Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Mahkemenin gerekçeli mahkumiyet kararını, müşteki ...'e 31.02.2012 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ etmesi karşısında; tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,

1-Tarafların aynı pazar yerinde hamal olarak çalıştıkları, aralarında önceye dayalı anlaşmazlıklar olduğu, sanığın, müştekinin kurduğu gurup içerisine alınmamasına sinirlenerek, müştekiyi kastederek “burada çalışırsa bu işin sonu kötü olur” demekten ibaret eyleminin kovuşturulması şikayete bağlı nitelikteki TCK’nın 106/1-2. cümleye uygun suçu oluşturup oluşturmadığı değerlendirilmeden, aynı Kanun maddesinin birinci fıkrasının ilk cümlesi uyarınca hüküm kurulması,

2-Sanığın, tartışmanın başlangıcında müştekinin kendisine “sizin Allahınız yok” dediğini savunması karşısında, bu husus araştırılarak sonucuna göre TCK’nın 29. maddesinin uygulanma olanağının tartışılmaması,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve sanık ...’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 10/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.