Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Aksaray Cumhuriyet Başsavcılığının 02.06.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.

2. Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.07.2015 ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmiştir.

3. Sanığın denetim süresinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle hüküm aynen açıklanarak Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.07.2016 ile sanık hakkında parada sahtecilik 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği; somut bir nedene dayanmamaktadır.

1. Dava konusu olay, sanığın suçtan zarar görene ait iş yerinden ilaç alıp karşılığında sahte 100,00 TL para verdiği, suçtan zarar görenin fark etmesi ile polisin sanığı yakaladığı bu suretle parada sahtecilik suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.

2. T.C. ... Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporu ile ele geçirilen banknotun sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir.

Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanık savunması, ...'nın raporu, suçtan zarar görenin beyanı, sanığın olay tarihindeki aynı suçtan soruşturmaları ile güncel adli sicil kaydı incelendiğinde, atılı suçları benzer yöntemle işleyen sanığın parayı sahte olduğunu bilmeden suçtan zarar görene verdiğine yönelik savunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, sahte parayı bilerek tedavüle sürdüğü anlaşılmakla eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası gereği cezalandırılması yerine yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.07.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ile 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği ceza miktarı yönüyle kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİİNE,
23.01.2024 tarihinde karar verildi.