
1. Gümrük İdaresi vekilinin müdahale talebi hakkında bir karar verilmemesi ve Gümrük İdaresi lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Sanıklar hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545,7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un sırasıyla 3/5, 3/10 ve eşyanın değeri fahiş olduğundan 3/23. maddeleri uyarınca uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi uyarınca yazılı şekilde ceza tayini,
3. Suça konu ele geçirilen 5200 karton kaçak sigaranın miktarına göre, temel cezada 5237 sayılı Kanun'un 3/1 ve 61. maddesi gereği teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, sanıklar hakkında alt sınırdan hüküm kurmak suretiyle eksik ceza tayini,
4. Suç konusu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delâletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi yerine 54/1. maddesi gereği müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle şikâyetçi Gümrük İdaresi vekili ve sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, mahkûmiyet hükümlerine ilişkin aleyhte temyiz bulunmadığından aynı Kanun'un 326. maddesi uyarınca sanıkların cezada kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 23.01.2024 tarihinde karar verildi.