İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 25.09.2017 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
suçundan dava açılmıştır.
2. Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.01.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
3. Sanık müdafii, katılan ilgili Bakanlık vekili ve katılan vekilinin istinaf talebi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 14.05.2019 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
4. Sanık müdafii, katılan ilgili Bakanlık vekili ve katılan vekilinin temyiz talebi üzerine, Yargıtay 14. Ceza Dairesinin 12.01.2021 tarihli ilamıyla hükmün suç vasfı yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
5. Bozma üzerine, Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.06.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
1. Sanık müdafiinin temyiz isteği, suçun sübutuna, unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Katılan İlgili Bakanlık vekili ile katılan vekilinin temyiz istekleri ise, üst hadden ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.
1. Dava konusu olay, öğretmen olan sanığın, öğrencisi olan 14 yaşındaki mağdur çocuk ile farklı zamanlarda hukuken geçersiz rızasına istinaden cinsel ilişkide bulundukları iddiasına ilişkindir.
2. Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesinde, sanık hakkında nitelikli cinsel istismar suçundan verilen mahkûmiyet kararı, Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 12.01.2021 tarihli ilâmıyla onanarak kesinleşmiştir.
1. Sanık hakkında, atılı suçtan hüküm kurulurken ilk derece mahkemesince belirlenen temel cezada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 3 üncü maddesi ve 61 inci maddesinin birinci fıkrasına bir aykırılık bulunmadığından, katılan vekili ile katılan ilgili Bakanlık vekilinin bu yöndeki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen hususlar ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçun, sanık tarafından çocuğa karşı, cinsel amaçla işlendiğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin, katılan vekili ve katılan ilgili Bakanlık vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Edirne 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 04.06.2021 tarihli kararına yönelik sanık müdafii, katılan vekili ve katılan ilgili Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2024 tarihinde karar verildi.