Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 05.10.2018 tarihli iddianamesiyle suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Kayseri 2. Çocuk Mahkemesinin, 08.10.2019 tarihli kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 1 yıl 8 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

3. Kayseri 2. Çocuk Mahkemesinin, 08.10.2019 tarihli kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan mağdur vekilinin istinaf başvurusu üzerine Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 17.06.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.

1. Suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik incelemeye dayalı karar verildiğine, lehe kanun hükümlerinin uygulanmadığına, hiçbir somut delil bulunmadığına, mağdurun ve ablasının tutarsız ve çelişkili beyanda bulunduklarına, re'sen görülecek sebeplerle kararın kaldırılmasına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

2. Katılan vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, daha yüksek ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

Dava konusu olay, suça sürüklenen çocuk ...'ın, yaşı küçük mağduru, araca bindirerek, evlenmek amacıyla bir eve götürüp 3 gün boyunca evde tutmak suretiyle hürriyetini kısıtladığı iddiasına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk derece mahkemesince; "...Katılan ...'nin suça sürüklenen çocuğun komşusu olduğu ve katılan ...'ın da, katılan ...'nin kız kardeşi olduğu, olay tarihinde saat 18: 30 sıralarında, katılan ...'nin komşusu olan suça sürüklenen çocuğun evine katılan ... ile birlikte gittiği, yanlarından ayrılarak kısa bir süreliğine kendi evine geçtiği, esnada suça sürüklenen çocuğun 38 LF 459 plakalı araç ile katılan ...'a kafeye gidelim dediği, suça sürüklenen çocuk ile katılan ...'ın kafeye gitmek üzere yola çıktığı ancak suça sürüklenen çocuğun katılanı zorla bir eve getirdiği, bu evde katılanın üç gün boyunca kilitli kaldığı, Nurcan'ın cep telefonunun suça sürüklenen çocuk tarafından alındığı, bu sebeple katılan ...'ın yakınlarına haber veremediği, suça sürüklenen çocuğun bu zaman içinde cezaevine girdiği, suça sürüklenen çocuğun annesi olan tanık ...'un gidip katılanı kilitli olduğu evden aldığı kendi evine getirdiği, suça sürüklenen çocuğun savunmasında katılan ...'ın kendi isteğiyle gezdiklerini, zorla arabaya alıp başka bir yerde kilitli tutmadığnıı söyleyerek üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, katılan beyanları ve tanık beyanları ile katılan ...'ın suça sürüklenen çocuk tarafından evlendirilmek amacıyla götürüldüğünün anlaşıldığı ve suça sürüklenen çocuğun katılanı cinsel amaçla hürriyetinden alıkoyduğu..." gerekçesiyle suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; "..SSÇ'nin olay tarihinde kafeye gideceğiz diyerek hile ile aracına bindirdiği 15 yaşından küçük katılan mağduru, götürdüğü evde açık kimliği tespit olunamayan şahıslarla birlikte kapısını da kilitlemek suretiyle alıkoymaktan ibaret eylemi ile TCK'nın 109/2. maddesinde
unsurları tanımlanan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği anlaşılmış, sanığın eylemini hile ile gerçekleştirdiği nazara alınmaksızın ilk derece mahkemesince TCK'nın 109/1. Maddesi uyarınca uygulama yapılmasının hukuka aykırı olduğu..." gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temel ceza tayin edilmek suretiyle mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

1. Katılan vekilinin temyiz istemi yönünden;

Dava dosyası içeriği, katılanın aşamalardaki anlatımları, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, tanık beyanları, suça sürüklenen çocuk savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Bölge Adliye Mahkemesinin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmediğinden katılan vekilinin, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, daha yüksek ceza verilmesi gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin temyiz istemleri yönünden;

1. Dava dosyası içeriği, katılanın aşamalardaki anlatımları, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, tanık beyanları, suça sürüklenen çocuk savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığından suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik incelemeye dayalı karar verildiğine, hiçbir somut delil bulunmadığına, mağdurun ve ablasının tutarsız ve çelişkili beyanda bulunduklarına, beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan hapis cezasının miktarı dikkate alındığında; erteleme, seçenek yaptırımlara çevrilme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı olmadığı ve takdiri indirim maddesinin uygulanmış olduğu nazara alındığında, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin lehe hükümlerin uygulanmasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 17.06.2020 tarihli kararında suça sürüklenen çocuk ve müdafii ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kayseri 2. Çocuk Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2024 tarihinde karar verildi.