Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Hükmolunan cezanın süresi itibarıyla kabulünde yasal olanak bulunmayan sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 1412 sayılı Kanun' un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Tufanbeyli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26.07.2011 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2012 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmedilen cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
3. Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2012 tarihli kararının Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (14). Ceza Dairesinin 19.01.2016 tarihli kararı ile; "...Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
5271 sayılı CMK'nın 231/6. maddesinde aranan koşullar yöntemine göre irdelenip gerekçelendirilmeden ve ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 gün ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da belirtildiği üzere; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı ve dosya içerisindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinde atılı suçtan doğrudan doğan herhangi bir maddi zararın da bulunmadığı gözetilmeden, sanıkların sabıkasız oluşu ve olumlu kişilikleri, suç işleme eğilimi, daha önce kasıtlı bir suç işlememiş olmaları, yargılama sürecinde gösterdikleri pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyecekleri yönünde mahkemede vicdani kanaat hasıl olduğu gerekçesiyle cezaları ertelendiği halde, anılan uygulamayla çelişecek biçimde katılanın maddi zararının karşılanmadığı şeklindeki gereçeye istinaden müsnet suçtan kurulan hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi..." şeklindeki gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma sonrası Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
5. Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar sonucu açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanarak Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli kararı ile sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
Sanığın temyiz isteği; usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, atılı suçu işlemediğine, hakkında 5237 sayılı Kanunun 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanamayacağına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Dava konusu olay, sanığın, 15 yaşından küçük mağdureyi kaçırarak Tufanbeyli İlçesine götürdüğü ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunan diğer sanığın evinde alıkoymak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası, "Bölge Adliye Mahkemelerinin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete'de ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 01.07.2016-6723/33 md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklinde düzenlenmiştir.
Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin 04.10.2012 tarih ve 2011/62 Esas, 2012/78 Karar sayılı mahkumiyet kararının Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz incelemesini yapan Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 19.01.2016 tarih ve 2014/5159 Esas, 2016/415 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet kararının bozulmasına karar verildiği, Yargıtay bozma ilamı sonrasında Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin 26.05.2016 tarih 2016/62 Esas, 2016/136 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında atılı suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde başka bir suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesince 14.11.2019 tarih ve 2019/86 Esas ve 2019/216 Karar sayılı mahkumiyet kararı verildiği, verilen bu karara karşı kanun yolu incelemesinin, hükmün daha önce Yargıtay denetiminden geçmiş olması nedeniyle temyiz niteliğinde olduğu anlaşılmakla Tebliğnamedeki incelenmeksizin iade düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Dava dosyası içeriği, katılan beyanları, mağdur anlatımları, olayın kolluğa intikal şekli, tanık beyanları, sanık savunmaları, Yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın, davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin ilk derece mahkemesinin kabulünde isabetsizlik görülmediği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, atılı suçu işlemediğine, hakkında 5237 sayılı Kanunun 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendinin uygulanamayacağına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tufanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli kararında, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2024 tarihinde karar verildi.