Kısmen kabul

Taraflar arasındaki marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkillerinin sektörünün öncü firmalarından biri olduğunu, TÜRK PATENT nezdinde tescilli birçok markaları olduğunu, bu markalar içerisinde en önemlilerinin “KILL TOX” ibareli marka olduğunu, müvekkilinin “KILL TOX” markasının 03,05 ve 35. sınıfta tescil ettirdiklerini, davalı adına tescilli “ALLKILL TOX” ibareli markanın müvekkillerinin markaları ile iltibas yarattığını, markanın esas unsurunun “Kill Tox” ibaresi olduğunu, davalının bunu birebir kullanarak önüne sadece “All” ibaresini koyduğunu, “All” ibaresinin anlamının “Tüm” olduğunu ve bu ibarenin markaya ayırt edicilik katmadığını, aksine markaya seri marka izlenimi kattığını, bu nedenle davalının markasının hükümsüz kılınması gerektiğini, davalının dava konusu markayı kullanmasının, müvekkilinin markadan doğan haklarını ihlal ettiğini, davalının müvekkilinin ambalajlarına benzer şekilde ambalaj kullandığını ve bu durumun iltibası kuvvetlendirdiğini, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu, davalı tarafın ayrıca Akba Kozmetik isimli bir başka müvekkilinin “KILL TİME” ibareli markasını ihlal ettiğindan bahisle Mahkememizin 2018/186 D.İş dosyası ile tespit işlemi yaptırdığını ve davalı fiillerinin müvekkili haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ederek, davalı adına 2017/86446 sayı ile tescilli "ALL KILL TOX" markasının hükümsüzlüğünü, sicilden terkinini, tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, durdurulmasını, giderilmesini, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile ve 20.000,00 TL manevi tazminatın, dava açıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıtan tahsilini ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep etmiştir.

2. Davacı vekili 30.09.2019 tarihli dilekçesi ile, 10.000,00 TL olan maddi tazminat talebini 21.470,00 TL olarak ıslah etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin “ALLTOX” ibareli markanın sahibi olduğunu, davacının hükümsüzlük talep ettiği “ALLKILL TOX” ibareli markanın bu markanın seri markası olduğunu, “ALLTOX” ibareli 2012/39897 tescil numaralı markanın 12.06.2013 tarihinde tescil edildiğini ve 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, “ALL TOX” ibareli markalar üzerinde müktesep hakka sahip müvekkilinin seri markası niteliğinde olan “ALLKILL TOX” ibareli markasının hükümsüzlüğüne karar verilemeyeceğini, davacı yan markaları ile müvekkili markalarının iltibas teşkil etmediğini, davacı markalarında şekil unsurlarının bulunduğunu, müvekkili markasında ise şekil unsuru bulunmadığını, müvekkilinin markasında yer alan “All” ibaresinin markayı farklılaştırdığını, davacı markalarının zayıf markalar olduğunu, piyasada bulunan pek çok firma tarafından bu ibarelerin kullanıldığını, “kill” ibaresinin öldürmek, “Tox” ibaresinin ise ürünün etken maddesi olan “toxicide”in kısaltılmışı olduğunu, davaya konu markaların böcek ve sinek öldürme ilaçları olduğunu, alıcı kitlesinin, ürünlerin kimyasal madde içeren ve yanlış kullanımı durumunda tehlikeli ve insan sağlığını olumsuz etkileyecek özellikler barındırması nedeniyle daha dikkatli olacağını, tüketici tarafından daha dikkatli olarak seçileceğinden, dikkat düzeyi yüksek olan tüketicinin mezkur markaları karıştırmayacağını, ürünlerin ambalajlarının farklı olduğunu, müvekkillerinin kötü niyetli olmadığını, Bakırköy 1. FSHHM 2018/186 D.iş sayılı dosyasının tarafları ve konusunun farklı olduğunu, bu nedenle bu davada nazar-ı itibara alınmaması gerektiğini, davacı yanın ambalaj açısından da sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığını, müvekkillerinin “Alltox” ibareli markası altında aynı tasarımı 5 yıldan fazla süredir kullandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı, deliller, yukarıda değinilen yasal düzenlemeler ve alınan bilirkişi raporları topluca değerlendirildiğinde, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacı markaları ile davalı markasının asli unsurlarının benzer olması nedeniyle, markalar arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, davalı tarafın markasını, davacı tarafın tescilli emtiaları üzerinde kullandığı, bu kullanımların davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği, davalının ürünlerinde, davacı ürünlerine benzer ambalajlar kullanarak ve markasını davacı markasına yakınlaştırarak kullanması nedeniyle haksız rekabete sebebiyet verdiği, davacı tarafın markasını, davalı taraftan önce tescil ettirmesi nedeni ile hak sahibi olarak kendi markasına benzer veya iltibas içeren markaların tescilinin iptalini talep etmeye hak sahibi olduğu, davacı tarafın 208152 ve 2012/68725 tescil nolu markaları ile davalı markasının benzerlik içerdiği ve iltibasa sebebiyet verdiği anlaşılmakla, davacının davasının kabulü ile, davalı adına tescilli 2017/86446 tescil nolu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının davacı adına tescilli "KILL TOX" esas unsurlu marka haklarına tecavüz ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, giderilmesine, tecavüz teşkil eden "ALL KILL TOX" ibareli ürünler ile münhasıran bunların üretiminde kullanılan kalıplara el konularak imhasına ve davacı yanın markalarından kaynaklanan haklarının ihal edilmiş olması nedeniyle, davacının maddi tazminata yönelik talebinin ıslah talebi de nazara alınarak 21.470,00 TL üzerinden kabulüne, toplam 21.470,00 TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. Davacının manevi tazminat talebine gelince, davalı yan fiillerinin davacının marka hakkından kaynaklanan manevi haklarını da ihlal ettiğinden, ihlalin niteliği, tarafların ekonomik durumları ve manevi tazminatın amacı gözetilerek, davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile, toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve hüküm kesinleştiğinde masrafı davalıya ait olmak üzere hüküm özetinin günlük yayınlanan bir gazede ile ilanına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

1.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait marka ile davacı markasının benzer olmadığını, benzerlik değerlendirmesinin hükümsüzlük ve tecavüz iddiaları yönünen ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini, markaların bir bütün olarak incelenmesi gerekirken parçalara bölerek incelem yapılmış olması nedeni ile inceleme yönteminin hatalı olduğunu, davacının markasında; Üç boyutlu şişe şeklinin olduğu, INSECTİCE AEROSOL ibarelerinin ve uçan ve yürüyen bütün haşerelere karşı ibarelerinin yer aldığı, turuncu üçgen arka planın içerisinde siyah büyük bir böcek görseli nin yer aldığını, ALt tarafta turuncu kare arka planın içinde farklı böcek görsellerine yer verildiği, bu unsurların hiçbirinin müvekkiilinin markasında yer almadığını, müvekkilinin ALL KILL TOX ibaresinin tescil ve kullanım şekline bakıldığında ALL ve TOX ibarelerinin önce olduğu KILL ibaresinin ise daha küçük puntolarla yazılmış olduğu v eikincil unsur olarak yer aldığı, davacının markalarında ise KILL ibaresimnin başta ve esas unsur olduğunu, tüketicilerin sol tarafta yer alan ibarelere daha çok dikkat ettiklerini, ALL ibaresinin bütünüyle markayı farklılaştırdığını, markanın ayırt edilebildiğini v eiltibas oluşmadığını,müvekkilinin ALLTOX esas unsurunu korumak suretiyle türettiği ve tescil ettirdiği ALLKILLTOX markasının önceki markanın serisi niteliğinde olduğunu, müvekkilinn müktesep hakkı doğduğunu, ALLKILLTOX ve ALLTOX ibareli markaların aynı ürün ambalajında kullanılmış olup ürün ambalaj benzerliği açısından davacının sessiz kalarak hak kaybına uğradığını, müvekkilinin birden fazla ürün ambalajı olduğunu ve mahkemenin bu durumu dikkate almadığını, ürün ambalajları karşılaştırıldığında açık mavi veya siyah renkli arka plan üzerinde 3 adet küçük boyda sinek /böcek görseli ALL TOX ibareleri önce büyük ve alt alta gelecek şekilde müvekkili adına tescilli ALL KILL TOX markasının yer aldığı, davacının ambalajında ise koyu mavi arka plan üzerinde tek büyük böcek görseli ve siyah bir üçgen üzerinden KILLTOX ibarelerin aynı boy ve büyüklükte olduğunu, bitişik yazıldığını, şişelerin şekli ve kapak yapısının da birbirinden farklı olduğunu, davacının markalarının zayıf markalar olduğunu, hitap ettiği tüketici kesiminin dikkat düzeyi yüksek olup karıştırılmanın sööz konusu olmayacağını, ürünün kimyasal madde içermesi nedeni ile satın alacak kişilerin daha dikkatli olacağını, tazminatlar yönünden mahkemenin farklı ambalajları değerlendirmediğini, müvekkilinin defterinde ALL KILL TOX markalı tüm ürünlerin yer aldığını ancak siyah renkli ambalaj yönünden tecavüz oluştuğuna ilişkin bir tespit olmadığını, buna rağmen tazminata dahil edilmesinin hatalı olduğunu, tecavüz teşkil etmeyen ürünlerin hesaplamaya dahil edilmesi ve ek rapordaki muhtemel gelirin; ürünlerin satışından elde edilen karın yaklaşık 10 katı fazla olmasının hayatın olağan akışına aykırı olup kabul edilemeyeceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davacı vekili katılma yolu ile istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin sadece hükümsüzlük ve manevi tazminat açaısından vekalet ücretine hükmettiğini, marka hakkına tecavüz, haksız rekabet, maddi tazminat açısından da ayrıca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bu yönü ile kaldırılmasını talep etmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafça kullanılan ve davalı tarafça kullanılan siyah ve mavi arka fonlu her iki ambalaj görseli incelendiğinde; davacının ambalajında mavi arka plan üzerinde tek büyük böcek görseli ve siyah bir üçgen üzerinden KILLTOX ibaresinin olduğu, davalının ambalajlarında açık mavi veya siyah renkli arka plan üzerinde 3 adet küçük boyda sinek /böcek görselinin ALL KILL TOX markasının yer aldığı, ambalajların yer aldığı şişelerin kapak yapısının da birbirinden farklı olduğu, her iki ürünün böcek/sinek ilacına ilişkin olduğu görülmekle ambalaj yönünden haksız rekabet koşullarının oluştuğundan bahsedilemeyeceği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/5189 E, 2022/1852 K., sayılı, 14.03.2022 tarihli kararı dikkate alındığında davacının markasal haklarına ilişkin haksız rekabet iddiası yönünden kümülatif korumadan da yararlanamayacağı gerekçesi ile davacının haksız rekabet isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün yerinde görülmediği, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin kabulü gerektiği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne davalı adına tescilli 2017/86446 tescil nolu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının davacı adına tescilli "KILL TOX" esas unsurlu marka haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, giderilmesine, tecavüz teşkil eden "ALL KILL TOX" ibareli ürünler ile münhasıran bunların üretiminde kullanılan kalıplara el konularak imhasına, haksız rekabet isteminin reddine, toplam 21.470,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hüküm kesinleştiğinde masrafı davalıya ait olmak üzere hüküm özetinin günlük yayınlanan bir gazete ile ilanına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi'nin istinaf sebepleri ile bağlı olduğunu, davalı tarafça marka ihlalinin ayrıca haksız rekabet oluşturmadığı yönünde itirazı olmamasına rağmen resen değerlendirme yapıldığını, haksız rekabet iddiasının tarafların ambalajlarına ilişkin bir talep olmadığını, davalının müvekkiline ait marka ile iltibas teşkil eder şekilde marka kullanımından kaynaklanan haksız rekabet eyleminde bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

Dava, markanın hükümsüzlüğü, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, giderilmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 155 nci madde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 56 ncı madde.

1.Davacının haksız rekabetin tespiti talebi yönünden, Dairemizin 14.03.2022 tarih 2019/5189 E., ve 2022/1852 K. sayılı ilamına atıf yapılmak sureti ile ret kararı verilmiş ise de; somut olayda davacı daha üstün bir hukuki koruma sağlayan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'na değil, daha dar kapsamlı bir korumaya yer verilen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 56 ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hükümlerine dayalı olarak talepte bulunmuştur.

2. Bu durumda 6769 sayılı Kanun'nun 155 nci maddesinde yer alan marka, patent veya tasarım hakkı sahibinin, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremeyeceği hükmü çerçevesinde, sonraki tescilli markanın hükümsüz kılındığı da gözetilerek, davacının haksız rekabet talebi yönünden değerlendirme yapılması, haksız rekabet koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile haksız rekabet talebinin reddi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Açıklanan sebeplerle ;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.