HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.04.2015 tarihli kararı ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
Sanık ...'in temyiz isteği; suçun sübuta ve cezanın adli para cezasına çevrilmesine ilişkindir.
Sanık ...'ın temyiz isteği; somut bir nedene dayanmamaktadır.
1. Dava konusu olay, olay tarihinde sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde suçtan zarar görenlere ait iş yerlerinde alışveriş yapıp aynı seri numaralı sahte 100,00 TL para verdikleri, ihbar üzerine yakalandıklarında ise sanık ... üzerinden aynı seri numaralı 1 adet 100,00 TL ile araçta 16 adet sahte 100,00 TL ele geçirildiği bu suretle atılı suçları işledikleri iddiasına ilişkindir.
2. T.C. ... Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporları ile ele geçirilen banknotların sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir.
3. Teşhis tutanağı içeriğine göre suçtan zarar görenlerin sanık ....'ü teşhis ettiği anlaşılmıştır.
Hükmün sanık ...'in yokluğunda verildiği ve gerekçeli kararın 31.07.2015 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın 03.08.2015 tarihinde hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 331 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, adli tatile rastlayan süreler işlemeyeceği, kararın adli tatil içinde tebliğ ve temyiz edilmiş olması karşısında, sanık ...'in temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla, Tebliğname'deki red düşüncesine iştirak olunmamıştır.
1. Sanıkların ikrar içeren savunması, suçtan zarar görenlerin beyanları ve teşhisleri, ...'nın raporları, ele geçirilen sahte paraların bir kısmının suçtan zarar görenlere verilen sahte paralar ile aynı seri numaralı olması ile tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların aynı kast ile fikir ve eylem birliği içerisinde atılı suçu işlediklerine ilişkin Mahkeme kabulünün yerinde olduğu, anlaşılmakla sanıkların temyiz isteği yerinde görülmemiş sanıklar hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık ... hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesini talep etmiş ise de; 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi gereği kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilebileceği, sanığa verilen sonuç cezanın kısa süreli olmadığı ve adli para cezasına çevrilemeyeceği anlaşılmakla sanık ...'in bu yöndeki temyiz isteği de yerinde görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.04.2015 tarihli kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİİNE,
23.01.2024 tarihinde karar verildi.