İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 11.12.2014 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2017 tarihli kararıyla sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi 17.06.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi; suçun unsurlarını oluşmadığına ilişkindir.
Dava konusu olay, sanığın, silah niteliğindeki kurt köpeğiyle müştekileri aracına bindirip bağ evine götürmek suretiyle cebir ve tehdit kullanarak kişi hürriyetinden yoksun bırakma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Müştekilerin beyanları, olay anı görgü tanığı Ç.D.'nin beyanı, müştekiler hakkında düzenlenen adli muayene raporları ile tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın, müştekilerin olduğu Ay Işığı isimli internet kafenin önüne giderek müştekileri rızaları dışında zorla ve araçta bulunan kurt köpeğiyle korkutmak suretiyle araca bindirdiği, daha sonra aracı Göre Kasabasındaki Kahveci Dağındaki küçük bir bağ evine götürerek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği kabul edilerek atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmiş ve ''Sanığın kafenin önünde bulunmakta olan mağdurları korkutarak araca bindirmek suretiyle atılı suçu işlediği, dolayısıyla eylemini her iki mağdura karşı ayrı ayrı gerçekleştirdiği, her iki mağdura yönelik işlediği suçtan dolayı ayrı ayrı iki kez mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken, tek suç kabul edilerek TCK'nın 43. maddesinden artırım yapılması ve ceza hesap edilirken, 7 yıl 6 ay hapis cezasından TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldığında cezanın 6 yıl 3 ay olması gerekirken, 5 yıl 15 ay olarak hesap edilmesi doğru bulunmamış ise de, sanığın aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmadığından bu husus yeniden yargılama nedeni yapılmamıştır.'' şeklinde eleştirilerek istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Müştekilerin soruşturma beyanıyla uyumlu adli raporu, olayın kolluğa intikal şekli ve kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın aracıyla müştekileri yanında bulunan kurt köpeğiyle korkutarak müştekilerin rızaları olmaksızın araca bindirip bağ evine götürdüğü anlaşılmakla; ilk derece mahkemesince belirlenen cezada Bölge Adliye Mahkemesince yapılan eleştiri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi 17.06.2020 tarihli ve 2018/3381 Esas, 2020/918 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2024 tarihinde karar verildi.