MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/259 E., 2022/949 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2018/41 E., 2021/177 K.
SUÇ: Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Cumhurbaşkanına suikast, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme, silahlı terör örgütüne üye olma
SUÇ TARİHİ: 28.07.2016 (Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden)
06.09.2016, (Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden)
19.07.2016, (Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden)
25.04.2017, (Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden)
16.07.2016, (Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden)
25.07.2016 (Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden)
01.08.2016 (Sanıklar ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden)
27.07.2016 (Sanıklar ..., ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden)
21.07.2016, (Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden)
24.07.2016 (Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (... Oğlu), ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden)
15.07.2016 (Diğer suçlar yönünden)

I-) 1-) Sanıklara atılı tüm suçlar yönünden Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin istinaf isteminin sıfat yokluğu nedeniyle CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca reddi,

2) Sanıklara yüklenen Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Cumhurbaşkanına suikast, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme, silahlı terör örgütüne üye olma suçları yönünden; T.C. Cumhurbaşkanlığı vekilinin istinaf isteminin sıfat yokluğu nedeniyle CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca reddi,
3-) Sanıklara yüklenen Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Cumhurbaşkanına suikast, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme, silahlı terör örgütüne üye olma suçları yönünden; Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı vekilinin istinaf isteminin sıfat yokluğu nedeniyle CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca reddi,
II-) 1-Sanık ... (T.C: 373....) hakkında;
Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından karar verilmesine yer olmadığına,

2-Sanık ... hakkında; Cumhurbaşkanına suikast suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraat,

3-Sanıklar ... ve ... hakkında;
a) Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve Cumhurbaşkanına suikast ve silahlı terör örgütü kurmak veya yönetmek suçlarından CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraat,
b) Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat,

4-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında; Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olmak suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat,

5-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ... (...) ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında; Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat,

6-Sanık ... hakında;
a) Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat,
b) Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2,3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 53,58/9,63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyet,

7-Sanık ... hakkında;
a) Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat,
b) Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2,3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 221/4,53,58/9, 221/5 ve 63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyet,

8-Sanıklar ... ve ... hakkında;
a) Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarıdan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat,
b) Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2,3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 221/4-1,2. cümle, 62,53,58/9, 221/5 ve 63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyet,

9-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında;
a) Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat,
b) Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2,3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62,53,58/9 ve 63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyet,

10-Sanık ... hakkında;
Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat,

11-Sanık ... hakkında;
a) Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat,
b) silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2,3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 221/4,62,53,58/9, 221/5 ve 63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyet,

12-Sanık ... hakkında; Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye

teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suç ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat,

13-Sanık ... hakkında;
a)Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat,
b) Cumhurbaşkanına suikast suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraat,
c) Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2,3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62,53,58/9 ve 63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyet,

14-Sanık ... Hakkında;
a) Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütü kurmak veya yönetmek ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat,
b) Cumhurbaşkanına suikast suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraat,

15-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında;
a) Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlardan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat,
b) Cumhurbaşkanına suikast suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraat,
c) Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2,3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 53,58/9 ve 63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyet,

16-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında; a) Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlardan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat,
b) Cumhurbaşkanına suikast suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraat,
c) Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2,3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62,53,58/9 ve 63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyet,

17-Sanık ... (TC: 180...) hakkında;
a) Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlardan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat,
b) Cumhurbaşkanına suikast suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraat,

18-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ... ve ... hakkında;
a) Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat,
b) Cumhurbaşkanına suikast suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraat,

19-Sanık ... hakkında;
a) Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan TCK'nın 309/1,3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 53,58/9 ve 63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyet,
b) Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nın 223/3 üncü maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına,

20-Sanık ... hakkında;
a) Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan TCK'nın 309/1,3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62,53,58/9 ve 63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyet,
b) Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nın 223/3 üncü maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına,

21-Sanık ... ..., ... ve ... hakkında;
a) Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan TCK'nın 309/1,3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 39/1,2-c, 62,53,58/9 ve 63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyet,
b) Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nın 223/3 üncü maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına,

22-Sanık ... hakkında;
a) Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan TCK'nın 309/1,3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 39/1,2-c, 53,58/9 ve 63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyet,
b) Cumhurbaşkanına suikast suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraat,
c) Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/3 üncü maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına,

23-Sanıklar ..., ..., ... ve ... ... hakkında;
a) Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan TCK'nın 309/1,3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 39/1,2-c, 62,53,58/9 ve 63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyet,
b) Cumhurbaşkanına suikast suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraat,
c) Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suç, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nın 223/3 üncü maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına,

24-Sanık ... hakkında;
a) Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan TCK'nın 309/1,3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 53,58/9 ve 63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyet,
b) Cumhurbaşkanına suikast suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat,
c) Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suç, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nın 223/2 nci maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına,

25-Sanık ... ... hakkında;
a) Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan TCK'nın 309/1,3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 39/1,2-c, 53,58/9 ve 63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyet,
b) Cumhurbaşkanına suikast suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat,
c) Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye

Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suç, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme ve silahlı terör örgütü üyeliği suçlarından CMK'nın 223/3 üncü maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına,

26-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında;
a) Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından TCK'nın 30/3 üncü maddesi delaletiyle TCK'nın 30/1 inci maddesi kapsamında CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraat,
b) Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat,

27-Sanık ... hakkında;
a) Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından TCK'nın 30/3 üncü maddesi delaletiyle TCK'nın 30/1 inci maddesi kapsamında CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraat,
b) silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2,3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 53,58/9 ve 63 üncü maddeleri uyarınca mahkumiyet,

28-Sanıklar ... ve ... hakkında;
a) Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlardan TCK'nın 30/4 üncü maddesi yollamasıyla CMK'nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına,
b) Cumhurbaşkanına suikast, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraat,

Hükümlerine yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddi, (..., ... ve ... yönünden düzeltilerek)
III-) Sanıklar ... ve ... (TC: 180...) hakkında; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan TCK'nın 314/2,3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 221/4,62,53,58/9, 221/5,63 ve 231/5 inci maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması,

TEMYİZ EDENLER: A-) 1-Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı vekili, 2-Katılan ... vekili, 3-Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı vekili, 4-Hazine ve Maliye Bakanlığı vekili,
B-) 1-Sanık ... müdafii, 2-Sanık ... ve müdafii, 3-Sanık ... ve müdafiileri, 4-Sanık ... müdafii, 5-Sanık ... müdafii, 6-Sanık ... müdafii, 7-Sanık ... müdafii, 8-Sanık ... müdafii, 9-Sanık ... ... müdafii, 10-Sanık ... müdafii, 11-Sanık ... müdafii, 12-Sanık ..., 13-Sanık ... müdafii, 14-Sanık ... müdafii, 15-Sanık ... müdafii, 16-Sanık ... müdafii, 17-Sanık ... müdafii, 18-Sanık ... müdafii, 19-Sanık ... müdafii, 20-Sanık ... müdafii, 21-Sanık ... müdafii, 22-Sanık ... müdafii, 23-Sanık ... müdafii, 24-Sanık ... müdafii, 25-Sanık ... müdafii, 26-Sanık ... ... müdafii, 27-Sanık ... müdafii, 28-Sanık ... müdafii, 29-Sanık ... müdafii, 30-Sanık ... müdafii, 31-Sanık ... müdafii, 32-Sanık ... müdafii, 33-Sanık ... müdafii, 34-Sanık ... ... müdafii, 35-Sanık ... müdafii, 36-Sanık ... müdafii, 37-Sanık ... müdafii, 38-Sanık ... müdafii, 39-Sanık ... müdafii, 40-Sanık ... müdafii, 41-Sanık ... müdafii, 42-Sanık ... müdafii, 43-Sanık ... müdafii, 44-Sanık ... müdafii, 45-Sanık ...,

46-Sanık ... müdafii, 47-Sanık ... müdafii, 48-Sanık ... müdafii, 49-Sanık ... ve müdafii, 50-Sanık ... müdafii, 51-Sanık ... müdafii, 52-Sanık ... müdafii, 53-Sanık ... müdafii, 54-Sanık ... ve müdafii, 55-Sanık ... müdafii, 56-Sanık ... müdafii, 57-Sanık ... müdafiileri, 58-Sanık ... müdafii, 59-Sanık ... müdafii, 60-Sanık ... müdafii, 61-Sanık ... müdafii, 62-Sanık ... müdafii, 63-Sanık ... müdafii, 64-Sanık ... müdafii, 65-Sanık ... müdafii, 66-Sanık ... müdafii, 67-Sanık ... müdafii, 68-Sanık ... müdafii, 69-Sanık ... müdafii, 70-Sanık ... müdafii, 71-Sanık ... müdafii, 72-Sanık ... müdafii, 73-Sanık ... müdafii, 74-Sanık ... müdafii,
C-)Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;

Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi,

Sanıklar ..., ..., ..., ... yönünden haklarında kurulan beraat hükümlerinin niteliği, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden hükmedilen cezanın süresi itibariyle yasal şartları oluşmadığından; sanıklar ..., ..., ... ..., ..., ... ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden ise İlk Derece Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, istinaf aşaması ve temyiz denetiminde ise sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, sanıklar müdafiileri ile katılan Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı vekillerinin duruşmalı inceleme taleplerinin 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik CMK’nın 299/1 inci maddesi uyarınca REDDİNE,

I-) TEMYİZ KAPSAMI

Bölge Adliye Mahkemesince katılan T.C. Cumhurbaşkanlığının Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu; katılan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının ise Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçu dışında kalan diğer tüm suçlardan doğrudan doğruya zarar görmedikleri, davaya katılma hakları ve hükmü istinaf etme yetkileri bulunmadığı gerekçesiyle istinaf istemlerinin sıfat yokluğu nedeniyle CMK 279/1-b. maddesi uyarınca reddine karar verilmiş ise de; katılan T.C. Cumhurbaşkanlığının, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve Cumhurbaşkanına Suiakast suçlarından; katılan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığının ise Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçlarından doğrudan doğruya zarar gördükleri, bu suçlar yönünden de davaya katılma hakları ve hükmü istinaf/temyiz etme haklarının bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;

1-)Sanık ... müdafiinin sanık ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Kararın sanık müdafii tarafından süresi içerisinde temyiz edilmesinden sonra, sanık müdafiinin 10.06.2022 tarihli dilekçesi ile temyizden feragat ettiği anlaşıldığından temyiz incelemesine yer olmadığına,

2-) Katılanlar T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı' nın Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Cumhurbaşkanına suikast, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme, silahlı terör örgütüne üye olma; katılanlar Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığının Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme, silahlı terör örgütüne üye olma; Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı vekilinin Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Cumhurbaşkanına suikast, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme, silahlı terör örgütüne üye olma suçları yönünden temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Bölge Adliye Mahkemesinin, sanıklara atılı bulunan bu suçların niteliği itibariyle suçtan doğrudan zarar görmemeleri nedeniyle davaya katılmalarına imkan bulunmadığından CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine dair vermiş olduğu kararlar, anılan maddenin son cümlesine göre itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,

3-) Sanıklar ... (TC 180***) ve ... hakkında hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlara yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Her ne kadar hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına ilişkin istinaf taleplerine yönelik Bölge Adliye Mahkemesince bir inceleme yapılmamış ise de; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlar, 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,

4-) Sanık ... (TC 373***) hakkında Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından verilen karar verilmesine yer olmadığına dair hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanık hakkında isim benzerliğinden dolayı sehven dava açılmış olması nedeniyle atılı suçlardan verilen karar verilmesine yer olmadığına dair karar, CMK'nın 223/1. maddesinde sayılan hüküm niteliğindeki kararlardan olmayıp temyizi mümkün bulunmadığından temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,

5-) Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarına ilişkin; sanıklar ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ... ..., ..., ..., ... hakkında verilen "ceza verilmesine yer olmadığına" dair hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

İlk Derece Mahkemesince Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından verilen "ceza verilmesine yer olmadığına" dair kararlarına yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları CMK'nın 286/2-h maddesi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğundan, sanıklar müdafiileri, katılanlar Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı vekilleri ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,

Diğer temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;

II-) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ... ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ...,

..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (T.C No: 180***), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...) ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;

Kısa kararın sanık ... ile ilgili kısmının cezanın belirlenmesine yönelik (a) bendinde, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan ... ceza belirlenerek fer'i iştira hükümleri uygulanmak suretiyle netice cezanın tereddütsüz bir şekilde belirlenmiş olması karşısında, kısa kararın diğer suçlardan kurulan tali hükümlere ilişkin (b) bendinde "Anayasa'yı ihlal suçuna fer'i iştirak" tabiri yerine "Anayasa'yı ihlal suçuna asli iştirak" tabirinin yazılmış olması maddi yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.

Atılı tüm suçlarından haklarında beraat hükmü kurulan bir kısım sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetlerini gerektirir deliller bulunduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmış ise de; silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden beraat hükmünü temyiz etme yetkisi bulunanlarca (Cumhuriyet savcısı) yapılmış temyiz talebi bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılamamıştır.

Aşağıda bozulmasına karar verilen hükümler dışında Bölge Adliye Mahkemesi kararında bir bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamede bir kısım sanıklar hakkında bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Öncelikle, sanıkların üzerilerine atılı suçların unsur ve nitelikleri hususunda genel değerlendirme yapılacaktır.

A-) Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu;

Ayrıntıları Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 22.03.2019 tarih 2018/7103 Esas, 2019/1953 sayılı kararında açıklandığı üzere:

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 309 uncu maddesinde düzenlenen Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunun maddi unsuru/tipik eylem, cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye elverişli vasıtalarla teşebbüs etmektir.

Suçun bu amaçla kurulmuş bir örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi, korunan amaçlara matuf fiillerin elverişliliğinin değerlendirilmesi bakımından önem taşımakta ise de, bu husus suçun unsuru değildir.

Suç, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmak, bu düzen yerine başka bir düzen getirmek veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemek amacına matuf doğrudan genel kast ile işlenebilen bir suçtur.

Suç tanımında belirtilen amaçları gerçekleştirmeye yönelik bir fiil işlenmesi hususunda iştirak iradeleri bulunan sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 309. maddesinde düzenlenen Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçu yönünden iştirakin her şeklinin uygulanması mümkündür, Yüksek Yargıtayın istikrar kazanmış uygulamalarına göre ise; (Ceza Genel Kurulu 10.12.1990 tarih, 9-301/329 sayılı Kararı, Yargıtay 9. Ceza Dairesi 24.03.2011 tarih 869-187,15.07.2009 tarih ve 2008/21722, 2009/8587,1999/1673, 2000/345) elverişli nitelikteki belirli bir araç fiilin işlenişine katkı sunmakla birlikte, sunduğu katkı tek başına vahamet arz etmiyorsa ve fail, fiilin işlenişi üzerinde müşterek hakimiyet kurmamışsa niceliği ve niteliği itibariyle bu gibi suçlarda fer'i iştirak hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığından, failin sorumluluğunun TCK'nın 309. maddesine yardım etmek olarak değil ve fakat konumu, eylemin niteliği ve delil durumu itibariyle TCK'nın 314/2 ya da 220/6 veya 220/7 maddesi delaletiyle 314/2 veya 315 maddeleri kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir.

Suça iştirakten söz edebilmek için amaca yönelik bir fiil işleme hususunda iştirak iradelerini ortaya koyan kişilerin hepsinin bu amaçla kurulmuş bir örgütün üyesi olması da gerekmez.

15 Temmuz 2016 günü, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasal düzeninin değiştirilmesi amacıyla, Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olan ve/veya bu örgütsel faaliyeti destekleyen 8.000'in üzerinde askeri personel tarafından savaş uçakları dâhil 35 uçağın, 3 geminin, 37 helikopterin, 74'ü tank olmak üzere 246 zırhlı aracın ve 4.000'e yakın hafif silahın kullanılarak; Cumhurbaşkanına suikasta teşebbüs edilmiş, TBMM ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi başta olmak üzere birçok stratejik merkez bombalanmış, Başbakanın konvoyuna silahlı saldırı gerçekleştirilmiş, kalkışmaya karşı koyan güvenlik görevlileri ile sokaklara çıkan sivillere devletin silahlı kuvvetlerine ait bu uçak, helikopter, tank ve silahlarla saldırılarak 4'ü asker, 63'ü polis ve 183'ü sivil olmak üzere toplam 250'den fazla kişi şehit edilmiş, 23'ü asker, 154'ü polis ve 2.558'i sivil olmak üzere toplam 2.735 kişi de yaralanmıştır.

Somut darbe teşebbüsü, TCK'nın 309. maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiş, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, neticesi ve başarısı eş zamanlı, senkronize hareketlere bağlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunanların, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurdukları gözetilerek TCK'nın 37. maddesi kapsamında "doğrudan fail" olduklarının kabulünde zorunluluk vardır.

Mensup olduğu örgütle kurduğu bağ nedeniyle örgütsel faaliyet kapsamında işlenen Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçuna ilişkin planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen

emirleri/görevleri kabullenerek ülke çapındaki icra hareketleriyle illi bir değer taşıyan icra hareketlerini gerçekleştirenlerin ya da görev paylaşımı bağlamında henüz sırası gelmemiş icra hareketleri için gerekli hazırlıkları yapanların bu suç yönünden müşterek fail olarak sorumlu tutulmaları gerekmektedir.

Doğrudan kanuni tanımda öngörülen cebir ve şiddet içeren icrai hareket niteliğinde olmayan, somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde -faillerle birlikte- fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmalarını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımayan, suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmeleri nedeniyle ika edildiği kanıtlanamayan ancak suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradesini açıkça ortaya koyan, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştiren sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme teşebbüs suçuna yardım etmek suçunu oluşturacağı gözetilmeli, hukuki durumları buna göre tespit edilmelidir.

TCK'nın 309. maddesinde düzenlenen suç bir somut tehlike suçu olduğundan suçun oluşması için ayrıca bir neticenin gerçekleşmesi aranmamaktadır. Bu itibarla sanığın amaca matuf eylemi ve/veya işlediği elverişli araç suç ile suçun konusu üzerinde meydana gelen somut tehlike arasında illiyet bağının bulunması gerekli ve yeterlidir. Suça teşebbüsün kabulü için aranan elverişli vasıtalarla cebri eylemlere başlanıp başlanmadığı araştırılırken ve vasıtanın elverişliliği takdir edilirken tek tek yapılan eylemlerle amaçlanan hedefler arasında doğrudan doğruya bağ kurmak yoluna gidilemez. Ancak her halükarda ülke genelinde gerçekleştirilmek istenen amaca matuf cebri/icrai fiilin, sanığın bulunduğu mahalde/sorumluluk sahasında da doğrudan doğruya ya da araç suçlar yönünden icrasına başlanması aranmalıdır. Sanığın bu icrai fiile yine icrai bir hareketle katılması mümkün olduğu gibi garantörlük yükümlülüğünü ihmal etmek suretiyle de iştirak edebileceği görülmektedir.

Bu kalkışmaya iştirak edenlerin eylemlerinin, 5237 sayılı TCK'nın 309,311 ve 312. maddelerinde düzenlenen suçları oluşturacağında kuşku yok ise de, aynı hukuki değerleri koruyan ve kapsamı itibariyle eylemlerin haksızlık muhtevasını tamamen ortadan kaldıran Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçunun (TCK'nın 309. md.) tüm unsurlarıyla gerçekleştiği somut olayda sanıkların ayrıca, Türk Ceza Kanununun 311. ve 312. maddelerinde düzenlenen suçlardan cezalandırılmaları imkânı bulunmamaktadır.

Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur (1982 Anayasasının 137/2,5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 24/3. maddesi). Askeri hizmete müteallik hususlarda verilen emir bir suç teşkil ederse bu suçun işlenmesinden emri veren mesuldür. Ancak amirin emrinin adli ve askeri bir suç maksadını ihtiva eden bir fiile müteallik olduğu kendisince malum ise, maduna da faili müşterek cezası verilir (1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu 41/3-b).

Fakat Anayasasının 137/3,5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 24/4 ve 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu 41/3-B maddeleri, TCK'nın 30. maddesi bağlamında birlikte değerlendirildiğinde, askeri bir hizmete ilişkin olmak kaydıyla mutlak itaat kuralı gereğince konusu suç teşkil eden emrin yerine getirilmesi halinde de hukuka uygunluk nedenlerinin maddi şartlarında hata kurumunun olaysal olarak değerlendirilmesi ve şartları oluştuğunda uygulanması mümkündür.

B-) CUMHURBAŞKANINA SUİKAST SUÇU

Suçla ilgili yasal düzenlemeler şöyledir:

"Cumhurbaşkanına suikast ve fiili saldırı

Madde 310- (1) Cumhurbaşkanına suikastte bulunan kişi, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. Bu fiile teşebbüs edilmesi halinde de, suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.

(2) Cumhurbaşkanına karşı diğer fiili saldırılarda bulunan kimse hakkında, ilgili suça ilişkin ceza yarı oranında artırılarak hükmolunur. Ancak, bu suretle verilecek ceza beş yıldan az olamaz."

Maddenin gerekçesi ise şu şekildedir:

"Madde metninde, Cumhurbaşkanına karşı suikastte bulunulması, kasten öldürme suçuna nazaran özel bir suç olarak tanımlanmıştır. Hatta, bu suça teşebbüs tamamlanmış suç gibi cezalandırılmaktadır. Bizim mevzuat geleneğimizde Cumhurbaşkanlığı veya Devlet Başkanlığı gibi Devletin en yüksek makamını işgal eden zatın "öldürülmesi" gibi bir sözcüğe kanunda da yer vermemek için bu hususa öteden beri kullanılmasına alışılmış "suikast" sözcüğü tercih edilmiştir. Bilindiği gibi suikast Devlet büyüğünü veya önemli bir kişiyi planlı tarzda öldürmeyi ifade ederse de burada kasten öldürmeyi belirtmek amacıyla kullanılmıştır. Maddenin ikinci fıkrasında Cumhurbaşkanının şahsına karşı başka bütün fiili saldırılar, yani hakaret dışında kalan tüm hareketler cezalandırılmaktadır. "Fiili saldırılar" terimine bütün saldırılar girmektedir."

1)Genel olarak:

Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Yürütme yetkisi Cumhurbaşkanına aittir.

Cumhurbaşkanı, Devlet başkanı sıfatıyla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını temin eder. (Anayasa madde 104/1)

Devlet başkanı, siyasi iktidar içinde yer alan, tek kişiden ibaret bir organdır. Bütün devlet kuvvetlerinin başı ve en üstü olarak korunması gereken düzeni temsil ve şahsında kişileştirmektedir. (Özek-Çetin, Devlet Başkanına Karşı Suçlar, s. 111-112)

Bu nedenledir ki, Kanun vazı'ı, Devlet başkanının şahsında temsil ettiği siyasal değerler ve nitelikleri, kişisel varlığına dair değerlere öncelediğinden bu suçları devlete karşı işlenen suçlar içinde düzenlemiştir. 5237 sayılı TCK da söz konusu suçu, Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı suçlar arasında görmüştür.

Tarihi süreçte Devlet-i Aliye'de Devlet Başkanının hayatına kast fiilleri, "siyaseten katl" cezası ile yaptırıma bağlanmış, 1274 Ceza Kanunname-i Hümayunu'nun 55. maddesinde "Zat-ı Hazreti Padişahi'nin hayatına suikast eden veyahut iş bu suikastin icrasına teşebbüs eyleyen kimse idam

olunur." denilerek uygulama sürdürülmüş, mülga 765 sayılı TCK'nın "Devlet başkanına suikast" kenar başlıklı 156. maddesi ile de "Reis-i Cumhura suikastte bulunanlarla, buna teşebbüs edenler fiilleri teşebbüsü tam derecesinde ise idam cezasıyla, nakıs ise müebbet ağır hapisle cezalandırılır." denilerek suça teşebbüs, tamamlanmış suç gibi cezalandırılmıştır.

Esas itibariyle hazırlık hareketleri cezalandırılmamaktadır. Fakat kanunlar, belli durumlarda hazırlık hareketlerini dahi, korunan hukuki menfaat açısından tehlike yaratacak nitelikte kabul ettiklerinden cezalandıran özel hükümler kabul etmişlerdir. Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlar ve bu arada devlet başkanına suikast suçu açısından da durum böyledir. Kanunumuzun 765 sayılı TCK 168 ve 171. maddelerinde (5237 sayılı TCK'nın 314 ve 316. maddelerinde) düzenlenen suçlar, Devletin şahsiyetine/devlet başkanına suikast suçu açısından hazırlık hareketlerini cezalandıran özel hükümlerdir. (Özek, age, s. 155)

3713 sayılı Kanunun 3. maddesinde yer alan suçlar, mutlak terör suçlarıdır. Bu nedenle yaptırım uygulanırken belirlenen ... cezadan sonra aynı Kanunun 5/1. maddesi tatbik edilir.

Fail örgüt mensubu ise, cezanın TCK'nın 58/9 maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine de karar verilmelidir.

2)Suçla korunan hukuki menfaat:

Norm, iki ayrı değeri birlikte korumaktadır. Birincisi Cumhurbaşkanının hayatı, yaşam hakkıdır. Diğeri ise mağdurun niteliği bilinerek kendisine karşı suç işlendiğinde devlet başkanının temsil ettiği siyasal değerler ve niteliklerdir. Bu açıdan devlet başkanı aleyhine suçlar, devletin şahsiyeti aleyhine işlenen suçlar arasında yer almaktadır. Devlet organlarını meydana getiren şahıslar kişisel olarak korunmadıkları, mesela hükümet başkanı aleyhine suçlar özellik taşımadığı halde, devlet başkanına karşı suçlar "devletin varlığına" karşı işlenmiş gibi kabul edilmektedir. (Özek, age, s.5)

3)Suçun maddi unsurları:

a)Suçun Konusu: Suçunun hukuki konusu, Cumhurbaşkanının yaşam hakkı ve şahsında temsil edilen devletin varlığı ve anayasal düzenidir.

b)Fail: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olsun ya da olmasın, yöneten veya yönetilen herkes olabilir.
c)Mağdur: Suçun mağduru Cumhurbaşkanıdır.

d)Fiil: Fiil, Cumhurbaşkanına suikastte bulunmak ya da bu fiile teşebbüs etmektir. Suikat, madde gerekçesinde açık biçimde belirtildiği üzere kasten öldürmeyi belirtmek amacıyla kullanılmıştır. Teşebbüsten bahsetmek için kastedilen suç yönünden elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlamak gerekir. (TCK madde 35/1) Bu nedenle hazırlık hareketlerinin, yasada açık biçimde düzenlenmedikçe cezalandırılamayacağı tartışmadan varestedir. Doktrinde ... ve ..., suikast planı ve suçun işleneceği yerde keşif yapmanın hazırlık hareketi kapsamında kaldığını ileri sürmektedir. (... Zeki-... Muharrem, Millet ve Devlete Karşı Suçlar, s. 378)

Fiil, devlet başkanını, başkanlık süresi içinde ve başkanlık fonksiyonlarıyla yükümlü bulunduğu sürede korumaktadır. (Özek, age, s. 114) (Yargıtay CGK'nun 02/04/1990 tarih ve 84-106 sayılı kararı)

4)Suçun manevi unsuru:

Suç, genel kastla işlenebilir. Siyasal ya da kişisel saikle işlenmesi arasında fark yoktur.

5)Suçların içtimaı:

Cumhurbaşkanına suikast suçu ile terör örgütü mensubu olmak (TCK madde 314) ve/veya devletin birliği,ülke bütünlüğü ve anayasal düzeni aleyhine suçlar arasında müterakki/geçitli suç ilişkisi bulunmadığından (Özek, age, s. 144) ve TCK'nın 302/2, 309/2,312/2, 311/2 ve 220/4. maddelerinde açıkça fikri içtimanın uygulanması yasaklanmış olduğundan zikredilen suçların şartları oluşmuşsa ayrı ayrı cezalandırılmaları gerekecektir.

6)İşlenemez suç kavramı:

İşlenemez suç, bir ceza kanunu hükmünü ihlale yönelmiş olmasına rağmen ya hareketin suçu karekterize eden zarar veya tehlikeyi meydana getirmeye elverişli olmaması ya da suçun konusunun bulunmaması nedeniyle başarısız kalmaya mahkum bir davranış olarak tanımlanmaktadır. (Alacakaptan ..., İşlenemez Suç, s.1)

Bu tanıma göre işlenemez suç, ya hareketin elverişli olmamasından ya da suçun konusunun bulunmamasından kaynaklanmaktadır. Somut olay yönünden hareketin elverişliliği hususunda bir tartışma bulunmadığından suçun konusunun yokluğu durumunda eylemin hangi hallerde işlenemez suç hangi hallerde teşebbüs olarak kabul edilmesi gerektiği üzerinde durulacaktır.

Suç teorisi açısından suçun maddi konusu; failin yaptığı hareketin, üzerinde tesirini icra ettiği kişi veya şeydir (Alacakaptan, age, s. 113). Her suç bir hukuki değeri koruduğuna göre, her suçun bir hukuki konusu vardır. Ancak her suçun maddi konusu olmayabilir. Netice suçu olarak düzenlenmeyen suçlar genellikle maddi konusu olmayan suçlardır. Öldürme suçlarında suçun hukuki konusu yaşam hakkı, maddi konusu ise insan vücududur.

Doktrinde suç konusunun yokluğu halinde eylemin işlenemez suç kapsamında mı yoksa teşebbüs olarak mı kabul edileceğinin, mutlak yokluk-nisbi yokluk ayrımına göre tespit edilebileceği savunulmuştur. Mutlak yokluk halinde işlenemez suç, nisbi yokluk durumunda ise suça teşebbüs vardır. Kasten öldürme suçu yönünden, öldürülmek istenen kişinin olay öncesinde ölmüş olması mutlak yokluğu, konunun geçici olarak olduğu zannedilen yerde bulunmaması ise nisbi yokluğu ifade etmektedir. Bu görüş, özellikle nisbi yokluk kavramının, belirsizliği ve göreceliği nedeniyle sorunu çözmekte yetersiz kalınca konunun, icra hareketlerine başlanmadan önce yok olması halinde işlenemez suçun, hareketin başlamasından sonra veya başlamasıyla birlikte yok olması halinde ise teşebbüsün varlığından bahsedilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Expost değerlendirmeye dayanan bu görüş de fiilin "objektif tehlikeliliğini" görmezden gelmesi nedeniyle eleştirilmiştir.

Yüksek Yargıtay'ın bir çok kararında (Yargıtay 1.CD'nin 26/05/1963 tarih ve 320/1134; 2. CD'nin 18/01/1949 tarih ve 355/419; 6. CD'nin 24/10/1959 tarih ve 955/889 ile 14/06/1983 tarih ve 4019/5620; CGK'nun 13/02/1984 tarih ve 291/158, 21/02/1983 tarih ve 6-495/64 ile 25/06/1990 tarih ve 5-157/200; 10. CD'nin 25/01/2005 tarih ve 2004/25426-2005/340 sayılı kararları vb.) kabul edilen, doktrinde büyük ekseriyetle savunulan (Alacakaptan, age, s. 124-127; Soyaslan ..., Genel Hükümler, s. 309; Demirbaş Timur, Genel Hükümler, s. 430; Sözüer Adem, Suça Teşebbüs, s. 190; Dönmezer-Erman. C 1, s. 603; İçel-Sokullu-Akıncı, s.323; Zafer Hamide, Genel Hükümler, s.403) ve Dairemizce de benimsenen "somut tehlike teorisi"ne göre ise; hâkim, psişik ve fizyolojik gelişmesi normal olan insanın bilgi, tecrübe ve niteliklerini nazara almak ve belli istatistik kanunları ile id quod plerumque accidit (ortak hayat tecrübelerine göre, belli insan davranışlarının nedensellik bağlamında netice verdiği makul bir olasılık derecesini ifade eden ortak tecrübe ilkesi) ilkesini ve faili o olay bakımından mevcut özel bilgilerini de göz önünde bulundurmak suretiyle hareketin yapıldığı anda hareketin mevzuunun mevcudiyetinin muhtemel olup olmadığını araştıracak (Alacakaptan, age, s. 126) muhtemel olması durumunda eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı sonucuna ulaşacaktır.

Yani hâkim, somut olayda ex post değil ex ante bir değerlendirme ile normal bir insanın bilgi, tecrübe ve niteliklerini, günlük hayat tecrübelerini, failin olay ile ilgili özel bilgilerini nazara alarak hareketin yapıldığı anda suçun konusunun varlığının muhtemel olup olmadığını araştıracaktır. Konunun varlığı muhtemel ise -ve esasen mutlak yokluk durumu da yoksa- eylemin teşebbüs kapsamında kaldığı kabul edilerek cezalandırılacaktır.

İşlenemez suç hakkında ne mülga 765 sayılı ne de mer'i 5237 sayılı TCK'da bir hüküm vardır. Oysa İtalyan Ceza Kanununun 49, Alman Ceza Kanununun 23. maddelerinde işlenemez suç/elverişsiz teşebbüs ile ilgili düzenlemeler yer almıştır. Gerek anılan kanunlar gerekse Avusturya ve İngiliz ceza kanunları işlenemez suçun cezalandırılmasına ya da güvenlik tedbiri uygulanmasına imkan tanımaktadır. Fransa uygulaması da bu yönde gelişmiştir. (Tozman Önder, Suça Teşebbüs, s.181)

Türk ceza hukuku açısından işlenemez suç/elverişsiz teşebbüsün cezalandırılması mümkün bulunmamakla birlikte doktrinde Erem, Alacakaptan, Dönmezer-Erman gibi yazarlar suç işleme kararının icrası kapsamında harici dünyaya yansıyarak toplumsal tehlikeliliği ortaya koyan fiillerin, failin elinde olmayan nedenlerle istenilen sonucu doğurmasa da cezalandırılması gerektiğini savunmuşlardır.

Bu durumda, hareketin elverişliliği ya da konunun yokluğu hususundaki kurum ve kavramların, özellikle korunan hukuki değer olarak devletin varlığını ve prestijini muhafaza eden suçlar yönünden, işlenemez suçun alanını genişletecek biçimde yorumlanması kabul edilemez.

C-) ÖZETLE, İLK DERECE VE BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNCE KABUL EDİLEN SOMUT OLAYLAR:
1-)DARBE KALKIŞMASI ÖNCESİ YAPILAN PLANLAR VE HAZIRLIKLAR;

Darbe kalkışması öncesi yapılan planlar ve hazırlıklar yönünden dosya sanıklarından ... ve ... ...’ın anlattıklarının önem arz ettiği,

Adı geçen sanıklardan Tuğamiral ...' ın darbe kalkışması tarihinde Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanı olduğu,

Sanık ... ...' ın ise aynı tarihte Foça Jandarma Komando Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığında Jandarma Kurmay Albay olarak görev yaptığı,

Soruşturma aşamasında her iki sanığın önce şüpheli olarak ifade verdiği fakat FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ve darbe kalkışması ile ilgili bildiklerini anlatmak istedikleri nedeniyle ifadeleri müdafilerinin huzurunda ayrıca gizli tanık sıfatıyla alındığı,

Sanık ...' ın gizli tanık KUZGUN KOD adıyla, sanık ... ...' ın gizli tanık ŞAPKA KOD adıyla dinlenildikleri, kovuşturma aşamasında alınan savunmalarını da bu kez sanık sıfatıyla tekrar ederek doğruladıkları,

a-)İtirafçı sanık ... ...’ın (gizli tanık Şapka) Anlatımları;

Darbe kalkışmasının yaşandığı tarihte Foça Jandarma Komando Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığında Jandarma Kurmay Albay olarak görev yapan sanık ... ...'ın kalkışma öncesi Ankara’da planların yapıldığı toplantıların bir kısmında hazır bulunduğunu itiraf etttiği ve bu toplantıların detaylarına ilişkin birçok açıklamada bulunduğu, savunmalarında önce FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisakını anlattıktan sonra;

... Bayramının 1.günü (05.07.2016) akşam saatlerinde İnegöl’de tatilde olduğunu, daha önce Ankara’da görevli iken ağabeyliğini yapan ... KOD (... ...) isimli sivil imamın telefonundaki Whatsapp adlı uygulama üzerinden “Çok önemli hayati bir konu mutlaka acilen Ankara’ya gelmen gerekiyor” şeklinde mesaj gönderdiğini, niçin gitmesi gerektiğini sorduğunu fakat öğrenemediğini, ne zaman ve nereye geleceğini sorduğunda ise ... KOD’un kendisine hemen gelmesi gerektiğini bildirerek “Otobüs terminalinde inince metroya bin Tandoğan’da in, oradaki parkta sabah saat 08.00’de seni bekliyor olacağım, telefonun da kapalı olsun” şeklinde mesaj gönderdiğini,

Telefonunda yüklü whatsapp adlı uygulamayı bir yıl önce Ankara’dan İzmir’e tayin olduğunda ... KOD adlı örgüt abisinin yüklemiş olduğunu, fakat bu uygulamanın herkesin bildiği Whatsapp ve Bylock adlı uygulamalardan farklı olduğunu, Bylock adlı uygulamayı da daha önce kurup kaldırmış olduğunu, Bylock’u 2013 yılında Diyarbakır’dan Ankara'ya tayini çıktığında Diyarbakır’da kendisinden sorumlu olan ... KOD adlı abisinin tanıştırdığı Ankara'da kendisinden sorumlu olacak ... KOD adlı abisinin kurduğunu, bu şekilde Bylock adlı uygulamayı 3-4 ... kullandıktan sonra kaldırdığını, kendisi ile ilgili Bylock tespitinin yapıldığı söylenen 2014 yılının Ekim ayında Bylock kullanmadığını, o tarihte bahsettiği Whatasapp adlı uygulamayı kullanmakta olduğunu, fakat bu uygulamanın bylock alt yapısını kullanıp kullanmadığını bilmediğini, ... KOD’un telefonuna yüklemiş olduğu uygulama ikonunun Whatsapp ikonu ile aynı olduğunu, üzerinde Whatsapp yazdığını fakat program çalıştığında farklı bir arayüzün açıldığını, uygulamanın şifre ile kullanıldığını, uygulama çalışmaya başladığında telefonda ayrıca kurulu olan VPN uygulamasının devreye girdiğini, bu uygulama aracılığıyla bir

merkezden yapıldığını düşündüğü önceden tanımlanmış kişiler ile görüşülebildiğini, kendi başına tanımlama yapıp başkaları ile görüşmenin mümkün olmadığını, programın bir hizmet sağlayıcısı olduğunu, telefonunda ki bu uygulamaya kendisinin ... KOD ismi ile tanımlı olduğunu ayrıca ... KOD ve ... KOD adlı abilerinin de tanımlı olduklarını, uygulama üzerinden ...’in haftalık yaptığı dini ağırlıklı konuşmaların özetlerinin geldiğini, talimat gönderilmediğini,
... KOD adlı örgüt abisinden 05.07.2016 günü gelen mezkur mesajdan sonra önemli olabileceğini düşündüğünden dolayı 06.07.2016 günü saat 08.00 sıralarında Ankara’ya gittiğini, ... KOD’un tarif etmiş olduğu yerde bu kişi ile buluştuklarını, onun kendisini gördüğünde ayağa kalkarak yürümeye başladığını ve kendisinin de onu arkadan takip ettiğini, böylece arkalı önlü Tandoğan semtinde bulunan bir ofise gittiklerini, ... KOD’un bu ofiste kendisini bir odaya aldığını, burada kendisine “Şu an çok önemli bir çalışma yapılıyor çalışmanın yapıldığı yere gideceğiz ve bir arkadaş daha gelecek” dediğini, bir müddet sonra yanlarına ABDULLAH KOD ismini kullanan Kurmay Yarbay ...’in geldiğini ve kendisine ... KOD isimli örgüt mensubunun anlatmış olduğu çalışma ile ilgili planlamanın devam ettiğini belirterek “Tüm kuvvetlerin katılımı ile bir darbe planlamasının yapıldığını, çalışmaların gidecekleri yerde devam ettiğini, sıkıntılı bir durumun olmadığını, planlamanın ona göre yapıldığını” söylediğini, kendilerine “Siz aklınızı peynir ekmekle mi yediniz, böyle bir şey nasıl olur” diye tepki gösterdiğini, bunun üzerine ... KOD’un da “Olumsuz hiçbir durum yok, olumsuz şeyler söyleyip başkalarının da moralini bozmamak lazım, bir gidelim görelim” dediğini, daha sonra ofisten tek tek çıktıklarını, sonra birlikte gri renkli 06… plakalı Honda Civic marka araçla Çayyolu'nda 3 katlı villa tipi eve gittiklerini, villaya götürülürken Yarbay ...'in asıl çalışmayı Jandarma İstihbarat Okullar Komutanı ... ...'in yaptığını fakat bayram nedeni ile izne ayrılmış olduğundan bu boşluğu doldurmak için de kendisini çağırdıklarını söylediğini;

Villada toplantı salonuna geçtiklerini, içeride 8-10 tane sivil şahsın olduğunu, ... KOD’un ...’e “Çalışma olacak, detayları bilmeseniz de takip edin jandarma ile ilgili diğer kuvvetlerden herhangi bir talep olursa not alın” dediğini ve evden ayrıldığını, karacıların karacılarla, denizcilerin denizcilerle ve havacıların havacılarla gruplara ayrılarak çalışmakta olduklarını, villa evde bulunduğu 06.07.2016 ile 09.07.2016 tarihleri arasında evde gördüğü kişilerin bazılarını gördüğünde orada tanıdığını, bazılarını da daha sonra basında çıkan haberlerden tanıdığını,

... (Tuğamiral)

... (Hava Tuğgeneral)

... ... (Tuğgeneral)

... Akyüz (Kurmay Albay)

M. ... Avıalan (Kurmay Albay)

... (Kurmay Albay) ve ...’ü bu dönem içinde villa evde gördüğünü,

-Çayyolu semtindeki villada bir planlama yapmadığını, herhangi bir çalışma içinde bulunmadığını, kendi birliğinden Tuğgeneral ...’ın derdest edilmesi konusu konuşulurken dahi ...’ın

kendisi tarafından alınıp alınmayacağının net olarak belli olmadığını, her kuvvet grubunun kendi çalışmasını yaptığını, Jandarma kuvvet grubundan sadece evde kendisinin bulunduğunu, ara sıra Yarbay ...’in eve gelip, başka bir eve gittiğini, kendisi o evde iken net hiçbir planın yapılmadığını;

...’ün evde yaptığı bir konuşmada; “Kendisinin cumartesi veya pazar günü İstanbul’a gideceğini, buradan yurtdışına çıkacağını, salı günü büyüğümüz olarak belirttiği ... ile görüşeceğini, çarşamba veya perşembe de oradan döneceğini” söylediğini,

...’ün yaptığı bir diğer konuşmada; “15 veya 22 temmuz akşamı yapılacak ilk işlerden bir tanesinin görevlendime yapılacak kuvvetlerle cezaevlerindeki örgüt mensubu kişilerin vakit kaybetmeksizin cezaevlerinden çıkarılması” olduğunu söylediğini, darbe girişimi içinde olmak istemeyen personel olur ise, özellikle Genelkurmay’ın Kızılay'a yakın olduğu ve hareket esnasında Genelkurmay etrafına halk gelir ise ne olacağı yolunda bir soru üzerine ...’ün “Bu tür olumsuz düşünceler ile şeytanı içimize karıştırmayalım Allah’ın yardımı ile bu iş olumlu sonuçlanak” mealinde dini ağırlıklı kısa bir sohbet yaptığını ve orada bulananların düşüncelerinin bastırılmasında çok ciddi bir etkisi olduğunu,

...’ün yine konuşmaları sırasında ...’le yaptığı bir görüşme sonrası toplu bulundukları bir esnada ...’i ima ederek “Arkadaşlar biraz önce yan odadan büyüğümüz ile görüştüm size selamı var” mealinde sözler söylediğini, ...’ün yine ...’i ima ederek “Büyüğümüze ulaşan hassas bir bilgiye göre Cumhurbaşkanının ağustos ayında YAŞ kararı ile Genelkurmay başkanını emekli etmeyi düşündüğünü, bu hassas bilginin Genelkurmay başkanına iletilerek desteğinin alınmasını istediğini” söylediğini, bu hususun daha önceki ifadesinde yer almadığını,

Villa evde yine darbe ile ilgili olarak;

- 15 Temmuz darbe gecesi ilk yapılacak işin Özel Kuvvetler Komutanlığında görevli timlerce Cumhurbaşkanı ...’ın alınarak bir yerde muhafaza edilmesi (Huber Köşkünden alınarak hava yolu ile İstanbul’da kısa bir süre bekletip, yine hava yolu ile denize açılacak bir gemiye indirilerek muhafaza edilmesi), Cumhurbaşkanı’nın alınması ve Huber Köşkü konuları ile ilgili olarak bunun detayını almak için Özel Kuvvetlerden ...’un çağrıldığını ve ...’un yanında birkaç kişi ile geldiğini, ayrı bir yere geçerek çalışma yaptıklarını, ancak kendisinin bunun detaylarını bilmediğini,

- Başbakan ...’ın, Ankara ilinden yine Özel Kuvvetler Komutanlığında görevli timlerce alınarak Akıncı Hava Üssüne getirilerek burada muhafaza edilmesi,

- İçişleri Bakanı ...’nın, Ankara ilinden yine Özel Kuvvetler Komutanlığında görevli timlerce alınarak Akıncı Hava Üssüne getirilerek burada muhafaza edilmesi,

- MİT Müsteşarı ... ...’ın, MİT müsteşarlığından Özel Kuvvetler timi tarafından alınarak Akıncı üssüne getirilerek burada muhafaza altına alınması,

- Emniyet Genel Müdürü ...'in, konutundan jandarma birimlerince alınarak Akıncı Hava Üssünde muhafaza edilmesi,

- TEM Dairesi Başkanı ...’ın, konutundan Jandarma timlerince alınarak Akıncı üssüne getirilerek muhafaza edilmesi,

- Emniyet İstihbarat Daire Başkanı ... ...’in, konutundan Jandarma timlerince alınarak Akıncı Üssüne getirilerek muhafaza edilmesi,

- Özel Harekat Daire Başkanının konutundan Jandarma timlerince alınarak Akıncı Üssüne getirilerek muhafaza edilmesi yolunda planların yapıldığını,

“Genelkurmay Başkanı ...’ın ikna edilmeden darbenin kesinlikle başarılı olamayacağının konuşulduğunu, Genelkurmay Başkanı ...’ın ikna edilebileceği, bu konuda herhangi bir sıkıntı yaşanmayacağı” hususunun ...’ün ve evdeki diğerlerinin hakim görüşü olduğunu,

“Jandarma Genel Komutanı Galip Mendi' nin FETÖ/PDY mensubu olmasa da bu girişime destek vereceğinin” konuşulduğunu, ayrıca;

“FETÖ/PDY terör örgütü mensubu birlik komutanlarına aktif görev verilmesi”,

“Özel kuvvetlerden oluşacak birliklerin tek tek FETÖ/PDY mensubu kişilerden seçilmesi, cemaat mensubu olmayanların bu girişim meydana geldikten sonra zaten hiyerarşik yapıya uymak zorunda kalacaklarından bir sorun çıkmayacağı”,

“Sorun çıkartabileceği düşünülen üst rütbeli kişilerin de derdest edilmesi” hususlarının konuşulduğunu,

“Çakırsöğüt’te bulunan komando Tugayının Ankara iline hava yolu getirilerek Ankara ilinin genel güvenliğinin sağlanması için ihtiyaç olan kuvvetlere takviye verilmesinin” kararlaştırıldığını,

Yarbay ...'in kendisine bir ara darbeyi haziran ayının son haftası ve temmuz ayının ilk haftası yapmayı düşündüklerini fakat hazır olunmadığı için yapılmadığını söylediğini, evde de yine 15 Temmuz ve 22 Temmuz tarihlerinin konuşulduğunu, 15 Temmuz'da hazır olunamaz ise 22 Temmuzda yapılmasının planlandığını, evde karacılar, havacılar ve denizciler şeklinde herkesin kendi grubu ile odalarda planlamalar yaptığını, ancak toplu bulunan hallerde herkesin birbiri ile konuştuğunu sorular sorduğunu, bu şekilde diğer grupların planlamalarından da kısmen haberdar olduğunu, karacı, havacı gibi alt grupların 3-4 kişilik olduğunu, alt çalışma gruplarında bulunanları tanımadığını, ayrıca yanlarına gidip konuşmadığını, kimsenin detaya girmediğini, İzmir ili ile ilgili de detay verilmediğini, doğrudan Ankara’daki villaya çağrılmayıp haber gönderilenlerin de olduğunu, bunlardan birinin Kastamonu Bölgeye giden ... ... olduğunu villada iken duyduğunu, kendisi villada iken sıkıyönetim emri, sıkıyönetim planı, sıkıyönetim komutanları, hakimler-savcılar veya İzmir Bornova Jandarma 2. Komando Tugay Komutanı ... ile ilgili bir konunun veya planlamanın konuşulmadığını,

Evde sürekli sirkülasyon olduğunu, gelip giden sivillerin asker olup olmadığını bilmediğini, ... ..., ... ve ...’ın sürekli gelenlerden olduğunu, cemaatin filmi kopardığını, herkesi herkesle tanıştırmış olduğunu ya da o akşam tanışacak diye hesap ettiğini, herkesin perdeleri yırtmış olduğunu, önceden bilgisi olması gerekenlere haber verilerek çağrılmış olduğunu, artık bu onlar için son aşamaydı diye düşündüğünü, 25-26 yıldır cemaatin içerisinde bulunmasına rağmen kendisinin sohbetlere hep tek başına gittiğini, o gün villadaki kadar insanla ilk defa karşılaştığını, kendisinin verdiği her türlü olumsuz tepkiye ve tedirginliğine rağmen Çayyolu'ndaki villaya götürülmüş olduğunu, 6 Temmuz çarşamba 13: 00 gibi girdiği bu evden her fırsatta çıkabilmek için çabaladığını fakat her seferinde evden sorumlu abi tarafından “Sorumlu abin olmadan evden çıkman uygun olmaz” denilerek evden çıkarılmadığını, 08.07.2016 Cuma gününe kadar villada kaldığını, Cuma günü kendisinden sorumlu ... KOD isimli sivil imamın geldiğini, birlikte villadan çıkıp Kızılay semtine doğru araç ile seyir halinde iken, gitmek istediğini söylediğini, ... KOD isimli kişinin 3-5 gün daha asıl sorumlu gelinceye kadar orada kalması gerektiğini söylediğini, villada telefonla görüşmenin yasak olduğunu, bu nedenle Necatibey semti civarında eşi ve birliği ile telefonla görüştükten sonra tekrar Çayyolu semtindeki villaya döndüklerini, 09.07.2016 Cumartesi günü öğlen saatlerinde Çayyolu semtindeki evden sorumlu olan, ismini bilmediği, ... saçları arkadan at kuyruğu ile bağlanmış kişiye çocukları ile ilgili sıkıntı olduğunu, evden ayrılmak istediğini söyleyip onu ikna ederek diğerlerinden izin almadan evden ayrıldığını, zaten villada asıl çalışmayı yapanların başkaları olduğunu ve onların yokluğunda ... boşluk kapatılmak istendiği için kendisinin çağrılmış olduğunu, İzmir’e döndükten sonra, ... KOD isimli imamın kendisine Whatsapp üzerinden bir çok mesaj göndererek “Evden izinsiz ayrılmasının yanlış olduğunu, izinsiz ayrılmasının büyük sıkıntı oluşturduğunu, orada konuşulanların başka yerde konuşulmamasının hayati konu olduğunu” bildirdiğini, ayrıca birkaç dini ağırlıklı mesaj da göndererek kendisiyle irtibatını kesmediğini, darbe girişiminde bulunmak istemeyişinin de etkisi ile bu mesajların kendisini tedirgin ettiğini dile getirdiği,

Sanık ... ... mahkeme huzurunda doğruluğunu bir kez daha teyit ederek atıfta bulunduğu soruşturma aşamasında açık kimliği ile şüpheli sıfatıyla ve de ayrıca gizli tanık ŞAPKA kod adıyla verdiği 18.08.2016 tarihli ifadesinde;

Darbe planlarının yapıldığı Ankara’daki villa evde bulunduğu süre içerisinde TSK içerisinde darbeye ve örgüte destek vermeyeceği değerlendirilen generallerin listesinin de çalışılmakta olduğunu, orada bulunan FETÖ/PDY örgütünün sivil imamlarının görüşü alınarak hangi generallerin cemaate ve silahlı askeri darbeye karşı çıkabileceği tespiti cihetine gidildiğini, bu bağlamda 15 Temmuz askeri darbe kalkışması esnasında İzmir ilinde hangi generallerin alınacağı hususunun kendisinin villada bulunduğu 6-7-8-9 Temmuz 2016 günlerinde henüz tam olarak belirlenmemiş olduğunu, bu sebeple yapmış oldukları genel çalışmaların bu şekilde tamamlanmış olduğunu, ... KOD isimli sorumlusu olan örgüt mensubunun kendisine İzmir ili ile ilgili olarak darbeye karşı çıkabilecek ve bu nedenle anılacak generallerin listesini ve bunları almakla görevlendirilecek personelin listesini Whatsapp üzerinden göndereceğini söylediğini,

09.07.2016 Cumartesi günü villa evden ayrıldığını, kendisini villa evin sorumlusu olan ve yukarıda eşkalini verdiği şahsın eski tip Fiat marka bir araç ile Çayyolu Metrosuna yakın bir yere bıraktığını,

buradan önce metroyu sonra da dolmuşu kullanarak otogara geçtiğini ve İnegöl istikametine giden bir otobüse binerek karayolu ile İnegöl’e gittiğini, pazar günü de buradan ailesi ile birlikte şahsi aracında İzmir iline döndüğünü,

Pazartesi mesai olması sebebi ile görevine başladığını, rutin olarak mesaisine devam ederken 13.07.2016 günü saat 16.00 sıralarında ... KOD isimli imamın Whatsapp üzerinden kendisine mesaj göndererek İzmir ilinde darbeye karşı çıkabileceğinden dolayı alınarak alıkonulacak generallerin listesi ile bu generallerin alınmasında kimlerin görevlendirilebileceğinin yazılı olduğu listeyi bildirdiğini,

Alınacak generallerin yer aldığı bu listede;

-Korgeneral ...'ın İzmir Gümüldür Askeri Kampından derdest edileceğini,

-Tuğgeneral ...'ın Foça Jandarma Komando Okul Komutanlığından derdest edileceğini,

-Tümgeneral ... ...’’nın (Tuğgeneral ... ... da olabileceğini bunu tam olarak hatırlayamadığını) Marmaris Hisarönü Askeri Kampından derdest edileceğini,

-Jandarma Albay ... ...'in darbe girişimine ve sıkıyönetim komutanlığı emrine uymaması halinde onun da İl Jandarma Komutanlığından derdest edileceğinin belirtildiğini,

Bahsedilen bu generalleri derdest etmek için örgüt tarafından görevlendirilen TSK içerisindeki FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının ise;

-Kurmay Yarbay ... Eryılmaz, Yarbay sanık ..., Binbaşı sanık ... ..., Jandarma Binbaşı sanık ..., Jandarma Üsteğmen ... ..., Yüzbaşı ..., Üsteğmen ... ..., Teğmen ... ..., Rütbesini tam olarak hatırlayamadığı ... adlı şahıslar olduğunu, ... adlı kişinin isminin listede olup olmadığı konusunda da tereddüt içerisinde olduğunu belirtmiş, bu şahsın da listede adının olabileceği gibi olmayabileceğini beyan ettiği,

Sanık ... ... mahkeme huzurundaki savunmasında bu konu ile ilgili olarak;

Ayrı bir liste olarak gönderilen görevlendirilecekler listesinde Yarbay sanık ..., Binbaşı sanık ... ..., Binbaşı sanık ..., Yarbay sanık ..., ... ..., ..., ... ... ve ... ... isimleri ile birlikte 3-4 Astsubayın, 3-4 de Teğmen-Üsteğmenin isimlerinin olduğunu ancak bu astsubayların ve diğer subayların isimlerini hatırlayamadığını,

13.07.2016 Çarşamba günü saat 16.00 sıralarında Whatsapp programında gelen mesajlarda “Çiğli iptal, 15 Temmuz’a hazır olunacak, herkes haber beklesin” denildiğini, ayrıca alınacak generallerin isimlerinin yanında parantez içerisinde onları alacak askeri personelin de adının yazdığını,

Buna göre;

Yukarıda adı sayılan personelden sanık Binbaşı sanık ... ...’ın soyismini ... ya da ... olarak hatırladığı ... ...’yı,

Sanık Yarbay sanık ...’ın Korgeneral ...’ı,

Sanık Binbaşı sanık ...’ün ise hiyerarşik yapıya uymaması halinde İzmir İl Jandarma Alay Komutanı ... ...’i alacağının yazıldığını belirttiği,

11.07.2016 günü görevine başladığını, sorumlusu olan ... KOD isimli örgüt mensubundan 13.07.2016 günü aldığı Whatsapp mesajı ile 15 Temmuz 2016 günü askeri darbe olacağını net olarak öğrenmiş olduğunu, Ankara'da Darbe toplantısının yapıldığı üs olarak kullanılan villa evde İzmir'de darbeye ve cemaate karşı çıkabileceği değerlendirilen paşaları derdest edecek olan yukarıda saydığı kişilerin isimlerinin ... KOD isimli örgüt abisi tarafından Whatsapp adlı uygulama üzerinden kendisine bildirildiğini. Derdest edilecek paşaların Çiğli 2. Ana Jet Üssüne götürüleceği bildirilmişken daha sonra Çiğli 2. Ana Jet Üssüne götürülmeleri konusunun iptal olduğunu,

14.07.2016 günü Kurmay Yarbay sanık ...’ı ve Binbaşı sanık ...’ü telefon ile ayrı ayrı aradığını, konuşmaları gerektiğini kendilerine söylediğini, aynı gün öğlen saatlerinde Foça yol ayrımında Burger King isimli restorantta Yarbay sanık ..., onunla birlikte gelen Binbaşı sanık ... ... ve Binbaşı sanık ... ile buluştuklarını,

Buluşma yerine üç ayrı grup halinde, şahsi sivil araçlarıyla gelmiş olduklarını. Binbaşı sanık ...'ün arabasının Bordo renkli Steyşın Vagon tipinde bir araç olduğunu hatırladığını,

Bu buluşmada kendilerine sorumlusu olan ... KOD isimli örgüt mensubundan aldığı Whatsapp mesajını anlattığını, daha önce Ankara'daki villa evde ... KOD’dan aldığı Micro SD kart içerisindeki yeni Whatsapp programını kullanıcı adı ve şifreleri girmek suretiyle diğer arkadaşlarınında telefonlarına kurduklarını, daha sonrada Micro SD kartı kırdığını ve parçalayarak bulunduğu ortama attığını, bu programı diğerlerinin telefonuna kurmaktaki amaçlarının diğer örgüt mensupları ile daha sonra güvenli hat üzerinden haberleşmek olduğunu, burada Yarbay sanık ..., onunla birlikte gelen ile Binbaşı sanık ... isimli arkadaşlarına 15 Temmuz 2016 günü darbe olayının gerçekleşeceğini ayrıntılı olarak anlattığını, derdest edilecek paşaların isimlerini ve darbede görev alacak TSK mensubu örgüt mensuplarının isimlerini bu görüşmede onlarla paylaştığını, yine İzmir ilinde derdest edilecek paşalarla ilgili olarak hangi paşayı kimin ekibinin alacağını, ekip başının kim olacağını ... paşaya Yarbay sanık ...'ın, ... paşaya Yarbay sanık ...'ın, ... paşaya Binbaşı sanık ... ...'ın. ihtiyaç olması halinde Albay ... ...'e de Binbaşı sanık ...’ün görevlendirildiğini onlara anlattığını ve bu anlattığı şekilde oradakilere görevlendirme yaptığını ve yapılan bu görevlendirmede hep birlikte mutabık kaldıklarını,

Bu verilen isimler haricinde de gerektiği takdirde TSK içerisinde alışılmış olan emir komuta zinciri içerisinde başkaca görevlendirilecek diğer personellerden de faydalanılarak personelin kullanılabileceği konularını konuştuktan sonra ayrıldıklarını ifade ettiği,

b-) İtirafçı Sanık ...’ın (gizli tanık KUZGUN) Anlatımları:

Darbe Kalkışmasının yaşandığı tarihte Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanı olarak görev yapan eski Tuğamiral sanık ... da diğer itirafçı sanık ... ... gibi kalkışma öncesi Ankara’da planların yapıldığı toplantıların bir kısmında hazır bulunduğunu itiraf etmiş ve bu toplantıların tanık olduğu kısımlarının detaylarına ilişkin açıklamalarda bulunduğu,

İtirafçı sanık ... gerek soruşturma aşamasındaki ifadelerinde, gerekse kovuşturma aşamasında mahkeme huzurundaki savunmalarında önce FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü ile iltisakını anlattıktan sonra;

Darbe kalkışmasından önce ... Bayramı içinde Perşembe ya da Cuma günü olduğunu hatırladığı bir tarihte ... KOD (sanık ... ...) adlı şahsın tabletinde kurulu VİBER adlı mesajlaşma uygulaması aracılığıyla mesaj göndererek kendisini Ankara’ya çağırdığını, bu tabletin darbe kalkışması öncesinde ... KOD (sanık ... ...) tarafından kendisine verilmiş olduğunu ve tablete yüklü söz konusu mesajlaşma uygulamasını VPN ile kullanıyor olduğunu, bunun bağlantılarının tespit edilmemesi için bir tedbir olduğunu, telefonuna bylock yüklemediğini, böyle birşey hatırlamadığını, zaten iletişimlerini bu tablet ile sağladıklarını,

... KOD’un (sanık ... ...) kendisini Ankara’ya çağırırken herhangi bir sebep göstermediğini, Ankara’da oturan annesini de görme fırsatı bulabileceği için kendisinin de çağrılmasının gerekçesini sormadığını, akşam saat 18: 00 sularında Ankara’da olacak gibi uçakla Ankara’ya gittiğini, ... KOD ile Kızılay’da YKM önünde yaya olarak saat.18.30 sıralarında buluştuklarını, ... KOD ile göz göze geldiklerini, ... KOD’un işaretle kendisini takip etmesini istediğini, arkalı önlü yürüdüklerini, ... KOD’un park halindeki aracının başına geldiklerinde gri renkli Volkswagen Passat marka aracına binerek Çukurambar semtine gittiklerini, yolda giderken ... KOD’un kendisine tabletini geç açtığından dolayı “neden tabletini açmıyorsun diye sitem ettiğini, ayrıca izinde olduğunu Trabzon’dan geldiğini” söylediğini,

Çukurambar’da bir okulun önünde beklediklerini, ... KOD’un abi diye hitap ettiği üçüncü bir kişinin geldiğini, kod adını ... olarak hatırladığı bu kişi ile kendisinin de bir yada bir buçuk ... öncesinde İzmir’de tanışmış olduğunu, bu şahsın ... KOD’a "sen git ben sana haber veririm" dediğini, daha sonra gerçek ismini bilmediği bu şahsın aracına bindiklerini, yolda giderken ... KOD adlı bu şahsın kendisine “... hoşgeldin, bir çalışma yapıyoruz, sana soracaklarımız var" dediğini, kendisinin de "ne çalışması" diye sorduğunda "gidince öğrenirsin” diye cevap verdiğini, araçla 5-10 dakika gittikten sonra yolun sağ tarafında boş arazi çevresinde tel örgüler bulunan 3 katlı tripleks evlerin olduğu bir yerde durduklarını, girdikleri evin girişinde Etüd Merkezi veya Danışmanlık ibareleri yazılı bir tabela bulunduğunu,

Villaya gittiklerinde kendisi üst kata çıkıp kıyafetlerini değiştirerek aşağıya indiğinde Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Kurmay Başkanı Tuğamiral ...’ı gördüğünü, salonda 3-4 kişilik iki grubun daha ayrı ayrı kanepede oturuyor ve kendi aralarında konuşuyor olduklarını, üst katlardaki odalarda da çalışanlar olduğunu, kendisinin salondaki bir masaya oturduğunu, ...’ın kendisinin yanına gelerek karşısına oturduğunu ve kendisine; “bir darbe planı

üzerinde çalışıyoruz, darbe planını bitirdik ufak tefek ayrıntılar kaldı. 15 Temmuz veya 22 Temmuz’da darbe planını uygulamaya koyacağız, konu ile ilgili sana soracağımız birkaç konu var" dediğini, kendisinin de "Ne istiyorsunuz?" diye sorduğunu, onun da; İzmir Foça bölgesinde bulunabilecek amirallerin kimler olabileceğini sorduğunu ve bunların kendisi tarafından gözaltına alınarak Çiğli 2. Ana Jet Üssüne götürülüp teslim edilmesini istediğini, alınacak amiralleri Çiğli 2. Ana Jet Üssünde kime teslim edeceğini sorduğunda da “kapıya teslim edeceksin” dediğini, ... ve ... ... ... adlı amirallerin adının geçtiğini ancak o dönemde orada kimin bulunacağı önceden net olmadığından, o gün genel bir ifade ile Foça Bölgesinde bulunan amiraller diye dillendirildiğini, nitekim amiraller ... ve ... ... ... adlarının daha sonra tablet üzerinden ... KOD (sanık ... ...) tarafından da kendisine mesaj olarak iletilmiş olduğunu,

Yine ... amiralin adının da mesajla bildirildiğini, ...’ın kendisinden ayrıca Güney Deniz Saha Komutanı olan Koramiral ... ...'nun da gözaltına almasını istediğini, kendisinin “İzmir Narlıdere’de oturuyor, koruması var, emir subayı var, kolay olmaz, sorun çıkar” diyerek ... ...’un alınması görevini istemediğini, ...’ın kendisini buna ikna etmeye çalışarak “oranın emniyetini alırız, her türlü şeyi sağlarız, zaten Türkiye'yi ele geçireceğiz, ülke çapında her türlü güvenliği sağlayacağız, sen sadece kapıyı çalacaksın, buyrun efendim diyeceksin, o kadar” dediğini, bunun üzerine “Tüm Türkiye kontrol altına alınır ve hiç sorun çıkmazsa o zaman tamam, giderim kapıya, buyrun efendim gidiyoruz derim” dediğini,

Bunlardan başka kendisine yine Türk Telekom Bölge Müdürlüğü’nün güvenliğini alma görevinin de verildiğini“ biz sıkıyönetim ilan edeceğiz, Türkiye'yi tamamen ele geçireceğiz, saat 03.00'den sonra sokağa çıkma yasağı uygulayacağız, polis teşkilatı olsun, silahlı kuvvetler olsun, Türkiye'nin tamamı bizim kontrolümüzde olacağı için problem olmayacak, elinizi kolunuzu rahat rahat sallayarak gidersiniz, İzmir bölgesine girersiniz, senin ekibinin yanına vereceğimiz oradaki personelimiz ile gidersiniz, her şey kontrol altına alındıktan sonra onlar senin ekibinin emniyetini sağlar, biz de gerekeni içeride yaparız” dediklerini, ama kimlerle gidileceğinin, kimlerle irtibata geçileceğinin detaylarının konuşulmadığını,

Aynı gün orada villa evde sanık ... ...’ın da olduğunu, O ve ... konuşurken FOÇA Jandarma Komando Eğitim Merkezi Komutanı Tuğgeneral ...’ın da alınacağı konusunun geçtiğini, kendisi ...’ı tanıdığından bu konuşmayı kulak kabartarak dinlediğini, sanık ... ...’a “nasıl alacaksın onu almak o kadar kolay değil, özel yetişmiş adamlar olması lazım, özel birlik olması lazım” dediğini, sanık ... ...’ın da “şu an yurt dışında, dönüşünde hava alanında ya da evinden alırım, ben hallederim” diye karşılık verdiğini, o tarihte sanık ... ...’ı tanımıyor olduğunu, kim olduğunu sorduğuna da kendisinin ...’ın Kurmay Başkanı olduğunu söylediğini, o gün villa evde Tuğamiral ... ...’in de bulunduğunu, ... ile konuşurlarken onun da yanlarına geldiğini, bir süre daha üçü birlikte konuştuklarını, sonra ...’ın yanlarından kalktığını ve masanın bir başka köşesine oturduğunu, kendisinin de ... ... ile darbenin ne zaman gerçekleştirileceği, bunlardan nasıl ve ne zaman bilgilerinin olacağı konusunda sohbete koyulduğunu, darbe tarihi olarak

öncelikli olarak 15 Temmuz gününün düşünüldüğünü, “ama 15 Temmuz'da eksiklikleri tamamlayamazsak 22 Temmuza çekeceğiz” denildiğini, tam zamanının ise darbenin yapılacağı gün mesaj ile bildirileceğinin söylendiğini, darbe saatinin de gece saat 03.00 olarak belirlendiğini,

O sırada ...’ün de bu toplantının yapıldığı villa evde olduğunu, ... ile kendisinin bizzat konuşmadığını, fakat ... ve ...’ın darbe planı üzerine konuştukları sırada bu konuşmalara kulak misafiri olduğunu, ...’ın “darbe planının hemen hemen bitmek üzere olduğunu, bir kaç hususun eksik olduğunu, bunları tamamlamaya çalıştıklarını” söylediğini, ...’ün bu planı alıp ...’i kast ederek “Hoca efendiye Amerika’ya götüreyim, göstereyim” dediğini, ...’ın “aklımda birkaç tane soru var, bunları yazılı olarak hazırlayayım size vereyim” dediğini, ...’ün “planları yazılı olarak götürmeyeceğini” söylediğini, ... ve ... arasındaki konuşmalarda ayrıca Konseyin (Yurtta Sulh Konseyi) oluşturulması kapsamında kimlerin görevlendirileceğinin, kimlerin ne görev yapacağı hususlarının da geçtiğini, bu bağlamda ... ..., ... ..., ... ..., ... ...'nın da adlarının geçtiğini, bundan başka “devletin ve hükümetin elinde bir liste olduğu, listede yazılı subayların Şura'dan önce veya Şura'dan sonra emekliye ayrılacağı veya ordudan ilişiklerinin kesileceği, kendileri bu hareketi yapmaz ise, onların kendilerine karşı bu hareketi yapacakları” şeklinde beyanların da olduğunu,

Akşam namazı vakti geldiğinde ...’ün akşam namazını kıldırdığını, villa evdeki konuşmalardan kendisinden önce çağrılanlar olduğu gibi, kendisinden sonra da çağrılacaklar olduğunu anladığını, evden ... ... ve ... KOD adlı şahıs ile birlikte ayrıldıklarını, çıkmadan önce ... KOD adlı şahsa, “ben bu ... ...'nu alamayacağım, onunla ilgili ... KOD ile görüşmem lazım ben bunu yapamam” dediğini, onun da “tamam” ... KOD (sanık ... ...) ile konuşalım, bakalım” dediğini, çıktıktan sonra ... ...'in kendisini arabasıyla annesinin evine bıraktığını.

08.07.2016 günü saat15.00 sıralarında Ankara Etlik Lisesi önünde ... KOD (sanık ... ...) ile buluştuklarını, arabada ona “Bazı problemler var konuşmamız lazım dediğini” birlikte Çukurambar’da bulunan Pelit Pastanesi civarında lüks sayılabilecek 5-6 katlı bir apartmanın ikinci katındaki daireye gittiklerini, ... KOD adlı şahsın da oraya geldiğini, ev sahibinin de evde olduğunu, burada iken ... KOD adlı şahsın “Darbenin emir komuta zinciri içinde gerçekleştirileceğini, Cumhurbaşkanı ve Başbakan alınacağından Genelkurmay Başkanını ikna etmenin kolay olduğunu ve bunun bir problem teşkil etmeyeceğini, Genelkurmay Başkanının ikna edilmesi durumunda diğer kuvvet komutalarını da onun ikna edebileceğini, onlar yönünden de bir sıkıntı olmayacağını, Hava Kuvvetleri Komutanının ikna edilemeyeceğini, sıkıntı yaşanırsa onun yerinin farklı bir şekilde doldurulacağını, yerine örgüt mensuplarından birinin getirileceğini, (Bkz. Sanık ...’ın İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünde 08.08.2016 tarihinde gizli tanık KUZGUN kod adıyla ve ayrıca açık kimliği ile vermiş olduğu ifadesi) Genelkurmay Başkanının ve Kuvvet Komutanlarının darbe görevini kabul etmemeleri, ikna edilmemeleri durumunda onların derdest edilerek yerlerine yine kendilerinin gerekli şekilde atamaları yapacaklarını, Eski Hava Kuvvetleri Komutanı ... ...’ün Genelkurmay Başkanı yapılacağını, Genelkurmay Başkanı darbeyi kabul edip görevine devam etse bile altında Danışmalık tarzı bir konsey kurulacağını, bu konseyde Deniz Kuvvetleri Komutanlığını temsilen ...

Harmancık’ın yer alacağını, bu konseyde diğer kuvvet komutanlıklarından da üyelerin olacağını" söylediğini, burda yine ... ...’nun gözaltına alınması konusunu konuştuklarını, kendisinin ...’a ifade ettiği hususları tekrar ederek ... ...’nun alınması sırasında evini açmaması, hazır kıtayı çağırması durumunda kendilerine karşı cephe oluşabileceğini ve çatışma çıkabileceğini söylediğini,

Bunun üzerine tüm Türkiye kontrol altına alındıktan sonra gidip rahatlıkla alabileceğini ve bir sorun çıkmayacağını, ... ...’nu gözaltına almaya giderlerken kendisine bu işte uzman personele vereceklerini, kendisine bu işi yapacak ... bulacaklarını söylediklerini, kendisinin "kesinlikle yapamam" dediğini ve konuşma bitmeye müteakip oradan ayrıldıklarını,

... KOD’un kendisini Etlik’te annesinin evine bıraktığını, annesiyle biraz muhabbet ettikten sonra gece saat 00.30 gibi uçakla tekrar İzmir'e döndüğünü, döndükten sonra hatırladığı kadarıyla pazar ya da pazartesi günü ... KOD’un (sanık ... ...) ... ...'nun derdest edilmesi konusunu netleştirmek için kendisini evine çağırdığını, saat 19.00 gibi oraya gittiğini, ... KOD’un (sanık ... ...) evindeyken sanık ... ...'nın da geleceğini söylediğini, kendisinin sanık ... ...'yı amiral olarak tanıdığını, ancak FETÖ/PDY iltisakını bilmediğini, kimsenin de daha önce kendisine bu konuda bir şey söylemediğini, ... KOD’un (sanık ... ...) evine gelince bunu anladığını, bu arada ... KOD’un evine geliş gidişlerinde eşi sanık ... ...’i kesinlikle görmediğini, onunla ilgili bir bilgisinin de olmadığını, sanık ... ... gelince, ... KOD’un ona “Türk Silahlı Kuvvetleri bir faaliyet gerçekleştirecek, sıkıyönetimle Türkiye'yi ele geçirecek, buna müteakip sana da düşecek görevler olacak” dediğini ve sonra ... ... konusunu anlattığını, sanık ... ...’nın “Hayır ben kesinlikle yapmam, yüz yüze baktığım şahsın kesinlikle gidip de kapısını çalmam, onun eşi eşime kızım diye hitap ediyor” dediğini, her ikisinin eşinin de kanser tedavisi gördüğünü, birbirlerini çok iyi anladıklarını, o şekilde kardeş gibi olduklarını bu sebeple kesinlikle o işe girmeyeceği yolunda şeyler söylediğini, ... KOD’un bu konuyu ... KOD’a bir sorayım dediğini ve o akşam ... ...’nun alınması konusunun ortada kaldığını, daha sonra ... KOD’un ertesi gün sabah tablet üzerinden kendisine mesaj gönderdiğini, kendileri gittikten sonra ... KOD’a konuyu sorduğunu söylediğini ve Ankara'da bu işi çözebiliriz, Ankara’ya gidelim dediğini, Çim-Mar adlı marketin önünde buluştuklarını, buluşma yerine ... ...’nın da gelmiş olduğunu, ... KOD’un (sanık ... ...) orada bulunan beyaz ya da gri renkli bir aracı göstererek siz bununla gideceksiniz, ben başka araç ile geleceğim dediğini, ... ...’nın kullandığı bu araç ile Ankara’ya gittiklerini, (Bkz. Ayrıca sanık ... ...’nın mahkeme huzurunda vermiş olduğu 22/02/2017 tarihli ifadesi. Sanık ... ... bu ifadesinde ... Ankara’ya gitmek için buluştuklarında ... KOD’un (sanık ... ...) iki araç getirdiğini, sanık ... ile kendisinin bu araçlardan birine binerek Ankara’ya gittiklerini ifade etmiştir)

Yolda Afyonkarahisar’da Shell Akaryakıt istasyonunda mola verip akaryakıt aldıklarını, direksiyona kendisinin geçtiğini ve Ankara’ya kadar kendisinin kullandığını, Ankara’ya vardıklarında gece 23.00-23.30 sularında bir hafta önceden gittikleri eve gittiklerini, bu evde ev sahibi ile daha önceki beyanlarında geçen ... KOD adlı kişinin, bundan başka yine gerçek ismini bilmediği Deniz Harp Okulunda kendisi ile irtibatlı olan kod ismi yine ... olan kişinin

bulunduklarını, ... KOD (sanık ... ...), Sanık ... ... ve kendisi ile beraber evde 6 kişi olduklarını, burada yine darbe planlarının konuşulduğunu, ... ...’nın kendisinden istenen görevi yapmayacağını söylediğini, bunun üzerini bu görevi yine kendisine vermek istediklerini, bu konuşmalar sırasında kendilerinin amaçlarının kan dökmek olmadığını, personele zarar gelmesini istemediklerini, Güney Deniz Saha Komutanlığında güvenlik için görevlendirilmiş personel ile çatışma çıkabileceğini söyleyerek görevi kendisinin de kabul etmediğini, bunun üzerine ... KOD adlı şahsın faaliyetin saat 03.00'ten sonra gerçekleştirileceğini, Güney Deniz Saha Komutanlığı Karargah Destek komutanlığında güvenlikten sorumlu Güvenlik Bölük Komutanlığı personelinden takım komutanı subay-astsubay personelin kendisine yardımcı olacaklarını, hatta gerekirse güvenlik kamera odasındaki görevlilerin nöbet değişimlerinin sağlanabileceğini söylediğini, kendisinin de yapmam deyince konunun ortada kaldığını, evde bir saat kadar kaldıklarını ve daha sonrasında ayrıldıklarını, tekrar İzmir’e yola çıktıklarını, arabayı ... ...’nın kullandığını, kendisinin uyuduğunu, yolda aralarında hiçbir konuşma geçmediğini, İzmir’e vardıklarında Bayraklı’da ... KOD (sanık ... ...) ile buluştuklarını, direksiyona ... KOD’un geçtiğini önce birlikte ... ...’yı bıraktıklarını, sonra da ... KOD’un kendisini Foça’ya bıraktığını, Ankara’da iken kendisine bölgesinde gerçekleştirilecek operasyonları kimler ile gerçekleştirileceğine ilişkin bir liste verildiğini, daha doğrusu bu listeyi bilgisayarlarından çıkartarak kendisine yazdırdıklarını, böylece adları verilen sanıkların ..., ..., ..., ..., ... ve ... olduğunu, listede bu kişilerin olduğundan emin olduğunu, ancak darbe kalkışmasının yaşandığı tarihte müşteki amirallerin enterne edilme olayına iştirak eden ..., ... ve ...’in adlarının bu listede olup olmadığından emin olmadığını, emniyetteki ifadesi sırasında bu isimlerin de kendisine sorulduğunu, fakat bu isimleri hatırlamadığını, ...’in de tayini çıkan bir personel olduğunu, darbe kalkışması gecesinde toplanmalarına kılıf olarak düzenlediği tayinci personele veda yemeğine ...’in de katılmış olması nedeniyle onun da isminin bu listede olmuş olabileceğini düşündüğünü, Ankara’da listedeki isimler kendisine verilirken “bunlar bizden” denildiğini, ayrıca görevle ilgili olarak kendilerine bizzat abileri aracılığıyla bilgi vereceğiz denildiğini, darbe kalkışmasının yaşandığı günden önceki pazartesi günü söz konusu listeyi Kurmay Başkanı olan Albay ...’a verdiğini, darbe kalkışmasının yaşandığı 15 Temmuz günü sanık ...’dan listede adları yazılı kimsenin ayrılmamasını istediğini, aynı gün ... KOD’un (sanık ... ...) isteği üzerine o, kendisi, ..., ... ile buluştuklarını, ... KOD’un ...'a ve ...’e sıkıyönetim ilan edileceğini anlatarak müşteki amirallerin alınması ile ilgili görevi bizzat aktardığını..." belirttiği,

2-)İZMİR ÇİĞLİ 2.ANA JET ÜS KOMUTANLIĞINDA MEYDANA GELEN OLAYLAR:

Muğla 2.ACM'nin 04/10/2017 tarih, 2016/277 esas, 2017/253 karar sayılı ilamı ile bu ilamın temyiz incelemesine ilişkin Yargıtay 16.CD'nin 22/03/2019 tarih ve 2018/7103 esas, 2019/1953 karar sayılı ilamı, tefrik öncesi süreçte iş bu dosyada verilen İzmir 2. ACM'nin 21/05/2018 tarih ve 2016/203 esas, 2018/178 karar sayılı ilamı ve eki delilleri ile tüm dosya kapsamında toplanan delillerden anlaşılacağı üzere;

İzmir İli, Çiğli İlçesinde Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı Çiğli 2.Ana Jet Üs Komutanlığının bulunduğu, bu üssün pilot adaylarının eğitimlerinde kullanılan bir üs olduğu, Üssün, biri kendi içinde diğeri ise kuş uçuşu 3-5 km mesafe yakınında bulunan Kalkıç mevkiindeki Kalkıç Hava Meydanı olmak üzere iki ayrı hava meydanını barındırdığı,

Kalkıç Hava Meydanı askeri organizasyonda Kalkıç Hava Meydan Komutanlığı olarak geçse de, Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığına bağlı olduğu ve arama kurtarma ve personel nakil uçuşlarının bu meydandan kalkan uçaklarla icra edildiği,

Darbe kalkışmasının yaşandığı tarihte Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanının Tümgeneral ... olduğu, (Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanı Tümgeneral ... darbe kalkışmasının yaşandığı sırada Ankara’da Akıncı Üssün’dedir ve hakkında Darbe kalkışmasına iştirak ettiği suçlamasıyla kamu davası açılmıştır.)

Suç tarihinde Üs komutanı ...' un eşinin sözde sağlık rahatsızlığını gerekçe göstererek ve emir astsubayı sanık ...’a kendisini soran olur ise İzmir’de şehir içinde olduğunu söylemesini tembihleyerek Hava Kuvvetlerine ait CASA model bir uçak ile sabah saatlerinde Ankara’ya uçtuğu ve üs komutanlığına vekalet etme görevini Harekat ve Eğitim Komutanı Kurmay Albay sanık ... ... ‘a bıraktığı,

-Çiğli 2.Ana Jet Üssü FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü üyelerince 15 Temmuz darbe kalkışması ile ilgili planlarda Ankara Akıncı Üssünden sonra önemli ikinci bir merkez olarak düşünüldüğü, itirafçı sanık ... ...’ın Ankara’daki villa evde yapılan darbe planlarında Çiğli 2.Ana Jet Üssünün FETÖ/PDY örgüt üyesi olmayan ve darbeye karşı çıkacağı değerlendirilen general ve amirallerin tutulacağı yer olarak öngörüldüğü yolundaki beyanlarının bu hususu ortaya koyduğu,

Nitekim Cumhurbaşkanı'na karşı gerçekleştirilen suikast girişimi içerisinde yer alan ve haklarındaki yargılama Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesince yerine getirilen Muharebe Arama Kurtarma (MAK), Su Altı Taarruz (SAT) ve Özel Kuvvetler Komutanlığı (ÖKK) personelinden oluşan suikast timinin Cumhurbaşkanı’nın bulunduğu Marmaris’e gitmeden hemen önce Çiğli 2.Ana Jet Üssünü toplanma yeri olarak kullandıkları,

Bundan başka darbe kalkışmasının başladığı saatlerde Foça Amfibi Üs Komutanlığı Deve Boynu Sosyal Tesislerinde bulunan müştekiler Tümamiral ... ile Tümamiral ... ... ...'ın enterne edilerek Çiğli 2.Ana Jet Üssü içerisinde bulunan Palaz Misafirhanesine getirildiği, burada gözaltında tutulduğu ve 16/07/2016 sabah saatlerinde helikopterle Ankara’ya Akıncı Üssüne götürülmek istenildiği,

Önceden alındığı aşikar olunan kararlar ve yapılmış planlar doğrultusunda;

-Çiğli 2.Ana Jet Üs Komutanlığı içesinde konuşlu MAK Okul Komutanı Binbaşı ...'in 08/07/2016 tarihinde Ankara’da Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi suikast davası sanıklarından MÜHAYM (Müşterek Hedef Analiz Yönetim Merkezi) komutanı sanık Tuğgeneral ... ile buluşarak darbe kalkışması ve Cumhurbaşkanı’na karşı gerçekleştirilecek suikast girişimi ile ilgili görüşme gerçekleştirdiği, (Bkz. Muğla suikast davası sanıklarından binbaşı sanık ...'in Muğla TEM Şube Müdürlüğünde alınan ifadesi)

-MAK Okul Komutanı Binbaşı ...' in Muğla suikast davası sanığı Tuğgereral ... ile görüşmesi sonrasında İzmir'e döndüğü Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığı Harekat Eğitim Komutanı Albay sanık ... ve Üs Astsubayı sanık ... ile suikast girişimine katılacak MAK Okul Komutanlığı Personelini bilgilendirerek, suikastin Çiğli 2.Ana Jet Üssü bacağındaki hazırlıklarına başladığı, (Bkz. Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/277 Esas 2017/253 Karar sayılı dosyası gerekçeli kararı)

-Albay sanık ... 11/07/2016 tarihinde Pilot Adayı Subay Filo Komutanı Binbaşı sanık ... ...’a pilot adaylarının kaldığı misafirhane ile ilgili bir takım kontrol ve düzenlemeleri yapma konusunda emir verdiği, 13/07/2016 tarihinde Binbaşı sanık ... ...' ın da misafirhanenin 2.katın boşlatılmasıı, burada kimsenin barındırılmaması, halihazırda o katta kalmakta olan 5 pilot adayının da başka yerlere kaydırılması ve de ayrıca odalara girip çıkarak kapı kollarını kontrol ederek bozuk olanların kilitlerinin değiştirilmesi ve anahtarlarının da kapı üzerinde bulundurulması emrini verdiği, (Bkz. Binbaşı tanık ...’ın 14/09/2017 tarihli oturumdaki ifadesi, Üstçavuş tanık ... ...’un 13/092017 tarihli oturumdaki ifadesi)

-Cumhurbaşkanına karşı gerçekleştirilen suikast girişimi içerisinde yer alan, Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi suikast davası sanıklarından olan ve Çiğli 2.Ana Jet Üs Komutanlığı içesinde konuşlu MAK Okul Komutanlığı Personeli ..., ... ..., ... Ve ... ...' in 14/07/2016 günü uzmanlık alanı demir kapı ve pencere açma EOD (Explosive Ordnance Disposal/Patlayıcı Mühimmat İmha) olan MAK kursiyerinin birinden suikast girişimi sırasında karşılaşacakları çelik kapıları açmak için Flexsible Patlayıcı konusunda teorik bilgi aldıkları,

-Darbe kalkışmasının planlayıcıları arasında bulunan ve Cumhurbaşkanına karşı gerçekleştirilen suikast timinin başında olan MÜHAYM (Müşterek Hedef Analiz Yönetim Merkezi) komutanı sanık Tuğgeneral ...'in 15/07/2016 tarihinde hava yoluyla Çiğli 2. Ana Jet Üssü'ne geldiği, üs komutanlığına vekalet eden Harekat Eğitim Komutanı sanık Albay ...'ın makam odasında sanıklar ..., ... Ve ... ile görüştüğü, hazırlıkların değerlendirildiği, Çiğli 2.Ana Jet Üs Komutanlığı içesinde bulunan MAK Okul Komutanlığına bağlı depolarda bulunan silah, mühimmat ve teçhizat sayımı ve kontrolünün yapıldığı,

Muğla suikast davası sanığı ... 15.7.2016 tarihinde Akıncı Üssü ile TAFICS hattı (Türk Silâhlı Kuvvetleri Entegre Muhabere Sistemi) üzerinden yaptığı görüşmelerin bir kısmını sanık ...'ın odasında gerçekleştirdiği, emir astsubayı olan ...' nın da bir gün önce aldığı emirle MÜHAYM bünyesinde bulunan 34 ... plaka sayılı kiralık sivil araçlardan biri ile Ankara ilinden önce İzmir’e, akabinde anlaştıkları gibi ... ile buluşmak üzere saat 15.40'da Çiğli 2. Ana Jet Üssü’ne geldiği,

-Çiğli 2.Ana Jet Üs Komutanlığı içesinde bulunan MAK Okul Komutanlığı Personeli ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ... ... ..., ... ..., ..., ... ..., ..., ... ... Ve ...' ın 15/07/2016 tarihinde üsse gelen suikast ekibi ile işbirliği yapıp onlara katıldığı,

-Cumhurbaşkanı’na suikast girişiminde yer alacak olan ÖKK ve SAT personeli Muğla suikast davası sanıklarından Albay ...’in koordinasyonunda İstanbul Atatürk Havalimanı Askeri Portunda hazır edildiği,

Ankara Kara Havacılık Okul Komutanı olarak görev yapan sanık Tuğgeneral ...' un İzmir 3. Kara Havacılık Alay Komutanı olarak görev yapan sanık ... ...'yı arayarak suikasta katılacak ÖKK ve SAT personelini İzmir Çiğli 2. Ana Jet Üssü'ne getirerek eyleme iştirak edecek ÖKK, SAT ve MAK personelini taşıyacak olan helikopterlerin ve uçuş personelinin organizasyonu için hazırlık yapılmasını istediği,

Muğla Suikast davası sanığı Albay ... ...' nın da İzmir 3. Kara Havacılık Alay Komutanlığı görevini kısa süre öncesinde kendisinden devraldığı selefi Albay sanık ... ve eyleme katılacak uçuş personelinin hazırlıklarını tamamlayarak uçuşa katılmalarını sağladığı,

-Cumhurbaşkanı’na karşı gerçekleştirilen suikastta görev almak üzere 15 Temmuz gecesi İzmir 3. Kara Havacılık Alay Komutanlığı emrinde bulunan ve buradan havalanan üç adet Cougar tipi helikopter ve 1 adet SAR (Arama Kurtarma) helikopterinin saat 22: 00-22: 30 aralığında Çiğli 2. Ana Jet Üssüne indiği,

İstanbul 4. Kara Havacılık Alay Komutanlığı emrinde bulunan Özel Kuvvetler ve SAT personelinden oluşan timi taşıyan bir adet Skorksy tipi helikopterin ise yaklaşık olarak saat 21: 45 sularında Atatürk Hava limanı askeri apronundan havalandığı ve saat 23: 00 sularında Çiğli 2. Ana Jet Üssüne indiği,

Helikopterler inmeden daha önceki bir zaman diliminde 125. Filo Komutanı Pilot Yarbay sanık ... ...' nın Üs Akaryakıt Hizmetler Takım Komutanlığı nöbetçi personeline Harekat ve Eğitim Komutanı Albay sanık ...'ın gelecek bu helikopterlere yakıt ikmali için tedarikli olunması ve hazırlık yapılması yolundaki emrini ilettiği ve bu emir doğrultusunda suikast timini taşıyan helikopterlere yakıt ikmali yapıldığı,

Albay sanık ... Genel Kurmay Başkanlığı tarafından hava sahasının uçuşa kapatıldığı yolundaki emrine rağmen Çiğli 2.Ana Jet Üssü kule personeline helikopterlerin Çiğli 2. Ana Jet Üssüne inişine izin verilmesini emrettiği,

-3.Kara Havacılık Alay Komutanlığı emrinde bulunan helikopterlerin Çiğli 2. Ana Jet Üssüne gitmek üzere havalanmalarından önce Muğla Suikast Davası sanığı 3.Kara Havacılık Alay eski komutanı Albay ... ...' nın diğer pilotlara "Kimseyle temas kurmayacaksınız, transponder DT-500 cihazlarını kapatacaksınız, sadece 132.00 VHF kanalından benimle irtibat kuracaksınız" diyerek helikopterlerin tanınmasını ve takibini sağlayacak sistemlerin kapatılmasını ve uçuş sırasında alçak uçuş yapılması talimatını verdiği,

-Cumhurbaşkanına karşı gerçekleştirilen suikast timinin Çiğli 2. Ana Jet Üssü içerisinde bulunan MAK Okul Komutanlığı depolarında ve üs cephaneliğinde bulunan silâh, kask, çelik yelek, gece görüş dürbünü vb malzemeler ile teçhizatlandığı,

Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanı ...'un emir astsubayı sanık ...' ın suikast timinin hazırlıklarını gerçekleştirdiği MAK Okul Komutanlığı depolarının bulunduğu yerde iken Ege Ordu Komutanının Emir Astsubayı tarafından arandığı ve Ege Ordu Komutanı ... ile görüştüğü, Ege Ordu Komutanı ... Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanı Tümgeneral ...'un nerede olduğunu sorduğu ve üs içindeki hareketlilik konusunda bilgi almak istediği, ancak sanık ... Üs Komutanının Ankara'da bulunduğu bilgisini kendisine aktarmadığı, buna karşın telefona gelen helikopter seslerini merak eden Ege Ordu Komutanına an itibariyle orada 6 adet helikopter bulunduğu bilgisini verdiği,

-Çiğli 2. Ana Jet Üssünde toplanan suikast timinin MAK Okul Komutanlığına ait depolarda teçhizatlanmasını müteakiben Muğla suikast davası sanığı ...' in orada bulunanları toplayarak icra edilecek operasyonla ilgili bilgilendirme yaptığı,

Suikast timi MAK Okul Komutanlığına ait depoların bulunduğu yerde silahlarıyla motivasyonlarını arttırmak için bir çok el ateş açtığı ve silah sesleri üs içerisinde birçok yerde yankılanarak duyulduğu,
- Çiğli 2. Ana Jet Üssüne inmiş olan helikopterlerin üst rütbeli personelin bir arada, diğer pilotlar ile teknisyenlerin ise ayrı yerlerde beklemeye başladığı ve kendi aralarında sohbet ettikleri, bu bekleme esnasında sanık Albay ... ...' nın “şu an tarihe tanıklık ediyorsunuz” sanık Albay ...' in ise "Biz yarın ya ... olacağız ya vatan haini olacağız" şeklinde sözler söylediği,

Cumhurbaşkanına karşı gerçekleştirilen suikast timinin Çiğli 2. Ana Jet Üssündeki hazırlıkları sırasında Muğla suikast davası sanıklarından olan sanık Astsubay ... yaptığı bir telefon konuşması sırasında “1 numaranın yerinin tespit edildiği, bulunduğu” yolunda ifadeler kullandığı ve telefonu ekibin başında bulunan Muğla Suikast davası sanığı Tuğgeneral ...'e verdiği, yapılan bu görüşme neticesinde Cumhurbaşkanının kaldığı yerin belirlendiği, sanık ...' in ayrıca burada bulunan personeli toplayarak brifing mahiyetinde bir konuşma yaptığı, TSK’nın Sıkıyönetim ilan ederek ülke genelinde yönetime el koyduğunu, Genelkurmay Başkanının emir ve direktifleri doğrultusunda hareket edilmekte olduğunu açıklayarak, Marmaris ilçesinde Cumhurbaşkanı'nın kaldığı düşünülen Okluk Koyu'na ait hava fotoğrafları (Muğla Adliyesi adli emanetin 2016/916 sırasında kayıtlı) üzerinden gerçekleştirilecek eylemin yer ve arazi koşulları hakkında bilgilendirme yaptığı, ayrıca yapılacak faaliyetin vatan için devlet için yapılacağı, devletin bekasının söz konusu olduğu şeklinde hamasi ifadeler kullandığı,

-Suikast timinin henüz Çiğli 2. Ana Jet Üssünde bulunduğu sırada Harekat ve Eğitim Komutanı Kurmay Albay sanık ...' ın helikopterlerin bekleme yaptıkları yere gelerek Akıncı Davası sanığı Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanı Tümgeneral ...'un Ege Ordu Komutanlığı Karargahından bir paket getirilmesi şeklindeki görev emrini Muğla Suikast Davası sanığı Albay ... ... ve Albay ...'e aktardığı,

Sanık ... ...'nın bu emir üzerine saat 23: 45 sularında Ege Ordu'ya gidilerek bir paket alınması şeklindeki emri 3. Kara Havacılık Alayı helikopteri pilotu Yarbay tanık ... ve ekibine verdiği, Gaziemir'den Çiğli üssüne helikopterle gelen pilotlardan tanık ...'ün üste yaşananlardan, ailesinden kendisine gelen telefonlardan ve telefonuyla girdiği internetten elde ettiği

bilgilerden kanunsuz bir faaliyet icra edileceğine kanaat getirmesi üzerine ikinci pilotu olan tanık ... ile birlikte uçuşa katılmamayı kararlaştırdıkları, bu karar uyarınca helikopteri normal dışı çalıştırarak arızalandırdıkları, bunun üzerine sanık ... ...'nın aynı emri sanık ... ...'yi yanına çağırarak onun ekibine verdiği, paket tabirinin burada da kullanıldığı,
Sanık ...'ın paket tabirinin kullanıldığı emir üzerine derhal harekete geçerek, 1. pilot kendisi ve 2. pilot sanık üsteğmen ...'ın birlikte kullandıkları, teknisyenliğini astsubay sanık ...'ın yaptığı AS 532 Cooger tipi, 10506 kuyruk numaralı SAR (Arama kurtarma) helikopteri ile Çiğli'den saat 00: 00 sularında kalkıp, yaklaşık on dakika sonra saat 00: 10 sularında Ege Ordu Komutanlığı'na indiği,

Bu helikopterin iniş yaptığı esnada aynı amaçla oraya daha önce gönderilen Kalkıç Hava Meydan Komutanlığında görev yapan yüzbaşı sanık ...'un 1. pilotluğunu, sanık ...'nın teknisyenliğini yaptığı Hava Kuvvetlerine ait Cougar tipi helikopterin herhangi bir personel ya da paket almadan pistten kalkış yaptığı,

Ege Ordu Komutanı Orgeneral ...'in, helikopterlerin geliş sebebinin sorulması ve derhal Ege Ordu'dan ayrılmaları emri üzerine kışla nöbetçi amiri bakım binbaşı tanık ... ...'in helikopter pistine giderek piste iniş yapan bu ikinci helikopterin uçuş teknisyeni astsubay sanık ... ile görüştüğü, yanlarına Ege Ordu komutanının emriyle geldiğini, kendilerinden geliş sebebinden Ege Ordu Komutanının haberinin olmadığını belirtip, ne için geldiklerini sorduğunda, sanık ...'ın paket ya da personel almaya geldiklerini ifade ettiği, Binbaşı tanık ... ...'in kendilerini kimin gönderdiğini sorması üzerine de “söyleyemem” diye cevap verdiği, Binbaşı tanık ... ...'in derhal oradan ayrılmalarını söyleyerek pilotlarla irtibat kurmadan helikopter pistinden ayrıldığı,

Tanık ...'ın pistten ayrıldığı sırada, Ege Ordu istihbarat başkanı albay tanık ... ...' nun gönderdiği üsteğmen sanık ...'ın piste gelerek uçuş teknisyeni astsubay sanık ...'a niçin geldiklerini ve kendilerini kimin gönderdiğini sorduğu ve aynı cevapları aldığı, Üsteğmen sanık ...'ın bu kez kulaklık ve mikrofon takarak pilot sanık ... ... ile görüştüğü, Ege Ordu İstihbarat Başkanının emri ile oradan kalkmaları gerektiğini ilettiği, sanık ... ...'nin kendilerine orada beklemeleri emri verildiğini ifade ettiği, ne var ki Üsteğmen sanık ...'ın pistten ayrılmasını müteakiben bu ikinci helikopterin de Ege Ordusu Kışlasından herhangi bir paket veya personel almadan saat 00: 25 sularında kalkış yaptığı, akabinde tekrar saat 00: 39 sularında Çiğli üssüne indikleri,

Müteakiben sanık ... ...' nın ordaki tüm 1. Pilotları yanına çağırarak o akşam yapılacak görevle ilgili koordinatları vermiş ve ... ...’den boş bir halde 4. helikopter olarak kendi helikopterini takip etmesini istediği, helikopterler motor çalıştırmaya başlayarak piste sıralanmışken sanık ... ...' nın telsizle uçuşun iptal olduğunu, ancak Ankara’ya Akıncı Üssüne gidilebileceğini anons ettiği, fakat bir süre sonra yine telsizle Marmaris’e uçulacağını bildirdiği,

2.pilot olan sanık ...'ın uçuş için hazırlık amacıyla çalışan sağ ve sol motorları susturması ve açıkça darbe kalkışmasına dair haberlerden bahsederek uçmak istemediğini söylemesi üzerine, 1.pilot sanık ... ...' nin "emir var uçmuyor musun" diyerek onu uçuşa zorladığı, teknisyen

sanık ...'a "şahitsin, uçmak istemiyor" diyerek sanık ...'ın ... karşı geldiğini tespit edip daha rapor edeceğini ima ederek, onu uçuşa zorlama çabasını artırdığı, sanık ... ...'nin, sanık ...'ın helikopterden inmesi üzerine durumu darbe kalkışmasının içinde olduğu aşikar olan ve orada diğer helikopter içinde bekleyen sanık ... ...'ya telsiz ile aktardığı, sanık ... ...'nın, arızalandığını sandığı helikopterin 1.pilotu tanık ...'ü çağırtıp onunla uçuşa katılmasını emretmesi üzerine sanık ...'ın hala emirlere uyma iradesi içinde, teknisyen sanık ...'i uçuşa katılması için tanık ...'in yanına gönderdiği, tanık ...'in kabul etmemesi üzerine sanığın elinde olmayan sebeplerle Mamaris'e giden suikast ekibiyle birlikte uçuşa katılamadığı, ikinci pilot sanık ...'ın uçuşu engellemesi üzerine elinde olmayan sebeplerle emri yerine getiremediği, onların saat 02: 15 sularında havalanmasını müteakip saat 02: 39 sularında buradan kalkış yaparak saat 02: 53'te kendi birliği olan Gaziemir 3.Kara Havacılık Alayına iniş yaptıkları,

15.07.2016 günü üs içerisinde Deve Boynu sosyal tesislerinde tatil yapmakta olan müştekiler Tümamiral ... ile Tümamiral ... ... ...' ın, Foça Amfibi Deniz Piyade Tugay personeli olan bir grup asker şahıs tarafından Tugay Komutanı olan sanık Tuğamiral ...’ın emri ile saat 22.50 sıralarında enterne edilerek Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığına götürüldüğü ve burada gözaltında tutuldukları, (Foça Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığında ve adı geçen müştekilerin alındığı Foça Deniz Üssü içerisinde yer alan Deveboynu Kampında meydana gelen olaylara ve ayrıntılarına aşağıda ayrıca değinilecektir)

-Amiralleri enterne eden Foça Amfibi Deniz Piyade Tugay personeli henüz gelmeden Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığına vekalet eden Albay sanık ...' ın bizzat üs nizamiye bölgesindeki personele özel kuvvetler tarafından üsse “İKİ PAKET” getirileceği ve bunların bekletilmeden üsse alınması gerektiği emrini verdiği, personele Üs Komutanının an itibariyle Çiğli'de olmadığını, Üssü kendisinin komuta ettiğini, emirleri kendisinden alacaklarını, söyleyerek “birilerinin bu düzene dur demesi gerekiyordu, şuan yapılan o, bizler size inandık, sizlerde bize inanın, polis dahil nizamiyeden hiç kimse girmeyecek” şeklinde telkin ve moral takviyede bulunduğu,

- Foça Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanı olan sanık Tuğamiral ...' ın müşteki amiralleri enterne edecek personele amiralleri Çiğli 2. Ana Jet Üssüne “YURTTA SULH” parolası ile teslim edeceklerini bildirdiği, müşteki amiralleri enterne eden Amfibi Deniz Piyade personeli sanıklar, Çiğli 2. Ana Jet Üssü nizamiye bölgesine geldiklerinde (saat 23: 40: 05) personelin parolayı bilmemesi nedeniyle kısa bir bekleyişten ve telefon trafiğinden sonra içeriye alındıkları,

Nizamiye bölgesinden geçen Amfibi Deniz Piyade personeli sanık Üs Güvenlik Taburu personelinin eskortu eşliğinde Çiğli 2. Ana Jet Üssü içerisinde bulunan Palaz Misafirhanesine giderek enterne edilen amiralleri teslim alacak personeli beklemeye başladıkları, müşteki amiraller arabadan indirildikleri andan itibaren orada bulunanlara serzenişte bulunarak bağırmaya başladıkları, “Siz eşkiya mısınız? ” diye çıkıştıkları, kendilerinin tümamiral olduklarını söyleyerek, üs komutanı ...’un nerede olduğunu sordukları ve muhataplarının ancak üs komutanı olabileceğini söyleyerek onun gelmesini ve oraya niçin getirildikleri konusunda izah istedikleri,

-Enterne edilen amirallerin Amfibi Deniz Piyade personeli sanıklar tarafından Çiğli 2. Ana Jet Üssü içerisinde bulunan Palaz Misafirhanesine getirildikleri sırada Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığına

vekalet eden Harekat ve Eğitim Komutanı Albay sanık ...’ın emriyle üsse çağrılan Değerlendirme ve Denetleme Başkanı Pilot Yarbay sanık ..., 122. Filo Komutanı Pilot Binbaşı sanık ..., Pilot Adayı Subay Filo Komutanı Binbaşı sanık ... ..., 121. Filo Komutanı Pilot Binbaşı sanık ..., o tarih itibari ile ABD Teksas eyaletinde NATO'ya bağlı uçuş okuluna yurtdışı göreve atanmış bulunan Pilot Binbaşı sanık ..., Simülatör Filo komutanı Pilot Binbaşı sanık ... ..., 123. Başlangıç Uçuş Eğitim Filo Komutanı Pilot Binbaşı sanık ...' in Albay sanık ...’ın makam odasında bulundukları, sanık Albay ... enterne edilen amirallerin üsse getirildikleri haberi üzerine yanındaki filo komutanlarına Palaz misafirhanesine getirilen iki amirali gerekirse zor kullanarak derdest etmeleri emrini verdiği ve filo komutanlarından Pilot Yarbay sanık ..., Pilot Binbaşı sanık ..., Pilot Binbaşı sanık ... ..., Pilot Binbaşı tanık ... ile Pilot Binbaşı sanık ...'ı amirallerin alıkonulacağı Palaz Misafirhanesine sevk ettiği,

Pilot Binbaşı tanık ...’ın mahkeme huzurundaki ifadesinde; “... Albay sanık ...'ın iki tane generalin misafirhaneye geleceğini gidin onları zapt edin, gerekirse zor kullanın tutun, kelepçe takın, muhafaza altına alın diye emir verdiğini, ayrıca silahlarınızı doldurun dediğini, odada bulunan Filo Komutanlarının ortaya konulan bir mermi kutusundan şarjörlerine mermi bastıklarını, Pilot Binbaşı ... ile ...'in bunu yapmadıklarına emin olduğunu, fakat diğerlerinin silahlarını doldurduğunu, bunlardan Pilot Binbaşı ... ... yanında oturduğu için onu net olarak hatırladığını, kendisinin biz neden böyle bir şey yapıyoruz, Güvenlik Tabur Komutanlığı personeli var dediğini, Albay sanık ...'ın ve o an için arada bulunanların dışarı doğru çıktıklarını, dışarı çıkmazdan önce televizyonlardan Başbakanın bu bir kalkışmadır sözünün geçtiğini, ayrıca kendisinin o an için orada bulunanların bu işin içinde mi yoksa dışında mı olduğu konusunda emin olamadığını, kendi can güvenliğinden ciddi manada endişe duyduğunu, orayı hemen terk etme güdüsü ile hareket ettiğini ve eşine hazırlanması ve hemen geleceği yönünde mesaj attığını, dışarı çıkarken ayrıca ... generalin de geleceğini ve kendisinin onun yanına gideceğini söylediğini, Albay sanık ...'ın Filo Komutanlığına ... generale bir şey yapmayın diye bir söz söylediğini de hatırladığını...” belirttiği,

- Saat 00: 06: suları itibariyle Cumhurbaşkanı Başyaveri Yarbay ...'nın yanında Özel Kuvvetler Komutanlığında görev yapan ve Muğla Suikast davasında tanık olarak ifade veren Yarbay ... adlı bir başka şahıs ile sivil kıyafetli olarak kendi aracıyla Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığına geldiği ve Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığına vekalet eden Albay sanık ...’ın odasına giderek onunla görüştüğü, odasında bir süre oturduğu, burada Albay sanık ...’ın çağırması üzerine üsse gelmiş bulunan Pilot Binbaşı sanık ... ..., 123. Başlangıç Uçuş Eğitim Filo Komutanı Pilot Binbaşı sanık ... ve o tarih itibari ile yurt dışı göreve ataması yapılan ve ilişik kesmiş bulunan Pilot Albay sanık ... ile birlikte televizyondan darbe kalkışması ile ilgili haber yayınlarını bir süre izlediği, Cumhurbaşkanı Başyaveri Yarbay ...Cumhurbaşkanının o gece Marmaris'te kaldığı yeri öğrenerek suikasta gidecek olan time bildirmek için görüşmeler yaptığı,

15/07/2016 tarihi itibariyle Cumhurbaşkanı Başyaveri olan Yarbay ...ve yanında bulunan Özel Kuvvetler Komutanlığında görevli Yarbay ...' in sanık Pilot Binbaşı ...

...'ın refakati ile üs içinde bulunan subay misafir hanesine kayıt yaptırarak burada kaldığı, gece 02: 04 sularında üs ana nizamiyesinden dışarıya çıkış yaptığı ancak bağlantı yolunun polis tarafından tutulmuş olması nedeniyle birkaç dakika sonra üsse geri döndüğü ve geceyi üs içinde geçirdiği, sanık Albay sanık ...'ın teslim olmasının ardından sabah saat 11: 27'de üsten çıkış yaparak ayrıldığı,

Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen Cumhurbaşkanına Karşı Suikat Davası gerekçeli kararında Baş Yaver Yarbay ...ile ilgili şu tespitlere yere verildiği,

“...Cumhurbaşkanlığı Başyaveri olan sanık ...'nın saat 24: 05 de 06 FY 8355 plakalı otomobil ile Çiğli 2. Ana Jet Üssü'ne geldiği ve Cumhurbaşkanı ... ...'ın Marmaris'teki Grand Yazıcı Club Turban Otel'de kaldığı bilgisini sanık ...'e aktardığı, sanık ...'in bu bilgiyi teyit amacıyla Ankara ilinde bulunan ve darbeci askerlerin komuta merkezi olarak kullanılan Akıncı Üssü ile yaptığı telefon görüşmeleri sonucunda Cumhurbaşkanı'nın Marmaris İlçesi İçmeler Mevkisinde bulunan Grand Yazıcı Club Turban isimli otelde kaldığı bilgisini kesinleştirdiği...”

- Üs komutanlığına vekalet etmekte olan Harekat ve Eğitim Komutanı Kurmay Albay sanık ...’ın makam odasından ayrılmasının hemen akabinde enterne edilen amirallerle ilgili aldıkları emri yerine getirmek üzere filo komutanları Pilot Binbaşı sanık ..., Pilot Binbaşı sanık ... ..., Pilot Yarbay sanık ... ile Pilot Binbaşı tanık ...' ın odadan ayrılarak dışarı çıktıkları,

Tanık Pilot Binbaşı ...'ın yanındakilere “evde bir işim var ben bi eve gidip geleceğim” diyerek arabasına binip üsten ayrılmış, diğerleri ve bir kaç dakika ile hemen arkalarından gelen sanık pilot Binbaşı ...' ın amirallerin derdest edilme sürecini idare etmek üzere Palaz misafirhanesine gittikleri,

- Filo komutanlarından kısa süre sonrasında Albay sanık ...' ın da Palaz Misafirhanesinin önüne geldiği, üs komutanı Tümgeneral ...’un nerede olduğunu, onun neden gelmediğini, niçin tutulduklarını soran müşteki amirallere üs komutanlığına kendisinin vekalet ettiğini, üs komutanının üste olmadığını söylediği ve fakat niçin derdest edildikleri ile ilgili bir açıklama yapmadığı, burada “bağırıp durmayın” diyerek müşteki amirallere çıkıştığı, kelepçe getirilmesine müteakip müteakiben güvenlik tabur personeline “kelepçeleyin bunları yukarı atın” diye emir verdiği,

-Pilot Yarbay ...' nın diğer filo komutanlarının da yanında misafirhane girişinde bulunan güvenlik tabur personeline enterne edilen amirallerle ilgili olarak “Arada gezmesinler, durdurmayın burada, kelepçeleyin atın yukarı” diye emir verdiği, ancak güvenlik tabur personelinin çekimser kaldığı, Pilot Yarbay sanık ... Üs Güvenlik Tabur Komutanı Yarbay sanık ...’a “emir var, niye çekiniyorsunuz, biz görevimizi yapıyoruz” diyerek müşteki amirallerin kelepçelenmelerini istediği, güvenlik tabur personeline hitaben “hadi arkadaşlar askeriz verilen emirleri yerine getirmek zorundayız, kelepçeleyelim” diyerek emrini yinelediği, fakat güvenlik tabur personelinin yine çekimser kaldığı

-Bu oluş esnasında müşteki amirallerin misafirhanenin lobisine geçtiği, müşteki ...' in lobide bulunan telefon ile görüşme yapmak istediği, Pilot Yarbay sanık ... orada bulunan Güvenlik Tabur Komutanı Yarbay sanık ...'a “telefon etmeleri yasak değil mi, niye engel olmuyorsunuz, görevinizi yapın” diyerek onu gözaltındaki müşteki amirallere müdahale etmeye sevk etmiş ve bunun üzerine Yarbay sanık ... telefon ile görüşme yapmaya çalışan müşteki Tümamiral ...’in elindeki telefon ahizesini alarak telefonu kapattığı ve telefonun fişini çekerek çıkardığı, bu olay sonrası lobide bulunan sanık pilotlar ... ..., ... ve ... ile müşteki amirallerin arasında hararetli bir tartışma başladığı, sanık ...'un eliyle işareti üzerine güvenlik tabur personeli misafirhane dışına çıktığı, akabinde sanık pilotlar ... ve ... ...' ın da lobiden ayrılarak dışarıya çıktıkları,

-Bu esnada MAK depoları önünde hazırlıklarını tamamlamaya çalışan suikast timinde yer alan Muğla Suikast Davası sanığı Astsubay ...' nun MAK Okul Komutanlığında kursiyer olarak bulunan ... ..., ... ..., ... ..., ..., ... ..., ... ..., ..., ... Ve ... ...’i (Kıbrıs Vatandaşı MAK Kursiyeri Astsubay) Çiğli 2.Ana Jet Üs Komutanlığı içesinde konuşlu Palaz Misafirhanesine sevk ettiği ve onlara “Sizi Harekat Komutanının gönderdiğini söyleyecek ve 121.Filo Komutanının emrine gireceksiniz, orada ne yapacağınız söylenecek, paketleme yapacaksınız” dediği,

-Adı geçen MAK kursiyerleri kısa bir yürüyüş sonrası Palaz Misafirhanesine vardıklarında gözaltında tutulan müşteki amirallerle bir süreden beridir orada bulunan Üs Güvenlik Tabur Komutanı sanık Yarbay ...' un, MAK kursiyerlerine niçin geldiklerini sorduğu, gelen MAK Kursiyerlerinin kendilerini ...’nun gönderdiğini, 121.Filo Komutanının emrine girmeye geldiklerini ifade ettiği, sanık Pilot Yarbay ...' nın “biz çağırdık” diyerek araya girdiği, gelen MAK kursiyerlerine müşteki amiralleri kelepçeleyerek misafirhane üst katında ayrılmış odalara koymalarını emrettiği, MAK kursiyerlerinin de müştekileri kelepçeleyip Palaz Misafirhanesinde 2.katında bulunan odalarına koydukları, bu oluş sırasında sanık pilotlar ... ..., ..., ... ve ...' nun orada oldukları ve bu eylemlere refakat ettikleri,

Müştekiler gözaltında tutuldukları odalara konulurken kelepçeleri çözüldüğü ancak odalardaki televizyon ve telefonun çıkartıldığı, sanık MAK kursiyerlerinin önce 4-5 sayıda, ilerleyen saatlerde ise ise 1-2 sayıda müştekilerin konuldukları odaların kapısında sabaha kadar nöbet tutarak bekledikleri,

- Çiğli 2.Ana Jet Üssü biri kendi içinde diğeri ise kuş uçuşu 3-5 km mesafede bulunan Kalkıç Hava Meydanı olmak üzere iki ayrı hava meydanını barındırdığı, Kalkıç Hava Meydanı da Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığına bağlı olduğu, arama kurtarma ve personel nakil uçuşlarının bu meydandan kalkan uçaklarla icra edildiği,

- Kalkıç Hava Meydan Komutanlığına bağlı 125. Filo Komutanı ve dosya sanığı olan Pilot Yarbay ... ...' ın aynı filoda kol komutanı olan ve o tarihte Anamur'da yıllık izinde bulunan Pilot Binbaşı ... ... ile 14/07/2016 tarihinde yaptığı telefon görüşmesinde ondan iznini keserek dönmesini istediği, Pilot Binbaşı ... ...'in daha önceden kesilen biletini iptal ederek İzmir'e döndüğü ve 15 Temmuz günü filodaki görevine başladığı

-Sanık ... ...' ın Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutan vekili ve Harekat Eğitim Komutanı sanık Albay ...'ın emri ile filoda görevli pilot ve uçuş teknisyen ekiplerinin TMH görevi kapsamında filoya çağrılmasını istediği, Kütahya'dan personel nakil görevinden henüz dönmüş olan Pilot Üsteğmen sanık ... ve sanık Pilot Üsteğmen ...'in filoda beklemede kalmalarını emrettiği, verilen emir doğrultusunda iki helikopter pilot ve uçuş teknik ekibi ile dört CASA tipi uçak, pilot ve uçuş teknik ekibinin göreve geldiği,

15 Temmuz 2016 tarihinde Kalkıç Hava Meydan Komutanlığında ve 125. Filo'da gündüz mesaisi sonrasında nöbetçi olan personel dışında sanıklar Pilot Binbaşı ..., Pilot Binbaşı ..., Pilot Yüzbaşı ... ..., Pilot Yüzbaşı ..., Pilot Yüzbaşı ..., Pilot Yüzbaşı ..., Pilot Yüzbaşı ..., Pilot Üsteğmen ..., Pilot Üsteğmen ..., Pilot Üsteğmen ..., Pilot Üsteğmen ..., Pilot Üsteğmen ..., Uçuş Teknisyeni Astsubay sanık ..., Uçuş Teknisyeni Astsubay sanık ..., Uçuş Teknisyeni Astsubay sanık ..., Uçuş Teknisyeni Astsubay sanık ...' in nöbetçi ve görevli olmadıkları halde göreve çağrılarak gelen personeller olduğu, 15 Temmuz tarihi itibariyle yıllık izinde bulunan veya il dışında görevli ya da mazeretli olan personel dışındaki tüm personelin göreve çağrıldığı ve söz konusu personel ile ilgili çağırma planı uygulanırken telefonda kendilerine görevin mahiyeti konusunda herhangi bir bilgi verilmediği,

- Muhtelif zaman aralığında göreve gelen personele 125. Filo Komutanı sanık Yarbay ... ... ve Kol Komutanı Binbaşı ... ... tarafından niçin çağrıldıkları konusunda kendilerinin de bilgilerinin olmadığı yolunda açıklama yapıldığı, uçuş personeli filo bünyesindeki helikopter ve CASA tipi uçaklara göre dağıtım yapılarak görevleri belirlendiği ve beklemede kalacakları bilgisi verildiği, ilerleyen saatlerde söz konusu personelin gerek cep telefonları gerekse filodaki kol odasında bulunan televizyon aracılığıyla darbe kalkışmasının ilk hareketliliklerinden haberdar olmaya başladığı, daha sonrasında tüm olan bitene kamuoyu ile birlikte haberler aracılığıyla tanıklık ettikleri,

- Filoya gelen personelin medya aracılığıyla edindikleri haberler sonrasında görevin mahiyeti hususunda meraklanmaları üzerine Filo Komutanı ve 125. Filo Komutanı sanık Yarbay ... ...' ın personeli bir araya toplayarak görevin mahiyeti konusunda kesin bilgisinin olmadığı, Çiğli Üs Komutanının Harekat Komutanına, Harekat Eğitim Komutanının da kendisine emirleri ilettiği, her şeyin emir komuta zinciri içerisinde cereyan ettiği, Harekat Eğitim Komutanı sanık Albay ...'ın emirlerini bekleyecekleri açıklamasını yaptığı, personele ayrıca mümkün olduğu derecede telefonlarını kullanmamaları, Whatsapp aracılığıyla ya da başka bir şekilde kimseye bilgi vermemeleri telkininde bulunduğu,

-Tefrik öncesi süreçte dosya sanıklarından Pilot Yüzbaşı sanık ... 1. pilot, Pilot Üsteğmen sanık ... 2. pilot, Astsubay sanık ... uçuş teknisyeni olarak Cougar tipi bir helikoptere görevlendirildiği,

Pilot Yüzbaşı sanık ... 1. pilot, Kol Komutanı sanık Binbaşı ... ... 2. pilot, Astsubay sanık ... uçuş teknisyeni olarak UH-1H tipi bir başka helikoptere görevlendirildiği,

Sanık Binbaşı ... ...' in helikopter uçuş ekiplerine TMH 5 (Terörle Mücadele Harekatı) kapsamında uçuş yapılabileceği bu nedenle uçuşların (MY) muhabere yönetim sistemine daha sonra ekleneceği bilgisini ve uçuş sırasında telsiz konuşmalarının yapılmayacağı emrini verdiği,

- Kol Komutanı sanık Binbaşı ... ...' in Genelkurmay Başkalığı tarafından Türkiye hava sahasının tüm uçuşlara kapatıldığının bütün üslere bildirilmiş olduğu bir zaman dilimi sonrasında ve darbe kalkışmasına yönelik haberlerin duyulmaya başlandığı ilk saatlerde, Pilot Yüzbaşı sanık ...'a Ege Ordu Komutanlığı Karargahına uçulması ve buradan bir güvenlik timinin alınarak Çiğli 2. Ana Jet Üssüne götürülmesi emrini vermiş, Filo Komutanı sanık Yarbay ... ... da emri teyiden bu yoldaki emrin emir komuta zinciri içerisinde sıralı amirler tarafından verildiğini belirterek aynı emri yinelediği.

- 15 Temmuz 2016 tarihinde komutanı bulunduğu Üssü terk ederek Ankara'ya Akıncı Üs'süne giden ve darbe kalkışması eylemleri içerisinde bulunduğu anlaşılan Çiğli 2. Ana Jet Üssü Komutanı Tümgeneral sanık ...'a o gün için vekalet etmekte olan Üs Komutan vekili Harekat ve Eğitim Komutanı Albay sanık ...'ın sabah saatlerinde polise teslim olmasını müteakiben Eskişehir Muharip Hava Kuvveti Komutan Yardımcısı Korgeneral ... ve akabinde Ege Ordu Komutanı Orgeneral ... tarafından İzmir Hava Eğitim Komutanlığı Kurmay Başkanlığı görevini yürüten tefrik öncesi süreçte dosya sanığı olan Tuğgeneral sanık ...' ın Çiğli 2. Ana Jet Üssünün emir ve komutasını devralmak üzere görevlendirildiği,

- Çiğli 2. Ana Jet Üssünün emir ve komutasını devralmak üzere görevlendirilen İzmir Hava Eğitim Komutanlığı Kurmay Başkanı Tuğgeneral sanık ...' ın darbe planlayıcıları sözde Yurtta Sulh Konseyi tarafından yayınlanan sıkıyönetim emri ekindeki görevlendirme listesinde darbe sonrası İzmir Valisi olarak nasb edildiği,

-İzmir Hava Eğitim Kurmay Başkanı Tuğgeneral sanık ... 01/07/2016 tarihinde yıllık izne ayrıldığı ve 15/07/2016 tarihinde İzmir Menderes ilçesi ...'de bulunan Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait askeri kampta ailesi ile birlikte tatilde olduğu, saat 15: 30-16: 00 sularında şoförü olan Er tanık ...’u arayarak ... Kampından kendisini almasını istediği, Er tanık ...'un tedbiren Tuğgeneral sanık ...’ın Emir Astsubayı sanık ...’e de haber verdiği ve saat 19: 30 sularında kampa vardığı,

-Tuğgeneral sanık ...' ın saat 21: 30 sularında Hava Eğitim Komutanlığı Karargahına vardığı, geldiğinde nizamiyede nöbette olan askerlere ... olmalarını ikaz ederek ve şarjörlerini dolu bulundurmaları yolunda emir verdiği,

Sanık ...'ın saat 21: 57'de pilot uçuş tulumlarını giyinmiş halde Hava Eğitim Komutanlığı Harekat Merkezine giderek Nöbetçi Amir Binbaşı tanık ...’a “bu gece ... olacak, bazı hareketlilikler bekliyoruz, gerekli tedbirleri almak için Destek Grup subayını çağırın” şeklinde emir verdiği, bu esnada Hava Eğitim Komutanlığı kışlasında gazino bölgesindeki sosyal tesislerde bir düğün töreni olduğu, Tuğgeneral sanık ...' ın bu düğünün de sonlandırılarak misafirlerin gönderilmesi emrini verdiği ve bu emir uyarınca düğün sonlandırıldığı,

-İzmir Hava Eğitim Komutanlığı Destek Grup Komutanlığı Nöbetçi Subayı Pilot Yüzbaşı tanık ...' ın Tuğgeneral sanık ...’ın emri üzerine saat 21: 30-22: 00 suları arasında Nöbetçi Amirliğe geldiği, Tuğgeneral sanık ...' ın nöbetçilerin sayısını ve mühimmat miktarını sorduğu, nöbetçilerin iki katına çıkarılması emrini verdiği, Yüzbaşı tanık ... emri yerine getirdikten ve takviye nöbetçileri dağıttıktan sonra tekrar nöbetçi amirliğe döndüğü, Yüzbaşı tanık ...' ın bu esnada haberlere yansımaya başlamış olan Ankara ve İstanbul illerindeki askeri hareketliliği kastederek Tuğgeneral sanık ...’a neler olduğu konusuna bir bilgisi olup olmadığını sorduğu, Tuğgeneral sanık ...' ın “sıkıyönetim ilan edildi, darbe oldu, ben yönetiyorum, emrimin dışına çıkan olursa vururum” şeklinde ifadeler kullandığı,

-15/07/2016 saat 23.30 sularında Sözde Sıkıyönetim Direktifi konulu emirler İzmir Hava Eğitim Komutanlığı Harekat Merkezine Doküman Yönetim Sistemi (DYS) üzerinden iletildiği, Tuğgeneral sanık ...' ın harekat merkezinde emri incelerken “adı da güzel olmuş, hadi hayırlısı, gazamız mübarek olsun” dediği, ardından personel çağrı planının yürürlüğe konulması ve birlik personelinin çağrılması emrini verdiği,

- Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığı Harekat Merkezi Nöbetçi Amiri Yüzbaşı tanık ... saat 22: 30 sularında televizyonlarda İstanbul Boğaz Köprüsünün askerler tarafından kapatıldığı haberlerini görünce İzmir Hava Eğitim Komutanlığı Harekat Merkezini aradığı ve Nöbetçi Amir Binbaşı tanık ...'a neler olduğunu sorarak bilgi almak istediği, Binbaşı tanık ...' ın Hava Eğitim Komutanı Tuğgeneral sanık ...’ın an itibariyle Harekat Merkezinde yanında olduğunu söyleyerek telefonu ona verdiği, Tuğgeneral sanık Veyis Savaş' ın Harekat ve Eğitim Komutanı Albay sanık ...’ın mesaide olup olmadığını ve üste personel çağrı planının uygulanıp uygulanmadığını sorduğu ve Yüzbaşı tanık ...’ya Albay sanık ...’ın emirlerine uyması emrini verdiği,

-Sabah saatlerinde Tuğgeneral sanık ...' ın Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığındaki helikopter hareketliliği ile ilgili bilgi almak için kendisini arayan Ege Ordu Komutanı Orgeneral tanık ... ile görüştüğü, sabah saatlerinde Eskişehir Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezinde darbe karşıtı faaliyet icra eden Muharip Hava Kuvveti Komutan Yardımcısı Korgeneral ... tarafından Çiğli 2. Ana Jet Üssünün komutasını almakla görevlendirildiği, sanık Tuğgeneral ...' ın Ege Ordu Komutanı Orgeneral tanık ...’i de arayarak bu görevlendirmenin bilgisini vermiş ve daha sonra beraberinde Albay ..., emir astsubayı olan sanık ... ve beden eğitimi-spor astsubayı olmasına rağmen sanık ... tarafından kendisini koruma görevi verilen astsubay sanık ... ile birlikte Çiğli 2. Ana Jet Üssünden gelen helikoptere saat 08.22 sularında binerek saat 08.28'de Çiğli 2. Ana Jet Üssüne gittiği, emir komutayı devraldığı, öğlen saatlerinde geri dönünceye kadar Çiğli Üssünde kaldığı,

Sanık ... Çiğli Üssüne vardıktan sonra burada suikast girişiminden dönen ve güvenlik tabur personeli tarafından yakalanarak göz altına alınan suikast timinde bulunanlar ile görüştüğü, Üs Güvenik Tabur Personelinin yakalayarak Nöbetçi Amirliği binası önüne hazır ettiği 10 kişiden 3’ünün Üs personeli olduğun hatırlattığı, bunun üzerine bu üç kişiyi diğer zanlılardan ayırarak kendi birliklerine yolladığı, bu üç kişi tefrik öncesi süreçte dosya sanıkları Pilot Yüzbaşı sanık ..., Pilot Üsteğmen sanık ... ve Uçuş Teknisyeni Astsubay sanık ... olduğu,

Sanık Tuğgeneral ... Çiğli 2. Ana Jet Üssü Ana Nizamiyesinde suikast zanlılarını teslim almak için gelen polisleri beklettiği, getirtilen suikast zanlılarından önce rütbelerini çıkarmalarını istediği, ardından “siz yunan askeri değilsiniz, dik durun” dediği, ardından içlerinden birini omuzuna elini koyarak alçak bir sesle “size ne sorarlarsa biz yapmadık deyin,suçlamaları kabul etmeyin” diye telkinde bulunduğu, ağlamaklı olduğu, “sizi bu şekilde üniformalı olarak polise teslim etmek içime sinmiyor.” şeklinde ifadeler kullandığı, üs güvenlik tabur personeline dönerek “bunlar Yunan askeri mi, bir şeyler yedirdiniz mi, bir şeyler yedirin” diye emir verdiği, ardından suikast zanlılarına onları almaya gelen polis ekibini kast ederek “Dışarıdaki şerefsizler sizi bekliyorlar, alacaklarmış, ama ben sizi yemek yemeden göndermeyeceğim, beklesin pezevenkler” dediği, akabinde üssün komutasını mahiyetindeki Albay ...'a devrederek kısa bir süre sonra üsten ayrıldığı, suikast zanlılarının üs içinde subay gazinosunda kahvaltı yaptırıldıktan soda polise teslim edildiği,

- Sanık Korgeneral ... ... 15 Temmuz 2016 tarihinden öncesinde Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral ...'ın bilgisi ve onayı ile izne ayrıldığı ve bir süreden beridir İzmir ...'de bulunan Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait yaz kampında ailesi ile birlikte tatilde olduğu,

Korgeneral sanık ... ... savunmasına göre kampta bulunduğu bir sırada Genelkurmay Başkanlığı Özel Kaleminden arandığı, Genelkurmay Başkanı Orgeneral ...'ın görüşme isteği bildirilerek güvenli hattan araması istendiği sanık kamp komutanının odasına giderek güvenli hattan Genel Kurmay Başkanlığı Özel Kalemini aradığı, ancak daha önce arayan yüzbaşının Hava Kuvvetleri Komutanına ulaşılarak emrin iletilmiş olması nedeniyle görüşmeye gerek kalmadığını bildirdiği, Korgeneral sanık ... ... akabinde Emir Astsubayı ... ... ile art arda iki telefon görüşmesi gerçekleştirdiği, hemen sonrasında Akıncı Davası sanığı olan Hava Kuvvetleri Komutanlığı Genel Sekreteri Albay ...' ın sanığı aradığı, yapmış olduğu bu görüşmeler neticesinde Genelkurmay Başkanlığınca tüm askeri uçuşların durdurulduğu, havadaki uçaklara da inmeleri konusunda emir verildiğini öğrendiği, saat 19: 17’de Muharip Hava Kuvvet ve Hava Füze Savunma Komutanı Korgeneral ... ...'in kızının düğün töreni için İstanbul'da bulunan Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral ...' ı aradığı, Genelkurmay Başkanlığı tarafından hava sahasının uçuşlara kapatıldığı yolundaki bilgiyi kendisine aktardığı ancak komutanın daha önce bu konu hakkında bilgilendirilmiş olduğunu öğrendiği, darbe kalkışmasının başladığı saatlerde henüz kampta bulunan Korgeneral sanık ... ... olayların kamuoyuna yansımaya başlamasının öncesinde adına kayıtlı bulunan resmi tahsisli 0-530-... nolu mobil telefon hattıyla Akıncı Davası (Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/43 esas sayılı dosyası) sanığı olan H.K.K Genel Sekreteri Albay ... ile 7 kez, kendi yerine vekalet etmekte olan H.K.K Personel Başkanı ... ile 3 kez telefon görüşmesi yaptığı, yaptığı bu görüşmeler neticesinde Ankara'ya Akıncı Üssüne gitmeye karar verdiği, saat 23: 07'de bu kez kendisi yine mobil telefon hattı üzerinden H.K.K Orgeneral tanık ...'ı arayarak Ankara’ya Akıncı Üssüne gitmek üzere yola çıktığını ve Çiğli 2. Ana Jet Üssüne geçeceğini bildirdiği, H.K.K Orgeneral tanık ... sanığa Akıncı Üssü işgal altında olduğundan Ankara'ya gitmesinin riskli olacağını, bu yüzden Ankara’ya gitmemesini söylediği, Eskişehir’e 1.Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezine gitmesinin uygun olacağını bildirdiği, ayrıca Çiğli 2. Ana Jet Üssünün karışık olduğunu, buraya da gitmemesi, kendi imkanları ile Eskişehir'e Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezine (BHHM) gitmesinin daha isabetli olacağı bilgisini ve emrini verdiği,

- Korgeneral sanık ... ... Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığı güzergahını kullanarak buraya kuş uçuşu yaklaşık 3-5 km mesafede bulunan Kalkıç Hava Meydan Komutanlığına gittiği, yolda giderken kendisine bir uçak hazırlanması emrini verdiği, saat 00: 36 suları itibariyle Kalkıç Hava Meydan Komutanlığı nizamiye kapısından giriş yaptığı ve 125. Filo Komutanlığına gelerek burada Filo Komutanı Pilot Yarbay sanık ... ...'ın odasına geçerek o ve Kol Komutanı Pilot Binbaşı sanık ... ... ile görüştüğü, saat 00: 43 suları itibariyle Çiğli 2. Ana Jet Üssü Komutanı Tümgeneral sanık ...'a o gün için vekalet etmekte olan Üs Komutan vekili Harekat ve Eğitim Komutanı Albay sanık ...' ın da Kalkıç Hava Meydan Komutanlığına geldiği, Korgeneral sanık ... ... ile görüştüğü ve sonrasında saat 01: 46 sıralarında Kalkıç Hava Meydan Komutanlığından ayrıldığı,

-... kampında iznini geçirmekte olan Hava Kuvvetleri Kurmay Başkanı korgeneral sanık ... ...’ın filoya geleceğinin ve kendisine Ankara'ya gitmek üzere bir uçak hazırlanmasının bildirilmesi üzerine Albay sanık ...'ın Hava Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Korgeneral sanık ... ...' ı Ankara'ya götürmek üzere CASA tipi bir VIP uçağın hazırlanmasını emrettiği, Yarbay sanık ... ...'ın aldığı bu emir uyarınca 1. pilotluğunu Yüzbaşı sanık ...'nın, 2. pilotluğunu Üsteğmen sanık ...'in ve uçuş teknisyenliğini Astsubay ...'ın yaptığı bir CASA uçağını saat 00.00'dan itibaren uçuşa hazır halde beklettiği, mürettebatın saat 00.00 gibi uçak başı yaptıkları, yaklaşık 45 dakika pistte bekledikleri, sanık ...'ya gelen telefon üzerine saat 00.46'da motor çalıştırdıkları, ancak gelen ikinci bir telefon üzerine saat 01.02'de motor susturdukları, zira sanık ... ...'ın gitme planının ertelendiği, uçuş ekibinin saat 01.10'da uçağın bulunduğu yerden ayrılarak filoya geri döndükleri,

Kalkıç Hava Meydan Komutanlığına vardıktan 6-7 dakika sonra Harekat ve Eğitim Komutanı Albay sanık ...'ın da Meydan Komutanlığına gelmesinin kısa bir süre ardından sanık ... ... uçuşunu ertelettiği ve saat 03.50'den sonra kendisi için hazırlanan 1. pilotluğunu Yüzbaşı sanık ..., 2. pilotluğunu Üsteğmen sanık ... ve uçuş teknisyenliğini Astsubay tanık ...'ın yaptığı CASA uçağı ile Eskişehir Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi BHHM’nin özel izni ile uçarak saat 03.52'de Kalkıç'tan kalkarak, 04.55'te Eskişehir Hava Meydanına indiği,

Sanık ... ...' ın 125. Filo'da bulunduğu süre içerisinde Hava Kuvvetleri Komutanlığı adına kayıtlı birçok telefon numarası ile görüşmeler gerçekleştirildiği, Harekat ve Eğitim Komutanı Albay sanık ... ile görüştüğü, 124 Filo Komutanı Pilot Yarbay sanık ... ...'ın Kol Komutanı Pilot Binbaşı sanık ... ...'in dışında kalan 125. Filo personeli ile doğrudan bir teması ve görüşmesi olmadığı,

3-FOÇA DENİZ ÜS KOMUTANLIĞINDA MEYDANA GELEN OLAYLAR:

a-Foça Amfibi Tugay Komutanlığında Meydana Gelen Olaylar:

İzmir ili, Foça ilçesinde bulunan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı Foça Deniz Üs Komutanlığı'nda, Amfibi Görev Grup Komutanlığı ve Batı Görev Grup Komutanlığı olmak üzere iki Grup Komutanlığının faaliyet yürüttüğü,

Amfibi Grup Komutanlığının, Amfibi Tugay Komutanlığı, Amfibi Gemiler Komutanlığı ve Foça Deniz Üssü Koruma Tabur komutanlığından oluştuğu,

Darbe kalkışmasının yaşandığı 15 Temmuz 2016 tarihinde Grup Komutanının müşteki Tümamiral ... olduğu, onun izinde olması sebebiyle Amfibi Tugay Komutanı olan tefrik öncesi süreçte dosya sanığı Tuğamiral ...' ın Amfibi Grup Komutanlığına vekalet ettiği,

-Foça Amfibi Tugay Komutanı Tuğamiral sanık ...'ın itirafçı sanık olduğu ve savunmasında yalnızca İzmir ilinde meydana gelen darbe kalkışması olayları ile ilgili değil aynı zamanda FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü tarafından tüm yurt genelindeki darbe kalkışması planlamaları ile ilgili itiraflarda bulunduğu,

Tuğamiral sanık ... Ankara'dan döndükten sonra icra edilecek olan amirallerin derdest edilmeleri faaliyeti ile ilgili hazırlıklara başladığı, Yurtta Sulh Konseyi tarafından kendisine önceden verilen emir doğrultusunda müştekiler Foça Amfibi Görev Grup Komutanı Tümamiral ... ile Deniz Kuvvetleri Karargahında Lojistik Başkanı Tümamiral ... ... ...'ın derdest edilmesi olayında görev alacak personelin adlarının yazılı olduğu bir listeyi darbe kalkışmasının yaşandığı hafta başında Pazartesi günü Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığı Kurmay Başkanı Albay sanık ...'a vermiş ve bu listede adı yazılı kişilerin 15 Temmuz günü birlikten ayrılmaması emrini verdiği,

15 Temmuz 2016 günü kendisi Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığı Kurmay Başkanı Albay sanık ... ve Tugay Komutan Yardımcısı Albay sanık ... ile birlikte FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü mensubu olan ... KOD (sanık ... ...) adlı örgüt ağabeyi ile buluştukları,

Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığı Kurmay Başkanı Albay sanık ...' ın darbe planlayıcıları sözde Yurtta Sulh Konseyi tarafından yayınlanan Sıkıyönetim Direktifi konulu emirler ekindeki görevlendirme listesinde darbe sonrası İzmir Güney Deniz Saha Komutanlığı Karargah Destek Kıta Komutanı olarak; Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutan Yardımcısı Albay sanık ...' in ise Foça Deniz Üs Komutanı olarak görevlendirildiği,

Bu buluşmada ... KOD (sanık ... ...) adlı örgüt mensubunun Albay sanık ...'a ve Albay sanık ...’e darbe yapılacağını anlatarak müştekiler Amfibi Görev Grup Komutanı Tümamiral ... ile Deniz Kuvvetleri Karargahında Lojistik Başkanı Tümamiral ... ... ...'ın izinlerini geçirmekte oldukları Foça Deveboynu Sosyal Tesislerinden alınarak Çiğli 2.Ana jet Üs komutanlığına teslim edilmeleri görevini verdiği,

-Foça Amfibi Tugay Komutanı Tuğamiral sanık ... bu faaliyetin icrasından önce dikkat çekmeden personelin birlikte bulunmasını temin etmek maksadıyla 15 Temmuz 2016 tarihi itibariyle Foça Amfibi Tugay Komutanlığı'ndan başka göreve tayin olan personel için akşam saatlerinde bir yemek daveti hazırlanması emrini verdiği, bu yemek davetini organize etme görevi dosya sanıklarından Amfibi Tugay Komutanlığı Lojistik Şube Müdürü Binbaşı sanık ...'a verdiği,

-15 Temmuz 2016 tarihinde akşam saatlerinde Amfibi Tugay Komutanlığı içerisinde bulunan Deveboynu Sosyal Tesislerinde düzenlenen yemek sonrasında Tuğamiral sanık ...' ın yemekte hazır bulunanların Amfibi Tugay Komutanlığı binasına geçmesini istediği, önce onlar akabinde de kendisi konutuna uğradıktan sonra Amfibi Tugay Komutanlığı Karargah binasına geçtiği. Tugay Komutan Yardımcısı Albay sanık ... yanında Albay sanık ..., Binbaşı sanık ..., Yarbay sanık ..., Binbaşı sanık ..., Yüzbaşı sanık ..., Teğmen sanık ... ... ile birlikte kendi odasında toplantı yaptığı,

-Ankara'da sözde Yurtta Sulh Konseyi üyelerinin ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu sivil kişilerin katıldığı villa toplantılarında Tuğamiral sanık ...'a dikte ettirilen ve müşteki amirallerin derdest edilmeleri faaliyetinde görev alacakları belirtilen listede adları geçen personeller Kurmay Albay sanık ..., Kurmay Albay sanık ..., Yarbay sanık ... Binbaşı sanık ..., Binbaşı sanık ... ve Yüzbaşı sanık ...' in gecikmeksizin teçhizatlanıp hazırlandıkları,

Yüzbaşı sanık ..., Teğmen sanık ... ..., Astsubay sanık ... ve Astsubay sanık ... de tam teçhizatlı bir şekilde bu ekibe katılmış ve şoför uzman çavuş olan sanıklar ..., ... ile tanık er ...'ın şoförlüğünü yaptığı üç adet Cherokee marka jeeple müşteki amirallerin bulundukları Deveboynu Sosyal Tesislerine doğru yola çıktıkları,

Amfibi Tugay Komutanlığında İstihbarat ve Güvenlik Şube Müdürü Yüzbaşı sanık ..., Tuğamiral sanık ...'ın emri ile hazırlanan Unimog tipi 3 adet araca bindirilmiş tam teçhizatlı erlerden oluşan hazır kıta ile birlikte onların arkasından giderek Deveboynu Sosyal Dinlenme Tesisleri içinde önlerinden giden diğer araçların amiralleri beklemekte olduğu meydanda çevre güvenliği aldırdığı, gelen araçların tesislerin nizamiyesini geçerek meydanda durdukları, kamp komutanı Yarbay tanık Mükremin ...' in hazır kıta araçtan hızla atlayarak dağılmaya başlayan bir ere neler olduğunu sorduğunda tatbikat yaptıkları cevabını aldığı, aynı anda tekrar kendisini arayan müşteki Tümamiral ...'e bunu ilettiği, gelen tim içinde rastladığı Tugay Komutan Yardımcısı Albay sanık ...'e “efendim ne tatbikatı, benim haberim yok, burada herkes tatilde nasıl bir tatbikat bu” diye sorduğu, Albay sanık ... ' in “eğitim yapıyoruz, sen karışma” diyerek hızla komutan konutuna yöneldiği,

Albay sanık ..., bu esnada kendilerinin bulunduğu yere gelerek “neler oluyor, neden milleti rahatsız ediyorsunuz” diye olan biteni anlamaya çalışan müşteki Tümamiral ...'nin koluna girdiği ve ona Genelkurmayın emri ile kendisini güvenli bir yere götüreceklerini söyleyerek apar topar bekleyen araca bindirdiği,

Bu esnada Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığı Kurmay Başkanı Albay sanık ...' ın yanında sanıklar Binbaşı ... ve Yüzbaşı ... ile birlikte müşteki Tümamiral ...'nin konutunda misafir olarak bulunan müşteki Tümamiral ... ... ...'ın yanına gelerek Genelkurmayın emri ile kendisini güvenli bir bölgeye alacaklarını bildirdiği ve koluna girmek suretiyle onu da koşar adım aşağıda meydanda bekleyen araçların olduğu yere götürerek araca bindirdiği ve hızla hareket ederek kamp bölgesinden ayrıldıkları,

-Müşteki amiralleri Çiğli 2. Ana Jet Üssü bölgesine götürmek üzere yola çıktıklarında öndeki araç içinde müşteki Tümamiral ... ve Albay sanık ..., Yarbay sanık ..., Binbaşı ... ile şoför Uzman Çavuş sanık ...'ın bulunduğu,

Takip eden ikinci araçta müşteki Tümamiral ... ... ... ve Albay sanık ..., Binbaşı ..., Üsteğmen ... ve Şoför er tanık ... bulunduğu,

Üçüncü araçta ise Teğmen sanık ... ..., Astsubay sanık ..., Astsubay sanık ... ve şoför Uzman Çavuş sanık ... olduğu,

Albay sanık ...' in yola çıktıklarında “o cep telefonu yok” diyerek müşteki Tümamiral ...'in elinde bulunan cep telefonunu çekip aldığı, Çiğli 2. Ana Jet Üssüne gittikleri esnada araçta ellerindeki cep telefonuna bakan Albay sanık ... ve ekibinin kendi arasında "ahh işte bak haberlerde çıkmaya başladı" şeklinde konuşmalar geçtiği, bir kalkışma, bir darbe olduğu yolundaki haberlerden bahsedildiği,

Bunun üzerine müşteki Tümamiral ...' in daha araçta iken onlara yaptıklarının kanunsuz ve yanlış olduğunu, ilerde kendilerinden davacı olacağını, yaptıkları nedeniyle zarar göreceklerini hatırlatarak onları ikaz ettiği ve her iki müşteki amiralinde Çiğli 2. Ana Jet Üssünde konuşlu Palaz Misafirhanesinde gözaltına alındıkları andan itibaren de bu ikaz ve uyarılarına devam ettikleri,

-Müşteki amiraller Çiğli 2. Ana Jet Üssüne teslim edildikten sonra Tuğamiral sanık ...' ın ... KOD (sanık ... ...) adlı örgüt ağabeyinden aldığı direktif doğrultusunda Albay sanık ... ve Albay sanık ...'ı telefonla arayarak yine o tarih itibariyle tatil için İzmir ili, Gümüldür Beldesinde bulunan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Koramiral ...'in de alıkonulması emrini verdiği,

Görev emrini alan Albay sanık ... kendi aralarında konuyu bir süre müzakere etmelerini müteakiben bu görevi de yerine getirmek üzere ekibiyle birlikte Gümüldür'e doğru yola koyuldukları, yanında Binbaşı sanık ... ve Teğmen sanık ... ...' nın bulunduğu ve aracı şoför Uzman Çavuş sanık ...' in kullandığı,

Onlarla birlikte ikinci araçta ise Yarbay sanık ..., Binbaşı sanık ..., Üsteğmen sanık ...' in bulunduğu ve ve aracı şoför Uzman Çavuş sanık ...'ın kullandığı,

Albay sanık ... ile Astsubay sanık ..., Astsubay sanık ... ile birlikte şoför er tanık ...'ın kullandığı üçüncü araçla Foça Amfibi Tugay Komutanlığına dönüşe geçtikleri,

- Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Koramiral ...'i de derdest ederek Çiğli 2. Ana Jet Üssünne getirmek amacıyla ekibi ile yola çıkan Albay sanık ... henüz Gümüldür'e varmadan yolda bulundukları sırada Tuğamiral sanık ... ile yapmış olduğu telefon görüşmesi neticesinde görevi yerine getirmeden Foça Amfibi Tugay Komutanlığına geri döndükleri,

b-Foça Batı Grup Komutanlığına Bağlı Gemilerin Seyre Çıkartılmaları:

Foça Deniz Üssünde konuşlu iki grup komutanlığından biri olan Batı Görev Grup Komutanlığı komutanının Tuğamiral sanık ... olduğu, (Batı Görev Grup Komutanı Tuğgeneral sanık ... darbe planlayıcıları sözde Yurtta Sulh Konseyi tarafından yayınlanan Sıkıyönetim Direktifi konulu emirler ekindeki görevlendirme listesinde darbe sonrası Güney Deniz Saha Komutanı olarak görevlendirilmiştir)

15 Temmuz 2016 tarihinde henüz darbe kalkışması haberlerinin kamuoyuna yansımadığı bir saatte darbe kalkışması planlamalarını yapan sözde Yurtta Sulh Konseyi Üyesi Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Kurmay Başkanı Tuğamiral ...' ın saat 21.06.15’de, 0-530-971 xx xx numaralı mobil telefonla Tuğamiral sanık ...'un kullandığı 0-533-732 xx xx numaralı mobil telefonu arayarak Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yönetime el konduğu bilgisini verdiği,

-Tuğamiral sanık ...'un yaptığı bu telefon görüşmeleri sırasında Kurmay Başkan vekili Binbaşı tanık ...'yı arayarak Foça Deniz Üssünde Batı Görev Grup Komutanlığına bağlı bütün gemilerin hepsine “Personel Toplanma Planı Eğitimi” için emir verdiği, Hücumbot ve Korvet Filotillası Komodorlarını da bilgilendirmesini istediği, ayrıca akabinde bu defaki personel toplanma çağrı planı eğitiminin geniş kapsamlı bir eğitim olduğunu söyleyerek gemilerin makinelerinin ıstılması, hazır olan geminin hemen çıkması ve liman yaklaşma sularında beklemesini emrettiği,

- 15 Temmuz 2016 tarihinde Batı Görev Grup Komutanlığına bağlı dört adet Korvet Sınıfı Gemi, üç adet Hücumbot sınıfı gemi bulunduğu

Korvet Sınıfı Gemilerden;

TCG BODRUM'un Komutanı Binbaşı sanık ...,

TCG BOZCAADA'nın Komutanı Binbaşı sanık ...,

TCG BARTIN'nın Komutanı Binbaşı sanık ...,

TCG BEYKOZ'un Komutanı Binbaşı sanık ...' olduğu,

Dosya sanıklarından Binbaşı ... ...' ın Beykoz gemisinin yeni komutanı olduğu, ancak; söz konusu geminin devir teslim töreni 18/07/2016 tarihine planlandığından, 15/07/2016 tarihinde TCG BEYKOZ seyre çıktığında geminin komutanı olarak sevk ve idareyi henüz devir teslim yapmamış olan sanık ...' ın yürüttüğü, sanık ... ...' ın ise gemi personeli olarak seyre katıldığı,

Hücumbot Sınıfı Gemilerden;

TCG ...'un Komutanı Binbaşı sanık ...,

TCG ...'ın Komutanı Binbaşı sanık ...,

TCG ...'ın Komutanı Binbaşı sanık ... olduğu,

-1. Korvet Filotillası Komodorluğu görevinin dosya sanıklarından Albay ... tarafından yürütüldüğü,

3. Hücumbot Filotillası Komodorunun ise Albay tanık ... ... olduğu,

-1. Korvet Filotillası Komodoru Albay sanık ... kendi bağlısı korvet sınıfı gemi komutanlarının bulunduğu “Lorient” adlı Whatsapp grubuna “arkadaşlar iyi akşamlar, emergency çağrı planı devrededir, tüm gemiler personeli en kısa sürede toplasın ” şeklinde mesaj gönderdiği ve 3. Hücumbot Filotillası Komodoru Albay tanık ... ...' ın da Kurmay Başkan vekili Binbaşı tanık ...'nın Tuğamiral sanık ...'un emrini iletmesi sonrasında kendi bağlısı Hücumbot sınıfı gemi komutanlarını telefonla arayarak Personel toplanma planı uygulandığını ilettiği ve böylece Batı Görev Grup Komutanlığı bağlısı Korvet ve Hücumbot gemileri personeli silsile halinde gemilerine çağrıldıkları,

-Saat 22: 55 sularında sözde Sıkıyönetim Direktifi konulu emirlerin Batı Görev Grup Komutanlığı Karargahına iletildiği, Kurmay Başkan vekili Binbaşı tanık ...' nın sözde Sıkıyönetim Direktifi konulu emirlerin geldiğini Tuğamiral sanık ...'a henüz iskelede bulunduğu sırada bildirdiği,

Tüm gemiler avara ettikten sonra saat 23.48'de Tuğamiral sanık ... telefonla Kurmay Başkan vekili Binbaşı tanık ...'yı aradığı ve sözde Sıkıyönetim Direktifi konulu emirlerin tamamını kendisine okutturduğu,, Binbaşı tanık ... Sıkıyönetim Direktifi konulu emirler ekinde bulunan atama listelerini de okuduğu ve halen Batı Görev Grup Komutanlığı görevini yürütmekte olan Tuğamiral sanık ...'un Güney Deniz Saha komutanlığına nasb edildiğini kendisine aktardığı,

Binbaşı tanık ...'nın kendisine vekalet ettiği Batı Görev Grup Komutanlığı Kurmay Başkanı Yarbay tanık ...'nu arayarak Tuğamiral sanık ...'un Personel Çağrı Toplama Planının yürürlüğe konulmasını bu kapsamında kendisinin de birliğe gelmesini emrettiğini haber verdiği, Yarbay tanık ...' nun kulağına birtakım haberler geldiğinden bahsedip neler olup bittiğini sorduğunda Binbaşı tanık ... Personel Çağrı Toplama Planının eğitim maksatlı yapıldığını bildiğini, bunun haricinde başka bir bilgisinin bulunmadığını, bir şey öğrenir ise mutlaka kendisine geri dönüş yapacağını iletttiği, Kurmay Başkanı Albay tanık ... 16/07/2016 tarihinde ancak sabah 04.00 sularında birliğine intikal edebildiği,

Sözde Yurtta Sulh Konseyi tarafından hazırlanan sözde Sıkıyönetim Direktifinin 10. maddesinde;

- 16 Temmuz 2016 saat 03.30 itibarı ile tüm Hava Meydanlarının, Limanların ve Gümrük Kapılarının kontrol altına alınacağı,

- İkinci bir ... kadar Türk vatandaşlarının her türlü vasıta île yurtdışına çıkışlarına izin verilmeyeceği,

- 16 Temmuz 2016 saat 12.00'ye kadar Limanlarımızdan hiçbir gemi ve deniz vasıtasının çıkışma izin verilmeyeceği yolunda kanunsuz emirlere yer verildiği,

-Tuğamiral sanık ...' un da tıpkı müşteki amirallerin alıkonulması emrini veren Amfibi Piyade Tugay Komutanı Tuğamiral sanık ... gibi “Kırmızı alarm durumunun” devrede bulunduğunu söylediği, TCG Bozcaada komutanı Binbaşı sanık ...'un gemideki yakıtın ... süreli seyir için yetersiz olduğunu iletmiş olmasına ve yine bazı gemilerde kritik personel eksiği olduğu bildirilmesine karşın tüm gemilerin eksik personel ve yetersiz yakıt da olsa derhal seyre çıkmalarını sağladığı, ayrıca kendisi ve 1. Korvet Filotillası Komodoru Albay ... dışında kimseden emir alınmayacağını bildirdiği,

15/07/2016 tarihi itibarı ile Deniz Kuvvetleri Harp Filosu Komutanlığı görevini yürütmekte olan Tümamiral tanık ... ... ... 25/08/2017 tarihli oturumda alınan ifadesinde; “...Foça üssünün Türkiye'nin en emniyetli deniz birliği olduğunu, kendi özel savunmasının bulunduğunu, Türkiye'nin en elit birliğinin orada olduğunu, güvenlik endişesi ile seyre kalkmanın gerekmeyeceğini, buranın zaten emniyetli bir yer olduğunu, İstanbul Boğazında tören maksadıyla Dolmabahçe önünde şamandıraya bağlı geminin SAB-KOR ihbarı ile kaldırıldığını, zira 5-10 metreden dolmuş motorlarının geçiyor olduğunu, 20-30 metreden arabalı vapurların ve başka vapurların geçiyor olduğunu, ancak Foça gibi Aksaz gibi yerlerde gemileri seyre çıkarmanın düşünülecek en son şey olduğunu, emri veren eğer doğru emir vermiyorsa, verdiği emrin arkası yoksa bunu hayatta yapmaması gerektiğini, bunun çok büyük hata olduğunu, dolayısıyla bu gibi emri uygulayanın değil emri verenin, seyre kalkanın değil ama emri verenin bu işten sorumlu olduğunu, seyre kalkanın ise seyirde yaptıklarından sorumlu olacağını...” ifade ettiği,

15/07/2016 tarihi itibarı ile Deniz Kuvvetleri Komutanlığı görevini yürütmekte olan Oramiral tanık ... 12/12/2017 tarihli oturumda alınan ifadesinde; “... Deniz Kuvvetleri'nde Ana As Komutanlıklar konumunda bulunan Donanma Komutanlığı, Kuzey Deniz Saha Komutanlığı, Güney Deniz Saha Komutanlığı ve Deniz Eğitim Komutanlığı'nın Harekat Kontrol Makamları olduğunu, özel durumlarda harekat kontrolünün Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından da deruhte edilebileceğini, bünyelerinde Harekat Merkezi olan bu Ana Ast komutanlıkların gemilerin her türlü seyrini, harekatını yakından takip etmek zorunda olduklarını, Harekat Kontrol Makamlarının izni olmadan hiçbir geminin seyre çıkarılamayacağını, Batı Görev Grup Komutanlığı açısından Harekat Kontrol Makamının Donanma Komutanlığı olduğunu, Harp Filosu Komutanı ve Batı Görev Grup Komutanının dava konusu olayda Taktik Komuta Makamı konumunda bulunduğunu, Deniz Kuvvetleri'nde harekat ve eğitimlerin yıllık olarak Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından planlandığını, Ana Ast Komutanlıklar tarafından da detaylandırılan eğitimlerin emir komuta silsilesi içinde icra edildiğini, Batı Görev Grup Komutanının Taktik Komuta Makamı olarak gemileri ancak planlanmış faaliyetler için seyre çıkarma yetkisine sahip olduğunu, bunu da ancak Harekat Kontrol Makamı'nın yani diğer bir deyişle Donanma Komutanı'nın izniyle yapabileceğini, ancak deprem gibi, limanda yangın çıkması gibi acil durumlarda Batı Görev Grup Komutanının izin almadan gemileri seyre çıkarabileceğini fakat böyle bir durumda en kısa zamanda seyirle ilgili bilgiyi birinci amiri olan Harp Filosu Komutanı'na ve Harekat Kontrol Makamı olan Donanma Komutanı'na bildirmek zorunda olduğunu... %24 yakıt yüzdesiyle bir geminin seyre çıkarılmasının asla ve asla usullere uygun olmadığını, bu durumun geminin bekasını tehlikeye düşürecek nitelikte olduğunu,

harp gemileri için driftte kalmanın söz konusu olamayacağını, bunun ancak ticaret gemileri için uygulanan bir usul olduğunu, harp gemilerinin yakıt yüzdesinin %50'nin altında olduğu durumlarda seyre çıkmayacağını, çıkması zorunlu ise de mutlaka ve mutlaka Harekat Kontrol Makamı olan Donanma Komutanlığı'ndan izin alınması gerektiğini...” ifade ettiği,
- Seyre çıkan ilk gemi saat 22: 30 sularında TCG ... gemisi, Foça Deniz Üssü'nden saat 23.42'de en son seyre çıkan geminin de Tuğamiral sanık ...'un içinde bulunduğu TCG BODRUM gemisi olduğu,
Tuğamiral sanık ... henüz seyre çıkmadan TCG BODRUM'un Komutanı Binbaşı sanık ...'ı yanına çağırarak biri kendisi için diğeri de ... Albay sanık ... için olmak üzere iki adet tabanca hazırlamasını emrettiği ve Binbaşı sanık ... iki adet tabanca hazırlattığı,
Tuğamiral sanık ...' un seyre çıkılmasının hemen ardından ... Albay sanık ... aracılığıyla POYRAZ-9 TELSİZ KANALI (SK-2 VHF/FM Telsiz Kanalı) üzerinden tüm gemilere;
-15/07/2016 günü saat 23.45'te Gemilerin ortak çağrı adının MT (...) olduğu bildirilmiş,
-İletişimin sadece POYRAZ-9 KANALI (SK-2 VHF/FM Telsiz Kanalı) üzerinden yapılması ve Batı Görev Grup Komutanından İzinsiz Limana Giriş Yapılmaması,
-16/07/2016 günü saat 00.08'de Gemi komutanları hariç cep telefonlarının toplatılması, telefonunu teslim etmeyen personel hakkında ... itaatsizlikten işlem yapılması,
-16/07/2016 günü saat 00.15'de tüm gemilere sözde eğitim kapsamında karakol sahaları koordinatları verilerek “Gemilerin Kendileri İçin Belirlenen Koordinatlara Bağlı Seyir Sahaları İçinde Tek Motor Düşük Hızda Karakol Kurması”
-16/07/2016 günü saat 00.22'de “Gemi Uydu Takip Sisteminin Kapatılması ve iletişimin sadece POYRAZ-9 KANALI (SK-2 VHF/FM Telsiz Kanalı) üzerinden yapılması” emirlerini ilettiği ve tüm gemilerde bu emirlerin uygulandığı,
Astsubay tanık ... SÜPÜR 16/08/2017 tarihli oturumda alınan beyanında; “... gemide bulunanlarda o akşam yaşananların bir darbe kalkışması olduğuna dair bir algının olduğunu, limandayken kendi aralarında buna yönelik haberlerin konuşulduğunu, seyir öncesi zaten herkesin ailesi ile telefonda görüştüğünü, herkesin komutanlarının ne tarafta olduğu sorusu ile darbeci miyiz değil miyiz sorusu arasında gidip geldiğini, daha sonra görev yaptıkları TCG Bodrum gemisine bindiklerinde telefonların toplandığını, bazılarını bizzat Gemi Komutanı ...’ın aldığını, emir doğrultusunda kendisinin de 10-15 kadar bazı personelin telefonlarını aldığını, ardından yapılan bir anons ile geri kalan personelin de telefonlarını teslim etmiş olduklarını, denetlemeler zamanında bu şekilde telefonların toplandığı zamanların daha önce de olduğunu, ancak televizyonların kapatıldığı bir durumun hiç olmadığını, gemide 11-12 tane televizyon olduğunu, komutan kamaralarında, subay, astsubay salonlarında bulunan bu televizyonlardan herkesin belli bir saate kadar yayınları izleyebildiğini, ... Albay sanık ...’ı da subay salonunda televizyon seyrederken gördüğünü, kendisinin de aşağıya inerek televizyon seyretmeye başladığını, çatışma görüntülerinde ölenlere yaralananlara tanık olduğunu, Ankara’da insanların üzerine ateş eden helikopter görüntülerini gördüğünü, daha sonra saat 00.30 sularında Gemi Komutanı Binbaşı sanık ...’ın geldiğini, o esnada yayınların kesildiğini, onun emri ile televizyonun fişinin çekildiğini, akabinde gemilerin yerini bildiren LİNK sistemini açmayın diye emir verildiğini...” belirttiği

TCG ... Gemisi 2. Komutanı Yüzbayı tanık ... ... 17/08/2017 tarihli oturumda alınan ifadesinde;"...TCG ... Gemisi Komutanı Binbaşı sanık ... tarafından saat 21.15 sularında arandığını, nöbetçi gemi olduklarını, için Binbaşı sanık ...’ın toplanma planı uyguladıklanını söyleyerek, gemiyi hemen seyre kaldırmaları gerektiğini söylediğini, personelin toplanmasının saat 22.30'a kadar sürdüğünü, kalkmadan öncede diğer gemilere de toplanma planı uygulandığını gördüklerini, Gölcük ve Aksaz'daki arkadaşlarını aradıklarını ve onlarında da toplanma planı uygulandığını anladıklarını, 22.30'da da seyre kalktıklarını, kalktıktan birkaç dakika sonra komutanın cep telefonlarının toplanmasını emrettiğini, bir tek kendi cep telefonunun ve komutanın cep telefonunun kaldığını, komutanın cep telefonu Vodafone olduğu için biraz denize açıldıktan sonra çekmediğini, kendi telefonunun çekiyor olduğunu, telefonda bazı şeyleri gördüklerini ama tam anlam veremediklerini, kendi ilk düşüncesinin ülke çapında bir terör faaliyetinin veya terör saldırısnın olduğunu, seyre kalktıktan sonra telsizden kendilerine bir karakol hattı gibi şeklinde gidip gelecekleri bir hat belirlendiğini, daha sonra sabaha kadar o karakol hattında gidip geldiklerini...” belirttiği,
TCG ... Gemisi Komutanı Binbaşı sanık ... 05/06/2017 tarihli oturumda alınan savunması
nda; Gemiler denize çıkınca 1. Korvet Filotillosu Komodoru Deniz Albay ... tarafından Foça açıklarında iki nokta arasında karakol yapma emri verildiğini ifade ettiği,
-Seyre çıkan tüm gemilerin İzmir Körfezi girişinde ve Foça açıklarında (Foça ve Karaburun arasında, İzmir Körfezi girişi kabul edilebilecek alanda) 16/07/2016 günü sabah saat 10.00-11.39 saatleri aralığına kadar kendileri için belirlenen koordinatlara bağlı seyir sahaları içinde tek motor düşük hızda travers yaptıkları,
Tüm gemiler standart olarak bulundurdukları silah ve mühimmat ile yüklü olduğu, cephanelik anahtarlarının toplanarak gemi komutanında bulundurulması ve uydu TV sisteminin devreden çıkartılmasının da verilen ve uygulanan emirler arasında olduğu, 16 Temmuz sabahı geç saatlere kadar seyirde bekleyen gemilerin Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Merkezi, Donanma Komutanlığı Harekat Merkezi veya Batı Görev Grup Komutanlığı Harekat Merkezi ile irtibat kurmadıkları, belirtilen birimlerden de söz konusu gemilere herhangi bir emir ya da talimat verilmediği, birçok iletişim yöntemi olmasına rağmen bağlantı kurulmadığı,
Özellikle seyre çıkmayan ve karada birlik içinde bulunan 3. Hücumbot Filotillası Komodoru ise Albay tanık ... ...'ın gemilerin seyre çıkarıldığından ve seyirde kaldıklarından haberdar olduğu halde, kendisine bağlı ..., ... ve ... gemilerinin komutanlarıyla telefon, telsiz, mesaj, uydu telefonu olanaklarını kullanarak irtibat kurma, onları uyarma imkanı varken bu yola tevessül etmeyerek hareketsiz kaldığı, hatta kendisine bağlı ... gemisinin komutanı sanık ...'nın kullandığı GSM hattından saat 03.03.46'da tanık ... ...'ın kullandığı GSM hattına gönderdiği içeriği tespit edilemeyen, ancak sanık ...'nın savunmasına göre kendisine durumu sorduğuna dair mesajına yanıt vermediğinin anlaşıldığı,
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bağlısı harekat merkezleri, harekat odaları, gözetleme koordinasyon merkezleri ile ilgili birlikler arasında, gemi hareketlerine ilişkin bilgilerin paylaşılması maksadıyla kullanılan elektronik yazışma programına J-CHAT adı verildiği, program üzerinde oluşturulan Durumsal Farkındalık (DURFAR) yazışma grubunda bilgilerin paylaşımının yapıldığı,
-Saat 02.50 sularında Donanma Komutanlığı Harekat Merkezi tarafından Foça Deniz Üssü Harekat Merkezine J-CHAT üzerinden gelen mesaj ile “seyirdeki gemilerin limana dönmesi” emri verildiği,
Text metin olarak gelen emrin ekran görüntüsü istenildiği, emri gönderen Donanma Komutanlığı Harekat Merkezi telefonla aranarak Binbaşı ... ile görüşüldüğü ve emrin teyidi alındıktan

sonra, Kurmay Başkan vekili Binbaşı tanık ...' nın TCG Bodrum gemisinde seyirde bulunan Batı Görev Grup Komutanı Tuğamiral sanık ...'u telefonla arayarak Donanma Komutanlığı Harekat Merkezi tarafından iletilen “gemilerin limana dönmeleri” yolundaki emri kendisine ilettiği, Donanma Komutanlığı Harekat Merkezi personeli Deniz Binbaşı ...'tan emrin teyidinin alındığı bilgisini de verdiği,
Buna karşın Tuğamiral sanık ...' un gelen mesajların ve kendisine ulaşan bilgilerin karışık ve teyide muhtaç olduğunu, Ankara'dan sağlıklı bilgi alamadığını bu nedenle seyirde beklemeye devam edeceğini bildirerek limana dönmeyi reddettiği,
Kurmay Başkan vekili Binbaşı tanık ...'nın seyirde olan diğer gemilere bu mesajı her türlü iletişim kanalları vasıtası ile iletme olanağı varken bu yola tevessül etmediği, seyirde bulunan gemi komutanlarına gerekli bilgilendirmeyi yapmadığı,
Donanma Komutanlığı Harekat Merkezi tarafından Donanma Komutanlığı bağlı unsurlarına gönderilen ve seyirde bulunan gemilerin bağlı oldukları limana dönmelerini isteyen önceki mesajın takibi için 16/07/2016 tarihinde saat 03.11 sularında yeni bir mesaj gönderilerek, limanlara dönen gemilerin limana bağlama zamanlarının gemiler veya harekat odaları tarafından Donanma Komutanlığı Harekat Merkezine bildirilmeleri istenildiği,
Saat 05.18 sularında Donanma Kurmay Başkanının emri olduğu belirtilerek gönderilen mesaj ile “Tüm gemilere an itibariyle Harp Filosu Komutanı tarafından kumanda edildiği, Donanma Komutanlığı bağlı unsurlarının limanlara bağlamayacağı, bağlamış olanların da gemi emniyetini sağlayacak şekilde şamandıra veya demirde bağlı bulunacakları veya karakol icra edecekleri” bildirildiği,
Saat 05.48 sularında Donanma Kurmay Başkanı ... ...'ın emri olduğu belirtilerek gönderilen mesaj ile “Denizde olan unsurların aborda olmayacakları, şamandıra veya demirde bağlı bulunacakları veya karakol icra edecekleri, gemilerin mevcut durumlarını telli hatlar veya e-yazışma üzerinden Donanma Komutanlığı Harekat Merkezine rapor etmeleri” istenildiği,
Saat 05.48 sularında Harp Filo Komutanını emri olduğu belirtilerek gönderilen mesaj ile “Denizde olan gemilerden Gölcük Gemilerinin Gölcük önlerinde Alarga/Şamandırada, Aksaz Gemilerinin Aksaz Liman içinde Alarga/Şamandırada, Foça Gemilerinin de Foça önlerinde bulunması” istenildiği,
Saat 06.13 sularında gönderilen mesaj ile “Mersin önlerinde bulunan gemilerin Mersin önlerinde, Ereğli'de bulunan geminin Ereğli önlerinde bulunması” istenildiği,
Saat 06.41 sularında gönderilen mesaj ile “Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Karargahının şu andan itibaren Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral ... Bostanoğlu'nun emir ve komutasında olduğu” bildirildiği,
Saat 08.54 sularında gönderilen mesaj ile “Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral ... Bostanoğlu tarafından verilen direktife istinaden birliklerin Ana Üs/Liman/Kışlalarına dönmeleri emredildiği,
-Donanma Komutanlığı Harekat Merkezi tarafından saat 08.54 sularında Donanma Komutanlığı tüm bağlı unsurlarına iletilen “Donanma Komutanlığına bağlı tüm birliklerin Ana Üs/Liman/Kışlalarına dönmeleri” yolundaki mesaj TCG ... gemisine ulaştığında gemi komutanı Binbaşı sanık ... tarafından diğer tüm gemilerinde duyacağı şekilde POYRAZ 9 kapalı çevrim içi telsiz kanalından 1. Korvet Filotillası Komodoru Albay sanık ...'a iletildiği ve bir süre sonra 1. Korvet Filotillası Komodoru Albay sanık ...'ın Foça Üssü Limanına dönüleceğini bildirmesi üzerine saat 09.20 sularında gemilerin limana dönüşe geçtikleri,

Limana en son giren gemi saat 10.30 suları itibariyle Tuğamiral sanık ... ve ... Albay sanık ...'ın içinde bulundukları TCG BODRUM gemisi olduğu, geminin limana aborda etmesinden sonra Tuğamiral sanık ... ve ... Albay sanık ... Foça Savunma Birlikleri Komutanı Albay Tanık İlker ... Korkmaz ve yanındakiler tarafından gözaltına alındığı,

4-)EGE ORDU KOMUTANLIĞI' NDA MEYDANA GELEN OLAYLAR:
15 Temmuz 2016 tarihinde Ege Ordu Komutanlığı görevinin Orgeneral tanık ... tarafından yerine getirildiği,
-Ege Ordu Komutanlığı bağlı birlikleri biri Manisa ilinde diğeri Antalya ilinde olmak üzere 2 Piyade Eğitim Tugayı, Balıkesir İli Edremit ilçesi ile Sakarya ilinde 1'er Motorize Piyade Tugayı, Denizli ilinde 1 Komando Tugayı ve İzmir ili Bornova ilçesinde bulunan 57.Topçu Tugayından müteşekkil olduğu,
Ege Ordu Komutanlığı aynı zamanda İzmir ilinin Garnizon Komutanlığı statüsünü de taşıdığı, Ege Ordu Komutanlığının Garnizon Komutanlığını yürütmekte olması sorumluluk sahasında bulunan bütün kuvvetlere ait birliklerin doğrudan bağlı oldukları komutanlık olduğu anlamına gelmediği, Ege Ordu Komutanlığının kendisine doğrudan bağlı olan birlikleri dışında kendi bağlısı olmayan ve sorumluluk sahasında bulunan diğer kuvvetler bağlısı birlikler üzerinde sadece genel disiplin ve düzenleyici işlemler açısından bir temsil yetkisi bulunduğu,
-Dosya sanıklarından Tümgeneral ... Ege Ordusu Kurmay Başkanı, Tuğgeneral sanık ...' in Ege Ordusu Hareket Kurmay Yar Başkanı ve Kara Pilot Kurmay Albay sanık ...'in ise Harekat Başkanı olduğu,
-Ege Ordu Komutanlığında Harekat Başkanı olarak görev yapan Kara Pilot Kurmay Albay ...' in Ankara ilinde bulunan Kurmay Yarbay sanık ... ...'yu 14.07.2016 tarihinde arayarak İzmir'e çağırdığı, Kurmay Yarbay sanık ... ...'nun 57. Topçu Tugayında görev yapmakta iken 06.07.2016 tarihinde Ege Ordu Komutanlığı Harekat Başkanlığı Plan ve Harekat Şube Müdürü olarak atandığı ve fakat darbe kalkışmasının hemen öncesinde resmiyette Kara Harp okulunda öğrenci alımları mülakat komisyonlarında görevlendirildiği için geçici olarak Ankara ilinde bulunduğu,
Kara Pilot Kurmay Albay ... Yarbay sanık ... ...'dan, Ege Ordu Komutanlığı Harekat Başkanlığında Plan Subayı olarak görev yapmakta iken İstanbul'da Harp Akademileri Komutanlığı Kara Harp Akademisi Harekat İstihbarat Ana Bilim Dalı Öğretim Elamanlığı görevine atanarak 11 Temmuz tarihinde yeni birliğindeki görevine katılış yapmış olan Kurmay Binbaşı sanık ...'a da haber vermesini ve ikisinin de 15/07/2016 tarihinde İzmir'de olmalarını istediği,
Yarbay sanık ... ...' nun bu görüşmenin ardından Binbaşı sanık ...'ı arayarak Ege Ordu Komutanlığı Harekat Başkanı Albay sanık ...'in kendilerini İzmir'e çağırdığını haber verdiği ve kendisi Ankara'dan, Binbaşı sanık ... ise İstanbul'dan hareketle 15.07.2016 tarihinde İzmir'e geldikleri, sanıkların öğleden sonraki bir zaman diliminde İzmir İli Bornova İlçesinde buluştukları,
Ege Ordu Komutanı Orgeneral tanık ...'in emir astsubayı olan ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu anlaşılan astsubay kıdemli başçavuş olan sanık ...'ın olay tarihinde kullandığı GSM hattının da 15/07/2016 günü saat 18.53'ten itibaren Bornova ve Bornova'ya bitişik Bayraklı bölgesinden sinyal vermeye başladığı, bu durumun saat 22.01 sularına kadar devam ettiği, akabinde Bornova ile Ege Ordu Komutanlığının bulunduğu Bornova ilçesine yaklaşık 30 km mesafedeki Narlıdere ilçesi istikametine doğru baz sinyali verdiği,

HTS verilerine göre sanık ...'ın kullandığı GSM hattından 15/07/2016 günü saat 18.33.02'de sanık ...'ın kullandığı eşi adına kayıtlı GSM hattını arayarak 301 saniye (5 dk) görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında sanık ...'ın Ege Ordu kışlasının bulunduğu bölgeden sinyal verdiği, akabinde 18.53'te Bayraklı-Bornova bölgesinden sinyal verdiğine göre, sanıklar ... ve ...'in saat 18.33'te görüşmelerini müteakip sanık ...'ın, sanıklar ... ve ... ... ile buluşmak ve onları Ege Ordu Karargahına getirmek için Narlıdere'den Bornova istikametine özel aracı ile hareket ettiği takdir ve sonucuna varıldığı,
Ege Ordu Komutanlığında meydana gelen darbe kalkışmasına ilişkin fiillerin baş aktörleri olan sanıklar ... ..., ..., ...'in 15 Temmuz 2016 günü akşam saatlerinden itibaren baz sinyali verdikleri yerlerden sanık ...'ın da baz sinyali verdiği, sanık ...'ın esas hakkındaki savunmaları sırasında ortak baz sinyali ile ilgili verdiği beyanda İzmir Bayraklı/Bornova'da bulunan Kızılay Kan Merkezi'nde (Manavkuyu Mah.) kan vermek için gittiği sırada, sanıklar ... ... ve ... ile karşılaştığını ve özel aracı ile onları ricaları üzerine Ege Ordu Komutanlığı kışlasına getirdiğini ifade ederek kaçamaklı bir biçimde adı geçen sanıklarla birlikte ortak hareket ettiğini ikrar ettiği,
Sanık ... esas hakkındaki savunmasının alındığı 16/04/2021 tarihine kadar olay tarihinde, Ege Ordu Kışlasının bulunduğu Narlıdere ilçesinden ayrılmadığını savunmasına rağmen, baz kayıtları okunup sorulduğunda önceki savunmalarından kısmen rücu ederek Narlıdere ilçesine yaklaşık 30 km mesafedeki Bayraklı ve Bornova ilçesine kan vermek için geldiğini, tesadüfen sanıklar ... ve ... ... ile karşılaştığını ifade ettiği,
HTS verileri ve sinyal bilgilerine göre sanıklar ..., ..., ... ... ve ...'in henüz darbe kalkışması ile ilgili haberlerin kamuoyuna yansımadığı ve darbe kalkışmasının henüz fiilen icraya başlanmadığı saatlerde irtibat halinde oldukları ve Bornova'da buluşarak bir toplantı yaptıkları, toplantıda Ege Ordu'da gerçekleştirecekleri darbe kalkışması fiilleri ve hazırlık süreci ile ilgili planlama ve görüşme yaptıkları sonucuna varıldığı,
Sanık ..., önceden haberleşerek Bornova bölgesinde buluştuğu sanıklar ... ve ... ... ile birlikte kendi kullandığı özel aracı ile buluştukları Bornova'dan hareketle, Ege Ordu Kışlasının bulunduğu Narlıdere ilçesine doğru yaklaştıklarında saat 22.21 ve 22.30'da tanık şoför ...'nu arayarak resmi araç hazırlanmasını talep etttiği ve hazırlanan araç ile sanıklar ..., ... ve ... ...'nun lojmanlar bölgesinden Ege Ordu Karargahına saat 22.40 sularında geldikleri,
Sanık ...'ın resmi araç talep ettiği saat 22.21 sularında henüz kendisinin karargaha gelmesi konusunda amirleri tarafından aranmadığı ve karargaha çağrılmadığı halde; darbe kalkışmasının içinde bulunan sanıklar ... ve ... ... ile yaptıkları plan çerçevesinde karargaha gitmeyi kararlaştırdıklarının anlaşıldığı,
İzmir ili Güzelbahçe ilçesinde bulunan Maltepe Askeri Lisesi Komutanlığı' nın İzmir ili Narlıdere ilçesinde bulunan Ege Ordu Komutanlığı Karargah binasına yaklaşık 4 km mesafede olduğu, lisenin Kara Kuvvetleri Komutanlığı Eğitim ve Doktrin Komutanlığına (EDOK) bağlı olduğu,
Yarbay sanık ... ...' nun İzmir İli Güzelbahçe İlçesinde konuşlu Maltepe Askeri Lisesi Komutanlığı personelinden sanıklar Albay ... ..., Yarbay ... ve Yarbay ...'yi de telefonla aradığı ve eğitim elbisesi tabir edilen kamuflaj üniformalı olarak Ege Ordu Komutanlığı Karargahına gelmelerini istediği,
Binbaşı sanık ... ise yine Maltepe Askeri Lisesi Komutanlığı personelinden dosya sanıkları Binbaşı ... ile Ege Ordu Komutanlığı Harekat Başkanlığında Plan Subayı

olarak çalışmakta olan Yüzbaşı sanık ...'ü, Ege Ordusu Muhabere Elektronik Bilgi Sistemler (MEBS) Taburunda Mühendis Üsteğmen sanık ...'ı, İstihkam Okul Komutanlığı personeli Teğmen sanık ...'i, Ege Ordusu İstihbarat Başkanlığı personeli Astsubay tanık ... ...'i telefonla arayarak derhal ve kamuflaj üniformalı bir şekilde Ege Ordu Komutanlığı Karargahına gelmelerini istediği, Astsubay tanık ... ...' in kendi bölük komutanına durumu aktarıp karargaha gitmediği,
Ege Ordu Komutanlığında meydana gelen darbe kalkışması fiillerine asli fail olarak iştirak ettikleri için tefrik öncesi süreçte Anayasayı ihlal suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilen ve darbe kalkışmasının baş aktörlerinden olan sanıklar ... ... ve ...'ın Bornova ilçesinden Ege Ordu kışlasının bulunduğu Narlıdere ilçesine sanık ...'ın kullandığı özel otomobili ile intikal ettikleri, yoldayken araç içinde yine darbe fiiline iştirak ettikleri için tefrik öncesi süreçte mahkumiyetlerine karar verilen sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ..., ... ve ... ile telefonla görüştükleri, görüşme içeriğinin sonraki eylemleri de nazara alındığında darbe kalkışması fiilinin icrası ve organizasyonu ile ilgili olduğu, sanık ...'ın bu görüşmelere araç içerisinde şahit olduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu
sabit olan sanık ...'a güvendikleri ve onunla birlikte hareket ettikleri için sanıklar ... ve ... ...'nun bu görüşmeleri sanık ...'ın yanında ve aracında yapmakta bir beis görmedikleri takdir ve sonucuna varıldığı,
-İzmir İli Narlıdere ilçesinde bulunan Ege Ordu Komutanlığı, İstihkam Okulu Eğitim Merkezi Komutanlığının yer aldığı büyük kışla içerisinde küçük bir alanda tel örgü ile ayrılmış şekilde bulunduğu, Ege Ordu Komutanlığı kışlası içinde Ege Ordu Komutanının makamının da bulunduğu karargah binasının yer aldığı, Ege Ordu Kurmay Başkanı Tümgeneral sanık ... ve Ege Ordu Harekat Yar Başkanı Tuğgeneral sanık ...'in de makamları Ordu Komutanının makamı ile aynı katta bulunduğu, Ege Ordusu Harekat Başkanlığı ise Ege Ordu Komutanlığı Karargah Binasına takriben 20-30 metre uzaklıkta olduğu, dosya sanıklarından Kara Pilot Kurmay Albay ...'in makamının bu binada olduğu, Ege Ordu Karargah Binasının zemin katında Ordu Harekat Merkezi (OHM) bulunduğu, Ordu Harekat Merkezi (OHM) ile Ege Ordusu Harekat Başkanlığının ayrı birimler olduğu,
-Ege Ordu Komutanlığı Karargah Binası zemin katında bulunan Ordu Harekat Merkezi'nde (OHM) o akşam Yarbay tanık ... ...' in OHM Nöbetçi Amiri olarak görev yaptığı, (OHM) nöbetçi Astsubayının tanık ...'dur. Aynı yerde bulunan bir diğer nöbetçi personel ise Ordu Nöbetçi Amirinin Yarbay tanık ... ve Ordu Nöbetçi Astsubayının tanık İbrahim Yelpaze olduğu,
- 15 Temmuz 2016 tarihinde Maltepe Askeri Lisesindeki diploma töreni yanı sıra okula yeni komutan olarak atanan Kurmay Albay sanık ... ile eski okul komutanı Kurmay Albay sanık ... arasında görev devir teslim töreni yapıldığı,
Albay sanık ... ve Kurmay Albay sanık ... saat 21.52 sularında Albay sanık ...'a ait araç ile İstihkam Okulu Eğitim Merkezi Komutanlığı 2 nolu ana nizamiyeden giriş yaptıkları,
Giriş yaptıkları 2 nolu nizamiye kapısı Ege Ordu Komutanlığı ve İstihkam Okulu Eğitim Merkezi Komutanlığı'nın kışlaya giriş için birlikte kullandıkları bir kapı olduğu, Albay sanık ... ile Albay sanık ... kışlaya girişlerini müteakiben Ege Ordu Harekat Başkanlığına geldikleri,
Binbaşı sanık ...' ın, adına kayılı bulunan mobil telefon hattı ile saat 22.00'de Albay sanık ...'ı aradığı,

Albay sanık ... ile Albay sanık ... kısa süre sonra Harekat Başkanlığından ayrıldıkları ve fakat komutanı oldukları Maltepe Askeri Lisesine dönmek yerine saat 22.27 sularında tekrar otoparka dönerek araçlarında beklemede kaldıkları
Araçta beklemede kaldıkları bu esnada Ege Ordu Komutanlığı Harekat Başkanı Albay sanık ...'in saat 22.30'da Albay sanık ...'ı telefonla aradığı, bu görüşmeden kısa bir süre sonra bu kez Albay sanık ...' ın saat 22.36'da Albay sanık ...'i telefonla aradığı,
-Yarbay sanık ... ...'nun telefonla arayarak çağırdığı Yarbay sanık ...' ın bu zaman aralığında saat 22.32 sularında 2 Nolu Ana Nizamiye kapısından giriş yaparak Ege Ordu Komutanlığı kışlasına giriş yaptığı ve Ege Ordu Harekat Başkanlığına geldiği, Yarbay sanık ...' ın Ege Ordu Harekat Başkanlığında Yarbay sanık ... ... ile görüştükten sonra Ege Ordu Karargah binasında bulunan Harekat Merkezine (OHM) geçtiği, Yarbay sanık ...' ın o gün Ege Ordu Komutanlığı Harekat Başkanlığı'na gelirken saat 22.40.22'de giriş ve çıkışların kontrol edildiği Muhabere Elektronik Bilgi Sistemler (MEBS) Konteynerı olarak ifade edilen kontrol noktasındaki turnikeden geçtiği, girişini deftere kayıt ettiği ve fakat Ege Ordu Kışlasından ayrılmadan önce saat 23.55'de buraya gelerek daha önceden kayıt defterine kendisinin yazdığı kimlik bilgisine ilişkin satırı çizdiği,
- Maltepe Askeri Lisesi'nde İstihbarat Kısım Amirliği görevinden Ege Ordu İstihbarat Başkanlığı emrine atanan Albay sanık ... ile Maltepe Askeri Lisesi personelleri Binbaşı sanık ... ve Binbaşı sanık ... ...' ın da saat 22.43 sularında 0441940 plaka nolu Kangoo marka askeri bir araçla 2 Nolu Ana Nizamiye kapısından Ege Ordu Komutanlığı kışlasına giriş yaptıkları ve Ege Ordu Harekat Başkanlığına geldikleri,
Albay sanık ... ile Albay sanık ...' ın saat 22.38'de İstihkam Okulu Eğitim Merkezi Komutanlığı 2 nolu ana nizamiyesi otoparkında park halindeki araçlarından inerek tekrar Ege Ordu Harekat Başkanlığına doğru hareketlendikleri ve hemen akabinde tekrar araçlarına dönerek ve saat 22.44 suları itibariyle kışladan çıkış yaptıkları,
Ancak bunun hemen öncesinde saat 22.43 sularında 2 Nolu Ana Nizamiye kapısından Ege Ordu Komutanlığı kışlasına giriş yapmış bulunan Albay sanık ..., Binbaşı sanık ... ve Binbaşı sanık ... ... ile görüştükleri,
Kamera görüntülerindeki bir diğer dikkat çekici hususun da Albay sanık ...'ın kendi savunmasında da dile getirdiği biçimde elinde evden çıkarken yanına aldığı içinde tabanca mermisi bulunan bir poşeti taşımakta olması olduğu, bu poşetin sanık Ege Ordu Karargah binasına girdiğinde de elinde bulunduğu,

İzah olunan bu hareketliliklerin hemen öncesinde ve sonrasında Ege Ordu Karargahında başka gelişmeler yaşandığı,
Saat 22.00 sularında Kara Kuvvetleri Harekat Merkezi'nden telefonla Ordu Harekat Merkezi (OHM) arandığı, telefona Ordu Nöbetçi Amiri Yarbay tanık ...' nun cevap verdiği, arayan kişinin kendisini Yüzbaşı Levent olarak tanıttığı ve Genelkurmay Başkanlığı'ndan Hazırlık ve Birlik İntikali konulu bir mesaj gönderildiğini, bunun gelip gelmediğini sorduğu, ancak o saat itibariyle böyle bir mesajın henüz ulaşmadığını öğrenince de o an için yanındakilere seslenerek Ege Orduya mesajın ulaşmadığını bildirdiği ve bu konuşmayı müteakiben telefon henüz açıkken Evrak Yönetim Sistemine (EYS) söz konusu mesajın düştüğü, arayan kişinin gelen mesaja evrakına derhal işlem yapılmasını ve işlem yapıldığına dair Kara Kuvvetleri Komutanlığına bildirilmesini isteyerek görüşmeyi sonlandırdığı,

İdari tahkikat dosyasında yer alan 18/07/2016 tarihli tutanak ve mesaj formuna göre, Ege Ordu Komutanlığına gelen yasa dışı mesajların:

1-Genelkurmay Başkanlığı'ndan saat 21.30'da gönderilen, 21.39'da Ege Ordu'ya ulaştığına dair kayıt bulunan "Hazırlık İkazı ve Birlik İntikali" konulu mesaj,

2-Genelkurmay Başkanlığı tarafından saat 21.30'da gönderilen 21.43'de Ege Ordu'ya ulaştığına dair kayıt bulunan "Karargah Sorumluluklarının Belirlenmesi" konulu mesaj,

3-Saat 21.53'de gönderildiği belirtilen "Katılışlar" konulu mesaj,

4-Genelkurmay Başkanlığı'ndan saat 21.30'da gönderilen 21.55'te Ege Ordu'ya ulaştığına dair kayıt bulunan "Sıkıyönetim Direktifi" konulu mesaj,

5-Genelkurmay Başkanlığı'ndan saat 22.15'te gönderilen "Sıkıyönetim Direktifi" konulu mesaj, (Bu mesaj ... Muhabere Merkezinde yer alan MEDAS sistemine saat 22.38'de düşmüş, 22.50 sularında çıktısı alınmıştır)

6-Kara Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Merkezi tarafından saat 05.45'te gönderildiğine dair kayıt bulunan "Sıkıyönetim Direktifine Uyulması" konulu mesajlar, olduğu,

Saat 22.00 sularında Kara Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Merkezi tarafından Ege Ordu Komutanlığı Personel Başkanlığı Genel Evrak Mesaj Kontrol ve Araştırma Kısmına gönderilen 3 adet Hazırlık ve Birlik İntikali, Karargah Sorumluluklarının Belirlenmesi ve Katılışlar konulu mesajın burada nöbetçi bulunan Uzman Çavuş tanık ... tarafından Ordu Harekat Merkezi'ne (OHM) gönderilerek (OHM) nöbetçi Astsubayı tanık ...'na teslim edilmesinin sağlandığı,
Gelen "Hazırlık ve Birlik İntikali konulu mesaj" Türk Silahlı Kuvvetlerinin tüm birlik, kurum ve karargahlarının en kısa sürede hazırlıklarını tamamlayarak Genel Kurmay Başkanlığınca verilecek emirleri icra etmek maksadıyla hazır bulunmaları ve ayrıca öncelikli olarak Şırnak ili, Çakırsöğüt'te bulunan Jandarma Komando birlikleri ile Özel Kuvvetler Komutanlığına bağlı birliklerin derhal Ankara'ya intikali emrini içerdiği,
-Ordu Harekat Merkezi (OHM) Nöbetçi Astsubayı tanık ... gelen mesajın bir çıktısını aldığı, evrak kayıt defterine kaydını yaparak evrak havale formu düzenlediği ve Ordu Harekat Merkezi Nöbetçi Amiri Yarbay tanık ... ...'e arz ettiği,
Ordu nöbetçi amirinin Ege Ordusu Kurmay Başkanı izinde olduğu için onun yerine vekalet etmekte olan ve kışla içinde lojmanlar bölgesinde ikamet eden Ege Ordu Yar Başkanı Tuğgeneral sanık ...'i saat 22.05 sularında askeri hattan telefonla arayarak, Genelkurmay Başkanlığından harekat ... öncelikli mesaj geldiğini belirtip gelen mesaj metnini okuyarak bilgilendirdiği, sanık ...' in mesajı tekrar okuttuğunda silahlı kuvvetlerin emir komuta zinciri içinde darbe yaptığını düşünüp kendisini almaları için ... ...'ten resmi araç talep ettiği, araç gelinceye kadar evinde televizyondan ülke çapında yaşanan olağan dışı askeri hareketliliklerle ilgili haberlere muttali olduğu, gelen resmi araçla karargaha hareket ettiği ve saat 22.45'de Ege Ordu Karargahına giriş yaptığı
Sanık ...' in 22.45'te Ege Ordu Karargahı'nda bulunan Ordu Harekat Merkezinin bulunduğu giriş kapısına yaklaştığında darbeci güruhun başı olan sanık ... ile diğer darbeci sanıkların hareketlenerek sanık ...'i karşıladıkları, OHM turnikesinden geçtikten sonra sanık ...'in kamera görüntülerinden de anlaşılacağı üzere sanık ... ile birlikte sanık ...'in odasının bulunduğu bir üst kata çıktıkları, sanık ... ve ...'in burada 5 dk baş başa görüştükleri, onlar görüşme halinde iken OHM nöbetçi amiri Yarbay tanık ... ...'in

DYS'den ve gelen evrak bölümünden gelen mesajları yazılı olarak sanık ...'in odasına getirip arz ettiği, sanık ...'in mesajları okuduğu, kolluk beyanında belirttiği üzere bu kalkışmanın emir komuta zinciri içinde olmadığını anladığı, yanında bulunan kendisine birinci dereceden bağlı Harekat Başkanı olan sanık ...'in sanık ...'e silahlı kuvvetlerin darbe yaptığını söylediği, buna rağmen sanık ...'in sorumlu bir tuğgeneralin yapması gerektiği halde amiri pozisyonundaki Ege Ordu Komutanı olan Orgeneral ...'e herhangi bir bilgi vermediği, Ege Ordu Komutanlığı karargahında tanıdığı tanımadığı yabancı birtakım rütbeli askerlerin savaş kıyafetleri giymiş bir halde karargahta, birliğin beyni olan Ordu Harekat Merkezinde ne aradıklarını sorup sorgulamadığı, onların derhal uzaklaştırılması yetki ve görevi kendisinde bulunduğu halde bu konuda hiçbir müdahalede bulunmadığı, darbeci güruhun rahat bir şekilde hareket etmelerine imkan sağladığı, onları gördüğü halde yanlarından geçerken rahat tavırlar sergilediği, tepkisiz kaldığı, en küçük bir tepki göstermediği, bir başka anlatımla gerek o gece izinde olan Ege Ordu Kurmay Başkanı'nın yerine vekaleten bakması, gerekse Ege Ordu Komutanlığı Harekat Kurmay Yar Başkanı olması nedeniyle birliğinin yabancı askeri unsurlar tarafından işgal edildiğini gördüğü halde herhangi bir müdahalede bulunmadığı ve işgale seyirci kaldığı,
-Ordu Harekat Merkezi (OHM) nöbetçi personeli mesaj ile ilgili yukarıda izah olunan işlemleri gerçekleştirirken Ordu Nöbetçi Amiri Yarbay tanık ...' nun sigara içmek için bina dışına çıktığında Ege Ordu Komutanlığı Harekat Başkanı Albay sanık ...'e rastladığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığından “... Mesaj“ emri geldiğini söylediği, Albay sanık ...' in “biliyorum, haberim var, birazdan geleceğim” diyerek yoluna devam ettiği,
- Genelkurmay Başkanlığı'ndan saat 22.15'te gönderilen "Sıkıyönetim Direktifi" konulu mesaj, Ege Ordu Komutanlığı ... Muhabere Merkezinde kurulu bulunan MEDAS sistemine saat 22.38'de düştüğü, 22.50 sularında çıktısının alındığı,
Albay sanık ...' in saat 22.18 sularında "İstihkam Okulu Eğitim Merkezi Komutanlığı 2 Nolu Ana Nizamiye" kapısından aracı ile giriş yaptığı, Yarbay Tanık ... ile karşılaşmaları saat 22.37'ye tekabül ettiği, bu saat itibariyle Albay sanık ...'in “... Mesaj” emrinden bilgisinin olmasının dikkat çekici bulunduğu,
- Ege Ordu Komutanı Emir Astsubayı sanık ...'ın Yarbay sanık ... ... ve Binbaşı sanık ... birlikte Ege Ordu Harekat Başkanlığına geldiklerinde (saat 22.44 suları) önceden telefon ile arayarak Ege Ordu Harekat Başkanlığına gelmelerini istedikleri Ege Ordu Komutanlığı Harekat Başkanlığında Plan Subayı olarak çalışmakta olan Yüzbaşı sanık ... ve Üsteğmen sanık ...' ın Ege Ordu Harekat Başkanlığında bulundukları, burada buluştukları esnada Binbaşı sanık ...' ın “Santrali Kapat” diyerek Üsteğmen sanık ...' a emir verdiği, ardından Yarbay sanık ... ...' nun Ordu Harekat Merkezine gidelim dediği ve hep birlikte Harekat Başkanlığından çıkarak Ege Ordu Komutanlığı Karargah Binasının zemin katında bulunan Ordu Harekat Merkezine (OHM) geldikleri, burada kısa bir süre televizyonlarda İstanbul Boğaz Köprüsünün silahlı askerler tarafından kapatıldığı görüntülerinin de yer aldığı haberleri izledikleri, Ordu Harekat Merkezi Nöbetçi Amiri Yarbay tanık ... ...' in Binbaşı sanık ...'a “biz düz subaylarız, bilirse sizler bilirsiniz, neler oluyor?” diye sorduğu, Binbaşı sanık ...' ın da “darbe” diye yanıt verdiği,
Yarbay sanık ... ...' nun yine OHM'de iken orada bulunan nöbetçi personele gelen telefonlara cevap vermemelerini emrettiği, ardın da “santrali kapatın” emrini verdiği, Binbaşı sanık ...'ın ...'a bakarak bu kez başı ile “git” şeklinde tasdikledikten sonra tereddüt

gösteren Üsteğmen sanık ...'a önce Yüzbaşı sanık ...' üm “ne söyleniyorsa onu yap” dediği ve ardından yine Binbaşı sanık ...' ın da “bu tür durumlarda Genelkurmay'ın emri vardır santrali çabuk kapat” diye emri tekrar ettiği ve böylece Üsteğmen sanık ...'ın Muhabere Elektronik Bilgi Sistemler (MEBS) Tabur Komutanlığına bağlı ... Muhabere Merkez Amirliğine giderek “Ordu Harekat Merkez'inden geliyorum, çok önemli olaylar var, santrali kapatmamızı emrettiler” diyerek Nöbetçi Personel Astsubay sanık ... ve Uzman Çavuş sanık ...'a santrali kapatmalarını emrettiği, bunun üzerine Santral Nöbetçi Uzman Çavuş sanık ...' ın saat 22.45 sularında şarteli indirerek santrali kapattığı, oradan ayrılırken de “bölük komutanlarına bilgi verin televizyonlara baksınlar” diye emir verdiği
Üsteğmen sanık ... ayrıca saat 22: 47'de Muhabere Taburu 2. Bölüğü Nöbetçi Astsubayı tanık ... ...'ı arayarak Nöbetçi Astsubayların Ani Müdahale Mangası'nda (AMM) toplanmalarını istediği,
Üsteğmen sanık ...' ın kısa bir süre sonra Astsubay tanık ... ...'a mesaj atarak nöbetçi astsubayların silahlanmasını emrettiği,
-Üsteğmen sanık ...'ın halen Muhabere Elektronik Bilgi Sistemler (MEBS) Tabur Komutanlığına bağlı ... Muhabere Merkez Amirliğinde bulunduğu sırada takriben saat 22: 50 sularında Genelkurmay Başkanlığından gönderilen sözde Sıkıyönetim Direktifi konulu mesaj emrinin Haber Merkezinde bulunan Mesaj Evrak Dağıtım Sistemine (MEDAS) düştüğü, nöbetçi Uzman Çavuş tanık ... ...' ın emrin çıktısını aldığı, Üsteğmen sanık ...'a bilgi verdiği ve hep birlikte gelen mesaj evrakına baktıkları, Uzman Çavuş sanık ...' ın gelen evrakı kaydettikten sonra mesajı Personel Başkanlığı Genel Evrak Mesaj Kontrol ve Araştırma Kısım Nöbetçisi Uzman Çavuş tanık ...'a teslim etttiği, Uzman Çavuş tanık ...' ın da aldığı bu evrakı (OHM) ye götürerek nöbetçi Astsubayı tanık ...'na teslim ettiği,
-Yarbay sanık ... ... ve Binbaşı sanık ... tekrar harekat başkanlığına döndüklerinde Yüzbaşı sanık ...'ün kendileri için hazır ettiği kamuflaj üniformaları giydikleri, o akşam Yüzbaşı sanık ...'ün Binbaşı sanık ... için hazırladığı üniformanın albay rütbesi taşıyor olmasının dikkat çekici olduğu,
- Orgeneral ... konutunda bulunduğu bir sırada Ankara'daki yakınlarından ve televizyon kanallarından askeri hareketlilik ile ilgili bilgi sahibi olmasını müteakip karargaha geçerek konuyu anlama ve yakından takip etme kararı aldığı, karargaha geçme kararının hemen ardından konuttaki sabit telefon ve askeri hatların kesilmiş olduğunu gören Orgeneral ...' in önce emir subayı Binbaşı tanık ...'yi cep telefonundan aradığı ancak ona ulaşamayınca koruma astsubayı ... ...'ı arayarak karargaha geçmek üzere derhal hazırlık yapılmasını emrettiği,
- Ege Ordusu Kurmay Başkanı olan ve tefrik öncesi süreçte Anayasayı ihlal suçundan mahkumiyetine karar verilen tümgeneral sanık ... izinde olduğu için onun yerine vekalet etmekte olan Ege Ordusu Harekat Yar Başkanı Tuğgeneral sanık ...'in saat 22: 46 sularında karargah binasına geldiği ve yukarıda belirtildiği gibi kendisini karşılayan darbeci güruh içinde yer alan doğrudan kendine bağlı Harekat Başkanı Kurmay albay ... ile birlikte makamına geçtiği, müteakiben Harekat Yar Başkanı Tuğgeneral sanık ...'in makamında beş dakika kalıp ayrılan Albay sanık ...' in saat 22.52 sularında Harekat Başkanlığında bulunan kendi makamına geçtiği,
-Saat 23.08 sularında Yarbay sanık ... ...'un telefonla çağırdığı Maltepe Askeri Lisesinde Öğrenci Grup Komutanı olarak görev yapan Albay sanık ... ... ve beraberindeki Öğrenci

Tabur Komutanı Kurmay Yarbay sanık ..., Albay ... ...'a ait sivil araçla 2 Nolu Ana Nizamiye kapısından giriş yaparak Ege Ordu Komutanlığı kışlasına giriş yaptıkları ve Ege Ordu Harekat Başkanlığına geldikleri,
-Saat 22.52'de Harekat Başkanı Albay sanık ...'in kendi makamına geçmesinin ardından saat 23.15'e kadarki 23 dakikalık bir zaman dilimi içerisinde; Yarbay sanık ... ..., Binbaşı sanık ..., Yüzbaşı sanık ..., Teğmen sanık ..., Albay sanık ..., Maltepe Askeri Lisesi Personelleri Albay sanık ... ..., Yarbay sanık ..., Yarbay ..., Binbaşı sanık ... ve Binbaşı sanık ... ...' ın Albay sanık ...'in makam odasına girip çıktıkları, onunla görüştükleri ve genel olarak birbirleri ile irtibat halinde bir güruh olarak hareket ettikleri,
15.07.2016 tarihinde Ege Ordu Kışlasına gelen Maltepe Askeri Lisesi Personelinin eğitim kıyafeti denilen kamuflaj üniformalı oldukları ve birçoğunun yanlarında tabancalarının bulunduğu,
-Maltepe Askeri Lisesi personeli Binbaşı sanık ...'un soruşturma aşamasında kollukta vermiş olduğu ifadesinin darbe kalkışmasının yaşandığı o saatlerde daha önceden yapılan darbe planlamaları ve o gün Ege Ordu Komutanlığında bulunan bir kısım askeri personelin bu planlamalardan haberdar oldukları yolunda çok önemli bir kanıt durumunda olduğu, Binbaşı sanık ...'un kolluktaki bu ifadesine göre; kendileri Ege Ordu Komutanlığına geldikten sonra Binbaşı sanık ...' ın darbe yapıldığını, Cumhurbaşkanı ...'ın özel kuvvetler tarafından ele geçirildiğini, Huber Köşkünde alıkonulduğunu açıkladığı,
Daha önce sivil bir halde Ege Ordu Komutanlığı'na gelerek bir saate yakın bir süre burada bekleyen ve sonrasında saat 22.44 suları itibariyle Ege Ordu Kışlasından çıkış yaparak komutanı oldukları Maltepe Askeri Lisesine dönen eski ve yeni okul komutanları Albay sanık ... ile Albay sanık ...' in kendi birliklerine döndüklerinde Muhabere Haber Merkezi Nöbetçi Astsubayı sanık ...' ün sözde Yurtta Sulh Konseyi tarafından saat 22.45 sularında gönderilen harekat ... öncelikli sıkıyönetim direktifinin çıktısını alarak makamına gelmiş bulunan eski okul komutanı Albay sanık ...'a ibraz ettiği, Albay sanık ... Muhabere Haber Merkezi Nöbetçi Astsubayı sanık ...'e Lojistik Destek Komutanlığı nöbetçi subayını arayarak acilen mühimmatlarıyla birlikte 6-7 adet ...-47 kaleşnikof tüfek getirmesini emrettiği, Astsubay sanık ...'ün derhal Lojistik Destek Komutanlığı Nöbetçi Subayı Üsteğmen sanık ...'ı aradığı ve komutanın emrini ilettiği, emri iletirken emri verenin eski okul komutanı olduğunu belirtmediği ve sanık ...'ı yanılttığı,
Emri alan Üsteğmen sanık ...' ın istenen silah ve mühimmatı temin etmek için AMM'yi (Ani Müdahale Mangası) aradığı, telefonda görüştüğü Güvenlik Emniyet Nöbetçi Subayı Uzman Çavuş sanık ...'ten ellerinde ...-47 olmadığını, yalnızca kıta yükü mühimmatın (askeri birliklerde olağan dışı durumlarda kullanılmak üzere güvenlik amaçlı olarak bulundurulan mühimmat) bulunduğunu, onun da açılmamış çakılı kasalarda olduğunu öğrendiği, Astsubay sanık ...'ü geri arayarak bunu bildirdiği ve ancak G3 piyade tüfeği getirebileceğini belirterek yeniden komutan emrini sorduğu, Albay sanık ...'ın ısrarla ...-47 Kaleşnikof tüfek istemesi ve bunun sanık ... tarafından kendisine iletilmesi üzerine Üsteğmen sanık ...' ın, Lojistik Destek Tabur Komutanı Albay tanık ... ve Lojistik Destek Bölük Komutanı Yüzbaşı tanık Türker ... ...'i arayarak bilgi verdiği ve emirlerini sorduğu,
Albay tanık ...'ın “okul komutanı istiyorsa verin” demesi üzerine Üsteğmen sanık ...'ın, Güvenlik Emniyet Nöbetçi Subayı Uzman Çavuş sanık ...'ün yanına gittiği ve birlikte bölük deposuna giderek açılmamış sandıklarda bulunan 7 adet kaleşnikof tüfek ve

7 adet şarjör aldıkları, kıta yükü mühimmat sandıklarında bulunan mermilerden bu şarjörlere basarak okul karargahının önünde Ege Ordu Komutanlığına gitme hazırlığında bulunan eski ve yeni okul komutanlarının başında oldukları Cherokee Jeep marka aracın bagajına koydukları,
Üsteğmen sanık ...'ın getirdikleri kaleşnikof tüfeklerden iki adetini araç başında bulunan yeni okul komutanı Albay sanık ...'e orada elden bizzat verdiği, müteakiben eski okul komutanı Albay sanık ... ile yeni okul komutanı Albay sanık ... yanlarına Maltepe Askeri Lisesi Harekat İstihbarat Eğitim Kısım Amiri Binbaşı sanık ... ...'yı da alarak Ege Ordu Komutanlığına gittikleri,
Yola çıkmadan önce Albay sanık ...'in aracın plakasının kapatılması emrini verdiği, şoför Er tanık ...' nın Cherokee Jeep marka aracın arka ve ön plakalarını kağıt bant çekerek kapattığı, -Ege Ordu Komutanı Orgeneral ...'in emir subayı Binbaşı tanık ...'nin ordu komutanının kendisini aradığını fark edince cep telefonundan kendisini arayarak karargaha geçileceği emrini ve bilgisini aldığı ve ardından saat 22.52.33'te komutanın emir astsubayı sanık ...'ı arayarak süratle kendisini almasını emrettiği,
Yukarıda açıklandığı üzere Astsubay sanık ...'ın henüz hiçbir amiri tarafından aranıp karargaha çağrılmadığı bir zaman diliminde hazırlık yapıp resmi araç ile yanında sanıklar Binbaşı ... ve Yarbay ... ... olduğu halde saat 22.42 sularında karargaha gelmiş olup Tanık ... kendisini aradığı sırada zaten Ege Ordu Komutanlığı Karargah binası Ordu Harekat Merkezi (OHM) taraflarında bulunduğu, bu telefon görüşmesinden sonra derhal giderek emir subayı Binbaşı tanık ...'yi aldığı ve Ege Ordu Komutanı Orgeneral ...'in konutuna bıraktığı, ardından tekrar aceleyle dönerek komutanın makamını açtığı,
Ege Ordu Komutanı Orgeneral ...'in saat 23.01 itibariyle karargaha geldiği, Ege Ordusu Harekat Yar Başkanı Tuğgeneral sanık ... ve OHM Nöbetçi Amiri ... ...'in ordu komutanını karşıladıkları,
-Ege Ordu Komutanı Orgeneral tanık ...'in henüz makam katına çıkarken karargah binası içindeki merdivenlerde OHM Nöbetçi Amiri ... ...'e telefon hatlarının neden kesik olduğunu sorduğu ve fakat bir cevap alamadığı, Tuğgeneral sanık ...'in de bu esnada orada olduğu ve gelen mesaj emirleri ile ilgili bilgi vermek istemiş ise de ordu komutanın onu dinlemeden makam odasına çıktığı, Orgeneral tanık ...'in ilk iş olarak kesilen telefon irtibatlarının kurulması santralin açılması emrini verdiği, akabinde kendi üstlerine ve arkasından ana ast birlik komutanları başta olmak üzere bölgesinde sorumluluk alanında bulunan tüm Türk Silahlı Kuvvetleri bağlısı unsurlara ulaşma gayreti içerisinde olduğu,
Ordu Harekat Merkezi (OHM) Nöbetçi amiri Yarbay tanık ... ...'in Ege Ordu Komutanı Orgeneral tanık ...'in santralin derhal açılması emrini Üsteğmen sanık ...'a ilettiği ve santral kısa süre sonra açılarak saat 23.20 sularında devreye konulduğu,
-Ege Ordu Komutanı Orgeneral tanık ...'in karargaha gelmesini müteakiben Emir Subayı Binbaşı tanık ...'nin, Emir Astsubayı sanık ...'dan derhal tabanca alıp gelmesini istediği, Astsubay sanık ...' ın ivedi bir biçimde komutanın konutu yakınında bulunan Emniyet Nöbetçi Astsubayına giderek kendisi, emir subayı ve ordu komutanı için birer adet Glock Marka tabanca aldığı ve iki dakika içinde döndüğü,
Saat 23.12 sularında Ege Ordu Komutanı Emir Astsubayı tanık ...' nın da karargaha geldiği, Astsubay sanık ...' ın onun gelişini müteakiben Saat 23.13'te tekrar karargahtan ayrılarak M16 tüfekle geri geldiği, Emir Astsubayı tanık ... ve Astsubay sanık ...'ın hücum yelek ve ... namlu tüfekle teçhizatlandığı, Konut Koruma Astsubayı

tanık ... ...'ın koruma ekibinde görevli Uzman Çavuş tanık ...'a haber vererek derhal karargaha gelmelerini emrettiği ve tanık ...' un koordinasyonunda koruma ekibinden diğer personel Ege Ordu Komutanı koruma şoförü Uzman Çavuş ... ile Uzman Çavuş ...'nun geldiği, Ordu Komutanının koruma ekibinde bulunan polis memurları tanık ... ve ...'in de telefonla çağrıldığı, birlikte karargah içinde, dışında ve ordu komutanının makam katında silahlı bir biçimde koruma görevine geçtikleri,
-Ege Ordu Komutanı Orgeneral tanık ... makamına geçtiğinde sanık Harekat Yar Başkanı Tuğgeneral ...'in de onunla birlikte makam odasına geçtiği ve kendisiyle çok kısa bir süre görüşerek çıktığı,
Saat 23.03 sularında Uzman Çavuş tanık ... tarafından Ordu Harekat Merkezi'ne (OHM) gönderilerek (OHM) nöbetçi Astsubayı tanık ...'na teslim edilen sözde Sıkıyönetim Direktifi konulu emirler ve darbeciler tarafından daha önceden gönderilmiş tüm mesajlar Ordu Nöbetçi Amiri Yarbay tanık ... tarafından Ege Ordu Komutanı Orgeneral tanık ...'e ibraz edildiği,
Orgeneral tanık ...'in sözde Sıkıyönetim Direktifi konulu emirler ekinde bulunan atama listelerine göre K.K.K emrine alındığı,
Tuğgeneral sanık ...'in (OHM) nöbetçi Astsubayı tanık ...'na, Ege Ordu Komutanlığında görev yapan başkanların çağrılması emrini verdiği ve bunun üzerine tanık ...' nun İstihbarat Başkanı Albay tanık ... ... ve MEBS Başkanı Albay tanık ...'a Ordu Nöbetçi Amiri Yarbay tanık ... ise Lojistik Başkanı Kurmay Albay tanık ... ve İstihkam Başkanı Albay tanık ...'a telefon açarak başkanların mesaiye çağrıldığını haber verdiği, ... istinaden çağırılan personelin peyderpey Ege Ordu Komutanlığına geldikleri,
Adı geçen Ege Ordu personelinden yalnızca bir kaçı Maltepe Askeri Lisesi personelinin Ege Ordu Kışlasında bulundukları saatlerde orada bulunduğu, zira çağrılan Ege Ordu personelinin karargaha gelişi sabaha kadar devam eden farklı zaman dilimlerinde gerçekleştiği,
-Olayların yukarıda anlatılan akışı içerisinde bir tespit yapılacak olursa Ege Ordu Komutanı Orgeneral tanık ... makamına henüz gelmeden Ege Ordu Personelleri Albay sanık ..., Yarbay sanık ... ..., Binbaşı sanık ..., Tuğgeneral sanık ..., Üsteğmen ..., Yüzbaşı sanık ..., Albay sanık ..., ordu komutanının emir astsubayı olan sanık ...; Maltepe Askeri Lisesi personelleri Yarbay sanık ..., Binbaşı sanık ..., Binbaşı sanık ... ...'ın Ege Ordu Komutanlığı karargah binasına geldikleri, karargah binasının zemin katında bulunan Ordu Harekat Merkezine (OHM) girip çıktıkları, burası ile çapraz karşı binada bulunan Ege Ege Ordu Harekat Başkanlığı arasında gidip geldikleri ve kendi aralarında görüşüp konuştukları, gelen tüm personelin eğitim kıyafeti denilen kamuflaj üniformalı oldukları,
-Yarbay sanık ... ..., Binbaşı sanık ..., Yüzbaşı sanık ..., Teğmen sanık ..., Albay sanık ...,Yarbay ..., Binbaşı sanık ... ve Binbaşı sanık ... ...' ın saat 22.52'de Harekat Başkanı Albay sanık ...'in kendi makamına geçmesinin ardından onunla görüştükleri,
Özetle; darbeci güruhun yaptığı toplantıda aldığı karar sonucu Ege Ordu Karagahı Ani Müdahale Mangası'nın işgal edilmesi ve kontrol altına alınmasının kararlaştırıldığı, bu karar doğrultusunda Binbaşı sanık ... ve Teğmen sanık ...'in saat 23.04'te AMM'ye gidip, asker ve mühimmat sayısını, yerlerini sorup öğrendikleri, mühimmat dolabının anahtarına el koydukları,

sanık ...'ın bir süre bekleyip sanık ...'i orada bırakıp ayrıldı, teğmen sanık ...'in saat 23.04'ten saat 00.11 sularına kadar AMM'de kalarak orayı kontrol altında tuttuğu anlaşılmıştır.
-Saat 23.33 sularında Albay sanık ... ile Albay sanık ...'in Ege Ordu Karargahına ikinci kez gelmiş olduklarında araçlarını otoparkta ve beraberinde getirdikleri 6 adet Kaleşnikof tüfekleri araçlarında bırakarak yaya vaziyette Ege Ordu Harekat Başkanlığına geçtikleri, kapıda görüştükleri Yarbay sanık ... ... ve Binbaşı sanık ... ve Binbaşı sanık ... ... ile birlikte Harekat Başkanı Albay sanık ...'in makamına geçerek bir kaç dakika kadar görüştükleri, bu esnada Maltepe Askeri Lisesi personelleri Albay sanık ... ..., Yarbay sanık ..., Binbaşı sanık ..., Binbaşı sanık ... ..., Binbaşı sanık ... ... ve Maltepe Askeri Lisesinden Ege Ordu Komutanlığı emrine henüz atanmış bulunan Albay sanık ...' ın Albay sanık ...'in makamına geldikleri hep birlikte kendi aralarında görüştükleri, Saat 23.46 itibariyle Albay sanık ... ve orada toplanan tüm sanıkların Ege Ordu Harekat Başkanlığı makam katından ayrıldıkları,
Ege Ordu Komutanın emir astsubayı olan sanık ...'ın zahirde Ege Ordu Komutanı ve emir subayı ...'nin emir ve talimatları doğrultusunda Ege Ordu Komutanını korumak için gerekli tedbirleri almış gibi hareket etmesine rağmen, gerçekte darbeci güruh ile birlikte hareket ettiği ancak bunun belli olmaması için gayret sarf ettiği, fırsat buldukça kamera kayıtlarına da yansıdığı üzere ... ve darbeci güruhun başı olan ... ile gizli gizli görüştüğü, onlarla birlikte hareket ettiğinin anlaşıldığı,

Sonuç olarak Ege Ordu Karargahına gelen Maltepe Askeri Lisesi personelinin Ege Ordu Komutanının derdest edilmesi, karargahın komutasının ele geçirilmesi gibi darbe kalkışmasını destekleyen eylem planlamaları içinde oldukları, Ege Ordu Komutanlığı pistine inen 2 helikopterinin de derdest edilmesi planlanan Ege Ordu Komutanının, diğer amirallerin tutulduğu Çiğli 2. Ana Jet Üssü' ne götürülmesi amacıyla gönderildiğinin değerlendirildiği, fakat karargahın ve ordu komutanının güvenliğinin çok erken saatlerde silahlı koruma personeli tarafından alınmış olması karşısında eylemlerini gerçekleştiremedikleri sonuç ve kanaatine varıldığı, esasen 15 Temmuz 2016 tarihinde Ege Ordu Harekat Başkanı ... ile Darbe Kalkışması ve Cumhurbaşkanına karşı gerçekleştirilen suikasta teşebbüs eylemlerinin önemli bir üssü durumunda bulunan Çiğli 2. Ana Jet Üssü arasında yoğun bir telefon trafiği gerçekleştirildiği,
-Ege Ordu Komutanın Karargaha gelişi sonrasında orada ne için bulundukları konusunda Ege Ordu personeli üzerinde endişe ve tereddüt oluşturan Maltepe Askeri Lisesi personelinin Ege Ordu Komutanı Orgeneral ...'in emri ile karargahtan uzaklaştırıldığı, Ege Ordusu İstihbarat Başkanı Albay tanık ... ... Maltepe Askeri Lisesi personeline “arkadaşlar herkes görev yerine gitsin, burada hiç kimse kalmasın” şeklinde bağırarak ordu komutanının emrini ilettiği,
Bu emrin iletilmesi sonrasında Maltepe Askeri Lisesi personelinin peyderpey ayrılarak kendi birliklerine döndükleri, Maltepe Askeri Lisesi kışlasına dönüldüğünde Okul Komutanı ...'in emri ile okuldaki emniyet tedbirlerinin arttırıldığı, bölüm başkanları, tabur komutanları ve bölük komutanlarının mesaiye çağrıldığı, gelen personele silah ve mühimmat dağıtıldığı, nizamiye ve çevre güvenliği için nöbetçi takviyesi yapıldığı,
-Dosya sanıklarından Yarbay sanık ...' nin yanında Maltepe Askeri Lisesi Öğrenci Grup Komutanı Albay sanık ... ... olduğu halde Ege Ordu Komutanlığı Karargahına geldikleri esnada saat 23.00-23.15 sularında kendi bölük komutanı Üsteğmen sanık ...’nu aradığı ve Albay sanık ... ...’nın Bölük Komutanlarının okulda toplanmaları yolundaki emrini ilettiği,

Üsteğmen sanık ...' nun 15/07/2016 tarihinde nöbetçi subay olarak okulda bulunduğu, aldığı emir doğrultusunda bölük komutanlarını arayarak okula gelmeleri yolundaki emri ilettiği, akabinde askeri öğrencilerin koğuş kontrollerini yaparak gazino bölgesine geldiği, bu sırada Ege Ordu Komutanlığından ayrılmaya karar veren Maltepe Askeri Lisesi ekibi beraberinde hareket eden Öğrenci Grup Komutanı Albay sanık ... ...' ın, Okul Komutanı Albay sanık ...’in emri ile bölük komutanı İdari İşler Subayı Yüzbaşı sanık ...’yi arayarak tabur ve bölük komutanlarının silah ve mühimmat almalarını emrettiği, İdari İşler Subayı Yüzbaşı sanık ...'nin nöbetçi olmadığı halde çağrıldığı için okula gelen bölük komutanlarından olduğu, aldığı emri Üsteğmen sanık ...’na ilettiği, ayrıca an itibariyle birlikte olmayan silahlık sorumlusu Astsubay tanık ...’ı telefonla arayarak silahlığın anahtarlarının nerede olduğunu sorduğu, gerekirse kapıyı kıracaklarını söylediği, odasında çekmecede olduğunu öğrenmesinin ardından Üsteğmen sanık ...' na durumu bildirdiği, sanık ...' nun da beraberinde Teğmen sanık ... ile silahlık sorumlusu Astsubay tanık ...’ın odasına gittikleri, kapı kapalı olduğu için pencereden odaya girerek masanın çekmecesinin kilidini yuvasından sökerek silahlığın anahtarlarını aldığı ve teğmen sanık ...’e verdiği, Teğmen sanık ...' ın da silahlığın anahtarını götürerek silahlığın açılmasını sağladığı ve buradan bölük komutanlarına silah dağıtıldığı, ardından da Lojistik Destek Bölük Komutanlığına bağlı Ani Müdahale Mangasından (AMM) mühimmat temin edildiği,
Ancak ne var ki tüm takviye tedbirlerin saat 02.00 sularında kaldırıldığı ve silahlıklardan emin edilen silah ve mühimmatın teslim edildiği, henüz darbe kalkışması ile ilgili teyakkuz hali sona ermemişken, darbe kalkışmasının bastırıldığına dair resmi bir açıklama yapılmamışken, bilhassa darbecilerin durumu lehlerine çevirmek için Ankara ve İstanbul illerinde ortaya koydukları şiddet hareketlerini artırdıkları bir saatte Maltepe Askeri Lisesi Okul Komutanı ...'in kendi savunmasında güvenlik endişesi ile aldırdığını ifade ettiği emniyet tedbirlerini gerektirici nedenlerde bir değişiklik bulunmamasına karşın bir buçuk saat önce okula döndükleri sırada aldırdığı emniyet tedbirlerinin saat 02.00 sularında kaldırılarak normal düzene geçilmesi emrini vermiş olmasının dikkat çekici olduğu,
-Ege Ordu Komutanı tanık ... 16/07/2016 tarihinde saat 01.30 sularında odasında bulunan Ege Ordu Komutanlığı Adli Müşaviri Albay tanık ... ...'e tüm bağlı birliklere bir mesaj emri gönderilerek emir komuta zinciri dışında ve askeri disipline aykırı olarak gerçekleştirilen eylemlere iştirak edilmemesinin, buna karşı gelenlerin askeri isyan suçundan askeri savcılığa sevk edileceğinin bildirilmesini emrettiği, bu emri verdiğinde sanık Ege Ordu Komutanlığı Harekat Başkanlığı Plan Subayı Yüzbaşı sanık ...' ün de orada bulunduğu ve makamdan çıktıklarında Adli Müşavir Albay tanık ... ...' in ondan söz konusu mesaj emrinin hazırlanmasını istediği, Yüzbaşı sanık ... tarafından hazırlanan mesajın 16/07/2016 tarihinde saat 03.20 sularında bağlı birliklere gönderildiği,

-Ege Ordusu ve Garnizon Komutanlığı Emri olarak gönderilen mesaj şu içeriktedir;
15.06.2016 tarihinde akşam saatlerinde, Türkiye çapında, emir komuta zinciri dışında ve askeri disipline aykırı bir takım müessir eylemlere tevessül edilmiştir.
Bu hareketler ve kalkışmalar TSK'nın komuta kademesi dışında gelişmiştir. Ege Ordusu ve Garnizon K.lığı bağlısı tüm askeri kurum, karargâh ve birliklerde emir komuta hiyerarşisi tamdır ve tavizsiz sürdürülmektedir.

Ege Ordusu ve Garnizon K.lığı birliklerinde, bu ve buna benzer hiçbir hareket ve teşebbüse müsamaha gösterilmeyecektir. Birlikler, gelişme ve olayları ivedilikle Ege Ordusu Hrk. Mrk.ne bildirilecek ve alınacak emirlere göre hareket edeceklerdir.
Emir komuta dışı eylemlerde bulunan ve buna teşebbüs eden her rütbe ve makamdaki asker kişiler derhal zapt ve derdest edilecek, hakkında AS. C. Kanunu'nun 100'üncü ve devamı maddeleri uyarınca askeri isyan suçundan işlem yapılmak üzere mevcutlu olarak ve derhal Ege Ordusu K.lığı Askeri Savcılığına sevk edilecektir.

-Darbe Kalkışmasının yaşandığı saatlerde Ege Ordu Karargahında meydana gelen bir diğer önemli olayın ise Ege Ordu Kurmay Başkanı Tümgeneral sanık ...'nin karargaha gelmesi sonrasında yaşandığı,
Ege Ordu Kurmay Başkanı Tümgeneral sanık ...'in darbe planlayıcıları sözde Yurtta Sulh Konseyi tarafından yayınlanan Sıkıyönetim Direktifi konulu emirler ekindeki görevlendirme listesinde darbe sonrası İzmir ve Manisa İlleri Sıkıyönetim Komutanı olarak görevlendirildiği,
Tümgeneral sanık ...'in 12 Temmuz 2016 tarihinde ordu komutanının oluru ile izne ayrılmıştır ve 15 Temmuz tarihinde Marmaris'de konuşlu Aksaz Askeri Kampında bulunduğu, yola çıkmadan önce o tarih itibari ile izinde olan Ege Ordu Komutanlığı Genel Sekreteri Albay tanık ... ...'ın kendisini aradığı ve medyaya yansıyan haberlerden bahsederek bir emri olup olmadığını ve karargaha gelmesini isteyip istemediğini sorduğu, Tümgeneral sanık ... 'in “karagaha gelmene gerek yok” cevabını verdiği,
Tümgeneral sanık ...'in Ege Ordu Komutanı Orgeneral ... makamına geçtikten sonra onunla telefonda görüştüğü, Tümgeneral sanık ... yola çıkmasını müteakiben Emir Astsubayı sanık ...'u arayarak yolda olduğu bilgisini verdiği, Astsubay sanık ...'un saat 00.34 sularında karargaha geldiği ve sonrasında makamı açarak Ege Ordu Kurmay Başkanı Tümgeneral sanık ...'in gelişini beklediği,

-Ege Ordu Kurmay Başkanı Tümgeneral sanık ... ile Ege Ordu Kurmay Yar Başkanı Tuğgeneral sanık ... arasındaki telefon trafiği;

1-15/07/2016 günü saat 22.53.27'de sanık ..., sanık ...'i aramış 73 saniye görüşmüşlerdir.
2-15/07/2016 günü saat 23.16.19'da sanık ..., sanık ...'i aramış 14 saniye görüşmüşlerdir.
3-15/07/2016 günü saat 23.18.22'de sanık ..., sanık ...'i aramıştır.(0 saniye)
4-15/07/2016 günü saat 23.27.16'da sanık ..., sanık ...'i aramış 33 saniye görüşmüşlerdir.
5-16/07/2016 günü saat 00.24.20'de sanık ..., sanık ...'i aramış 99 saniye görüşmüşlerdir.
6-16/07/2016 günü saat 01.26.19'da sanık ..., sanık ...'i aramış 118 saniye görüşmüşlerdir.
7-16/07/2016 günü saat 02.38.14'te sanık ..., sanık ...'i aramış 14 saniye görüşmüşlerdir.

Ege Ordu Kurmay Başkanı Tümgeneral sanık ...'in 15/07/2016 tarihinde saat 00.24.20'de adına kayıtlı mobil hattan Ege Ordu Kurmay Yar Başkanı Tuğgeneral sanık ...'i arayarak Ege Ordusu İstihkam Taburunun EMASYA protokolü kapsamında hazırlanması emri verdiği,
Bu telefon görüşmesi sırasında Tuğgeneral sanık ...'in Ege Ordu İstihbarat Başkanı Albay tanık ... ...'nun odasında olduğu ve yanlarında Ege Ordusu İstihkam Başkanı Albay tanık ...' ın da bulunduğu,
Tuğgeneral sanık ...'in telefon görüşmesini bitirince İstihkam Başkanı Albay tanık ...'a emri ilettiği ve Albay tanık ...'ın odadan çıkarak bir başka odaya geçtiği ve İstihkam Savaş Taburu Nöbetçi Amiri Yüzbaşı tanık ... ...'a mülki amirlerin talebi olabileceğini belirterek Kolluk Kuvvetlerini Toplumsal Olaylarda Desteklenmesi (KOKDOT) kapsamında İstihkam Savaş Taburunda bu konuda görevli olan bölük personelinin mesaiye çağrılması ve aynı zamanda Tabur Komutanı Albay ...'ın da taburunun başına gelmesi emrini verdiği,
Saat 03.17 itibariyle Tümgeneral sanık ...'in karargah binasına giriş yaptığı, gelir gelmez Ege Ordu Komutanının makamına uğradığı, Ordu Harekat Merkezinin işleyişi ile ilgili emir ve talimatlarını aldığı, Genel Sekreter Tankçı Albay tanık ... ...'ın Tümgeneral sanık ...'e Maltepe Askeri Lisesinden gelen personel ile nöbetçi olmadıkları halde mesai sonrası karargaha gelen Ege Ordu personelinin bilgisini verdiği, Tümgeneral sanık ...'in Albay tanık ... ... ile birlikte güvenlik kamera odasına giderek kamera görüntülerini izlediği ve akabinde tüm başkanların brifing salonunda toplanması emrini vererek onlarla bir değerlendirme toplantısı tertiplediği, ne var ki kendisinden habersiz düzenlenen bu toplantıyı haber alan Ege Ordu Komutanı Orgeneral ...'in brifing salonuna gelerek toplantıda bulunanların işlerinin başına dönmesini emrettiği ve toplantıyı sonlandırdığı, hemen sonrasında Albay tanık Kerim Süsleyen'in daha evvelce gönderilen sözde Sıkıyönetim Direktifi konulu emirlere uyulması yolunda Kara Kuvvetleri Komutanlığından gelen yeni mesaj emirlerini Tümgeneral sanık ...'e arz ettiği ve Tümgeneral sanık ... de bu mesaj emirleri ile birlikte Ege Ordu Komutanı Orgeneral ...'in makamına girdiği, sözde Sıkıyönetim Direktifi konulu emirlere uyulması yolunda mesajlar geldiğini hatırlatarak Ege Ordu Komutanı Orgeneral ...'e Kara Kuvvetleri Komutanı ile görüşüp görüşmediğini sorduğu,
Bu konuşmayı müteakiben saat 04.52 sularında Ege Ordu Komutanı Orgeneral ...' in Tümgeneral sanık ...'i makamından dışarıya çıkararak “Memduh ... sen emirleri kimden alırsın sen bana bağlı değil misin” diye sorduğu, Tümgeneral sanık ...' in bu durum karşısında karşı restini ortaya koyarak “İzmir ve Manisa Sıkıyönetim Komutanıyım, mesaja binaen yetkilendirildim, bundan sonra emir komuta bendedir” diyerek karşılık verdiği, Ordu komutanının sanık ...'e “seni görevden alıyorum” diyerek odasına geçmesini emrettiği, sanık ...' in “Ben Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir generaliyim, bunu yapamazsınız” dediği, bunun üzerine Ordu komutanının da orada bulunanlara işaret ederek sanık ...'in gözaltına alınmasını emrettiği, Ordu Komutanı Emir Subayı Binbaşı tanık ...' nin de Ege Ordu Komutanı Koruma Astsubayı ...'nın da eşliği ile Tümgeneral sanık ...'in koluna girerek odasına götürdükleri,
Bu esnada Tümgeneral sanık ...'in orada bulunanlara “iki, iki buçuk saat sonra hepinizi burada vurdururum” şeklinde tehditlerde bulunduğu, Tümgeneral sanık ... odasında göz hapsine alınırken Binbaşı tanık ... tarafından üzerindeki cep telefonuna el

konulduğu ve odasındaki telefon irtibatlarının kesildiği, kendisine telefon bağlanmaması emri verildiği ve Ege Ordu Komutanı Koruma Şoförü Uzman Çavuş tanık ..., Koruma Timinde görevli Polis Memuru ..., Ege Ordu Komutanı Koruma Astsubayı ... ile Uzman Çavuş ...'nun makam kapısında dönüşümlü nöbet tuttukları,
İlerleyen saatlerde Koruma Astsubayı sanık ...'ın Tümgeneral sanık ...'in içerde bir telefon görüşmesi yaptığını fark edince durumu o an için Ordu Harekat Merkezinde (OHM) bulunan Ege Ordu Emir Subayı Binbaşı tanık ...'ye bildirdiği, tanık ...' nin Tümgeneral sanık ...'in makam odasına girerek sanıktan görüşme yaptığı cep telefonunu istediği, sanık ...' in önce “... yanlış yapıyorsun” diyerek telefonu vermeyi reddettiği, Denizli ve Bergamadaki Tank Taburlarına emir verdiğini, 2 saate kadar tankların bölgede olacağını söyleyerek tehditlerine devam etttiği, ancak Binbaşı tanık ... ısrarlarına devam etmesi üzerine elindeki cep telefonunu masasının üzerine koyduğu, Binbaşı tanık ...' nin telefonu alarak odadan ayrıldığı, Tümgeneral sanık ... makam odasının kapısına gelerek orada nöbet tutan personele de eliyle işaret ederek “ Benimle misiniz değilmisiniz” diye sorduğu ve “Denizli'yi aradım tanklar yola çıktı, sabah hepinizi kurşuna dizdirecem” diyerek tehditlerini yinelediği,

5-)KARA HARP OKULU ATAT BÖLGE BİRLİK KOMUTANLIĞI MENTEŞ KAMPINDA MEYDANA GELEN OLAYLAR:
Kara Harp Okulu öğrencilerinin İzmir İli Urla İlçesi Menteş Bölgesinde konuşlu bulunan Atış ve Tatbikat Bölgesi’nde (ATAT) bulunduğu,
Kara Harp Okulu Kurmay Başkanı başka dosyanın sanığı Kurmay Albay ... ve Kara Harp Okulu Komutanı Tümgeneral ...'ün darbe kalkışmasını yaşandığı tarihte İzmir ili, Urla ilçesi, Menteş Bölgesinde konuşlu ATAT Bölge Birlik Komutanlığı kışlasında bulunan tefrik öncesi süreçte Anayasayı ihlal suçundan mahkumiyetine karar verilen Kara Harp Okulu Öğrenci Alay Komutanı kurmay albay sanık ... ile telefonda görüşerek İzmir/Menteş'de bulunan 3.Sakarya Taburunun ve Isparta/Eğirdir’de bulunan 4.Dumlupınar Taburunun askeri uçakla Ankara'ya intikalini istediği, İzmir/Menteş'deki öğrencilerin ... Menderes Hava Alanı'ndan uçakla alınacaklarını belirterek öğrencilerin intikal sırasında silahlı bulunmalarını ve yanlarına yeterli mühimmat almalarını emrettiği, bunun dışında sadece ihtiyaç duyabilecekleri eşofman, tıraş takımı ve saire gibi malzemeleri alabileceklerini ancak fazla bir eşyaya gerek bulunmadığını belirttiği, akabinde yapılan hazırlıklar sonrası 16/07/2018 saat 02.05 sularında silahlı, hücum yelekli ve yedek mühimmatlı harbiyelileri taşıyan 14 adet aracın Urla Menteş ATAT Bölge Birlik Komutanlığından hareket ettiği,
O akşam teyakkuza geçmiş bulunan emniyet birimlerince muhtemel askeri hareketlilikten bilgi sahibi olmak amacıyla önceden alınan tedbirler kapsamında Urla İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından da Menteş mevkiine 6-7 km mesafede bulunan İskele Polis Merkezi mevkiinde 6-7 kadar polisle önleyici tedbir alındığı, konvoy kısa süre sonra İskele Polis Merkezi mevkine geldiğinde de burada tedbir alan polisler tarafından durdurulduğu, bir dizi görüşmelerden sonra konvoyun intikalden vazgeçerek ATAT Bölge Komutanlığı'na geri döndüğü,
Sanık ...' in de İzmir Narlıdere İstihkam Okulunda Sağlık Uzman Çavuş olarak görev yaptığı, geçici olarak bu kampta bulunduğu, 15.07.2016 tarihinde harp okulu öğrencilerinin kamptan intikale çıktıklarında, aldığı emir doğrultusunda ambulans ile konvoyu takip ettiği,

6-) 2'İNCİ JANDARMA KOMANDO TUGAY KOMUTANLIĞINDA MEYDANA GELEN OLAYLAR:
- Ege Ordu Komutanlığı Garnizon Bölgesi sorumluluk alanında Jandarma Genel Komutanlığı bağlısı birliklerden ilkinin İç İşleri Bakanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı teşkilat yapılanması altında tüm illerde olduğu gibi İzmir İl Merkezinde de kurulmuş olan İl Jandarma Komutanlığı' olduğu, 15 Temmuz 2016 tarihinde İzmir İl Jandarma Alay Komutanının Albay ... ... olduğu, Jandarma Genel Komutanlığı bağlısı diğer birliklerin ise İzmir İli merkezinde Bornova İlçesinde konuşlu 2. Jandarma Komando Tugay Komutanlığı ile Foça Jandarma Komando Eğitim Komutanlığı olduğu, 2. Jandarma Komando Tugay Komutanının Albay ..., Foça Jandarma Komando Eğitim Komutanlığı Komutanının ise Tuğgeneral ... olduğu,
-Sanık Yarbay sanık ...' ın Jandarma Genel Komutanlığı Karargahında çalışmakta iken Mart 2016'da İzmir'de 2. Jandarma Komando Tugay Komutanlığı'na Kurmay Başkanı olarak atandığı,
-İfadelerinde de ayrıntısını anlattığı üzere, Foça Jandarma Komando Eğitim Komutanlığı Kurmay Başkan vekili Kurmay Albay ... ...'ın darbe kalkışmasının en önemli siması olan firari şüpheli ... ve işbirlikçisi FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi yüksek rütbeli sözde asker kişilerin katılımı ile Ankara'da gerçekleştirilen toplantılarına katıldığı, Albay sanık ... ...' ın bu toplantıların ardından İzmir'e döndüğünde burada bulunan ve darbe karşıtı tutum sergilemeleri beklenen bazı yüksek rütbeli askerlerin alıkonulması ile ilgili darbe faaliyetlerini yerine getirecek olan FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi asker kişiler ile bir buluşma organize ederek ... KOD adlı örgüt ağabeyi tarafından kendisine mesaj ile bildirilen bu görevlerini onlara tevdi ettiği, söz konusu buluşmanın 14/07/2016 tarihinde Foça İlçe yol ayrımında bulunan alışveriş alanındaki Burger King adlı işyerinde gerçekleştiği ve Albay sanık ... ...' ın 15/07/2016 tarihinde kimin ne görevi ifa edeceği ile ilgili olarak mesaj ile gelen bilgiyi görevi ifa edecek olan muhataplarına burada aktardığı,
-2.Jandarma Komando Tugay Komutanlığı Kurmay Başkanı Kurmay Yarbay sanık ... ve 4. Tabur Komutanı Binbaşı sanık ... ...' ın 14/07/2016 tarihinde ki bu buluşmaya birlikte geldikleri, İzmir İl Jandarma Alay Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürü Binbaşı sanık ...' ün onlardan daha önce geldiği ve Albay sanık ... ... ile buluştukları, öğlen saatlerinde gerçekleşen bu buluşmada itirafçı Albay sanık ... ... kendilerine Ankara'daki darbe plan toplantılarında kararlaştırılan ve bilahare ... KOD adlı örgüt ağabeyi tarafından kendisine mesaj ile bildirilen faaliyetlerle ilgili görevleri tevdi ettiği, söz konusu buluşmanın sanıkların aynı saate aynı mevkide olduklarını gösteren mobil telefonlarının baz sinyal bilgileri ile de doğrulandığı,
Buna göre; 2. Jandarma Komando Tugay Komutanlığı Kurmay Başkanı Yarbay sanık ...'a Foça Jandarma Komando Eğitim Komutanlığı Komutanı Tuğgeneral ...'ın derdest edilmesi görevi verildiği,

3. Tabur Komutanı Yarbay sanık ... tarih itibariyle İzmir İli Gümüldür Beldesinde bulunan ... Özel Eğitim Merkez Komutanlığı askeri kampında tatil yapmakta olan Jandarma Genel Komutanlığı Lojistik Komutanı Korgeneral ...'ı,

4. Tabur Komutanı Binbaşı sanık ... ... ise o tarih itibariyle Aydın ili, Kuşadası ilçesi, Davutlar-Güzelçamlı bölgesinde yer alan askeri kampta izinde olacağı bilinen İstanbul Jandarma Bölge Komutanı Jandarma Tümgeneral ... ...’'yı derdest edeceği,
İzmir İl Jandarma Alay Komutanı Albay ... ...'in darbe karşıtı tutum sergilemesi ve hiyerarşik yapıya uymaması durumunda onu derdest edeceklerin ise İzmir İl Jandarma Komutanlığında İstihbarat Şube Müdürlüğünü yürüten Binbaşı sanık ... ve oluşturacağı ekip olduğu,

-15/07/2016 günü Yarbay sanık ...' ın kendisine ve emri altındaki subaylara tevdi edilen görevle ilgili hazırlıklara başladığı, bu kapsamda personeli çağırarak makamında görüştüğü, 4.Tabur Komutanı Binbaşı sanık ... ..., Tugay Lojistik Şube Müdürü Yüzbaşı sanık ..., Teğmen sanık ... ..., Teğmen sanık ... ..., Teğmen tanık ..., Astsubay sanık ..., 2.Tabur Komutanlığı, 2.Bölük birinci tim komutanı olarak görev yapan jandarma teğmen sanık ... ve Astsubay sanık ... ile ayrı ayrı görüşmeler yaptığı,
-Teğmen sanık ... 'in Kurmay Başkanının kendisini çağırdığını duyunca makamına gittiği ancak orada olmadığını öğrenince geri döndüğü, daha sonra ise Lojistik Şube Müdürü Yüzbaşı sanık ...' ın kendisini arayarak tekrar Yarbay sanık ... makam odasında olduğunu ve onu beklediğini haber verdiği, teğmen sanık ...'in Kurmay Başkanının makamına gittiğinde Teğmen sanık ... ...'un da orada olduğu ve onun da görüşme için beklediği, Teğmen sanık ...' in Kurmay Başkanının makam odasına yanlız başına girdiği, Kurmay Başkanı Yarbay sanık ...' ın kendisine komando taburunun akşam gizli bir operasyonunun olacağını, bunun gizli bir görev olduğunu, kimseye bir şey söylememesini ilettiği ve kendisi haber verene kadar mesaiyi terk etmemesini istediği, Teğmen sanık ...' in görüşmeden sonra karagah binası dışına çıktığı ve kendisinden sonra Kurmay Başkanının odasına giren Teğmen sanık ... ...'u beklediği, Teğmen sanık ... görüşmeden çıkan Teğmen sanık ... ...'a kurmay başkanının kendisi ile ne konuştuğunu sorduğu, Kurmay Başkanının ona da aynı şekilde bir komando operasyonu olacağını, kendisine görev vereceğini ve kimseye bir şey söylememesi gerektiğini söylediğini öğrenince, kurmay başkanının kendisine söylediklerini de anlatarak kendi bölük komutanlarına bilgi vermek için önce kendi bölük komutanı Üsteğmen tanık ...'ın yanına gitmek istediği, ancak onu bulamayınca Teğmen sanık ... ...'un Bölük Komutanı Üsteğmen ... ...'in yanına gittikleri, Teğmen sanık ... ...' un Kurmay Başkanının kendilerini çağırdığını ve akşam kendilerine önemli bir görev vereceğini söylediğini aktardığı, karşılıklı yorum yaparak muhtemelen kendilerini denediği ya da alay ettiği şeklinde değerlendirmede bulundukları, Teğmen sanık ...' in daha sonra kendi bölük komutanının yanına giderek ona da konuyu aktardığı, Kurmay Başkanı Yarbay sanık ...' ın daha sonra akşam saatlerinde bir kez daha Teğmen sanık ...'i makamına çağırarak silah teçhizatını yanına almasını tembihlediği, Teğmen sanık ...'in bunu tekrar bölük komutanına aktardığı ve her ne görev ise gitmek istemediğini dile getirdiği, Bölük Komutanı Üsteğmen tanık ... ...'ın ona akıl vererek Kurmay Başkanına eşinin hamile olduğunu ve onu yalnız bırakmak istemediğini söylemesini salık verdiği, Kurmay Başkanı Yarbay sanık ...' ın kendisini tekrar çağırarak 3.Tabur Komutanı Yarbay sanık ...'ın emrinde yapılacak görevin gizli olduğunu, kimseye söylememesi gerektiğini tekrar hatırlattığında da Teğmen sanık ...'in, savunmasına göre eşinin hamile olduğunu, düşük riski olduğunu ve raporunun olduğunu onu yalnız bırakamayacağını söylediği, Kurmay Başkanı Yarbay sanık ...' ın da Üsteğmenin bu ısrarı karşısında ona gelmeyebileceğini söyleyerek gitmesine müsaade ettiği,
Yarbay sanık ...'ın Teğmen sanık ... ...’a tabancasının da yanında olmasını tembihlemiş, Teğmen sanık ... ... tabancasının yanında olmadığını söyleyince giderek tabancasını almasını ve saat 22.30 sularında eğitim kıyafetli olarak tugayda hazır bulunmasını emrettiği, Teğmen sanık ... ... evine giderek tabancasını da aldıktan sonra belirtilen saatte üniformalı olarak tugaya geldiği,

-Yarbay sanık ... ve itirafçı Albay sanık ... ... tarafından kendilerine aktarılarak tevdi edilen faaliyetlerde görev alacak personelin 15/07/2016 günü mesai sonrası tugayda kalmaya devam ettikleri, bu personelden nöbetçi olarak bulunanların yanlızca Binbaşı sanık ... ... ve Üsteğmen ... ... olduğu, Yüzbaşı sanık ...' ın mesaisini bitirmesine karşın tugay içerisinde bulunduğu, teğmen sanık ... ...' un yukarıda izah olunan mizansen içinde mesaiye geldiği, 2. Jandarma Komando Tugay Komutanı Albay tanık ...'ın emir astsubaylığını yürüten Astsubay sanık ...' ın 15/07/2016 günü mesai sonrası Albay tanık ...'ı otogara bıraktıktan sonra tugaya geri döndüğü ve mesaide kaldığı, mesai sonrası tugaydan ayrılmış bulunan Astsubay tanık ...' ın ise Astsubay sanık ... tarafından aranarak çağrıldığı,
Adı geçen personelin o akşam Yarbay sanık ...'ın makamına uğradıkları, kimi zaman birkaçı birlikte kimi zaman da ayrı ayrı ayrı Yarbay sanık ...'ın makamında bulundukları, Yarbay sanık ...' ın Astsubay sanık ...'a kendisinin ve Astsubay tanık ...'ın 3. Tabur Komutanı Yarbay sanık ...'ın emrinde olacaklarını bildirdiği, ayrıca sivil gelen personele kamuflaj üniformalarını giyinmelerini emrettiği,
-Yarbay sanık ...'ın odasında iken araç hazırlanmasını isteyen Binbaşı sanık ... ...'ın makamdan ayrıldıktan sonra saat 22.30 sularında kendisine tahsisli resmi araç ile tugaydan çıkış yaptığı,
-Daha önce anlatıldığı üzere itirafçı sanık Kurmay Albay sanık ... ...'ın 14/07/2016 tarihinde tevdi ettiği görevlerden biri de Tümgeneral ... ...’’nın tatil yaptığı Kuşadası'ndan alınarak derdest edilmesi olduğu, Binbaşı sanık ... ...'ın Jandarma Teğmen sanık ... ile ile birlikte ... ...’'nın kaçırılması planının icrası için yola koyulduğu, şahsın bulunduğu yere kadar gittiği, ancak eylemi gerçekleştiremeden aynı güzergahı takip ederek geri döndükleri,
-Yarbay sanık ... takriben saat 23.03 sularında yanına Yüzbaşı sanık ... ve Astsubay sanık ...'i alarak kendisine ait makam aracı ile tugaydan çıkış yaptığı, aracı Astsubay sanık ...' in kullandığı, Yarbay sanık ... saat 23.08'de Tugay Personel Şube Müdürü Binbaşı ...'yı arayarak “sıkıyönetim ilan edildi, kışlaya gelin” diye emir verdiği, yola çıkmadan önce silahlıktan silah almak istedikleri ancak Silahlık Nöbetçi Subayı Asteğmen tanık ... ...'a ulaşamadıklarından nizamiyedeki hazır kıta timinden temin ettikleri G3 tüfeklerini yanlarına aldıkları, Yarbay sanık ...'ın yine yola çıkmadan önce elinde tomar halde duran Sözde Sıkıyönetim konulu emirleri Üsteğmen sanık ... ...'e vererek bunları Yarbay sanık ... geldiğinde ona teslim etmesini istediği, Yarbay sanık ...'ın kendisine tevdi edilen Foça Jandarma Komando Eğitim Komutanlığı Komutanı Tuğgeneral ...'ın Foça'dan alınarak derdest edilmesi faaliyeti için tugaydan ayrılışını müteakip izlediği yolun İzmir-Aliağa yolu üzerinden Foça ilçesine kadar devam etttiği, yolda iken saat 23.19'da dosyamız sanıklarından itirafçı sanık Albay sanık ... ...'ı aradığı, bu aramanın ardından ikilinin saat 00.25'te, saat 00.32'de, saat 00.35'te, 00.43'te, 01.10'da, 03.05'te altı görüşme daha gerçekleştirdikleri, yanlızca saat 01.10'daki görüşmede arayan kişinin Albay sanık ... ... olduğu, diğer aramaların hepsinde arayan kişinin ise Yarbay sanık ... olduğu, Albay sanık ... ... ile yaptığı telefon görüşmeleri sonrasında tıpkı Binbaşı sanık ... ...'ın geri dönmesindeki motivasyon sebep ve saikleri gibi tevdi edilen göreve geç kalınması, hedef kişinin başka yerde olduğunun öğrenilmesi veya izinin kaybedilmesi, o akşamki şeraiti içerisinde sorumluluk alanı sınırları dışında bir yerde icra edilecek operasyonun icrasının zaman, mekan ve kuvvet açısından müşkül görünmesi gibi birçok nedenden kaynaklanmış olabilecek ve yalnızca sanığın kendince malum sebeplerden ötürü faaliyeti gerçekleştirmeden saat 01.05 sıralarında geri döndüğü,

-Kurmay Başkanı Yarbay sanık ...' ın tugaydan çıkışlarını müteakip ilk görüşmelerinden yaklaşık bir saat sonra saat 00.03'te bu kez kendisi Tugay Komutanı Albay ...'ı telefonla aradığı, personeli tugaya çağırmakta ısrar eden Yarbay sanık ... tugay komutanı Albay tanık ...’a “sen de gel, emir komutamı dinle” şeklinde hitap edince tugay komutanının bu şekildeki hitabı nedeniyle kendisine usul ve erkanı hatırlattığı, Yarbay sanık ...' ın devamında emir komutaya, astlık üstlük ilişkisine ve askeri nizama uymayan biçimde adıyla hitap edip devamında da “konuşma lan” şeklinde ifadeler kullanınca ikili arasındaki görüşme bu dakikadan sonra karşılıklı hakaretleşmeye döndüğü, Yarbay sanık ... tugay komutanına “asılacaksın” dediği, tugay komutanı ise “sen asılacaksın, kimin asılacağını göreceğiz” şeklinde yanıt verdiği, saat 02.07 sularında Yarbay sanık ...' ın tugay komutanı Albay tanık ...’ı tekrar aradığı ve ona ismi ile hitap ederek ordu komutanının emri olduğunun söyleyip, “sana emrediyorum, süratle buraya geleceksin, askerleri de buraya göndereceksin, uzmanların da kışlaya gelmesi için telefon edeceksin” dediği, Albay tanık ... ise "ordu komutanın bir emri varsa beni arasın” diyerek karşılık verdiği,
-Müşteki Korgeneral ...'ı tatil yapmakta olduğu İzmir ili Gümüldür beldesindeki Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı ... Özel Eğitim Merkez Komutanlığı Askeri Kampından alacak olan 3.Tabur Komutanı Yarbay sanık ...' ın 15/07/2016 günü izinli olduğu ve gün içinde yakın akraba misafirleri ile birlikte ... kampında bulunduğu, saat 21.05'te telefonda görüştüğü makam şoförlüğünü de yapan habercisi ...'dan bugün acil ve önemli bir işinin olduğunu, kendisine bir araç ayarlamasını ve üniformasını ütületerek hazır halde beklemesini ve kendisini aradığında Gümüldür'e gelmesini söylediği, ancak saat 23.08 sularında tugaya kendisinin sivil araçla geldiği, tugaya geldikten sonra süratle traş olduğu ve kamuflaj üniformalarını giydiği, hiç vakit kaybetmeden kendisine tevdi edilen faaliyetin icrası gereği müşteki Korgeneral ...'ı derdest etmek amacıyla yola çıkmak üzere nizamiye bölgesinde rast geldiği Jandarma Tedarik Merkezi Komutanlığına bağlı aracı durdurarak içindekileri indirdiği ve saat 23.12'de Gümüldür'e doğru tugaydan çıkış yaptığı, yola çıkacakları esnada Astsubay sanık ...'a silahları sorduğu, silahlıktan HK33 model tüfek almak için bir süre bekledikleri, ancak geç kalınacağı değerlendirilmiş olacak ki Yarbay sanık ...' ın “tabancalarınız üzerinizde mi” diye sorduğu, herkesin tabancasının yanında olduğunu anlaşılınca HK33 lerin tedarikinden vazgeçildiği, Yarbay sanık ...'ın bir an önce faaliyete başlamak için acele ettiği sırada adeta el koyduğu Doblo Marka bu askeri araç Jandarma Tedarik Merkezi Komutanlığı personeli Asteğmen tanık ... ve Şoför Er tanık ...'un sözde Sıkıyönetim Direktifi konulu mesaj emrinin bir örneğini almak üzere aynı kışla içindeki birliklerinden 2. Tugay Komutanlığı Harekat Merkezine gelirken kullandıkları araç olduğu,
-Yarbay sanık ... ve ekibinin 15/0702106 tarihinde saat 0.: 05'de Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı ... Özel Eğitim Merkez Komutanlığı Askeri Kampına vardıkları ve doğrudan generallerin kaldığı villalar bölgesine geldikleri, Yarbay sanık ... resepsiyonda bulunan görevlilerden Jandarma Genel Komutanlığı Lojistik Komutanı müşteki Korgeneral ...'nın bulunduğu konutu sorduğu, eş zamanlı olarak resepsiyona gelen ve niçin geldiklerini soran Destek Tabur Komutanı Binbaşı tanık ... ve Kamp Komutanı Albay tanık ... ...'a Genelkurmayın emri ile geldiklerini, Korgeneral ...'ın bulunduğu yerde hayati tehlikesinin bulunduğunu, onu koruma altına alacaklarını bildirdiği, yanında buna ilişkin yazılı bir emir olup olmadığını soran Binbaşı tanık ...'e elindeki sözde Sıkıyönetim Direktifi konulu emirleri gösterdiği, Albay tanık ... ...'ın bu evraklarda buna yönelik bir emir olmadığını,

Korgeneral ...'ın isminin de geçmediğini belirtmesi üzerine “bizi burada oyalıyorsunuz, komutanın hayati tehlikesi söz konusu, burada yüzlerce insan kalıyor, Bir şey olursa bunun altında siz kalırsınız, gerekirse silah kullanmak durumunda kalacağız” diyerek sözde emri uygulamakta ısrar ettiği, bu ısrar karşısında çaresiz kalan kamp komutanı Albay tanık ... ...'ın Destek Tabur Komutanı Binbaşı tanık ...'e gelen ekibe eşlik etmesini ve komutanın kaldığı motele birlikte gitmelerini emretttiği ve Binbaşı tanık ...' in gelen ekibi Korgeneral ...'nın kaldığı konuta götürdüğü,
-Yarbay sanık ... kapıya çıkan Korgeneral ...'a kendini tanıtttığı ve ardından sıkıyönetim ilan edildiğini, durumların karışık olduğunu, Genelkurmayın emri ile geldiklerini ifade ederek “hayati tehlikeniz var sizi koruma altına almamız lazım” dediği, müşteki Korgeneral ...'ın 2.Jandarma Komando Tugay Komutanı Albay tanık ...'ı kastederek “...'in haberi var mı?” diye sorduğu ve onu aramak istediğini belirttiği, ancak Yarbay sanık ...' ın ... komutanın da haberi olduğunu söyleyerek “yolda ararız” deyip müştekinin bu isteğini geçiştirdiği, müşteki Korgeneral ...'ın hazırlanmasına dahi zaman tanımadan üzerinde şort ve tişört olduğu halde kollarına girerek hızlıca araca götürdükleri ve bu şekilde müştekiyi derdest ettikleri,
-2. Jandarma Komando Tugay Komutanı Albay tanık ... Bodrum'dan İzmir'e dönüşü sırasında yolda bulunduğu esnada birliği ile ilgili gelişmeleri takip etmeye devam ettiği, İl Jandarma Alay Komutanı Albay tanık ... ...'i arayarak tugayında sıkıntılar bulunduğunu ve kendi ifadesi ile çıban başının Kurmay Başkanı Yarbay sanık ... olduğunu, tugaydan uzaklaştırılması gerektiğini bildirdiği, bu görüşme sonrası Albay tanık ... ...' in Jandarma Bölge Komutanı ile görüştüğü ve akabinde Ege Ordu Komutanı Orgeneral tanık ...'i arayarak durumu aktarıp, 2. Jandarma Komando Tugay Komutanlığının emir ve komutasının kendisine verilmesini istediği, ordu komutanının bu talebi uygun görerek komutayı Albay tanık ... ...'e devrettiği, İl Jandarma Alay Komutanı Albay tanık ... ...' in bu saatten sonra Yarbay sanık ...'ı 16/07/2016 saat 01.45'te arayarak emir komutanın kendisine geçtiğini bildirrdiği ve onu Valilikte kurulan Kriz Merkezine çağırdığı, Yarbay sanık ...'ın tugaydan ayrılmamakta ısrarı üzerine onunla tekrar görüştüğü ve çağırısını yinelediği, Yarbay sanık ... nizamiye giriş ve çıkışlarının kapatıldığını bu nedenle nizamiyeden çıkamadığını söylediği, Albay tanık ... ...'in İl Emniyet Müdürünün de yanında olduğunu söyleyerek tugaydan çıkışın sorun olmayacağını bildirmiş olması sonrasında ilerleyen saatlerde Yarbay sanık ...' ın tugay nizamiye kapısında bulunan polis görevlileriyle görüştüğü, onların birlikte gitme talebini reddederek kendi makam aracıyla geleceğini söyleyerek makam aracıyla tugaydan çıkış yaptığı, ancak gece boyunca yaşanan olayları takip etmiş bulunan yetkili makamların emri ile yolda aracı durdurularak gözaltı işlemi yapıldığı, sanık ...'ın bulunduğu aracı Uzman Çavuş sanık ... ...'ın kullandığı,

7-) İL JANDARMA ALAY KOMUTANLIĞINDA MEYDANA GELEN OLAYLAR:
- 15/07/2016 tarihinde İl Jandarma Alay Komutanlığı görevinin Albay tanık ... ... tarafından yürütüldüğü,
-İtirafçı Albay sanık ... ...'ın bir kaç gün süre ile katıldığı Ankara'da gizlice yapılan toplantılarda karalaştırılmış görevlerden birinin de İzmir İl Jandarma Alay Komutanı Albay tanık ... ...'in darbe karşıtı tutum sergilemesi koşuluna bağlı olarak enterne edilmesi olduğu, bu görevi icra edecek olanların ise yine cuntacılar tarafından İtirafçı Albay sanık ... ...'a örgüt

ağabeyi ... ... (... KOD) tarafından 13.07.2016 günü saat 16.00 sıralarında telefonla mesaj olarak gönderildiği, daha önce anlatıldığı biçimde İtirafçı Albay sanık ... ... bir buluşma ayarlayarak bu görevleri muhataplarına ilettiği, Albay tanık ... ...'i enterne etme görevinin İzmir İl Jandarma Alay Komutanlığında İstihbarat Şube Müdürü olarak görevli Binbaşı sanık ... ve oluşturacağı ekibe verildiği,
-İzmir İl Jandarma Alay Komutanı Albay tanık ... ... 15/07/2016 tarihinde Alay Komutanlığı Karargahında bulunduğu sırada televizyondan darbe girişimine ilişkin görüntüleri izledikten sonra “devlete bir saldırı” var dediği ve maiyetine bu görüntülerde yer alan durumun hukuksuz ve kanuna aykırı olduğunu belirterek hemen birlik komutanlarının çağrılması, yoklamalarının alınmasını, silahlıklara ve mühimmat depolarına sahip çıkılması, mevzilerin ve nizamiyenin takviye edilmesi, çevre nöbetçilerinin ve birlik personelinin uyarılması ve dikkatli olunması emirlerini verdiği, maiyeti birlik komutanlarına haber vererek onları birliklerinin başına çağırdığı, İl Emniyet Müdürü ile tekrar görüşerek alınan tedbirler ile ilgili bilgi paylaşımında bulunduğu,
Saat 22.30 sularında İzmir İl Jandarma Alay Komutanlığı Harekat Merkezine gönderilen Sıkıyönetim Direktifi konulu emirler Harekat Merkezi Vardiya Amiri Astsubay Başçavuş ... ... ve Alay Nöbetçi Amiri Astsubay ... ... tarafından Alay Komutanına sunulduğu, tanık Alay Komutanının emri kısa bir süre inceledikten sonra sıkıyönetim direktifi konulu emirler ve eki görevlendirme listelerindeki usulsüzlüklere dikkat çekerek ... uyulmayacağını belirterek emrin ast birliklere gönderilmemesi emrini verdiği,
Kısa süre sonra birlik komutanlarından Yarbay tanık ..., İstihbarat Şubede Üsteğmen olarak görevli sanık ..., Alay Komutan Yardımcıları Albay tanık ... ..., Albay tanık ..., Personel Şube Müdürü Yüzbaşı tanık ..., Binbaşı tanık ..., Astsubay tanık ... ve İstihbarat Şube Müdürü Binbaşı sanık ...'ün önce alaya ardından da alay komutanının makamına geçtikleri,
Albay tanık ... ...'ın mahkeme huzurundaki ifadesinde; "Binbaşı sanık ...’ün 15 Temmuz 2016 tarihi itibariyle yıllık izinde olduğunu, İl Jandarma Alay Komutanının birlik komutanlarının çağrılması emri verdiğini ve buna göre personeli arayarak alaya çağırdıklarını ancak izinde olanları aramadıklarını, Binbaşı sanık ...’ün izinde olduğu ve aranmadığı halde saat 23: 30 sularında kendiliğinden alaya geldiğini, kendisinin otopark tarafında Binbaşı sanık ...’ü görünce şaşırdığını ve “hayırdır neden geldin” diye sorduğunu, Binbaşı sanık ...’ün “ortalık karışık o yüzden geldim” diye cevapladığını, “biz seni çağırmadık” dediğinde de “ olayları medyadan öğrenince geldim dediğini" beyan ettiği,
Albay tanık ... ...'in saat 01.30-02.00 suları arasında İzmir İl Valilik Binasında oluşturulan kriz merkezine doğru yola çıktığı, Alay Komutanının aracına binerken beklemede bulunan koruma personeline “valiliğe gidiyoruz” dediği, koruma takımından Astsubay tanık ... ve Astsubay ... ile iki personelin daha (Astsubay ... ve Uzman Çavuş ...) Alay Komutanına refakat etmek üzere araçlarına yöneldikleri sırada Alay Komutan 1. Yardımcısı Albay tanık ... ...' ın nereye gidildiğini sorduğu, Astsubay tanık ...’in valiliğe gittiklerini söylemesi üzerine Albay tanık ... ... acele edin diye emir verdiği, İstihbaratta görevli Üsteğmen sanık ... ve Üsteğmen ... ...'un da bu ekibin ardından bir başka araç ile çıkış yaparak Alay Komutanının valiliğe gidişi esnasında onları takip ettikleri,
Tanık Albay ... ... valilik kriz merkezinde bulunan Cumhuriyet Başsavcısı, İl Emniyet Müdürü, MİT Bölge Başkanı ve diğer kurum amirleriyle koordinasyon içinde darbe kalkışmasına

karşı çalışmaların içerisinde bulunarak krizin sevk ve idaresine devam ettiği, bilahare tugay komutanı Albay tanık ... ile görüşmeler yaparak 2. Jandarma Tugay Komutanlığında meydana olayların engellenmesi ve KurmayYarbay sanık ...'ın ve beraberindekilerin gözaltına alınması ve Yarbay sanık ... ile ekibi tarafından derdest edilen katılan müşteki Korgeneral ...’ın serbest bırakılması noktasında görüşmeler ve çeşitli görevlendirmeler yaparak çaba sarf ettiği,

8-) SAHİL GÜVENLİK EGE DENİZ BÖLGE KOMUTANLIĞINDA MEYDANA GELEN OLAYLAR:
-Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığının, Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı dört bölge komutanlığından birisi olduğu, bağlısı komutanlıklardan Sahil Güvenlik Güney Ege Grup Komutanlığının Muğla ili, Marmaris sahillerinde konuşlu olduğu, İzmir Grup Komutanlığı da İzmir’de bulunduğu, 15/07/2016 tarihinde Ege Deniz Bölge Komutanlığı görevinin sanık Kurmay Albay ... tarafından yürütüldüğü,
-15 Temmuz 2016 tarihinde Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı görevinde bulunan Albay sanık ... günlük mesaisini müteakiben karargahtan ayrıldığı, dönemin Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral sanık ... ...’in (Hakkında Sahil Güvenlik Komutanlığı Karargahında yaşanan darbe kalkışması olayların organize ettiği iddiasıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davası açılmıştır) saat 21.00 sularında kendisini araması üzerine kendi aracıyla yola çıkarak saat 22.00 sularında karargaha döndüğü,
(Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 24/01/2017 tarih 2016/106293 soruşturma sayılı iddianamesinde Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral sanık ... ... hakkında; “ 15 Temmuz tarihinde öğle saatlerinde ... ...'in emir subayı ...'ın Marmaris Bot Komutanlığını cep telefonundan arayarak, ... ...'in askeri hattan görüşmek istediği, ... ...'in yine Okluk Koyundaki gelişmeleri, alınan önlemleri, Cumhurbaşkanımızın orada olup olmadığını, gelip gelmediğini, Köşkte olup olmadığını, Köşke gelip gelmeyeceğini, Köşkte değilse nerede kaldığını, nerede hangi otelde kaldığını sorduğu, bir hafta boyunca günlük birden fazla arama yaptığı, aynı şekilde ... ...’ın da Marmaris Bot komutanını son bir hafta içerisinde günlük birden fazla arayarak Okluk Koyundaki gelişmeleri, alınan önlemleri, Cumhurbaşkanımızın orada olup olmadığını, gelip gelmediğini, nerede hangi otelde kaldığını sorduğu, amacını Cumhurbaşkanımızın kaldığı yeri, Okluk koyuna gelip gelmediğini önceden tespit etmek olduğu” şeklinde tespitlere yer verildiği)
Albay sanık ... karargaha doğru yola çıkmadan Güney Ege Grup Komutanı Albay tanık ...’ı, İzmir Grup Komutanı olarak Binbaşı sanık ...’i ve Bayraklı'da aynı kışla içinde bulunan Sahil Güvenlik Ege Deniz Onarım Destek Komutanı Albay ...’i, Muğla Aksaz’da bulunan TCSG UMUT Komutanı ... ...’ı ve Ege Deniz Bölge Komutanlığı Harekat Merkezi Nöbetçi Vardiya Subayı Üsteğmen sanık ...’ı arayarak izinde olanlar ve sivil personel hariç tüm personelin birliklerine çağrılmasını emrettiği, özetle personel çağrı planını devreye sokulmasını temin ettiği, Harekat Merkezinden aranan personele üniformalı vaziyette karargaha gelmelerinin bildirilmesini de emrettiği, emrine istinaden tüm Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı bağlısı bot personeli de görev yaptıkları botlarına çağrıldığı, Hareket Merkezi Vardiya Subayı Üsteğmen sanık ...' ın sivil memur ... ... ile çağrı mesajı hazırlayarak tüm botlara toplanmaları emrini ilettiği,

-Albay sanık ... karargaha geldiğinde karşılaştığı Ege Onarım Destek Komutanlığı Nöbeçi Amiri Yüzbaşı tanık ...’e de Onarım Destek Komutanlığında görevli tüm subay ve astsubayların birliğe çağrılmasını ayrıca birlikteki tüm araçların hazır edilmesini emrettiği, daha sonra Karargah Nöbetçi Astsubayı tanık ... ...’yı çağırtarak önce silah durumunu sorduğu, şaşırarak kendisine bir terör alarmı mı söz konusu diye soran Astsubay tanık ... ...’ya detaylı bir açıklama yapmadan onun sorusunu gözleriyle “evet” anlamında onayladığı,
Terör tehdidi endişesi nedeniyle Güvenlik Komutanlığını Yürütmekte olan Astsubay tanık ... ...' nın birliğin güvenliğini sağlamak adına askerleri tabura aldığı, 10-15 kadar askerle 1-1,5 saat süreyle bunun hazırlığını yaptığı, daha sonra kendisini çağıran Albay sanık ...’ın bir silah istemesi üzerine bir adet Yavuz 16 marka tabanca ile 2 şarjörü palaskayla beraber teslim ettiği,
Astsubay tanık ... ...'nın ayrıca personel toplanma planı emri kapsamında karargaha gelmiş olan özel yetiştirilmiş 6 kişilik Dalış, Emniyet, Güvenlik ve Arama Kurtarma (DEGAK) timine silahlandırıp ve teçhizatlandırdığı,
Albay sanık ... saat 22.15 sularında birliğe giriş yapan ve daha sonra komutanın makamına çıkarak emirlerini soran DEGAK Tim Komutan Yardımcısı Astsubay tanık Anıl Şengül’e yüksek terör tehdidi bulunduğunu ifade ettiği, bahsi geçen DEGAK timinin 16/07/2016 tarihi sabah 08.00 sularına kadar nöbet tuttuğu,
İzmir Grup Komutanı Yarbay sanık ...’i çağırarak botların durumunu sorduğu, Yarbay sanık ...' in bunun çalışmasını yaparak makama çıkıp botların mevkilerini ve personel durumunu sanığa arz ettiği, bu esnada makamda bulunan televizyonda Başbakanın bu faaliyetin TSK içerisinde bir grup tarafından gerçekleştirilen bir kalkışma olduğu haberleri geçtiği,
Albay sanık ...'ın birliğe geldiğinde Harekat Merkezine bizzat giderek acil bir durum olduğunu bildirildiğini, dikkatli olmalarını, gelişmeleri takip etmelerini tembihlediği ve haber merkezine de gelebilecek acil mesajların kendisine süratle getirilmesini söylediği,
Nitekim saat 22.56'da sözde Sıkıyönetim Direktifi konulu emirler Deniz Kuvvetleri Komutanlığından aktarmalı olarak Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı Haber Merkezine gönderildiği, Haber Merkezi Komutanı Astsubay tanık ...' ın mesajın Albay sanık ...’a iletilmesini emrettiği ve bu emir gereğince Astsubay tanık ... ile Astsubay sanık ...' ın emri Bölge Komutanının Makamına götürdükleri, Albay sanık ...'ın emri inceledikten sonra parafladığı ve Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı bağlı birliklerine ve botlarına çekilmesi emrini verdiği, bu emir uyarınca sözde Sıkıyönetim Direktifi konulu mesajın Ege Deniz Bölge Komutanlığı bağlısı grup komutanlıklarına, gemi ve botlara çekildiği,
Söz konusu Sıkıyönetim Direktifi konulu mesaj emri saat 05.08 sularında bir kez de Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından Ege Deniz Bölge Komutanlığı Haber Merkezine gönderilmiştir. Haber Merkezi personeli Astsubay sanık ... tarafından Harekat Eğitim Şube Müdürü Binbaşı sanık ... tarafından paraflandığı, Binbaşı sanık ...'ın Sahil Güvenlik Komutanlığı Harekat Başkanı Albay sanık ... ...’ı arayarak söz konusu mesaj emri ile ilgili konuştuğu, mükerrer gelen mesaj emri ile ilgili herhangi bir işlem yapılmadığı,
-Albay sanık ...'ın Binbaşı sanık ...’yı çağırarak TRT1’de okunan Sıkıyönetim Bildirisini bulmasını istediği, Binbaşı sanık ... personeline komutanın bu bildiriyi istediğini ancak bu emri yerine getirmeyeceklerini söylediği,

-Albay sanık ... Binbaşı sanık ...’dan bir radyo bulmasını istediği, ardından Sahil Güvenlik Ege Bölge Komutanlığı’ndan 104.7 FM kanalını kullanarak yayın yapan radyo personelini sorduğu ve bir hareketlilik olduğundan ve terör eylemi riskinden bahisle radyoda sahil güvenlik marşı çalınmasını emrettiği, aynı emri Sahil Güvenlik Ege Bölge Komutanlığı FM Radyosundan sorumlu personele de verdiği, bir süre sonra tekrar İzmir Grup Komutanı Yarbay sanık ...’i makamına çağırdığı ve bu kez de körfez ve liman giriş çıkışlarının kontrolüne/kapatılmasına ilişkin bir mesajın hazırlanarak botlara çekilmesi emrini verdiği,
Yarbay sanık ... harekat merkezine giderek Bölge Komutanını emrini ilettiği ve o an için orada bulunan Astsubay tanık ...’dan bu mesajı hazırlamasını istediği, Astsubay tanık ...' nın mesajın hazırlanması için bilgisayarın başına geçtiğinde Harekat Eğitim Şube Müdürü Binbaşı sanık ...' ın geldiği, gelmiş, Yarbay sanık ... Bölge Komutanının verdiği emri aktarmış, bunu nasıl kaleme alacaklarını kendi aralarında kısa bir süre konuştuktan sonra Binbaşı sanık ...' ın, İdare Astsubayı sanık ... ...’i Harekat Merkezine çağırdığı ve mesajı onun yazmasını istediği, bu sırada Harekat ve Yardımcı Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezinde Nöbetçi olarak bulunan Astsubay tanık ...' nun elinde bir not kağıdı ile yanlarına gelerek Ankara’dan, Sahil Güvenlik Komutanlığı Harekat Merkezinden ismini hatırlamadığı bir albayın kendisini arayarak aceleyle bu notu dikte ettirdiğini ve üstlerine ulaştırmasını emrettiğini söylediği ve notu Binbaşı sanık ...’a verdiği. “deniz hudutları kapatılmıştır, hiçbir limandan gemi/tekne çıkarılmayacak, teşebbüs edenler durdurulacak, mukavemet edenler hakkında Sahil Güvenlik Komutanlığı'na bildirilecektir” şeklinde dikte ettirildiği anlaşılan notu inceledikten sonra Sahil Güvenlik Komutanlığı Harekat Merkezini direkt hattan aradığı ve telefona çıkan Yüzbaşı ... ...’e durumu aktararak Astsubay tanık ...’ya dikte ettirilen mesajı kendilerinin gönderip göndermediğini sorduğu, muhatabı Yüzbaşı ... ...'in bunu teyit ettiği ayrıca o sırada kendilerinin de aynı konuda ki bir mesajı hazırlamakta olduklarını ve göndereceklerini ilettiği, Yüzbaşı ... ... telefonu kapatmadan o an için Sahil Güvenlik Komutanlığı Harekat Merkezinde yanında olduğu anlaşılan Harekat Başkanı Albay ... ...’a danıştığı, Albay ... ... “bizim göndereceğimiz mesaj 15-20 dk ancak hazır olur, onlar hazırladıkları mesajı bağlılarına çeksin” dediği, Yüzbaşı ... ...'in aldığı bu direktifi Binbaşı sanık ...’a ilettiği,
Adı geçen Yüzbaşı ... ... ve Sahil Güvenlik Komutanlığı Harekat Başkanı Albay ... ... hakkında Sahil Güvenlik Komutanlığındaki darbe kalkışması eylemlerine katıldıklarından bahisle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 24/01/2017 tarih 2016/106293 soruşturma sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, 15/07/2016 tarihinde Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından tüm bağlılarına çekilen darbe kalkışmasının icrasına yönelik emirler de Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral ... ...’in imzası ile birlikte Yüzbaşı ... ... ve Albay ... ...’ın imzaları bulunduğu,
Binbaşı sanık ...'ın gelen nottaki şekli ile mesajı Astsubay sanık ... ...’e yazdırdıktan ve kendi imzalarını attıktan sonra Albay sanık ...’a çıkardığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı Harekat Merkezi ile yaptığı konuşmayı da aktararak onların da 15-20 dk içerisinde mesaj göndereceklerini söylediği, bekleyip beklemeyeceklerini sorduğu, Albay sanık ...' ın gelecek mesajı beklemeden kendilerinin hazırladığı bu mesajı bağlılarına çekmesini emrettiği, bahsi geçen mesajın Ege Deniz Bölge Komutanlığı bağlılarına ve botlara çekildiği,

-Sahil Güvenlik Komutanlığı Harekat Merkezi tarafından hazırlanan “Deniz Hudut Kapılarının Kontrolü” konulu mesaj bütün Sahil Güvenlik Komutanlığı bağlıları gibi Ege Deniz Bölge Komutanlığı Harekat Merkezine de gönderildiği, saat 01.14’ de ulaşan bu mesajın da tüm Ege Deniz Bölge Komutanlığı bağlılarına ve botlara çekildiği,
Sahil Güvenlik Komutanlığı Harekat Merkezi tarafından gönderilen “Deniz Hudut Kapılarının Kontrolü” konulu mesajda;
Türk Silahlı Kuvvetlerinin yönetime el koyduğu ve bütün yurtta Sıkıyönetim ilan edildiği belirtildikten sonra “İstanbul ve Çanakkale Boğazlarından transit geçişlerin, limanlara girişlerin serbest olduğu ancak ülke dışına kaçması muhtemel kişilerin engellenmesi maksadıyla ikinci bir ... kadar limanların çıkışlara kapatıldığı, Bölge Komutanları tarafından ülke dışına kaçması muhtemel kişilerin engellenmesi maksadıyla gerekli planlamanın yapılacağı ve Sahil Güvenlik Botlarının limanlardan çıkışları engelleyeceği, ikazlara uymayanlara karşı gerektiğinde kuvvet kullanılacağı, ikinci bir ... kadar tüm birlikler ve görevlendirilen gemi/botlar dışındaki diğer tüm sahil güvenlik botları ... hazır bekleyecekleri” emredildiği,
-15 Temmuz 2016 tarihinde İzmir Valiliğinde darbe kalkışması ile ilgili karşı strateji geliştirmek, gereken önlemleri almak ve kurumlar arasında koordinasyonu sağlamak amacıyla oluşturulan kriz merkezinde İl Valisi, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı, MİT Bölge Başkanı, İl Emniyet Müdürü ve çeşitli kamu kurumlarının yönetici ve temsilcileri bulunduğu, Valilik makamından Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı Harekat Merkezine saat 00.30-01.00 sularında Asayiş Harekat Merkezi konulu bir faks gönderilerek Bölge Komutanlığından bir temsilcinin valilikte kurulan kriz merkezine görevlendirilmesi talebinde bulunulduğu, Harekat Merkezinde görevli sivil memur tanık ... Binar' n gelen faksı İzmir Grup Komutanı Yarbay sanık ...’e gösterdiği, birlikte Bölge Komutanı Albay sanık ...’ın makamına giderek faks yazısını arz ettikleri, Albay sanık ... bu yazıyı daha önce de gördüğünü herhangi bir işlem yapılmasına gerek bulunmadığını söyleyerek valilik kriz merkezine kimseyi göndermediği,
-Ege Ordu Komutanı Orgeneral tanık ...’in emir subayı Binbaşı tanık ... aracılığı ile Albay sanık ...’a ulaşmaya çalıştığı, Binbaşı tanık ... Sahil Güvenlik Ege Bölge Komutanlığını aradığı, telefona bakan kişinin Bölge Komutanının lavaboda olduğunu söylediği, Binbaşı tanık ...'nin Ege Ordu Komutanının görüşme talebini ileterek dönüş yapılmasını istediği halde dönüş yapılmadığı, Binbaşı tanık ...'nin kısa süre sonra Sahil Güvenlik Ege Bölge Komutanlığını ikinci kez aradığı, ancak Albay sanık ...’ın yine lavaboda olduğu ve uygun olmadığının söylendiği, ilerleyin zaman diliminde Sahil Güvenlik Ege Bölge Komutanlığından kimse Ege Ordu Komutanı Orgeneral tanık ...’e geri dönüş yapmadığı,
Albay sanık ...' ın Ege Ordu Komutanlığından 16/07/2016 tarihinde saat 03.20 sularında İzmir’deki tüm askeri birliklere gönderilen mesaj emri ile ilgili de bir işlem yaptırmadığı, bundan önce gelen mesajları gönderdiği gibi Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı bağlılarına göndermediği,
Ege Ordusu ve Garnizon Komutanlığı Emri olarak gönderilen mesaj içeriğinin;
"15.06.2016 tarihinde akşam saatlerinde, Türkiye çapında, emir komuta zinciri dışında ve askeri disipline aykırı bir takım müessir eylemlere tevessül edilmiştir.
Bu hareketler ve kalkışmalar TSK'nın komuta kademesi dışında gelişmiştir. Ege Ordusu ve Garnizon K.lığı bağlısı tüm askeri kurum, karargâh ve birliklerde emir komuta hiyerarşisi tamdır ve tavizsiz sürdürülmektedir.

Ege Ordusu ve Garnizon K.lığı birliklerinde, bu ve buna benzer hiçbir hareket ve teşebbüse müsamaha gösterilmeyecektir. Birlikler, gelişme ve olayları ivedilikle Ege Ordusu Hrk. Mrk.ne bildirilecek ve alınacak emirlere göre hareket edeceklerdir.
Emir komuta dışı eylemlerde bulunan ve buna teşebbüs eden her rütbe ve makamdaki asker kişiler derhal zapt ve derdest edilecek, hakkında AS. C. Kanunu'nun 100'üncü ve devamı maddeleri uyarınca askeri isyan suçundan işlem yapılmak üzere mevcutlu olarak ve derhal Ege Ordusu K.lığı Askeri Savcılığına sevk edilecektir." şeklinde olduğu,
-Albay sanık ... 15/07/2016 tarihi itibariyle doğal bağlama limanı olan Muğla Aksaz Limanında bulunan TCSG UMUT gemisi komutanı Yarbay sanık ... ...’ı saat 21.30’da arayarak “ona bir görev vereceğini, gemiye gitmesini ve gemi personelini toplamasını daha sonra kendisini askeri hattan aramasını” istediği, Yarbay sanık ... ...'ın gemisine giderek söylenen emirler uyarınca hazırlıkların yaptığı, 65 kadar personelin gemiye geldiği,
Albay sanık ... daha sonra saat 22.00 sularında Yarbay sanık ... ...’ı ikinci kez arayarak TSK'nın teyakkuz durumunda olduğunu söyleyerek onun Aksaz Deniz Üs Komutanlığının emrine gireceğini bildirdiği, lakin 23.50 sularında tekrar arayarak TCSG UMUT gemisinin İzmir’e intikalini istediği, (Aksaz Deniz Üs Komutanı Tuğamiral Namık ALPER’dir ve sözde Sıkıyönetim Direktifi konulu emirler ekinde bulunan atama listelerinde Muğla Sıkıyönetim Komutanı olarak nasp edilmiştir)
Yarbay sanık ... ...'ın daha sonra Sahil Güvenlik Ege Bölge Komutanı Albay sanık ...’ı arayarak durumu aktardıktan sonra onun onayı ve emri doğrultusunda adı geçen personeli gemiye alarak seyre çıktığı, Üsteğmen sanık ... ve Üsteğmen sanık ... ...'ın Harp Akademileri sınavını kazanmış personel oldukları, bu nedenle Mayıs 2016 atamaları ile Harp Akademilerine atamalarının yapıldığı, Üsteğmen sanık ...'ın Mayıs ayında TCSG UMUT gemisinden resmi ayrılışını yaptığı ve fakat geçici görevle Marmaris Grup Komutanlığı emrine verildiği, bu esnada Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bağlısı Karamürsel Bey Eğitim Merkez Komutanlığında 5 hafta süreli bir kursa katılmış kurs sonrası geldiği Marmaris Grup Komutanlığından ayrılışını yapmtığı ve mehil izninde bulunduğu, TCSG UMUT gemisi ile eski personeli olmasından başka bir ilişiği bulunmadığı, Üsteğmen sanık ... ...'ın da söz konusu 5 haftalık bir kursa katıldığı ve bu nedenle TCSG UMUT gemisinden ayrılışını yapmadığı, kurs sonrası 04 Temmuz ve 15 Temmuz 2016 tarihleri arasında yıllık izinini kullandığı, izin bitiminde seyirde olan ve fakat 15 Temmuz itibariyle Aksaz Limanına bağlayan TCSG UMUT gemisine katılış yaparak aynı gün öğlen saatlerinde gemideki görevinden resmen ayrıldığı, Üsteğmen sanık ...'ın gemiye üzerinde beylik tabancası ile geldiği, soranlara ya da görenlere “gemide personel içinde bir karışıklık çıkar ise müdahale etmek için” yanına aldığını ifade ettiği, seyir sırasında geminin sevk ve idaresinin yapıldığı “köprü üstü” denilen yerde “denizde kim çıkarsa vururum ama aklımda önce vurabileceğim başka kişiler de var” şeklinde ifadeler kullandığı, Üsteğmen sanık ...‘ın gemi personeli ile birlikte sosyal medya üzerinden takip ettiği haberlerde askerlerin boğaz köprüsünü kapatması, özel harekat başkanlığının ve meclisin bombalanması haberlerini duydukça heyecanlandığı, fakat daha sonra sivil insanların darbeye karşı geldiğine, halktan kişilerin tankların önüne geçtiğine ilişkin haberler gelmeye başladığında bu durumun sanıkta sıkıntı yarattığı, sonrasında “hele bir sokağa çıkma yasağı ilan edilsin, insanlar asıl o zaman görecek, o zaman ben bile birkaçına sıkarım” şeklinde ifadeler kullandığı,
Seyre çıkıldıktan kısa bir süre sonra iki sivil tekneye rastlanıldığı, önce Ege Deniz Bölge Komutanlığı Harekat Merkezi daha sonra da Sahil Güvenlik Komutanlığı Harekat Merkezi tarafından tüm bağlılarına gönderilen “Deniz Hudut Kapılarının Kontrolü” konulu mesajda yer alan

“Sahil Güvenlik Botlarının limanlardan çıkışları engelleyeceği, ikazlara uymayanlara karşı gerektiğinde kuvvet kullanılacağı” yolundaki emir uyarınca Üsteğmen sanık ...' ın, Yarbay sanık ... ...’ın da onayını alarak söz konusu teknelere limana geri dönmesi için uyarı çağrısı yaptığı,
TCSG UMUT gemisinin Kuşadası açıklarına kadar geldiği, ancak daha sonra 06.00-06.30 arasında Güllük körfezine döndüğü, Harekat Merkezinin çağrısı üzerine saat 09.00’da kendi bağlama limanı olan Aksaz Limanına giriş yaptığı,
-TCSG UMUT gemisi ile ilgili yaşanan bir diğer dikkat çekici olayın ise darbe kalkışmasından bir gün önce Sahil Güvenlik Ege Bölge Komutanı Albay ...’ın Sahil Güvenlik Hava Komutanlığına ait helikopter ile sözde uçuş eksiği bulunan Sahil Güvenlik Hava Komutanlığı pilot eğitimleri kapsamında Çeşme açıklarında bulunan TCSG UMUT gemisine helikopter ile inerek bir süre bu gemide bulunması olduğu, uçucu personelin denizde bulunan gemilere iniş kalkış yetkinliğini artırmak üzere belirli periyotlarda yapılan bu tür eğitim uçuşlarının Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Hava Komutanlığı koordinasyonunda gemilerin bu eğitim için uygunluğuna göre düzenlendiği, eğitim uçuşlarının genellikle önceden düzenlenen 3 aylık planlamalara göre yürütülürken söz konusu eğitimin 3 aylık eğitim planında yer almamasına karşın 13/07/2016 tarihinde planlaması yapıldığı, bu eğitim uçuşu için talebin bu kez mutad dışı olarak Ege Deniz Bölge Komutanlığından geldiği, planlanan bu uçuşun 14/07/2016 tarihinde gerçekleştiği ve Ege Deniz Bölge Komutanı Albay sanık ...'ın bu eğitime katılarak helikopter ile TCSG gemisine gittiği, Sahil Güvenlik Ege Bölge Deniz Komutanı Albay sanık ... ve TCSG UMUT gemisi Komutanı Yarbay sanık ... ...'ın aynı yönlü savunmalarında TCSG UMUT gemisinin helikopter pisti sertifikasyonunun alımında gecikme yaşandığını, bu nedenle bir süreden beridir bu gemide uçuş eğitimlerini yapılamadığını, sertifikasyonunun yeni alınmış olduğu bir dönemde yapılan bu uçuş eğitiminin tesadüfen darbe kalkışmasının yaşandığı tarihten bir gün öncesine denk geldiğini savundukları,
- Kuşadası bölgesinde Sahil Güvenlik Ege Bölge Komutanlığı emrinde bulunan 3 adet SG Bot bulunduğu, SAGET 23 Bot' un Astsubay sanık ... komutasında, TCSG 36 SG Bot'un Üsteğmen sanık ... komutasında, TCSG 311 SG Bot'un Yüzbaşı tanık ... komutasında bulunduğu, TCSG 311 SG Bot ve SAGET 23' ün 15/07/2016 tarihi itibariyle Çeşme açıklarında ... Kaçakçılığı takip faaliyeti icra ettiği, Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanının emri ile başlatılan personel toplama planının Harekat Merkezi tarafından bu botlara bildirildiği, TCSG 36 SG Bot Komutanı Üsteğmen sanık ...’i saat 21.30 sularında arayan Astsubay sanık ...'ın tüm bot personelinin göreve çağrılması emrini ilettiği, Üsteğmen sanık ...'in SAGET 23 komutanı Astsubay sanık ...’ı arayarak toplanma planı konusundaki bilgisini sorduğu, Astsubay sanık ...'ın o an itibariyle henüz aranmadığı, fakat komutanı olduğu SAGET 23’e gitmek üzere yola çıktığında onun da arandığı ve personel toplama planının iletildiği, Ege Deniz Bölge Komutanlığından gönderilen Deniz Hudutlarının Kontrolü/Kapatılması konulu mesajlar ile Sözde Sıkıyönetim Direktifi konulu Deniz Kuvvetleri Komutanlığından aktarmalı mesajın TCSG 36 SG Bot’a ve SAGET 23’e de gönderildiği,
İzmir Grup Komutanı Yarbay sanık ...'in TCSG 36 SG Bot Komutanı Üsteğmen sanık ...’i arayarak seyre çıkmasını emrettiği ve onunda emir uyarınca seyre çıktığı, seyre çıkmasını müteakiben marinada kalan SAGET 23 komutanı Astsubay sanık ...’ı arayan bir turizm acentasının, limanda bulunan Amerikan Bayraklı OASİS adlı yatın limandan ayrılarak Bodrum'a gitmesi gerektiğini bildirerek izin istediği, Astsubay sanık ...'ın İzmir Grup Komutanı

Yarbay sanık ...’i aradığı ve talebi ilettiği, Yarbay sanık ...'in yatın limandan ayrılmasına izin verilmemesini emrettiği, Astsubay sanık ...'ın TCSG 36 SG Bot Komutanı Üsteğmen sanık ...’i arayarak durumu bir kez de ona aktardığı, Üsteğmen sanık ... acenta yetkilisi ile görüştükten sonra Yarbay sanık ...’i aradığı, yatın yabancı bir yat olduğunu ve basit bir kontrolden sonra çıkışına izin vermelerini uygun olacağını bildirdiği, Yarbay sanık ...' in yat ile ilgili ne yapılması gerektiği konusunda Bölge Komutanı Albay sanık ...’ın emirlerini sorduğu, onun Ankara’ya sorun şeklindeki emir üzerine Ankara Sahil Güvenlik Komutanlığı Harekat Başkanı Albay ... ...’ı arayarak ne yapılacağı konusunda emirlerini aldığı, Harekat Başkanı Albay ... ...’ın yatın çıkış yapabileceğini bildirmesi üzerine de tekrar TCSG 36 SG Bot Komutanını arayarak yatın çıkışına izin verildiği bildirdiği ve Astsubay sanık ... tarafından yata gidilerek transit giriş çıkış belgesinin (Trans log) kontrolü yapıldıktan sonra sözkonusu yatın limandan ayrıldığı,
-15-16 Temmuz 2016 tarihinde Sahil Güvenlik Ege Bölge Komutanlığında yaşanan bu olaylar sonrası Bölge Komutanı Albay sanık ...'ın karargahtan ayrılarak evine gittiği, ancak saat 14.30 sularında gözaltına alındığı, Albay sanık ... karargahtan ayrılmadan önce Astsubay tanık ... ...’ya o gece yaşananlar ile ilgili olarak hazırlanacak “jurnale hiç bir şey yazmayın” diye emrettiği,

9-) SAHİL GÜVENLİK HAVA KOMUTANLIĞINDA MEYDANA GELEN OLAYLAR:
İzmir’de konuşlu bulunan Sahil Güvenlik Hava Komutanlığı'nın 15/07/2016 tarihi itibariyle sanıklarından Pilot Kurmay Albay sanık ...’ın komutasında bulunduğu,
-Albay sanık ...'ın 11/07/2016 ila 21/07/2016 tarihleri arasında kullanmak üzere yıllık izine ayrıldığı, ancak Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral ... ...’in emri üzerine 13/07/2016 tarihinde iznini keserek görevinin başına döndüğü,
-Bir süre önce lojistik başkanlığı tarafından yurt dışından temin edilerek İstanbul Hava Limanında nakile hazır bekletilen Sahil Güvenlik Hava Komutanlığının arama kurtarma faaliyetlerinde mevki işaretlemeleri için istifade ettiği duman kandillerinin (Smoke Marker) İstanbul Atatürk Hava Limanından İzmir’e getirilmesi konusunda 15/07/2016 tarihine planlanmış bir uçuşun bulunduğu, planlı bu uçuş için uçacak personelin de planlamada belli olduğu, 14/07/2016 tarihinde Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral ... ...'in Albay sanık ...’ı cep telefonundan arayarak askeri güvenli hat üzerinden görüşmek istediğini bildirdiği, ancak kriptolu hattın arızalı olduğu anlaşılınca görüşmeyi normal askeri hat üzerinden gerçekleştirdikleri, bu görüşme sonrasında 14/07/2016 tarihi itibariyle Albay sanık ... duman kandillerinin İstanbul Atatürk Havalimanı’ndan İzmir’e nakli için gerçekleştirilecek uçuş planında yokken yine Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral ... ...’in emri ile önceden İzmir↔İstanbul şeklinde planlanmış uçuş bacağına Ankara Etimesgut Askeri Havaalanını da eklettiği, ayrıca önceki planlamada kendisi bu uçuşta yokken Sahil Güvenlik Komutanı ile görüşmesi sonrasında kendisini de bu uçuşa eklettiği, uçuş planlamalarını yapan Eğitim Büro bu durumu önceden planlı uçuş ekibinde bulunan 1. Pilot Yüzbaşı sanık ... ile 2. Pilot Üsteğmen sanık ...’a iletdiği, sanık Astsubay ...' in de uçuş teknisyeni olarak önceden planlı uçuşta kayıtlı olduğu, Astsubay ... ...' ın ise planlı uçuştan çıkarıldığı,
-Yüklenecek duman kandilleri için vip koltuklarının önceden söküldüğü, ancak Albay sanık ...'ın iki adet vip koltuğunu uçuş öncesi yeniden taktırdığı,

-15/07/2016 tarihinde sabah saatlerinde önceden planlı olmayan bu uçuşun TCSG 553 kuyruk numaralı CASA tipi bir uçak ile saat 10.20 sularında gerçekleştirildiği ve 12.00 sularında Ankara Etimesgut Askeri Havaalanına iniş yapıldığı, Albay sanık ...'ın Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral ... ...’i arayarak indiklerini rapor ettiği, Tümamiral ... ...'in akşam 19.30’a kadar Etimesgut Askeri Havaalanı’nda beklemede kalmalarını emrettiği, 1. Pilot Yüzbaşı sanık ...'ın duman kandillerini teslim etmek için Hava Kuvvetleri personelinin İstanbul Atatürk Havalimanı’nda kendilerini beklediklerini söylediği ve orada beklemek yerine bu süre içinde İstanbul’a uçarak malzemeleri teslim alıp tekrar dönmeyi teklif ettiği, Albay sanık ...'ın Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral ... ...’i arayarak bu öneri konusunda emirlerini sorduğu, Sahil Güvenlik Komutanı' nın da bu durumda İstanbul Atatürk Havalimanı’na uçmalarını, duman kandillerini aldıktan sonra Sabiha Gökçen Havalimanı’na geçerek orada beklemelerini emrettiği, bunun üzerine Albay sanık ... planlı uçuşta ayrıca bir eğitim faaliyetinin de bulunduğunu, ... Topel Havalimanı’nın bu eğitim faaliyetine daha uygun olduğun söyleyerek Kocaeli ... Topel Havalimanı’nda beklemede kalmaları konusunda Sahil Güvenlik Komutanına emirlerini sorduğu, onun uygun bulması neticesinde uçak saat 13.30 sularında Etimesgut Askeri Havaalanı’ndan kalkarak saat 15.00 sularında İstanbul Atatürk Havalimanı’na indikleri, duman kandillerinin uçağa yüklenmesini müteakiben saat 16.00 sularında tekrar havalanarak saat 17.00 sularında ... Topel Havalimanı’na iniş yaptıkları, ... Topel Havalimanı’na indikten sonra uçuş ekibinin filoya, Albay sanık ...' ın da kendi beyanına göre sosyal tesislere gittiği,
-Albay sanık ...’ın uçaktan ayrılarak yemek yemek ve dinlenmek üzere sosyal tesislere geçtiği bir sırada Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral ... ...'in Albay sanık ...’ı aradığı, ... Topel Havalimanı’nda beklemeye devam etmelerini emrettiği ve gece saat 03.00 suları gibi kendisini arayarak görev verebileceğini söylediği, Albay sanık ... bunu 1. Pilot Yüzbaşı sanık ...’a telefonla bildirdiği,
-Saat 19.00-20.00 suları arasında Sahil Güvenlik Komutanlığı Harekat Başkanlığı Vardiya Amirinin, TCSG 553 kuyruk numaralı CASA uçağı 1. Pilotu Yüzbaşı sanık ...’ı arayarak Genel Kurmay Başkanlığı tarafından hava sahasının bütün uçuşlara kapatıldığı bilgisini geçtiği, (Bahsi geçen Sahil Güvenlik Komutanlığı Harekat Başkanlığı Vardiya Amirinin Yüzbaşı ... ... olduğu, 15/07/2016 tarihinde Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından tüm bağlılarına çekilen darbe kalkışmasının icrasına yönelik emirlerde imzası bulunduğu) Pilot Yüzbaşı sanık ...'ın da bunu Albay sanık ...’a bildirdiği, Albay sanık ... ... Topel Havaalanı’na indiklerinde telefonla görüştüğü devre arkadaşı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kurmay Başkanı Albay tanık ... ...’a saat 19: 50 sularında “abi uçuş iptal” diye mesaj attığı, bu görüşmeden kısa süre sonra Sahil Güvenlik Harekat Başkanı Albay ... ...' ın aradığı, Albay sanık ...’a uçağın kalkışına izin verilmesi için Genelkurmay Başkanlığı ile görüştüklerini söylediği ve uçak başı yapmalarını istediği, aynı sırada Sahil Güvenlik Komutanlığı Harekat Başkanlığı Vardiya Amirinin 1. Pilot Yüzbaşı sanık ...’ı tekrar aradığı, onun da Genelkurmay Başkanlığı’ndan uçuş için izin alamaya çalıştıklarını söleyerek ne kadar zamanda kalkabileceklerini sorduğu, Yüzbaşı sanık ...'ın sosyal tesislere Albay sanık ...’nın yanına gittiği ve durumu ona aktardığı, bu görüşmeler sonrası uçak başı yapıldığı ve çok geçmeden Sahil Güvenlik Komutanlığı Harekat Başkanlığı Vardiya Amirinin, Yüzbaşı sanık ...’ı 3. kez arayarak kalkış için izin alındığını bildirdiği ve İzmir’e kalkış meydanına geri dönebileceklerini bildirdiği, bunun üzerine uçağın motorları çalıştırılarak pist başı

yapıldığı, ancak bu sırada ... Topel Havalimanı Kule tarafından uçağa telsiz ile hava sahasının uçuşlara kapatıldığı ve kalkış yapamayacakları ikazı yapıldığı, 1. Pilot Yüzbaşı sanık ... Genelkurmay Başkanlığından kalkış için izin alındığını ve bunun Harekat Başkanlığı tarafından kendisine şifahi olarak bildirildiğini, arama kurtarma görevlerinde çok kez bu şekilde sözlü olarak yapılan bildirimle uçtuklarını ifade ederek yalnızca pist ışıklarının yakılmasının kendileri için yeterli olacağını belirttiği, ancak kulenin bu kez de kaza kırım ekibinin hazır olmadığını ve gelebilmelerinin 2 saati bulabileceğini söylediği, Yüzbaşı sanık ...'ın bunu Albay sanık ...’a aktardığı, Albay sanık ... bir telefon görüşmesi yaptığı, ardından Deniz Hava Üs Komutanı Tuğamiral ...' nın ... Topel Hava Meydan Harekat Nöbetçi Subayı Yüzbaşı Tanık ...’yı arayarak kalkışa izin vermesini emrettiği, bu nedenle kule tarafından pist ışıkları açıldığı ve 1. Pilot Yüzbaşı sanık ... pilot inisiyatifinde kalkış yaptığı, saat 21.20’de kalkış yapan uçağın saat 22.50’de İzmir ... Menderes Havalimanı’na indikleri,
Kabul edilmiştir.

D-) ÖZETLE, SANIKLARIN DOSYA KAPSAMINDA KABUL EDİLEN EYLEMLERİNİN MAHKEMECE DEĞERLENDİRİLMESİ:

1-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
İddianamede sanığın atılı Cumhurbaşkanına suikaste teşebbüs suçuna iştirak ettiğine dair soyut ve varsayıma dayalı iddia dışında somut bir delil gösterilmediği, esasen bu suça katıldığına dair bir anlatıma da yer verilmediği,
FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu anlaşılan ve olay günü görev yaptığı Çeşme ilçesindeki karakolda bulunan bulunan sanığın, başka sanıklarca Marmaris ilçesinde icraya konulan Cumhurbaşkanına karşı suikast suçunu işlediğine ve yahut bu suça yardım ettiğine dair bir anlatımın bulunmaması, bu suça katıldığının tespit edilememesi karşısında sanığın atılı suçu işlemediğinin kabulu ile Cumhurbaşkanına suikaste teşebbüs suçundan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,

2-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:

Olay tarihi itibariyle Tümgeneral rütbesinde, İzmir İli, Buca İlçesi'nde konuşlu bulunan NATO Müttefik Kara Komutanlığı Kurbay Başkanlığı görevini yürüten, olay günü yıllık izinde olduğu için birliğinde bulunmayan, darbe teşebbüsü ile ilgili olayları basından ve yerine vekalet eden tanık ... ile yaptığı telefon görüşmesinden öğrenmesinin ardından tatilini keserek 16.07.2016 tarihinde saat 04.00-05.00 sularında İzmir’e gelen, komutası altındaki birliklerin darbe eylemine iştirak etmesiyle ilgili herhangi bir emir vermediği, darbeye iştirak olarak kabul edilebilecek bir davranış içine girmediği, darbecilerden yana olduğuna dair bir tavır takınmadığı anlaşılan sanığın Yurtta Sulh Konseyi"nce gönderilen "Sıkıyönetim Direktifi"ne ekli listede göreve devam olarak belirtilmiş olmanın, tek başına atılı suçlara iştirak olarak kabul edilemeyeği, sanığın Bylock kullanmadığı, Bank Asya’da hesabının bulunmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluşlarına üye olmadığı, iltisaklı okul, dershane, çalışma kaydı bulunmadığı, sanığın adına kayıtlı olup fiilen sanık tarafından kullanılan gsm hattı ile ilgili şüpheli veya tekil arama kayıtlarının bulunmadığı, sanığın atılı suçları işlediğine dair, inkara yönelik savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut ve tahmine dayalı iddia dışında kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği, Ceza Hukukunun "Şüpheden sanık yararlanır" şeklindeki genel ilkesini gereğince, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilerek atılı Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs,

Silahlı terör örgütüne üye olma, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs, Silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçlarının sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadı kabulü ile müsnet suçlardan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Ek iddianamede sanığın atılı Cumhurbaşkanına suikaste teşebbüs suçuna iştirak ettiğine dair soyut ve varsayıma dayalı iddia dışında somut bir delil gösterilmediği, esasen bu suça katıldığına dair bir anlatıma da yer verilmediği, başka sanıklarca Marmaris ilçesinde icraya konulan Cumhurbaşkanına karşı suikast suçunu işlediğine ve yahut bu suça yardım ettiğine dair bir anlatımın bulunmadığı bu suça katıldığının tespit edilemediği, bu suretle atılı suçu işlemediği kabulü ile müsnet suçtan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,

3-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:

Olay tarihinde Güney Deniz Saha Komutanlığı emrinde Narlıdere Gazinosunda sivil memur (bahçivan) olarak görev yapan sanık hakkında bylock programı kullanıcı olduğundan bahisle, Anayasayı ihlal, Yasama organına karşı suç, Cumhurbaşkanına suikaste teşebbüs, Silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçlarından kamu davası açılmış ise de, sanığın darbe fiiline ilişkin herhangi bir eyleminin tespit edilemediği, kalkışmanın olduğu gece evinde bulunduğu, iddianamede de bu konu da bir isnadın bulunmadığı, sanığın atılı suçları işlemediğinin anlaşıldığı yönündeki kabul ile CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince beraatine karar verildiği,
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında yapılan değerlendirmede ise, sanığın adına kayıtlı ADSL hattı üzerinde tespiti yapılan bylock tespitinin sanık tarafından kullanıldığının her türlü şüpheden uzak teknik verilerle ortaya konulamadığı, araştırma sonuçlarına göre; Bank Asya’da hesabının bulunmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluşlarına üye olmadığı, iltisaklı okul, dershane, çalışma kaydı bulunmadığı, sanığın atılı suçları işlediğine dair, inkara yönelik savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut ve tahmine dayalı iddia dışında kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, Ceza Hukukunun "Şüpheden sanık yararlanır" şeklindeki genel ilkesini gereğince, mevcut şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçların sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,

4-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Tümgeneral rütbesinde olan sanığın, suç tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı, İzmir İli, Gaziemir ilçesinde konuşlu bulunan Ulaştırma Personel Okulu Eğitim Merkezi Komutanı olarak görev yapan sanığın olay tarihinde evinde bulunduğu sırada, birlik nöbetçi amiri tanık yarbay ...'ın kendisini saat 22.43 sularında telefonla arayıp içeriğinden bahsetmeden harekat ... öncelikli gizli bir mesaj geldi demesi üzerine hazırlanarak derhal kışlasına gittiği, saat 23.20 sularında kışlaya gelip sözde sıkıyönetim emri ve eklerini içeren mesajı incelediğinde kendisi ile ilgili göreve devam ibaresini gördüğü, ... başkanı olan tanık albay ... ... ile bir değerlendirme yaptığı, emir ve komuta olarak bağlı olduğu muhabere hizmet destek komutanlığını arayıp kurmay başkanı kurmay albay ... ... ile görüştüğü, izinli olan birinci sicil amiri muhabere hizmet destek komutanı korgeneral ... ...'ı aradığı, durum değerlendirmesi yaptıkları, sanığın üst amirlerini aramasının olağan ve gerekli olduğu, birliğe gelişinde sanığı karşılayan ve ilk muhatap olanlardan yardımcısı ... başkanı tanık ... ...'in, sanığın ikircikli

bir tutum takınmadığını, sıkıyönetim emirlerine uyulmayacağı, bunu suç olduğu yönünde açıklamalar yapıp birlik emniyeti için ilave tedbirler alınmasını emrettiğini ifade ettiği, sanığın kendine bağlı Manisa/Alaşehir’de konuşlu birliğin komutanı ... ...'yı saat 23.47 sularında arayıp herhangi bir vukuat olup olmadığını sorduğu, tedbirleri aldığını, herhangi bir kalkışmanın olmadığını sanığa ilettiği, sanığın ... ...'ya "Biz de durumu anlamaya çalışıyoruz, benden başka kimseden emir almayın" dediği, üst komutanı olan ... ... ile yaptığı aldığı ve alınan tedbirler ile ilgili görüşmeler yaptığı, devamında birliği içinde bulunduğu, yapılan İdari Tahkikat raporuna göre de; sanığın komutanı bulunduğu Ulaştırma Personel Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığında 15-16 Temmuz 2016 tarihlerinde bu tarihlerin öncesinde ve sonrasında herhangi bir toplantı ve benzeri faaliyetlerin icra edilmediği, Ulaştırma Personel Okulu ve Eğitim Merkez Komutanlığında kalkışma gelişimine yönelik herhangi bir emare ve olaya rastlanmadığı, 15-16 Temmuz gecesi olayların vuku bulması esnasında ivedi olarak birliğin, personelin, araç ve silah mühimmatın kontrol ve emniyet altına alındığı, güvenilir personel tarafından cephaneliğin emniyet altına alındığı, dışarıdan kışlaya girişleri aynı şekilde kışladan dışarıya araç, silah, mühimmat çıkışlarını engellemek maksadıyla nizami bölgesine ve kritik dış çevre nöbet yerlerine, karargahı emniyete almak maksadıyla Eğitim Merkez Komutanlığı Karargah binası bölgesine silah ve mühimmatlı güvenilir rütbeli personel görevlendirildiğini, Ege Ordusu Karargahı ve bağlısı olunan üst komutanlıklara bilgi verilerek irtibatın sürekliliğinin sağlandığını,
Yurtta Sulh Konseyi"nce gönderilen "Sıkıyönetim Direktifi"ne ekli listede sanığın göreve devam olarak belirtilmiş olmanın, tek başına atılı suçlara iştirak olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, sanığın atılı suçları işlediğine dair, inkara yönelik savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut ve tahmine dayalı iddia dışında kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, ceza hukukunun "Şüpheden sanık yararlanır" şeklindeki genel ilkesini gereğince, mevcut şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, silahlı terör örgütüne üye olma, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs; Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçlarının sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Ek iddianamede sanığın atılı Cumhurbaşkanına suikaste teşebbüs suçuna iştirak ettiğine dair soyut ve varsayıma dayalı iddia dışında somut bir delil gösterilmediği, esasen bu suça katıldığına dair bir anlatıma da yer verilmediği, başka sanıklarca Marmaris ilçesinde icraya konulan Cumhurbaşkanına karşı suikast suçunu işlediğine ve yahut bu suça yardım ettiğine dair bir anlatımın bulunmadığı bu suça katıldığının tespit edilemediği, bu suretle atılı suçu işlemediği kabulü ile müsnet suçtan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,

5-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Astsubay kıdemli başçavuş rütbesiyle 15/07/2016 günü ve öncesinde yaklaşık 10 aylık zaman diliminde Ulaştırma Personel Okulu Eğitim Merkezi Komutanlığı’nda Tümgeneral sanık ...’in emir astsubaylığını yapan sanığın, 15/07/2016 günü normal mesainin bitimini müteakip saat 18.30 sularında askeri lojmanlarda bulunan evine gittiği, saat 22.30 sularında akrabasının araması üzerine ve TV'den ülkemizde yaşanan olağandışı askeri hareketliliklerden haberdar olduğu, daha önce vukuat olduğunda makama geçmesi yönünde sanık ...'in emrini hatırlayıp makamı aradığı, haberciyle görüşüp komutanın birliğe gelmek üzere evinden yola çıktığını öğrenerek erkenden gidip makamı açmak ve komutanı karşılamak için görev yaptığı birliğe gittiği, komutan

gelmeden makamı açıp hazırlıklarını yaptığı, nöbetçi amir ve ... başkanı ile birlikte birlik komutanı sanık ...'i karşıladığı, makamında ona refakat ettiği, olay gecesi makamda bulunarak sanık ...'in emirlerini icra ettiği, telefon görüşmelerinde sekreter gibi aracılık ettiği, emir astsubayı olan sanığın, tümgeneral ...'in makama geldiğini öğrenmesi üzerine olay gecesi makama gelmesinin olağan ve zorunlu olduğu, komutanın yakınında bulunup emirlerini icra etmesi ve telefonlarına bakmasının olağan görevleri arasında bulunduğu, iddianamede sanığın darbe kalkışması fiiline iştirak olarak kabul edilebilecek somut bir fiilinden bahsedilmediği, ...'in, sanığa veya başkalarına darbe fiiline iştirak kapsamında bir emir verdiği ve bunun sanık tarafından yerine getirildiğine; sanığın müstakil olarak darbe yanlısı tutum takındığına, darbe fiili ile illi bir değer taşıyan bir eylemde bulunduğuna dair, soyut iddia dışında bir delil elde edilemediği, müsnet Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs suçlarının sanık tarafından işlendiği sabit olmadığı gerekçesiyle atılı suçlardan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Ek iddianamede sanığın atılı Cumhurbaşkanına suikaste teşebbüs suçuna iştirak ettiğine dair soyut ve varsayıma dayalı iddia dışında somut bir delil gösterilmediği, esasen bu suça katıldığına dair bir anlatıma da yer verilmediği, başka sanıklarca Marmaris ilçesinde icraya konulan Cumhurbaşkanına karşı suikast suçunu işlediğine ve yahut bu suça yardım ettiğine dair bir anlatımın bulunmadığı bu suça katıldığının tespit edilemediği, bu suretle atılı suçu işlemediği kabulü ile müsnet suçtan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,

Tanık F. T.'nin dosya kapsamı ve ardışık arama raporları ile örtüşen itibar edilen beyanları, ardışık arama raporları hep birikte değerlendirildiğinde, suçtan kurtulmaya dönük inkar içerikli savunmaya itibar edilmeyerek, sanığın FETÖ/PDY örgütü ile ... süredir süreklilik ve çeşitlilik arz eden ilişkisinin bulunduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün asker üyeleriyle gizliliği sağlamak amacıyla oluşturduğu yöntem kapsamında kimliği tespit edilemeyen mahrem imam vasfındaki örgüt üyesi veya üyeleri tarafından sabit hatlardan değişik tarihlerde 2008-2014 yılları arası zaman diliminde aranarak örgütsel anlamda örgüt ideolojisinin aşılanması, sürdürülmesi, birlik içinden istihbarat toplanması. örgüte finansal destek sağlanması amacıyla periyodik aralıklarla yapılan örgütsel görüşme, toplantı-sohbetlere katıldığı, bu fiillerinin devamlılık, çeşiklilik arz ettiği kabulü ile sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği,

6-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:

Olay tarihi itibariyle Tuğgeneral rütbesinde, İzmir İli, Narlıdere İlçesi'nde konuşlu bulunan İstihkam Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanı olarak görev yapan sanığın, aksi sabit olmayan ve tanıklar ve sanık ... tarafından doğrulanan savunmaya göre, tüm bölük komutanlarının çağrılması, birliklerinin başında olması, kimsenin bir çılgınlık yapmaması, silahların, malzemelerin sayılması, nizamiyelere takviye personel görevlendirilmesi, izinsiz giriş-çıkışlara engel olunması, cephaneliğin emniyete alınması yönünde emirler verdiği ve icra ettirdiği, bu emirlerin birliğin emniyetinin alınması amacı dışında verildiğine dair delil elde edilemediği, darbe kalkışması gecesi bu şekilde tedbir alınmasının diğer deliller ve birlikte bir olay yaşanmaması da gözetilerek olağan bulunduğu,
Sözde "Yurtta Sulh Konseyi"nce gönderilen "Sıkıyönetim Direktifi"ne ekli listede sanığın göreve devam olarak belirtilmiş olmanın sanıkla ilgili haklı olarak bir takım şüpheleri gündeme getirmekte ise de, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını öngören Anayasayı ihlal suçundan ve atılı diğer

suçlardan mahkumiyet kararı verebilmek için, bu delilin başka sağlam deliller ile desteklenmesi ve sanığın suçlu olduğu konusunda tam bir vicdani kanaat hasıl olması gerekmekte olup, sanığın atılı suçlara iştirak etmediğine, suçsuz olduğuna, görevlendirmeden bilgisi olmadığına dair savunmasının aksinin ispatlanamadığı,
Sanıktan ele geçirilen ve incelenebilen dijital materyallerde suç ve suç unsuruna rastlanılmaması, atılı suçların sanık tarafından işlendiğine ya da sanığın bu suçlara iştirak ettiğine dair maddi veya takdiri başkaca delil elde edilememiş olması, darbe teşebbüsünün icraya konulduğu 15/07/2016 gecesi birliğine gelen, rütbeli personellerini toplayan, tanıklarca teyit edilen savunmasına göre gelen mesajların üç tanesini imha ettiren birini kayıt için tutan, mesajların yasa dışı olduğunu rütbeli personeline ifade eden güvenlikle ilgili olağan tedbirler alan ve darbe yanlısı hiç bir eylemi tespit edilemeyen sanığın atılı suçları işlediğine dair soyut ve tahmine dayalı iddia dışında delil elde edilemediğinden mevcut şüphe lehine değerlendirilerek sanığın atılı Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Sanığın atılı Cumhurbaşkanına suikast suçunu işlemediği, bu suça karıştığına dair somut bir isnat bulunmadığı kabulü ile müsnet suçtan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğuna dair soyut iddia dışında delil elde edilememesi, ankesörlü hattan yapılan tekil aramanın örgütsel kriterlere uygun olduğunun kesin olarak tespit edilememesi, sanığın aleyhinde FETÖ örgütüyle iltisaklı olduğuna dair beyan, delil veya belge elde edilememesi, dijital materyallerinden suç ve suç unsuruna rastlanılmaması, araştırma sonuçların da sanık aleyhine bir delil elde edilememesi karşısında mevcut şüphe lehine değerlendirilerek atılı silahlı terör örgütüne üye olma ve silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçlarının sanık tarafından işlendiği sabit olmadığının kabulü ile müsnet suçlardan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,

7- Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın, İzmir ili Narlıdere ilçesinde konuşlu bulunan İstihkam Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında sıhhıye uzman çavuş olarak görev yaptığı, ancak 10/07/2016 ila 09/09/2016 tarihleri arasında geçici olarak İzmir ili Urla Menteş bölgesinde bulunan ATAT kampında geçici olarak görevlendirildiği, suç tarihinde söz konusu kampta bulunan revirde nöbetçi sağlık uzman çavuşu olarak görev yaptığı, sanığın görevli olduğu ambulansın sürücülüğünü Alper Lapçı isimli erin yaptığı, söz konusu ambulansta sanık ve sürücü er dışında başka personel bulunmadığı, sanığın revirde kaldığı sırada aksi sabit olmayan savunmaya göre televizyondan İstanbul'daki köprülerde yaşanan olağan dışı askeri hareketliliği görüp terör saldırı olduğunu düşündüğü, akabinde diğer TV izlemeye devam ettiği ve darbe kalkışmasına ilişkin haberleri görerek vakıf olduğu,
Kara Harp Okulu Kurmay Başkanı başka dosyanın sanığı Kurmay Albay ... ve Kara Harp Okulu Komutanı Tümgeneral ...'ün darbe kalkışmasını yaşandığı tarihte İzmir ili, Urla ilçesi, Menteş Bölgesinde konuşlu ATAT Bölge Birlik Komutanlığı kışlasında bulunan tefrik öncesi süreçte Anayasayı ihlal suçundan mahkumiyetine karar verilen Kara Harp Okulu Öğrenci Alay Komutanı kurmay albay sanık ... ile telefonda görüşerek İzmir/Menteş'de bulunan 3.Sakarya Taburunun ve Isparta/Eğirdir’de bulunan 4.Dumlupınar Taburunun askeri uçakla Ankara'ya intikalini istediği, İzmir/Menteş'deki öğrencilerin ... Menderes Havaalanından

uçakla alınacaklarını belirterek öğrencilerin intikal sırasında silahlı bulunmalarını ve yanlarına yeterli mühimmat almalarını emrettiği, bunun dışında sadece ihtiyaç duyabilecekleri eşofman, tıraş takımı ve saire gibi malzemeleri alabileceklerini ancak fazla bir eşyaya gerek bulunmadığını belirttiği, akabinde yapılan hazırlıklar sonrası 16/07/2018 saat 02.05 sularında silahlı, hücum yelekli ve yedek mühimmatlı harbiyelileri taşıyan 14 adet aracın Urla Menteş ATAT Bölge Birlik Komutanlığından hareket ettiği, o akşam teyakkuza geçmiş bulunan emniyet birimlerince muhtemel askeri hareketlilikten bilgi sahibi olmak amacıyla önceden alınan tedbirler kapsamında Urla İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından da Menteş mevkiine 6-7 km mesafede bulunan İskele Polis Merkezi mevkiinde 6-7 kadar polisle önleyici tedbir alınmış, konvoy kısa süre sonra İskele Polis Merkezi mevkine geldiğinde de burada tedbir alan polisler tarafından durdurulmuş, bir dizi görüşmelerden sonra konvoyun intikalden vazgeçerek ATAT Bölge Komutanlığı'na geri döndüğü,
Nöbetçi sıhhiye uzman çavuş olan sanığın yukarıda anlatılan ve darbe fiiline iştirak eden sanıklar tarafından darbe fiilinin icrası kapsamında gerçekleştirdikleri intikale, konvoyun sonunda yer alan ambulans ile katıldığı anlaşılmakta ise de, konvoya katılması emrini verenin sıralı amirlerinden olması ve sanığın olağan bir intikal olduğu şeklinde yanıltılması, sanığın sorumlu bir personelden beklendiği gibi amiri olan tanık binbaşı ...'e bilgi vererek onun talimatı üzerine hareket etmesi karşısında; terör örgütüne mensubiyeti tespit edilemeyen, bir suç işlemek kastı olmaksızın, üstlerinden aldıkları emrin hizmete yönelik olduğu zannı ile intikale katılan sanığın bu fiili müşahhas olayda hukuka aykırı olmaktan çıkaran bir maddi sebebin varlığı hususunda kaçınılmaz bir yanılgıya düştüğü kanaatine varılarak, bir hukuka uygunluk sebebi olarak “Yetkili amir tarafından verilen ve yerine getirilmesi görev gereği zorunlu olan, hizmete ilişkin emrin ifasının (TCK madde 24) maddi şartlarında kaçınılmaz bir yanılgıya düştüğü kabul edilerek, hatanın TCK'nın 30/3 delaletiyle 30/1 maddesi kapsamında kastı kaldıracağının kabulü ile atılı Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince ayrı ayrı beraatine karar verildiği
Araştırma sonuçlarına göre; sanığın Bylock kullanmadığı, Bank Asya’da hesabının bulunmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluşlarına üye olmadığı, iltisaklı okul, dershane, çalışma kaydı bulunmadığı, sanığın adına kayıtlı olup fiilen sanık tarafından kullanılan gsm hattı ile ilgili şüpheli veya tekil arama kayıtlarının bulunmadığı, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğuna dair soyut iddia dışında delil elde edilemediği, mevcut şüphe lehine değerlendirilerek atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,

8-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanık ...'in, İzmir ili Narlıdere ilçesinde konuşlu bulunan İstihkam Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında, birliğin en üst düzey komutanı olan tuğgeneral sanık ...'ın emir astsubayı olduğu, 2010 yılında İstihkam Okulunda göreve başladığı, olay günü saat 22.00 sularında evinde televizyon seyrederken olağanüstü askeri hareketliliklere şahit olup, komutanı olan sanığa saat 22.45 sularında whatsapp üzerinden "komutanım haberleri izliyor musunuz, askeri darbe olmuş" şeklinde mesaj gönderdiği, sanık ...'ında "duydum, ben makama geçiyorum" şeklinde mesaj yazdığı, komutanın makamda olduğunun söylenmesi üzerine saat 23.40 sularında sivil kıyafetli olarak komutanın şöförü uzman çavuş Halil ... ile

birlikte komutanlığa geçtiği, odasında televizyondan gelişmeleri izlemeye devam ettiği, komutanın odasından çıkan ... başkanı albay ... Akbaş'ın kendisine lojistik destek komutanını çağırmasını söylemesi üzerine telefonla ilgili kişiyi arayarak komutanın emriyle makama gelmesi gerektiğini ilettiği, ilgili kişininde yaklaşık 5 dakika sonra komutanın makamına geldiği, komutanın odasında alay komutanı Kazım Ökten, okul komutanı Adem Haydar'ı gördüğü, emir astsubaylığını yaptığı sanık ...'ın kendisini dahili numaradan arayarak Ege Ordusu Harekat kurmay yar başkanı tuğgeneral sanık ...'i arayarak bağlamasını söylediği, bunun üzerine sanığın ...'in emir astsubayını aradığı ancak ulaşamadığını, aksi sabit olmayan savunmaya göre Ege Ordu Komutanının emir astsubayı ...'ı aradığı, onun kendisine bulunduğu yerde daha önceden tanımadığı yabancı şahısların bulunduğunu, ortalığın karışık olduğunu o şahısları gönderdiklerini ifade etmesi üzerine sanık ...'a bu durumu ilettiği, onun da ...'i dahili telefondan aradığını, bu sırada kendisinin odadan ayrıldığını, akabinde komutanın makam telefonu olan ve kendisinde duran makam telefonunu korgeneral Metin İyidil'in aradığını, telefonu hemen komutanı olan sanık ...'a verdiğini, onların kendi aralarında görüştüklerini, akabinde sanık ...'ın kendisine Ege Ordu Komutanını kurtarın dediğini ifade ettiği, bunun üzerine sanık ...'ın ...'i tekrar aradığını, akabinde komutanın kurtarılması görevi verilebileceği düşüncesi ile üniformalarını giydiği, sanık ...'ın ...'le yaptığı görüşmeye göre durumun normal olduğunu ifade etmesi üzerine bir yere çıkmadıklarını, sabaha kadar komutanın makamından ayrılmadığını, kendisinin de makamın bitişindeki odada kalmaya devam ettiği, hava aydınlandığında eve gittiği,
Özetle; sanığın suçlamayı inkar etmesi, sanıktan ele geçirilen ve incelenebilen dijital materyallerde suç ve suç unsuruna rastlanılmaması, atılı suçların sanık tarafından işlendiğine ya da sanığın bu suçlara iştirak ettiğine dair maddi veya takdiri başkaca delil elde edilememiş olması, darbe teşebbüsünün icraya konulduğu 15/07/2016 gecesi emir astsubaylığını yaptığı komutanın makama gelmesi nedeniyle birliğine gelen ve makamın bitişiğindeki emir astsubayı odasında bekleyen, darbe yanlısı hiç bir eylemi tespit edilemeyen sanığın atılı suçları işlediğine dair soyut ve tahmine dayalı iddia dışında delil elde edilemediğinden mevcut şüphe lehine değerlendirilerek atılı Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Sanıktan el konulan dijital materyallerde örgüt üyesi olduğunu ispata yarar suç ve suç unsuruna rastlanılmadığı, sanığın adına kayıtlı olup fiilen sanık tarafından kullanılan 0-553-650 XX XX numaralı hattı ile ilgili şüpheli veya tekil arama kayıtlarının bulunmadığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğuna dair soyut iddia dışında delil elde edilemediği, dijital materyallerinden suç ve suç unsuruna rastlanılmadığı gerekçesiyle, atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığının kabulü ile bu suçtan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,

9-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Tuğgeneral rütbesinde olan sanığın, suç tarihinde İzmir İli, Gaziemir ilçesinde konuşlu Hava Teknik Okullar Komutanlığı bünyesinde olan Hava Sınıf Okulları Komutanı olarak görev yaptığı, bir üst amirinin Hava Teknik Okullar Komutanı olan sanık ... olduğu, ...'ın şehir dışında bulunmasından dolayı onun görevine de vekalet ettiği, mesai bitimi evine gittiği, olay tarihinde evinde bulunduğu sırada darbe teşebbüsüne ilişkin haberleri televizyondan görmesi üzerine birinci amiri hava teknik okullar komutanı olan sanık ... ve sıralı amirlerinden olan hava

eğitim komutanlığı kurmay başkanı sanık ... ile telefonla görüşmesinin ardından saat 00.00 sularında birliğine gelip makam odasına geçtiği, odasında ilk etapta diğer komutanlar gelinceye kadar nöbetçi amiri albay Yavuz Nacaklı'nın bulunduğu, bitişik odada bulunan emir astsubayı olan sanık ...'dan, üst birliği olan Hava Eğitim Komutanlığında bulunan sanık ... ve Ege Ordusu Komutanı orgeneral tanık ...'in cep telefon numaralarını istediği ve onlarla telefonla görüştüğü, akabinde askeri hattan emir astsubayı olan arayarak sırasıyla Hava eğitim Komutanlığı, Ege Ordu Komutanlığı ve Ege Ordu Komutanlığı Hareket Merkezini telefona bağlamasını emrettiği ve görüştüğü, kendisine bağlı dış birlikleri bağlatıp ... Kampı, Hava Meydan Komutanlığı, Aliağa'da buluna ATEM Komutanlığı ile telefonla görüşmeler yaptığı, yine gece boyunca bir kaç sefer daha Ege Ordu Komutanlığı ile görüştüğü, 00.30 sularından itibaren makama pey der pey ana birlik komutanları destek grup komutanı albay Abdil Erbağ, istihbarat şube müdürü yarbay Muhittin Daşlı, insan kaynakları şube müdürü albay ... ... Koç, öğrenci alay komutanı albay Necip Kurudere, albay ... Güray'ın geldikleri, odasında TV'den gelişmeleri takip ettikleri, saat 03.00-04.00 sularına kadar sanık ...'in birlik içinde görevli üst rütbeli komutanlar ile makamında oturduğu, saat 03.00'den itibaren makamda bulunan diğer rütbeli personelin makamdan ayrılmaya başladıkları, sanığın makamanda kalmaya devam ettiği, makama gelir gelmez nöbetçi amiri ile gerekli değerlendirmeleri yaparak, nöbetçi amirliği tarafından çağırma planı kapsamında çağrılan personelin çağrılmasına gerek olmayıp sadece güvenlikten sorumlu personel ile ana birlik komutanlarının çağrılması yönünde emir verip, genel toplanma emrini iptal ettiği, yukarıda açıklandığı üzere olağan görüşmeler yaptığı, emir astsubayına kapı önünde silahlı bir nöbetçinin bulundurulmasını emrettiği, olay gecesi saat 04.00 sularına kadar makamında bulunan ve tanık sıfatıyla beyanları alınan Yavuz Nacaklı, Abdil Erbağ ve Muhitin Daşlı'nın sanığın savunmalarını doğruladıkları, sanığın darbe yanlısı bir tutum takındığına dair olumsuz bir beyanlarının bulunmadığı,
Özetle; sanığın suçlamayı inkar etmesi, sanıktan ele geçirilen ve incelenebilen dijital materyallerde suç ve suç unsuruna rastlanılmaması, atılı suçların sanık tarafından işlendiğine ya da sanığın bu suçlara iştirak ettiğine dair maddi veya takdiri başkaca delil elde edilememiş olması, darbe teşebbüsünün icraya konulduğu 15/07/2016 gecesi sivil elbiseli ve silahsız olarak sıralı amirlerinin bilgisi dahilinde birliğine gelen, olağan tedbirler alan ve darbe yanlısı hiç bir eylemi tespit edilemeyen sanığın atılı suçları işlediğine dair soyut ve tahmine dayalı iddia dışında delil elde edilemediğinden mevcut şüphenin lehine değerlendirildiği, sözde Yurtta Sulh Konseyi"nce gönderilen "Sıkıyönetim Direktifi"ne ekli listede göreve devam olarak belirtilmiş olmasının, tek başına söz konusu darbe teşebbüsüne iştirak olarak kabul edilmesinin mümkün görülmediği, bu suretle atılı suçları işlediğine dair, inkara yönelik savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut ve tahmine dayalı iddia dışında kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, ceza hukukunun "Şüpheden sanık yararlanır" şeklindeki genel ilkesini gereğince, mevcut şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçların sanık tarafından işlendiği sabit olmadığının kabulü ile Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
... Kod adlı gizli tanığın; Tuğgeneral ... ile de 2011 yılında tanıştığını, Tuğgeneral ...'in 2 yıl boyunca belli aralıklarla sohbet toplantılarında bulunduğunu belirttiği, mahkeme huzurunda sanıkla ilgili beyanının baskı altında alındığını, doğru olmadığını ifade ederek

önceki beyanından rücu ettiği, 5726 sayılı Tanık Koruma Kanunun 9/8. maddesinde gizli tanık beyanının tek başına hükme esas teşkil edemeyeceğinin belirtildiği, gizli tanık ...'ın, sanığın aleyhine verdiği savcılık beyanını kabul etmemiş, bu beyanından duruşmada rücu etmiş olup, gizli tanık ...'ın savcılıkta verdiği beyanın sanık bakımından hükme esas alınmadığı ve mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirildiği, yine dosya sanıklarından Astsubay ...' ın sanık hakkındaki beyanı doğrudan bilgi ve görgüye dayalı olmadığından hükme esas alınmadığı ve mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirildiği, bu suretle sanığın atılı silahlı terör örgütüne üye olma ve silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçlarını işlediğine dair, gizli tanık ...'ın sonradan rücu edilmiş savcılık beyanı, sanık ...'ın doğrudan bilgi ve görgüye dayalı olmayan beyanı ile sıkıyönetim eki direktifinde sanığın görevine devam yazması dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, "şüpheden sanık yararlanır" şeklindeki genel ilkeden hareketle mevcut şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçların sanık tarafından işlendiği sabit olmadığı kabulü ile müsnet suçlardan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,

10-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın, Hava Sınıf Okullar Komutanı olan tuğgeneral sanık ...'in emir astsubaylığını yaptığı, 15/07/2016 günü mesaisinin bitimini müteakip saat 18.00 sularında birlikten ayrılıp, birliğe yaklaşık 5 km mesafede olan askeri lojmanlarda yer alan evine gittiği, aksi sabit olmayan savunmasına göre yemek yedikten sonra saat 22.45 sularına kadar uyuduğu, HTS kayıtlarına göre saat 23.18'de bağlı olduğu birlikte idari kısım amiri olan üsteğmen tanık ... ...'ün kendisini telefonla araması üzerine ondan ve açtığı TV haber kanallarından ülkemizde yaşanan olağandışı askeri hareketliliklerden haberdar olduğu, birliğe gitme konusunda kendiliğinden harekete geçmeyip beklemede kaldığı, HTS kayıtlarına göre 23.21'de sanık ... adına kayıtlı olup fiilen de sanık ... tarafından kullanıldığı anlaşılan 0-505-... numaralı hattı arayıp 10 saniye görüştüğü, kendisine makamını açma talimatının iletilmesi üzerine birliği arayıp araç istediği, silahsız ve sivil elbiseli olarak birliğe intikal ederek saat 23.50 sularında komutanın makamını açtığı, pantolon ve safari elbisesini giydiği, nöbetçi amiri tanık yarbay Yavuz Nacaklı ile birlikte birlik komutanı sanık ...'i karşıladığı, komutanın gelerek Yavuz Nacaklı ile birlikte makam odasına geçip kapıyı kapattığı, sanığın da makam odasının bitişiğinde bulunan odasına geçip komutanın emirlerini beklemeye başladığı, komutanın kendisinden Hava Eğitim Komutanlığında bulunan sanık ... ve Ege Ordusu Komutanı orgeneral tanık ...'in telefon numaralarını istemesi üzerine, bir kağıda yazarak ona verdiği, odadan çıktığı, komutanın askeri hattan odasını arayarak sırasıyla Hava eğitim Komutanlığı, Ege Ordu Komutanlığı ve Ege Ordu Komutanlığı Hareket Merkezini telefona bağlamasını emrettiği, sanığın da görevinin gereği olarak sırasıyla istenilen yerleri bağladığı, ilerleyen süreçte komutanın talebi üzerine sanığın bağlı dış birlikleri arayıp bağladığı, yine gece boyunca sanığın bağlaması üzerine sanık ...'in bir kaç sefer daha Ege Ordu Komutanlığı ile görüştüğü, sanık bunlar ile meşgul olurken komutanın odasına birlikte görev yapan dört albay ve bir yarbayın geldiği, saat 03.00 sularına kadar sanık ...'in birlik içinde görevli üst rütbeli komutanlar ile makamında oturduğu, sanığın makama bitişik odasında beklediği, telefonlara bakıp komutan ile dışarı hatların irtibatını sağladığı, saat 03.00'den sonra diğer rütbeli personelin makamdan ayrılmaya başladıkları, komutanın odasında yalnız oturmaya başladığı, sabah saatlerine kadar başka telefon bağlamadığı,
İdari tahkikat raporu ve dinlenen tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere, sanık ...'in komutanı olduğu Hava Sınıf Okular Komutanlığı'nda darbe fiiline iştirak olarak kabul edilebilecek

şüpheli her hangi bir fiilin icra edilmediği, olağan dışı bir askeri hareketliliğin olmadığı, sanık ...'in darbe yanlısı tutum takındığına, darbe fiili ile illi bir değer taşıyan bir eylemde bulunduğuna, bu kapsamda konusu suç teşkil eden bir emir verdiğine dair, soyut iddia dışında bir delil elde edilemediği,
Özetle; emir astsubayı olan sanığın, olay gecesi makamda bulunarak komutanı olan sanık ...'in emirlerini icra ettiği, telefon görüşmelerinde sekreter gibi aracılık yaptığı, emir astsubayı olan sanığın, komutanın makama geldiğini öğrenmesi üzerine olay gecesi makama gelmesinin olağan ve zorunlu olduğu, komutanın yakınında bulunup konusu açıkça suç teşkil etmeyen emirlerini icra etmesi ve telefonlarına bakmasının olağan görevleri arasında bulunduğu, iddianamede, sanığın darbe kalkışması fiiline iştirak olarak kabul edilebilecek somut bir fiilinden bahsedilmeiği, genel olarak görev tanımında bulunduğu halde, makama gelip hazırlık yapması ve komutanının emirlerini yerine getirmesi şüpheli bulunarak suç konusu fiil olarak değerlendirildiği,
Bu suretle; emir astsubaylığını yaptığı sanık ...'in, sanığa veya başkalarına darbe fiiline iştirak kapsamında bir emir verdiği ve bunun sanık tarafından yerine getirildiğine; sanığın müstakil olarak darbe yanlısı tutum takındığına, darbe fiili ile illi bir değer taşıyan bir eylemde bulunduğuna dair, soyut iddia dışında bir delil elde edilemediği, müsnet Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarının sanık tarafından işlendiği sabit olmadığının kabulü ile müsnet suçlardan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Ek iddianamede sanığın atılı Cumhurbaşkanına suikaste teşebbüs suçuna iştirak ettiğine dair soyut ve varsayıma dayalı iddia dışında somut bir delil gösterilmediği, esasen bu suça katıldığına dair bir anlatıma da yer verilmediği, başka sanıklarca Marmaris ilçesinde icraya konulan Cumhurbaşkanına karşı suikast suçunu işlediğine ve yahut bu suça yardım ettiğine dair bir anlatımın bulunmadığı bu suça katıldığının tespit edilemediği, bu suretle atılı suçu işlemediği kabulü ile müsnet suçtan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,
Tanık ... Kaya'nın, dijital analiz raporu ve ardışık arama raporları ile örtüşen itibar edilen beyanı, ardışık arama raporu, iddiayı doğrulayan telefonunda "Kakao.talk" isimli uygulama kalıntısı bulunduğuna ilişkin dijital analiz raporu hep birikte değerlendirildiğinde, suçtan kurtulmaya dönük inkar içerikli savunmaya itibar edilmeyerek, sanığın FETÖ/PDY örgütü ile ... süredir süreklilik ve çeşitlilik arz eden ilişkisinin bulunduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün asker üyeleriyle gizliliği sağlamak amacıyla oluşturduğu yöntem kapsamında kimliği tespit edilemeyen mahrem imam vasfındaki örgüt üyesi veya üyeleri tarafından sabit hatlardan değişik tarihlerde arandığı, 1996 yılından beri örgütsel anlamda örgüt ideolojisinin aşılanması, sürdürülmesi, birlik içinden istihbarat toplanması, örgüte finansal destek sağlanması amacıyla periyodik aralıklarla yapılan örgütsel toplantı-sohbetlere katıldığı, bu fiillerinin devamlılık, çeşiklilik arz ettiği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu, örgütün yapısı ve askeriye içindeki gizli bilgilere olan ilgisi nazara alındığında bu makam ve makama komuta eden general ile ilgili çok önemli ve gizli kalması gereken bilgileri örgüte aktarmış olduğu kabul edilerek aşağıdaki şekilde silahlı terör örgütü üyeliği suçundan cezalandırılmasına karar verildiği,
Ek iddianame ile sanığın silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçunu işlediği iddia olunmuş ise de, sanığın söz konusu örgütün kurucusu ve yöneticisi olduğuna dair, soyut iddia dışında bir delil elde edilmediği bu iddianın sübuta ermediğinin, eyleminin kül halinde örgüte üye olma suçunu oluşturduğunun kabul edildiği,

11-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
İtirafçı sanık Albay sanık ... ...'ın darbe teşebbüsüne ilişkin daha önceden yapılan planlamalar dahilinde 14.07.2016 günü Kurmay Yarbay sanık ...’ı ve Binbaşı sanık ...’ü telefon ile ayrı ayrı aradığı, konuşmaları gerektiğini kendilerine söylediği, aynı gün öğlen saatlerinde buluştukları, Yarbay sanık ... ve 4. Tabur Komutanı Yarbay ... ...'ın 14/07/2016 tarihinde bu buluşmaya birlikte geldikleri, İzmir İl Jandarma Alay Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürü Binbaşı sanık ...’ün onlardan daha önce geldiği ve Albay sanık ... ... ile buluştuğu. Albay sanık ... ...’ın Foça yol ayrımında Burger King isimli lokantada Albay sanık ..., Binbaşı ... ... ve Binbaşı ... ile birlikte görüştükleri sanıkların buluşma yerine üç ayrı grup halinde şahsi sivil araçlarıyla gelmiş oldukları, bu buluşmada kendilerine sorumlusu olan ... ... (... Kod) isimli örgüt mensubundan aldığı Whatsapp mesajını aktardığı, daha önce Ankara'daki villada evde ... ...'tan (... Kod) aldığı Micro SD kart içerisindeki programı kullanıcı adı ve şifreleri girmek suretiyle onların da telefonlarına kurdukları, daha sonrada Micro SD kartı kırdığı ve parçalayarak bulunduğu ortama attığı, Albay sanık ... ...'ın burada ..., onunla birlikte gelen Binbaşı ... ... ile Binbaşı ... isimli arkadaşlarına 15 Temmuz 2016 günü darbe olayının gerçekleşeceğini söyleyerek, darbeye katılacak TSK mensuplarının ve derdest edilecek generallerin kimler olduğunu ayrıntılarıyla anlattığı, yine İzmir ilinde derdest edilecek paşalarla ilgili olarak hangi paşayı kimin ekibinin alacağını, ekip başının kim olacağını belirlendiği, buna göre ...’yı ...'ın, ... ...’yı ...'ın, ... ...’yı ... ...'ın, ihtiyaç olması halinde Albay ... ...'i de Binbaşı ... ve ekibinin derdest edeceğini onlara aktardığı ve bu anlattığı şekilde oradakilere görevi tevdi ettiği,
Bu görevlendirme çerçevesinde sanık ...’ün 14-15.07.2016 tarihlerinde, aralarında sanık ...'nın da bulunduğu aynı birlikte görevli olan ... ... ve firari ... ... ile toplantılar yaptığı, 14/07/2016 tarihinde itirafçı Albay sanık ... ... ile buluşmalarının hemen sonrasında aynı gün içinde İzmir ili Gaziemir semtinde bulunan bir kafede aynı büroda çalışan Üsteğmen sanık ..., Üsteğmen sanık ... ... ve Üsteğmen ... ... ile buluştukları ve görüştükleri, sanık ...'ün Fetö üyesi olan sanıklar ... ve ... ... ile hakkındaki dava firari olduğu için tefrik edilen ... ...'a darbe yapılacağından ve tarihinden bahsettiği, il jandarma komutanı albay tanık ... ...'i derdest etme planının sanık ... tarafından adı geçen kişilere aktarıldığı ve üzerinde çalışma, iş bölümü ve plan yaptıkları, bir gün sonra darbe öncesi tekrar buluşup plana son şeklini vermeyi kararlaştırılarak ayrıldıkları,
Özetle, darbe planı kapsamında FETÖ/PDY mensubu olan binbaşı sanık ...'e FETÖ/PDY menbubu arkadaşlarından oluşturacağı ekip ile birlikte il jandarma komutanı ... ...'i darbe karşıtı tutum sergilemesi halinde derdest etme görevinin verildiği, Jandarma Üsteğmen ... ...'ın isminin de zaten planlamada görev verilecek kişilerden olduğu, sanık ...'ün kaçırma planını tek başına yapması mümkün olmadığı için planı icra etmek için görevin kendisine tevdi edildiği toplantıdan hemen sonra örgüte üye olduklarını bildiği aynı birlikte görev yaptıkları üsteğmen sanıklar ... ve ... ... ile aynı birlikte Organize Şuçlar Şube Müdür vekili olan Üsteğmen ... ...'u çağırarak Gaziemir semtinde buluşarak darbe olacağından ve icra edecekleri eylemden bahsedip, plan dahilinde iş bölümü yaptıkları, akabinde bir gün sonra plana son şeklini vermek üzere darbe kalkışması fiillerinin kamuoyuna yansımadığı bir zaman diliminde tekrar aynı ekibi ile Gaziemir semtinde tekrar buluşup plana son şeklini verdikleri, saat 22.00 sularında iş bölümü gereği ayrıldıkları, peyder pey birliklerine giriş yaptıkları anlaşılmıştır.

FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu anlaşılan sanık ...'nın darbe kalkışmasından önce darbe yapılacağından, darbenin tarihinden ve kendilerine verilen derdest etme planından haberdar olduğu, bu planın icrası kapsamında ekip arkadaşlarıyla bilindiği kadarıyla iki kez toplantı yaptığı, bu planın icra kapsamında nöbetçi olmadığı halde 15/07/2016 günü saat 22.00 sularında birliğine gelerek, dost unsur görüntüsü altında, kendisinin örgüt üyesi ve darbeci olduğundan haberdar olmayan tanık il jandarma komutanı ... ...'ın makamında bulunduğu, diğer rütbeli personel ile birlikte sözde darbeye karşı imiş gibi görüntü verdiği, derdest etme planının icrası kapsamında sinsice hareket ederek, toplantı yaptığı örgüt üyeleri ile birlikte tanık ... ...'i, birlikte neler yapıldığını gözlemeye başladığı anlaşılmıştır.
İzmir İl Jandarma Alay Komutanı Albay tanık ... ...'in 15/07/2016 tarihinde Alay Komutanlığı Karargahında mesai sonrası İzmir Adliyesinde Cumhuriyet savcısı olarak görev yapan konuğu ... ... ile ile birlikte Alay Komutanlığında bulunduğu, yemek sonrası gazinoda oturdukları bir sırada İzmir İl Emniyeti Müdürünün aradığı ve Alay Komutanına Ankara ve İstanbul'da bazı karışıklıklar bulunduğundan bahsettiği, bu telefon görüşmesinin ardından konukları ile televizyon odasına geçen Alay Komutanının darbe kalkışmasına yönelik televizyon kanallarına yansıyan görüntü ve haberleri izleyip dinledikleri, en başından itibaren darbe yanlısı bir tutum takınmadığı, bir takım görüşmeler yaptığı, darbeye karşı konulması amacıyla hemen birlik komutanlarının çağrılması, yoklamalarının alınması, silahlıklara ve mühimmat depolarına sahip çıkılması, mevzilerin ve nizamiyenin takviye edilmesi, çevre nöbetçilerinin ve birlik personelinin uyarılması ve dikkatli olunması emirlerini verdiği, gelen sıkıyönetim mesajlarını bağlı birliklerine iletmediği, maiyetinin birlik komutanlarına haber vererek onları birliklerinin başına çağırdıkları, Alay Komutanı da kendi kişisel güvenliği için zati tabancası ile birlikte MP5 silah istediği, bunların tedarik edilerek komutana yakın koruma sağlandığı.
İl Jandarma Komutanı tanık ... ... ve birlikte görevli diğer üst rütbeli komutanların, birlikte görevli olan ... ... ile sanıklar ..., ... ..., ...'nın o sırada örgüt mensubu ve darbeci olduklarını bilmedikleri için onlara da bir takım görevler verdikleri, adı geçenlerin de görünürde darbe karşıtı cephede imişler gibi hareket ederek derdest etme planının icrası için ortamı gözlemeye, uygun zamanı kollamaya başladıkları, birlik içinde dolaşarak alınan önlemleri yerinde inceleyip planın uygulanabilirliğini değerlendirdikleri,
Saat 22.30 sularında İzmir İl Jandarma Alay Komutanlığı Harekat Merkezine gönderilen “Sıkıyönetim Direktifi” konulu emirlerin Harekat Merkezi Vardiya Amiri Astsubay Başçavuş ... ... ve Alay Nöbetçi Amiri Astsubay ... ... tarafından Alay Komutanına sunulduğu, tanık Alay Komutanının emri kısa bir süre inceledikten sonra sıkıyönetim direktifi konulu emirler ve eki görevlendirme listelerindeki usulsüzlüklere dikkat çekerek ... uyulmayacağını belirttiği, emrin ast birliklere gönderilmemesi emrini verdiği, kısa süre sonra birlik komutanlarından Yarbay tanık ..., İstihbarat Şubede Üsteğmen olarak görevli sanık ..., Alay Komutan Yardımcıları Albay tanık ... ..., Albay tanık ..., Personel Şube Müdürü Yüzbaşı tanık ..., Binbaşı tanık ..., Astsubay tanık ... ve İstihbarat Şube Müdürü Binbaşı sanık ...'ün peyder pey alaya geldikleri ve alay komutanının makamına çıktıkları,
Binbaşı sanık ...’ün 15 Temmuz 2016 tarihi itibariyle yıllık izinde olduğu, yerine sanık ...'nın vekaleten baktığı, İl Jandarma Alay Komutanının birlik komutanlarının çağrılması emri uyarınca maiyetinin lider personeli arayarak alaya çağırdıkları, ancak izinde olanların aranmadığı, Binbaşı sanık ...’ün izinde olduğu ve aranmadığı halde saat 23.30 sularında

kendiliğinden alaya geldiği, Alay Komutan Yardımcısı Albay tanık ... ... Binbaşı sanık ...’ün geldiğini gördüğünde şaşırarak kendisini çağırmadıklarını, neden geldiğini sorduğu, binbaşı sanık ...’ün “Olayları medyadan öğrendim, ortalık karışık o yüzden geldim” diye cevapladığı anlaşılmıştır.
İzmir İl Jandarma Alay Komutanı Albay tanık ... ...'in makamında Jandarma Genel Komutanı ve Harekat Başkanını telefonla aradığı ancak ulaşamadığı, Jandarma Genel Komutanlığı ile bu iletişim kurma çabası içinde iken telefona çıkan ... ... adlı bir yarbay gönderilen “Sıkıyönetim Direktifi” konulu emirlere uyulması yolunda ifadeler kullandığı, bu telefon konuşmasını müteakiben telefonun karşısındaki kişinin Yarbay ... ... olduğunu öğrenen Yarbay tanık ...’nun orada bulunanlara ... ... adlı bu kişi ile harp okulunda devre arkadaşı olduğunu ve FETÖ’cü olduğunu söyleyerek adı geçenin gönderilen emirlere uyulmasını istemiş olmasına göre bu hareketliliğin FETÖ darbesi olduğunu söylediği, Alay Komutanı Albay tanık ... ...’in de bunun FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün bir darbe girişimi olduğu yolundaki düşüncesini astları ile paylaşarak tüm personelin kışlalara toplamasını, yoklamaların alınmasını, silahlık depo ve benzeri yerlerin emniyetinin alınarak kilit altıda tutulmasını, bu gibi yerlerin anahtarlarının İlçe Jandarma Komutanlarında bulunmasını, dışarıya personel çıkışı olmamasını, dışarıdan da kışlalara girmeye gelmeye çalışan olursa silah kullanma yetkisi dahil olmak üzere gerekli müdahalenin yapılmasını, İl Jandarma Alay Komutanı ile birinci yardımcıları haricinde kimsenin emrinin uygulamamasını emrettiği Albay tanık ... ...’in bu sırada maiyetinden olan bitenin ve yaptığı görüşmelerin not alınmasını istediği, Yüzbaşı tanık ...’ın bir müsvedde kağıda not almaya başladığı, Alay Komutanı saat 23.40 sularında İzmir Valisi ile de görüşerek almış olduğu tedbirleri bildirdiği, müşteki Korgeneral ...’ın derdest edilmesi sonrasında bu olayla ilgili yukarda ayrıntıları ile izah olunan oluş içerisindeki gelişmelerin yaşandığı, Albay tanık ... ...’in ayrıca 2.Jandarma Komando Tugay Komutanlığı ile ilgili görüşmeler yaparak yine yukarıda ayrıntıları ile izah edilen şekilde buradaki olayların kontrolünü sağlamak yolunda çaba gösterdiğinin anlaşıldığı,
Albay tanık ... ...’in saat 01.30-02.00 suları arasında İzmir İl Valilik Binasında oluşturulan kriz merkezine doğru yola çıktığı, Alay Komutanının aracına binerken beklemede bulunan koruma personeline “valiliğe gidiyoruz” dediği, Koruma takımından Astsubay tanık ... ve Astsubay ... ile iki personel daha (Astsubay ... ve Uzman Çavuş ...) Alay Komutanına refakat etmek üzere araçlarına yöneldikleri sırada Alay Komutan 1. Yardımcısı Albay tanık ... ... nereye gidildiğini sorduğu, Astsubay tanık ...’in valiliğe gittiklerini söylemesi üzerine Albay tanık ... ... acele edin diye emir verdiği,
İstihbaratta görevli Üsteğmen sanık ... ve KOM şubede görevli Üsteğmen ... ...'un da, sanık ... ile görüşüp onun da takip edilmesi yönündeki emrini alarak, bu ekibin ardından bir başka araç ile çıkış yaparak Alay Komutanının valiliğe gidişi esnasında ona refakat ettikleri, koruma takımından Astsubay tanık ... ve Astsubay ... ile iki personelin daha (Astsubay ... ve Uzman Çavuş ...) Alay Komutanına refakat ettikleri, Albay tanık ... ...’in valilik kriz merkezinde bulunan Cumhuriyet Başsavcısı, İl Emniyet Müdürü, MİT Bölge Başkanı ve diğer kurum amirleriyle koordinasyon içinde krizin sevk ve idaresinde gayret gösteren ekip içinde yer aldığı anlaşıldığı,
Üsteğmen sanık ...'nın mahkeme huzurundaki savunmasında, İl Jandarma Alay Komutanı tanık Albay ... ...’in valilik kriz merkezine gitmek için yola çıktığı sırada kendisine refakat etmeleri emrini bizzat yine Alay Komutanının verdiğini savunduğu, bu savunmasının aksine,

Alay Komutanı tanık Albay ... ...’in ifadesinde valilik kriz merkezine gitmek için yola çıktığı sırada kendisine refakat etmeleri konusunda Üsteğmen sanık ... ve Üsteğmen ... ...’a emir vermediğini belirtmiş olması, tanık ... haricindeki diğer tanıkların mahkememizde verdikleri beyanlarda, alay komutanının böyle bir emir vermediğini ifade etmeleri, o gece karargahtan sorumlu komutan yardımcılığına vekalet eden albay tanık ...'un, valiliğe giderken alay komutanına refakat etmeleri konusunda Üsteğmen sanık ... ve firari sanık ... ...’ı çağırarak onlara kendisinin ve Albay tanık ... ...’ın emir verdiğini ifade etmesine rağmen, Albay tanık ... ...’ın bu yolda kendisinin emir vermediğini, ... ve ... ...'un gittiklerini sonradan öğrendiğini ifade etmiş olması, (giden ekipte gerçekte ... ... değil, ... ... ve ... bulunmakta olup tanık ..., ... ile ...'i karıştırmıştır), Astsubay tanık ... bu emrin Binbaşı sanık ... tarafından verildiğini duyduğunu ifade etmesi, sanık ...'nın refakat etme emrini alınca bunu birinci amiri konumundaki ...'e söylediğini, onun da ben silahlığa bakarım siz gidin dediğini ifade etmesi karşısında, sanık ... ve firari ... ...'un, valiliğe giden il jandarma komutanının peşinden ayrı bir araçla gitmelerinin görev olarak kendilerine tevdi edilip edilmediği, görevli olarak gidip gitmedikleri noktasında beyanlar arasında birlik sağlanamamış ise de,
Tanık üsteğmen ...'ın idari tahkikat sırasında ".... ..., daha sonra özel koruma takımı, istihbarat şube müdürlüğü ve KOM şube müdürlüğünden bir timle birlikte İzmir Valiliğine intikal etti.."; koruma takımında yer alan jandarma atsubay tanık ... idari tahkikat sırasında; "....İl jandarma komutanımız valilik makamına gideceğini, kendisi ile gelmemizi söyledi, bunun üzerine ben dahil 4 kişilik koruma timi, istihbarat timi ile beraber il jandarma komutanımızı valilik makamına götürdük..."; tanık Buğra ... idari tahkikat sırasında "...il jandarma komutanımız ... ... valiliğe gitmeye karar verdi, daha sonra özel koruma tıkımı, istihbarat şb müdürlüğü ve KOM şube müdürlüğünden bir timle birlikte İzmir Valiliğine intikal ettik..";
Jandarma uzman çavuş tanık ... idari tahkikat sırasında "...il jandarma komutanımız ... ... valiliğe gitmeye karar verdi, komutanımızla birlikte beraberimizde özel koruma takımı, istihbarat şube müdürlüğü ve KOM şube müdürlüğünden bir timle İzmir Valiliğine intikal ettik.." şeklinde beyanda bulunmaları,
Valilikten dönüşte firari ... ...'un tanık ... ...'in aracında onunla birlikte bulunması, tanık ... ...'in bilgisi ve isteği olmadan ... ...'un onun makam aracına binme ihtimalinin bulunmaması, o gece karargahtan sorumlu komutan yardımcılığına vekalet eden albay tanık ...'un, valiliğe giderken alay komutanına refakat etmeleri konusunda Üsteğmen sanık ... ve firari sanık ... ...’ı (gerçekte ... ...) çağırarak onlara kendisinin ve Albay tanık ... ...’ın emir verdiğini ifade etmesi, aksine beyanda bulunan tanıklar ... ... ve ... ... ile sanık ... arasında tanıklıklarından önce karşılıklı birbirlerini şikayet etmeleri ve suçlamaları nedeniyle husumet doğmuş olması nedeniyle bu konuda yanlı beyanda buluma ihtimalinin kuvvetle muhtemel olması, diğer alt rütbeli tanıkların il jandarma komutanlığı görevine devam eden tanık ... ...'in etkisi altında kalma ihtimalerinin kuvvetle muhtemel olması karşısında, sanık ... ve firari üsteğmen ... ...'un, birliğin, yani tanık il jandarma komutanının olmasa bile, emir vermeye yetkili üst rütbeli personelin bilgisi kapsamında tanık ... ...'e valiliğe giderken refakat ettikleri, ancak bu konuda kendilerine görev verenlerin veya gidişlerinde bir mahsur görmeyenlerin, sanık ... ve şüpheli ...'in FETÖ/PDY mensubu olduklarından, iki gün üst üste gizli bir şekilde toplantı

yaptıklarından, darbe yanlısı olduklarından haberlerinin olmadığı, tanık ... ... ve birlikte giden ekibinin de onların kendilerine refakat etmelerindeki gizli amacı bilmedikleri, o aşamada dost unsur olarak bilindikleri ve kendilerini ve gizli amaçlarını herkesten gizledikleri takdir ve sonucuna varıldığı,
Yukarıda anlatıldığı üzere; tanık ... ...'in darbe karşıtı tutum takınması halinde derdest edilmesinin darbeden önce Ankara'daki villada ve akabindeki süreçte planlanması, bu kapsamda 14/07/2016 günü öğlen saatlerinde ...'e bu görevin verilmesi, ...'ün görevi tevdi alır almaz aynı gün akşam saatlerinde firari şüpheli ... ..., sanıklar ... ... ve ... ile toplantı yapması, arkasından darbe günü saat 22.00 sularına kadar tekrar aynı kişilerin bir araya gelip toplantı yaptıklarının ve pey der pey birliğe gelmiş olduklarının anlaşılması, gerçekten de plana ve toplantılara katılan kişilerle örtüşecek şekilde, sanık ... ile ... ...'un, o gece izinli olup, çağrılmadığı halde birliğe gelen ve izinli olduğu için resmi olarak bir görevi ve yetkisi bulunmayan sanık ...'e gerekmediği halde bilgi vererek onun da emrini alarak il jandarma komutanının peşinden takip amaçlı gitmeleri hususları bir arada düşünüldüğünde, il jandarma komutanına refakat etmeleri hususu birliğin bilgisi kapsamında olsa bile, sanık ...'nın dost unsur gibi görünerek gizli amacını icra için takip yaptığı, derdest etme planının icrası için uygun anı kolladığı, gece boyu takipte kalarak gelişmeleri işbirliği halindeki darbeci sanıklarla paylaşarak bilgi akışını sağladığı, ancak alınan tedbirleri, darbe fiilinin ülke çapında kaybettiği ivmeyi ve sair kendilerince malum gelişmeleri görerek planlarını tam olarak icra edemediklerinin anlaşıldığı,
Mahrem imamlarla sabit hatlardan gizlilik içinde irtibat kurup süreklilik arzedecek biçimde örgütsel görüşmeler yaptığı anlaşılan sanık ...'nın, darbeciler tarafından önceden planlanan tanık ... ...'in derdest edilmesi planının hayata geçirilmesi kapsamında eylemin icrası için görevlendirilen kişiler ile üst üste iki gün toplantılar yaparak darbe yapılacağından, darbenin tarihinden ve eylemden haberdar olduğunun anlaşılması, plana uygun olarak üzerine düşen görevi ifa için birliğe intikal edip alay komutanının yakınında yer alarak gelişmeleri yakından izlemesi, dost unsur gibi davranarak birlik içinde alınan tedbirleri yerinde görüp incelemesi, birlikte hareket ettiği sanıklarla işbirliği içinde bilgi akışını sağlayarak uygun koşulların oluşmasını beklemesi, izinli olup resmi bir sıfatı bulunmayan ekip başı sanık ...'e bilgi verip emrini alarak takip görevine çıkıp, bilgi akışını sağlayarak takipte kalma şeklindeki plana uygun hareketlerinin, işlenmek istenen suç tipiyle belirli bir yakınlık ve bağlantı içinde hareketler olması karşısında, hazırlık hareketi boyutunu aşarak icra aşamasına geçtiği takdir ve sonucuna varıldığı,
Mensup olduğu örgütle kurduğu bağ nedeniyle örgütsel faaliyet kapsamında işlenen anayasayı ihlal suçuna ilişkin planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek ülke çapındaki icra hareketleriyle illi bir değer taşıyan icra hareketlerini gerçekleştirenlerin ya da görev paylaşımı bağlamında henüz sırası gelmemiş icra hareketleri için gerekli hazırlıkları yapanların (Özgenç İ, age, s. 332) bu suç yönünden müşterek fail olarak sorumlu tutulmaları gerektiği, somut darbe teşebbüsünün, TCK'nın 309. maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiş, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, neticesi ve başarısı eşzamanlı, senkronize hareketlere bağlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıktığı, bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai

harekette bulunanların, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurdukları gözetilerek TCK'nın 37. maddesi kapsamında "doğrudan fail" olduklarının kabulünde zorunluluk bulunduğu, örgütsel bağı ortaya konan sanığın, icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu, suç işleme karar ve iradesine katıldığı, fiilin işlenişi üzerinde müşterek hakimiyet kurduğunun kabulü ile Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçundan doğrudan fail olarak sorumlu tutulduğu ve TCK'nın 37/1 deleletiyl 309/1, TMK'nın 5/1, TCK'nın 62,53,58 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği,
Sanığın eyleminin bütün halinde Anayasayı ihlal suçuna asli iştirak suçunu oluşturduğu, aynı hukuki değerleri koruyan ve kapsamı itibariyle eylemlerin haksızlık muhtevasını tamamen ortadan kaldıran Anayasayı ihlal suçunun (TCK madde 309) tüm unsurlarıyla gerçekleştiği, müterakki suçlardaki özellik nedeniyle sanığın ayrıca Türk Ceza Kanununun 311 ve 314 maddelerinde düzenlenen suçlardan cezalandırılması imkanı bulunmadığı anlaşıldığından TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne olma suçlarından sanık hakkında CMK'nın 223/3 maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği,

12-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanık ...'ın suç tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı, İzmir/Gaziemir 3. Kara Havacılık Alay Komutanlığında kara pilot üsteğmen rütbesinde görevli olduğu, AS 532 Cooger tipi, 10506 kuyruk numaralı SAR (Arama kurtarma) helikopterinin ikinci pilotu olduğu, olağan zamanlarda SAR helikopterinin uçuşlara iştirak etmeyip, yapılan uçuşlar sırasında kaza vb. gibi bir durum yaşanma ihtimaline binaen bir nöbetçi ekiple birlikte birlik içinde hazır bekletildiği,
Sanığın olay gecesi uçuş ekibinde birinci pilot kara pilot yüzbaşı sanık ... ... ve uçuş teknisyeni astsubay sanık ...'ın yer aldığı anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere, 6-7-8-9 Temmuz 2016 tarihlerinde Ankara'da bir villada başka dosya sanıklarından ...'ün katılımıyla gerçekleştirilen toplantılarda yer alan Muğla suikast davası sanığı tümgereral ...'e, örgüt mensuplarından oluşturulacak bir grupla Cumhurbaşkanına yönelik eylemin gerçekleştirilmesi görevinin verildiği,
Bu görev kapsamında 15 Temmuz 2016 günü öğleye doğru başka dosyanın sanığı ...'un, Gaziemir 3.Kara Havacılık Alayının alay komutanı olan Muğla suikast davası sanığı albay ... ...'yı cep telefonundan arayıp akşam ilerleyen saatlerde bir görev olacağını, personel nakli yapılabileceğini, dört tane helikopterle uçuş ekibini hazırlaması gerektiğini söylemesi üzerine, sanık ... ...'nın da kendi alayında mevcut dört helikopteri sözde gece VIP uçuşu olacak diyerek uçuş için planladığı ve seçilen personele saat 22.00'de uçuş için pistte hazır olmaları talimatı verdiği,
Sanığın suç tarihinde göreve gelmek üzere hazırlık yaptığı sırada, sanık ... ...'nın verdiği emir üzerine sanık saat 15.30 sıralarında Alay Harekat subaylığında görevli Yüzbaşı ...’nın, alay komutanı albay ... ...’nın emri ile VIP uçacak helikopterlerle birlikte uçuşa çıkılacağının kara pilot yüzbaşı ... tarafından cep telefonundan bildirilmesi üzerine, 1.pilot sanık ... Yukarkiyi aradığı onunla bu görevi konuştukları, ardından saat 15.50'de 3.Kara Havacılık Alayındaki mesaiye geldiği, burada 1.pilot ... ... ile birlikte bulundukları sırada sanık ...’ın yapılacak uçuşa ilişkin bilgilerin daha sonra verileceğini söylemesinin ardından teknisyen sanık ... ile telefonda konuştuğu, ona durum hakkında bilgi verdiği, daha sonra teknisyen ... ile birlikte uçuş hazırlıklarını yaptıkları, uçuşun yapılacağı saat 22.00'ye kadar mesaiden ayrıldıkları,

Saat 21.30 sıralarında uçuş ekibi olan sanıklar ... ..., ... ve sanığın uçuş faaliyetini icra etmek üzere 3.Kara Havacılık Alay Komutanlığına geldikleri, burada Alay Komutanı ... ... tarafından uçuş ekibinde bulunması gereken AKİP (Arama Kurtarma İhtisaslı Personel) personelinin ve Sağlıkçı personelin uçuşa gelmesine gerek olmadığını, pilotlar ve teknisyenin yeterli olduğu, ayrıca arama kurtarma malzemelerinin indirilmesi emrinin verildiği, bu malzemelerin indirildiği,
Uçuştan önce Albay ... ...’nın sadece kendisi ile irtibat için telsizlerin 132.00 frekansında olacağını, bu frekans dışında hiç kimse ile konuşulmayacağını, transponder-DT 900 (Ankara Kara Havacılık Komutanlığının Helikopterin takip etmesini sağlayan cihaz), PRC 434 (Hava araç takip sistemi cihazı) kapatılacağı, 200-300 fit olarak alçak irtifadan ışıklar sönük olacak şekilde uçulacağını emrettiği,
Sanık ..., müdafii huzurunda alınan kolluk beyanında; Daha önce Ankara Kara Havacılık Komutanlığının helikopteri takip etmesini sağlayan DT-900 cihazını, daha önce hiç bir uçuşta kapatılmadığını, alay komutanı ve 1.pilotun emri ile kapatıldığını ifade ettiği,
Saat 22.12 sıralarında 3.Kara Havacılık Alay Komutanlığı (Gaziemir-İzmir) üssünden 3 adet AS-532 Couger tipi helikopterin kule ile telsiz teması kurmadan havalandığı, takip radar sistemlerinin kapalı olduğu,
Bu uçuşa katılan helikopterlerden;
12601 kuyruk numaralı helikopterde 1.pilot ... ..., 2.pilot ..., teknisyen ... (Muğla suikast davası sanıkları),
14028 kuyruk numaralı helikopterde 1.pilot tanık ..., 2.pilot tanık ..., teknisyen ... (haklarında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir),
10506 kuyruk numaralı helikopterde 1.pilot sanık ... ..., 2.pilot sanık ..., teknisyen sanık ... bulunduğu,
Bu üç helikopterle birlikte aynı anda uçması planlanan 14026 kuyruk numaralı helikopterin 1.pilotu Muğla suikast davası sanığı ...'in geç gelmesi nedeniyle diğerlerinden 9 dakika sonra saat 22.21 sularında havalanıp diğer ekibi takip ettiği, bu helikopterin 2.pilotunun Muğla davası sanığı ... ile teknisyeninin Muğla suikast davası sanığı ... ... olduğu,
Önce havalanan üç helikopterin saat 22.30 sularında, sonra havalanan helikopterin ise 22.40 sularında Çiğli 2. Ana Jet üs Komutanlığında bulunan hava üssüne inip yana yana konuşlandıkları, (12601 ve 14026 kuyruk numaralı helikopterler ve mürettebatı daha sonra Çiğli'den Cumhurbaşkanına suikast için Marmarıs'e gitmiş ve suikast fiiline katılmıştır.)
Çiğli Meydan Apronunda açık alanda beklendiği sırada cep telefonlarının kapatılması yönünde ... ... tarafından emir verildiği, ancak sanığın cep telefonunu kapatmadığı, burada beklediği sırada cep telefonundan haberlere baktığında İstanbul’da boğaz köprüsünde yaşananlar ile ilgili haberleri gördüğü, köprülerin trafiğe kapatılmasının darbe kalkışması ile ilgili olduğunu o anda sanıktan anlamasını beklenin mümkün olmadığı,, zira ülke nüfusunun ekseriyeti bu haberin darbe ile ilgili olduğunu anlayamadığı, bir terör saldırısıyla ilgili tedbir olarak algıladığı, daha sonra yaşanan gelişmelerle birlikte değerlendirildiğinde darbe fiilinin bir parçası olduğunun anlaşılabildiği,
Sanığın, darbe haberlerinin paylaşıldığı EGE_SAR isimli whatshapp grubuna da üye olup paylaşılan mesajları gördüğü,
Cumhurbaşkanına karşı gerçekleştirilmek istenen suikast timinin henüz Çiğli 2. Ana Jet Üssünde bulunduğu sırada, Çiğli Harekat ve Eğitim Komutanı Kurmay Albay sanık ...'ın helikopterlerin bekleme yaptıkları yere gelerek Akıncı davası sanığı Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanı

Tümgeneral ...'un Ege Ordu Komutanlığı Karargahından bir paket getirilmesi şeklindeki görev emrini Muğla suikast davası sanığı Albay ... ... ve Albay ...'e aktardığı,
Muhatabına Ege Ordu Komutanlığı VIP paneline giderek oradan paket alma şeklinde deklare edilen görevin, gerçek gizli amacının Ege Ordu Komutanı'nın derdest edilerek getirecek ekipten alınıp ekiple birlikte helikopter ile Çiğli 2.Ana Jet üssüne getirmek olduğu,
Ege Ordu Komutanının derdest edilmesi şeklinde planlanan bu fiilin, alınan güvenlik önlemleri ve tedbirler nedeniyle riskli bulunarak hayata geçirilemediği anlaşılmakta ise de, icrasına dönük bir çok eylemin icra edilmesi nedeniyle, darbe kalkışmasının önemli ayaklarından olduğu,
Sanık ... ...'nın bu emir üzerine saat 23.45 sularında Ege Ordu'ya gidilerek bir paket alınması şeklindeki emri tanık ... ve ekibine verdiği, Gaziemir'den Çiğli üssüne helikopterle gelen pilotlardan tanık ...'ün üste yaşananlardan, ailesinden kendisine gelen telefonlardan ve telefonuyla girdiği internetten elde ettiği bilgilerden kanunsuz bir faaliyet icra edileceğine kanaat getirmesi üzerine ikinci pilotu olan tanık ... ile birlikte uçuşa katılmamayı kararlaştırdıkları, bu karar uyarınca helikopteri normal dışı çalıştırarak (motora fazla sıcak basarak) arızalandırdıkları, bunun üzerine sanık ... ...'nın aynı emri sanık ... ...'yi yanına çağırarak onun ekibine verdiği, paket tabirinin burada da kullanıldığı anlaşıldığı,
Bu emrin sanık ... ... tarafından 1.pilot sanık ... ...'ye verildiği sırada, sanık ...'ın yanlarında olmadığı, helikopter başında olduğu, verilen emri ilk ağızdan işitmediği, sanık ... ...'nin aktardığı kadarıyla emirden haberdar olduğu, sanık ... ...'nin sanık ...'a emirde geçen paket tabirini kullanıp kullanmadığının kesin olarak tespit edilemediği,
Sanık ...'ın paket tabirinin kullanıldığı emir üzerine derhal harekete geçerek,1. pilot kendisi ve 2. pilot sanık üsteğmen ...'ın birlikte kullandıkları, teknisyenliğini astsubay sanık ...'ın yaptığı AS 532 Cooger tipi, 10506 kuyruk numaralı SAR (Arama kurtarma) helikopteri ile Çiğli'den saat 00.00 sularında kalkıp, yaklaşık on dakika sonra saat 00.10 sularında Ege Ordu Komutanlığı'na indiği,
Bu helikopterin iniş yaptığı esnada aynı amaçla oraya daha önce gönderilen yüzbaşı sanık ...'un 1. pilotluğunu, sanık ...'nın teknisyenliğini yaptığı Hava Kuvvetlerine ait Cougar tipi helikopterin herhangi bir personel ya da paket almadan pistten kalkış yaptığı,
Ege Ordu Komutanı Orgeneral ...'in, helikopterlerin geliş sebebinin sorulması ve derhal Ege Ordu'dan ayrılmaları emri üzerine kışla nöbetçi amiri bakım binbaşı tanık ... ...'in helikopter pistine giderek piste iniş yapan bu ikinci helikopterin uçuş teknisyeni astsubay sanık ... ile görüştüğü, yanlarına Ege Ordu komutanının emriyle geldiğini, kendilerinden geliş sebebinden Ege Ordu Komutanının haberinin olmadığını belirtip, ne için geldiklerini sorduğunda, sanık ...'ın paket ya da personel almaya geldiklerini ifade ettiği, Binbaşı tanık ... ...'in kendilerini kimin gönderdiğini sorması üzerine de “söyleyemem” diye cevap verdiği,
Tanık ...'ın pistten ayrıldığı sırada, Ege Ordu istihbarat başkanı albay tanık ... ...'nun gönderdiği üsteğmen sanık ...'ın piste gelerek uçuş teknisyeni astsubay sanık ...'a niçin geldiklerini ve kendilerini kimin gönderdiğini sorduğu ve aynı cevapları aldığı, Üsteğmen sanık ...'ın bu kez kulaklık ve mikrofon takarak pilot sanık ... ... ile görüştüğü, Ege Ordu İstihbarat Başkanının emri ile oradan kalkmaları gerektiğini ilettiği, sanık ... ...'nin kendilerine orada beklemeleri emri verildiğini ifade ettiği, ne var ki Üsteğmen sanık ...'ın pistten ayrılmasını müteakiben bu ikinci helikopterin de Ege Ordusu Kışlasından herhangi bir paket veya personel almadan saat 00.25 sularında kalkış yaptığı, akabinde tekrar saat 00.39 sularında Çiğli üssüne indikleri,

Ege Ordu Kışlasına iniş yapan helikopterleri oraya sevk edenlerin darbe kalkışması plan ve eylemleri içerisinde aktif olarak yer almış kişiler olması, gelen ilk helikopter mürettebatının gerek oraya sıkıyönetim emri ile geldiklerini ifade etmiş olmaları, gerekse darbe planlayıcıları tarafından derdest edilecek üst rütbeli personeli ifade etmek için adeta parola gibi kullandıkları “paket” deyimini kullanarak “paket almaya” geldiklerini ifade etmiş olmaları, böyle bir güvenlik timi veya personel, paket naklinin gerçekte hiç var olmaması, Ege Ordu Komutanı tarafından herhangi bir helikopter talep edilmemiş olması, Helikopterlerin Maltepe Askeri Lisesi personelinin Ege Ordu Karargahında toplandıkları sırada ve hemen hemen eş zamanlı olarak Ege Ordu Karargahına habersiz ve izinsiz iniş yapmış olmaları, Maltepe Askeri Lisesi eski ve yeni okul komutanları Albay sanık ... ile Albay sanık ...'in yanlarına 6 adet Kaleşnikof marka tüfek ve mühimmat alarak ve araçlarının plakasını gizleyerek Ege Ordu Karargahına gelmiş olmaları, Ege Ordu Karargahına gelen Maltepe Askeri Lisesi personelinin Ege Ordu Komutanının derdest edilmesi, karargahın komutasının ele geçirilmesi gibi darbe kalkışmasını destekleyen eylem planlamaları içinde oldukları ve fakat karargahın ve ordu komutanının güvenliğinin çok erken saatlerde silahlı koruma personeli tarafından alınmış olması karşısında eylemlerini gerçekleştiremedikleri, helikopterlerin de derdest edilecek Ege Ordu Komutanı ...'i alıp Çiğli üssüne veya belirlenen bir yere götürmek için gönderildikleri sonuç ve kanaatine varıldığı,
Sanık ... ve ekibinin Ege Ordu'ya gönderiliş amaçlarını bilip bilmedikleri hususuna gelince;
Yukarıda açıklandığı üzere bu emrin sanık ... ... tarafından 1.pilot sanık ... ...'ye verildiği sırada, sanık ...'ın yanlarında olmadığı, helikopter başında olduğu, verilen emri ilk ağızdan işitmediği, sanık ... ...'nin aktardığı kadarıyla emirden haberdar olduğu, sanık ... ...'nin emri aktarırken sanık ...'a emirde geçen paket tabirini kullanıp kullanmadığının kesin olarak tespit edilemediği,
Sanıklar ... ve ..., teknik donanım ve hassas mikrofonlar sayesinde helikopter içinde yapılan tüm konuşmaları mikrofondan net bir şekilde duyabildiklerini ifade ettikleri,
Helikopterin emir komutasının 1.pilot ... ...'de olması, uyarı için yanlarına gelen tanık ... ...'in sadece teknisyen sanık ... ile görüşmesi, uyarı için gelen sanık ...'ın önce sanık ... ile akabinde kulaklık ile sanık ... ile görüşmesi, uyarılara ve gelişlerinden Ege Ordu Komutanının bilgisi olmadığını anlamasına rağmen sanık ...'ın, Ege Ordu Komutanının emrini kaale almayıp, bu şüpheli durumu tahlil etmeyip, ancak mesajlaştığı sanıklar ... ve ... ...'nın "dönün" şeklindeki emirleri üzerine oradan ayrılmaya karar vererek havalanması, sanık ...'in de yanlarına gelip kendilerini uyaranlara "paket almaya geldik, emri kimin verdiğini söyleyemem" şeklindeki imalı beyanları ile özellikle sanıklar ... ve ...'in daha sonraki aşamada Marmaris'e uçuş emrine uyma konusundaki ısrarlı hareket ve tavırları da nazara alındığında, sanıklar ... ve ...'in Ege Ordu Komutanlığına gönderilmelerine ilişkin emrin yasa dışı bir amaca yönelik olduğunu bilip anladıkları, sanık ...'ın ise özellikle daha sonraki aşamada Marmaris'e uçuş emrine karşı koyup, ... uyma iradesi taşıdıkları şüphesiz olan sanıklar ... ve ...'in de suikast timiyle birlikte uçuşa katılmalarını engellemesi karşısında, Ege Ordu'ya gönderilmelerine ilişkin emrin içeriğinden haberdar olmadığı, şüphelenmekle birlikte yasa dışı bir amaca hizmet ile ilgili olduğunu bilmediği, o aşamada suç kastıyla hareket etmediği takdir ve sonucuna varıldığı,
Bu noktada Çiğli'den Ege Ordu'ya gidilmesi fiili aynı uçuş ekibindeki sanıklar ... ve ... için suç oluşturan bir fiil olarak kabul edilirken, sanık ... için suç oluşturan bir fiil olarak kabul edilmemesi ilk bakışta çelişkili imiş gibi algılanabilir ise de, sanıkların kendileri ile görüşüp uyaran

tanık ... ve sanık ...'e verdikleri cevaplar ve bu uyarılar üzerine takındıkları tutum ve davranışlar, daha sonraki aşamada verilen Marmaris'e Cumhurbaşkanına suikast için gidecek silahlı timle birlikte uçma emrine karşı takındıkları tavır, sanık ...'ın uçmak istemediğini ifade etmesi üzerine sanıklar ... ve ...'in bu emri yerine getirmek için gösterdikleri yoğun çaba nazara alındığında, sanıklar ... ve ...'in ilk fiilde suç kastıyla hareket ettikleri, ilk fiilin yasa dışı bir amaca hizmet ettiğini bildikleri, sanık ...'ın ise ilk fiile ilişkin emrin gerçek mahiyetini bilmediği, suç kastıyla hareket etmediği takdir ve sonucuna varıldığı, sanıkların hukuki durumlarının bu kabule göre değerlendirildiği,
Saat 23.45 sularında tanık ...'ün Ege Ordu'ya gidilmesine ilişkin emrin içeriğinin suç olduğunu düşünerek, helikopteri rutin dışı çalıştırıp arızalandırarak bu görevi kabul etmemesine rağmen, sanık ...'ın aynı tepkiyi göstermeyip uçuşa katılarak emri icraya çalıştığı düşünülebilir ise de;
Yarbay rütbesinde 1.pilot olan tanık ...'ün üst rütbeli olması nedeniyle Çiğli'de apron ve civarında bekledikleri sırada darbe kalkışmasının baş aktörleri olan üst rütbeli Muğla davası sanıkları ... ..., ... ..., ..., ... ve diğer üst rütbeli sanıklar ile genel olarak diğer alt rütbeli pilotlardan ayrı bir yerde beklediklerinin anlaşılması, bu sırada aralarında yaptıkları konuşmalarda, albay sanık ... ...'nın internete düşen darbe haberlerini kast ederek "Daha yeni uyanıyorlar", "Şu an tarihe tanıklık ediyorsunuz, hatta tarihin içindesiniz" şeklindeki sözlerini; albay sanık ...'in "Yarın ya ... olacağız, ya vatan haini" şeklindeki sözünü, yarbay sanık ...'nun "Darbe mi oluyor, buna ne gerek vardı" şeklindeki sözünü işitmesi, darbeci sanıkların ... ve tavırlarını görmesi, üye olduğu whatshapp grubunda uçuş yasağı olduğunu bilmesi, cep telefonundan izlediği ve duyduğu haberler ile bunları harmanlayıp değerlendirme yapma olanağına sahip olması nedeniyle Ege Ordu'ya gidilmesi emrinin yasa dışı bir amaca dönük olduğunu anlaması mümkün ise de; genelde helikopterinin yanında cep telefonu dışında Tv ve radyo gibi iletişim imkanlarından yoksun olarak bekleyen üsteğmen rütbesindeki sanık ...'ın, darbeci sanıkların söz konusu konuşmalarına şahit olmaması, emrin sanığın yokluğunda sanık 1,pilot ... ...'ye verilmesi, sanığın emirden sanık ...'ın aktardığı kadarıyla bilgi sahibi olması, sanık ...'ın emri, kendisine verildiği şekli ile aktardığının sabit olmaması, TV izleme olanağından yoksun olunması nedeniyle sanık açısından gelişmelerin tam olarak aydınlanmadığı saat 23.45 itibariyle emrin verilmiş olması, sanığın ülke çapında uçuş yasağı olduğundan bilgisi bulunduğunun ispatlanamaması, emri verenin alay komutanı olması da nazara alındığında emrin görünürde ve aktarıldığı kadarıyla çok da sıradışı algılanmasının sanık açısından mümkün görülmemesi, sanığın tanık ...'e göre tecrübe ve kıdem olarak oldukça düşük seviyede bulunması, helikopterin sevk ve idaresinin esas itibariyle 1.pilot sanık ... ...'de olması karşısında tanık ...'in takındığı tutumu, sanıktan beklemenin, anlatılan ... ve şerait içinde hayatın olağan akışına aykırı görüldüğü,
Sanık ... ve ekibinin saat 22.30 ila 00.00 saatleri ile 00.39-02.39 saatleri arasında toplamda 3,5 saat süre ile Çiğli Hava meydanında bulundukları, sanık ...'ın olaylar sırasında cep telefonunun sürekli yanında bulunduğu ve genelde açık vaziyette olduğu, internete bağlandığı ve görüşmeler yaptığı, sanık ...'ın o gece darbe kalkışması yaşandığına dair mesajların paylaşıldığı EGESAR isimli rütbeli personelin üye olduğu Whatshapp grubuna üye olduğu, sanık ...'ın beyan ettiği üzere o gece bu gruptan darbe olduğu ile ilgili bir çok haberin paylaşıldığı, sanığın gelişmeleri oradan takip olanağının bulunduğu,
Sanık ... ve ekibinin Ege Ordu'dan döndükleri saat 00.39'dan sonraki bir zaman dilimi içinde silahlı timin başında bulunan Muğla Suikast davası sanığı ...'in yanında

diğer bir kısım Muğla suikast davası sanıkları (... ..., ..., ... ..., ... vd.) olduğu halde, silahlı kuvvetlerin ülke yönetimine el koyduğunu, Genelkurmayın emriyle hareket ettiklerini, gidecekleri bölgede Cumhurbaşkanının koruması polisler ile sivillerin olduğunu, neyle karşılaşacaklarını bilmediklerini, ateş gelmedikçe ateş etmemelerini, megafonla karşı tarafı uyarmak için anons yapmalarını, direnen ve karşı koyan olursa öldürmelerini, yere inecek timin emir komutasının ...'de olduğunu, kendisinin de helikopterde kalıp organize edeceğini söylediği, ayrıca helikopter pilotlarına gidecekleri yer olan Marmaris ilçesi sınırları içindeki yerin koordinatlarını verdiği ve sanık ...'ın bu brifinge katıldığı anlaşılmakta ise de, sanık ...'ın bu brifinge katıldığının kesin olarak ispat edilemediği,
Sanık ...'ın ifade etiği üzere, Marmaris'e giden ekibin kalkışına yakın bir zaman diliminde, telsizden kendi helikopterlerine de silahlı timlerden konuşlandırılacağının konuşulduğu ancak bundan sonra vazgeçildiği,
Sanık ...'ın Ege Ordu'dan döndükten sonra saat 00.39'dan itibaren Çiğli üssünde bir araya gelen silahlı ve teçhizatlı timleri, amiri olmayan sanık ... ...'nın bu timlere verdiği emir ve talimatları, timler tarafından havaya ateş edilmesini, helikopterlere mühimmat yüklendiğini gördüğü, darbe kalkışmasının içinde olduklarını ve kendilerinin de bunun bir parçası yapılmaya çalışıldığını anlayıp, bu durumdan kurtulmak için uygun bir fırsat kollamaya başladığı,

1.pilot sanık ...'ın tüm yasa dışı gelişmelere vakıf olmasına ve verilen yasa dışı emirlerin üzerinden bir saate yakın ... bir düşünme süresi geçmesine rağmen, konusu suç teşkil ettiği açık olan Marmaris'e gidecek suikast timiyle birlikte uçuş emrini yerine getirmek için motorları çalıştırdığı, hiç bir tereddüt göstermediği, 2.pilot olan sanık ...'ın uçuş için hazırlık amacıyla çalışan sağ ve sol motorları susturması ve açıkça darbe kalkışmasına dair haberlerden bahsederek uçmak istemediğini söylemesi üzerine, ona destek olmak ve onunla birlikte hareket etmek yerine, "emir var uçmuyor musun" diyerek onu uçuşa zorladığı, teknisyen sanık ...'a "şahitsin, uçmak istemiyor" diyerek sanık ...'ın ... karşı geldiğini tespit edip daha rapor edeceğini ima ederek, onu uçuşa zorlama çabasını artırdığı, sanık ...'ın helikopterden inmesi üzerine durumu darbe kalkışmasının içinde olduğu aşikar olan ve orada diğer helikopter içinde bekleyen sanık ... ...'ya telsiz ile aktardığı, sanık ... ...'nın, arızalandığını sandığı helikopterin 1.pilotu tanık ...'ü çağırtıp onunla uçuşa katılmasını emretmesi üzerine sanık ...'ın hala emirlere uyma iradesi içinde, teknisyen sanık ...'i uçuşa katılması için tanık ...'in yanına gönderdiği, tanık ...'in kabul etmemesi üzerine sanığın elinde olmayan sebeplerle Mamaris'e giden suikast ekibiyle birlikte uçuşa katılamadığı, ikinci pilot sanık ...'ın uçuşu engellemesi üzerine elinde olmayan sebeplerle emri yerine getiremediği, onların saat 02.15 sularında havalanmasını müteakip saat 02.39 sularında buradan kalkış yaparak saat 02.53'te kendi birliği olan Gaziemir 3.Kara Havacılık Alayına iniş yaptığı,
Özetle; konusu suç olan ... istinaden uçuşa katılacakları açık olan 1.pilot sanık ... ve teknisyen sanık ...'in uçmasına engel olan kişinin sanık ... olduğu,
Sanık ...'ın ilk etapta Gaziemir Kara Havacılık Alayından saat 22.00 sularında takip radar sistemleri kapalı olacak şekilde havalanılarak VİP uçuşu yapılacağı yönündeki emrin, emri verenin kendi alay komutanları olup bu nitelikte bir emir verme yetkisinin bulunması, uçuşların yasaklandığından sanığın haberinin bulunduğunun ispatlanamaması, aynı şekilde uçuşa katılanların içinde hakkında dava açılmayan tanık ... ve ekibinin de bulunması karşısında olağan nitelikte algılanmasının mümkün olması, aynı uçuşa katılan tanık ..., ... ve ... ile ilgili kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi karşısında, verilen emrin darbe kalkışması ile ilgili olduğunu bildiği kesin olarak ispat edilemediği,

Darbeci sanık ... ...'nın emir ve talimatlarına harfiyen uyan 1.pilot sanık ...'ın motorları aniden susturup uçmak istemediğini, bunun darbe girişiminin bir parçası olduğunu ifade eden sanık ...'a "emir var uçmayacak mısın" diyerek, onu konusu suç olan ... uymaya zorladığı, sanık ...'ın uçmak istemediğini tekrar söylemesi üzerine, bu kez sanık ...'e dönüp "şahit misin uçmak istemiyor" diyerek, sanık ...'ı bir anlamda bunu rapor edeceğini ima ederek ... uymadığı için bir anlamda tehdit ettiği ve akabinde hemen bu durumu henüz kalkış yapmamış diğer helikopterlerden birinde bulunan darbeci sanık ... ...'ya telsizle bildirerek sanık ...'ın hayatını tehlikeye attığı,
Zira Cumhurbaşkanına suikast için hazırlanan 30-40 kişilik silahlı bir time önderlik edenler arasında olan sanık ... ... ve diğer darbeci komutanların, o anki ... ve koşullar içinde uçmak istemeyerek, kendilerine göre oldukça önemli olan suikast planını aksatan sanık ...'a zarar vermeleri ihtimal dahilinde olup, sanık ...'ın bunu öngördüğünün kabul edildiği
Bu noktada sanık ...'ın, Marmaris'e uçan helikopterlerin Çiğli'den havalandıkları saat itibariyle (02.15) darbe girişimimin başarısızlığa uğrayacağını anlayıp, Marmaris'e uçma emrine karşı çıktığı ileri sürülebilir ise de; sanığın, darbe kalkışması olduğunu, orada bulunma nedenlerinin bunun bir parçası olarak planlandığını saat 00.39'dan sonra anladığına dair savunmasının, içinde bulunduğu koşullar ile ülkedeki ve üstteki gelişmelerden haberdar olma olanakları gözetildiğinde hayatın olağan akışına uygun bulunması, Çiğli'ye indikleri 00.39'dan, helikopterlerin suikast için Marmaris'e gitmek üzere Çiğli'den kalktıkları 02.15 sularına kadar yaklaşık 1 saat 35 dakika boyunca Çiğli üssünde bulunduğu sırada kendisine darbe kalkışması kapsamında bir emir verilmemiş olması, kendi görev yaptığı birlik dışında bulunan en kıdemsiz 2.pilot konumundaki sanığın, çok sayıda üst rütbeli darbeci sanık ile silahlı timlerin bulunduğu ve havaya ateş açıldığı bir ortamda açıkça darbeye karşı olduğunu ifade etmesinin sanıktan beklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olması, darbe fiilinin icrası kapsamında verilen ilk ..., açıkça uçmayacağını söyleyip motorları rutin dışı susturarak karşı koyma cesaretini göstermesi, 1.pilot tarafından bir anlamda tehdit edilerek uçuşa zorlanmasına rağmen, uçmama kararında sebat göstererek uçuşu ve Cumhurbaşkanına suikast planının bir parçasını engellemesi, FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı ve iltisakına ilişkin bir delil elde edilememesi karşısında, sanığın bu saikle hareket ettiğinin kesin olarak tespit edilemediği ve mevcut şüphenin lehine değerlendirildiği,
Sanıktan el konulan dijital materyallerde suç ve suç unsuru ile başkaca şüpheli bir veriye rastlanmadığı, araştırma sonuçlarına göre; sanığın Bylock kullanmadığı, Bank Asya’da hesabının bulunmadığı, ardışık veya tekil arama kaydının bulunmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluşlarına üye olmadığı, iltisaklı okul, dershane, çalışma kaydı bulunmadığı anlaşılmış, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatı olduğuna dair bir delil elde edilemediği,
Sanığın, darbeciler tarafından darbe faaliyeti kapsamında verilen Ege Ordu'ya gidilmesi emrinin, darbe kalkışması fiili ile ilgili olduğunu bilerek hareket ettiğine, emri veren komutanlarının o sırada darbe faaliyetinin içinde olduğunu bildiğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, silahlı terör örgütüne üye olma, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçlarının, sanık tarafından işlendiği kesin, somut ve inandırıcı deliller ile ispatlanamadığı kabulü ile müsnet suçlardan sanığın CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,

13-Sanık ... ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanık ... ...'nin, suç tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı, İzmir/Gaziemir 3. Kara Havacılık Alay Komutanlığında kara pilot yüzbaşı rütbesinde Meydan Harekat Taburunda Bölük Komutanı olarak görevli olduğu, AS 532 Cooger tipi, 10506 kuyruk numaralı SAR (Arama kurtarma) helikopterinin birinci pilotu olduğu, olağan zamanlarda SAR helikopterinin uçuşlara iştirak etmeyip, yapılan uçuşlar sırasında kaza vb. gibi bir durum yaşanma ihtimaline binaen bir nöbetçi ekiple birlikte birlik içinde hazır bekletildiği,
Sanığın olay gecesi uçuş ekibinde ikinci pilot kara pilot üsteğmen sanık ... ve uçuş teknisyeni astsubay sanık ...'ın yer aldığı,
Yukarıda açıklandığı üzere, 6-7-8-9 Temmuz 2016 tarihlerinde Ankara'da bir villada başka dosya sanıklarından ...'ün katılımıyla gerçekleştirilen toplantılarda yer alan Muğla suikast davası sanığı tümgereral ...'e, örgüt mensuplarından oluşturulacak bir grupla Cumhurbaşkanına yönelik eylemin gerçekleştirilmesi görevinin verildiği,
Bu görev kapsamında 15 Temmuz 2016 günü öğleye doğru başka dosyanın sanığı ...'un, Gaziemir 3.Kara Havacılık Alayının alay komutanı olan Muğla suikast davası sanığı albay ... ...'yı cep telefonundan arayıp akşam ilerleyen saatlerde bir görev olacağını, personel nakli yapılabileceğini, dört tane helikopterle uçuş ekibini hazırlaması gerektiğini söylemesi üzerine, sanık ... ...'nın da kendi alayında mevcut dört helikopteri sözde gece VIP uçuşu olacak diyerek uçuş için planladığı ve seçilen personele saat 22.00'de uçuş için pistte hazır olmaları talimatı verdiği,
Bu plan ve görev kapsamında sanık ... ...'nın verdiği emir üzerine sanık saat 15.30 sıralarında Alay Harekat subaylığında görevli Yüzbaşı ...’nın, sanık ... ...'yi arayarak Alay Komutanı sanık albay ... ...’nın sadece bekleme olmayacak yedek olarak arama kurtarma ekibi de VIP uçuşuna katılacak şeklindeki emrini iletmesi üzerine sanık ...'ın saat 16.00 sıralarında kendi birliği olan 3.Kara Havacılık Alay Komutanlığına geldiği, uçuşun mahiyeti ve rota hakkında bilginin kendisine Alay Komutanı ... ... tarafından saat 21.00 sularında bildirileceğini öğrenmesinin ardından alaydan ayrıldığı, saat 21.15 sıralarında alaya geldiği, helikopterlerin yanında alay komutanı ... ...'nın kendisine uçuş ekibinde bulunması gereken AKİP (Arama Kurtarma İhtisaslı Personel) personelinin ve Sağlıkçı personelin uçuşa gelmesine gerek olmadığını, pilotlar ve teknisyenin yeterli olduğunu, 3 helikopterin VIP uçuşu yapacağını, sanığın bu helikopterleri yedek olarak takip edeceğini, ekibin başında kendisinin olacağını söylediği, sanığın, helikopterinde bulunan arama kurtarma ekipmanlarını ... ...'nın emri ile boşalttırdığı,
Uçuştan önce Albay ... ...’nın sadece kendisi ile irtibat için telsizlerin 132.00 frekansında olacağını, bu frekans dışında hiç kimse ile konuşulmayacağını, transponder- DT 900, PRC 434 (Hava araç takip sistemi cihazları) kapatılacağı, 200-300 fit olarak alçak irtifadan ışıklar sönük olacak şekilde uçulacağını emrettiği,
Sanık ...' ın müdafii huzurunda alınan kolluk beyanında; Daha önce Ankara Kara Havacılık Komutanlığının helikopteri takip etmesini sağlayan DT-900 cihazını, daha önce hiç bir uçuşta kapatılmadığını, alay komutanı ve 1.pilotun emri ile kapatıldığını ifade etmiştir.
Saat 22.12 sıralarında 3.Kara Havacılık Alay Komutanlığı (Gaziemir-İzmir) üssünden 3 adet AS-532 Couger tipi helikopterin kule ile telsiz teması kurmadan havalandığı, takip radar sistemlerinin kapalı olduğu,
Bu uçuşa katılan helikopterlerden;
12601 kuyruk numaralı helikopterde 1.pilot ... ..., 2.pilot ..., teknisyen ... (Muğla davası sanıkları),

14028 kuyruk numaralı helikopterde 1.pilot tanık ..., 2.pilot tanık ..., teknisyen ... (haklarında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir),
10506 kuyruk numaralı helikopterde 1.pilot sanık ... ..., 2.pilot sanık ..., teknisyen sanık ...'ın bulunduğu,
Bu üç helikopterle birlikte aynı anda uçması planlanan 14026 kuyruk numaralı helikopterin 1.pilotu Muğla davası sanığı ...'in geç gelmesi nedeniyle diğerlerinden 9 dakika sonra saat 22: 21 sularında havalanıp diğer ekibi takip ettiği, bu helikopterin 2.pilotunun Muğla davası sanığı ... ile teknisyeninin Muğla davası sanığı ... ... olduğu,
Önce havalanan üç helikopterin saat 22: 30 sularında, sonra havalanan helikopterin ise 22.40 sularında Çiğli hava üssüne inip yana yana konuşlandıkları, (12601 ve 14026 kuyruk numaralı helikopterler ve mürettebatı daha sonra Çiğli'den Cumhurbaşkanına suikast için Marmarıs'e gitmiş ve suikast fiiline katılmıştır.)
Çiğli 2. Ana Jet Üssü Meydan Apronunda açık alanda beklendiği sırada cep telefonlarının kapatılması yönünde ... ... tarafından emir verildiği, ancak sanık ...'ın cep telefonunu kapatmadığı, sanığın burada beklediği sırada cep telefonundan haberlere baktığında İstanbul’da boğaz köprüsünde yaşananlar ile ilgili haberleri gördüğü, ayrıca darbe haberlerinin paylaşıldığı EGE_SAR isimli whatshapp grubuna da üye olup paylaşılan mesajları gördüğü,
Cumhurbaşkanına karşı gerçekleştirilmek istenen suikast timinin henüz Çiğli 2. Ana Jet Üssünde bulunduğu sırada, Çiğli Harekat ve Eğitim Komutanı Kurmay Albay sanık ...'ın helikopterlerin bekleme yaptıkları yere gelerek Akıncı davası sanığı Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanı Tümgeneral ...'un Ege Ordu Komutanlığı Karargahından bir paket getirilmesi şeklindeki görev emrini Muğla suikast davası sanığı Albay ... ... ve Albay ...'e aktardığı,
Muhatabına Ege Ordu Komutanlığı VIP paneline giderek oradan paket alma şeklinde deklare edilen görevin, gerçek gizli amacının Ege Ordu Komutanı'nın derdest edilerek getirecek ekipten alınıp ekiple birlikte helikopter ile Çiğli 2.Ana Jet üssüne getirmek olduğu olduğu ve bu planlanan bu fiilin darbe kalkışmasının önemli ayaklarından olduğu,
Sanık ... ...'nın bu emir üzerine saat 23: 45 sularında Ege Ordu'ya gidilerek bir paket alınması şeklindeki emri tanık ... ve ekibine verdiği, Gaziemir'den Çiğli üssüne helikopterle gelen pilotlardan tanık ...'ün üste yaşananlardan, ailesinden kendisine gelen telefonlardan ve telefonuyla girdiği internetten elde ettiği bilgilerden kanunsuz bir faaliyet icra edileceğine kanaat getirmesi üzerine ikinci pilotu olan tanık ... ile birlikte uçuşa katılmamayı kararlaştırdıkları, bu karar uyarınca helikopteri normal dışı çalıştırarak arızalandırdıkları, bunun üzerine sanık ... ...'nın aynı emri sanık ... ...'yi yanına çağırarak onun ekibine verdiği, paket tabirinin burada da kullanıldığı anlaşıldığı,
Sanık ...'ın paket tabirinin kullanıldığı emir üzerine derhal harekete geçerek,1. pilot kendisi ve 2. pilot sanık üsteğmen ...'ın birlikte kullandıkları, teknisyenliğini astsubay sanık ...'ın yaptığı AS 532 Cooger tipi, 10506 kuyruk numaralı SAR (Arama kurtarma) helikopteri ile Çiğli'den saat 00.00 sularında kalkıp, yaklaşık on dakika sonra saat 00.10 sularında Ege Ordu Komutanlığı'na indiği,
Bu helikopterin iniş yaptığı esnada aynı amaçla oraya daha önce gönderilen yüzbaşı sanık ...'un 1. pilotluğunu, sanık ...'nın teknisyenliğini yaptığı Hava Kuvvetlerine ait Cougar tipi helikopterin herhangi bir personel ya da paket almadan pistten kalkış yaptığı, Ege Ordu Komutanı Orgeneral ...'in, helikopterlerin geliş sebebinin sorulması ve derhal Ege

Ordu'dan ayrılmaları emri üzerine kışla nöbetçi amiri bakım binbaşı tanık ... ...'in helikopter pistine giderek piste iniş yapan bu ikinci helikopterin uçuş teknisyeni astsubay sanık ... ile görüştüğü, yanlarına Ege Ordu komutanının emriyle geldiğini, kendilerinden geliş sebebinden Ege Ordu Komutanının haberinin olmadığını belirtip, ne için geldiklerini sorduğunda, sanık ...'ın paket ya da personel almaya geldiklerini ifade ettiği, Binbaşı tanık ... ...'in kendilerini kimin gönderdiğini sorması üzerine de “söyleyemem” diye cevap verdiği, Binbaşı tanık ... ...'in derhal oradan ayrılmalarını söyleyerek pilotlarla irtibat kurmadan helikopter pistinden ayrıldığı,
Tanık ...'ın pistten ayrıldığı sırada, Ege Ordu istihbarat başkanı albay tanık ... ...'nun gönderdiği üsteğmen sanık ...'ın piste gelerek uçuş teknisyeni astsubay sanık ...'a niçin geldiklerini ve kendilerini kimin gönderdiğini sorduğu ve aynı cevapları aldığı, Üsteğmen sanık ...'ın bu kez kulaklık ve mikrofon takarak pilot sanık ... ... ile görüştüğü, Ege Ordu İstihbarat Başkanının emri ile oradan kalkmaları gerektiğini ilettiği, sanık ... ...'nin kendilerine orada beklemeleri emri verildiğini ifade ettiği, ne var ki Üsteğmen sanık ...'ın pistten ayrılmasını müteakiben bu ikinci helikopterin de Ege Ordusu Kışlasından herhangi bir paket veya personel almadan saat 00.25 sularında kalkış yaptığı, akabinde tekrar saat 00.39 sularında Çiğli üssüne indikleri,
Ege Ordu Kışlasına iniş yapan helikopterleri oraya sevk edenlerin darbe kalkışması plan ve eylemleri içerisinde aktif olarak yer almış kişiler olması, gelen ilk helikopter mürettebatının gerek oraya sıkıyönetim emri ile geldiklerini ifade etmiş olmaları, gerekse darbe planlayıcıları tarafından derdest edilecek üst rütbeli personeli ifade etmek için adeta parola gibi kullandıkları “paket” deyimini kullanarak “paket almaya” geldiklerini ifade etmiş olmaları, böyle bir güvenlik timi veya personel, paket naklinin gerçekte hiç var olmaması, Ege Ordu Komutanı tarafından herhangi bir helikopter talep edilmemiş olması, Helikopterlerin Maltepe Askeri Lisesi personelinin Ege Ordu Karargahında toplandıkları sırada ve hemen hemen eş zamanlı olarak Ege Ordu Karargahına habersiz ve izinsiz iniş yapmış olmaları, Maltepe Askeri Lisesi eski ve yeni okul komutanları Albay sanık ... ile Albay sanık ...'in yanlarına 6 adet Kaleşnikof marka tüfek ve mühimmat alarak ve araçlarının plakasını gizleyerek Ege Ordu Karargahına gelmiş olmaları, Ege Ordu Karargahına gelen Maltepe Askeri Lisesi personelinin Ege Ordu Komutanının derdest edilmesi, karargahın komutasının ele geçirilmesi gibi darbe kalkışmasını destekleyen eylem planlamaları içinde oldukları ve fakat karargahın ve ordu komutanının güvenliğinin çok erken saatlerde silahlı koruma personeli tarafından alınmış olması karşısında eylemlerini gerçekleştiremedikleri, helikopterlerin de derdest edilecek Ege Ordu Komutanı ...'i alıp Çiğli üssüne veya belirlenen bir yere götürmek için gönderildikleri sonuç ve kanaatine varıldığı,
Sanık ... ... ve ekibinin Ege Ordu'ya gönderiliş amaçlarını bilip bilmedikleri hususuna gelince;
Tanık ...'in emrin sanık ...'a 'Ege Ordu'da bir paket var gidin alın şeklinde verildiğini ifade etmesi, Ege Ordu'da bekledikleri sırada yanlarına gelen tanık ... ... ile sanık ...'ın da görüştükleri teknisyen sanığın paket veya personel almaya geldik şeklinde beyanda bulunduğunu ifade etmeleri karşısında emrin sanık ...'a verildiği sırada "paket" tabirinin kullanıldığının anlaşıldığı,
Sanıklar ... ve ..., teknik donanım ve hassas mikrofonlar sayesinde helikopter içinde yapılan tüm konuşmaları mikrofondan net bir şekilde duyabildiklerini ifade ettikleri,

Helikopterin emir komutasının 1.pilot ... ...'de olması, uyarı için yanlarına gelen tanık ... ...'in sadece teknisyen sanık ... ile görüşmesi, uyarı için gelen sanık ...'ın önce sanık ... ile akabinde kulaklık ile sanık ... ile görüşmesi, uyarılara ve gelişlerinden Ege Ordu Komutanının bilgisi olmadığını anlamasına rağmen sanık ...'ın, Ege Ordu Komutanının emrini kaale almayıp, bu şüpheli durumu tahlil etmeyip, ancak mesajlaştığı sanıklar ... ve ... ...'nın "dönün" şeklindeki emirleri üzerine oradan ayrılmaya karar vererek havalanması, sanık ...'in de yanlarına gelip kendilerini uyaranlara "paket almaya geldik, emri kimin verdiğini söyleyemem" şeklindeki imalı beyanları ile özellikle sanıklar ... ve ...'in daha sonraki aşamada Marmaris'e uçuş emrine uyma konusundaki ısrarlı hareket ve tavırları da nazara alındığında, sanıklar ... ve ...'in Ege Ordu Komutanlığına gönderilmelerine ilişkin emrin yasa dışı bir amaca yönelik olduğunu bilip anladıkları, sanık ...'ın ise özellikle daha sonraki aşamada Marmaris'e uçuş emrine karşı koyup, ... uyma iradesi taşıdıkları şüphesiz olan sanıklar ... ve ...'in de suikast timiyle birlikte uçuşa katılmalarını engellemesi karşısında, Ege Ordu'ya gönderilmelerine ilişkin emrin içeriğinden haberdar olmadığı, yasa dışı bir amaca hizmet ile ilgili olduğunu bilmediği, suç kastıyla hareket etmediği takdir ve sonucuna varıldığı,
-Dijital materyallerden Samsung marka GT-I9301Q model cep telefonunun mesajlaşma (SMS) uygulaması üzerinde sanık ... ...'nin kullandığı 0-551-784 xx xx numaralı hattından sanık ...'nun kullandığı 0-532-251 xx xx numaralı hat arasındaki mesajlaşmanın;
Sanık ... ... (00: 17): "İndik kimse yok, benden önce biri kalktı"
Sanık ... ... (00: 17): "Kimse gelmiyor" şeklinde SMS gönderdiği,
Sanık ... (00: 19): "Dönün"
Dijital materyallerden Samsung marka GT-I9301Q model cep telefonunun mesajlaşma (SMS) uygulaması üzerinde sanık ... ...'nin kullandığı 0-551-784 xx xx numaralı hattından sanık ... ...'nın kullandığı 0-532-205xx xx numaralı hat arasındaki mesajlaşmanın;
Sanık ... ... (00: 19): "Kimse yok benden 10 saniye biri kalktı"
Sanık ... ... (00: 19): "Kimde gelmiyor" şeklinde olduğu,
HTS kayıtlarına göre saat 00: 19: 42'de sanık ... ...'nın, sanık ... ...'ye cevaben bir SMS gönderdiği halde bu mesajın sanığın telefonunun mesaj hanesinde bulunmadığı,
HTS kayıtlarına göre saat 00: 20: 04'te sanık ... ...'nin, sanık ... ...'ya cevaben bir SMS gönderdiği halde bu mesajın sanığın telefonunun mesaj hanesinde bulunmadığı,
HTS kayıtlarına göre saat 00: 20: 14'te sanık ... ...'nın, sanık ... ...'ye cevaben bir SMS gönderdiği halde bu mesajın sanığın telefonunun mesaj hanesinde bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanığın HTS kayıtları ile varlığı sabit olan bu mesajları, kendi hukuki durumu için riskli bularak cep telefonu hafızasından sildiği, diğerlerini ise hukuki durumu bakımından riskli bulmadığı için muhafaza ettiği kabul edildiği,
Bu noktada Çiğli'den Ege Ordu'ya gidilmesi fiili aynı uçuş ekibindeki sanıklar ... ve ... için suç oluşturan bir fiil olarak kabul edilirken, sanık ... için suç oluşturan bir fiil olarak kabul edilmemesi ilk bakışta çelişkili imiş gibi algılanabilir ise de, sanıkların kendileri ile görüşüp uyaran tanık ... ve sanık ...'e verdikleri cevaplar ve bu uyarılar üzerine takındıkları tutum ve davranışlar, daha sonraki aşamada verilen Marmaris'e Cumhurbaşkanına suikast için gidecek silahlı timle birlikte uçma emrine karşı takındıkları tavır, sanık ...'ın uçmak istemediğini ifade etmesi üzerine sanıklar ... ve ...'in bu emri yerine getirmek için gösterdikleri yoğun çaba nazara alındığında, sanıklar ... ve ...'in ilk fiilde suç kastıyla hareket ettikleri, ilk fiilin yasa dışı bir amaca hizmet ettiğini bildikleri, sanık ...'ın ise ilk fiile ilişkin emrin gerçek mahiyetini bilmediği, suç kastıyla hareket etmediği takdir ve sonucuna varıldığı, sanıkların hukuki durumlarının bu kabule göre değerlendirildiği,

Sanık ... ve ekibinin saat 22: 30 ila 00: 00 saatleri ile 00: 39-02: 39 saatleri arasında toplamda 3,5 saat süre ile Çiğli Hava meydanında bulundukları ve buradaki bir çok olağan dışı askeri hareketliğe tanık oldukları,
Sanık ...'ın olaylar sırasında cep telefonunun sürekli yanında bulunduğu ve genelde açık vaziyette olduğu, internete bağlandığı ve görüşmeler yaptığı,
Sanık ...'ın o gece darbe kalkışması yaşandığına dair mesajların paylaşıldığı EGESAR isimli rütbeli personelin üye olduğu Whatshapp grubuna üye olduğu, sanık ...'ın beyan ettiği üzere o gece bu gruptan darbe olduğu ile ilgili bir çok haberin paylaşıldığı, sanığın gelişmeleri oradan takip olanağının bulunduğu,
Sanık ... ve ekibi Ege Ordu'dan döndükleri saat 00: 39'dan sonraki bir zaman dilimi içinde silahlı timin başında bulunan Muğla Suikast davası sanığı ...'in yanında diğer bir kısım Muğla suikast davası sanıkları (... ..., ..., ... ..., ... vd.) olduğu halde, silahlı kuvvetlerin ülke yönetimine el koyduğunu, Genelkurmayın emriyle hareket ettiklerini, gidecekleri bölgede Cumhurbaşkanının koruması polisler ile sivillerin olduğunu, neyle karşılaşacaklarını bilmediklerini, ateş gelmedikçe ateş etmemelerini, megafonla karşı tarafı uyarmak için anons yapmalarını, direnen ve karşı koyan olursa öldürmelerini, yere inecek timin emir komutasının ...'de olduğunu, kendisinin de helikopterde kalıp organize edeceğini söylediği, ayrıca helikopter pilotlarına gidecekleri yer olan Marmaris ilçesi sınırları içindeki yerin koordinatlarını verdiği ve sanık ...'ın bu brifinge katıldığı,
Bu kabul, sanık ...'ın savunmaları, sanığın kaçamaklı ikrar içeren beyanı ve tanık ...'ın beyanına göre sanık ... ...'nin de bu sırada orada bulunduğu, sanık ... ...'nın ve diğer darbeci sanıkların ve Muğla 2.ACM'nin 2016/267 esas sayılı dosyasının sanığı ...'in darbe olduğuna dair açıklamalarını ve Cumhurbaşkanına suikaste ilişkin kanunsuz emirlerini duyduğu, yapılan planları görüp dinlediği, Çiğli üssünde bir araya gelen silahlı ve teçhizatlı timleri ve onların helikopterlere bindiklerini, helikopterlere mühimmat yüklendiğini gördüğü, havaya ateş açıldığını duyduğu ve gördüğü darbe kalkışmasının içinde olduklarını anladığı, kıdem, rütbe, yaşanan hadiseler, o anki ... ve şeraite göre darbe kalkışması yaşandığını ve kendilerinin de bunun bir parçası olduğunu anlamamasının mümkün olmadığı takdir ve sonucuna varıldığı,
Sanık ...'ın ifade ettiği üzere, Marmaris'e giden ekibin kalkışına yakın bir ara telsizden kendi helikopterlerine de silahlı timlerden konuşlanacağının konuşulduğu ancak bundan sonra vazgeçildiği,
Sanık ...'ın tüm yasa dışı gelişmelere vakıf olmasına ve verilen yasa dışı emirlerin üzerinden bir saate yakın ... bir düşünme süresi geçmesine rağmen, konusu suç teşkil ettiği açık olan Marmaris'e gidecek suikast timiyle birlikte uçuş emrini yerine getirmek için motorları çalıştırdığı, hiç bir tereddüt göstermediği, 2.pilot olan sanık ...'ın uçuş için hazırlık amacıyla çalışan sağ ve sol motorları susturması ve açıkça darbe kalkışmasına dair haberlerden bahsederek uçmak istemediğini söylemesi üzerine, ona destek olmak ve onunla birlikte hareket etmek yerine, "emir var uçmuyor musun" diyerek onu uçuşa zorladığı, teknisyen sanık ...'a "şahitsin, uçmak istemiyor" diyerek sanık ...'ın ... karşı geldiğini tespit edip daha rapor edeceğini ima ederek, onu uçuşa zorlama çabasını artırdığı, ...'ın helikopterden inmesi üzerine durumu darbe kalkışmasının içinde olduğu aşikar olan ve orada diğer helikopter içinde bekleyen sanık ... ...'ya telsiz ile aktardığı, sanık ... ...'nın, arızalandığını sandığı helikopterin 1.pilotu tanık ...'ü çağırtıp onunla uçuşa katılmasını

emretmesi üzerine sanık ...'ın hala emirlere uyma iradesi içinde, teknisyen sanık ...'i uçuşa katılması için tanık ...'in yanına gönderdiği, tanık ...'in kabul etmemesi üzerine sanığın elinde olmayan sebeplerle Mamaris'e giden suikast ekibiyle birlikte uçuşa katılamadığı, onların saat 02: 15 sularında havalanmasını müteakip saat 02: 39 sularında buradan kalkış yaparak saat 02: 53'te kendi birliği olan Gaziemir 3.Kara Havacılık Alayına iniş yaptığı,
Sanık ... ... mahkememizde alınan savunmasında; ".... Çiğli'ye indikten sonra tekrar motor susturduk, saat 00.39 civarıydı, helikopterden aşağı indik, ardından Alay Komutanı ... ... Albay 1. Pilotları yanına çağırarak yeni bir görev olduğunu söyledi, yapılacak görevle ilgili uçuş ekibine doğru koordinatları verdi, Alay Komutanı helikopterlerin çalışıp tertiplenmesini istedi bu esnada beklerken yaklaşık 35-40 kişilik bir ağır silahlı tim piste geldi, ben de helikoptere gittim, Alay Komutanım helikoptere giderken, sen bizim arkamızdan 4 numara olarak yedek uçacaksın ve boş olarak bizi takip edeceksin emrini verdi, ekibe koordinatlara baktığımızda Marmaris Bölgesi'nde bir yerdi, Marmaris'e gitmemizin ve boş olarak diğer helikopterlerin takip edilmemizin emredildiğini söyledim, bunun üzerine bütün helikopterler motor çalıştırdı, bizim Alayımıza bağlı iki Couger en önde, onun arkasında Skorsky helikopteri olacak şekilde piste tertiplendi helikopterler, biz aprondan motor çalıştırmaya devam ettik, o arada 2. pilotum ... internetten haberlere bakmaya başladı, çok çeşitli haberler vardı, köprülerin kapatıldığı, Ordu Komutanı'nın konuşulduğu ve kendisine gelen mesajları okuyordu, bu biraz önce bahsettiğim timde piste hazır vaziyette bekleyen helikopterleri iniş biniş yapıyordu..." şeklinde beyanda bulunduğu, bu emrin verildiği saat itibariyle artık ülkemizde bir darbe kalkışması olduğu hususunun herkes tarafından bilindiği, yüzbaşı olan sanığın bu saat itibariyle halen darbe kalkışmasından haberdar olmadığını söylemesinin mümkün olmadığı, emirlerin VİP uçuşla bir ilgisinin olmadığını, ağır silahlı timlerin konuşlandığını, sanık ... ...'nın kendi maiyetinde olmayan farklı birlikten olan Hava Kuvetleri personeli olan MAK timlerine emir ve talimatlar verdiğini, ancak tatbikat ve savaş zamanında bir araya gelerek plan yapabilecek farklı kuvvetlere bağlı kişilerin bir arada hareket ettiğini, ...'in darbe olduğundan, Cumhurbaşkanına suikast planından bahsettiğini görüp duyduğu halde halen emirlere uyma çabası içinde hareket ettiği, kanunsuz emri yerine getirmek için çaba sarfettiği, ancak ikinci pilot sanık ...'ın uçuşu engellemesi üzerine elinde olmayan sebeplerle emri yerine getiremediği,
Sanık ... ...'nin konusu suç olan uçuş emrini yerine getirmek için elinden geleni yaptığı, sanık ... veya tanık ...'in uçmayı kabul etmeleri halinde uçuşa katılıp suikast timini taşıyan diğer helikopterlerlerle birlikte Marmaris'e gideceğinin aşikar olduğu, elinde olmayan nedenlerle uçuşu gerçekleştiremediği, mecburen kendi birliğine dönmek zorunda kaldığı, darbeci sanıkların emirlerine hiç bir tereddüt göstermeden mutlak surette itaat ettiği, suikast planına katılıp plana dahil olmak, dinlemek ve orada bulunup bir itiraz ileri sürmemek, verilen bu emri, icra için ekibine tebliğ edip, motorları uçuş için hazırlık amacıyla çalıştırmak, uçmak istemeyen ikinci pilotu uçuşa zorlamak, aldığı emir uyarınca ikinci pilot temini için uğraşmak şeklinde zarar tehlikesi bakımından illi bir değer taşıdığında kuşku bulunmayan fiilleri icra ettiği,
Sanık ... ...'nin ilk etapta Gaziemir Kara Havacılık Alayından saat 22.00 sularında takip radar sistemleri kapalı olacak şekilde havalanılarak VİP uçuşu yapılacağı yönündeki emrin, emri verenin kendi alay komutanları olup bu nitelikte bir emir verme yetkisinin bulunması, uçuşların yasaklandığından sanığın haberinin bulunduğunun ispatlanamaması, aynı şekilde uçuşa katılanların içinde hakkında dava açılmayan tanık ... ve ekibinin de bulunması karşısında olağan nitelikte algılanmasının mümkün olması, aynı uçuşa katılan tanık ..., Hacı İbrahim

Çalışkan ve ... ile ilgili kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi karşısında, verilen emrin darbe kalkışması ile ilgili olduğunu bildiği kesin olarak ispat edilememiş, bu eylemi mahkumiyet hükmüne konu edilmediği,
Sanık ...'ın alınan savunmasında; Motorları susturup uçmayacağını söyledikten sonra uçuş ekibindeki sanıklar ... ve ...'e gördüğü tüm darbe haberlerinden bahsedip, bunun bir darbe girişimi olduğunu açıkça söylediğini, onların kendisini uçuşa ikna etmeye çalışmadıklarını, zaten uçmayacağını söylediğini, onların bunun üzerine alay komutanı olan sanık ... ...'dan emirlerini sorup, ona göre hareket ettiklerini ifade ettiği,
Sanık ..., 09/04/2021 tarihli duruşmada alınan esas hakkındaki savunmasına göre de; saat 01.00 sularında ... ...'nın 1.pilotları brifing için yanına çağırdığı, yanlarında 30-40 kişilik silahlı timlerin de yanlarında bulunduğu, yarım saat kadar görüştükleri,

Olay akışına uygun ve samimi bulunduğu için itibar edilen bu ifadeden de anlaşılacağı üzere, sanık ...'ın yaklaşık yarım saat süre 01.00-01.30 arasında ile silahlı timlerle birlikte darbeci sanıkların emir ve talimatlarını dinleyip, planlarını öğrendiği, darbe kalkışmasının tam içinde olduklarını bilip anladığı halde darbeci sanık ... ...'nın emir ve talimatlarına harfiyen uyduğu, hatta motorları susturup uçmak istemediğini, bunun darbe girişiminin bir parçası olduğunu ifade eden sanık ...'a "emir var uçmayacak mısın" diyerek, onu konusu suç olan ... uymaya zorladığı, sanık ...'ın uçmak istemediğini tekrar söylemesi üzerine, bu kez sanık ...'e dönüp "şahit misin uçmak istemiyor" diyerek, sanık ...'ı bir anlamda bunu rapor edeceğini ima ederek ... uymadığı için bir anlamda tehdit ettiği ve akabinde hemen bu durumu henüz kalkış yapmamış diğer helikopterlerden birinde bulunan darbeci sanık ... ...'ya telsizle bildirerek sanık ...'ın hayatını tehlikeye attığı,
Zira Cumhurbaşkanına suikast için hazırlanan 30-40 kişilik silahlı bir time önderlik edenler arasında olan sanık ... ... ve diğer darbeci komutanların, o anki ... ve koşullar içinde uçmak istemeyerek, kendilerine göre oldukça önemli olan suikast planını aksatan sanık ...'a zarar vermeleri ihtimal dahilinde olup, sanık ...'ın bunu öngördüğünün kabul edildiği,
Ülke genelinde darbe kalkışması olduğunun herkesin malumu olduğu bir zaman diliminde (01.00-01.30) bu brifinge katılan, brifingde anlatılan plan, farklı kuvvetlere mensup birliklere, komutasına tabi olmadıkları farklı birlik komutanları tarafından verilen ve konusu açıkça suç teşkil ettiği anlaşılan emirleri ve yapılan planları görüp işiten yüzbaşı rütbesindeki tecrübeli bir subay olan sanığın, artık Marmaris'e uçan silahlı timler ve onlara komuta eden darbeci komutanlarla beraber uçma emrinin darbe kalkışmasının bir parçası olduğunu anlamadığını savunması hayatın olağan akışına bulunarak bu savunmasına itibar edilmediği,
Sanıklar ..., sanık ... ikinci motor kolunu geri çektiğinde, kendisinin de diğer motor kolunu geri çekmek için elini attığında, sanık ...'ın da elini koyduğunu diğer motoru birlikte susturarak uçuştan vazgeçtiklerini savunduğu, sanık ... de bu savunmayı destekler şekilde beyanda bulunmuş ise de, sanık ...'ın, 1.pilottan habersiz iki motoru da kendisinin susturduğunu, akabinde sanıklar ... ve ...'i emrin suç olduğu konusunda uyarmasına rağmen, onların alay komutanı olan sanık ... ...'dan emirlerini sorup, ona göre hareket ettiklerini ifade etmesi, sanık ...'ın bu fiilinden sonra, sanıkların onu bu kararından vazgeçirmeye, uçuşa zorlamaya, o kabul etmeyince emir alıp ikinci pilot teminine yönelik davranışları nazara alındığında, suçtan kurtulmaya dönük bu savunmalarına itibar edilmediği,
Sanık ..., sanıklar ... ve ...'in kendisini uçuşa zorlamadıklarını ifade etmiş ise de, yukarıda anlatıldığı üzere, sanık ... tarafından uçuşa zorlandığı, sanık ...'in de uçmak

istemediğine şahit olduğunu ifade ederek sanık ...'ın bu zorlamalarına destek vererek sanık ...'ın yanında yer aldığı anlaşılmış, sanık ...'ın bunu aynı uçuş ekibinde birlikte görev yaptığı için minnet duygusu taşıdığı diğer sanıkların hukuki durumunu hafifletme saikiyle söylediğinin kabul edildiği,
Bu itibar edilen ifadeye göre sanıklar ... ve ...'in, darbe kalkışmasının bir parçası olduklarını, sanık ...'ın darbecilerin liderlerinden biri olduğunu anlamalarına rağmen halen onun emirlerini hiç tereddüt göstermeden yerine getirdikleri, getirmeye çalıştıkları, sanık ... ...'nın ikinci pilot olarak ...'ün alınması emri üzerine ona bu emri iletip ikinci pilot temin etmeye çalıştıkları, onun da gelmek istememesi üzerine ellerinde olmayan nedenlerle Marmaris ekibi ile uçuşa katılamadıkları, darbe fiiline bu aşamada yardım eden sıfatıyla iştirak ettikleri,
FETÖ/PDY örgütü ile iltisak ve irtibatı tespit edilemeyen sanık ... ...'nin, icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu, suç işleme karar ve iradesine katıldığı da kanıtlanamamış olmasına, elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte, sunduğu katkının tek başına vahamet arz etmediği gibi fiilin işlenişi üzerinde müşterek hakimiyet kurduğundan da bahsedilemeyeceğinin anlaşılmasına, emir ve eylemlerin suç teşkil ettiği açıkça belli olmasına rağmen, verilen emirlere riayet ederek zarar tehlikesi bakımından illi bir değer taşıdığında kuşku bulunmayan eyleminin, işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak (TCK madde 39/2-c) suretiyle Anayasayı ihlal suçuna yardım etmek kapsamında kaldığının kabulü gerektiği takdir ve sonucuna varıldığı,
Yüzbaşı rütbesinde tecrübeli bir subay olan sanığın, darbe kapsamındaki fiillere iştirak iradesi içinde olmadığını gösterme imkanı varken bu yönde bir çaba göstermediği, darbeci sanıklarla bir arada bulunup hareket ederek onların bu eylemlerine taraftar olmadığını gösterecek şekilde engelleyici bir söz söylemediği ve bu yönde bir davranışta bulunmadığı, aksine yaşanan bu olağan dışı olaylar sırasında darbeci sanıkların yanında yer alıp onların konusu suç teşkil ettiği açık olan tüm emirlerini yerine getirerek destek olduğu, suçun işlenmesi sırasında suçun icrasını kolaylaştırmak suretiyle yardım ederek Anayasayı İhlal suçuna yardım suçunu işlediğinin kabulü ile TCK'nın 309 ve 39/2-c maddesi gereğince mahkumiyetine karar verildiği,
Sanığın eyleminin bütün halinde Anayasayı ihlal suçuna yardım suçunu oluşturduğu, aynı hukuki değerleri koruyan ve kapsamı itibariyle eylemlerin haksızlık muhtevasını tamamen ortadan kaldıran Anayasayı ihlal suçunun (TCK madde 309) tüm unsurlarıyla gerçekleştiği, müterakki suçlardaki özellik nedeniyle sanığın ayrıca Türk Ceza Kanunu'nun 311 maddesinde düzenlenen suçtan cezalandırılması imkanı bulunmadığı anlaşıldığından atılı hükümete karşı suç ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nın 223/3 maddesi uyarınca sanığa ceza verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği,
Araştırma sonuçlarına göre; sanığın Bylock kullanmadığı, Bank Asya’da hesabının bulunmadığı, ardışık arama kaydının bulunmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluşlarına üye olmadığı, iltisaklı okul, dershane, çalışma kaydı bulunmadığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatı olduğuna dair bir delil elde edilemediği, FETÖ/PDY silalı terör örgütü üyesi olduğuna dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden atılı suçtan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar vermek gerektiği

14-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanık ... ...'nın, Ege Ordu'dan paket alınması emrini tanık ... ve ekibine verdiği (saat 23: 45 suları), ancak onların helikopterinin arızalandığını görüp bu görevi sanık ... ...'yi yanına çağırıp itibar edilen tanık ...'ün beyanına göre "Ege Ordu'da bir paket var gidin alın" diyerek verdiği,

Tanık ...'in emrin sanık ...'a 'Ege Ordu'da bir paket var gidin alın şeklinde verildiğini ifade etmesi, Ege Ordu'da bekledikleri sırada yanlarına gelen tanık ... ... ile sanık ...'ın da görüştükleri, teknisyen sanık ...'in "paket veya personel almaya geldik" şeklinde beyanda bulunduğunu ifade etmeleri karşısında emrin sanık ...'a verildiği sırada "paket" tabirinin kullanıldığı ve bunu sanık ...'in de bilip öğrendiğinin anlaşıldığı,
Sanıklar ... ve ..., teknik donanım ve hassas mikrofonlar sayesinde helikopter içinde yapılan tüm konuşmaları mikrofondan net bir şekilde duyabildiklerini ifade ettileri,
Helikopterin emir komutasının 1.pilot ... ...'de olması, uyarı için yanlarına gelen tanık ... ...'in sadece teknisyen sanık ... ile görüşmesi, uyarı için gelen sanık ...'ın önce sanık ... ile akabinde kulaklık ile sanık ... ile görüşmesi, uyarılara ve gelişlerinden Ege Ordu Komutanının bilgisi olmadığını anlamasına rağmen sanık ...'ın, Ege Ordu Komutanının emrini kaale almayıp, bu şüpheli durumu tahlil etmeyip, ancak mesajlaştığı sanıklar ... ve ... ...'nın "dönün" şeklindeki emirleri üzerine oradan ayrılmaya karar vererek havalanması, sanık ...'in de yanlarına gelip kendilerini uyaranlara "paket almaya geldik, emri kimin verdiğini söyleyemem" şeklindeki imalı beyanları ile özellikle sanıklar ... ve ...'in daha sonraki aşamada Marmaris'e uçuş emrine uyma konusundaki ısrarlı hareket ve tavırları da nazara alındığında, sanıklar ... ve ...'in Ege Ordu Komutanlığına gönderilmelerine ilişkin emrin yasa dışı bir amaca yönelik olduğunu bilip anladıkları takdir ve sonucuna varıldığı,
Bu noktada Çiğli'den Ege Ordu'ya gidilmesi fiili aynı uçuş ekibindeki sanıklar ... ve ... için suç oluşturan bir fiil olarak kabul edilirken, sanık ... için suç oluşturan bir fiil olarak kabul edilmemesi ilk bakışta çelişkili imiş gibi algılanabilir ise de, sanıkların kendileri ile görüşüp uyaran tanık ... ve sanık ...'e verdikleri cevaplar ve bu uyarılar üzerine takındıkları tutum ve davranışlar, daha sonraki aşamada verilen Marmaris'e Cumhurbaşkanına suikast için gidecek silahlı timle birlikte uçma emrine karşı takındıkları tavır, sanık ...'ın uçmak istemediğini ifade etmesi üzerine sanıklar ... ve ...'in bu emri yerine getirmek için gösterdikleri yoğun çaba nazara alındığında, sanıklar ... ve ...'in ilk fiilde suç kastıyla hareket ettikleri, ilk fiilin yasa dışı bir amaca hizmet ettiğini bildikleri, sanık ...'ın ise ilk fiile ilişkin emrin gerçek mahiyetini bilmediği, suç kastıyla hareket etmediği takdir ve sonucuna varılmış, sanıkların hukuki durumları bu kabule göre değerlendirildiği,
Sanık ... ve ekibinin saat 22: 30 ila 00: 00 saatleri ile 00: 39-02: 39 saatleri arasında toplamda 3,5 saat süre ile Çiğli Hava meydanında bulundukları ve buradaki bir çok olağan dışı askeri hareketliğe tanık oldukları,
Sanık ...'in Çiğli üssünde bir araya gelen silahlı ve teçhizatlı timleri ve onların helikopterlere bindiklerini, helikopterlere mühimmat yüklendiğini, havaya ateş açıldığını gördüğü, darbe kalkışmasının içinde olduklarını anladığı, darbe kalkışması yaşandığını ve kendilerinin de bunun bir parçası olduğunu anlamamasının mümkün olmadığı takdir ve sonucuna varıldığı,
Sanık ...'ın ifade ettiği üzere, Marmaris'e giden ekibin kalkışına yakın bir ara telsizden kendi helikopterlerine de silahlı timlerden konuşlanacağının konuşulduğu ancak bundan sonra vazgeçildiği,
Sanık ... ...'nin tüm yasa dışı gelişmelere vakıf olmasına ve verilen yasa dışı emirlerin üzerinden bir saate yakın ... bir düşünme süresi geçmesine rağmen, konusu suç teşkil ettiği açık olan Marmaris'e gidecek suikast timiyle birlikte uçuş emrini yerine getirmek için motorları çalıştırdığı, hiç bir tereddüt göstermediği, teknisyen sanık ...'ın da serbestçe iradesini açıklama olanağına sahip olduğu, birinci pilota uçuşa katılmak istemediğini rahatlıkla söyleyebileceği halde hiç bu yola tevessül etmediği, en küçük bir itiraz ileri sürmediği, uçuş için

hazırlıklara başlandığında üzerine düşen vazifeleri yapmaya başladığı, 2.pilot olan sanık ...'ın uçuş için hazırlık amacıyla çalışan sağ ve sol motorları susturması ve açıkça darbe kalkışmasına dair haberlerden bahsederek uçmak istemediğini söylemesi üzerine, ona destek olmak ve onunla birlikte hareket etmek yerine, "emir var uçmuyor musun" diyerek onu uçuşa zorlayan, kendisine dönerek "şahitsin, uçmak istemiyor" diyerek sanık ...'ın ... karşı geldiğini tespit edip daha rapor edeceğini ima ederek, onu uçuşa zorlama çabasını artırdığı, sanık ...'in bu aşamada artık karar vermesi gerektiği, Anayasal düzene bağlı olduğunu bildirmek, ... karşı gelmek için bundan daha iyi bir fırsat çıkmayacağı halde, iradesini ve tercihini darbecilerden yana yaparak sanık ...'a destek olup, sanık ...'ı yalnız bıraktığı, onun uyarılarına rağmen uçuş emrine uyma iradesini sürdürdüğü ve sanık ...'a şahit olduğunu ifade ettiği,
Sanık ...'ın helikopterden inmesi üzerine sanık ...'ın, sanık ... ...'ya telsiz ile durumu aktardığı, sanık ...'ın ikinci pilot olarak tanık ...'in alınması emri üzerine, sanık ...'ın telsiz ile tanık ... ile temas kurmaya çalıştığı, kuramayınca teknisyen sanığa inip emri tanığa iletmesi emrinin verildiği, bu emir üzerine sanık ...'in en küçük bir itiraz ileri sürmeksizin helikopterden inip tanık ...'in yanına giderek emri ilettiği, tanık ...'in kabul etmemesi üzerine sanıklar ... ve ...'in ellerinde olmayan sebeplerle Mamaris'e giden suikast ekibiyle birlikte uçuşa katılamadıkları, onların saat 02.15 sularında havalanmasını müteakip saat 02: 39 sularında buradan kalkış yaparak saat 02.53'te kendi birlikleri olan Gaziemir 3.Kara Havacılık Alayına iniş yaptıkları,
Sanıklar ... ... ve ...'ın konusu suç olan uçuş emrini yerine getirmek için elinden geleni yaptıkları, sanık ... veya tanık ...'in uçmayı kabul etmeleri halinde uçuşa katılıp suikast timini taşıyan diğer helikopterlerlerle birlikte Marmaris'e gideceklerinin aşikar olduğu, ellerinde olmayan nedenlerle uçuşu gerçekleştiremedikleri, mecburen kendi birliğine dönmek zorunda kaldıkları, darbeci sanıkların emirlerine hiç bir tereddüt göstermeden mutlak surette itaat ettikleri, suikast planına katılıp plana dahil olmak, bir itiraz ileri sürmemek, verilen bu emri, icra için uçuş için gereken teknik hazırlıkları yapmak, uçmak istemeyen ikinci pilotu uçuşa zorlamak, aldıkları emir uyarınca ikinci pilot temini için uğraşmak şeklinde zarar tehlikesi bakımından illi bir değer taşıdığında kuşku bulunmayan fiilleri icra ettiklerinin anlaşıldığı,
Sanık ...'in ilk etapta Gaziemir Kara Havacılık Alayından saat 22.00 sularında takip radar sistemleri kapalı olacak şekilde havalanılarak VİP uçuşu yapılacağı yönündeki emrin, emri verenin kendi alay komutanları olup bu nitelikte bir emir verme yetkisinin bulunması, uçuşların yasaklandığından sanığın haberinin bulunduğunun ispatlanamaması, aynı şekilde uçuşa katılanların içinde hakkında dava açılmayan tanık ... ve ekibinin de bulunması karşısında olağan nitelikte algılanmasının mümkün olması, aynı uçuşa katılan tanık ..., ... ve ... ile ilgili kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi karşısında, verilen emrin darbe kalkışması ile ilgili olduğunu bildiği kesin olarak ispat edilememiş, bu eylemi mahkumiyet hükmüne konu edilmediği,
Sanık ... mahkememizde alınan savunmasında; Motorları susturup uçmayacağını söyledikten sonra uçuş ekibindeki sanıklar ... ve ...'e gördüğü tüm darbe haberlerinden bahsedip, bunun bir darbe girişimi olduğunu açıkça söylediğini, onların kendisini uçuşa ikna etmeye çalışmadıklarını, zaten uçmayacağını söylediğini, onların bunun üzerine alay komutanı olan sanık ... ...'dan emirlerini sorup, ona göre hareket ettiklerini ifade ettiği
Ülkede darbe kalkışması olduğunun bilinmediğinin savunulamayacağı bir zaman diliminde (saat 02.15) helikopter içinde yaşanan bu hadiseden ve sanık ...'ın uyarılarından sonra, artık sanıklar

... ve ...'in, Anayasal düzenden yana olduklarını söz ve davranışları ile göstermeleri gerekirdi. Bu gelişmelere rağmen sanıklar ... ve ...'in tercihlerini darbe ve darbecilerden yana yaptıkları takdir ve sonucuna varılmış, sanık ...'ın engellemesi ve ikinci pilot temin edilememesi nedeniyle ellerinde olmadan uçuşa katılamadıkları anlaşılmış, en sonunda iradeleri ile uçmaktan vazgeçtiklerine dair savunmalarına itibar edilmediği,
Ülke genelinde darbe kalkışması olduğunun herkesin malumu olduğu bir zaman diliminde farklı kuvvetlere mensup birliklere, komutasına tabi olmadıkları farklı birlik komutanları tarafından verilen ve konusu açıkça suç teşkil ettiği anlaşılan emirleri ve yapılan eylemleri, silahlı timleri, ağır silahların helikopterlere yüklendiğini, havaya ateş açıldığını görüp işiten astsubay üst çavuş rütbesindeki tecrübeli bir astsubay olan sanığın, artık Marmaris'e uçan silahlı timler ve onlara komuta eden darbeci komutanlarla beraber uçma emrinin darbe kalkışmasının bir parçası olduğunu anlamadığını savunmasının hayatın olağan akışına bulunarak bu savunmasına itibar edilmediği,
Sanıklar ..., sanık ... ikinci motor kolunu geri çektiğinde, kendisinin de diğer motor kolunu geri çekmek için elini attığında, sanık ...'ın da elini koyduğunu diğer motoru birlikte susturarak uçuştan vazgeçtiklerini savunmuş, sanık ... de bu savunmayı destekler şekilde beyanda bulunmuş ise de, sanık ...'ın, 1.pilottan habersiz iki motoru da kendisinin susturduğunu, akabinde sanıklar ... ve ...'i emrin suç olduğu konusunda uyarmasına rağmen, onların alay komutanı olan sanık ... ...'dan emirlerini sorup, ona göre hareket ettiklerini ifade etmesi, sanık ...'ın bu fiilinden sonra, sanıkların onu bu kararından vazgeçirmeye, uçuşa zorlamaya, o kabul etmeyince emir alıp ikinci pilot teminine yönelik davranışları nazara alındığında, suçtan kurtulmaya dönük bu savunmalarına itibar edilmediği,
Sanık ..., sanıklar ... ve ...'in kendisini uçuşa zorlamadıklarını ifade etmiş ise de, yukarıda anlatıldığı üzere, sanık ... tarafından uçuşa zorlandığı, sanık ...'in de uçmak istemediğine şahit olduğunu ifade ederek sanık ...'ın bu zorlamalarına destek vererek sanık ...'ın yananda yer aldığı anlaşılmış, sanık ...'ın bunu aynı uçuş ekibinde birlikte görev yaptığı için minnet duygusu taşıdığı diğer sanıkların hukuki durumunu hafifletme saikiyle söylediğinin kabul edildiği,
FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakı tespit edilemeyen sanık ...'ın, icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu, suç işleme karar ve iradesine katıldığı da kanıtlanamamış olmasına, elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte, sunduğu katkının tek başına vahamet arz etmediği gibi fiilin işlenişi üzerinde müşterek hakimiyet kurduğundan da bahsedilemeyeceğinin anlaşılmasına, emir ve eylemlerin suç teşkil ettiği açıkça belli olmasına rağmen, verilen emirlere riayet ederek zarar tehlikesi bakımından illi bir değer taşıdığında kuşku bulunmayan eyleminin, işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak (TCK madde 39/2-c) suretiyle Anayasayı ihlal suçuna yardım etmek kapsamında kaldığının kabulü gerektiği takdir ve sonucuna varılmıştır.
Sanığın, darbe kapsamındaki fiillere iştirak iradesi içinde olmadığını gösterme imkanı varken bu yönde bir çaba göstermediği, darbeci sanıklarla bir arada bulunup hareket ederek onların bu eylemlerine taraftar olmadığını gösterecek şekilde engelleyici bir söz söylemediği ve bu yönde bir davranışta bulunmadığı, aksine yaşanan bu olağan dışı olaylar sırasında darbeci sanıkların yanında yer alıp onların konusu suç teşkil ettiği açık olan tüm emirlerini yerine getirerek destek olduğu, suçun işlenmesi sırasında suçun icrasını kolaylaştırmak suretiyle yardım ederek Anayasayı İhlal suçuna yardım suçunu işlediğinin kabulü ile TCK'nın 309 ve 39/2-c maddesi gereğince mahkumiyetine karar verildiği,

Sanığın eyleminin bütün halinde Anayasayı ihlal suçuna yardım suçunu oluşturduğu, aynı hukuki değerleri koruyan ve kapsamı itibariyle eylemlerin haksızlık muhtevasını tamamen ortadan kaldıran Anayasayı ihlal suçunun (TCK madde 309) tüm unsurlarıyla gerçekleştiği, müterakki suçlardaki özellik nedeniyle sanığın ayrıca Türk Ceza Kanununun 311 ve 314 maddelerinde düzenlenen suçlardan cezalandırılması imkanı bulunmadığı anlaşıldığından müsnet hükümete karşı suç ve silahlı terör örgütü üyesi olma suçlarından sanığa CMK'nın 223/3 maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği

15-Sanık ... ve ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanık ...'in 2014 yılı Ağustos ayından başlayarak suç tarihi de dahil olmak üzere İzmir Güzelyalı'da konuşlu bulunan Hava Eğitim Komutanlığında, hava eğitim komutanlığı kurmay başkanı olan tuğgeneral sanık ...'ın emir astsubaylığını yaptığı,
Suç tarihinde ...’ın şoförü olan ...’un saat 22.00 sularında halen izinde olan sanık ...'i arayarak ...’ın emri ile mesaiye gelmesinin kendisine bildirilmesi üzerine sanık ...'in saat 22.20 sularında normal mesai kıyafetini giyerek Veyis Savaşın bulunduğu nöbetçi amirliğine geldiği, ...’ın sanığın günlük mesai üniforması ile gelmesine kızdığı, üzerini değiştirmesi ve silahlanmasını istediği, sanığın bu emir üzerine askeri kamuflaj kıyafetlerini giyerek ve zimmetli MP5 silahını da alarak ...’ın yanına gittiği, yine ...’ın emriyle ile beden eğitim ve spor astsubayı olan sanık ...’ı aradığı, sanık ...'ın 23.20 sularında birliğe geldiği, onun da sanık ...'ın emriyle kamuflaj kıyafetlerini giyerek muhafız bölüğünden bir adet MP5 model otomatik silah aldığı, sanıklar ... ve ...'in birlikte o gece ve ertesi gün ...’ın korumalığını yaptıkları, sanık ...'a Eskişehir'de bulunan ve darbe karşıtı faaliyetleri yürüten Eskişehir Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi'nin (BHHM) emri ile gözaltına alınan üs komutan vekili ...'tan boşalan Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığı yetkisinin verilmesinin üzerine, sanık ...'la birlikte helikopter ile Çiğli Üssüne giderek saat 08.30 ila öğle saatleri arasında ona albay ...'la birlikte refakat ettikleri sanık ...'in 00.00 ila 02.15 arası birlikte bulunmadığı, sanık ...'ın eşini ...'den alıp İzmir'e getirdiği,
FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile hiyerarşik ilişki kurduğu ve bu örgütün üyesi olduğu anlaşılan sanık ...'in emir astsubaylığını yaptığı komutanın çağırması üzerine iznini keserek göreve başlamasının Türk askeri teamül ve mevzuatı nazara alındığında olağan bulunduğu, 15/07/2016 günü saat 15.31'de, sanık ... tarafından aranarak 33 saniye görüşme yaptığı anlaşılmakta ise de, bu görüşmede sanığın darbe kalkışması olacağından haberdar edildiği hususunun sübuta ermediği,
Sanığın ülkemizde olağan dışı askeri hareketlilikle ilgili haberlerin kamuoyuna yansımaya başladığı, henüz bu askeri hareketliliğin darbe kalkışması olduğunun netleşmediği bir zaman dilimi olan saat 22.20 sularında görev yaptığı birliğe geldiği ve sanık ...'ı gördüğü, sanık ...'ın, sanık ...'ı 22.20 sularında görür görmez gidip teçhizatlarını ve kamuflajlarını giyerek kendisini korumasını istediği, sanık ...'in de hemen kamuflaj kıyafetlerini giyip kendisine zimmetli MP5 model otomatik silahı alarak sanık ...'ı korumak üzere nöbetçi amirliğinde bulunduğu, sanık ...'in, sanık ...'ın kendisine, koruma astsubaylığı görevi bulunmayan beden eğitimi ve spor astsubayı olan sanık ...'ın da MP5 silahı alarak koruma amaçlı yanına gelmesi şeklindeki emrini sanık ...'a ilettiği, akabinde sanık ...'ın emri ile albay ... ... ...'ı arayarak (saat 23.03) birliğe çağırdığı, saat 23.20

sularından itibaren sanık ...'ın da MP5 model otomatik silah kuşanmış halde nöbetçi amirliği odasında sanık ...'ın yanında ve yakınında bulunduğu, ertesi gün öğlen saatlerine kadar sanık ...'ın yanında bulunmaya devam ettiği, sanık ...'in saat 00.00 itibariyle birlikten ayrılarak Menderes ilçesinde bulunan ... kampındaki sanık ...'ın eşi Melek Savaş'ı alıp konutuna getirmesi nedeniyle saat 00.00 ila 02.15 suları arasında birlik içinde bulunmadığı,
Sanık ...'in henüz darbe kalkışması olduğunun kamuoyunun malum olmadığı bir zaman dilimi olan saat 22.25 sularında yetkili amiri tuğgeneral ... tarafından kamuflaj kıyafetlerini giyerek MP5 model silahı alıp yanına gelmesi, kendisini koruması ve aynı görevi sanık ...'ın da yapması için onu da aramasını söylemesi ve sanığın da 22.49'da sanık ...'ı arayıp bu emri iletmesi, henüz darbe kalkışması yaşandığının tam olarak kesinleşmediği bir zaman diliminde (saat 22.50 suları) astsubay olan sanık ...'ın emri sorgulama imkanının bulunmaması, beden eğitimi ve spor astsubayı olan sanık ...'ın da kurmay başkanının verdiği emir üzerine koruma astsubaylığı görevini üstlenmesi, dosyada sanıklar ... ve ...'in darbe kalkışmasından haberdar olduğuna, darbeci sanıklarla işbirliği içinde hareket ettiğine dair bir delil bulunmadığı için olağan bulunmuş, emri verenle kendilerinin rütbe olarak konumları nazara alındığında bu emri sorgulayıp bir itiraz ileri sürmeleri veya aksine bir tutum takınmalarının sanıklardan beklenebilecek bir davranış olmadığı takdir ve sonucuna varıldığı,
Sanığın görev yaptığı Hava Eğitim Komutanlığında gerekçeli kararın giriş kısmında anlatılan olaylar dışında darbe fiiline iştirak olarak kabul edilebilecek başkaca her hangi bir fiilin icra edilmediği, olağan dışı bir askeri hareketliliğin olmadığının anlaşıldığı,
Her ne kadar sanıklar ... ve ... hakkında Hükümete karşı suç, Yasama organına karşı suç ve Anayasayı ihlal suçlarından cezalandırılması istemiyle kamu davaları açılmış ise de, astsubay olan sanıkların kendilerine korumalığını yapmaları emrini veren birlik kurmay başkanı tuğgeneral sanık ...'ın darbeci olduğuna, koruma emrini darbe fiilinin icrasını kolaylaştırmak amacıyla verdiğine, darbe fiiline iştirak ettiğini bildiklerine dair delil elde edilememesi, sanık ...'ın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile herhangi bir iltisakının tespit edilememesi, silahlı terör örgütüne üye olduğu anlaşılan sanık ...'in darbe olacağından haberdar edildiğine, sanık ... ile işbirliği içinde hareket ettiğine dair iddia dışında delil bulunmaması karşısında; sanık ...'in emir astsubayı olması nedeniyle, emir astsubaylığın yaptığı komutanın o gecenin bilinmezlikler içeren ... ve şeraiti içerisinde kendisini korumasını istemesinin darbe fiiliyle ilintili olabileceğini düşünmesinin sanıktan beklenebilir davranış olmaması, beden eğitim ve spor astsubayı olan sanık ...'ın, görev yaptığı birliğin kurmay başkanının kendisini korumak için yanında bulunması şeklindeki emrinin darbe fiiliyle ilintili olabileceğini düşünmesinin sanıktan beklenebilir davranış olmaması, sanıkların nöbetçi amirliğinde bulunduğu sırada görev yaptığı birliğe mensup birçok üst rütbeli albay ve subayın sanık ...'ın emirlerine herhangi bir itiraz ileri sürmedikleri, nöbetçi amirinin sıkıyönetim emrini bir itiraz ileri sürmeden alt birliğe ilettiği, nöbetçi amirliğinde bulunan birçok üst rütbeli subayın sanık ...'ın emir komutasında hareket ettikleri bir ortamda, onlara göre oldukça düşük rütbede olan, katı askeri emir komuta hiyerarşisinin benimsendiği Türk askeri sistemi içinde yetişen sanıklardan ...'ın emir ve davranışlarını sorgulama, ona itiraz ileri sürme gibi davranışların beklenebilir bir davranış olmadığı kanaatine varılıp; mevcut şüphe sanıklar lehine değerlendirilerek, sanıklar ... ve ...'in atılı Hükümete karşı suç, Yasama organına karşı suç ve Anayasayı ihlal suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği,

Ek iddianamede sanık ...' e atılı Cumhurbaşkanına suikaste teşebbüs suçuna iştirak ettiğine dair soyut ve varsayıma dayalı iddia dışında somut bir delil gösterilmediği, esasen bu suça katıldığına dair bir anlatıma da yer verilmediği, başka sanıklarca Marmaris ilçesinde icraya konulan Cumhurbaşkanına karşı suikast suçunu işlediğine ve yahut bu suça yardım ettiğine dair bir anlatımın bulunmadığı bu suça katıldığının tespit edilemediği, bu suretle atılı suçu işlemediği kabulü ile müsnet suçtan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,

Sanık ...'in 17/06/2012, 08/11/2012,13/10/2013 tarihlerinde fiilen kullandığını ifade ettiği adına kayıtlı 0 507 918 xx xx numaralı GSM hattından kendisi gibi aynı Hava Kuvvetlerine bağlı astsubay olan asker şahıslarla birlikte ardışık olarak arandığı, ayrıca 17/06/2012 ila 16/09/2015 tarihleri arasında 26 kez tekil olarak arandığı, tekil aramalardan bir tanesi hariç diğerlerinin sanığın görev yaptığı İzmir ilindeki sabit hatlardan gerçekleştirildiği, 29/11/2013 tarihinde gerçekleştirilen tekil aramanın sanığın kullandığını ifade ettiği 0-507-9187960 numaralı hattı ile diğer tekil aramaların ise sanığın arama tarihlerinde kullandığını kabul ettiği, 0 507 626 xx xx numaralı GSM hattı ile gerçekleştirildiği, söz konusu arama ve görüşmelerin Yargıtay 16 CD'nin 13/11/2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamı ile 19/12/2019 tarih ve 2019/9296-8316 E.K sayıl ilamında açıklandığı üzere FETÖ/PDY örgütüne mensup askerlerden sorumlu mahrem imamlarının kullandığı yöntemlere uygun örgütsel arama ve görüşmeler olduğu, genelde sanıkla aynı yerde görev yapan aynı kuvvete bağlı, aynı rütbedeki şüpheli şahısların ardışık olarak arandığı, itirafçı beyanlarında belirtilen ardışık aramaya dair mahrem imamların, asker kişileri arama ritüellerine uygun aramalar olduğu anlaşılmakla, aleyhindeki sanık ...'ın beyanı da gözetilerek suçtan kurtulmaya dönük inkar içerikli savunmaya itibar edilmeyerek, sanık ...'in FETÖ/PDY örgütü ile ... süredir süreklilik ve çeşitlilik arz eden ilişkisinin bulunduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün asker üyeleriyle gizliliği sağlamak amacıyla oluşturduğu yöntem kapsamında kimliği tespit edilemeyen mahrem imam vasfındaki örgüt üyesi veya üyeleri tarafından sabit hatlardan değişik tarihlerde 2008-2014 yılları arası zaman diliminde aranarak örgütsel anlamda örgüt ideolojisinin aşılanması, sürdürülmesi, birlik içinden istihbarat toplanması. örgüte finansal destek sağlanması amacıyla periyodik aralıklarla yapılan örgütsel görüşme, toplantı-sohbetlere katıldığı, bu fiillerinin devamlılık, çeşiklilik arz ettiği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğunun kabulü ile bu suçtan cezalandırılmasına karar verildiği,
Ek iddianame ile sanık ... silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçunu işlediği iddia olunmuş ise de, sanığın söz konusu örgütün kurucusu ve yöneticisi olduğuna dair, soyut iddia dışında bir delil elde edilmediği bu iddianın sübuta ermediği, eyleminin kül halinde örgüte üye olma suçunu oluşturduğunun anlaşıldığı,
Araştırma sonuçlarına göre; sanık ...'ın Bylock kullanmadığı, Bank Asya’da hesabının bulunmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluşlarına üye olmadığı, iltisaklı okul, dershane, çalışma kaydı bulunmadığı, sanığın adına kayıtlı olup fiilen sanık tarafından kullanılan gsm hattı ile ilgili şüpheli ardışık arama kaydının bulunmadığı, 19/08/2014 salı günü saat 16.33'de mesai saati içinde görev yaptığı İzmir'de bulunan sabit bir hattan aranarak 17 saniye görüşme yaptığı, bu görüşmenin örgütsel olduğunun ispatlanamadığı, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğuna dair soyut iddia dışında delil elde edilemediği anlaşılmakla mevcut şüphe lehine değerlendirilerek atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile müsnet suçtan sanık ...'ın CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

16-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
1985 doğumlu, istihkam üsteğmen rütbesinde olan sanık ...'ın suç tarihinde Maltepe Askeri Lisesi'nde lojistik destek komutanlığı nöbetçi subayı olarak görevli olduğu, 27/06/2016 tarihinde Maltepe Askeri Lisesinde üsteğmen olarak göreve başladığı, olay tarihi itibariyle resmen 18 gündür birlikte görev yaptığı,
Sanığın Maltepe Askeri Lisesi'nde hizmet bölük komutanı olup, ilk amirinin Lojistik Destek Komutanı Albay ... olduğu, 15/06/2016 günü saat 08.00'den ertesi gün 09.00'a kadar nöbetçi olduğu, okulda ilk nöbetini tuttuğu,
(Maltepe Askeri Lisesinde şüpheli görülen önemli hususlar şunlardır;
-Eski okul komutanı olan sanık ...'ın ilişik kesmesine rağmen olay gecesi okul içinde bulunması, emirler vermesi, silah temin ederek diğer sanıklar ... ve ... ... ile birlikte okula ait araçla plakasını gizleyerek Ege Ordu Komutanlığına gitmesi,
-İstihkam albay sanık ...'ın başka birliğe atanıp 17/06/2016 tarihinde okuldan ilişik kesmesine rağmen, olay gecesi silahlı ve teçhizatlı olarak okul içinde bulunması, emirler vermesi, darbe bildirisini okutup bu bildirideki emirlere uyulacağını dikte etmesi, Ege Ordu Komutanlığına gidip gelmesi,
-Pilot kurmay yüzbaşı sanık ...'ın 15/07/2016 günü ilişik kesmesine rağmen olay gecesi silahlı ve teçhizatlı olarak okul içinde bulunması,
-Birlik Emniyet Planında yer almamasına, birliğin güvenliğinden sorumlu olmamasına rağmen, öğrenci grup komutanlığı personelinin, darbeci sanık ... ...'ın emri üzerine, emir komuta zincirine ve askeri usullere aykırı olarak Maltepe Askeri Lisesinde silahlanarak takviye kuvvet olarak bekletilmesi.)
Sanıklardan ...'ün 15/07/2016 günü saat 22.55 sularında sanık ...'ı cep telefonunda emri verenin eski okul komutanı olduğunu gizleyerek "okul komutanının emri" diyerek sanığı yanıltmak suretiyle 7 adet kaleşnikof silah (... 47) lazım olduğunu söylediği, sanığın da sanık uzman çavuş ...'e emri aktararak komutanın istediği silahları hazırlamasını söylediği, sanık ...'ün iç güvenlik merkezinde istenilen silahlardan bulunmadığını, bu silahların kıta yükü mühimmat olup depoda mühürlü şekilde saklandığını ifade ettiği, sanık ...'in sanık ...'i saat 22.57'de cep telefonundan arayarak durumu ilettiği, sanık ...'in de yanında bulunan sanık ...'a aktardığı, sanık Kadir'in ... 47 model silahlarda ısrar etmesi üzerine sanık ...'in bu emri sanık ...'e aktardığı, bunun üzerine sanık ...'ın tereddüte düşerek mühimmat ve silahlardan sorumlu iç güvenlik merkezinden sorumlu bölük komutanı olan ve nöbetçi olmadığı için evinde olan istihkam üsteğmen Türker ... ...'i saat 23.07'de cep telefonundan aradığı, durumu aktardığı, silah ve mühimmat istendiğini ifade ettiği, aksi sabit olmayan savunmaya göre onun da komutan istiyorsa ver dediği, akabinde 1 dakika sonra saat 23.08'de sanığın kendi amiri-üstü konumundaki mühimmattan sorumlu Lojistik destek komutanı olan tanık albay ...'ı arayarak durumu aktardığı, Türker ... Üsteğmenin ve ...'ın okul komutanı emrettiyse vermesi gerektiğini söylemesi üzerine sanığın, AMM'de nöbetçi olan ve aynı zamanda bölükte idari işler uzmanı olan sanık Uzman Çavuş ...'e emri aktardığı,
Sanık ...'ün iç güvenlik merkezinde mühürlü sandığın mührünü kırarak 7 adet ... 47 (kaleşnikof) silah ve 7 adet şarjörü hazırladığı, her şarjöre 40 mermi olmak üzere toplam 280 adet mermi bastığı, saat 23: 30 sularında AMM'nin aracı ve şoförüyle birlikte sanık ... tarafından mühimmatın okul karargahı önüne getirdiği, bu sırada okul karargah merkezi önünde sanıklar ...

..., ... ..., ... ve ...'in araçların yanında bekledikleri, sanık ...'in mühimmatı yeni okul komutanı olan sanık ...'e verdiği, silahlardan birini ...'in aldığı, birini de sanık ...'e buralara mukayyet olasın diye verdiği, diğer mühimmatın araca yüklendiği, araçların plakası kapatılarak birlikten çıkış yaptıkları, araçta darbe kalkışması eylemlerine katılmak üzere giden sanıklar ..., ... ve ... ...' nın bulunduğu,
Sanık ...'ın o gece lojistik komutanlığı nöbetçi subayı olduğu için askeri usuller dairesinde gerekli olan silah, araç ve gereci temin etmekle yükümlü bulunduğu,
Yukarıda belirtildiği üzere sanık ..., telefonda sanık ...'ı yanılttığı, ona silah tedarik emrini okul komutanının verdiğini ifade etttiği, okul komutanının o gün itibariyle devir teslim yapıldığı için sanık ... olduğu, sanık ...'in, doğal olarak emrin sanık ... tarafından verildiğini algıladığı ve üstlerine de bu şekilde aktartığı, sanık ...'ün, mahkememizde alınan savunmasında, silah tedarik emrini sanığa telefonda aktarırken, isim zikretmeksizin okul komutanının emri olduğunu söylediğini ifade ettiği, zaten sanık ...'in, hazırladığı silahları doğrudan sanık ...'a teslim ettiği,
Sanık ... yaşadığı tereddüt nedeniyle üzerine düşeni yaparak önce iç güvenlik merkezinden sorumlu üsteğmen Türker ... ...'i, sonra da kendi amiri-üstü olan Lojistik destek komutanı olan tanık albay ...'ı arayarak durumu aktarmış, uygun görüş aldıktan sonra emri yerine getirmek üzere harekete geçtiği, tanık ...'ın bu konuya ilişkin savunmayı doğruladığı, HTS verileri ile sanığın savunmasının örtüştüğü,
Bu teslimattan bir süre sonra zaten ... ... ve ... birliğe gelip lojistik ile ilgili emir komutayı ele aldıkları, bu aşamadan sonra öğrenci grup komutanlığına bağlı rütbeli personele mühimmat dağıtımının tanık ...'ın bilgisi dahilinde gerçekleştiği,
Bu nedenle sanık ...'in davranışları genel olarak askeri nizamlara uygun olduğu, ancak silah ve mühimmatı kayıt etmeden, kime teslim edildiğini tutanağa bağlamadan usulsüz olarak teslim ettiği, sanığın bu konuda bir ihmali söz konusu olmakla birlikte, darbeye iştirak iradesi ile hareket ettiğinin, silahların darbe kalkışması fiili kapsamında kullanılacağını bildiğinin kesin olarak ispatlanamadığı,
Sanıktan el konulan dijital materyallerde suç ve suç unsuru ile başkaca şüpheli bir veriye rastlanmadığı, araştırma sonuçlarına göre; sanığın Bylock kullanmadığı, şüpheli tekil veya ardışık arama kaydının bulunmadığı, Bank Asya’da hesabının bulunmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluşlarına üye olmadığı, iltisaklı okul, dershane, çalışma kaydı bulunmadığı anlaşılmış, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatı olduğuna dair bir delil elde edilemediği, HTS kayıtlarında görüştüğü kişilerden FETÖ/PDY üyeliğinden soruşturma geçiren kişilerin sanığın iş yerinden iş icabı tanıştığı asker kişiler olduğu,
Maltepe Askeri Lisesinde 27/06/2016 tarihinden beri 13 gün gibi kısa bir süredir görev yapan, bu nedenle okula ilişkin yeterli tecrübe ve bilgisi olmayan üsteğmen rütbesindeki sanığın mühimmat ve araç tedarikine dair emrin darbe kalkışması fiili ile ilgili olduğunu bilerek hareket ettiğine, emri veren ve aktaran kişilerin o sırada darbe faaliyetinin içinde olduğunu bildiğine, FETÖ/PDY silalı terör örgütü üyesi olduğuna dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden atılı Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,

17-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın suç tarihinde Maltepe Askeri Lisesinde Uzman Çavuş görev yaptığı, Emniyet Muhafaza ve Bölük İdari İşler Görevlisi olduğu, olay gecesi İç Güvenlik Merkezi Güvenlik Subayı nöbetini icra ettiği, nöbeti 15/07/2016 günü saat 08.00'de devraldığı, 16/07/2016 günü saat 08.00'de devrettiği,
Sanık ...'ün 15/07/2016 günü saat 22: 55 sularında Lojistik Destek Komutanlığı nöbetçi subayı olan istihkam üsteğmen sanık ...'a telefon ederek emri verenin eski okul komutanı olduğunu gizleyerek "okul komutanının emri" diyerek sanık ...'ı yanıltmak suretiyle 7 adet kaleşnikof silahın mühimmatı olan mermi ve şarjörleri ile birlikte (... 47) lazım olduğunu söylediği, sanık ...'ın da sanık uzman çavuş ...'e emri aktararak komutanın istediği silahları hazırlamasını söylediği, sanık ...'ün, ...'a iç güvenlik merkezinde istenilen silahlardan bulunmadığını, mermilerin ise kıta yükü mühimmat olup depoda mühürlü şekilde saklandığını, sadece elinde hazır olarak G3 piyade tüfeği ve mermileri olduğunu ifade ettiği; sanık ...'ın o zaman ben tekrar arayıp bir sorayım dediği ve sanık ...'ü arayarak durumu ilettiği, sanık ...'ün de durumu yanında bulunan eski okul komutanı sanık ...'a aktardığı, sanık ...'ın ... 47 model silahlarda ısrar etmesi üzerine sanık ...'ün bu emri sanık ...'a aktardığı,
Bunun üzerine sanık ...'ın tereddüte düşerek iç güvenlik merkezinden sorumlu bölük komutanı istihkam üsteğmen Türker ... ...'i ve kendi amiri-üstü konumundaki Lojistik destek komutanı olan tanık albay ...'ı arayarak durumu aktardığı, Türker ... üsteğmenin okul komutanı emrettiyse vermesi gerektiğini söylemesi üzerine sanık ...'ın, AMM'de nöbetçi olan ve aynı zamanda bölükte idari işler uzmanı olan sanık uzman çavuş ...'e emri aktardığı,
Sanık ...'ün, emir komuta ilişkisi içinde nizamlara uygun şekilde verilen ve sanık ... tarafından teyit edilen emir üzerine, Emniyet Muhafaza Bölük deposundan 7 adet Kaleşnikof tüfek (... 47) ve bu tüfeklere ait 7 adet şarjörü alıp iç güvenlik merkezine getirdiği, iç güvenlik merkezinde bulunan mühürlü sandıklarda muhafaza edilen kıta yükü olan mermilerin bulunduğu sandığın mührünü kırarak her şarjöre 40 mermi olmak üzere toplam 280 adet mermi bastığı ve bu haliyle 7 adet ... 47 model silahı şarörlerine mermi basılmış şekilde ...'a teslim ettiği, teslime ilişkin bir kayıt tutulmadığı; söz konusu tüfeklerin saat 23: 30 sularında AMM'nin aracı ve şoförüyle (P.Er Orhan Kalınsözlüoğlu) sanık ... tarafından okul karargahı önünde götürüldüğü, bu sırada okul karargah merkezi önünde sanıklar ..., ... ..., ... ve ...'in araçların yanında bekledikleri, sanık ...'in mühimmatı yeni okul komutanı olan sanık ...'e verdiği, silahlardan birini ...'in aldığı, birini de sanık ...'e buralara mukayyet olasın diye verdiği, diğer mühimmatın araca yüklendiği, araçların plakalı kapatılarak birlikten çıkış yaptıkları anlaşılmıştır.
Daha sonraki zaman dilimlerinde okul personeli, genel olarak Okul Karargahı ve Öğrenci Grup komutanığı personeli tarafından sanık ...'ın kontrolündeki mermilerden 1400 adet ... 47 kaleşnikof mermisi ile 2000 adet G3 tüfeği mermisinin alındığı, bu işlemlerin de kayıt altına alınmadığı,
İstihkam Üsteğmen sanık ... o gece lojistik destek komutanlığı nöbetçi subayı olduğu için askeri usuller dairesinde gerekli olan silah, araç ve gereci temin etmekle yükümlü olduğu, iç güvenlik nöbetçisi olan uzman çavuş sanık ...'ın da onun emirlerine uymakla yükümlü bulunduğu,

Yukarıda belirtildiği üzere sanık ..., telefonda sanık ...'ı yanılttığı, ona silah tedarik emrini okul komutanının verdiğini ifade ettiği, okul komutanı o gün itibariyle devir teslim yapıldığı için sanık ... gök şen olduğu, sanık ..., doğal olarak emrin sanık ... tarafından verildiğini algıladığı ve üstlerine de bu şekilde aktardığı,
Sanık ...'ün de mahkememizde alınan savunmasında, silah tedarik emrini sanık ...'a telefonda aktarırken, isim zikretmeksizin emrin okul komutanının emri olduğunu söylediğini ifade ettiği,
Zaten sanık ...'ın hazırladığı silahları doğrudan sanık ...'e teslim ettiği,
Sanık ... yaşadığı tereddüt nedeniyle üzerine düşeni yaparak önce iç güvenlik merkezinden sorumlu üsteğmen Türker ... ...'i, sonra da kendi amiri-üstü olan Lojistik Destek Komutanı olan tanık albay ...'ı arayarak durumu aktardığı, uygun görüş aldıktan sonra emri yerine getirmek üzere harekete geçtiği,
Bu nedenle sanık ... ve onun emrini yerine getiren sanık ...'ün davranışlarının genel olarak askeri nizamlara uygun olduğu, ancak silah ve mühimmatı kayıt etmeden, kime teslim edildiğini tutanağa bağlamadan usulsüz olarak teslim ettikleri, sanık ...'ın bu konuda bir ihmali söz konusu olmakla birlikte, darbeye iştirak iradesi ile hareket ettiğinin, silahların darbe kalkışması fiili kapsamında kullanılacağını bildiğinin kesin olarak ispatlanamadığı,
Araştırma sonuçlarına göre; sanık ...' ın Bylock kullanmadığı, Bank Asya’da hesabının bulunmadığı, ardışık ve şüpheli tekil arama kaydının bulunmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluşlarına üye olmadığı, iltisaklı okul, dershane, çalışma kaydı bulunmadığı anlaşılmış, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatı olduğuna dair bir delil elde edilemediği, HTS kayıtlarında görüştüğü kişilerden FETÖ/PDY üyeliğinden soruşturma geçiren kişilerin sanığın iş yerinden iş icabı tanıştığı asker kişiler olduğunun anlaşıldığı,
Sanığın silah ve mühimmat tedarikine dair emrin hizmete mütealik olmadığını ve bir suç işleme amacıyla verildiğini, emri veren ve aktaran kişilerin o sırada darbe faaliyetinin içinde olduğunu bilebilecek durumda olmadığı, sanığın silah ve mühimmat tedarikine dair emrin darbe kalkışması fiili ile ilgili olduğunu bilerek hareket ettiğine, emri veren ve aktaran kişilerin o sırada darbe faaliyetinin içinde olduğunu bildiğine, FETÖ/PDY silalı terör örgütü üyesi olduğuna dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden atılı Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,

18-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
1978 doğumlu, astsubay kıdemli başçavuş rütbesinde olan sanık ...'ün suç tarihi olan 15/07/2016-16/07/2016 günü ve öncesinde Maltepe Askeri Lisesi Okul karargahı İdari İşler Astsubayı olarak görev yaptığı, 2013 yılı yaz atamalarından beri söz konusu okulda görev yaptığı, 15/07/2016 günü normal mesaisini bitirdikten sonra Muhabere (Haberleşme) Merkezi Nöbetçi Astsubayı olarak saat 17.00'den itibaren görevine devam ettiği, idari personel olduğu için silah ve mühimmat tedariki, muhafızlık yapma gibi bir görev ya da hizmetinin bulunmadığı,
Sanığın 15/07/2016 günü saat 17.00 sularında, eski okul komutanı sanık ...'ın, yeni okul komutanı sanık ...'e telefon ile ulaşamaması üzerine, sırf iletişimlerini sağlama için böyle bir görevi olmadığı halde, okul komutanlığına ait araç ile Maltepe Askeri Lisesi'nden gelerek tören için Ege Ordu Komutanlığında bulunan sanık ... ile başbaşa görüştüğü, onların telefon ile

irtibatlarını sağladığı, bu irtibatın, o gün ve sonraki gün yaşanan gelişmeler değerlendirildiğinde, darbe kalkışması planı ile doğrudan ilgili olduğu, sanığın üzerine vazife olmayan böyle bir irtibatın içinde tesadüfen bulunmadığı, kendisine güvenildiği için özellikle tercih edildiği kabul edildiği,
Sanığın suç tarihinde saat 22.00 sularında mesaj merkezinde toplanan normal, darbe ile ilgisi olmayan mesajları okul nöbetçi amiri Binbaşı sanık ... ...‘a vermek üzere onun yanına gittiği, burada bulunduğu sırada sanık ... ...'ın, sanık ... ile telefon görüşmesi yaptığı, ardından sanık ...’ı da arayarak onu da okula çağırdığı, sanık ...'in bu konuşmalar sırasında heyecanlı olduğu, bir süre sonra sanıklar ..., ... ve ... ...'ın okula ait araçla saat 22.43'te okuldan çıkış yaparak Ege Ordu Komutanlığına gittikleri, gitmeden önce nöbet yerini usulsüz terk eden sanık ... ...'ın nöbetçi amirlikte bir görevi bulunmayan sanık ...'ü bıraktığı,
Saat 22.44'te gönderilen sözde Sıkıyönetim Direktif emri ile ilgili mesajın harekat-... önceliği ile yani derhal iletilmesi gereken emir mahiyeti ile sanığın görevli bulunduğu muhabere odasına ulaştığı, sanığın mesajın çıktısını alıp sıkıyönetim ilanına ilişkin kanunsuz bir mesaj olduğunu görmesine rağmen, bu mesajı, o gün devir teslim töreni yapılması nedeniyle okul ile resmen ve fiilen ilişiği kalmayan eski okul komutanı olan sanık ...'a saat 22.50 sularında verdiği,
Genelkurmay Başkanlığı'nın değişik adreslerinden o gece birincisi saat 22.44'te, ikincisi saat 23.01'de; üçüncüsü saat 23.04'te aynı içerikte yani sıkıyönetim konulu mesajlar sanığın görev yaptığı haber merkezine ulaştığı, sanığın da bunların içeriğine vakıf olduğu, darbe kalkışması kapsamında gelen mesajları, vakti bulunmasına rağmen usule aykırı olarak evrak defterine kaydetmediği,
Saat 22.00 sularında İstanbul Boğazındaki köprülerin olağan dışı bir şekilde askerler tarafından trafiğe kapatıldığının TV kanallarından ve diğer haber kaynaklarından ülke çapında hemen hemen herkes tarafından öğrenilmiş olması, FETÖ/PDY üyeliği suçundan daha sonra tutuklanan ancak o tarihte komiserlik yapan eniştesi ... Akçin'in kendisini saat 22.42 ve 22.59'da telefonla araması üzerine görüşmüş olmaları karşısında askerlerin olağan dışı hareketlerini öğrenmesine üzerine, sıkıyönetim ilan edildiğine ilişkin mesajı gören meslekte oldukça kıdemli olan sanığın en azından bir tereddüt yaşaması gerekirken bu mesajı okul ile resmen bir ilişiği kalmayan eski okul komutana iletmiş olmasının her şeyin bilincinde olduğunu gösterdiği, zira gönderilen mesajların içeriği açıkça suç teşkil ettiği, sanığın darbe kalkışmasının olmazsa olmaz çok önemli aşamalarından olan darbeye ilişkin emirleri içeren mesajın bulunduğu birlikteki darbeci sanıklara ulaştırılmasında aracılık ettiği,
Sanıklardan ...'ın eski okul komutanı olmasına rağmen sanık ...'ın 7 adet kaleşnikof marka silah tedarikine dair emrini de görev kapsamı içinde bulunmamasına, emir veren sanık Kadir'in okul ile ilişiği kalmamasına rağmen hiç sorgulamaksızın yerine getirdiği,
Bu kapsamda sanığın, kanunsuz emir üzerine araç hazırlattığı ve lojistik nöbetçi subayı sanık ...'a emri verenin eski okul komutanı olduğunu gizleyerek "okul komutanının emri" diyerek onu yanıltmak suretiyle 7 adet kaleşnikof silahı (... 47) hazırlattığı ve getirilmesini sağlayarak bunları Ege Ordu Komutanlığına gitmek üzere hazırlık yapan eski ve yeni okul komutanları sanıklar ..., ... ve ... ...’ya teslim ettiği, hazırlanan aracın plakalarının sanık ...’un emri ile tanık ulaştırma er ... tarafından bantla kapatıldığı, kaleşnikof silahlardan 1 tanesinin sanık Kadir tarafından buralara mukayyet olasın denilerek sanık ...'e verildiği, sanığın da bu silahı aldığı, plakanın kapatılmasına şahit olduğu,
O sırada haberlere yansıyan ve herkesin kabaca bilgi sahibi olduğu olağan dışı askeri hareketlilikleri bilip duyan, operasyonlar ve eğitimler dışında birlik içinde ... namlulu silah kuşanmaları mutad olmayan subayların ... namlulu silah kuşanarak Maltepe Askeri Lisesi ile doğrudan bir ilgisi

bulunmayan Ege Ordu Komutanlığına aracın plakalarını gizleyerek hareket ettiklerini gören, sıkıyönetim mesajlarından haberdar olan, oldukça kıdemli ve tecrübeli olan sanığın, görev tanımı içinde bulunmayan silah tedariki emrini yerine getirirken hiç kuşku duymamasının, suç olduğunu bilmemesinin, darbe kalkışması olduğundan haberdar olmadığını ileri sürmesinin hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu, aksi yöndeki savunmalarına itibar edilmediği,
Sanık, sanık ... tarafından kendisine verilen bir adet kaleşnikof marka tüfeği alıp üzerinde taşımadan nöbetçi amirliğindeki dolaba koyup kilitlediğini, birlik içinde silahla dolaşmadığını savunmuş ise de, tanık personel kıdemli başçavuş ... ... idari tahkikat sırasında alınan beyanında saat 01: 00 sularında sanık ...'te silah olduğunu gördüm diyerek sanığın savunmasını doğrulamadığı, bu beyana itibar edilerek sanığın birlik içinde silahla dolaştığı takdir ve sonucuna varıldığı,
Silah kuşanarak Ege Ordu Komutanlığına giden eski ve yeni okul komutanları olan sanık Kadir ve ...'un 16/07/2016 günü saat 00.10 sıralarında okula tekrar döndükleri, sanık ...’un sanık ...'i arayarak silahları yerine bırakması emrini verdiği, sanık ...’in bu silah ve mühimmatları teslim ettiği, ardından sanık ... Alpaslan'ın sanıktan 4 adet şarjör istediği, sanığın yine görev tanımı içinde bulunmayan bu emri de hiç itiraz etmeksizin yerine getirerek istenilen 4 adet şarjörü sanık ... ...'a teslim ettiği,
Saat 00: 30 sularında okula dönen nöbetçi amir sanık ... ...'a da sıkıyönetim mesajlarını iletiği,
Sanığın, anlatıldığı üzere Ege Ordu Komutanlığı'na plakası kapatılmış araç ile şüpheli bir vaziyette giden sanıklara, kendisine emir verme yetkisi bulunmayan eski okul komutanı sanık ...'ın emri üzerine, yetki ve görevi olmadığı halde silah ve mühimmat tedarik ettiği, sanık ... ...'a şarjör temin ettiği, sıkıyönetim mesajlarını okul ile ilişiği kesilmiş sanık ...'a ve diğer sanıklara ilettiği, birlik içinde izinsiz ve yetkisiz olarak ... namlulu silah ile dolaştığı, verilen olağan dışı ve kanunsuz emirleri en ufak bir itirazi kayıt ileri sürmeden, en küçük bir tereddüt göstermeden yerine getirdiği, belirtilen eylemleri ile FETÖ/PDY terör örgütü militanları tarafından gerçekleştirilen darbe teşebbüsü eylemine suçun işlendiği sırada yardım eden sıfatıyla iştirak ettiği,
Sanığın Ege Ordu Komutanlığına gidilerek ordu komutanının derdest edilmesi eyleminin planlanmasına katıldığı veya fiilden önceden haberdar olduğunun kesin olarak tespit edilemediği,
Ege Ordu Komutanının derdest edilmesi, silahlı personel ile hakimiyet kurarak Ege Ordu içinde darbe karşıtı faaliyetlere izin verilmemesi ve caydırılmasını hedefleyen eylemlerin, darbe planlamasının önemli ayaklarından olması nedeniyle, amaç suç olan Anayasayı ihlal suçunun işlenmesine elverişli bir araç suç olduğunda kuşku bulunmadığı, yaşanan olağan dışı olaylar sırasında sergilediği tavır ve davranışlar itibariyle darbeye ve darbecilere karşı olduğuna, Anayasal düzene bağlı olduğuna dair dış dünyaya yansıyan bir davranış sergilemediği,
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün asker üyeleriyle gizliliği sağlamak amacıyla oluşturduğu yöntem kapsamında kimliği tespit edilemeyen mahrem imam vasfındaki örgüt üyesi tarafından sabit hatlardan değişik tarih ve yerlerde ardışık olarak aranarak örgütsel anlamda görüştüğü, bu fiillerinin devamlılık arz ettiği, sanığa bu kapsamda güvenilmesi nedeniyle darbe faaliyeti kapsamında kendisine emirler verildiği, silah verilerek okula nezaret etmesinin istendiği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu,
FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu anlaşılan sanığın, icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu, suç işleme karar ve iradesine katıldığı da kanıtlanamamış olmasına, elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte,

sunduğu katkının tek başına vahamet arz etmediği gibi fiilin işlenişi üzerinde müşterek hakimiyet kurduğundan da bahsedilemeyeceğinin anlaşılmasına, emir ve eylemlerin suç teşkil ettiği açıkça belli olmasına rağmen, verilen emirlere riayet ederek zarar tehlikesi bakımından illi bir değer taşıdığında kuşku bulunmayan eyleminin, işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak (TCK madde 39/2-c) suretiyle Anayasayı ihlal suçuna yardım etmek kapsamında kaldığı takdir ve sonucuna varıldığı,
Kıdemli başçavuş rütbesinde tecrübeli bir astsubay olan sanığın, darbe kapsamındaki fiillere iştirak iradesi içinde olmadığını gösterme imkanı varken bu yönde bir çaba göstermediği, darbeci sanıklarla bir arada bulunup hareket ederek onların bu eylemlerine taraftar olmadığını gösterecek şekilde engelleyici bir söz söylemediği ve bu yönde bir davranışta bulunmadığı, aksine yaşanan bu olağan dışı olaylar sırasında darbeci sanıkların yanında yer alıp onların konusu suç teşkil ettiği açık olan tüm emirlerini yerine getirerek, silah tedarik ederek destek olduğu, suçun işlenmesi sırasında suçun icrasını kolaylaştırmak suretiyle yardım ederek Anayasayı İhlal suçuna yardım etme suçunu işlediğinin kabulü ile TCK'nın 309,39/2-c maddeleri gereğince mahkumiyetine karar verildiği,
Sanığın eyleminin bütün halinde Anayasayı ihlal suçuna yardım suçunu oluşturduğu, aynı hukuki değerleri koruyan ve kapsamı itibariyle eylemlerin haksızlık muhtevasını tamamen ortadan kaldıran Anayasayı ihlal suçunun (TCK madde 309) tüm unsurlarıyla gerçekleştiği, müterakki suçlardaki özellik nedeniyle sanığın ayrıca Türk Ceza Kanununun 311 ve 314/1-2 maddelerinde düzenlenen suçlardan (Yasama organına karşı suç, silahlı terör örgütü üyesi olma, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme) cezalandırılması imkanı bulunmadığı gerekçesiyle, bu suçlardan ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği,
Ek iddianamede sanığın atılı Cumhurbaşkanına suikaste teşebbüs suçuna iştirak ettiğine dair soyut ve varsayıma dayalı iddia dışında somut bir delil gösterilmediği, esasen bu suça katıldığına dair bir anlatıma da yer verilmediği, başka sanıklarca Marmaris ilçesinde icraya konulan Cumhurbaşkanına karşı suikast suçunu işlediğine ve yahut bu suça yardım ettiğine dair bir anlatımın bulunmadığı bu suça katıldığının tespit edilemediği, bu suretle atılı suçu işlemediği kabulü ile müsnet suçtan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,

19-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme;
Sanık ...'nin suç tarihinde Maltepe Askeri Lisesi öğrenci grup komutanlığı 3.öğrenci taburunda 12.bölük komutanı olarak yüzbaşı rütbesi ile görev yaptığı, 06/07/2016'dan itibaren ayrıca bu görevine ek olarak öğrenci grup komutanlığı idari işler subaylığını da vekaleten yürüttüğü, idari işler subayı olarak öğrenci grup komutanının emirlerini yerine getirmek amacıyla tabur ve bölük komutanlarına iletmek durumunda bulunduğu,

Tefrik öncesi süreçte anayasayı ihlal suçundan mahkumiyetine karar verilen Maltepe Askeri Lisesi Öğrenci Grup Komutanı albay sanık ... ...'ın Ege Ordu Komutanlığı Kışlasına gelirken Bölük Komutanlarının okulda toplanmaları emrini verdiği, yarbay sanık ...'nin Ege Ordu Komutanlığına Karargahına geldikleri esnada saat 23: 00-23: 15 sularında okulda nöbetçi subay olarak bulunan kendi bölük komutanı üsteğmen sanık ...’nu aradığı ve albay sanık ... ...’nın emrini ilettiği, üsteğmen sanık ...’nun aldığı emir doğrultusunda bölük komutanlarını arayarak okula gelmeleri yolundaki emri ilettiği,
Sanığın suç tarihinde evinde bulunduğu sırada, okul nöbetçi subayı sanık ...'nun kamuflaj kıyafetli ve tabanca ile gazino önüne gelinmesi gerektiği şeklindeki mesajını görüp, sanık ... ile görüşmesinin ardından, yolda birliğe gelirken sanık ... ...'ı aradığı, onun da sanık ...'nın söylediklerini tekrar etmesi üzerine evden çıkarak, Maltepe Askeri Lisesine saat

23: 33'te giriş yaptığı, aracını park edip 23: 40 sularında gazinonun önünde bulunan diğer bir kısım bölük komutanının yanlarına geldiği, burada kendi aralarında ülkede yaşanan olağan dışı askeri hareketliliği konuştukları,
Bu sırada saat 23.50 sularında Öğrenci Grup Komutanı albay sanık ... ...'ın, sanık ...’yi telefonla arayarak, 15 dakika içinde öğrenci grup komutanlığı personelinin okulun emniyeti için silahlı ve teçhizatlı olarak okul karargahının önünde hazır olmaları, 1.tabur komutanlığı silahlığının açılması emrini verdiği, sanığın da bu emrin icrası için harekete geçerek emri öğrenci grup komutanlığı rütbeli personeline ilettiği,
Sanığın, silahların bulunduğu 1.öğrenci taburu silah malzemeliği sorumlusu tanık ...'ın orada olmaması üzerine saat 23.50 sularında onu aradığı, grup komutanının emri ile okulun emniyeti için 1.tabura ait silah deposunun acil açılması gerektiğini söylediği, tanık ...'in deponun anahtarının odasında kilitli çekmecede olduğunu söylediği, sanığın bunun üzerine gerekirse kapıyı kıracaklarını söyleyerek telefonu kapattığı, tanık ...'in kendi tabur komutanı ... ...'ı arayıp durumu aktardığı, onun da konunun bilgisi dahilinde olduğunu söylemesi üzerine tanık ...'in silahlığın anahtarının yerini sanığa söylediği, bunun üzerine sanığın okul nöbetçi subayı sanık üsteğmen ...'nu arayarak tanık ...'in odasının çekmecesinde bulunan anahtarı alarak silahlığı açmasını söylediği, bunun üzerine sanık ...'nun beraberinde teğmen sanık ... ile silahlık sorumlusu Astsubay tanık ...’ın odasına gittikleri, kapı kapalı olduğu için pencereden odaya girdikleri masanın çekmecesinin arka vidalarını yerinden söktükleri ve silahlığın anahtarlarını aldıkları, üsteğmen sanık ...'nun anahtarları teğmen sanık ...’e verdiği, teğmen sanık ...'in bu anahtarla silahlığın açılmasını sağladığı ve buradan bölük komutanların silahlığa gelerek şahsi silahlarını aldıkları, Lojistik Destek Bölük Komutanlığına bağlı Ani Müdahale Mangasından da (AMM) mühimmat temin edildiği,
Buna göre birinci tabur silahlığının kapısının açılarak silah dağıtılmasında, buradan sorumlu tanık Yarbay ... ...'ın bilgisi ve rızasının bulunduğu, zira ... ...'ın, kamera kayıtlarına göre 15/07/2016 günü saat 23.24'te elinde eğitim kıyafeti ile birliğe giriş yaptığı ve sorumlu olduğu silahlıktan silah dağıtıldığı sırada birlik içinde bulunduğu,
Özetle; Tanık ...'ın beyanına ve mevcut dellere göre, söz konusu silahların dağıtıldığı silahlıktan sorumlu 1.Taburun komutanı Yarbay ... ...'ın, söz konusu emrin icra edilmesinden önce ve icra edildiği sırada bilgisi bulunduğu halde, ... bir itiraz ileri sürmediği, emrin icrasını engellemediği ve bilakis kendisi de silah kuşandığı, silahlık dışında mühimmat yani şarjör ve mermiler sanığın dahli olmaksızın, okul içinde başka bir yerde bulunan lojistik komutanlığından teslim alındığı,
Mermi ve şajör dağıtımı işinin Lojistik Destek Komutanlığının görevi kapsamında olup bu komutanlığın en üst rütbeli komutanı olan tanık Albay ...'ın, idari tahkikat sırasında alınan beyanında, 1. tabur komutanlığı silahlığından şarjör ve mermisiz dağıtılan tüfeklere mermi ve şarjörlerin kendi bilgisi dahilinde dağıtıldığını, verilen emir gereğince mühimmat verilmesinde sakınca görmediğini ve mühimmat verilmesini onayladığını ifade ettiği, sanığın Ege Ordu Komutanlığı'na giden sanıklara silah ve mühimmat teminine aracılık etmesi söz konusu olmadığı gibi, bu yönde bir iddianın da mevcut olmadığı,
Dinlenen tanıkların; silah ve mühimmat alma emrinin Grup Komutanı sanık ... ... tarafından verildiğini ve Yüzbaşı sanık ... vasıtasıyla iletildiğini ifade ettikleri, sanığın da bunu savunmasında kabul ettiği,

Sanık ... idari tahkikat sırasında alınan beyanında özetle; Saat 00: 00 sularında öğrenci grup komutanı albay sanık ... ...'ın beraberindeki 6-7 bölük komutanına "arkadaşlar herkes şarjör ve mühimmatını alsın, okul komutanının emri nöbet kulelerinin takviye edeceğiz, kışlamızın emniyetini alacağız personel haricinde kimse içeri girmeyecek, kimse kışla dışına çıkmayacak" dediğini ifade ettiği, duruşmada dinlenen bir kısım tanıkların da bu beyanı doğruladıkları,
Maltepe Askeri Lisesi Personeli Kıdemli Başçavuş ... ...'in beyanında; “Nizamiyeden giriş yaptıktan Gazinonun önüne geldiğinde bölük komutanlarından bir kaçını gördüğünü, bunlardan sivil kıyafetli olarak ... yüzbaşıyı gördüğünü, ona “Neler oluyor, hayır komutanım" diye sorduğunda, “Karışmış ortalık ... bilmiyoruz, ortam sıkıntılı," diye söylediğini, hatta sanığın o anda kendisine “sen personelcisin gelmiyor musun karargaha, git üzerini değiş” diye söylediğini ifade ettiği,
İdari tahkikat evrakı, EK-G'de yer alan isim listesine ve beyanlara göre o gece 1.tabur silahlığından silah, lojistik komutanlığından mermi, mühimmat aldığı halde haklarında dava açılmayan ve genelde tanık olarak dinlenen rütbelilerin,

2.öğrenci taburu 8.bölük komutanı Yüzbaşı ...,

4.öğrenci tabur komutanı Binbaşı ...,

3.öğrenci taburu ikmal astsubayı Başçavuş ...,

4.öğrenci taburu ikmal astsubayı Başçavuş ... ...,
Personel işleri astsubayı Başçavuş ... ...,

4.öğrenci taburu 16.bölük komutanı Yüzbaşı ...,

2.öğrenci taburu 6.bölük komutanı Binbaşı ...,

4.öğrenci taburu 13.bölük komutanı Yüzbaşı ... ...,

3.öğrenci taburu 12.bölük komutanı Yüzbaşı ... ...,

4.öğrenci taburu 15.bölük komutanı Üsteğmen ...,
Lojistik Kom. Emn. Muhafaza bölük takım komutanı Üsteğmen ...,
Üsteğmen ... ...,

1.tabur komutanı Yarbay ... ... olmak üzere sanık sıfatı bulunmayan 13 rütbeli personel olduğu,
Sanık ...' nin de adı geçen tanıklar gibi silahlığa giderek silah ve akabinde Lojistik komutanlığı bünyesindeki AMM'den mühimmat aldığı, yaklaşık iki saat boyunca silahlı, teçhizatlı ve kamuflalı olarak birlik içinde bulunmuş, darbe bildirisinin okunduğu nöbetçi amir odasında ... süre bu vaziyette kalıp darbe bildirisinin okunup buna uygun hareket edileceğine dair emirleri görüp işittiği,
O halde yapılan silah dağıtımı işinde emri ileten ve gerekli görüşmeleri yaparak anahtarın yerini öğrenip bunun için sanık ...'nu görevlendirdiği sabit olan sanığın, eğer emrin gerçek niyetini ve emri verenlerin bu emri darbe fiilinin icrası kapsamında verdiğini bildiği ispatlanmazsa, sırf bu emri ilettiği için ve darbecilere karşı tavır almadığı gerekçe gösterilerek darbe kakışmasına iştirak ettiğinin söylenemeyeceği,
Aksine kabulün, tanık ... ... ile birlikte, anahtarın yerini söyleyen tanık ... ve bu silahlıktan silahlarını alarak silah kuşanan, darbe bildirisinin okunduğu nöbetçi amir odasında bulunan ancak haklarında dava dahi açılmayan, tanık olarak dinlenen rütbeli personelin de cezai sorumluluğunu gerektireceği,
Suç tarihinde aynı zamanda öğrenci grup komutanlığı idari işler subaylığını yürüten sanığın görev tanımında, asli görev olarak öğrenci grup komutanının emirlerini icra etmek maksadıyla öğrenci

tabur ve bölük komutanlarına iletmenin bulunduğu, bu kapsamda sanığın, grup komutanı sanık yarbay ... ...'ın verdiği okul güvenliğini sağlama için silahlanma emrini aldığında, emrin görünürde darbe fiili ile ilgili olduğunu anlaması elde edilen deliller ve o anki ... ve şartlarda mümkün olmadığından, görevi gereği bunu ilgililere iletmesi gerektiği,
Bu noktada, sanık ...'nin bu emrin gizlenen amacını bilip bilmediği hususu, cezai sorumluluğu bakımından büyük önem arz ettiği;
Genelkurmay Başkanlığı'nın değişik adreslerinden o gece birincisi saat 22.44'te, ikincisi saat 23.01'de; üçüncüsü saat 23.04'te aynı içerikte yani sıkıyönetim konulu mesajların birlik haber merkezine ulaştığı ve bu mesajların sanık ... tarafından eski okul komutanı olan sanık ...'a kısa sürede iletildiği, nöbetçi amiri sanık ... ...'a da saat 00.30 sularında iletildiği, bu bildiririn saat 00.30-01.00 arasında tam olarak bilinmeyen zaman diliminde sanık ...'ın emri üzerine nöbetçi amir odasında sanığın da hazır bulunduğu bir ortamda sanık ... ... tarfından yüksek sesle okunduğu, darbe olduğunun konuşulduğu, sanık ...'ın sıkıyönetim direktifine uygun davranılacağını emrettiği, sanık dahil o odada bulunan diğer üst rütbeli komutanların buna bir itiraz ileri sürmedikleri, darbe karşıtı bir tutum ve söylem geliştirmedikleri,
Saat 00.30-01.00 arası tam olarak tespit edilemeyen zaman diliminde sanık ...'ın emri üzerine sanık ... ...'ın nöbetçi amirliği odasında yüksek sesle sıkıyönetim direktifi emirlerini okuduğu sırada, odada sanıkla birlikte sanıklar ... ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ... ve ... ... ile tanıklar yüzbaşı ... ..., yarbay ... ..., binbaşı ..., binbaşı ..., yüzbaşı ..., astsubay ..., üsteğmen ...'ın bulunduğu, sanığın aracılık ettiği silah ve mühimmat dağıtım işi saat 00.00 sularında icra edildiği, darbe bildirisinin odada okunması ve buna uygun davranılacağının dikte edilmesinin saat 00.30-01.00 arası tam olarak tespit edilemeyen zaman diliminde cereyan ettiği
Saat 22.00 sularından itibaren İstanbul Boğazındaki köprülerin olağan dışı bir şekilde askerler tarafından trafiğe kapatıldığının, Ankara'da uçakların alçak uçuş yaptığının, Genelkurmay'da silah sesleri duyulduğunun TV kanallarından ve diğer haber kaynaklarından ülke çapında hemen hemen herkes tarafından öğrenilmiş olması, Başbakan ve Cumhurbaşkanı'nın televizyondan bu fiillerin açıkça bir darbe kalkışması olduğunu, buna iştirak edenlerin cezalandırılacacaklarını deklare etikleri, yani saat 23.00 ila 00.00 arası artık bir darbe kalkışması olduğunun haberlere muttali olan kişiler tarafından açıkça anlaşıldığının kabul edildiği,
Sanık ...'ın 17/06/2016 tarihinde okul ile ilişiğini resmen ve fiilen keserek Ege Ordu Komutanlığı'na atandığı halde silahlı ve kamuflajlı olarak orada bulunup emirler vermesi, darbe bildirisi okutması, aynı şekilde okul ile ilişiği kesilmiş ...'ın da eğitim elbiseli olarak orada bulunması üzerine, sıkıyönetim ilan edildiğine ilişkin mesajı saat 00.30-01.00 arasında belirlenemeyen zaman diliminde görüp duyan yüzbaşı rütbesindeki sanığın en azından bir tereddüt yaşaması, Anayasal düzene bağlı olduğunu, darbeciler ile birlikte hareket etmediğini gösterecek ... ve tavırlar takınması gerektiği düşünülebilir ise de, yüzbaşı olan sanığa göre çok daha kıdemli ve tecrübeli olan tanık sıfatıyla beyanları alınan ve emir doğrultusunda silah kuşanan komutanlardan da bu yönde bir itiraz ve sorgulama sadır olmamışken daha alt rütbeli olan sanıktan bunları sorgulayıp tepki göstermesini beklemenin hakkaniyete aykırı olacağı,
Bir Türk subayı olan sanıktan, darbe lehine yapıldığı açık olan bu fiil ve davranışlara tepki göstermesini beklemek yerinde ise de, darbeciler ile iştirak halinde hareket ettiğine dair başka bir delil olmadan, sırf bunlara tepki göstermeyip sessiz kaldı diyerek onu cezalandırmanın da hukuken mümkün olmadığı,

Sanığın silahlanma emrinin verildiği saat (00.00) itibariyle ülkede yaşanan karışıklık karşısında okul güvenliği için tedbir mahiyetinde silahlanılmasını ve buna yönelik emir verilmesini olağan karşılaması o gecenin belirsizliğine dair ... ve şerait içinde mümkün görüldüğü, zira okulda görevli ve sanığa göre daha kıdemli olan tanıkların da o gecenin ... ve şartları içinde okul güvenliği için silah kuşanılmasını olağan ve gerekli bulduklarını, bundan şüphelenmediklerini ifade ettikleri,
Kaldı ki, o gece silahlık ve mühimmattan birinci dereceden sorumlu olan, sanığa göre oldukça kıdemli olan üst düzey komutanların da emirden şüphelenmedikleri, emrin icrasına rıza gösterdikleri,
Ege Ordu Komutanının derdest edilmesi, silahlı personel ile hakimiyet kurarak Ege Ordu içinde darbe karşıtı faaliyetlere izin verilmemesi ve caydırılmasını, orada komutayı ele geçirmeyi, darbe kapsamında silahlı hazır güç olarak beklemeyi hedefleyen eylemlerin, amaç suç olan Anayasayı ihlal suçunun işlenmesine elverişli bir araç suç olduğunda kuşku bulunmadığı, kısmen olağan askeri prosedürlere aykırı da olsa, o gecenin ... ve şartları içinde verilen suça konu emri ileten sanığın, emrin gizli amacını bildiğnin kesin olarak ispatlanamadığı, sanığın Ege Ordu Komutanlığına gidilerek ordu komutanının derdest edilmesi eyleminin planlanmasına katıldığı veya bu fiilden önceden haberdar olduğunuhn kesin olarak tespit edilemediği,
Sanığın silah tedarikine dair emrin darbe kalkışması fiili ile ilgili olduğunu bilerek hareket ettiğine, emri veren ve aktaran kişilerin o sırada darbe faaliyetinin içinde olduğunu bildiğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinin kabulü ile atılı Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Ek iddianamede sanığın atılı Cumhurbaşkanına suikaste teşebbüs suçuna iştirak ettiğine dair soyut ve varsayıma dayalı iddia dışında somut bir delil gösterilmediği, esasen bu suça katıldığına dair bir anlatıma da yer verilmediği, başka sanıklarca Marmaris ilçesinde icraya konulan Cumhurbaşkanına karşı suikast suçunu işlediğine ve yahut bu suça yardım ettiğine dair bir anlatımın bulunmadığı bu suça katıldığının tespit edilemediği, bu suretle atılı suçu işlemediği kabulü ile müsnet suçtan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,
Sanıkla ilgili yapılan ihbar ve ihbarda ismi geçen tanık ...'ın beyanları soyut ve tahmine dayalı beyanı ve örgütsel olduğu kesin olarak tespit edilemeyen tekil aramalar dışında sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi veya söz konusu örgütün kurucusu veya yöneticisi olduğunu ispata yarar başkaca delil elde edilemediğinin kabulü ile de silahlı terör örgütü kurma veya yönetme, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,

20-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme;
29/09/1992 doğumlu olan sanığın suç tarihinde Maltepe Askeri Lisesinde teğmen rütbesinde, 3. Tabur takım komutanı olarak görev yaptığı, suç tarihinden yaklaşık iki hafta önce Maltepe Askeri Lisesinde göreve başladığı,
Saat 23.50 sularında sanık ... ...'ın, idari işler subayı Yüzbaşı sanık ...’yi arayarak okula çağrılan tüm tabur ve bölük komutanlarının silah ve mühimmat almalarını emrettiği,
Yüzbaşı sanık ..., aldığı emri Üsteğmen sanık ...’na iletmiş, ayrıca silahlık sorumlusu astsubay tanık ...’ı telefonla arayıp silahlığın anahtarlarının nerede olduğunu sormuş, anahtarların Astsubay tanık ...’ın odasında çekmecede olduğunu öğrendiği,

Bunun üzerine Üsteğmen sanık ...'nun beraberinde teğmen sanık ... ile birlikte silahlık sorumlusu Astsubay tanık ...’ın odasına gitmek için önce idari işler odasının kapısı kapalı olduğu için pencereyi ittirip açarak odaya girdikleri, oradan anahtarı alarak ikmal astsubayının odasına girdikleri, odada bulunan masanın çekmecesinin kilitli olması nedeniyle çekmecenin arka kısmındaki vidalarını söküp kilitli çekmeceden silahlığın anahtarını aldıkları, birlikte 1.Taburun silahlığına giderek kapısını açtıkları, orada bulunan bölük komutanları ile birlikte kendilerinin de sayım ve zimmet işlemi yapılmadan gelişigüzel silah aldıkları, en son sanık ...'in silah alımı bittikten sonra kapıyı kilitlediği ve anahtarı üzerinde tuttuğu,
Sanığın, idari tahkikat sırasında alınan beyanında belirtiği üzere, misafirhanede istirahatte olduğu sırada sanık ...'nun çağırması ve verilen emirleri aktarması üzerine saat 23.50-00.00 sularında kamuflaj elbisesini giyerek gazinoya indiği,

O gece tefrik öncesi süreçte Anayasayı ihlal suçundan mahkumiyetine karar verilen öğrenci grup komutanı olan sanık ... ...'ın emri üzerine sözde birliğin korunması amacıyla silahlanılması emrinin verildiği, bu emrin sanık ... tarafından ilgili rütbeli personele iletildiği, sanığın da bu emirlere istinaden sanık ... ile birlikte silahlığın anahtarını temin edip silahlığın kapısının açılmasını sağladığı, sanığın bulunduğu ortamda bölük komutanlarının kendilerine ait zimmetli silahları aldıkları,
İki hafta önce okulda göreve başlayan sanığın, emir veren ve emir zincirinde yer alan kişi konumunda olmayıp emri icra eden kıdemsiz bir teğmen olduğu,
Silahlığın anahtarını muhafaza eden tanık ... idari tahkikat sırasında alınan beyanında; Sanık ...'nin saat 23.30 sularında arayarak grup komutanının emri ile silahlığın anahtarını sorduğunu, çekmecesinde kilitli olduğunu söylediğini, gerekirse kapıyı kıracaklarını söylemesi üzerine silahlıktan sorumlu komutanı ... ...'ı arayıp durumu aktardığını, kendisine bilgisi dahilinde olduğunu ilettiğini ifade ettiği,
Buna göre birinci tabur silahlığının kapısının açılarak silah dağıtılmasında, buradan sorumlu tanık ... ...'ın bilgisi ve rızasının bulunduğu, silahlık dışında mühimmat yani şarjör ve mermiler sanığın dahli olmaksızın başka bir birim ve yerde bulunan lojistik komutanlığından teslim alındığı,
Mermi ve şajör dağıtımı işi Lojistik Destek Komutanlığının görevi kapsamında olup bu komutanlığın en üst rütbeli komutanı olan tanık ...' ın idari tahkikat sırasında alınan beyanında; 1. Tabur komutanlığı silahlığından şarjör ve mermisiz dağıtılan tüfeklere mermi ve şarjörlerin kendi bilgisi dahilinde dağıtıldığını, verilen emir gereğince mühimmat verilmesinde sakınca görmediğini ve mühimmat verilmesini onayladığını ifade ettiği
İdari tahkikat evrakı, EK-G'de yer alan isim listesine ve beyanlara göre; o gece 1.tabur silahlığından silah, lojistik komutanlığından mermi, mühimmat aldığı halde haklarında dava açılmayan ve genelde tanık olarak dinlenen;

2.öğrenci taburu 8.bölük komutanı Yüzbaşı ...,

4.öğrenci tabur komutanı Binbaşı ...,

3.öğrenci taburu ikmal astsubayı Başçavuş ...,

4.öğrenci taburu ikmal astsubayıBaşçavuş ... ...,
Personel işleri astsubayı Başçavuş ... ...,

4.öğrenci taburu 16.bölük komutanı Yüzbaşı ...,

2.öğrenci taburu 6.bölük komutanı Binbaşı ...,

4.öğrenci taburu 13.bölük komutanı Yüzbaşı ... ...,

3.öğrenci taburu 12.bölük komutanı Yüzbaşı ... ...,

4.öğrenci taburu 15.bölük komutanı Üsteğmen ...,

Lojistik Kom. Emn. Muhafaza bölük takım komutanı Üsteğmen ...,
Üsteğmen ... ...

1.tabur komutanı Yarbay ... ... olmak üzere 13 rütbeli personel olduğu,
O halde yapılan silah dağıtımı işinde fiilen icracı olarak görev aldığı sabit olan sanığın, eğer emrin gerçek niyetini ve emri verenlerin bu emri darbe fiilinin icrası kapsamında verdiğini bilmiyorsa, sırf bu işte icracı olarak bulunduğu için darbe kakışmasına iştirak ettiğinin kabul edilemeyeceği,
Aksine kabulün, tanık ... ... ile birlikte, anahtarın yerini söyleyen tanık ... ve bu silahlıktan silahlarını alarak silah kuşanan ancak haklarında dava dahi açılmayan, tanık olarak dinlenen rütbeli personelin de cezai sorumluluğunu gerektireceği,
Bu noktada sanığın verilen silahlanma emrinin darbe fiili ile ilgili olup olmadığını bilip bilmediği üzerinde durulması gerektiği,
Darbe bildirisinin okunduğu nöbetçi amirliği odasında genellikle tabur komutanlarının oturduğu ve oda içindeki konuşma ve olaylara onların şahit olduğu, sanığın bu odada bulunup darbe bildirisinin okunduğuna şahit olduğuna dair bir beyan ya da tespit bulunmadığı,
Bilakis sanık ... tarafından sanık ... ...'a darbe bildirisinin yüksek sesle okutulduğu, sıkıyönetim emrinin uygulanacağının söylendiği, darbe kalkışmasına ilişkin ülkede yaşanan tüm askeri hareketliliklerin TV'den izlendiği nöbetçi amir odasında silah kuşanmış vaziyette bulunanlar arasında haklarında dava açılmayan genel olarak tanık olarak dinlenen kişilerden, silahlığın bulunduğu 1.taburun komutanı Yarbay ... ..., 4.öğrenci tabur komutanı Binbaşı ..., 2.öğrenci taburu 6.bölük komutanı Binbaşı ..., 4.öğrenci taburu 16.bölük komutanı Yüzbaşı ..., 3.öğrenci taburu 12.bölük komutanı Yüzbaşı ... ..., 4.öğrenci taburu 15.bölük komutanı Üsteğmen ... ve yüzbaşı sanık ...' nin bulunduğu ve hiç birinin üst rütbeli olmalarına rağmen darbe karşıtı bir söylem ve davranış içinde bulunmadıkları, okulla ilişiği bir ... önce kesilen sanık ...'a ne sıfatla, neye istinaden okulda bulunup emirler yağdırdığını sorgulama gereği duymadıkları, darbe karşıtı bir tavır sergileyemedikleri,
Sanığın, silah temini ile ilgili icrai faaliyetlerinden camdan içeri girmek, kilitli çekmecenin arka civatalarını sökerek kilidini saf dışı bırakmak, silahlığın kapısını açmak ve silahlar dağıtılıncaya kadar orada bekleyerek kendi de silah aldıktan sonra kilitleyip anahtarı üzerinde bulundurmak şeklinde cereyan eden fiilleri idari tahkikat raporunda belirtildiği gibi mevzuata aykırı olup şüphe uyandırmakla birlikte, bu eylemler sırasında başında kıdemli ve tecrübeli tabur nöbetçi subayı olan üsteğmen sanık ...'nun kendisine yön gösterip refakat etmesi, okulda iki haftadır çalışan ve kıdemsiz bir teğmen olan sanığın personeli ve komutanları tanıma fırsatı bulamadığının anlaşılması karşısında, emri verenlerin darbeci olduğunu, emrin darbe filinin icrası kapsamında verildiğini bildiğine dair, soyut iddia dışında delil elde edilemediği,
Sanığın silah tedarikine dair emrin darbe kalkışması fiili ile ilgili olduğunu bilerek hareket ettiğine, emri veren ve aktaran kişilerin o sırada darbe faaliyetinin içinde olduğunu bildiğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı Yasama organına karşı suç ve Anayasa'yı ihlal suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği
Ek iddianamede sanığın atılı Cumhurbaşkanına suikaste teşebbüs suçuna iştirak ettiğine dair soyut ve varsayıma dayalı iddia dışında somut bir delil gösterilmediği, esasen bu suça katıldığına dair bir anlatıma da yer verilmediği, başka sanıklarca Marmaris ilçesinde icraya konulan Cumhurbaşkanına karşı suikast suçunu işlediğine ve yahut bu suça yardım ettiğine dair bir anlatımın bulunmadığı bu suça katıldığının tespit edilemediği, bu suretle atılı suçu işlemediği kabulü ile müsnet suçtan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,

Özetle; Ankesör/büfe analiz raporu, HTS analiz raporu, HTS verileri, sanıkla birlikte ardışık aranan tanık ... ... İnaltın'ın itibar edilen beyanları, tanık ... ...'ın beyanları ile dosyada toplanan tüm delillerden; sanığın, tespit edilebildiği kadarıyla FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile Kara Harp Okulunda okuduğu 2010-2014 tarihleri arası, İzmir'de sınıf okulunda eğitim gördüğü ve görev yaptığı 2014 Eylül ila gözaltına alındığı tarihe kadar olan süre zarfında ... süredir süreklilik ve çeşitlilik arz eden ilişkisinin bulunduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün asker üyeleriyle gizliliği sağlamak amacıyla oluşturduğu yöntem kapsamında Ankara'da eğitim gördüğü dönemde Ekrem kod Samet Taşkın, ile İzmir'de Kürşat kod isimli kimliği tespit edilemeyen mahrem imam vasfındaki örgüt üyesi/üyeleri ile örgütsel ilişki kurduğu, mahrem imamlar tarafından sabit hatlardan değişik tarihlerde örgütsel arama kriterlerine uygun olarak aranarak ve bir araya gelerek örgütsel anlamda görüşmeler yaptığı, himmet verdiği, bu fiillerinin devamlılık, çeşiklilik arz ettiği, sanığın örgütsel hiyerarşiye tabi olduğu, iradesinin örgüt iradesine terk ettiği ve böylece FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu kabulü ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği,
Ek iddianame ile sanığın silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçunu işlediği iddia olunmuş ise de, sanığın söz konusu örgütün kurucusu ve yöneticisi olduğuna dair, soyut iddia dışında bir delil elde edilmediğinin, bu iddianın sübuta ermediğinin, eyleminin kül halinde örgüte üye olma suçunu oluşturduğunun kabul edildiği,

21-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanık ...'ın suç tarihinde Maltepe Askeri Lisesi 2. Öğrenci tabur komutanlığında tabur komutanı olarak binbaşı rütbesi ile görev yaptığı,
Beyanlar ve HTS kayıtlarına göre sanığın 15/07/2016 günü okuldaki devir teslim töreninin bitmesini müteakip, askeri liseye ait askeri lojmanlarda bulunan evine gittiği, bir müddet evde kaldıktan sonra ...'de tatilde bulunan eşinin yakınları ile buluşmak üzere evden ayrıldığı, saat 21.00 ila 23.00 arasında görev yaptığı okula araç ile yaklaşık 1,5 saat mesafede bulunan İzmir ili ... bölgesinde bulunduğu
HTS kayıtları ile uyumlu savunmasına göre, sanığın saat 22.56'da, amiri-üstü konumundaki öğrenci grup komutanı darbeci sanık ... ... tarafından telefonla aranarak okula çağrıldığı, bu ... istinaden bulunduğu ... bölgesinden araçla okula gelmek üzere hareket ettiği, bu sıralarda darbeye katıldıkları için cezalandırılmalarına karar verilen sanık ..., ... ..., ... ve ... ... ile; okulda birlikte görev yaptığı tanıklar 1.tabur komutanı ... ..., kendi taburunda görevli yüzbaşı ..., kendi taburunda görevli tanık binbaşı ... ile telefonla görüşmeler yaptığı,
Sanığın okulda görevli diğer rütbeli arkadaşları ile de telefon görüşmeleri bulunduğu için adı geçen sanıklarla yaptığı bu görüşmelerin darbe kalkışması ile ilgili olduğu ispatlanamadığı, zira o gece darbeci sanıklar tarafından sanık dışında başka rütbeli sanıklar ve tanıkların da birliğe çağrıldığı ve birliğe intikal ettikleri,
HTS kayıtlarına göre sanığın, savunmasında belirtiği gibi saat 23.00 sularında ...'de bulunduğu, saat 23.00'da buradan hareket ederek ...-Güzelbahçe güzergahını izleyerek okul bölgesine geldiği,
Gerekçeli kararın giriş kısmında anlatıldığı üzere Maltepe Askeri Lisesinden Ege Ordu Komutanlığına giden sanık ...'ın saat 22: 32'de; sanıklar ... ..., ... ve ...'ın saat 22: 43'te; sanıklar ... ... ve ...'nin

saat 23: 08'de Ege Ordu Komutanlığına geldikleri, sanıklar ... ve ... saat 21: 52-22: 44 arası Ege Ordu Komutanlığında bulundukları, buradan okula gidip, saat 23: 30 sularında yanlarına sanık ... ...'yı da alıp tekrar Ege Ordu Komutanlığına gitmek üzere okuldan çıkış yaptıkları,
Açıklanan bu saatlerde sanık ...'ın HTS kayıtlarına göre Maltepe Askeri Lisesinden Ege Ordu Komutanlığına giden sanıklar ile bir arada bulunmadığı, saat 21: 00 ila 23: 00 arasında bu noktalara oldukça uzak olan ... bölgesinde, saat 23: 00 ila 00: 30 arasında ... ile Güzelbahçe yer alan Maltepe Askeri Lisesi yol güzargahında ilerlediği,
Ege Ordu Komutanlığına ait giriş nizamiyelerine ait kamera ve turnike kayıtlarında sanığın suç tarihinde Ege Ordu Komutanlığına giriş yaptığına dair bir tespit bulnmamadığı,
Sanığın, 16/07/2016 günü saat 00: 30 sularında Maltepe Askeri bölgesine geldiği, eve uğrayıp eğitim elbiselerini giydiği ve okula giriş yaptığı,
Okula girdiğinde okul karargahının önünde bekleyen sanıklar yarbay ..., okul nöbetçi amiri binbaşı ... ..., yarbay ..., binbaşı ... ... ve tanık 1. Tabur komutanı ... ..., kendi taburunun bölük komutanı tanık binbaşı ... ve bir kısım rütbeli personel ile karşılaşıp konuştuğu, sanık ... ...'ın bu sırada makam odasında olduğu, sanık ve beraberindeki tabur ve bölük komutanlarının nöbetçi amir odasında oturup TV'den gelişmeleri takip ettikleri, saat 02.00 sularında sanık ... ... tarafından evlere gidilmesi emri verilinceye kadar okul içinde kaldığı,
Sanık, darbe bildirisinin okunduğu sırada nöbetçi amir odasında olmadığını savunmuş ise de, bu savunmasına itibar edilmediği, darbe bildirisi okunurken nöbetçi amir odasında bulunduğunun anlaşıldığı,
Sanığın, okul güvenliği için silahlanılması emrinin verildiği ve icra edildiği sırada (saat 00.00 suları) okulda olmayıp, yolda olduğu, idari tahkikat eki belgeye göre de silah alanlar arasında sayılmadığı, buna göre sanığın silah ve mühimmat kuşanmaksızın okul içinde saat 00.30 ila 02.30 suları arasında bulunduğu,
Ege Ordu Komutanlığı'na giden sanıklardan ...'ın, Ege Ordu Komutanlığına gidenler arasında sanığın da bulunduğuna dair sonradan rücu edip düzelttiği kolluk beyanı dışında delil bulunmadığı,
Sanık ...'ın Ege Ordu Komutanlığına giriş yaptığı soruşturma aşamasında Ege Ordu Komutanlığına giden şahıslardan birinin de sanık olduğuna dair beyanını daha sonra düzelterek bahsettiği kişinin sanık ... ... olduğunu, karıştırdığı için ... olarak söylediğini ifade ettiği, bu düzeltme beyanının dosyadaki delillere göre doğru olduğunun anlaşıldığı
Sanığın, o gece Maltepe Askeri Lisesinde cereyan eden ve darbe kalkışması ile ilgili oldukları anlaşılan, Ege Ordu Komutanının derdest edilmesi, silahlı personel ile hakimiyet kurarak Ege Ordu içinde darbe karşıtı faaliyetlere izin verilmemesi ve caydırılması, orada komutayı ele geçirme, darbe kapsamında silahlı hazır güç olarak bekleme şeklideki eylemlere katıldığı veya bu fiillerden önceden haberdar olduğunun kesin olarak tespit edilemediği,
Sanığın eğitim elbiseli olarak okula gelmesi şeklindeki emrin darbe kalkışması fiili ile ilgili olduğunu bilerek hareket ettiğine, emri veren ve aktaran kişilerin o sırada darbe faaliyetinin içinde olduğunu bildiğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı Hükümete karşı suç, Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,

Ek iddianamede sanığın atılı Cumhurbaşkanına suikaste teşebbüs suçuna iştirak ettiğine dair soyut ve varsayıma dayalı iddia dışında somut bir delil gösterilmediği, esasen bu suça katıldığına dair bir anlatıma da yer verilmediği, başka sanıklarca Marmaris ilçesinde icraya konulan Cumhurbaşkanına karşı suikast suçunu işlediğine ve yahut bu suça yardım ettiğine dair bir anlatımın bulunmadığı bu suça katıldığının tespit edilemediği, bu suretle atılı suçu işlemediği kabulü ile müsnet suçtan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,
Tanık ...'in müdafii huzurunda alınan sanığın şahsi ve mesleki bilgileri ile ... Analiz Raporu ile örtüşen beyanları, sanığın örgütsel görüşme yöntemlerine uygun olarak arandığına ilişkin ... Analiz Raporu, birleşen dosyada dinlenen tanık ve müşteki beyanları ile dosyada toplanan tüm deliller hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün asker üyeleriyle gizliliği sağlamak amacıyla oluşturduğu yöntem kapsamında Gaziantep ilinde mahrem imamlık yapan tanık ... ile diğer arandığı yerlerde kimliği tespit edilemeyen mahrem imam vasfındaki örgüt üyesi tarafından sabit hatlardan değişik tarihlerde sabit hatlardan aranarak örgütsel anlamda görüşmeler yaptığı, bu fiillerinin devamlılık, çeşiklilik arz ettiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğunun kabulü ile bu suçtan mahkumiyetine karar verildiği,
Ek iddianame ile sanığın silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçunu işlediği iddia olunmuş ise de, sanığın söz konusu örgütün kurucusu ve yöneticisi olduğuna dair, soyut iddia dışında bir delil elde edilmediği bu iddianın sübuta ermediği, eyleminin kül halinde örgüte üye olma suçunu oluşturduğunun anlaşıldığı,

22-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirmede:
Sanığın 2016 yılı Nisan ayından itibaren İzmir, Gaziemir'de konuşlu Hava Teknik Okullar Komutanlığı'nda teğmen rütbesi ile Maliye Şube Müdürlüğü'nde görevli olduğu, 07/06/2016 tarihinden itibaren İcra Şube Müdürlüğü'nde emir subayı olarak görev yapmaya başladığını, suç tarihine kadar emir subayı olarak görev yaptığı, emir subaylığını yaptığı tümgeneral ...'ın suç tarihinde İstanbul ilinde bir düğünde olduğu, darbeye iştirak ettiği için tefrik öncesi süreçte İzmir 2. ACM'nin 2016/203 esas sayılı ilamıyla mahkumiyetine karar verildiği,
Sanığın 15 Temmuz 2016 günü emir subaylığını yaptığı tümgeneral ...'ın İstanbul'da olması nedeniyle görevde olmadığı, izinli olduğu, 14/07/2016 akşamından itibaren ailesinin ikamet ettiği Manisa iline gittiği, amiri olan yüzbaşı ... ile 15 Temmuz 2016 günü sabah saatlerinde görüştüğü, ...'un komutanı karşılamak için kendisinin mazereti olması nedeniyle 16/07/2016 günü eğitim elbisesiyle göreve gelmesini istediği, tanık ...'un bu savunmayı kısmen doğruladığı,
Sanığın emir subaylığını yaptığı Hava Teknik Okullar Komutanı olan tümgeneral sanık ...'ın 15/07/2016 günü 2 gün izinli olarak birliğinden ayrıldığı, korgeneral ... ...'in İstanbul Modaevinde icra edilen düğününe katılmak için 15/07/2016 günü saat 08.00'de askeri uçakla İstanbul'a gittiği, ertesi gün 08.00'de İzmir'e döneceğinin planlandığı,
Özetle; emir subaylığını yaptığı Hava Teknik Okullar Komutanı tümgeneral sanık ...'ın 15/07/2016 günü İstanbul'daki düğüne katılmak için izinli olması ve 16/07/2016 günü saat 08.00'de İzmir'e dönüşünün planlanması nedeniyle izinli olduğu, memleketi Manisa'da bulunduğu, tanık yüzbaşı ... tarafından doğrulanan savunmasına göre, amiri olan yüzbaşı ... ile 15 Temmuz 2016 günü sabah saatlerinde görüştüğü, ...'un komutanı karşılamak için kendisinin mazereti olması nedeniyle 16/07/2016 günü eğitim elbisesiyle göreve gelmesini istediği, bu nedenle 15/07/2016 günü saat 21.00 sularında Manisa'dan hareket ederek 22.00 sularında Hava

Teknik Okullar Komutanlığı'na gelmek, oradan da Hava Eğitim Komutanlığı'nda bulunan misafirhaneye gitmek ve beklemek dışında, darbe fiiline iştirak olarak kabul edilebilecek somut bir eyleminin tespit edilemediği, mevcut şüphe lehine değerlendirilerek atılı Yasama organına karşı suç ve Anayasayı ihlal suçlarını işlediğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden atılı suçlardan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Tanık ... Kuyucu'nun, sanıkla birlikte 2009 yılı Ağustos ayı ila 2015 yılı Eylül ayı arasındaki dönemde FETÖ/PDY mensubu asker ve sivil örgüt üyeleri ile örgütsel irtibat kurduklarına, örgütsel sohbet ve organizasyonlara katıldıklarına dair beyanı, sanığın ardışık ve tekil aramalara mantıklı bir açıklama getirmemesi, itibar edilen ankesör-büfe analiz raporu hep birlikte değerlendirildiğinde, suçtan kurtulmaya dönük inkar içerikli savunmaya itibar edilmeyerek, sanığın FETÖ/PDY örgütü ile ... süredir süreklilik ve çeşitlilik arz eden ilişkisinin bulunduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün asker üyeleriyle gizliliği sağlamak amacıyla oluşturduğu yöntem kapsamında kimliği tespit edilemeyen mahrem imam vasfındaki örgüt üyesi veya üyeleri tarafından sabit hatlardan değişik tarihlerde arandığı, örgütsel anlamda örgüt ideolojisinin aşılanması, sürdürülmesi, birlik içinden istihbarat toplanması, örgüte finansal destek sağlanması amacıyla periyodik aralıklarla yapılan örgütsel toplantı-sohbetlere katıldığı, bu fiillerinin devamlılık, çeşiklilik arz ettiği kabulü ile sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu kabul edilerek silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği,

23-Sanık ... ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
İddianamede, sanığın 16.07.2016 tarihinde, sanık ...'ın yakalandığı aracı sürerek onu muallakta bir yere götürdüğü, o gece görev yaptığından bahisle atılı suçları işlediği iddia edildiği,
05/04/1993 doğumlu olan sanığın, suç tarihi olan 15-16/07/2016 tarihi itibariyle, İzmir 2.Jandarma Tugay Komutanlığında sözleşmeli uzman çavuş olarak görev yaptığı, branşının makineli tüfek yardımcılığı olduğu, makam şoförü olmadığı, sanığın 10/06/2016 tarihinde İzmir 2.Jandarma Tugay Komutanlığında ilk içtimaya çıktığı, olay gecesi nöbetçi olmayıp, bekar olduğu ve ev kiraları yüksek olduğu için birlik içinde misafirhanede kaldığı, istiarahat halinde olduğu, TV'den ülkemizde yaşanan darbe kalkışmasından kabaca bilgi sahibi olduğu,
Sanığın, 16/07/2016 günü gece yarısını geçtikten sonra saat 02.00 sularında tabur komutanı olan sanık ... ...'ın kamuflajlarını giyinerek derhal nizamiye önüne gelmeleri şeklindeki emri üzerine diğer uzman arkadaşları ile birlikte kamuflaj elbiselerini giyerek ateşli silah olmaksızın nizamiye önüne geldiği, bu saatlerde darbe kalkışmasının büyük ölçüde önlendiği, vatandaşların ve polis güçlerinin birliğin nizamiyesinin önünü iş makineleri ve bariyerler ile kapattıkları,
Bu sırada, ...'ın kaçırılması fiiline iştirak eden sanık ... ile diğer sanıklar Binbaşı ... ..., Yarbay ..., Yüzbaşı ..., astsubaylar ... ve ...'ı gözaltına almak için kolluk güçlerinin nizamiye önünde bekledikleri,
16/07/2016 tarih ve 04.30 saatli yakalama tutanağında da belirtildiği üzere, kolluk güçleri ile sanık ... arasında yapılan görüşmelerde, koluk güçlerinin sanığı gözaltı işlemi için emniyet müdürlüğüne davet ettikleri, ancak sanık ...'ın polislerle birlikte gelmeyeceğini, kendi makam aracı ile il jandarma komutanlığına gideceğini belirtmesi üzerine, o gecenin ... ve şartları içinde nizamiye önünde bir karışıkılık ve çatışma çıkabileceği endişesi ile polislerin yolda yakalama yapma niyeti ile buna müsade etmeleri üzerine sanık ...'in makam aracına bindiği, bu sırada

sanık ... ...'ın tabur komutanı olan sanık ... ...'ın, sanık ... ...'a araba sürmeyi biliyor musun diye sorması üzerine evet dediği, bu sırada tanımadığı, sanık ...' in makam aracını nizamiyeye doğru çevirdiği sırada sanık ...'in "siz bırakın komutanım asker sürsün" demesi üzerine sanık ... ...' ın aracın şoför koltuğuna oturduğu, sanık ...'in arka koltuğunda oturduğu, sanık ...'ın kullandığı aracın çıkış yapabilmesi için, polislerin bilgisi dahilinde nizamiyenin önündeki bariyerlerin kaldırılması üzerine aracın nizamiyeden çıktığı, bu aracın önü, yanı ve arkasında üç polis aracının refakat ettiği, yaklaşık 15-20 dakika yolda birlikte gidildiği, İzmir-Ankara yolu, Hacılarkırı caddesi ile 1410 sokak kesişiminde, önden giden polis aracının biraz arayı açıp yolu kestikleri, sanığın da kullandığı araçla kaçma teşebbüsünde bulunmadan gelerek orada durduğu, diğer iki polis aracının da gelip yanlarında durduğu, araçlardan inen polislerin sanık ...'i direnmesi üzerine zor kullanarak araçtan çıkararak gözaltına aldıkları, sanık ...' ı da şüpheli sıfatıyla yakalayarak karakola götürdükleri,
İddianamede sanığın sanık ...'ı muallak bir yere götürdüğü iddiasının hiç bir somut dayanağının bulunmadığı, zira yakalama tutanağı incelendiğinde bir kaçma girişimi veya polis araçları atlatma girişiminden bahsedilmediği,
Özetle; sanık ... ...'ın, sanığın tabur komutanı olması, gözaltına alınacak sanık ...'in makam aracının polislerin bilgi ve rızası kapsamında birlikten çıkış yapması, lise mezunu olan sanığın tecrübesiz ve genç yaşta olması da nazara alındığında, tabur komutanının verdiği, istirarahat halindeyken üniformasını giyip nizamiye önüne gelmesi ve polislerin rızası ile çıkış yapan aracın şoförlüğünü yapma şeklindeki ... karşı gelmesinin, o anki koşullara göre sanıktan beklenemeyecek nitelikte bulunması, araçla sanık ...'i polis gözetiminden kaçırma çaba ve girişiminde bulunmadığının, üzerinde komandoların taşıması olağan sayılan bıçak dışında ateşli silah taşımadığının tutanak içeriği ile sabit olması karşısında sanığın atılı Anayasayı ihlal ve TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçlarını işlediğine dair iddia dışında kesin somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile, söz konusu suçlardan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,
Bylock, Bank Asya hesabı, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluş üyeliği, iltisaklı okul, dershane, çalışma kaydı gibi FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatına dair bir delil elde elde edilemeyen ve ardışık aranma kaydı bulunmayan sanığın, 02/02/2014 tarihinde yapılan iki adet tekil aranmalarının, 27/07/2015 tarihinde uzman çavuş olarak göreve başladığı tarihten önce memleketi olan Adana ilinden yapılmış olması karşısında örgütsel içerikli olduğuna dair kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar veridiği,

24-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanık ...'in suç tarihi olan 16/07/2016 tarihinde İzmir ilinde konuşlu bulunan 2.Jandarma Komando Tugay Komutanlığı, 2.Tabur Komutanlığı'nda Jandarma Teğmen rütbesi ile 1.Bölük birinci tim komutanı olarak görev yaptığı, olay günü mesai saatleri içinde görevli olduğu,
15/07/2016 günü Tugay komutanı Tuğgeneral ... izinli olduğu için yerine en üst rütbeli komutan olarak, darbenin o birlikteki baş aktörü olan ve tefrik öncesi süreçte Anayasayı ihlal suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık Kurmay Yarbay ...' ın baktığı,
Sanığın savunmasında kabul ettiği ve tanık ...'ın ifade ettiği üzere, 15/07/2016 günü sabah içtimasından sonra saat 09.00 sularında harekat merkezinde görevli bir başçavuş tarafından cep telefonu ile aranıp kurmay başkanı sanık ...'ın kendisini çağırdığının iletilmesi üzerine, bölük komutanı ...'a bilgi vererek rızasını alarak sanık ...'ın makamına gittiği,

yerinde bulamayıp geri döndüğü, akabinde öğlen içtimasından sonra sanık yüzbaşı ...'ın kendisine ulaşarak sanık ...'ın çağırdığını söylemesi üzerine yine bölük komutanının bilgisi dahilinde sanık ...'in makamına giderek onunla yüz yüze odasında görüştüğü,
Gerekçeli kararın giriş kısmında anlatıldığı üzere; o gün sanık ... o birlikte darbe faaliyeti kapsamında, müşteki ...'ın kaçırılıp alıkonulması, diğer üst rütbeli komutanların derdest edilmesi fiililerini planlayıp icra eden en etkili ve yetkili kişi konumunda olduğu,
Sanığın Tugay'ın komutasını yürüten sanık ... tarafından çağrılması üzerine onun yanına gitmesi askeri gereklilik ve emir zinciri nedeniyle olağan bulunduğu,
Sanığın da beyan ettiği üzere, sanık ..., yanına çağırdığı sanığa o gece bir gizli görev, bir operasyon olacağı, bundan kimseye bahsetmemesi, kendisinden emir almadan birliği terk etmemesi gerektiğini, kendisini sonra tekrar yanına çağıracağını ifade ettiği,
Daha sonra sanığın iki kez daha sanık ...'ın odasına gidip onunla görüştüğü,
Sanığın, bu görüşmelere gitmeden önce bölük komutanı olan tanık ...'a bilgi verdiği, onun bilgisi kapsamında gittiği, görüşme sonrası tanık ...'nin yanına gelerek ona görüşme içeriğinden, gizli bir görevden bahsedildiğinden söz ederek görüşmeyi gizlemediği, sanığın gün içinde bir kez daha bölük komutanına bilgi vererek sanık ...'ın yanına gittiği, kendisinden silahının yanında olup olmadığını sorduğunu tanığa anlattığı, bölük komutanı olan jandarma üsteğmen tanık ... bile o saat itibariyle bu gizli görevin ne olduğunu tanık ... ... ile de istişare ederek anlamaya çalıştığı, askeri bir görev olabileceğini düşündükleri,
Sanık bu görüşme öncesi ve sonrası kendisi gibi teğmen olan arkadaşı sanık ... ... ve sanık ...'ya da sanık ... tarafından aynı şekilde emir verildiğini, kimseye bahsetmemesi gerektiğinin tembihlendiğini öğrenmesi üzerine, konuyu kendi bölük komutanı tanık ...'a aktarmak istediği, yerinde bulamayınca sanık ... ... ile birlikte onun bölük komutanı tanık ... ...'e anlattığı,
Görüldüğü üzere sanık, sanık ...'in gizli görev olarak adlandırdığı ve kimseye anlatmaması gerektiğini tembihlediği emri, öğrenmesini müteakip saat 14.00 sularında kendi bölük komutanına o an için ulaşamadığından arkadaşı sanık ...'ın bölük komutanı olan tanık ... ... ile daha sonra da ulaştığında kendi bölük komutanı ile paylaşarak ... ve şartlar ile askeri işleyiş gereği üzerine düşeni yaptığı, daha sonra kendi bölük komutanı-sıralı amiri olan tanık ...'a da aynı gizli emir ve görüşmeden bahsedip ne yapması gerektiğini sorduğu
Tanık ... da kendisinin ve tabur komutanları ...'nın bilgisi olmadan maiyetindeki sanığa gizli bir görev denilerek bir emir verilmesinden haklı olarak şüphe ettiği için sanığa hamile olan eşinin durumunun aciliyetini bahane gösterip mazeret uydurarak görevden affını istemesini salık verdiği, sanığın da bunun üzerine sanık ... tarafından aynı konuda yeniden çağrıldığı vakit mazeretini dile getirdiği, sanık ... de sanığın bilerek uydurduğu mazeretine inanarak sanığa müsaade etttiği, sanığın da kendi bölük komutanının bilgisi dahilinde evine gittiği, böylece darbe faaliyeti kapsamında bir fiile iştirak ettiğinin sabit olmadığı,
Sanığın, sanık ...'ın o an için gizli olan eylem planlarından ve darbe faaliyetinden haberdar olduğu, ancak darbe kalkışmasının başarısız olacağını anlaması üzerine görevden affını istediğine dair iddiaya, sanığın henüz darbe kakışmasının başlatılmadığı 15/07/2016 günü saat 14.00 sularında bu durumdan tanıklar ... ... ve ...'a bahsetmesi karşısında itibar edilmediği,
Sanığın, darbeci olduğu sabit olan sanık ...'ın içeriğini açıklamadan gizli bir görev olarak katılmasını istediği, darbe faaliyeti kapsamında icra edilen üst düzey komutanların derdest

edilmesi planı ve katılan korgeneral ...'ın derdest edilip zorla alıkonulması fiiline sanığın iştirak ettiğinin sabit olmadığı, yukarıda açıklandığı üzere sanık ... ile yaptığı görüşmelerden darbe karşıtı olan komutanlarını haberdar edip onların bilgisi dahilinde fiillere işitarak etmekten kaçındığı, sanığın bahsedilen gizli görevin darbe kalkışması fiili ile ilgili olduğunu bilerek hareket ettiğine, emri veren komutanlarının o sırada darbe faaliyetinin içinde olduğunu bildiğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Ardışık arama raporu, tanık ...'in beyanı, sanığın kısmen etkin pişmanlık içeren ikrara dönük savunması ile dosyada toplanan deliller hep birlikte değerlendirildiğinde sanığın FETÖ/PDY örgütü ile ... süredir süreklilik ve çeşitlilik arz eden ilişkisinin bulunduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün asker üyeleriyle gizliliği sağlamak amacıyla oluşturduğu yöntem kapsamında kimliği tespit edilemeyen mahrem imam vasfındaki örgüt üyesi veya üyeleri tarafından sabit hatlardan değişik tarihlerde arandığı, tespit edilebildiği kadarıyla 2012 yılından beri örgütsel anlamda örgüt ideolojisinin aşılanması, sürdürülmesi, askeri birlik içinden istihbarat toplanması, örgüte finansal destek sağlanması amacıyla periyodik aralıklarla yapılan örgütsel görüşmelere katıldığı, bu fiillerinin devamlılık, çeşiklilik arz ettiği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu kabul edilerek silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği,

25-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanık ...'un suç tarihinde Ege Ordu Komutanlığında Kurmay Başkanı sanık ...’in emir astsubaylığı görevini yürüttüğü, 14,15,16 temmuz günü izin yapmak için İzmir Urla'da bulunan askeri kampa gittiği, olay günü olan 15 Temmuz 2016 günü İzmir ili, Urla İlçesinde bulunan Ilıksu askeri kampında izinde olduğu, savunmasına göre TV'den İstanbul'da köprülerin askerler tarafından kapatıldığına dair haberleri görüp Isparta'da okuyan oğlunu arayıp ulaşamadığı, endişelenip iznini kesip eve dönmeye karar verdiği ve İzmir'e doğru yola çıktığı, saat 23.23'te sanık ... tarafından kullandığı cep telefonu hattından arandığı 29 saniye görüştükleri, ...'in İzmir'e geldiğini söylediği, sonra ...'in makam odasını açmak, hazırlamak için birliğe geldiği, saat 00.32'de sivil kıyafetli Ege Ordu birliğe geldiği,
Sanığın suçlamayı inkar etmesi, soruşturma aşamasında dinlenen tanıkların yoruma dayalı beyanlarının sanığın atılı suçları işlediğine yeter derecede delil olma vasfını taşımadıklarının anlaşılması, sanıktan ele geçirilen ve incelenebilen dijital materyallerde suç ve suç unsuruna rastlanılmaması, araştırma tutanakları ve yazı cevaplarında belirtildiği üzere sanığın Bylock kullanmadığı, Bank Asya’da hesabının bulunmadığı, ardışık arama kaydının bulunmadığı, 11 adet tekil aramalarının örgütsel olduğunun kesin olarak tespit edilememesi, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluşlarına üye olmadığı, iltisaklı okul, dershane, çalışma kaydı bulunmadığının anlaşılması, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğuna dair sempati boyutunu aşmayan fetö elebaşısının kitabını evinde bulundurma dışında bir delil elde edilememesi, atılı suçların sanık tarafından işlendiğine ya da sanığın bu suçlara iştirak ettiğine dair maddi veya takdiri başkaca delil elde edilememiş olması, darbe teşebbüsünün icraya konulduğu gece 16/07/2016 tarihinde saat 00: 32 sularında birliğine gelen sanığın izlenen kamera kayıtlarından da anlaşılacağı üzere, atılı suçların icra hareketlerini teşkil edecek bir davranış içinde bulunmadığının anlaşılması karşısında mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirildiği,

Sanığın evinde yapılan aramada FETÖ/PDY örgütü elebaşısı Fethullah Gülen'e ait beş adet kitap bulunduğu ve sanığın adına kayıtlı 0-537-... numaralı GSM hattının 22/11/2012 tarihinde bir kez; 08/02/2013 tarihinde iki kez, 22/06/2013 tarihinde bir kez; 01/06/2014 tarihinde iki kez, 02/06/2014 tarihinde dört kez Balıkesir ilinde bulunan sabit hatlardan arandığı; 08/12/2014 tarihinde İzmir ilinde bulunan sabit hattan bir kez arandığı anlaşılmakta ise de, kriterlere uygun ardışık aranmasının tespit edilememesi, yapılan tekil aramaların örgüt üyeliği suçunun oluşumu için yeterli delil olarak kabulünün mümkün olmaması, örgüte üye olduğuna dair başkaca delil elde edilememesi karşısında mevcut şüphenin lehine değerlendirildiği,
Her ne kadar sanık hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, silahlı terör örgütüne üye olma, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs, silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçlarını işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın atılı suçları işlediğine dair, inkara yönelik savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut ve tahmine dayalı iddia dışında kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, ceza hukukunun "Şüpheden sanık yararlanır" şeklindeki genel ilkesini gereğince, mevcut şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçların sanık tarafından işlendiği sabit olmadığı kabulü ile müsnet suçlardan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Ek iddianamede sanığın atılı Cumhurbaşkanına suikaste teşebbüs suçuna iştirak ettiğine dair soyut ve varsayıma dayalı iddia dışında somut bir delil gösterilmediği, esasen bu suça katıldığına dair bir anlatıma da yer verilmediği, başka sanıklarca Marmaris ilçesinde icraya konulan Cumhurbaşkanına karşı suikast suçunu işlediğine ve yahut bu suça yardım ettiğine dair bir anlatımın bulunmadığı bu suça katıldığının tespit edilemediği, bu suretle atılı suçu işlemediği kabulü ile müsnet suçtan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,

26-Sanık ... ve ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
1985 doğumlu olup 2006 yılından beri astsubay olarak görev yapan sanık ...' nın Ege Ordu Komutanlığı Muhabere Elektronik Bilgi Sistemleri Tabur Komutanlığı'na (MEBS) bağlı ... Muhabere Merkez Amirliğinde kripto mutemedi olduğu, olay gecesi muhabere merkezinin nöbetçi astsubay (astsubay üst çavuş) olarak görevli olduğu,
1987 doğumlu olup 2011 yılında uzman çavuş olarak mesleğe başlayan, 2015 Temmuz ayından beri Ege Ordu Komutanlığı Muhabere Elektronik Bilgi Sistemleri Tabur Komutanlığı'na (MEBS) bağlı ... Muhabere Merkez Amirliğinde muhabere uzman çavuş olan sanık ...' ın, olay gecesi muhabere merkezinde bulunan santralde nöbetçi uzman çavuş olarak görevli olduğu

Olay gecesi sanık ...' nın nöbetçi astsubay olarak görev yaptığı ... Muhabere Merkezinde; kendisi, muhabere uzman çavuşlar sanık ..., uzman çavuşlar ... ve ... ...'ın nöbetçi personel olarak bulundukları, ayrıca operatör erlerin bulunduğu, mesaj bölümünde uzman çavuş ... ...'ın, santral bölümünde ise uzman çavuş sanık ...'ın görevli olduğu,
Kamera kayıtları, tanık beyanları ile özü itibariyle örtüşen ve aksi sabit olmayan savunmalara göre; sanık ...'nın saat 22.40 sularında muhabere merkezinde yer alan dinlenme odasında TV seyrettiği, aksi sabit olamyan savunmaya göre darbe kalkışması ile ilgili herhangi bir bilgisinin bulunmadığı, sanığın da bağlı bulunduğu MEBS taburu nöbetçi subayı olan ve tefrik öncesi süreçte anayasayı ihlal suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılan sanık ...'ın kamera kayıtlarına göre saat 22: 43: 35'te Ordu Hareket Merkezi turnikesinden aceleyle atlayarak geçip karargâhtan çıktığı, müteakiben 22: 44: 47'de sanığın da görev yaptığı ...

Muhabere Merkez Amirliğine aceleyle gelerek "Ordu harekat merkezinden geliyorum, çok önemli olaylar var, santrali kapatmamızı emrettiler" diyerek yanında bulunan sanıklar ... ve ...'a emir verdiği, branşı kripto mutemedi olan sanığın santralin nasıl kapatılacağını bilmediğini ifade ettiği, sanık ...'ın santral odasından sorumlu olan uzman çavuş sanık ...'a santrali kapatmasının bilip bilmediğin sorduğu, sanık ...'ın da bildiğini söylediği, sanık ...'ın ona santralin kapatılması emrini yinelediği, bunun üzerine sanık ...'in santralin bulunduğu dolabı açıp şartel düğmelerini indirerek santrali kapattığı, böylece KKT 11-3 Telli Sistemler Talimnamesi ve EHHAS/Santral Nöbetçi Uzman Çavuşluğu Nöbeti ve Santral İşletmeni Talimatına (EK-J) göre, 7 gün 24 saat esasına göre faal bulundurulması gereken telefon santralin saat 22.45'te kapatıldığı, akabinde sanık ...'ın koşarak Muhabere Merkezinden çıktığı,
Bu gelişmeler üzerine sanık ...'nın kullanımında olan 0-532-... numaralı GSM hattı ile saat 22.45.16'da sorumlu amiri olan ... Muhabere merkezinin amiri olan ve birlik içinde bulunmayan muhabere üsteğmen tanık ... ...'i arayarak durumu izah ettiği, anormal bir durum olduğunu bildirdiği, tanık yüzbaşı ... ...'in misafirlikte olduğunu, haberinin olmadığını ifade ettiği,
Santralin kapatılmasını müteakip, saat 22.50 sularında sanık ...'nın mesaj bölümünde bulunan uzman çavuş ... ...'ın odasına gittiği, ... ...'ın sanık ...'e bir mesaj gösterdiği, mesajın Genelkurmay'dan gelen sözde sıkıyönetim direktifi içeren hareket ... öncelikli olması nedeniyle sanık ...'nın, ...'a bu mesajı hemen gelen evrak kısmına götürmesini söylediği, saat 22: 51: 53'de, ... ...'ın çıktısı alınan mesajı kaydederek Haber merkezi kısmına götürüp, tanık ...'a teslim edip, saat 22: 55: 06'da geri geldiği, mesajın bu şekilde nöbetçi astsubay ...'na ... tarafından ulaştırıldığı, gelen mesaj ve yaşanan karışıklık üzerine, aksi sabit olamayan savunmalara göre sanıklar ... ve ...'ın santralin kapatılması ile sıkıyönetim emrinin bir ilgisi olup olmadığını sanık ...'a sordukları, sanık ...'ın da öğrenip bilgi vereceğini söylediği, sanıkları yanıltmaya devam ettiği, endişeye kapılan sanıklar ... ... ve ...'nın bölük komutanının arayıp durumu aktarıp onun emirlerine göre hareket etmeye karar verdikleri, sanık ...'in cep telefonu ile saat 22.48'de yüzbaşı ... ...'i arayıp durumu aktardığı, değişik emirler verildiğini, karışıklık yaşandığını ifade ederek kendisinin muhabere merkezine gelmesinin faydalı olacağını arz ettiği,
Akabinde sıkıyönetim konulu mesajların mükerrer olarak veya başka komutanlık kanalıyla tekraren gönderildiği,
Tanık ...' ın, Genel Evrak ve Mesaj Kontrol kısmında nöbetçi astsubay olduğunu, saat 22.30 sularında KKK Hareket Merkezinden aradığını söyleyen birinin mesaj gönderdik geldi mi dediğini, evrakı görüp kapak kısmı uygun değil dediğini, mesajları EYS üzerinden OHM'ye gönderdiğini, saat 22.55 sularında muhabere merkezinden iki harekat ... öncelikli mesaj getirildiğini, içeriğine bakmadan kayıt yapıp koşarak OHM nöbetçi astsubayı ...'na verdiğini ifade ettiği,
Aynı gece saat 23: 01 sularında karargaha gelen ordu komutanı ...'in henüz odasına çıkmadan daha telefonların niye kesik olduğunu sorduğu, açılması talimatını verdiği, bu emir doğrultusunda saat 23.15 sularında santralin açıldığı,
Saat 23: 13: 31'de, P.Yb. ... ...'in -kendi beyanına göre santrali açtırmak için- muhabere merkezine geldiği, sanık ... ile santral odasına girdikleri, bu esnada Müh.Ütğm. Sanık

... ile sanık ...'nın mesaj odasından çıktıkları, sanık ...'ın santrale girdiği ve P.Yb. ... ... ile santralden çıktıkları, saat 23: 14: 16'da, P.Yb. ... ...'in Muhabere Merkezini terk ettiği,
Saat 23: 19: 28'de, sanık ...'ın hızlı bir şekilde muhabere merkezinden çıktığı, ancak müteakiben Ege Ordusu Karargâhında görevli Ulş.Er ... ... ve P.Er. ... İn'in beyanlarına göre Ege Ordu Komutanı emir subayı ...'nin santralin açılması emirinin iletilmesi amacıyla muhabere merkezine geldikleri, sanık ... ile birlikte erlerin santral odasına girdiği, müteakiben muhabere merkezine tekrar gelen sanık ...'ın telefon ile konuşarak mesaj odasına girdiği, sürekli telefonla konuşarak mesaj odası ile santral odası arasında gidip geldiği; 23: 22: 46'da sanık ...'ın telefonuna mesaj yazarak binadan çıktığı, sanık ...'ın santralde görevli sanık ... ...'a bölük komutanlarını arayarak televizyon izlemelerinin söylenmesini emrettiği, kısa bir süre sonra karargâhta görevli erlerin de binadan çıktıkları,
Yaklaşık saat 23.15 itibariyle santralin tekrar faal hale geldiği, saat 23.20-23.25 sularında bölük komutanı olan tanık ... ...'in geldiği, sanıklar ... ve ...'ın yaşananları kendisine anlattıkları,
Santral açıldığı sırada orada bulunan üsteğmen sanık ...'ın santralin açılmasından sonra sanığa ve ...'a birlik komutanlarına televizyon izlemeleri yönünde bildirimde bulunulması emri vererek ayrıldığı,
İdari tahkikat raporuna göre arasında cep telefonu da bulunan 17 adet hattın aranıp televizyon izlemelerinin söylendiği,
Gecenin ilerleyen saatlerinde durumlarından şüphelenilen sanıklar ..., ... ve ...'ün hatlarının kesilmesi yönünde verilen yasal emrin sanıklar ... ... ve ... tarafından yerine getirildiği,
Sanık ...'ın, sanık ...'nın emri üzerine, tanık ... ...'ın sorumlu olduğu mesaj odasına gelen sıkıyönetim direktifi konulu yasa dışı mesajla ilgili kayıt işlemlerini yaparak derhal ilgili birimlere teslimini sağlayıp geri döndüğü, bu fiilin rutin yasal bir prosedür olduğu, sanıkların suça iştirak ettikleri şeklinde değerlendirilemeyeceğinin izahtan vareste olduğu, bu yasa dışı mesajların alt birliklere gönderilmediği, bu konuda sanıklara bir emir de verilmediği,
Ege Ordu telefon santralinin kapatılması fiilinin darbe fiilinin icrası kapsamında yapıldığında, emri verenlerin darbe fiiline asli fail olarak iştirak ettiklerinde bir şüphe bulunmadığı,
Sanıklar ... ve ...'ın fiilen bu emrin icrasını gerçekleştirdiklerinin de sabit olduğu, emrin sanıkların bağlı bulunduğu MEBS taburunun o geceki nöbetçi subayı olan ve sanıkların yetkili amiri konumunda bulunan üsteğmen sanık ... tarafından, yani yetkili amir tarafından sanıklar aldatılarak hareket merkezinin emri diyerek iletildiği, sanıkların emrin darbe fiilinin icrası kapsamında verildiğini bildiklerine dair somut bir delil bulunmadığı, sanık ... ile diğer nöbetçi personelin de bu yönde aksine bir beyanlarının bulunmadığı, emrin icra edildiği saat itibariyle de henüz TV ve sair haber kaynaklarında darbe kalkışması yaşandığına dair net bir bilginin de bulunmadığı, en azından böyle bir haber varsa bile bunun sanıklar tarafından öğrenilip idrak edildiğine dair bir delilin de mevcut olmadığı, sanıkların FETÖ/PDY örgütü ile ilişkililerinin tespit edilemediği, ilk şaşkınlığını atlatan sanık ...'nın olay sırasında kullanımında olan 0-532-... numaralı GSM hattı ile santralin kapatılmasından hemen sonra saat 22.45.16'da sorumlu bir personelin yapması gerektiği gibi ... Muhabere merkezinin amiri olan ve birlik içinde bulunmayan muhabere üsteğmen tanık ... ...'i arayarak durumu izah ettiği, yine aynı şekilde 22.50 sularında vakfı olunan yasa dışı mesajla ilgili de sorumlu bir

personelin yapması gerektiği gibi amirleri olan tanık ... ...'i telefonla arayarak bilgilendirdikleri, saat 23.25 sularında bölük komutanları olan tanık ... ...'in gelerek ... Muhabere merkezinin sorumluluğunun fiilen üstlendiği, sanık ... tarafından sanıklara verilen bölük komutanlarının aranarak televizyon izlemelerinin söylenmesi yolundaki emrin icrasının tanık ... ...'in fiilen sorumluluğunun başladığı zamanda icra edildiği, emrin veriliş amacı darbe fiilinin icrası kapsamında ise de, sanıkların başlarında bölük komutanlarının da bulunduğu ve bu emrin icrasının sakıncalı olduğu yönünde bir açıklama ve karşı emir vermediği bir ortamda sanıkların cezai sorumluluklarının söz konusu olamayacağı takdir ve sonucuna varıldığı
Sanıklar ... ve ...'ın belirtilen eylemleri dışında darbe fiiline iştirak olarak kabul edilebilecek başkaca bir fiil ya da davranışlarının tespit edilemediği, bu eylemlerden sonra gece boyunca darbe suçuna iştirak etmeyen komutanlarının emirleri dahilinde hareket ettikleri,
Askeri Ceza Kanununa göre; ast, kendisine verilen emrin bir suç işlemek maksadıyla verildiğini biliyorsa ve buna rağmen emri yerine getirmişse kendisinin de amirle birlikte ceza göreceği, astın bu hususta sadece bir şüpheye kapılmasının cezalandırılması için yeterli oladığı, zira her askerin amiri tarafından verilen emrin kanuni olduğunu farz ve kabul etmek zorunda bulunduğu ve bu konuda ast lehine bir karinenin varlığının kabul edilebileceği, astın konusu suç oluşturan emri haksızlık oluşturduğu konusunda kaçınılmaz bir hataya düşerek yerine getirmesinin, somut olay çerçevesinde bilgi düzeyi, olayın özellikleri, tecrübe, rütbe ve konum gibi olgular nazara alınarak TCK'nın 30/4. maddesi bağlamında değerlendirilmesi gerektiği,
Sanıklar ... ve ...'ın 15/07/2016 günü nöbetçi olduğu muhabere merkezinde yer alan santralin kapatılması yönündeki kanunsuz emri icra ettikleri anlaşılmış ise de, emri verenin sıralı amirlerinden olan MEBS taburu nöbetçi subayı muhabere üsteğmen sanık ... olması ve sanıkları hareket merkezinin emri acilen santralin kapatılması gerekiyor diyerek yanıltması, sanıkların emrin icrasından şüpheye düşerek fikir birliği içinde sorumlu bir personelden beklendiği gibi gerek santralin katılmasından sonra gerekse yasa dışı mesaj geldikten sonra ... Muhabere Merkezinin amiri olan muhabere üsteğmen ... ...'i arayarak konu hakkında bilgi vermeleri, darbe kalkışması kapsamında mesaj merkezine gelen yasa dışı mesajları, prosedürlerini tamamlayarak hemen üstlerine iletmeleri, bağlı birliklere söz konusu konusu suç teşkil eden mesajların gönderilmediğinin anlaşılması karşısında; terör örgütüne mensubiyeti tespit edilemeyen, bir suç işlemek kastı olmaksızın, üstlerinden aldıkları emrin hizmete yönelik olduğu zannı ile santralin kapatılmasını sağlayan ve bir süre sonra legal emir üzerine santralin açılmasını sağlayan sanıklar ... ve ...'ın işledikleri fiilin bir haksızlık teşkil ettiğini bilmelerine rağmen, bu fiili müşahhas olayda hukuka aykırı olmaktan çıkaran bir maddi sebebin varlığı hususunda kaçınılmaz bir yanılgıya düştükleri kanaatine varılarak, bir hukuka uygunluk sebebi olarak “Yetkili amir tarafından verilen ve yerine getirilmesi görev gereği zorunlu olan, hizmete ilişkin emrin ifasının (TCK madde 24) maddi şartlarında kaçınılmaz bir yanılgıya düştükleri kabul edilerek, hatanın TCK'nın 30/3 delaletiyle 30/1 maddesi kapsamında kastı kaldıracağı kabulü ile sanıklar ... ve ...' ın atılı Anayasayı ihlal ve Yasama organına karşı suçlardan CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği,
Sanık ... hakkındaki aştırma sonuçlarına göre; sanığın Bylock kullanmadığı, Bank Asya’da hesabının bulunmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluşlarına üye olmadığı, iltisaklı okul, dershane, çalışma kaydı bulunmadığı, şüpheli ardışık veya tekil aramasının bulunmadığı, sadece sanıktan el konulan Samsung Marka SM-N9000Q Model cep telefonunun incelenmesinde FETÖ PDY örgütü ile ilgili yürütülen soruşturmalarda örgüt tarafından

kullanıldığı bildirilen "Kakao.Talk" adlı uygulamanın kalıntılarının tespit edildiği, sanıktan elde edilen diğer materyaller üzerinde yapılan incelemede FETÖ PDY silahlı terör örgütü ile alakalı olabilecek suç ve suç unsuruna rastlanmadığı, sanığın şüpheli ardışık veya tekil aramasının bulunmadığının anlaşılması, ... raporunda sanığa ait olduğu belirtildilen ve 15/05/2017 tarihinde Ankara'da bulunan sabit hattan tekil olarak arandığı ifade edilen 0 506 170 xx xx numaralı GSM hattının sanığa ait olmadığı, sanığa atanan zorunlu müdafii Av. ...'ye ait olduğunun anlaşılması, cep telefonunda Kakao.Talk adlı uygulamanın kalıntısına ilişkin delil dışında sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ya da iltisakına dair başkaca delil bulunmadığı, tek başına Kakao.Talk adli uygulama kalıntısına rastlanılmasının sanığın cezalandırılmasına yeterli düzeyde kesin bir delil olmadığı, Kakao.talk uygulamasının bazı dijital cihazlarda üretici firma tarafında yüklenmiş vaziyette satışa sunulduğunun da bilinmesi gözetilerek mevcut şüphe sanık lehine değerlendirilerek müsnet silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık ... hakkında CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,
Sanık ... hakkındaki araştırma sonuçlarına göre; sanığın Bylock kullanmadığı, Bank Asya’da hesabının bulunmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluşlarına üye olmadığı, iltisaklı okul, dershane, çalışma kaydı bulunmadığı, şüpheli ardışık aramasının bulunmadığı, dijital verilerinde suç unsuruna rastlanmadığı, sanığın fiilen kullandığını ifade ettiği 0 544 673 xx xx numaralı GSM hattı ile şüpheli ardışık aramasının bulunmadığı, sadece 11/05/2013 günü saat 19.17'de 0-266-... numaralı ankesörlü hat tarafından aranarak 78 saniye görüşme yaptığına dair tekil arama kaydının bulunduğu, sanığın bu arama ile ilgili mantıklı bir açıklama yaptığı, tek tekil aramanın örgütsel olduğunun ispatlanamadığı, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ya da iltisakına dair başkaca delil bulunmadığı, bir adet tekil aramanın sanığın cezalandırılmasına yeterli düzeyde kesin bir delil olmadığı, mevcut şüphe sanık lehine değerlendirilerek müsnet silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,

27-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Ege Ordu Komutanlığı içinde yer alan, Ege Ordu Komutanlığı'na bağlı olmayan İzmir Tafiks Muhabere Bölge Komutanlığı'nda astsubay başçavuş olarak görev yaptığı, Bölge Bando Komutanlığı ile nöbet haricinde ilgisinin bulunmadığı, 15/07/2016 tarihinde mesai saati sonrasında Bölge Bando Komutanlığı nöbetçi astsubayı olduğu, kendi mesai yaptığı Tafiks Muhabere Bölge Komutanlığı'nda asker ve personel az olduğu için nöbetlerin Bölge Bando Komutanlığı ile birlikte tutulduğunu, nöbet haricinde Bölge Bando Komutanlığı ile bir ilgisinin bulunmadığını ifade ettiği,

Olay gecesi Bölge Bando Komutanlığı nöbetçi astsubayı olan sanığın olay gecesi saat 23.00 sularında nöbet tuttuğu yerde televizyondaki darbe kalkışmasına ilişkin haberleri görüp, merasim bölüğü ve tafiks birliğinin nöbetçi astsubayı olan tanık ...'i askeri hattan arayıp, konuyu paylaşmak istediğini, hattın kapalı olduğunu anlaması üzerine, saat 23.06 sularında nöbet tuttuğu yere 20-25 metre mesafede yer alan Ege Ordu Komutanlığı muhabere merkezinde (MEBS) görev yapan, daha önce 2011-2014 yılları arasında Ardahan'da birlikte çalıştığı için tanıdığı uzman çavuş ...'ı ziyaret edip, çayını içmek, hem de askeri hattın kapalı olmasının sebebini öğrenmek için muhabere merkezine girdiği, burada yaklaşık 8 dakika kalarak saat 23.14'te çıkış yaptığı,

Ege Ordu santralinin saat 22.44'te kapatıldığı, sanığın da 23.06'da muhabere merkezine girdiği, ...'la daha önce birlikte çalıştıkları, sanıklar ... ve ... tarafından bu savunmalarının doğrulandığı, başka amaçla gittiğine dair delil de elde edilemediği için itibar edildiği,
Sanığın 23.06'da muhabere merkezine giriş yaptığı, uzman çavuş olan sanık ... ...'ın TV izlediğini ve darbe olduğunu, sanık ...'ın telefon santralini kapattırdığını söylediği, akabinde sanık oradayken sanık ...'ın tekrar muhabere merkezine geldiği, sanık, sanıklar ..., ... ve ...'ın beraber mesaj odasına girdikleri, sanığın gelen mükerrer sıkıyönetim mesajının kapak kısmına muhabereci olması nedeniyle baktığını ifade ettiği, arkasından saat 23.14'te muhabere merkezinden ayrıldığı, askerlerinin yanına gittiği,
Sanığın belirtilen eylemi dışında darbe fiiline iştirak olarak kabul edilebilecek başkaca bir fiil ya da davranışının tespit edilemediği, gece boyunca darbe suçuna iştirak etmeyen komutanlarının emirleri dahilinde hareket ettiği, darbe fiilinin araştırılması için görüntü izleme odasında verilen görevleri ifa ettiği,
Sanığın, darbe fiilinin icrası kapsamında sanık ... tarafından icra edilen birlik santralinin kapatılması şeklindeki yasa dışı fiile iştirak ettiğine dair bir iddia ya da delil bulunmadığı, olay gecesi kullandığı 0 542 644 xx xx numaralı GSM hattının HTS verileri incelendiğinde, Ege Ordu Komutanlığı'nda darbeye iştirak eden sanıklar ile herhangi bir telefon iletişiminin bulunmadığı, darbe fiiline iştirak olarak kabul edilebilecek başkaca fiil ve davranışının tespit edilemediği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ya da iltisakına dair soyut iddia dışında delil bulunmadığı, araştırma sonuçlarına göre; sanığın Bylock kullanmadığı, Bank Asya’da hesabının bulunmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluşlarına üye olmadığı, iltisaklı okul, dershane, çalışma kaydı bulunmadığı, şüpheli ardışık veya tekil aramasının bulunmadığı, sanığın darbe yanlısı tutum takındığına, darbe fiili ile illi bir değer taşıyan bir eylemde bulunduğuna, bu kapsamda konusu suç teşkil eden bir emir verdiğine, veya verilen bir emri icra ettiğine dair bir delil elde edilemediği, arkadaşını ziyaret amaçlı muhabere merkezine girip, 8 dakika kalmak ve gelen sıkıyönetim mesajının kapak kısmına diğer sanıklarla birlikte bakmak dışında bir eyleminin bulunmadığı, bu eylemin de darbe fiiline iştirak olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı kabulü ile müsnet Yasama organına karşı suç, Silahlı terör örgütü üyesi olma ve Anayasayı ihlal suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,

28-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın, Ege Ordu Komutanlığında üsteğmen askeri hakim olarak görev yaptığı, darbe kalkışmasının yaşandığı gece görev yaptığı birliğe gelmediği, mesai sonrasından gece yarısına kadar arkadaşı olan üsteğmen askeri savcı sanık Mesut Kayıntu ile birlikte olduğu, saat 22.00 sularında evine geçtiği, sabah aranarak birliğe gelmesinin istenmesi üzerine 16/07/2016 günü saat 07: 30 sularında birliğe geldiği, meslektaşları ile değerlendirme yaptıkları, akbinde ordu komutanını bilgisi dahilinde saat 14: 00 sularında birlikten ayrılarak evine gittiği, kendi birliği olan Ege Ordu Komutanlığı'nda yaşanan ve gerekçeli kararın giriş kısmında anlatılan darbe kalkışmasına ve Cumhurbaşkanına suikaste ilişkin fiilere iştirak ettiğine, darbe yanlısı tutum takındığına, darbe fiili ile illi bir değer taşıyan bir eylemde bulunduğuna, bu kapsamda konusu suç teşkil eden bir emir verdiğine, veya verilen bir emri icra ettiğine dair bir delil elde edilemediği, esasen bu yönde bir iddianın da ileri sürülmediği, atılı Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs, Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini

yapmasını engellemeye teşebbüs, silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçlarını işlediğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile söz konusu suçlardan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Ek iddianamede sanığın atılı Cumhurbaşkanına suikaste teşebbüs suçuna iştirak ettiğine dair soyut ve varsayıma dayalı iddia dışında somut bir delil gösterilmediği, esasen bu suça katıldığına dair bir anlatıma da yer verilmediği, başka sanıklarca Marmaris ilçesinde icraya konulan Cumhurbaşkanına karşı suikast suçunu işlediğine ve yahut bu suça yardım ettiğine dair bir anlatımın bulunmadığı bu suça katıldığının tespit edilemediği, bu suretle atılı suçu işlemediği kabulü ile müsnet suçtan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,
Sanıkla ardışık aranan sanık ... ve sanık ...'ın aynı yerde anı kuvvete bağlı olarak askeri hakim-savcı olarak görev yaptıkları, kuvvetle muhtemel aynı mahrem imama bağlı oldukları için peş peşe arandıkları, peş peşe aranmalarının, bazı aramalardan önce ve sonra rastgele kaydı bulunmayan numaraların aranmasının tesadüf olamayacağı, aramaların kriterlere uygun örgütsel aramalar olduğu takdir ve sonucuna varıldığı,
Gerekçeli kararın giriş kısmında açıklandığı üzere, mahrem imamların, örgüt üyesi asker kişilere cevapsız çağrı bırakarak, bir önceki yüz yüze görüşmede önceden planlanan, gelecek görüşme planında bir değişiklik olmadığı, planlandığı üzere buluşma gün ve saatinde buluşma yerinde hazır olunması gerektiği anlamına gelen bir şifreli arama yöntemi olduğu, sanığın da bu kapsamda, bağlı olduğu kimliği meçhul mahrem imam tarafından aranıp bzen cevapsız çağrı bırakılarak, önceden planlandığı gibi yüz yüze görüşmenin gerçekleşeceği, planda bir değişiklik olmadığının haber verilmesi amacıyla arandığı, akabinde mahrem imamın, takip edilme ihtimaline binaen son aranan numaranın tespit edilmesini, sanığın deşifre olmasını önlemeye dönük bir tedbir olarak, sanığı aradıktan hemen sonra başka numaraları çevirdiği,
Söz konusu arama ve görüşmelerin Yargıtay 16 CD'nin 13/11/2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere FETÖ/PDY örgütüne mensup askerlerden sorumlu mahrem imamlarının kullandığı yöntemlere uygun örgütsel arama ve görüşmeler olduğu, açıklandığı üzere aramadan sonra aranan hedef numarayı gizleme-perdeleme amaçlı aramalar yapıldığı, aynı yerde görev yapan aynı rütbedeki asker şahsın da arandığı, itirafçı beyanlarında belirtilen arama ritüellerine uygun aramalar olduğunun anlaşıldığı,
Sanığın askeri hakimlik sınavında kopya çektiği, soruların daha önce kendisine verildiği kesin olarak saptanamaması, başka sınavlardan 74 ve 75 puan alan bir şahsın askeri hakimlik sınavından 85 puan almasının hayatın olağan akışına göre mümkün görülmesi karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilerek, bilirkişi raporunun sanık açısından mahkumiyet hükmüne esas alınmadığı,
Hakim Üsteğmen sanık ...'ın her ne kadar tüm safahatta kendisi ile ilgili “Sıkıyönetim Direktifi” konulu emirler ekindeki EK-B'de yer alan Sıkıyönetim Mahkemelerindeki görevlendirme listesinde adına yer verilmiş olmasının FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü mensubu olduğuna delalet etmeyeceğini savunmuş ise de, ardışık arama raporu ve iddiayı doğrulayan dijital analiz raporu karşısında, sanığın darbe girişimini gerçekleştiren FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü mensuplarınca özel olarak seçilip görevlendirme yapıldığı takdir ve sonucuna varıldığı,
Sanığın FETÖ/PDY mensubu asker ve sivil örgüt üyeleri ile örgütsel irtibat kurduğu, örgütsel sohbetlere katıldığına dair ardışık arama raporu, Fetö/Pdy mensuplarının gizli olarak haberleşmek amacıyla kullandıkları "Kakao.Talk" isimli programı kullandığına dair dijital analiz raporu ile Sıkıyönetim Direktifi konulu emirler ekindeki EK-B'de yer alan Sıkıyönetim Mahkemesinde hakim

olarak görevlendirilmesi hep birlikte değerlendirildiğinde, suçtan kurtulmaya dönük inkar içerikli savunmaya itibar edilmeyerek, sanığın FETÖ/PDY örgütü ile ... süredir süreklilik ve çeşitlilik arz eden ilişkisinin bulunduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün asker üyeleriyle gizliliği sağlamak amacıyla oluşturduğu yöntem kapsamında kimliği tespit edilemeyen mahrem imam vasfındaki örgüt üyesi veya üyeleri tarafından sabit hatlardan değişik tarihlerde arandığı, örgütsel anlamda örgüt ideolojisinin aşılanması, sürdürülmesi, birlik içinden istihbarat toplanması, örgüte finansal destek sağlanması amacıyla periyodik aralıklarla yapılan örgütsel toplantı-sohbetlere katıldığı, bu fiillerinin devamlılık, çeşiklilik arz ettiği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu takdir ve sonucuna varılarak silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği,
Ek iddianame ile sanığın silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçunu işlediği iddia olunmuş ise de, sanığın söz konusu örgütün kurucusu ve yöneticisi olduğuna dair, soyut iddia dışında bir delil elde edilmediğinin, bu iddianın sübuta ermediğinin, eyleminin kül halinde örgüte üye olma suçunu oluşturduğunun kabul ediliği,

29-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
1974 doğumlu olan sanık ...'nın Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlı Ege Ordu Komutanlığı Hareket Kurmay Yar Başkanlığında, Astsubay olarak rütbesinde görev yaptığı, sanık Tuğgeneral ...' in emir ast subayı olduğu,
Sanığın aksi sabit olmayan savunmasına göre 15 Temmuz 2016 günü normal mesaisini bitirdikten sonra evine gittiği, saat 21.00 sularında uyuduğu, gece 01.30 sularında uyanıp, telefonundaki cevapsız çağrıları görerek emir astsubaylığını yaptığı tuğgeneral sanık ...'in makam şoförü olan tanık ... ...'ı aradığı, tanığın ...'in makamda olduğunu, kendisini mesaiye çağırmak için aradıklarını ancak ulaşamadıklarını söylemesi üzerine, hemen kıyafetlerini değiştirip karargah kıyafeti giyerek hazırlanıp Ege Ordu Komutanlığı'na araçla gittiği, 16/07/2016 günü saat 02.20 sularında Ege Ordu Komutanlığı karargahına geldiği, kendi kimliği ile turnikeden geçtiği, sanık ...'e geldiği bilgisini verdiği, sanık ...'in Maltepe Askeri Lisesi nöbetçi amiri ile makam telefonundan görüşmek istediğini belirtmesi üzerine sanığın görevinin gereği olarak saat 02.40 sularında söz konusu iletişimi sağladığı,
Sanığın o gece devam eden zaman diliminde makam odasının yanında ...'in yakınında bulunmaya devam ettiği, saat 16.00 sularında sanık ... gözaltına alınıncaya kadar emir astsubayı olarak ...'in yanında ve yakınında bulunduğu, onun gözaltına alınmasından sonra makamın ve kendi odasının kapılarını kilitleyip karargah grup komutanı ... ...'ya teslim ettiği,
İddianamede Ege Ordu Komutanının 15-16-17 temmuz 2016 da Edremit'e gidişine ilişkin Edremit Tugayı tarafından yapılan taslak ziyaret programını 15 temmuz 2016'da e-posta gönderilmesi ve sanığın da taslak programı genel sekreterlik icra subayı ...'nin bilgisayarına e-posta gönderdiğinden bahisle sanığın darbe kalkışmasına iştirak ettiği iddia edilmiş ise de, bu faaliyetlerin normal prosedürde kurmay başkanına iletildiği, o tarihte Kurmay başkanına vekaleten tuğgeneral sanık ...'in baktığı, ...'in yönlendirmesi ve talimatı ile onun emir astsubayı olduğu için görevi gereği Edremit taslak programını olması gerektiği gibi Ege Ordu Genel Sekterlik İcra Subayı olan ...'ye ilettiği, sanığın bu hususu kabul ettiği anlaşılmış olup, sanığın görevi kapsamında kaldığı anlaşılan bu fiilinin darbe kalkışması ve Ege Ordu Komutanının derdest edilmesi planı ile ilgisinin bulunduğunun tespit edilmediği,
İddianamede sanığın darbe girişimi lehine hareket eden sıralı komutanlara müdahalede bulunmadığı, engellemek için herhangi bir teşebbüste bulunmadığı, bu nedenle darbe girişiminde etkin rol aldığı

iddia edilmiş ise de, sanığın emir astsubaylığını yaptığı ...'in özellikle sanığın karargaha geldiği saat 02.20 sularından itibaren darbe kalkışması lehine hareket ettiğini ortaya koyacak dış dünyaya yansıyan açık bir fiilinin tespit edilemediği, o saat itibariyle darbe karşıtı tedbirlerin, mesajların hazırlanmasında görünürde rol aldığı, sanığın ...'in darbe yanlısı tutum takındığını, darbe kalkışmasına iştirak ettiğini bildiğinin kesin olarak ispatlanamadığı, iddianameye bu yönüyle itibar edilmediği, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirildiği,
Sanığın olay gecesi darbe fiiline iştirak olarak kabul edilebilecek başkaca bir fiil ya da davranışına rastlanmamıştır.
Özetle; emir astsubayı olan sanığın, olay gecesi saat 02.20 sularından itibaren makamda bulunarak komutanı olan sanık ...'in emirlerini icra ettiği, telefon görüşmelerinde sekreter gibi aracılık yaptığı, emir astsubayı olan sanığın, komutanın makama geldiğini ve kendisini çağırdığını öğrenmesi üzerine olay gecesi makama gelmesinin olağan ve zorunlu olduğu, komutanın yakınında bulunup konusu açıkça suç teşkil etmeyen emirlerini icra etmesi ve telefonlarına bakmasının olağan görevleri arasında bulunduğu anlaşılmıştır.

Sonuç olarak; sanık ...'in, sanığa veya başkalarına darbe fiiline iştirak kapsamında bir emir verdiği ve bunun sanık tarafından yerine getirildiğine; sanığın müstakil olarak darbe yanlısı tutum takındığına, darbe fiili ile illi bir değer taşıyan bir eylemde bulunduğuna dair, soyut iddia dışında bir delil elde edilemediği kabulü ile atılı Yasama organına karşı suç, Hükümete karşı suç ve Anasayı ihlal suçlarını işlediği sabit olmadığından müsnet suçlardan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği
Ek iddianamede sanığın atılı Cumhurbaşkanına suikaste teşebbüs suçuna iştirak ettiğine dair soyut ve varsayıma dayalı iddia dışında somut bir delil gösterilmediği, esasen bu suça katıldığına dair bir anlatıma da yer verilmediği, başka sanıklarca Marmaris ilçesinde icraya konulan Cumhurbaşkanına karşı suikast suçunu işlediğine ve yahut bu suça yardım ettiğine dair bir anlatımın bulunmadığı bu suça katıldığının tespit edilemediği, bu suretle atılı suçu işlemediği kabulü ile müsnet suçtan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,
Alınan dijital materyal inceleme raporuna göre; sanıktan el konulan HTC marka Desire 816 model cep telefonu içindeki 00: 16 süreli kamera kaydında FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü lideri ...'in video kaydının yer aldığı, video kaydının sesinin olmadığı, yine örgüt lideri ...'in "bazı rahatsızlıklar var, bir tanesi baş aşağıya bir yere gideceği zaman çok ciddi bir mesele onu açıkça söyleyemeyeceğim terbiyem müsait değil ona, uygunsuz bir yere gidiyordu ailesini ihanet şeyiyle daha hiç olmadan bir şey olmadan evvel ben komşusunu gece yarısı uyardım git dedim oraya gitmesin hiçbir şey olamaz önü kesilir dedim öyle bir şeyi bildiğinden dolayı benim hep ölmemi, hatta geçer geçmez siz inanırsınız inanmazsınız bunu da bilenler erbabı bilenler söylüyor, ölümüm için on defa büyü yaptılar fakat ben ölmedim" şeklindeki konuşmasına ait ses kaydının tespit edildiği,
Sanık adına kayıtlı kullandığı GSM hatlarına ilişkin alınan raporlar ile sanığın tekil ve ardışık aramalarının bulunduğu, sanıkla aynı zaman dilimi içinde ardışık olarak aranan asker şahısların sanığın bağlı olduğu Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlı, sanıkla aynı rütbe ve kıdemde olmaları, iddiayı doğrulayan dijital analiz raporunun ardışık arama raporu ile örtüşmesi karşısında, değişik tarihlerde aynı sabit hatlardan sanıkla aynı kuvvete bağlı, aynı rütbe ve kıdemdeki asker kişilerin aranmasının tesadüf olamayacağı, adı geçenlerin mahrem imam veya imamlara bağlı olarak örgütsel faaliyet yürüttükleri ve örgütsel görüşmeler yaptıkları takdir ve sonucuna varıldığı, söz konusu arama ve görüşmelerin Yargıtay 16 CD'nin 13/11/2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar

sayılı ilamında açıklandığı üzere FETÖ/PDY örgütüne mensup askerlerden sorumlu mahrem imamlarının kullandığı yöntemlere uygun örgütsel arama ve görüşmeler olduğu, genelde sanıkla aynı yerde görev yapan aynı kuvvete bağlı, aynı rütbedeki şüpheli şahısların ardışık olarak arandığı, raporda açıklandığı üzere aramadan önce ve sonra tedbir amaçlı aranan hedef numarayı gizleme-perdeleme amaçlı aramalar yapıldığı, itirafçı beyanlarında belirtilen ardışık aramaya dair mahrem imamların, asker kişileri arama ritüellerine uygun aramalar olduğunun değerlendirildiği,
Ankesör büfe analiz raporu, iddiayı doğrulayan dijital analiz raporu ile dosyada toplanan tüm deliller hep birikte değerlendirildiğinde, suçtan kurtulmaya dönük inkar içerikli savunmaya itibar edilmeyerek, sanığın FETÖ/PDY örgütü ile ... süredir süreklilik ve çeşitlilik arz eden ilişkisinin bulunduğu, sanığın FETÖ/PDY Silahlı terör örgütünün asker üyeleriyle gizliliği sağlamak amacıyla oluşturduğu yöntem kapsamında kimliği tespit edilemeyen mahrem imam vasfındaki örgüt üyesi veya üyeleri tarafından sabit hatlardan değişik tarihlerde arandığı, örgütsel anlamda örgüt ideolojisinin aşılanması, sürdürülmesi, birlik içinden istihbarat toplanması, örgüte finansal destek sağlanması amacıyla periyodik aralıklarla yapılan örgütsel toplantı-sohbetlere katıldığı, bu fiillerinin devamlılık, çeşiklilik arz ettiği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu kabulü ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği,
Ek iddianame ile sanığın silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçunu işlediği iddia olunmuş ise de, sanığın söz konusu örgütün kurucusu ve yöneticisi olduğuna dair, soyut iddia dışında bir delil elde edilmediğinin, bu iddianın sübuta ermediğinin, eyleminin kül halinde örgüte üye olma suçunu oluşturduğunun kabul ediliği,

30-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın Ege Ordu Komutanlığı karargahında Ege Ordu Komutanı koruma astsubayı olarak görev yaptığı, aynı zamanda fiilen emir astsubaylığı görevini de yürüttüğü,
KKK emekli astsubay olan ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlandığı anlaşılan tanık ... ...' in mahkeme huzurunda alınan beyanında özetle; sanıkla Gelibolu'da görev yaparken 1994 yılında FETÖ/PDY yapılanmasının sohbetlerine katıldığında tanıştığını, birlikte sohbetlere katıldıklarını, daha sonra kendisinin 2000-2007 yılları arasında Gaziantep'te çalıştığı sırada sanıkla yine örgütsel bir sohbette karşılaştıklarını, yine kendisinin İzmir'de görev yaptığı bir dönemde sanıkla İzmir'de örgütsel sohbetlere katıldıklarını ifade ettiği,
Sanığın, eşi adına kayıtlı olup ... yıllardır fiilen kullandığı 0 505- 12-xx xx numaralı GSM hattı ile örgütsel arama yöntemlerine uygun olarak 15/01/2012 ila 07/11/2014 tarihleri arasında İzmir'de bulunan ankesörlü hatlardan, İzmir'de görev yaptığı dönemde tekil, ardışık ve kodlu olarak arandığı,
Söz konusu arama ve görüşmelerin Yargıtay 16 CD'nin 13/11/2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere FETÖ/PDY örgütüne mensup askerlerden sorumlu mahrem imamlarının kullandığı yöntemlere uygun örgütsel bir arama ve görüşme olduğu, ardışık arandığı kişilerin genel itibariyle sanıkla aynı yerde görev yapan aynı kuvvete bağlı, aynı rütbedeki şüpheli şahıslar oldukları, itirafçı beyanlarında belirtilen ardışık aramaya dair mahrem imamların, asker kişileri arama ritüellerine uygun olduğu
Dijital analiz raporu, tanık ... ...'in iddiayı doğrulayan beyanları, sanığın özellikle İzmir'de bulunan Ulaştırma ve Personel Okulu Komutanı'nın emir astsubayı olan ... ile ardışık olarak aranmış olmasının aramaların örgütsel aramalar olduğunu ortaya koyduğu,
Sanık ...'ın tanık ... ...'in örgüt üyeliği iddiasını doğrulayan ve ankesör-büfe (...) analiz raporu ile sanığın dijital materyallerinde FETÖ/PDY örgütü ile ilgili

verilerin ele geçirildiğine ilişkin dijital analiz raporu ile örtüşen beyanları, sanığın örgütsel arama yöntemlerine uygun olarak 15/01/2012 ila 07/11/2014 tarihleri arasında tekil, ardışık ve kodlu olarak arandığına dair ankesör-büfe (...) analiz raporu, sanıktan el konulan bir kısım dijital materyallerde, Fethullah Gülen hoca sohbetleri kalıntısı, örgütle bağlantılı olduğu tespit edilen Herkul.org ve Bamteli isimli web sitesine ait web geçmişi görüntüsü, Kakao.Talk isimli program kalıntısı tespit edildiğine dair dijital analiz raporu, güvenlik kamera görüntüleri, kamera izleme tutanakları, sanığın aşamalarda birbiriyle çelişen, kaçamaklı ikrar içeren beyanları, HTS verileri, HTS baz sinyal bilgileri ile dosyada toplanan diğer delillere göre, Ege Ordu Kışlasında meydana gelen darbe kalkışması fiillerine iştirak eden sanıklar ile birlikte hareket ettiği, darbe fiilinin icrasına yardım eden sıfatıyla katkı sunduğunun anlaşılması karşısında, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün asker üyeleriyle gizliliği sağlamak amacıyla, oluşturduğu yöntem kapsamında kimliği tespit edilemeyen mahrem imam vasfındaki örgüt üyesi/üyeleri tarafından sabit hatlardan değişik tarihlerde aranarak örgütsel anlamda görüşmeler yaptığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile tespit edilebildiği kadarıyla ... yıllardır (1994 yılından beri) süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içeren örgütsel bağ kurduğu, fiillerinin devamlılık, çeşiklilik arz ettiği, iradesini örgütün iradesine terk ettiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olduğu takdir ve sonucuna varıldığı, ancak örgütün kurucusu veya yöneticisi olduğuna dair somut bir iddia ve delil bulunmadığı,
Gerekçeli kararın birinci bölümünde yer alan "Ege Ordu Komutanlığı'nda meydana gelen olaylar" başlıklı kısımda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;
-Ege Ordu Komutanlığında Harekat Başkanı olarak görev yapan Kara Pilot Kurmay Albay ...' in Ankara ilinde bulunan Kurmay Yarbay sanık ... ...'yu 14.07.2016 tarihinde arayarak İzmir'e çağırdığı, Kurmay Yarbay sanık ... ...'nun 57. Topçu Tugayında görev yapmakta iken 06.07.2016 tarihinde Ege Ordu Komutanlığı Harekat Başkanlığı Plan ve Harekat Şube Müdürü olarak atandığı ve fakat darbe kalkışmasının hemen öncesinde resmiyette Kara Harp okulunda öğrenci alımları mülakat komisyonlarında görevlendirildiği için geçici olarak Ankara ilinde bulunduğu,
Kara Pilot Kurmay Albay ... Yarbay sanık ... ...'dan, Ege Ordu Komutanlığı Harekat Başkanlığında Plan Subayı olarak görev yapmakta iken İstanbul'da Harp Akademileri Komutanlığı Kara Harp Akademisi Harekat İstihbarat Ana Bilim Dalı Öğretim Elamanlığı görevine atanarak 11 Temmuz tarihinde yeni birliğindeki görevine katılış yapmış olan Kurmay Binbaşı sanık ...'a da haber vermesini ve ikisinin de 15/07/2016 tarihinde İzmir'de olmalarını istediği,
Yarbay sanık ... ...' nun bu görüşmenin ardından Binbaşı sanık ...'ı arayarak Ege Ordu Komutanlığı Harekat Başkanı Albay sanık ...'in kendilerini İzmir'e çağırdığını haber verdiği ve kendisi Ankara'dan, Binbaşı sanık ... ise İstanbul'dan hareketle 15.07.2016 tarihinde İzmir'e geldikleri, sanıkların öğleden sonraki bir zaman diliminde İzmir İli Bornova İlçesinde buluştukları,
Ege Ordu Komutanı Orgeneral tanık ...'in emir astsubayı olan ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu anlaşılan astsubay kıdemli başçavuş olan sanık ...'ın olay tarihinde kullandığı GSM hattının da 15/07/2016 günü saat 18.53'ten itibaren Bornova ve Bornova'ya bitişik Bayraklı bölgesinden sinyal vermeye başladığı, bu durumun saat 22.01 sularına kadar devam ettiği, akabinde Bornova ile Ege Ordu Komutanlığının bulunduğu Bornova ilçesine yaklaşık 30 km mesafedeki Narlıdere ilçesi istikametine doğru baz sinyali verdiği,
HTS verilerine göre sanık ...'ın kullandığı GSM hattından 15/07/2016 günü saat 18.33.02'de sanık ...'ın kullandığı eşi adına kayıtlı GSM hattını arayarak 301 saniye (5 dk) görüşme yaptığı, bu görüşme sırasında sanık ...'ın Ege Ordu kışlasının bulunduğu

bölgeden sinyal verdiği, akabinde 18.53'te Bayraklı-Bornova bölgesinden sinyal verdiğine göre, sanıklar ... ve ...'in saat 18.33'te görüşmelerini müteakip sanık ...'ın, sanıklar ... ve ... ... ile buluşmak ve onları Ege Ordu Karargahına getirmek için Narlıdere'den Bornova istikametine özel aracı ile hareket ettiği takdir ve sonucuna varıldığı,
Sanık ..., önceden haberleşerek Bornova bölgesinde buluştuğu sanıklar ... ve ... ... ile birlikte kendi kullandığı özel aracı ile buluştukları Bornova'dan hareketle, Ege Ordu Kışlasının bulunduğu Narlıdere ilçesine doğru yaklaştıklarında saat 22.21 ve 22.30'da tanık şoför ...'nu arayarak resmi araç hazırlanmasını talep ettiği, hep birlikte sanık ...'ın aracı ile saat 22.31'de kışla nizamiyesinden içeri girip, lojmanlar bölgesine geçtikleri, akabinde hazırlanan araç ile lojmanlar bölgesinden sanıklar ..., ... ve ... ...'nun Ege Ordu Karargahına saat 22.40 sularında geldikleri,
Sanık ... esas hakkındaki savunmasının alındığı 16/04/2021 tarihine kadar alınan beyanlarında ısrarla olay tarihinde Ege Ordu Kışlasının bulunduğu Narlıdere ilçesinden ayrılmadığını savunmasına rağmen, kendisinin ve diğer sanıklar ... ile ... ...'nun baz kayıtları okunup sorulduğunda önceki savunmalarından kısmen rücu ederek Narlıdere ilçesine yaklaşık 30 km mesafedeki İzmir Bayraklı/Bornova'da bulunan Kızılay Kan Merkezi'nde (Manavkuyu Mah.) kan vermek için geldiğini, tesadüfen sanıklar ... ve ... ... ile karşılaştığını ve özel aracı ile onları ricaları üzerine Ege Ordu Komutanlığı kışlasına getirdiğini ifade ederek kaçamaklı bir biçimde adı geçen sanıklarla birlikte ortak hareket ettiğini ikrar ettiği
Sanık ...'ın resmi araç talep ettiği saat 22.21 sularında henüz kendisinin karargaha gelmesi konusunda amirleri tarafından aranmadığı ve karargaha çağrılmadığı, diğer sanıklar ... ve ... ... ile birlikte Ege Ordu Karargahına yaklaştıkları anlaşılmış olmakla; sanık ...'ın diğer darbe kalkışmasının içinde bulunan sanıklar ... ve ... ... ile yaptıkları plan çerçevesinde karargaha gitmeyi kararlaştırdıklarının anlaşıldığı,
Ege Ordu Komutanlığında meydana gelen darbe kalkışması fiillerine asli fail olarak iştirak ettikleri için tefrik öncesi süreçte Anayasayı ihlal suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilen ve darbe kalkışmasının baş aktörlerinden olan sanıklar ... ... ve ...'ın Bornova ilçesinden Ege Ordu kışlasının bulunduğu Narlıdere ilçesine sanık ...'ın kullandığı özel otomobili ile intikal ettikleri, yoldayken araç içinde yine darbe fiiline iştirak ettikleri için tefrik öncesi süreçte mahkumiyetlerine karar verilen sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ..., ... ve ... ile telefonla görüştükleri, görüşme içeriğinin sonraki eylemleri de nazara alındığında darbe kalkışması fiilinin icrası ve organizasyonu ile ilgili olduğu, sanık ...'ın bu görüşmelere araç içerisinde şahit olduğu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu
sabit olan sanık ...'a güvendikleri ve onunla birlikte hareket ettikleri için sanıklar ... ve ... ...'nun bu görüşmeleri sanık ...'ın yanında ve aracında yapmakta bir beis görmedikleri takdir ve sonucuna varıldığı,
Sanık ... lojmanlardan Ege Ordu Karargahına resmi araçla geçmek istediği sırada sanıklar ... ve ...'in de bu araca binip Ege Ordu Karargahına geçtiklerini, araçtakilerden birinin ... ... değil ... olduğunu savunmuş ise de, sanık ...' in mahkeme huzurunda, o akşam Ege Ordu Komutanı Emir Astsubayı sanık ...'ın aracı ile bıraktığı kişinin kendisi olmadığını savunmuş, sanıklar ... ve ... ... lojmanlar bölgesinden Ege Ordu Harekat Başkanlığına sanık ...'ın çağırdığı resmi araç ile geçtiklerini ifade etmişler, yukarıda açıklandığı üzere sanık ...'ın, sanıklar ... ve ... ...'yu Bornova'dan alıp Ege Ordu Komutanlığı Karargahına kadar getirdiği anlaşıldığı, savunmalarına bu yönüyle itibar edilmediği,

Ayrıntıları Ege Ordu Komutanlığı güvenlik kameralarının izlenip tutanağa bağlandığı görüntülerden de anlaşılacağı üzere; sanık ...'ın saat 22.43.25-22.43.37 saatleri arasında 12 saniye; 22.43.55-22.46.30 saatleri arasında 2 dakika 35 saniye OHM odasında kaldığı, 22.47.12'de tekrar OHM'ye girdiği, 22.48.21'e kadar OHM'de kaldığı, 22.48.21'de turnikelerden giren sanıklar ..., ... ve ... ...'a parmağıyla yukarı katı işaret ettiği, bu sırada yukarı katta sanıklar ... ve ...'in, sanık ...'in odasında görüşme halinde oldukları, sanık ...'ın, ..., ... ve ... ...'ın peşinden onlara refakat eder şekilde saat 22.48.39'da turnikelerden karargah dışına çıktığı,
Sanık ...'ın, Ege Ordu Komutanlığı ile o tarihte resmen bir ilgileri bulunmayan sanıklar ... ve ... ... tarafından Ege Ordu santralinin yasa dışı bir şekilde kapatılması emrinin verildiğine ve icra için harekete geçildiğine, OHM'de Ege Ordu Komutanlığı ile ilgisi bulunmayan OHM'ye ve karargaha girme yetkileri olmayan, darbe kalkışmasının yaşandığı gece eğitim kıyafeti giyerek darbeden yana tavır aldıkları anlaşılan, yabancı birlik personeli olan sanıklar ..., ... ve ... ...'ın OHM'ye girdiklerini, karargahta dolaştıklarını gördüğü, turnikenin iptal edildiğine görüp, anladığı halde herhangi bir tepki göstermediği, en azından yaşanan sıradışı ve yasa dışı olayları emir astsubaylığını yaptığı ordu komutanını yahut diğer yetkili kişilere iletmediği gibi beden dili, hareketleri, yabancı birliklerden gelen sanıklar ile temasları nazara alındığında onlarla birlikte hareket ettiği takdir ve sonucuna varıldığı,
Yine OHM ve komutan makam odasının bulunduğu karargah binasının turnikeler dış kısmını gösteren kamera kayıtlarındaki görüntülerden de anlaşılacağı üzere; sanık ...'ın bir taraftan Ege Ordu Komutanı'nı karşılayıp, Ege Ordu Komutanı emir subayı ...'nin talimatları doğrultusunda Ege Ordu Komutanı'nın korumasına katkı sunduğu, ancak bir taraftan da darbeci grup ile temasını ve irtibatını sürdürdüğü, özellikle görüntülere de yansıdığı üzere, beden dili, darbeci sanıklarla kurduğu göz teması, olay günü telefon irtibatı kurup, Bornova'dan alarak karargaha getirdiği Ege Ordu ile resmen ve fiilen bir irtibatı kalmayan darbeci sanık ... ile gruptan uzaklaşarak 8-10 metre ötede gizli gizli bir şeyler konuştuğu ve sanık darbeci sanık ... ile bir şeyler konuşup koşarak harekat başkanlığına doğru gittiği, sanığın darbeci grup ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiği, zahirde darbe karşıtı olan Ege Ordu Komutanı ... ve onun emir subayı ...'nin komutanının korunmasıyla ilgili emirleri yerine getiriyormuş gibi görünmesine rağmen, gerçekte gizli gizli darbeci güruhtan sanıklar ile görüşme yapıp, komutanı derdest etmek için teyakkuzda olan darbeci gruba, Ege Ordu Komutanı'nın neler yaptığını, koruma önlemleri kapsamında neler yapıldığını ve sair istihbaratı sağladığı, darbeci grubun sanığın verdiği bilgiler doğrultusunda hazırlıklarını şekillendirdikleri, eylemlerini planladıkları, sanığın darbeci grubun muhbiri olarak hareket ettiği takdir ve sonucuna varıldığı,
Sanık ...'ın, Ege Ordusu Karargah binasının karşısında bulunan Ege Ordusu İstihbarat ve Harekat Başkanlığı Binası kameralarına yansıyan görüntülerden de anlaşılacağı üzere; sanık ...'ın hızlı ve telaşlı bir şeklide saat 23.32.44'te sanık ...'in makam odasının bulunduğu koridora geldiği, 23.32.48'te sanık ...'in odasına girip, 23.32.59'ta çıktığı, 10 saniye kadar içeride kaldığı, bu sırada ...'in odasında olmadığı, sanığın odadan çıktıktan sonra soldaki koridora yöneldiği, 20 saniye kadar orada beklediği, bu sırada sanık ...'in saat 23.33.21'de koridordan sanığın bulunduğu noktaya bakarak makam odasına saat 23.33.25'te geçtiği, akabinde peşinden saat 23.33.43'te sanık ...'ın ...'in bulunduğu makam odasına girdiği, akabinde sanıktan sonra odaya sanık ... ...'nunda saat

23.34.07'de girdiği, sanık ...'ın saat 23.33.43'te girdiği odadan 23.38.22'de çıktığı, odada 4 dakika 39 saniye sanıklar ... ve ... ... ile görüştüğü, adı geçen sanıklara Ege Ordu Komutanı'nın bulunduğu katta alınan koruma tedbirleri, komutanın darbeyi önlemek için görüştüğü kişiler, ve sair sanıklara lazım olacak gerekli istihbari bilgiyi ilettiği, sanık ...'ın odadan ayrılmasına müteakip saat 23.40.59 sularında diğer darbeci sanıklar ... ..., ..., ...'ında sanık ...'ın odasına gelip toplantı yaptıkları, sanığın yukarıda izah edildiği üzere zahirde Ege Ordu Komutanı'nın ve darbe karşıtı grubun yanında yer alıyormuş gibi görünerek gerçekte darbeci gruba ve o gruba liderlik yapan ...'e muhbirlik yaptığı, onlarla birlikte hareket ettiği takdir ve sonucuna varıldığı, tam bu hareketliliğin yaşandığı sırada saat 23.42'de sanık ...'ın, ... tarafından aranması ve 8 saniye görüşme yapılması da sanığın darbeci güruhla birlikte hareket ettiğini ortaya koyduğu,
Sanık ...'ın darbe karşıtı faaliyet icra eden Ege Ordu Komutanı tanık ... ile emir subayı tanık ...'nin emirlerini zahirde yerine getirdiğine ilişkin tespitler;
-Ege Ordu Komutanı Orgeneral ...'in emir subayı Binbaşı tanık ... ordu komutanının kendisini aradığını fark edince cep telefonundan ordu komutanını arayarak karargaha geçileceği emrini ve bilgisini aldığı, ardından saat 22.52.33'te komutanın emir astsubayı sanık ...'ı arayarak süratle kendisini almasını emrettiği,
Yukarıda açıklandığı üzere Astsubay sanık ... henüz hiçbir amiri tarafından aranıp karargaha çağrılmadığı bir zaman diliminde hazırlık yapıp resmi araç ile yanında sanıklar Binbaşı ... ve Yarbay ... ... olduğu halde saat 22.42 sularında karargaha gelmiş olup Tanık ... kendisini aradığı sırada zaten Ege Ordu Komutanlığı Karargah binası Ordu Harekat Merkezi (OHM) taraflarında bulunduğu, bu telefon görüşmesinden sonra derhal giderek emir subayı Binbaşı tanık ...'yi aldığı, Ege Ordu Komutanı Orgeneral ...'in konutuna bıraktığı ve tekrar aceleyle dönerek komutanın makamını açtığı,
-Ege Ordu Komutanı Orgeneral tanık ...'in karargaha gelmesini müteakiben Emir Subayı Binbaşı tanık ...'nin, Emir Astsubayı sanık ...'dan derhal tabanca alıp gelmesini istemiş, Astsubay sanık ... ivedi bir biçimde komutanın konutu yakınında bulunan Emniyet Nöbetçi Astsubayına giderek kendisi, emir subayı ve ordu komutanı için birer adet Glock Marka tabanca almış ve iki dakika içinde döndüğü,
Ege Ordu Komutanı Orgeneral tanık ... kendisi için getirilen tabancayı çekmecesine koyduğu, saat 23.12 sularında Ege Ordu Komutanı Emir Astsubayı tanık ...' nın da karargaha geldiği, astsubay sanık ...' ın onun gelişini müteakiben Saat 23.13'te tekrar karargahtan ayrılarak M16 tüfekle geri geldiği, Emir Astsubayı tanık ... ve Astsubay sanık ...'ın hücum yelek ve ... namlu tüfekle teçhizatlandığı,
Konut Koruma Astsubayı tanık ... ... koruma ekibinde görevli Uzman Çavuş tanık ...'a haber vererek derhal karargaha gelmelerini emrettiği ve tanık ...'un koordinasyonunda koruma ekibinden diğer personel Ege Ordu Komutanı koruma şoförü Uzman Çavuş ... ile Uzman Çavuş ...'nun geldiği, Ordu Komutanının koruma ekibinde bulunan polis memurlarının polis memurları tanık ... ve ...'in telefonla çağrıldığı ve onlar da gelerek karargah içinde, dışında ve ordu komutanının makam katında silahlı bir biçimde koruma görevine geçtikleri,

Özetle; Ege Ordu Komutanın emir-koruma astsubayı olan ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün tespit edilebildiği kadarıyla 1994 yılından beri üyesi olan sanık ...'ın Ege Ordu

Komutanlığında yaşanan darbe fiillerinin en önemli icracılarından olan ve karargaha girer girmez darbe fiillerinin icrasını başlatan tefrik öncesi süreçte darbe kalkışmasına asli fail olarak iştirak ettikleri için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilen sanıklar kurmay yarbay ... ... ve kurmay binbaşı sanık ... ile telefon trafiği kurarak olay günü saat 19.00 sularından itibaren irtibatta olması ve onları mesai sonrası yanlarına giderek Ege Ordu Komutanlığı'nın bulunduğu Narlıdere ilçesine yaklaşık 30 kilometre uzakta olan Bornova ilçesinden alarak kendi şahsi aracı ile Ege Ordu Karargahına getirmesi, adı geçen sanıkların sanığın aracında gelirken darbe fiililin organizasyonu ile ilgili Ege Ordu'da darbe kalkışması fiillerine iştirak ettikleri için tefrik öncesi süreçte mahkumiyetlerine karar verilen bir çok sanık ile telefon görüşmeleri yapmaları, bu görüşmelere sanığın aracın içinde vakıf olmamasının mümkün olmaması, sanığın karargahta iken darbeci güruh ve özellikle darbeci güruhun başı olan albay sanık ... ile yine darbe kalkışmasında aktif rol aldıkları için tefrik öncesi süreçte mahkumiyetlerine karar verilen sanıklar ... ve ... ile gizli gizli görüştüklerinin kamera kayıtları ile tespit edilmiş bulunması karşısında,zahirde Ege Ordu Komutanı ve emir subayı ...'nin emir ve talimatları doğrultusunda Ege Ordu Komutanını korumak için gerekli tedbirleri almış gibi hareket etmesine rağmen, gerçekte darbeci güruh ile birlikte hareket ettiği, darbeci güruha Ege Ordu Komutanı'nın darbe karşıtı faaliyetleri ile koruması için alınan önlemler ve sair konularda istihbarat sağladığı, Ege Ordu Komutanlığı'nda meydana gelen darbe kalkışması fiillerine yardım eden sıfatıyla iştirak ettiği takdir ve sonucuna varıldığı,
FETÖ/PDY üyesi olduğu anlaşılan sanığın, icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu, suç işleme karar ve iradesine katıldığı da kanıtlanamamış olmasına, elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte, sunduğu katkının tek başına vahamet arz etmediği gibi fiilin işlenişi üzerinde müşterek hakimiyet kurduğundan da bahsedilemeyeceğinin anlaşılmasına, emir ve eylemlerin suç teşkil ettiği açıkça belli olmasına rağmen, verilen emirlere riayet ederek zarar tehlikesi bakımından illi bir değer taşıdığında kuşku bulunmayan eyleminin, işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak (TCK madde 39/2-c) suretiyle Anayasayı İhlal suçuna yardım etme kapsamında kaldığının kabulü gerektiği takdir ve sonucuna varılarak mahkumiyetine karar verildiği,
Sanığın eyleminin bütün halinde Anayasayı ihlal suçuna yardım (fer'i iştirak) suçunu oluşturduğu, ancak aynı hukuki değerleri koruyan ve kapsamı itibariyle eylemlerin haksızlık muhtevasını tamamen ortadan kaldıran Anayasayı ihlal suçunun (TCK'nın 309. md.) tüm unsurlarıyla gerçekleştiği somut olayda, sanığın ayrıca Türk Ceza Kanununun 311 maddesinde düzenlenen Yasama organına karşı suç ve 312 maddesinde düzenlenen Hükümete karşı suçlardan; keza aralarında geçitli/müterakki suç ilişkisi nedeniyle aynı Kanunun 314/1-2 maddelerinde yer alan silahlı terör örgütü kurma veya yönetme, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından cezalandırılması imkânı bulunmadığı anlaşıldığından, müsnet Hükümete karşı suç, Yasama organına karşı suç, Silahlı terör örgütü kurma veya yönetme ve Silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından sanığa CMK’nın 223/3 maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği,
Ek iddianamede sanığın atılı Cumhurbaşkanına suikaste teşebbüs suçuna iştirak ettiğine dair soyut ve varsayıma dayalı iddia dışında somut bir delil gösterilmediği, esasen bu suça katıldığına dair bir anlatıma da yer verilmediği, başka sanıklarca Marmaris ilçesinde icraya konulan Cumhurbaşkanına karşı suikast suçunu işlediğine ve yahut bu suça yardım ettiğine dair bir anlatımın bulunmadığı bu suça katıldığının tespit edilemediği, bu suretle atılı suçu işlemediği kabulü ile müsnet suçtan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,

Kısa kararın sanıkla ilgili kısmının (b) bendinde "Anayasayı ihlal suçuna fer'i iştirak" tabiri yerine sehven "Anayasayı ihlal suçuna asli iştirak" tabiri yazılmış ise de, bu yazım yanlışlığı usulünce düzeltilmiş, gerekçeli kararda düzeltilmiş haline yer verildiği,

31-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Araştırma sonuçlarına göre; sanık ...'in Bylock programını kullandığının tespit edilemediği, Bank Asya’da hesabının bulunmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluşlarına üye olmadığı, iltisaklı okul, dershane, çalışma kaydı bulunmadığı, hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisakı bulunduğuna ilişkin beyan bulunmadığı,
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğuna dair, örgütsel aranma kriterlerinin tam olarak taşıdığı tespit edilemeyen söz konusu tekil ve ardışık aramalar dışında başkaca delil elde edilememesi, sanığın aleyhinde FETÖ örgütüyle iltisaklı olduğuna dair beyan, delil veya belge elde edilememesi, dijital materyallerinde suç ve suç unsuruna rastlanılmaması, araştırma sonuçlarında sanık aleyhine bir delil elde edilememesi karşısında, mevcut şüphe lehine değerlendirilerek atılı silahlı terör örgütüne üye olma, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçlarının sanık tarafından işlendiği kesin olarak tespit edilemediği,
Sanık ...'in yapmış olduğu planlama ve organizasyon çerçevesinde; darbe kalkışması fiillerine iştirak etmek, Ege Ordu Komutanlığı'nın kritik birimlerini işgal etmek, Ege Ordu Komutanı ...'i derdest ederek gelecek helikoptere teslim etmek, Ege Ordu Komutanlığı'nın sevk ve idaresini ele geçirmek amacıyla Maltepe Askeri Lisesi personeli olan sanıklar eski okul komutanı albay ..., yeni okul komutanı albay sanık ..., öğrenci grup komutanı albay sanık ... ..., öğrenci tabur komutanı yarbay sanık ..., binbaşı sanık ..., binbaşı sanık ... ..., binbaşı sanık ... ..., yarbay sanık ..., kısa süre önce Maltepe Askeri Lisesi personeliyken Ege Ordu istihbarat başkanlığı müdürlüğüne atanan albay sanık ..., Ege Ordu Plan subayı olan yüzbaşı sanık ..., istihkam okulu personeli olan teğmen sanık ..., önceden Ege Ordu personeli iken suç tarihinden önce İstanbul Harp Akademileri Komutanlığı'na atanıp orada göreve başlayan binbaşı sanık ..., Bornova 57. Topçu Tugayı personeli iken Ege Ordu Komutanlığı'na atanan ancak fiilen göreve başlamadan geçici olarak Ankara'da Kara Harp Okulu mülakat komisyonunda görevli olan yarbay sanık ... ... ile Ege Ordu Komutanı emir astsubayı sanık ...'ın, peyderpey Ege Ordu Karargahına geldikleri, birlikte hareket ettikleri,
Sanıklar ... ve ...'in saat 21.52-22.44 arası Ege Ordu Karargahında bulundukları, ayrıldıktan sonra tekrar binbaşı sanık ... ...'yı da alarak plakası kapatılmış jip ile araçları 6 adet ... 47 (Kaleşnikof) model ... namlulu silahlarda olduğu halde, saat 23.33'te tekrar Ege Ordu Karargahına geldikleri, sanıklar ... ... ve ...'nin saat 23.08'de, sanık ...'ın saat 22.32'de, sanıklar ... ..., ... ve ...'un birlikte saat 22.43'te, sanıklar ..., ... ve ... ...'nun saat 22.40 sularında Ege Ordu Karargahına geldikleri,
Özellikle sanıklar ... ve ... ...'nun gelmesiyle birlikte darbe fiilinin icrasına başlandığı, sanıklar ... ... ve ...'ın Ordu Harekat Merkezine girip kontrolü ele geçirdikleri, santralin kapatılması konusunda sanık ...'a görev verdikleri, sanık ...'ın koşarak gidip Ege Ordu santralini saat 22.44 sularında kapattırdığı, sanık ...'ın yanına teğmen sanık ...'i de saat 23.04 sularında Ani Müdahale Mangasına (AMM) giderek mühimmat ve silah dolabının anahtarına el koydukları, asker ve silah sayısı ve sair kritik

bilgileri öğrenip, sanık ...'e aktardıkları, sanık ...'ın kısa bir süre orada kalıp ayrıldığı, sanık ...'in AMM'nin işgali görevi kapsamında saat 23.04 ila saat 00.11 suları arasında orada bulunarak söz konusu anahtarı ve orayı kontrol altında tuttuğu; darbeci güruhun sanık ...'in liderliğinde Ege Ordu karargahını kontrol altında tuttukları, birlikte sürekli toplantı ve irtibat halinde oldukları, Ege Ordu Komutanı'nın derdest edilmesi planını icraya koyma çalıştıkları, bu kapsamda saat 23.45 ila 00.20 suları arasında Ege Ordu Komutanlığı helikopter pistine birisi Hava Kuvvetlerine ait diğeri Gaziemir 3. Kara Havacılık Alayına ait iki farklı helikopterin iniş yaptığı, bir süre bekledikten sonra ayrıldıkları, helikopterlerinin geliş amacının daha önce anlatıldığı üzere derdest edilecek Ege Ordu Komutanı'nın teslim alınarak Çiğli 2. Ana Jet Üssüne indirilmesi olduğu, darbeci güruhun Ege Ordu Komutanı'nın aldığı koruma tedbirleri nedeniyle riskli bularak Ege Ordu Komuta'nın derdest edilmesi planını icra edemedikleri, yabancı birliklerden gelen sanıkların 00.45 sularından itibaren peyderpey karargahı terk ettikleri, sanık ...'in yolda olduğu sırada sanık ...'i arayarak EMASYA protokolü kapsamında istihkam savaş taburunun hazırlanması talimatını verdiği, sanık ...'in de bu talimat doğrultusunda emir vererek İstihkam Savaş Taburunun hazırlanmasına aracılık ettiği, gecenin ilerleyen saatlerinde saat 03.30 sularında izinde olan ve darbeciler tarafından Manisa-İzmir sıkıyönetim komutanı olarak naspedilen Ege Ordu Kurmay başkanı olan tümgeneral sanık ...'in iznini keserek karargaha geldiği, Ordu Komutanı'ndan habersiz başkanlarla toplantı yapmaya kalktığı, Ordu Komutanı'nın öğrenmesi üzerine toplantıyı dağıttığı, sanık ...'in önce Ege Ordu Komutanı'nın emrinde olduğunu söylemesine rağmen daha sonra gelen sıkıyönetim emirleri kapsamında komuta ve idarenin kendisine geçtiğini belirterek, tanık ...'e karşı geldiği, tanık ...'in sanık ...'i gözetim altına aldırdığı, sanık ...'in telefonla bağlı birliklerle (Bergama ve Denizli) irtibat kurarak tankların İzmir'e sevki emrini verdiği, sanık ...'in Ege Ordu Komutanı'na ve kendisini gözetim altında tutanlara "Denizli'den tanklar yola çıktı, iki saat içinde burada olacaklar" şeklinde tehditvari ifadeler kullandığı, tüm yaşanan bu süreç içerisinde sanık ...'ın darbeci güruha istihbarat sağlayıp onlarla birlikte hareket ettiği, ordu komutanı olan tanık ...'in birliğe gelir gelmez darbe karşıtı tedbirleri almaya başladığı, sıkıyönetim mesajlarını inceleyip bağlı birlik komutanlarını, İzmir il merkezindeki birlik yetkililerini arayarak saflarını anlamaya çalıştığı, kendisinin ve karargahının güvenliğinin sağlanması için tedbirler aldığı, gelen helikopterlerin gönderilmesi, darbeci güruhun karargahtan ayrılmasını sağlamak için tedbirler alıp emirler verdiği, gece 03.00 sularında garnizon komutanı sıfatıyla İzmir il merkezindeki askeri birliklere yaşananların darbe kalkışması olduğu, darbe kalkışmasına karışanların cezalandırılacağı konusunda darbe karşıtı mesaj yayınladığı,
Bu Oluş İçerisinde Sanık ...'in Hukuki Durumu Ele Alındığında;
Sanık ...'in suç tarihinde Ege Ordusu Komutanlığında Tuğgeneral rütbesinde Ege Ordu Komutanlığı Harekat Kurmay Başkanı yardımcısı olarak görev yaptığı, Ege Ordu Komutanlığı Kurmay Başkanı olan ve tefrik öncesi süreçte Anayasayı ihlal suçundan mahkumiyetine karar verilen tümgeneral sanık ...'in senelik izne ayrılmasından dolayı Ege Ordu Kurmay Başkanlığı görevine de vekalet ettiği, Ege Ordu Komutanlığı'nda Ordu Komutanı Orgeneral ..., Kurmay Başkanı tümgeneral ...'den sonra general rütbesinde olan 3. kişi olduğu, olay gecesi ise sanık ... birliğe gelinceye kadar kurmay başkanlığına vekalet ettiği için ordu komutanından sonra gelen en rütbeli kişi olduğu,
Ege Ordu Komutanı kurmay başkanı Tümgeneral sanık ...'in 11.07.2016 günü izne ayrılması nedeniyle sanığın 11/07/2016 akşam saatlerinden itibaren kurmay başkanlığı görevine de

vekalet etmeye başladığı, olay gecesi de sanık ... birliğe gelinceye kadar bu görevi yürüttüğü, sanık ...'in başkanı olduğu Ege Ordu Komutanlığı Harekat Yar Başkanlığına bağlı dört başkanlık biriminin bulunduğu, bunların sırasıyla;
1-) Harekat Başkanlığı (Ege Ordu Komutanlığı'nda meydana gelen darbe kalkışması fiillerinin baş aktörü olan kurmay albay sanık ...'in yürüttüğü görev)
2-) İstihbarat Başkanlığı (Kurmay albay tanık ... ...'nun yürüttüğü görev)
3-) İstihkam Başkanlığı (Albay tanık ...'ın yürüttüğü görev)
4-) Muhabere Başkanlığı (Albay tanık ...'ın yürüttüğü görev)
Olduğu,
-İzmir ili, Narlıdere ilçesinde bulunan Ege Ordu Komutanlığı, İstihkam Okulu Eğitim Merkezi Komutanlığının yer aldığı büyük kışla içerisinde küçük bir alanda tel örgü ile ayrılmış şekilde bulunduğu, Ege Ordu Komutanlığı kışlası içinde Ege Ordu Komutanının makamının da bulunduğu karargah binasınd yer aldığı, Ege Ordu Kurmay Başkanı Tümgeneral sanık ... ve Ege Ordu Harekat Yar Başkanı Tuğgeneral sanık ...'in de makamlarının Ordu Komutanının makamı ile aynı katta bu binada bulunduğu, Ege Ordusu Harekat Başkanlığı ise Ege Ordu Komutanlığı Karargah Binasına takriben 20-30 metre uzaklıkta olduğu ve sanık ...'in makamının bu binada bulunduğu, Ege Ordu Karargah Binasının zemin katında Ordu Harekat Merkezi' nin (OHM) bulunduğu, Ordu Harekat Merkezi (OHM) ile Ege Ordusu Harekat Başkanlığı ayrı birimler olduğu,
Sanık ...'in, suç tarihinde karargaha yakın olan askeri lojmandaki evinde bulunduğu sırada Ordu Nöbetçi Amirinin kendisini askeri hattan saat 22.00 sularında arayıp mutad olduğu üzere "vukuat yoktur" şeklinde vukuat tekmili verdiği ve telefonu kapattığı, akabinde yaklaşık 15 dakika sonra saat 22.15 sularında ordu nöbetçi amirinin sanığı askeri hattan aradığı ve Genelkurmay Başkanlığından Harekat ... öncelikli mesaj geldiğini bildirdiği, sanığın çok olağanüstü hallerde harekat ... mesajının geleceğini ifade ettiği, sanığın talebi üzerine ordu nöbetçi amirinin gelen mesajı 2,3 sefer telefonda sanığa okuduğu,
Sanığın, olayın sıcağı sıcağına kollukta müdafi huzuruna alınan savunmasında, 15/07/2016 günü saat 22.15 sularında lojmanında bulunuyor iken, ordu nöbetçi amirinin askeri hattan telefonla kendisini arayıp, birlik intikali ile ilgili gelen mesajdan bahsetmesi üzerine silahlı kuvvetlerin ihtilal yaptığını anladığını ve karargaha geçmek için makam aracının hazırlanması talimatını verdiğini, karargah kıyafetlerini giyerek hazırlandığını ifade ederek, darbe kalkışması olduğunu en başından beri bildiğini ikrar ettiği, mahkemede alınan savunmasında da kısmen bu savunmasını değiştirerek hem okunan mesaj içeriğinden, hem de o sırada evde bulunan oğlunun TV'de izlediği haberlerde Ankara'da jetlerin alçak uçuş yaptığından bahsetmesi üzerine darbe kalkışması olduğunu düşündüğünü ifade ettiği,
Sanığın, tam da kendisine okunan yasa dışı mesajda yazdığı gibi "Tüm birlik kurum ve karargahların en kısa sürede hazırlıklarını tamamlayıp Genelkurmay Başkanlığınca verilecek emirleri icra etmek maksadıyla hazır halde bulanacaklardır" şeklindeki yasa dışı emrin gereğine uygun olarak hazırlanıp karargaha geçtiği, emir beklemek üzere makam aracını çağırdığı, karargah kıyafetlerini giydiği ve gelen araçla karargaha hareket ettiği, darbe kalkışmasından yana tavır takındığı, zira; sanığın, darbe kalkışması olduğunu anlamasına rağmen, böylesi önemli bir gelişmeden anında haberdar etmesi gereken, bağlı olduğu Ordu Komutanı Orgeneral ...'i arayıp bilgilendirmesi gerekirken bu yola tevessül etmediği böylesi bir durumda tek başına inisiyatif aldığı,

Sanık, mesajın içeriğini tam olarak anlamadan ve mesajı görmeden Ordu Komutanını aramayı uygun bulmadığını, aksi halde Ordu Komutanını eksik bilgilendirmiş olacağını ve bu konuda kendisine kızılabileceğini düşünerek onu aramadığını savunmuş ise de; böylesi önemli bir durumda mutlaka Ordu Komutanını arayıp öğrendiği kadarıyla bilgileri aktarması gerektiği, böyle bir durumda normal günlerde takınılan tavrı takınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu,
Sanığın savunması ve kamera kayıtlarına göre saat 22.46'da Ege Ordu Komutanlığı karargah binasına geldiği,
Sanığın, araç ile vardığı karargah binasının hemen önünde saat 22.46 sularında Ege Ordu Komutanlığından olmayan kimisi sivil, kimisi kamuflaj kıyafetli (eğitim elbiseli) olan darbeci grup ile karşılaştığı, bu grup içinde sanık ...’i (Sanığa doğrudan bağlı olan Ege Ordu Komutanlığı Harekat Başkanı) de gördüğü, ...'in yanında sanık ... ...'nun da bulunduğu, kamera kayıtlarına göre sanığın geldiği sırada darbeci grubun hareketlendiği, sanığı karşılar gibi yakınına geldikleri, sanığın karargah binası turnikesinden geçtiği sırada (saat 22.46.35) birlikte geldikleri görünümü sunan albay sanık ... ile yarbay sanık ... ...'nun da sanığa bitişik vaziyette peşinden geldiği, sanık ...'ın hazır ol vaziyetinde sanığı karşıladığı, ... ...'nun turnikeden geçmediği, beklemede kaldığı, darbeci grubun başı olan albay sanık ...'in sanıkla birlikte turnikeden geçip sanığa bir üst katı işaret ettiği ve birlikte bir üst katta bulunan sanık ...'in odasına çıktıkları, bu sırada saatin 22.46.48 olduğu, 22.46.57'de sanıklar ... ve ...'in peşinden Ordu Harekat Merkezi nöbetçi amiri olan yarbay tanık ... ...'in elinde yazılı dokümanlarla yanlarına gittiği,
Sanık ...'in de savunmalarında ifade ettiği üzere, sanık ... ile birlikte odasında kamera kayıtlarına göre yaklaşık 5 dakika kadar birlikte kaldıkları, odaya mesajları getiren ... ... dışında bu süre zarfında giren olmadığı, ... ...'in de saat 22.47.50'de yani yaklaşık bir dakika sonra odadan çıkıp, bir alt kattaki OHM'ye girdiği, sanık ...'in darbeci güruhun başı olan sanık ... ile kendi makam odasında yaklaşık 5 dakika baş başa görüştükleri, kamera kayıtlarına göre odaya başka gelen olmadığı, sanık ...'in de belirttiği üzere odasında ... ...'in getirdiği 3 mesajı incelediği bu mesajlardan bir tanesinin kendisine telefonda okutturduğu hazırlık ikazı ve birlik intikali konulu mesaj olduğu, diğer iki mesajın ise karargah sorumluluklarının belirlenmesi ve katılışlar konulu harekat ... öncelikle yasa dışı mesajlar olduğu, sanığın da belirttiği üzere odada harekat başkanı olan ve tefrik öncesi süreçte Anayasayı ihlal suçundan mahkumiyetine karar verilen doğrudan birinci derecede sanığa bağlı harekat başkanlığının başkanı olan kurmay albay sanık ...'in darbe olduğunu, Cumhurbaşkanının derdest edildiğini ifade ettiği,
Sanık ... odasında sanık ...'le oturduğu sırada, aşağı katta OHM turnikesinden saat 21.48.21'de tefrik öncesi süreçte Ege Ordu Karargahındaki darbe kalkışması fiillerine iştirak ettiği için Anayasayı ihlal suçundan mahkumiyetlerine karar verilen Maltepe Askeri Lisesi'nden savaş kıyafeti giyilmiş halde gelen sanıklar binbaşı ... ... (Maltepe Askeri Lisesi nöbetçi amiri), kısa süre önce Maltepe Askeri Lisesi'nden Ege Ordu İstihbarat Müdürlüğü'ne atanan albay ... ve Maltepe Askeri Lisesi'nde binbaşı olarak görev yapan sanık ...'un OHM turnikesinden geçtikleri, sanık ...'ın onlara bir yeri işaret ettiği, akabinde adı geçen sanıkların 22.48.36'da turnikeden geçerek tekrar binanın dışına çıktıkları, akabinde saat 22.46.48'de ...'in odasına giren sanık ...'in 22.51.59'da odadan çıkıp aşağı OHM bölümüne geldiği, sonra binadan ayrılıp kendi makamının bulunduğu diğer binaya doğru ilerlediği,
Sanık ... ile sanık ...'in makam odasında saat 22.46.48 ila saat 22.51.59 saatleri arasında yaklaşık 5 dakika baş başa görüştükleri,

Ege Ordu Komutanlığı ile resmen ve fiilen bir ilişiği kalmamış olup, İstanbul'da bulunan Harp Akademileri Komutanlığı'nda görev yapan binbaşı sanık ...'ın sivil elbiselerini çıkarıp temin ettiği bir albay üniforması giyerek saat 21.58.09'da OHM bölgesinin bir üst katında bulunan sanık ...'in odasına doğru gittiği, akabinde saat 22.58.49'da odadan inip OHM turnike bölgesine geldiği, yaklaşık 35-40 saniye sanık ...'in odasında bulunduğu,
Sanık ...'in Ege Ordu Komutanlığı ile resmen ve fiilen bir ilgisi kalmadığını bildiği binbaşı sanık ...'ın üstelik albay üniforması giymiş bir şekilde odasına gelip görüşmesini yadırgamadığı, darbe kalkışmasının olduğu gece, görev yeri İstanbul'u terk edip anlamsız bir şekilde Ege Ordu Karargahında bulunan ve albay üniforması giymiş olan binbaşı sanık ...'a tepki göstermediği, orada bulunma nedenini sorgulamadığı, yaşananlara sessiz kaldığı,
Sanık ..., binbaşı sanık ...'ın albay üniforması giydiğini fark etmediğini savunmuş ise de; tuğgeneral rütbesinde subay olan sanığın, Ege Ordu Komutanlığı ile fiilen ve resmen bir ilişiği kalmadığı halde anlamsız bir şekilde darbe kalkışmasının yaşandığı gece Ege Ordu Karargahına ve kendi makam odasına gelerek kendisi ile görüşen, önceden birlikte çalıştıkları için binbaşı olduğunu bildiği sanığın, binbaşı rütbesine göre oldukça yüksek olan albay üniforması giydiğini fark etmemesinin hayatın olağan akışına aykırı olup, bu savunmasına itibar edilmediği, darbe kalkışmasının içinde olduğu aşikar olan sanık ... ve diğer sanıklara herhangi bir tepki göstermediği, birliğini koruma, darbeye karşı önlem alma, birliğindeki yabancı unsurları gönderme yönünde en ufak bir çaba sergilemediği takdir ve sonucuna varıldığı,
Sanık ...'in karargaha geldiği saat 22.46'dan, Ege Ordu Komutanı'nı karşıladığı saat 23.01 sularına kadara yaklaşık 15 dakika OHM'nin bir üst katında bulunan makam odasında bulunduğu, kamera kayıtlarından tespit edilebildiği kadarıyla yukarıda anlatıldığı üzere odasına ordu harekat merkezi nöbetçi amiri ... ...' in, kendisine bağlı harekat başkanı albay sanık ... ve Ege Ordu ile bir ilişiği bulunmayan binbaşı sanık ... ile odasında görüşüp muhatap olduğu, Albay sanık ...'in saat 22.52 sularında Harekat Başkanlığında bulunan kendi makamına geçtiği,
Sanık ...'in Ege Ordu Komutanı'nın geldiğini öğrenmesi üzerine saat 23.01'de odasından çıkarak komutanı karşılamak için elinde bir ajanda ve evraklarla (sanığın da ifade ettiği üzere ... ...'in kendisine verdiği 3 adet mesaj metni) komuta katı merdivenlerinden indiği, 23.02.31'de, ordu komutanının emir subayı tanık ... ile birlikte protokol girişinde zemin katta nöbetçi amir ... ... ile konuştuğu, komutanı hep birlikte karşıladıkları, Ege Ordu Komutanı ...'in saat 23.03.20'de sanık ... ile birlikte kendi makam odasına girdiği, sanık ...'in yaklaşık 5 dakika komutanının odasında kaldıktan sonra saat 23.08.44'te komutanın odasından çıktığı,
Ege Ordu Komutanı Orgeneral tanık ... henüz makam katına çıkarken karargah binası içindeki merdivenlerde OHM Nöbetçi Amiri ... ...'e telefon hatlarının neden kesik olduğunu sorduğu ve fakat bir cevap alamadığı, Tuğgeneral sanık ...' in de bu esnada orada olduğu ve gelen mesaj emirleri ile ilgili bilgi vermek istemiş ise de ordu komutanının onu dinlemeden makam odasına çıktığı, Orgeneral tanık ... ilk iş olarak kesilen telefon irtibatlarının kurulması santralin açılması emrini verdiği, akabinde kendi üstlerine ve arkasından ana ast birlik komutanları başta olmak üzere bölgesinde sorumluluk alanında bulunan tüm Türk Silahlı Kuvvetleri bağlısı unsurlara ulaşma gayreti içerisinde olduğu,
Ordu Harekat Merkezi (OHM) Nöbetçi amiri Yarbay tanık ... ...' in Ege Ordu Komutanı Orgeneral tanık ...'in santralin derhal açılması emrini Üsteğmen sanık ...'a ilettiği ve darbeciler tarafından 22.44 sularında kapatılan santral kısa süre sonra açılarak saat 23.20 sularında devreye konulduğu,

Ege Ordu Komutanı Orgeneral tanık ...'in karargaha gelmesini müteakiben Emir Subayı Binbaşı tanık ...'nin, Emir Astsubayı sanık ...'dan derhal tabanca alıp gelmesini istemiş, Astsubay sanık ... ivedi bir biçimde komutanın konutu yakınında bulunan Emniyet Nöbetçi Astsubayına giderek kendisi, emir subayı ve ordu komutanı için birer adet Glock Marka tabanca almış ve iki dakika içinde döndüğü,
Ege Ordu Komutanı Orgeneral tanık ... kendisi için getirilen tabancayı çekmecesine koyduğu, saat 23.12 sularında Ege Ordu Komutanı Emir Astsubayı tanık ...' nın da karargaha geldiği, astsubay sanık ...' ın onun gelişini müteakiben Saat 23.13'te tekrar karargahtan ayrılarak M16 tüfekle geri geldiği, Emir Astsubayı tanık ... ve Astsubay sanık ...'ın hücum yelek ve ... namlu tüfekle teçhizatlandığı,
Konut Koruma Astsubayı tanık ... ... koruma ekibinde görevli Uzman Çavuş tanık ...'a haber vererek derhal karargaha gelmelerini emrettiği ve tanık ...'un koordinasyonunda koruma ekibinden diğer personel Ege Ordu Komutanı koruma şoförü Uzman Çavuş ... ile Uzman Çavuş ...'nun geldiği, Ordu Komutanının koruma ekibinde bulunan polis memurlarının polis memurları tanık ... ve ...'in telefonla çağrıldığı ve onlar da gelerek karargah içinde, dışında ve ordu komutanının makam katında silahlı bir biçimde koruma görevine geçtikleri,
Saat 23.03 sularında Uzman Çavuş tanık ... tarafından Ordu Harekat Merkezi'ne (OHM) gönderilerek (OHM) nöbetçi Astsubayı tanık ...'na teslim edilen sözde Sıkıyönetim Direktifi konulu emirler ve darbeciler tarafından daha önceden gönderilmiş tüm mesajların Ordu Nöbetçi Amiri Yarbay tanık ... tarafından Ege Ordu Komutanı Orgeneral tanık ...'e ibraz edildiği,
Sözde Sıkıyönetim Direktifi konulu emirler ekinde bulunan atama listelerine göre Orgeneral tanık ...'in K.K.K emrine alındığı, kurmay başkanı olan tümgeneral sanık ...'in İzmir ve Manisa illeri sıkıyönetim komutanı olarak atandığı, sanık ...'le ilgili olarak ise görevine devam yazdığı,
Tuğgeneral sanık ... (OHM) nöbetçi Astsubayı tanık ...'na Ege Ordu Komutanlığında görev yapan başkanların çağrılması emrini verdiği ve bunun üzerine tanık ... İstihbarat Başkanı Albay tanık ... ... ve MEBS Başkanı Albay tanık ...'a Ordu Nöbetçi Amiri Yarbay tanık ... ise Lojistik Başkanı Kurmay Albay tanık ... ve İstihkam Başkanı Albay Tanık ...'a telefon açarak başkanların mesaiye çağrıldığını haber verdiği,
Adı geçen Ege Ordu personelinden yalnızca bir kaçının Maltepe Askeri Lisesi personelinin Ege Ordu Kışlasında bulundukları saatlerde orada bulundukları, zira çağrılan Ege Ordu personelinin karargaha gelişi sabaha kadar devam eden farklı zaman dilimlerinde gerçekleştiği,
-Olayların yukarıda anlatılan akışı içerisinde bir tespit yapılacak olursa Ege Ordu Komutanı Orgeneral tanık ... makamına henüz gelmeden Ege Ordu Personelleri Albay sanık ..., Yarbay sanık ... ..., Binbaşı sanık ..., Tuğgeneral sanık ..., Üsteğmen ..., Yüzbaşı sanık ..., Albay sanık ..., ordu komutanının emir astsubayı olan sanık ...; Maltepe Askeri Lisesi personelleri Yarbay sanık ..., Binbaşı sanık ..., Binbaşı sanık ... ... Ege Ordu Komutanlığı karargah binasına geldikleri, karargah binasının zemin katında bulunan Ordu Harekat Merkezine (OHM) girip çıktıkları, burası ile çapraz karşı binada bulunan Ege Ege Ordu Harekat Başkanlığı arasında gidip geldikleri ve kendi aralarında görüşmüş konuştukları, gelen tüm personel eğitim kıyafeti denilen kamuflaj üniformalı olduğu,

Yarbay sanık ... ..., Binbaşı sanık ..., Yüzbaşı sanık ..., Teğmen sanık ..., Albay sanık ...,Yarbay ..., Binbaşı sanık ... ve Binbaşı sanık ... ...'ın saat 22.52'de Harekat Başkanı Albay sanık ...'in kendi makamına geçmesinin ardından onunla görüştükleri,
Özetle; saat 22.15 sularında gelen mesajın kendisine telefonda iletilmesi üzerine, silahlı kuvvetlerin darbe yaptığı kanaatine vardığını kabul eden sanığın, tam da hazırlık ikazı ve birlik intikali konulu yasa dışı mesajda emredildiği üzere gelecek darbe emirlerini icra etmek üzere hazırlanıp karargaha geçtiği, gerek kurmay başkanlığına vekalet eden, gerekse harekat yar başkanı olan sanığın sorumlu bir tuğgeneralin yapması gerektiği halde amiri pozisyonundaki Ege Ordu Komutanı olan Orgeneral ...'e gelen mesaj ile ilgili herhangi bir bilgi vermediği, Ege Ordu Komutanlığı karargahına vardığında orada tanıdığı-tanımadığı yabancı bir takım rütbeli askerlerin savaş kıyafetleri giymiş bir halde karargahta, birliğin beyni olan Ordu Harekat Merkezinde ne aradıklarını sorup sorgulamadığı, onların derhal uzaklaştırılması, karargahın yabancı unsurlardan temizlenerek birlik güvenliğinin ve emniyetinin sağlanması yetki ve görevi kendisinde bulunduğu halde bu konuda hiçbir müdahalede bulunmadığı, bu duruma sessiz kaldığı, rahat tavırlar sergilediği, bu şahısların Ege Ordu Komutanlığına geldiğinden ve belli bir süre burada kaldıklarından Ege Ordu Komutanını bilgilendirmediği, darbeci güruhun rahat bir şekilde hareket etmelerine imkan sağladığı, yukarıda anlatıldığı üzere darbeci grup üyeleri ile makam odasında saat 23.22.12 ila 23.28.54 arasında yaklaşık 6 dakika 40 saniye görüştüğü, darbeci güruha tepki gösteren bir sanığın odasında bu kadar kalmalarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, darbe teşebbüsü olayında etkin rol oynayan sanık ..., Ege Ordu Komutanlığı ile suç tarihi itibari ile bir ilgileri bulunmayan ve anlamsız bir şekilde o gece karargahta olan sanıklar ... ..., ... ile Maltepe Askeri Lisesinden gelen kamuflaj kıyafetli grup ile görüşmeler yaptığı sanığın saat 22.46 ila Ege Ordu Komutanı'nın makama geldiği saat 23.00 suları arasında birliğin en yetkili amiri konumunda olmasına rağmen birlik dışından gelen, birlikle doğrudan ilgili olmayan, olağan dışı bir şekilde eğitim elbiseleri giymiş olan rütbeli askerlerin orada bulunmasını yadırgayıp sebebini sormadığı ve orada bulunmalarına ses çıkarmadığı, oysa gelen darbe mesajını gören, TV'den ülkede darbe kalkışması olduğuna dair bir sürü olağan dışı haberin geçtiği bir ortamda bunlara vakıf olan sanığın, birlikteki bu olağan dışı personel toplanması ve hareketliliğini derhal sorgulayıp tedbir alması gerekirken almadığı, kendisine bağlı olan santralin darbeci güruh tarafından kapatıldığını öğrendiği halde bu konuda hiç bir araştırma, sorgulama yapmadığı, kimin ne amaçla santrali kapattırdığı hususunun üzerinde hiç durmadığı, doğrudan sorumlu olduğu kendisine birinci derecede bağlı OHM, Hareket Merkezi, Santral, AMM gibi kritik birimlerin işgaline seyirci kaldığı, işgalcileri ve ilgisiz kişileri birlikten ve kritik noktalardan uzaklaştırmaya çalışması gerektiği halde buna tevelsül etmediği gibi zaman zaman odasında darbeci güruh ile toplantı yaptığı, darbeci grubun birliği işgal ettiği süreçte gayet rahat tavırlar sergilediği, sanığın ilk mesaj ve sonrası olağan dışı gelişmeler üzerine darbe karşıtı olduğunu gösterir bir tutum ve davranış içine girmediği, oysa kurmay başkanlığına vekalet etmesi nedeniyle darbe karşıtı tedbirleri alması gerektiği, görevi itibarıyla yasa dışı gelişmeleri önlemeye veya kendisini uzak tutmaya yönelik herhangi bir faaliyet içinde bulunmadığı, sanık ...’in EMASYA hazırlıkları ile ilgili yasa dışı emrini ilettiği, orada bulunanlara sıkıyönetim ile ilgili emrin geldiğini, sanık ...'in sıkıyönetim komutanı olduğunu söylediği, sanık ... ile 7 kez telefon irtibatı kurduğu halde bu konuda ordu komutanını bilgilendirmediği, yabancı birliklerden gelen darbeci grup üyelerinin karargahı terk etmeye başlamalarından sonra, onların lideri olduğu aşikar olan sanık ...'e

yaşanlarla ilgili hesap sorması gerekirken, teamüllere aykırı bir şekilde ayağına kadar odasına giderek onu darbeci olarak algılanmasına sebep olacak eğitim kıyafetlerini çıkarması gerektiği konusunda uyardığı, böylece Ege Ordu Komutanlığı'nda meydana gelen darbe kalkışması fiillerine yardım eden sıfatıyla iştirak ettiği takdir ve sonucuna varıldığı
"Yurtta Sulh Konseyi" adı altındaki sözde bir teşekkül tarafından hazırlandığı anlaşılan darbe girişimine ilişkin, olay gecesi Genel Kurmay Başkanlığı Karargahından tüm askeri birliklere gönderilen "Sıkıyönetim Direktifi" ve ekinde bulunan atama listesi incelendiğinde sanığın mevcut görevi olan Ege ordu Komutanlığı Harkat Yar Başkanlığı görevine DEVAM yazdığı,
Yargıtay 16.CD'nin 14/07/2017 tarih ve 2017/1443-4758 E.K sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, sözde "Yurtta Sulh Konseyi"nce gönderilen "Sıkıyönetim Direktifi"ne ekli listede göreve devam olarak belirtilmiş olmanın, tek başına atılı suçlara iştirak olarak kabul edilmesi mümkün değil ise de, sanığın yukarıda anlatılan ... ve tavırları ile darbe fiiline yardım olarak kabul edilen davranış ve eylemleri ile birlikte değerlendirildiğinde, sanığın görevinin karşısında DEVAM yazmasının sırf kadroları doldurmak amacı ile yapılan sıradan bir kadro faaliyeti olmadığı, darbe kalkışmasını planyan ve icra eden FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından bilinçli bir şekilde, kendi görüş ve düşüncelerine karşı çıkmayacağı ve destek olacağı düşünülen bir kişi olarak görülmesinden ötürü yapıldığı takdir ve sonucuna varıldığı,
FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ilişkisi kesin olarak tespit edilemeyen sanığın, icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdardar olduğunun kesin olarak tespit edilemediği, suç işleme karar ve iradesine katıldığının kanıtlanamadığı, elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte, sunduğu katkının tek başına vahamet arz etmediği gibi fiilin işlenişi üzerinde müşterek hakimiyet kurduğundan da bahsedilemeyeceği anlaşılmakla, yasa dışı mesaj emirleri ile darbeci grubun birlik içindeki varlık ve yukarıda anlatılan fiillerinin suç teşkil ettiği açıkça belli olmasına rağmen, verilen emirlere riayet ederek, anlatıldığı şekilde zarar tehlikesi bakımından illi bir değer taşıdığında kuşku bulunmayan eyleminin, işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak (TCK madde 39/2-c) suretiyle Anayasayı İhlal suçuna yardım etmek kapsamında kaldığının kabulü ile bu suçtan mahkumiyetine karar verildiği,
Sanığın eyleminin bütün halinde Anayasayı ihlal suçuna yardım (fer'i iştirak) suçunu oluşturduğu, ancak aynı hukuki değerleri koruyan ve kapsamı itibariyle eylemlerin haksızlık muhtevasını tamamen ortadan kaldıran Anayasayı ihlal suçunun (TCK'nın 309. md.) tüm unsurlarıyla gerçekleştiği somut olayda, sanığın ayrıca Türk Ceza Kanununun 311 maddesinde düzenlenen Yasama organına karşı suç ve 312 maddesinde düzenlenen Hükümete karşı suçlardan; keza aralarında geçitli/müterakki suç ilişkisi nedeniyle aynı Kanunun 314/1-2 maddelerinde yer alan silahlı terör örgütü kurma veya yönetme, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından cezalandırılması imkânı bulunmadığı anlaşıldığından, müsnet Hükümete karşı suç, Yasama organına karşı suç, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından hakkında CMK’nın 223/3 maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği,
Ek iddianamede sanığın atılı Cumhurbaşkanına suikaste teşebbüs suçuna iştirak ettiğine dair soyut ve varsayıma dayalı iddia dışında somut bir delil gösterilmediği, esasen bu suça katıldığına dair bir anlatıma da yer verilmediği, başka sanıklarca Marmaris ilçesinde icraya konulan Cumhurbaşkanına karşı suikast suçunu işlediğine ve yahut bu suça yardım ettiğine dair bir anlatımın bulunmadığı bu suça katıldığının tespit edilemediği, bu suretle atılı suçu işlemediği kabulü ile müsnet suçtan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,

32-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın Sahil Güvenlik Komutanlığı'nda Astsubay olduğu, 15/07/2016 tarihi itibariyle Sahil Güvenlik Hava Komutanlığı'na bağlı uçak filo uçuş teknisyeni olarak görev yaptığı
Sanık savunmaları, tanık beyanları, idari tahkikat raporları, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünün 17/06/2021 tarihli yazı içeriğinde yer alan radar yolu bilgileri, havaalanı kule ve yaklaşma kontrol telsiz konuşmaları, Atatürk Havalimanı ve Kocaeli ... Topel Havalimanı ile Kocaeli ... Topel Havalimanı ve İzmir ... Menderes Havalimanları uçuş planlarının tespit edildiğinin bildirildiğine dair yazı cevapları, 15/06/2016 tarihine ait harekat arama kurtarma jurnali ve diğer bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde;
Sanığın olay günü saat 10.20-12.00 arası İzmir-Ankara, saat 13.30-15.00 arası Ankara-İstanbul, saat 16.00-17.00 arası İstanbul-Kocaeli ve 21.20-22.50 arası Kocaeli-İzmir arası gerçekleştirilen planlı ve plansız uçuşlarda uçuş teknisyeni olarak görev aldığı anlaşılmıştır.
Gerçekleşen planlı ve plansız uçuşların, haklarında Anayasayı ihlal suçundan mahkumiyetlerine karar verilen dönemin Sahil Güvenlik Komutanı ... ... ve Sahil Güvenlik Hava Komutanı (İzmir) ... tarafından verilen emirler üzerine yapıldığı, plansız olarak icra edilen İstanbul ... Topel'e gidiş ve oradan İzmir ... Menderes'e dönüş şeklinde gerçekleşen uçuşların S.G. Hava Komutanlığı Görev Destekleme Merkezi'ne ve sivil otoritelerine bilgi verilerek ve usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.
Sanığın gerçekleştirmiş olduğu planlı ve plansız uçuşların, sanığın görev yaptığı komutanlığın en üst rütbeli komutanları olan Sahil Güvenlik Komutanı ve Sahil Güvenlik Hava Komutanı olan şahıslar tarafından verilen emirler üzerine yapıldığı, bu uçuşların gerçekleştiği saatler göz önüne alındığında ülke genelinde herhangi bir kalkışma ile ilgili askeri hareketliliğin bulunmadığı, sanığın bu darbe girişimin planlama aşamasında bulunduğuna, haberi olduğuna veya sanığa verilen uçuş emirlerini veren şahısların darbe faaliyeti içinde olduğunu bildiğine, bu şahısların verdiği emirlerin darbe faaliyeti kapsamında olduğuna dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği, ayrıca sanıktan ele geçirilen ve incelenebilen dijital materyallerde, suç ve suç unsuruna rastlanıldığı, araştırma tutanakları ve yazı cevaplarında belirtildiği üzere sanığın Bylock kullanmadığı, Bank Asya’da hesabının bulunmadığı, şüpheli ardışık veya tekil arama kaydının bulunmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluşlarına üye olmadığı, iltisaklı okul, dershane, çalışma kaydı bulunmadığının anlaşılması karşısında örgüt irtibatı tespit edilemeyen sanığın; atılı Anayasa'yı ihlal ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarını işlediğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile müsnet suçlardan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği

33-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın, İzmir Sahil Güvenlik Hava Komutanlığında Yüzbaşı olduğu, 15/7/2016 tarihi itibariyle Sahil Güvenlik Hava komutanlığı uçak filosu kol komutanı olarak görev yaptığı,
Sanık savunmaları, tanık beyanları, idari tahkikat raporları, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünün 17/06/2021 tarihli yazı içeriğinde yer alan radar yolu bilgileri, havaalanı kule ve yaklaşma kontrol telsiz konuşmaları, Atatürk Havalimanı ve Kocaeli ... Topel Havalimanı ile Kocaeli ... Topel Havalimanı ve İzmir ... Menderes Havalimanları uçuş planlarının tespit edildiğinin bildirildiğine dair yazı cevapları, 15/06/2016 tarihine ait harekat arama kurtarma jurnali, S.G Hava Komutanlığı'nın 07/05/2021 tarihli yazı içeriğinde yer alan uçuş planları, uçuş kayıt çizelgeleri ve diğer bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde;

Sanığın olay günü saat 10.20-12.00 arası İzmir-Ankara, saat 13.30-15.00 arası Ankara-İstanbul, saat 16.00-17.00 arası İstanbul-Kocaeli ve 21.20-22.50 arası Kocaeli-İzmir arası gerçekleştirilen planlı ve plansız uçuşlarda 1. Pilot olarak görev aldığı,
Gerçekleşen planlı ve plansız uçuşların, haklarında Anayasayı ihlal suçundan mahkumiyetlerine karar verilen dönemin Sahil Güvenlik Komutanı ... ... ve Sahil Güvenlik Hava Komutanı ... tarafından verilen emirler üzerine yapıldığı, plansız olarak icra edilen İstanbul ... Topel'e gidiş ve oradan İzmir ... Menderes'e dönüş şeklinde gerçekleşen uçuşların S.G. Hava Komutanlığı Görev Destekleme Merkezi'ne ve sivil otoritelerine bilgi verilerek ve usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği,
Sanığın gerçekleştirmiş olduğu planlı ve plansız uçuşların, sanığın görev yaptığı komutanlığın en üst rütbeli komutanları olan Sahil Güvenlik Komutanı ve Sahil Güvenlik Hava Komutanı olan şahıslar tarafından verilen emirler üzerine yapıldığı, bu uçuşların gerçekleştiği saatler göz önüne alındığında ülke genelinde herhangi bir hareketliliğin bulunmadığı, sanığın bu darbe girişiminin planlama aşamasında bulunduğuna, haberi olduğuna veya sanığa verilen uçuş emirlerini veren şahısların darbe faaliyeti içinde olduğunu bildiğine, bu şahısların verdiği emirlerin darbe faaliyeti kapsamında olduğuna dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği, ayrıca sanıktan ele geçirilen ve incelenebilen dijital materyallerde, suç ve suç unsuruna rastlanıldığı, araştırma tutanakları ve yazı cevaplarında belirtildiği üzere sanığın Bylock kullanmadığı, Bank Asya’da hesabının bulunmadığı, şüpheli ardışık veya tekil arama kaydının bulunmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluşlarına üye olmadığı, iltisaklı okul, dershane, çalışma kaydı bulunmadığının anlaşılması karşısında örgüt irtibatı tespit edilemeyen sanığın; atılı Anayasa'yı ihlal ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarını işlediğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile müsnet suçlardan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,

34-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın, İzmir Sahil Güvenlik Hava Komutanlığında Üsteğmen olduğu, 15/7/2016 tarihi itibariyle Sahil Güvenlik Hava Komutanlığı uçak filosu kol uçucusu olarak görev yaptığı,
Sanık savunmaları, tanık beyanları, idari tahkikat raporları, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğünün 17/06/2021 tarihli yazı içeriğinde yer alan radar yolu bilgileri, havaalanı kule ve yaklaşma kontrol telsiz konuşmaları, Atatürk Havalimanı ve Kocaeli ... Topel Havalimanı ile Kocaeli ... Topel Havalimanı ve İzmir ... Menderes Havalimanları uçuş planlarının tespit edildiğinin bildirildiğine dair yazı cevapları, 15/06/2016 tarihine ait harekat arama kurtarma jurnali, S.G Hava Komutanlığı'nın 07/05/2021 tarihli yazı içeriğinde yer alan uçuş planları, uçuş kayıt çizelgeleri ve diğer bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde;
Sanığın olay günü saat 10.20-12.00 arası İzmir-Ankara, saat 13.30-15.00 arası Ankara-İstanbul, saat 16.00-17.00 arası İstanbul-Kocaeli ve 21.20-22.50 arası Kocaeli-İzmir arası gerçekleştirilen planlı ve plansız uçuşlarda ikinci pilot olarak görev aldığı,
Gerçekleşen planlı ve plansız uçuşların, haklarında Anayasayı ihlal suçundan mahkumiyetlerine karar verilen dönemin Sahil Güvenlik Komutanı ... ... ve Sahil Güvenlik Hava Komutanı ... tarafından verilen emirler üzerine yapıldığı, plansız olarak icra edilen İstanbul ... Topel'e gidiş ve oradan İzmir ... Menderes'e dönüş şeklinde gerçekleşen uçuşların S.G. Hava Komutanlığı Görev Destekleme Merkezi'ne ve sivil otoritelere bilgi verilerek ve usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği,

Sanığın gerçekleştirmiş olduğu planlı ve plansız uçuşların, sanığın görev yaptığı komutanlığın en üst rütbeli komutanları olan Sahil Güvenlik Komutanı ve Sahil Güvenlik Hava Komutanı olan şahıslar tarafından verilen emirler üzerine yapıldığı, bu uçuşların gerçekleştiği saatler göz önüne alındığında ülke genelinde herhangi bir hareketliliğin bulunmadığı, sanığın bu darbe girişiminin planlama aşamasında bulunduğuna, haberi olduğuna veya sanığa verilen uçuş emirlerini veren şahısların darbe faaliyeti içinde olduğunu bildiğine, bu şahısların verdiği emirlerin darbe faaliyeti kapsamında olduğuna dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği, ayrıca sanıktan ele geçirilen ve incelenebilen dijital materyallerde, suç ve suç unsuruna rastlanıldığı, araştırma tutanakları ve yazı cevaplarında belirtildiği üzere sanığın Bylock kullanmadığı, Bank Asya’da hesabının bulunmadığı, şüpheli ardışık veya tekil arama kaydının bulunmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluşlarına üye olmadığı, iltisaklı okul, dershane, çalışma kaydı bulunmadığının anlaşılması karşısında örgüt irtibatı tespit edilemeyen sanığın; atılı Anayasa'yı ihlal ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarını işlediğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile müsnet suçlardan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,

35-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın Sahil Güvenlik Hava Komutanlığında kısa dönem askerlik görevini ifa ettiği ve dönemin Sahil Güvenlik Hava Komutanı olan ve hakkında Anayasayı ihlal suçundan mahkumiyetine karar verilen Albay sanık ...'ın postası olduğu,
Sanığın olay günü 20.00-00.00 saatleri arasında lumbarağzında (birliğe giriş kapısı) nöbetçi olduğu, Sahil Güvenlik Hava Komutanı olan ve tefrik öncesi süreçte Anayasayı ihlal suçundan mahkumiyetine karar verilen Albay sanık ...'ın bulunduğu uçağın 22.50 sularında İzmir ... Menderes Havalimanı’na inmesi üzerine, sanığın Albay sanık ...'ın postası olması münasebetiyle odasını açmak üzere nöbet yerine başka bir askerin görevlendirilmesi ile görev yerine gittiği ve burada 04.30 kadar orada kaldığı, odaya gelen diğer rütbeli askerlere çay, kahve servisi yaptığı, er olarak askerlik görevini icra eden ve komutan postası olarak görevli bulunan sanığın olay günü darbe kalkışmasına iştirak olarak kabul edilebilecek bir faaliyetinin tespit edilemediği gibi bu noktada hakkında somut her hangi bir iddiada da bulunmadığı, sanığın atılı Yasama organına karşı suç ve Anayasayı ihlal suçlarını işlediğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile müsnet suçlardan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
Her ne kadar sanık hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddia edilmiş ise de, sanığın cep telefonunda tespiti yapılan mesaj içeriklerinin atılı suçun sübutuna elverişli delil olarak değerlendirilemeyeceği, tanık ..., sanığın örgüte ait yurtta belletmen olarak kaldığını beyan etmiş ise de, sanığın örgütün hiyerarşik yapısında yer aldığının kesin olarak tespit edilemediği, sanığın örgüte ait yurtta öğrenci olarak kalması ve ... isimli şahıstan ele geçirilen dijital materyallerde sanık ile ilgili kişisel verilerin tespiti haricinde bir eyleminin tespit edilemediği, sanığın eylemlerinin örgüt üyesi olduğunu ispat etmeye yeterli örgütsel faaliyetler kapsamında kabul edilemeyeceği, eylemlerinde süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk unsurunun bulunmadığı kabulü ile atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,

36-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanık ...'in, Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığında Astsubay Başçavuş olduğu, 15/7/2016 tarihi itibariyle Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı bağlısı TCSG 4 Bot Komutanı olarak görev yaptığı, sanığın komutanı olduğu TCSC 4 botunun 15/07/2016 tarihinde Güzelbahçe limanında konuşlu bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanığın15/07/2016 tarihinde saat 21.15 sıralarında dönemin SG Ege Deniz Bölge Komutanı olan ve tefrik öncesi süreçte hakkında Anayasayı İhlal suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık ... tarafından telefon ile aranarak "ciddi terör tehdidi olduğu ve hemen bölgeye gitmesi gerekttiği, Narlıdere Lojmanları önünden gemi ile kendisinin alınması" şeklinde talimatı üzerine bota intikale geçtiği, bu esnada bölge komutanı tarafından 21.23,21.31 ve 21.37 saatlerinde tekrar arandığı ve nerede olduğunun sorulduğu, ancak sanığın bota intikalinin gecikmesi üzerine bölge komutanın karayolu ile birliğe geçtiği, sanığa da Bayraklı İskelesine intikal etmesi yönünde talimat verdiği,
Bot jurnali, bota ilişkin seyir güzergahları ve saat dilimlerine ilişkin yazılarda da değinildiği üzere; TCSG-4 Bot' un saat 21.45'te Güzelbahçe iskelesinden avara ettiği ve saat 22.15'te Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutalığının bulunduğu Bayraklı/İzmir iskelesine aborda olduğu,
Sanık savunmasında, Bayraklı iskelesine bağlandıktan sonra saat 23.00 sıralarında televizyondan Başbakanın ve Cumhurbaşkanının açıklamalarını dinleyip, yaşanan olaylarla ilgili bilgi sahibi olduktan sonra bot personelini toplayarak kendilerinin bu kalkışma içerisinde olmadıklarını ve ailelerini arayarak sağlıklarının iyi olduğunu bildirmelerini istediğini ifade etmiş, savunmasının aksine bir delil elde edilememiş, sanığın komutanı olan botta o gece çartçı olarak çalışan tanık ... ... da genel itibariyle sanığın savunmalarını doğruladığı,
Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı Haber Merkezi mesaj aktarma sistemi (MEDAS-SAHMUS) zaman kayıtlarına göre;
-Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı'nın 152130 TEM 16 TSG'lu "personel toplanması" mesajı TCSG 4 botuna 15/07/2016 tarih saat 21.29 iletildiği ve saat 21.29 okundu bilgisinin bulunduğu,
-Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı'nın 160040 TEM 16 TSG'lu "Deniz Hudut Kapılarının Kapatılması HK" konulu mesajın TCSG 4 botuna 16/07/2016 tarih saat 00.57 iletildiği ve saat 00.57 okundu bilgisinin bulunduğu,
-Deniz Kuvvetleri Komutanlığının 152254C TEM 16 TSG'lu "Sıkıyönetim Direktifi" konulu aktarma mesajı ve ekinde bulunan Genelkurmay Başkanlığının 152115C TEM 16 TSG'lu "Sıkıyönetim Direktifi" konulu mesajın TCSG 4 botuna 16/07/2016 tarihinde saat 01.11'de ulaştığı ve 01.11.25 okundu bilgisinin bulunduğu,
Bu oluş içerisinde somut olay değerlendirildiğinde;
Sanığın görev yeri olan Güzelbahçe limanından dönemin bölge komutanın emri ile seyre kalkarak Bayraklı'da bulunan Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı iskelesine (Bayraklı İmbat iskelesi) bağlandığı, bu seyir emrinin bu emri vermeye yetkili bölge komutanı tarafından verildiği, komutanın yüksek terör tehdidi nedeniyle kendisini çağırmış olması ve intikalin başladığı saat olarak da ülke genelinde yaşanan hareketliliğin medyaya henüz yansımamış olduğu, sanığın ilerleyen saatlerde olayların bir darbe kalkışması olabileceğini değerlendirdiği ve komutanı olduğu bota çekilen hukuka aykırı mesaj içeriği emirlere uymayarak herhangi bir faaliyet icra etmediği,
İddianamede, sanığın dönemin bölge komutanı ...'ın talimatına istinaden botu Güzelbahçe limanından alarak Sahil Güvenlik Komutanlığı iskelesine bağladığı, kendisine verilen

emirler doğrultusunda hareket ettiği yönündeki değerlendirmesi haricinde, darbe kalkışmasına destek sayılabilecek herhangi bir eyleminin ileri sürülmediği, kovuşturma aşamasında da darbe kalkışmasına destek sayılabilecek herhangi bir eyleminin tespit edilemediği,
Araştırma sonuçlarına göre; sanığın Bylock programını kullanmadığı, Bank Asya hesabının bulunmadığı, ardışık-tekil arama kaydının bulunmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluşlarına üye olmadığı, iltisaklı okul, dershane, çalışma kaydı bulunmadığı anlaşılmış, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatı olduğuna dair başkaca bir delilde elde edilemediği,
Örgüt irtibatı tespit edilmeyen sanığın, olay gecesi gerçekleştirdiği komutan tarafından verilen ... istinaden Güzelbahçe bağlanma limanından Bayraklı limanına intikali eyleminin, gerçekleştiği zaman dilimi nazara alındığında, sanığın emrin hizmete ilişkin olmadığını ve amirin emrinin adli ve askeri bir suç maksadını ihtiva eden bir fiile müteallik olduğunu bilebilecek durumda olmadığı, sanığın amirleri olan sanıklar ... ve ...'in darbe kalkışması kapsamında botlara emirler verdiğine, darbe kalkışmasına iştirak ettiklerini bildiğine dair delil elde edilemediği, sanığın atılı suçları işlediğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,

37-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
15/7/2016 tarihi itibariyle sanığın Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı Ege Deniz Bölge Komutanlığında Yüzbaşı olduğu, Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı İstihbarat Şube Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Kısım Amiri olarak görev yaptığı, ayrıca istihbarat şube müdürlüğünün altında başka bir subay olmadığı için de İstihbarat Şube Müdürlüğü İKK ve Güvenlik Kısım Amirliği görevlerini de vekaleten yerine getirdiği,
İdari tahkikat raporundan anlaşıldığı üzere; sanığın İstihbarat Şube Müdürlüğü lKK ve Güvenlik Kısım Amirliği görevini yerine getirmesi nedeniyle, birliğin fiziki güvenliği konusunda personelin görev ve sorumluluklarını belirleme, zaman içerisinde değişen durumlara göre bu görev ve sorumlulukları değiştirme, yapılan değişiklikleri onay alarak Birlik Emniyet Planına işleme hususlarında sorumlu olduğu,
Sanığın 15/07/2016 tarihinde saat 21.30 sıralarında personel şubede görevli Astsubay tanık ... tarafından aranarak, tefrik öncesi süreçte Anayasa’yı ihlal suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen ve darbenin İzmir Sahil Güvenlik Bölge Komutanlığı ayağında aktif rol üstlenen, olay günü Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanı olarak görev yapan Albay sanık ... tarafından birliğe çağrıldığını iletmesi üzerine, kendi bölüm personeline de (..., ... ..., ... ve ...) bu talimata istinaden birliğe gelmeleri gerektiğini ileterek, personel toplanma planı kapsamında 22.00 sıralarında birliğe geldiği,
Sanığın aksi sabit olmayan savunmasına göre, birliğe geldikten sonra Albay sanık ...'ın odasına gittiği ve neden çağrıldıklarını sorması üzerine sanık ...'ın Türk Silahlı Kuvvetlerinde terörle mücadele kapsamında bir hareketlilik olabileceğini, üniformalı şekilde odalarında televizyon seyretmelerini söylediği, sanığın bunun üzerine odasına geçtiği,
Sanığın odasında televizyon üzerinden ülke genelinde yaşanan olaylarla ilgili bir kısım haberleri görmesi üzerine istihbarat ve güvenlik astsubayı ... ile birlikte Sahil Güvenlik Ege Deniz

Bölge Komutanı olarak görev yapan Albay sanık ...'ın makamına çıktıkları, bu kapsamda bir tedbir alıp almayacaklarını sordukları, sanık ...'ın şu an bir şeye gerek olmadığı, ama şöyle bir gezinin şayet şüpheli bir araç şüpheli bir şahıs görülürse size bildirsinler dediği, bunun üzerine birliğin girişine gittikleri, birliğin girişinde normalin dışında herhangi bir hareketliliğin olmadığı, nöbetçi personele herhangi bir şüpheli araç veya bir şüpheli şahıs görmeleri halinde kendilerine bilgi vermelerini söyledikleri ve tekrar odasına çıktığı,
Bir süre sonra Sahil Güvenlik İzmir Bölge Komutanı olarak görev yapan Albay sanık ...'ın sanığı odasına çağırarak kendisinden bir radyo temin etmesini istediği ve sanığın kendilerinde bulunan bir müzik setini sanık ...'ın odasına götürdüğü, sanık ...'ın sanıktan radyodan marş çalınmasını istediği, bunun üzerine sanığın radyo personelini astsubay sanık ...'i mesaiye çağırdığı ve sanık ...'in 23.20 sıralarında birliğe gelerek sanığın yanına geçtiği,
Sanığın, radyo personeli olan sanık ...'e radyodan marş çalması yönünde verilen emri ilettiği, sanık ...'ın yaşanan olaylar ve belirsizlik karşısında radyodaki müzik yayınının kesilerek marş çalınmasının yanlış anlaşılmalara sebebiyet verebileceğini sanığa söylediği, bunun üzerine sanığın emri bölge komutanı tarafından verildiğini ilettiğini, birlikte SG Ege Deniz Bölge Komutanı sanık ...'ın makamına çıktıkları, Bölge Komutanı'nın "radyodaki müziği keselim, karışık marş çalalım, Sahil Güvenlik marşı çalalım" şeklinde emirlerini tekrarlaması üzerine sanık ...'in radyo yayın odasına çıkarak yayınlanan müziği kestiği, sonrasında 9 marştan oluşan bir listeyi hazırlayarak marşları kısık sesle yayınlamaya başladığı, ancak yaşanan olayları değerlendirdiğinde marş yayını yapmanın yanlış anlaşılacağına ve bunun doğru olmadığına karar vererek marş yayını kısa bir süre sonra kestiği, durumu sabah saatlerinde sanık ...'ya rapor ettiği,
SG Ege Deniz Bölge Komutanı sanık ...'ın 16/07/2016 saat 02: 00 sıralarında sanığı tekrar odasına çağırdığı ve kendisinden TRT okunan bildirinin bir örneğini istediği, sanığın aksi sabit olmayan savunmasına göre, bu bildiriyi götürmediği ve personeline de böyle bir emir verildiğini ancak yerine getirilmeyeceğini bildirdiğini savunduğu, savunmasının personeli olan tanıklar ve sanık ... tarafından doğrulandığı, sanığın 16 Temmuz 2016 günü öğlen saatlerinde birlikten ayrıldığı anlaşılmıştır.
İdari Tahkikat raporları ve Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığından gönderilen 15/06/2021 ve 02/06/2020 tarihli yazı içeriklerinden anlaşıldığı üzere; Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı haber merkezinden EYS üzerinden sanığın görev yaptığı İstihbarat Şubeye iletilen mesajların, İzmir Valiliğinden gönderilen"Asayiş Harekat Merkezi" konulu mesajın, Ege Ordu Komutanlığından gönderilen "EGE Ordusu ve Garnizon Komutanlığı Emiri" konulu mesajın, Ege Ordu Komutanlığından gönderilen "Emir Komuta" konulu mesajın, Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığının 160124C TEM 16 TSG'lu giden/4974 numara ile aktarılan Sahil Güvenlik Komutanlığının 160108C TEM 16 TSG'lu "Deniz Hudut Kapılarının Kontrolu" konulu mesajlarının olduğu ancak bu mesajların EYS üzerinden açılıp okunmadığı, "Sıkıyönetim Direktifi" konulu mesajların ise sanığın görev yaptığı birime dağıtımının yapılmadığı,
Bu oluş içerisinde sanığın hukuki durumu değerlendirildiğinde;
Sanığın dönemin SG Ege Deniz Bölge Komutanı sanık ...'nın talimatına binaen aranması üzerine birliğe geldiği, gelirken kendi görev yaptığı İstahbarat şube personeline de bu kapsamda birliğe çağırdığı, birliğe çağrıldığı saat ve tanık olarak dinlenen personelin de geliş

amaçlarının ne olduğunu bilmediği yönündeki beyanları dikkate alındığında bu konudaki savunmasının da aksine sanığın birliğe çağrılması ve gelmesi eyleminde darbe teşebbüsüne matuf bir amaç dahilinde ve bilgisi kapsamında olduğuna dair soruşturma ve kovuşturma aşamasında dosyaya yansıyan bir delilin elde edilemediği,
Sanığın birliğe intikali sonrasında SG Ege Deniz Bölge Komutanı sanık ...'nın, terörle mücadeleye yönelik Türk Silahlı Kuvvetlerinde bir hareketlilik olduğunu ilettiği, sanığın görev yerinin İstihbarat şube olması göz önüne alındığında böyle bir terör eyleminin olabileceği noktasında bu bilgiye vakıf olmaması her ne kadar görev tanımı ile uyuşmuyor ise de; sanığın Güvenlik Kısım Amirliği görevini de yerine getirmesi nedeniyle, birliğin fiziki güvenliği konusunda personelin görev ve sorumluluklarını belirleme, zaman içerisinde değişen durumlara göre bu görev ve sorumlulukları değiştirme, yapılan değişiklikleri onay alarak Birlik Emniyet Planına işleme hususlarında sorumlu olduğu da dikkate alındığında birliğin güvenliği noktasında SG Ege Deniz Bölge Komutanı sanık ...'la görüşmesi ve birlik içerisinde alınan tedbirleri kontrol etmesi eylemlerinin, yaptığı görevle uyumlu olduğu,.
Sanığın, SG Ege Deniz Bölge Komutanı sanık ...'nın radyo yayının kesilerek marş çalınması yönündeki emrini radyo personeli sanık ...'e ilettiği, sanık ...'ın bu durumun yanlış anlaşılabileceği yönündeki beyanına istinaden tekrar sanık ...'ın odasına giderek emrin sorulduğu ve emrin tekrarlanması üzerine sanık ...'ın kısa bir süre radyodan marş yayını yaptığı, emrin verildiği zaman diliminde sanığın; amirin emrinin adli ve askeri bir suç maksadını ihtiva eden bir fiile müteallik olduğunu ve emri veren kişinin o sırada darbe faaliyetinin içinde olduğunu bildiğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği,
Sanıktan SG Ege Deniz Bölge Komutanı sanık ...'ın TRT sıkıyönetim bildirgesinin okunması sonrasında kendisini çağırarak bu bildirinin bir örneğinin bulunup getirilmesini emrettiği, ancak sanığın bu emri yerine getirdiği kesin olarak tespit edilemediği,
15/16 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen kalkışma esnasında Genelkurmay Başkanlığı tarafından yayınlanan "Sıkı Yönetim Direktifi" konuIu mesajdan, Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın yayınladığı "Deniz Hudut Kapılarınln Kontrolü" konulu mesajdan ve Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge komutanlığının yayınlamış olduğu "Deniz Hudutlarının kapatılması Hk " konulu kanunsuz mesajlardan haberinin olmadığına dair sanık savunması ve Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı'nın 02/06/2020 ve 15/06/201 tarihli yazı cevabı da dikkate alındığında sanığın görev yaptığı birime bahsi konu mesajların dağıtımının yapılmadığı ya da açılıp okunmadığı anlaşılmakla sanık savunmasına itibar edildiği,
Sanığın beyanlarından, odasında bulunduğu zaman zarfında TV ve internet üzerinden ülke genelinde yaşanan olaylardan haberi olduğu, Başbakanın, Cumhurbaşkanının açıklamalarını ve TRT okunan darbe bildirisini dinlediği ve yaşanan olayların bir darbe girişimi kapsamında gerçekleştiğine muttali olduğu,
Sanıktan ele geçirilen ve incelenebilen dijital materyallerde, suç ve suç unsuruna rastlanıldığı, araştırma tutanakları ve yazı cevaplarında belirtildiği üzere sanığın Bylock kullanmadığı, Bank Asya’da hesabının bulunmadığı, şüpheli ardışık veya tekil arama kaydının bulunmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluşlarına üye olmadığı, iltisaklı okul, dershane, çalışma kaydı bulunmadığının anlaşılması karşısında sanığın Fetö/Pdy silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatı tespit edilemediği,

Radyo sorumlu personeli olan astsubay sanık ...'in dahi darbe kalkışmasının yaşandığı gece askeri marş çalınmasının darbe yanlısı olarak algılanacağını sorguladığı, yanlış anlaşılmalara mahal verebileceğini değerlendirdiği halde; gece boyunca ülke genelinde yaşanan olaylara muttali olduğu anlaşılan ve bunun bir darbe kalkışması olduğunu anladığını ifade eden yüzbaşı rütbesinde SG Ege Bölge Komutanlı'ğı İstihbarat Şube Müdürü olarak görev yapan sanığın bu feraseti ortaya koyamadığı ve savunmasına göre sabaha kadar odasında oturarak beklediği, darbe kalkışmasının yaşandığı gece, darbe karşıtı hiç bir söylemi bulunmayan, bilakis marş çalınması, TRT'de okunan bildirinin fiziki çıktısınının bulunarak kendisine getirilmesi, gelen yasa dışı sıkıyönetim mesajlarının botlara çekilmesi talimatını veren ve darbe yanlısı tutum takındığı aşikar olan sanık ...'ın tutumunu, birlik içinde yaşanan olağan dışı gelişmeler ile gerekçeli kararın giriş kısmında anlatılan sair darbe kakışması ile ilintili fiileri ve olayları Valilik, Adli birimler, polis imdat, MİT gibi darbe karşıtı birimlere bildirmediği,
Sanığın bu eylemsizliği ağır bir şekilde eleştirilebilir ise de, sanığın tam olarak "garantör" sıfatının bulunmadığı, örgüt ile irtibatının tespit edilemediği, aktif olarak darbe kalkışmasına katıldığına, darbe yanlısı tutum takındığına, darbe kalkışması fiilleri ile ilintili kalkışmaya katkı sunacak bir eylemde bulunduğuna dair soyut iddia ve eleştirilen davranışları dışında mahkumiyetine yeter derecede, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği

38-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın Sahil Güvenlik Komutanlığında İdari Asb.Kd.Bçvş olduğu, 15/7/2016 tarihinde Sahil Güvenlik Radyo yayın merkez program yapım astsubayı olarak görev yaptığı,
Sanığın 15/07/2016 tarihinde personel toplanma planı kapsamında çağrılması üzerine saat 23.30 sıralarında birliğe geldiği, birliğe geldikten sonra kendisinin birliğe gelmesi yönünde emir veren radyo yayın merkezi müdür vekilliği görevini de yürüten yüzbaşı sanık ...'nın yanına gittiği,
Sanık ...'nın sanığa, Sahil Güvenlik İzmir Ege Deniz Bölge Komutanı olarak görev yapan Albay sanık ...'ın radyoda yapılan müzik yayının kesilmesi ve sahil güvenlik marşı çalınması yönündeki emirini ilettiği,
Sanığın birliğe gelirken ülkede yaşanan bir kısım haberlere vakıf olmasından dolayı yanlış bir şeyler yapmayalım şeklindeki beyanı üzerine, sanık ... ...'in bu emri kendisinin vermediğini, Sahil Güvenlik İzmir Bölge Komutanı olarak görev yapan Albay sanık ... tarafından verildiğini söylediğ, sanığın, sanık ... ile birlikte tekrar bu konuyu konuşmak için sanık ...'ın makamına çıktıkları ve sanık ...'ın ortamın karışık olduğunu ve bu ortamda müzik yayını yapmayalım, marş çalalım şeklinde emrini tekrarlaması üzerine sanığın 23.45 sıralarında radyodan kısık sesle marş çalmaya başladığı, sonrasında TV üzerinden ve birlikte bulunan arkadaşları ile yaptığı konuşmalar üzerinde ülke genelinde yaşanan olaylara muttali olduğu bunun üzerine 00.15 sıralarında radyo yayının kestiği
Sanığı gecenin ilerleyen saatlerinde (16/07/2016 tarihinde saat 02.00 sıralarında) sanık ...'nın arayarak, Sahil Güvenlik İzmir Bölge Komutanı olarak görev yapan Albay sanık ...'ın kendisinden TRT okunan bildiriyi istediği ancak bunu yerine getirmeyeceğini ilettiği, sanığın da bu konuda her hangi bir işlem yapmadığı,

İzmir Em. Md. TEM Şb. tarafından hazırlanan 27/02/2020 tarihli ankesör/büfe analiz raporunda; sanığın adına kayıtlı bulunan 0-505-467 xx xx numaralı GSM hattının 09/09/2012 günü saat 10: 19: 47 'de İstanbul'da bulunan 0-212-2593912 numaralı ankesörlü hattan aranarak 47 saniye görüşme yapıldığı; sanıktan önce aynı sabit hattan aynı numaranın başına "195" yazılarak arandığı ve 46 saniye görüşme yapıldığının tespit edildiğinin bildirildiği, sanığın bu GSM hattını eşi tarafından kullanıldığını belirttiği ve bu durumun söz konusu GSM hattına yönelik aldırılan HTS analizi ile doğrulandığı, söz konusu aramanın sanıkla bir ilgisinin bulunmadığının anlaşıldığı,
Araştırma sonuçlarına göre; sanığın Bylock programını kullanmadığı, Bank Asya hesabının bulunmadığı, ardışık arama kaydının bulunmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluşlarına üye olmadığı, iltisaklı okul, dershane, çalışma kaydı bulunmadığı anlaşılmış, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatı olduğuna dair başkaca bir delilde elde edilemediği,
Örgütsel bağı tespit edilemeyen sanığın, sıralı amirlerinin emri üzerine darbe kalkışmasının yaşandığı gece Sahil Güvenlik Fm isimli İzmir Ege Deniz Bölge Komutanlığından yönetilen ve FM bandı üzerinden İzmir ve civarında yayın yapan radyodan yaklaşık yarım saat süre ile askeri marş çaldığı anlaşılmakta ise de, astsubay rütbesinde olan sanığın radyodan askeri marş çalınması yönündeki bu emrin amiri olan yüzbaşı ... tarafından verilmesi üzerine sorumlu bir personelin yapması gerektiği gibi emri sorguladığı, darbe kalkışmasının yaşandığı gece marş çalınmasının darbe yanlısı olarak algılanmalarına yol açacağına dair endişesini amiri olan sanık ...'ya ilettiği, ancak sanık ...'nın emrin bölge komutanı olan sanık ... tarafından verildiğini ifade etmesi üzerine konuyu tekrar görüşmek için sanık ile sanık ...'nın bölge komutanının yanına çıktıkları, bölge komutanının marş çalınması yönündeki emri tekrarlaması üzerine amiri olan ...'nın da emri üzerine sanığın 23.45 ila 00.15 saatleri arasında söz konusu radyodan tanık beyanı ile doğrulanan savunmasına göre kısık sesle de olsa askeri marş çalmak zorunda kaldığı, daha sonra ülkemizde yaşanan darbe kalkışması ile ilgili yaşanan gelişmeleri devlet büyüklerinin televizyonlardan yaptığı açıklamaları dinledikten sonra marş çalınmasının sakıncasını iyice idrak edince yayını kestiği, örgüt ile irtibatının tespit edilemediği, aktif olarak darbe kalkışmasına katıldığına, darbe yanlısı tutum takındığına, darbe kalkışması fiilleri ile ilintili kalkışmaya katkı sunacak bir eylemde bulunduğuna dair soyut iddia ve eleştirilen davranışları dışında mahkumiyetine yeter derecede, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,

39-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanık ...'in, Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı'nda Üsteğmen olduğu, 15/7/2016 tarihi itibariyle Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı bağlısı TCSG 36 Bot Komutanı olarak görev yaptığı, sanığın komutanı olduğu TCSG 36 botunun 15/07/2016 tarihinde Kuşadası marinada konuşlu bulunduğu ve görev yerinin Kuşadası ilçesi olduğu,
Kuşadası'nda sanığın komutanı olduğu TCSG 36 bot dışında, tanık ... Coşkunların Komutanı olduğu TCSG 311 ile astsubay sanık ...'ın komutanı olduğu SAGET 23 botu olmak üzere üç adet Sahil Güvenlik botunun bulunduğu, her üç botun ayrı bir komutanlık olup, birbirlerine karşı astlık-üstlük ilişkisinin bulunmadığı, ancak Kaymakamlık ile kaymakamın sözlü emirleri uyarınca kıdemli olan tanık ...'ın iletişimi sağladığı, sanığın ve diğer bot

komutanlarının 1. Amirinin Sahil Güvenlik İzmir Grup Komutanı olan ve tefrik öncesi süreçte anayasayı ihlal suçundan mahkumiyetine karar verilen binbaşı sanık ..., 2. Amirlerinin de tefrik öncesi süreçte anayasayı ihlal suçundan mahkumiyetine karar verilen Ege Deniz Bölge Komutanı albay sanık ... olduğu, olay gecesi TCSG 311'in görevi nedeniyle Çeşme bölgesinde olduğu, Kuşadası bölgesinde sadece sanığın komutanı olduğu TCSG 36 ile sanık ...'ın komutanı olduğu Saget 23 botun bulunduğu,
Sanığın 15/07/2016 tarihinde saat 21.30 sıralarında toplanma planı kapsamında arandığı ve bunun üzerine bot personeline de haber vererek bota gittiği,
Sanık ve komutanı olduğu geminin personeli ve aynı marinada görevli astsubay sanık ...'ın komutanlığını yaptığı Saget 23 botu personeli ile beraber TV ve internet üzerinden ülke genelinde yaşanan olaylardan haberdar olduğu ve bu olayları bir darbe kalkışması olarak nitelendirdiği,
Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı Haber Merkezi mesaj aktarma sistemi (MEDAS) zaman kayıtlarına göre; 15/16 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen kalkışma esnasında Genelkurmay Başkanlığın ele geçiren darbecilerin yayınladığı "Sıkı Yönetim Direktifi" konulu mesajın, 16 Temmuz 2016 tarihinde saat 00.28'de sanığın komutanı olduğu TCSG 36 botuna ulaştığı, sanığın da mesajdan haberdar olduğu,
Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığının, Sahil Güvenlik Komutanlığından alınan direktif gereği hazırlattığı 160040c TEM 16 TSG'lu ve "Deniz Hudut Kapılarının Kapatılması Hk.", konulu mesajın, saat 00.40 civarında TCSG 36 Bot Komutanlığı mesaj sistemine geldiği,
15/16 Temmuz 20l6 tarihinde gerçekleşen kalkışma esnasında Sahil Güvenlik Komutanlığının yayınladığı "Deniz Hudut Kapılarının Kontrolu" konulu mesajın 16/07/2016 tarihinde saat 01.30'da Bota ulaştığı
Sanığın kollukta ve mahkemede verdiği ifadesinin bir bölümünde; "... Denize çıktıktan sonra 01.24’de sahil güvenlik komutanlığından Deniz Hudut Kapılarının Kontrolü hakkında bir mesaj geldi. Mesajın ilk cümlesi TSK tarafından yönetime el konulmuştur ibaresi vardı. Bunu görünce Deniz Hudutlarının kapatılmasının usulsüz bir emir olduğunu anladım..."şeklinde beyanda bulunduğu,
Genelkurmay Başkanlığı gelen "Sıkı Yönetim Direktifi" ve SG Ege Deniz Bölge Komutanlığından gelen "Deniz Hudut Kapılarının Kapatılması Hk." mesajlara istinaden sanığın, SG İzmir Grup Komutanı sanık ...'i cep telefonundan arayarak gelen mesajların ne anlama geldiğini sorduğu, SG İzmir Grup Komutanı olan ve sanığın birinci sicil amiri olan sanık ...'in kendisini telefon ile arayan bot komutanlarına; SG Ege Deniz Bölge Komutanlığının yayınlamış olduğu “Deniz hudutları kapatılmıştır, hiçbir limandan gemi/tekne çıkarılmayacak, teşebbüs edenler durdurulacak, mukavemet edenler için SAGUVKOM'a bilgi verilecektir" şeklindeki emrine (Saat 00: 40'te bota ulaşan) istinaden SG görevi kapsamında seyre çıkmalarını ve tespit ettikleri teknelere bu durumu bildirmeleri talimatını verdiği,
Sanık ikrar ettiği üzere gelen mesajları inceleyip deniz hudut kapılarının kapatılmasının darbe kalkışması ile ilgili olduğunu bilip anladığını ifade etmesine rağmen, bu yasa dışı mesajlardaki emirler gereği seyre çıkılmasını emreden binbaşı sanık ...'in konusu açıkça suç teşkil eden emrine istinaden emrin suç olduğunu bile bile saat 01.00'de seyre çıktığı ve liman önünde 2-3 mil açıkta 16/07/2016 günü saat 10: 00 sularına kadar beklediği, açıkta beklerken yukarıda değinildiği üzere saat 01: 30'da yine Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın yayınladığı "Deniz Hudut Kapılarının Kontrolu" konulu içeriği suç teşkil eden mesajın geldiği,

16/07/2016 tarihinde saat 02: 25 civarında marinada kalan ve o saat itibari ile seyre kalkmamış olan SAGET 23 bot komutanı astsubay sanık ...'ın sanığı arayarak Kuşadası'nda bulunan ABD Bayraklı OASİS isimli yatın, saat 04-00-05.00 civarında Kuşadası'ndan ayrılarak Bodrum'a intikal etmek istediğini ilettiği, bunun üzerine sanık ...'in de yat acentası ve İzmir Grup Komutanı sanık ... ile irtibata geçtiği, sanık ...'in de Bölge Komutanı Albay sanık ...’ın talimatına istinaden Ankara Sahil Güvenlik Komutanlığı ile görüşüp fikirlerini sorarak oradan aldığı talimat üzerine, sanık ...'in emirlere istinaden yatın çıkışına izin verilmeyeceğini ilettiği, sanığın bu emri yat acentasına aktardığı, acenta yetkisi tanık ...'nın yatta yabancı uyruklu misafirlerin bulunduğunu çıkışa izin verilmemesinin siyasi sonuçlarının olacağı, ayrıca ülke genelinde yaşanan gelişmeler dikkate alındığında bu emirlerin suç teşkil ettiğini sanığa söylemesi üzerine, sanığın tekrar sanık ...'i arayarak durumu aktardığı ve gerekirse yatta arama yapılarak çıkışına izin verilmesi gerektiğini söylediği, ...'in bu konuşmalar üzerine tekrar yaşanan bu gelişmeleri Bölge Komutanı Albay sanık ...’a ve Ankara Sahil Güvenlik Komutanlığı'na bildirdiği ve yatın SG personelince aranması ve Türk Vatandaşının bulunmaması durumunda sahilden ayrılabileceği talimatını ilettiği, sanığın da bu talimatı SAGET 23 bot komutanı ...'a ilettiği,
Sanık kollukta ve mahkemede verdiği ifadesinin bir bölümünde, "... Denize çıktıktan sonra 01.24’ de sahil güvenlik komutanlığından Deniz Hudut Kapılarının Kontrolü hakkında bir mesaj geldi. mesajın ilk cümlesinde TSK tarafından yönetime el konulmuştur ibaresi vardı. Bunu görünce Deniz Hudutlarının kapatılmasının usulsüz bir emir olduğunu anladım..."şeklinde beyanda bulunmuş ise de; bu mesajın geldiği saatten sonra yaşanan ve yukarıda detayları anlatılan OASİS isimli yatla ilgili yaşanan gelişmelerde konusu suç teşkil eden emirlere uygun olarak hareket etme gayreti içerisinde olduğu, verilen emirleri sorgulamadan ifasına yönelik davrandığı ve sabah saatlerine kadar açıkta beklemeye devam ettiği,
Sanığın 16/07/2016 saat 01: 00 'dan itibaren açıkta beklediği ve saat 10: 30 sıralarında marinaya döndüğü,
Ankesör/büfe analiz raporu, HTS analiz raporu, HTS verileri, sanıkla birlikte ardışık aranan asker şahıslarla ilgili soruşturma ve kovuşturma kayıtları, Ümit yapılanması raporu, örgüt üyeliği iddiasını doğrulayan dijital analiz raporu ile dosyada toplanan tüm delillerden; sanığın, tespit edilebildiği kadarıyla FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ... süredir süreklilik ve çeşitlilik arz eden ilişkisinin bulunduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün asker üyeleriyle gizliliği sağlamak amacıyla oluşturduğu yöntem kapsamında kimliği tespit edilemeyen mahrem imam vasfındaki örgüt üyesi/üyeleri ile örgütsel ilişki kurduğu, mahrem imamlar tarafından sabit hatlardan değişik tarihlerde örgütsel arama kriterlerine uygun olarak aranarak ve bir araya gelerek örgütsel anlamda görüşmeler yaptığı, bu fiillerinin devamlılık, çeşiklilik arz ettiği, sanığın örgütsel hiyerarşiye tabi olduğu, iradesinin örgüt iradesine terk ettiği ve böylece FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu,
Özetle, Fetö/Pdy silahlı terör örgütü üyesi olduğu anlaşılan sanığın, toplanma planı kapsamında bota geldiği ve personelini de topladığı, gemiye geldikten sonra TV ve internet üzerinden ülke genelinde yaşanan olaylarla alakalı bilgi sahibi olduğu ve meydana gelen olayların bir darbe kalkışması olduğunu değerlendirdiği halde; "Sıkı Yönetim Direktifi" ve Ege Deniz Bölge Komutanlığı'ndan gelen "Deniz Hudut Kapılarının Kapatılması" ile alakalı kanunsuz emirler içeren mesajların botuna ulaşmasından sonra birinci sicil amiri olan dönemin İzmir Grup Komutanı ...'i aradığı ve aldığı emir üzerine kanunsuz mesaj içerikleri ile uyumlu olacak şekilde 16/07/2016 tarihinde saat

01: 00 gibi seyre kalkıp marinadan 2-3 mil uzakta beklemeye başladığı, seyre kalktıktan sonra da Sahil Güvenlik Komutanlığının yayınladığı "Deniz Hudut Kapılarının Kontrolu" konulu kanunsuz emrin bota ulaştığı, marinadan saat 05: 00-05: 30 sıralarında çıkış yapacak olan ABD bayraklı bir yatın çıkış işlemleri noktasında amirlerinden aldığı sıkıyönetim mesajları içeriği ile uyumlu emirleri sorgulamadan, SAGET 23 bot komutanı ...'a ilettiği, hiç bir yasal engel olmadığı halde botun çıkışı için arayan acente yetkilisine ... süre botun çıkışının yasak olduğunu ifade ettiği, en son darbecilerin botta Türk vatandaşı olmaması durumunda çıkışına müsaade edilmesi üzerine trans-log belgesi kontrol edilerek çıkışına şartlı olarak izin verildiğinin anlaşıldığı,
Sanığın bu aşamada darbecilerin yayınladığı yasa dışı emirlere uygun olarak, bu emrin icrası kapsamında sahil güvenlik personeli olarak üzerine düşeni yapmış, kanunsuz emrin icrasına bu şekilde katkı sunmuştur, zira üsteğmen olan sanığın o geceki ... ve koşullar içinde bir yatta Türk vatandaşı bulunması durumunda yatın çıkışına, yasal bir engel olmadığı, bu konuda adli veya idari bir kısıtlama getirilmediği halde niçin engelleneceğini sorgulaması ve bu konuda tereddüte düşmesi gerekirken bir tereddüt göstermemiş, iradesini ve komutanı olduğu botu darbecilerin emrine teslim ettiği, verilen görevleri kendi görev kapsamı içinde yerine getirdiği,
Örgütsel bağının olduğu kanıtlanan sanığın, icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu, suç işleme karar ve iradesine katıldığı da kanıtlanamamış olmasına, elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte, sunduğu katkının tek başına vahamet arz etmediği gibi fiilin işlenişi üzerinde müşterek hakimiyet kurduğundan da bahsedilemeyeceğinin anlaşılmasına, emir ve eylemlerin suç teşkil ettiği açıkça belli olmasına rağmen, verilen emirlere riayet ederek zarar tehlikesi bakımından illi bir değer taşıdığında kuşku bulunmayan eyleminin (kanunsuz emirler içeren mesaj içerikleri ile uyumlu olarak seyre kalkması, göreve hazır vaziyette bekleyerek seyirde kalması, limandan ayrılacak bir yatta Türk Vatandaşının bulunmaması halinde limandan ayrılmasına yönelik verilen kanunsuz emirleri sorgulamadan gereği için diğer bot komutanı sanık ...'a iletmesi, koordinasyonu sağlaması) ibaret eylemlerinin elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sağladığı, suçun işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak (TCK madde 39/2-c) suretiyle Anayasayı ihlal suçuna yardım etmek kapsamında kaldığının kabulü gerektiği takdir ve sonucuna varılarak Anayasayı ihlal suçuna yardım etme suçundan cezalandırılmasına karar verildiği,
Eylemininin bütün halinde Anayasayı ihlal suçuna fer'i iştirak suçunu oluşturduğu, ancak aynı hukuki değerleri koruyan ve kapsamı itibariyle eylemlerin haksızlık muhtevasını tamamen ortadan kaldıran Anayasayı ihlal suçunun (TCK'nın 309. md.) tüm unsurlarıyla gerçekleştiği somut olayda, sanığın ayrıca Türk Ceza Kanununun 311 maddesinde düzenlenen Yasama organına karşı suç ve 312 maddesinde düzenlenen Hükümete karşı suçlardan; keza aralarında geçitli/müterakki suç ilişkisi nedeniyle aynı Kanunun 314/1-2 maddelerinde yer alan silahlı terör örgütü kurma veya yönetme, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından cezalandırılması imkânı bulunmadığı gerekçesiyle müsnet Hükümete karşı suç, Yasama organına karşı suç, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK’nın 223/3 maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği,
Ek iddianamede sanığın atılı Cumhurbaşkanına suikaste teşebbüs suçuna iştirak ettiğine dair soyut ve varsayıma dayalı iddia dışında somut bir delil gösterilmediği, esasen bu suça katıldığına dair bir anlatıma da yer verilmediği, başka sanıklarca Marmaris ilçesinde icraya konulan Cumhurbaşkanına karşı suikast suçunu işlediğine ve yahut bu suça yardım ettiğine dair bir anlatımın bulunmadığı bu suça katıldığının tespit edilemediği, bu suretle atılı suçu işlemediği kabulü ile müsnet suçtan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,

40-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın, Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığında Astsubay Başçavuş olduğu, 15/7/2016 tarihi itibariyle Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı bağlısı SAGET 23 Bot Komutanı olarak görev yaptığı, sanığın komutanı olduğu SAGET 23 botun 15/07/2016 tarihinde Kuşadası marinada konuşlu bulunduğu ve görev yerinin Kuşadası ilçesi,
Sanığın 15/07/2016 tarihinde saat 21.30 sıralarında toplanma planı kapsamında arandığı ve bunun üzerine bot personeline de haber vererek saat 22.00 sıralarıda bota geldiği,
Sanık ve komutanı olduğu geminin personeli ve aynı marinada görevli TCSG 36 botu personeli ile beraber bulundukları ortamda TV ve internet üzerinden ülke genelinde yaşanan olaylardan haber olduğu,
Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı Haber Merkezi mesaj aktarma sistemi (MEDAS-SAHMUS) zaman kayıtlarına göre; 15/16 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen kalkışma esnasında Genelkurmay Başkanlığının yayınladığı "Sıkı Yönetim Direktifi" konulu mesajın, 16 Temmuz 2016 tarihinde saat 00.39'da Bota ulaştığı,
Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığının, Sahil Güvenlik Komutanlığından alınan direktif gereği hazırlattığı 160040c TEM 16 TSG'lu ve "Deniz Hudut Kapılarının Kapatılması Hk.", konulu mesajın 00.44 bota ulaştığı,
15/16 Temmuz 20l6 tarihinde gerçekleşen kalkışma esnasında Sahil Güvenlik Komutanlığının yayınladığı "Deniz Hudut Kapılarının Kontrolu" konulu mesajın 16/07/2016 tarihinde saat 01.41'de Bota ulaştığı,

Olay gecesi Ege Ordu Komutanlığın'dan, S.G Ege Deniz Bölge Komutanlığı Haber Merkezine gelen ve darbe karşıtı emirler içeren mesajların botlara iletilmediği,
Sanığın 16 Temmuz 2016 tarihinde Saat 02.00 civarında OASİS isimli ABD bayraklı yatın acentesi tarafından arandığı, söz konusu yatın saat 04.00-05.00 civarında Kuşadası Marinadan avara ederek Bodrum Limanına intikal etmek istediğini, bu konuda bir kısıtlama olup olmadığını sorulduğu, sanığın seyirde olmadığını, bu konuda yetkili olan bir komutan ile görüşerek sorulan soruya cevap verebileceğini söylediği, durumu SG İzmir Grup Komutanı sanık ...'e ve TCSG-36 Komutanı ...'e bildirdiği, SG lzmir Grup Komutanı'nın bu durumu SG Ege Deniz Bölge Komutanı sanık ... ...'a aktardığı, Bölge Komutanının da talebi ile konunun Sahil Güvenlik Komutanlığına bildirildiği, Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından OASİS isimli yatın SG Personelince aranması, botta Türk Vatandaşının bulunmaması durumunda limandan ayrılması talimatı verildiği, verilen talimatın sanığa TCSG-36 Bot Komutanı sanık ... aracılığı ile iletildiği, sanığın da bu talimat üzerine SG İzmir Grup Komutanı ile ileşime geçerek arama yapılması için savcılık kararı olması gerektiğini ilettiği, SG lzmir Grup Komutanın da rutin olarak ne işlem uyguluyorsanız o şekilde işlem yapılması yönünde cevabı üzerine, sanığın yatın transit çıkış belgesinin (trans-log) kontrolünü yaptıktan sonra söz konusu yatın planlanan kalkış saatinde limandan ayrıldığı,
Sanığın aksi sabit olmayan savunmasına göre liman dışında halkın toplanarak asker aleyhinde slogan atması, marinada tek başına kalması ve Grup Komutanı'nın iletmiş olduğu talimat üzerine l6 Temmuz 2016 tarihinde saat 05.15'te OASİS isimli yatın transitlog belgesini kontrol etmek ve SAGET-23 Bot'un emniyetini sağlamak maksadıyla seyre çıktığı,
OASIS isimli yatın transit log'unu kontrol etmeyi müteakip liman dışına intikal ettiği, bu konuda dinlenen ve yat acentesi sahibi tanık ... ve yatla ilgilenen personeli olan tanık ...'ın beyanına göre; o gece kaptanın ve kendilerinin ülkede yaşanan gelişmelerle alakalı bilgilerinin

olduğu, yabancı uyruklu yat kaptanın bu konuda endişesini dile getirdiği, bunun üzerine sanık ...'ın yat acentesi sahibi tarafından aradığı ve yatın kalkış planı ile bir değişiklik olup olmadığının sorulduğu, sanık ...'ın yat acentesi sahibine kendisinin seyirde olmadığını, ortamın karışık olduğunu bu konuda seyirde bulunan TCSG-36 Bot Komutanı sanık ... ile temas kurulması gerektiğini ilettiği ve sanık ...'nin telefon numarasını verdiği, bu konuda gece boyunca yaşanan ve yukarıda izah edildiği şekilde bir çok temas kurulduğu ve bu temaslar neticesinde sanığın yatın transit-log belgesini kontrol ettiği, yata çıkmadığı, ortalama bir dakika kadar kaldığı, yabancı uyruklu kaptana transitlog belgesinin içeriğinin doğru olup olmadığını sorduğu ve yatın yanından ayrıldığı, yatında planlanan saatinde limandan ayrıldığı,
Sanığın yata yönelik işlemleri yaptıktan sonra limandan ayrıldığı, liman dışında stopta bekleyen TCSG-36 Bot'un üzerine aborda olduğu, sabaha kadar burada beklediği, Kuşadası Limanına giren veya çıkan herhangi bir tekneye müdahale etmediği, sabah TCSG-36 Bot üzerinden avara ederek saat 10.15'te Kuşadası Limanına dönüş yaptığı,
Bu oluş içerisinde somut olay değerlendirildiğinde; sanığın toplanma planı kapsamında bota geldiği ve personelini de bota çağırdığı, gemiye geldikten sonra TV ve internet üzerinden ülke genelinde yaşanan olaylarla alakalı bilgi sahibi olduğu ve meydana gelen olayların bir darbe kalkışması olduğunu değerlendirdiği, "Sıkı Yönetim Direktifi", Ege Deniz Bölge Komutanlığı'ndan gelen "Deniz Hudut Kapılarının Kapatılması" ile alakalı mesaj ve Sahil Güvenlik Komutanlığının yayınladığı "Deniz Hudut Kapılarının Kontrolu" konulu mesajların komutanı olduğu bota ulaştığı ve sanığında bu kanunsuz mesaj içeriklerine muttali olduğu,
Marinadan saat 05: 00-05: 30 sıralarında çıkış yapacak olan ABD bayraklı bir yatın çıkış işlemleri noktasında amirleri ile iletişime geçtiği, gelen talimata istinaden yatın transit çıkış belgelerinin kontrolünü yaptığı ve yatın planlanan saatte çıkış yaptığı,
Bu noktada dinlenen tanık ... ve ...'nın beyanlarında da anlaşıldığı üzere, sanığın yatın transitlog belgesinin kontrolü haricinde bir işlem yapmadığı, bu belge içeriğinde yatta bulunan kişilerin isim-soyisim, uyruğu, yatın ülke içerisinde gideceği limanların nereler olacağı ve belgenin geçerlilik tarihi gibi bilgilerin yer aldığı, sanığın yata çıkmak suretiyle herhangi bir arama veya kontrol gerçekleştirmediği, bu konu da yetkisinin bulunmadığı, yatın da planlanan saatinde limadan ayrıldığı, sanığın söz konusu tanık beyanlarına da yansıdığı şekliyle yatın limandan ayrılması noktasında gerçekleştirilen konuşmalarda sergilediği tavır ve davranışları da dikkate alındığında sanığın yaptığı işlemin darbe kapsamında gelen limanların kontrol altına alınması bağlamında verilen emirlerin icrası kastı ile hareket etmediği takdir ve sonucuna varıldığı,
Zira; aksi sabit olmayan sanık savunmasına göre, birinci amiri olan binbaşı sanık ...'in OASİS isimli yatta arama yapılması emrini aynı limanda üsteğmen olarak görev yapan TCSG-36 bot komutanı sanık ... vasıtasıyla iletmesine rağmen, sanığın gerek sanık ...'e, gerekse doğrudan arayıp görüştüğü sanık ...'e arama emri olmadığı için arama yapamayacağını, bunun suç olacağını ifade ederek sanık ...'in yasa dışı emir zincirini kırarak yerine getirmekten kaçındığı,
Bunun üzerine sanık ...'in, sanık ... ve Ankara Sahil Güvenlik Komutanlığı harekat merkezi ile konuyu görüştükten sonra, sanığın da icrasına razı olacağı bir çözüm bulma yoluna gittiği, her zaman nasıl denetim yapıyorlarsa o şekilde denetim yapma yetkileri kapsamında hareket ederek, en azından sanığa söz konusu yatın Trans-log belgesini kontrol etme emrini ilettiği, Trans-log belgesi kontrolünün olağan durumlarda da her zaman görevleri kapsamında olması, sanığın da bunun darbe fiilinin icrası ve gelen yasa dışı emirlerin kapsamı ile

ilişkilendirilemeyeceği değerlendirmesi yaparak, söz konusu yatın yanına yaklaşıp kaptanı ile sözlü irtibat kurarak Trans-log belgesini kontrol edip içeriğinin doğru olup olmadığını sorup, kaptanın içeriğinin doğru olduğunu söylemesi üzerine seyahatlerine ve çıkışlarına herhangi bir kısıtlama getirmeksizin oradan ayrıldığı,
Darbe kalkışmasının yaşandığı gece Kuşadası limanı ve sanığın sorumlu olduğu limanlardan yüzen unsurların çıkışlarının engellendiğine dair başkaca delil elde edilemediği,
Darbe fiiline asli fail olarak iştirak ettikleri anlaşılan sanıklar ... ve ... ile Ankara'da bulunan Sahil Güvenlik Komutanlığı harekat merkezinde bulunan ve yat ile ilgili ...'e talimatlarını ileten kimliği meçhul şahıs ya da şahısların, söz konusu yatın aranması, olmadığı takdirde en azından içlerinde Türk yolcu olmadığının tespiti amacıyla Trans-log belgesinin kontrolünün yapılması emrini verdikleri ve bu emrin emri verenler bakımından darbe fiilinin icrası kapsamında olduğu
Burada sanığın cezai sorumluluğu bakımından Trans-log belgesinin kontrolünün istenmesinin amacını, yani darbe fiilinin icrası ile ilgili olup olmadığını, sanık ...'in darbeci olup olmadığını, bilip bilmediğinin önem arz ettiği,
Örgütsel bağı kesin olarak ortaya konulamayan, sanık ...'in seyre çıkılması emrine rağmen aksi sabit olmayan savunmaya göre saat 05.00 sularına kadar seyre çıkmayan ve sanık ...'in yatta arama yapılmasına ilişkin emrini arama kararı olmadığı için suç oluşturacağını ileri sürerek yerine getirmeyen sanığın, icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu, suç işleme karar ve iradesine katıldığı, kendisine emir veren sanıkların darbe kalkışmasının içinde olduğunu bildiği ispatlanamamış olup, sanığın bir hukuka uygunluk sebebi olarak “Yetkili amir tarafından verilen ve yerine getirilmesi görev gereği zorunlu olan, hizmete ilişkin emrin ifasının (TCK madde 24) maddi şartlarında kaçınılmaz bir yanılgıya düştüğü, üstlerinden aldıkları emrin hizmete yönelik olduğu zannı ile Trans-log belgesini kontrol ettiği, bir hukuka uygunluk sebebi olarak “Yetkili amir tarafından verilen ve yerine getirilmesi görev gereği zorunlu olan, hizmete ilişkin emrin ifasının (TCK madde 24) maddi şartlarında kaçınılmaz bir yanılgıya düştüğü kabul edilerek, hatanın TCK'nın 30/3 delaletiyle 30/1 maddesi kapsamında kastı kaldıracağı kabulü ile sanığın atılı Anayasayı ihlal ve Yasama organına karşı suçlardan CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği,
Araştırma sonuçlarına göre; sanığın Bylock kullanmadığı, Bank Asya’da hesabının bulunmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluşlarına üye olmadığı, iltisaklı okul, dershane, çalışma kaydı bulunmadığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğuna dair soyut iddia dışında delil elde edilemediği, ankesörlü hattan yapılan tek ardışık arama haricinde başka şüpheli tekil veya ardışık arama kaydının bulunmadığı, sanığın aleyhinde FETÖ örgütüyle iltisaklı olduğuna dair beyan, delil veya belge elde edilemediği, dijital materyallerinden suç ve suç unsuruna rastlanılmadığı kabulü ile mevcut şüphe lehine değerlendirilerek atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği,

41-Sanık ... ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın; FETÖ/PDY örgütüne mensup askerlerden sorumlu mahrem imamlarının kullandığı yöntemlere uygun olarak sabit hatlardan tekil ve ardışık olarak arandığı, genelde sanıkla aynı yerde görev yapan aynı kuvvete bağlı, aynı rütbedeki şüpheli şahısların ardışık olarak arandığı, itirafçı beyanlarında belirtilen ardışık aramaya dair mahrem imamların, asker kişileri arama ritüellerine uygun aramalar olduğu, dijital analiz raporunda da belirtildiği üzere Samsung GSM_GT-i8150

model cep telefonu ile bu cep telefonu içerisinden çıkan hafıza kartının incelenmesinde S. Ç. adıyla kayıtlı 534 687 xx xx numaralı kişinin 10/07/2015 tarihinde PTT-20150710-WA0002 adlı 20 saniyelik ses dosyasını whatsapp adlı mesajlaşma uygulaması üzerinden gruba gönderdiği, söz konusu ses dosyasının FETÖ/PDY terör örgütü lideri ...'e ait olan dini konuları içerir ses dosyası olduğunun tespit edilmesi de gözetilerek suçtan kurtulmaya dönük inkar içerikli savunmaya itibar edilmeyerek, sanığın FETÖ/PDY örgütü ile ... süredir süreklilik ve çeşitlilik arz eden ilişkisinin bulunduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün asker üyeleriyle gizliliği sağlamak amacıyla oluşturduğu yöntem kapsamında kimliği tespit edilemeyen mahrem imam vasfındaki örgüt üyesi veya üyeleri tarafından sabit hatlardan değişik tarihlerde aranarak örgütsel anlamda örgüt ideolojisinin aşılanması, sürdürülmesi, birlik içinden istihbarat toplanması. örgüte finansal destek sağlanması amacıyla periyodik aralıklarla yapılan örgütsel görüşme, toplantı-sohbetlere katıldığı, bu fiillerinin devamlılık, çeşiklilik arz ettiği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğunun anlaşıldığı,
Yukarıda açıklandığı üzere FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olan sanığın; 15/06/2016 tarihinde saat 21: 30 sularında birinci sicil amiri olan, darbenin İzmir Sahil Güvenlik Bölge Komutanlığı ayağında aktif rol üstlenen ve olay günü Sahil Güvenlik İzmir Bölge Komutanı olarak görev yapan Albay sanık ... tarafından aranarak personelini toplaması ve gemiye gidip seyir hazırlıklarına başlaması şeklindeki emri üzerine gemiye gittiği, verilen emrin saati itibariyle ülke genelinde yaşanan olayların henüz tam manası ile medyaya yansımamış olması, sanığın bulunduğu Marmaris ilçesinde de saat itibari ile herhangi bir hareketliliğin bulunmayışı ve mezkur tanık beyanları ile idari tahkikat raporundan da anlaşıldığı üzere sanığın görev yaptığı Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın çalışma esaslarında ihbar üzerine ve arama kurturma görevi kapsamında sözlü emirler ile seyre kalkıldığı, birlikte değerlendirildiğinde, sanığın seyre kalkılmasına dair emrin darbe fiilinin icrası kapsamında verildiğini bildiğine dair iddia dışında delil bulunmaması da gözetilerek başlangıçta bu emrin darbe fiilinin icrası kapsamında verildiğini bilmediği takdir ve sonucuna varıldığı, ancak ilerleyen saatlerde emrin veriliş amacını öğrenmesine ve idrak etmesine rağmen seyirde kalmaya ve sıkıyönetim direktiflerine uygun fiiler icra ederek eylemleri ile elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunduğu,
Sanığın 15/07/2016 günü saat 23: 30 sularında geminin seyir hazırlıkları devam ettiği sırada, gemiden resmi ayrılışlarını yapmış ve gemi ile hiçbir bağları kalmamış olan haklarında Anayasa’yı ihlal suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen üsteğmen sanık ... ve üsteğmen ... ...'ı, gemi 2. Kaptanı Binbaşı tanık ...'ın personelin gemiden resmen ayrılış yapmış olmaları nedeniyle atandıkları Harp Akademilerine katılmaları gerektiği şeklindeki tavsiyesini dikkate almayarak tekrardan, birinci sicil amiri Albay sanık ...'a danışarak gemiye aldığı, gemi içerisinde bu kişilere vardiya görevi verildiği, bu durumun saat itibari ile değerlendirildiğinde artık sanığın mezkur tanık beyanlarından da anlaşıldığı üzere TV ve internet üzerinden ülke genelinde yaşanan olaylardan bilgi sahibi olduğu bir durumda gemiden resmi ayrılışlarını yapmış olan ve toplanma planı kapsamında gemiye çağrılmayan söz konusu personelleri gemiye almasının askeri teamüllere uygun olmadığının değerlendirildiği,
Sanığın gemiyi birinci sicil amiri olan ve hakkında Anayasa’yı ihlal suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilen Sahil Güvenlik İzmir Bölge Komutanı olarak görev yapan Albay sanık ... sözlü emrine istinaden saat 23.50 sularında İzmir'e intikal etmek için seyre kaldırdığı, seyir esnasında Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı tarafından gönderilen "Deniz Hudut Kapılarının Kapatılması Hk." konulu "Deniz

hudutları kapatılmıştır, hiçbir limandan gemi/tekne çıkarılmayacak, teşebbüs edenler durdurulacak, mukavemet edenler için SAGUVKOM'a bilgi verilecektir" şeklindeki mesajın 16/07/2016 tarih saat 00: 39 gemiye ulaştığı, mesaj içeriğinde yer alan Deniz hudut kapılarını kapatma ve kontrol yetkisinin Sahil Güvenlik Komutanlığında olmadığı dikkate alındığında aktarılan mesajın kanunlara ve hukuka aykırı olduğu, sanığın bu mesajından haberi olması ve ülke genelinde yaşanan olaylara muttali olduğu değerlendirilen bir zaman diliminde, seyir halinde olan sivil bir yata yönelik sanığın bilgisi ve onayı dahilinde limana geri dönmesi yönünde yapılan uyarının söz konusu mesaj içeriği ile paralellik kesbettiği, ayrıca seyir hali devamında gemiye DENKOM üzerinden "Sıkı Yönetim Direktifi" konusu suç teşkil eden mesajın 16 Temmuz 2016 tarihinde saat 00.44'de ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından gönderilen "Deniz Hudut Kapılarının Kontrolü" konulu mesajın TCSG Umut Komutanlığına 16 Temmuz 2016 tarihinde saat 01: 30'da ulaştığı ve bu mesajların da gemiye ulaşmasından sonra yine denizde hareket halinde olan teknelere karşı gelen emirlere istinaden limanlara dönüş yapılması yönünde üsteğmen sanık ... tarafından sanığın bilgisi ve onayı ile uyarıda bulunulduğu,
Sanığın komutanı olduğu Geminin Jurnalinde;
"00.45'te sularında Marmaris açıklarında iki sivil tekne uyarılarak Marmaris Limanına döndürülmüştür.
02.30'da Spring isimli yelkenli tekne Datça limanına döndürülmüştür.
03.45'te Datça güneyind ebulunan Teknik Dalgıç isimli tekne Deniz Hudutları kapalı olduğu için Datça limanıa sevk edilmiştir." ibarelerinin yazılı olduğu,
Buradan da açıkça anlaşılacağı üzere sanığın gelen yasa dışı mesajlara istinaden mesajların yerine getirilme kapsamında seyirlerine hiç bir yasal engel bulunmayan tekneleri geri çevirerek sıkıyönetim emirlerinin gereğinin yerine getirdiği,
Sanık savunmalarında belirttiği söz konusu yüzer unsurların limanlara dönmesi konusunda uyarılmasının, kendisinin bir sahil güvenlik görevi icraa etmesinden dolayı görevi olduğu ayrıca o geceki şartlar dikkate alındığında onların emniyeti için bunun gerekli olduğunu değerlendirerek hareket ettiğini dile getirmiş ise de, kollukta müdafii huzuru ile alınan beyanında Aksaz önlerinde geri dönmesi için uyardıkları tekneyi deniz hudut kapılarının kapatılması emri üzerine uyarıp döndürdüklerini ifade etmesi, gemi jurnalinde de açıkça deniz hudut kapılarının kapatılması şeklindeki emirler üzerine bu fiilerin icra edildiğinin belirtilmesi, ülke genelinde yaşanan olaylardan haberdar olan ve gemisine gelen yukarıda detayları verilen hukuka aykırı mesaj içeriklerine muttali olan sanığın kendisini suçtan kurmaya yönelik savunmalarına itibar edilmediği, darbe kalkışmasını öğrendikten sonra darbe kalkışmasını kabullenerek bu kapsamda verilen yasa dışı emirlerin icrasına katkı sunduğu takdir ve sonucuna varıldığı,
Özetle sanığın; TCSG gemisinden resmen ayrılış yapan üsteğmenler ... ve ... ...'ı, 2. Komutanın aksi yönde tavsiyesine rağmen, birinci sicil amiri olan albay sanık ...'ın sözlü talimatı ile seyre katılmalarına izin verdiği, seyre kalktıktan sonra gemisine ulaşan "Deniz hudutları kapatılmıştır, hiçbir limandan gemi/tekne çıkarılmayacak, teşebbüs edenler durdurulacak, mukavemet edenler için SAGUVKOM'a bilgi verilecektir", Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından gönderilen "Deniz Hudut Kapılarının Kontrolü" ve DENKOM üzerinden "Sıkı Yönetim Direktifi" konulu mesaj ve ekinde yer alan Genelkurmay Başkanlığının yayınladığı "Sıkı Yönetim Direktifi" konulu mesajlarda yer alan konusu suç teşkil eden emirlere ve ülke genelinde yaşanan gelişmelere muttali olmasına rağmen seyre devam etmesi ve yine söz konusu emirler gereği seyir halinde olan teknelerin limanlarına dönmesi konusunda uyarılmasına onay vermesi şeklindeki eylemleri ile yukarıda izah edilen oluş içerisindeki maddi vakalar göz önüne alındığında;

Fetö/Pdy üyesi olan sanığın, icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu, suç işleme karar ve iradesine katıldığı da kanıtlanamamış olmasına karşın; darbe kalkışmasını öğrendikten sonra darbe kalkışmasını kabullenerek bu kapsamda verilen yasa dışı emirlerin icrasına katkı sunmakla birlikte, sunduğu katkının tek başına vahamet arz etmediği gibi fiilin işlenişi üzerinde müşterek hakimiyet kurduğundan da bahsedilemeyeceğinin anlaşılmasına suç teşkil ettiği açıkça belli olan eylemlerinin zarar tehlikesi bakımından illi bir değer taşıdığında kuşku bulunmadığı, suçun işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak (TCK madde 39/2-c) suretiyle Anayasayı ihlal suçuna yardım etmek kapsamında kaldığının kabulü gerektiği takdir ve sonucuna varıldığı,
Sanığın eyleminin bütün halinde Anayasayı ihlal suçuna yardım suçunu oluşturduğu, aynı hukuki değerleri koruyan ve kapsamı itibariyle eylemlerin haksızlık muhtevasını tamamen ortadan kaldıran Anayasayı ihlal suçunun (TCK madde 309) tüm unsurlarıyla gerçekleştiği, müterakki suçlardaki özellik nedeniyle sanığın ayrıca Türk Ceza Kanununun 311,312 ve 314/1,2 maddelerinde düzenlenen suçlardan cezalandırılması imkanı bulunmadığı anlaşıldığından atılı Yasama organına karşı suç, Hükümete karşı suç, silahlı terör örgütü üyesi olma, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçlarından sanığa CMK'nın 223/3 maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği,
Ek iddianamede sanığın atılı Cumhurbaşkanına suikaste teşebbüs suçuna iştirak ettiğine dair soyut ve varsayıma dayalı iddia dışında somut bir delil gösterilmediği, esasen bu suça katıldığına dair bir anlatıma da yer verilmediği, başka sanıklarca Marmaris ilçesinde icraya konulan Cumhurbaşkanına karşı suikast suçunu işlediğine ve yahut bu suça yardım ettiğine dair bir anlatımın bulunmadığı bu suça katıldığının tespit edilemediği, bu suretle atılı suçu işlemediği kabulü ile müsnet suçtan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,

42-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanık Sahil Güvenlik Komutanlığında Astsubay Başçavuş olduğu, 15/7/2016 tarihi itibariyle Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı bağlısı SAGET 26 Bot Komutanı olarak görev yaptığı, sanığın komutanı olduğu SAGET 26 botunun görev yerinin Mordoğan limanı olduğu, botun, SG İzmir Grup Komutanlığı Harekat ve Arama Kurtarma Merkezinden verilen emir gereği 13 Temmuz 2016 tarihinde saat 17.50'de bağlı bulunduğu Mordoğan/lzmir'den sanığın kumandasında ayrılarak, Denizden Güvenlik görevi icra etmek maksadıyla Alsancak Limanı önlerine geldiği, SAGET-26 Komutanlığı'nın 14 Temmuz 2016 tarihinde de denizden güvenlik görevine devam ettiği ve saat 15.30’da Bayraklı İmbat İskelesine bağlandığı,
l5 Temmuz 2016 tarihinde Bayraklı iskelesinde bulunan bir balıkçı teknesini Mordoğan'a intikal ettirmek için görevlendirildiği, ancak havanın ve deniz durumunun sert olması nedeniyle grup komutanı ... ve hareket merkezinin bilgisi dahilinde intikal ettirme görevinin 16 Temmuz 2016 tarihine ertelendiği, bu kapsamda Botun 15 Temmuz 2016 tarihinde Bayraklı imbat iskelesinde bulunduğu,
Sanığın l5 Temmuz 2016 tarihinde saat 21: 30 personel toplama planı kapsamında aranarak, saat 22: 00 Bayraklı'da bağlı bulunan botuna geldiği, ilerleyen zaman dimliminde TV yayınlarından ve internet üzerinden ülkede meydana gelen olaylarla ilgili bilgi sahibi olduğu,
Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı Haber Merkezi mesaj aktarma sistemi (MEDAS-SAHMUS) zaman kayıtlarına göre;
-Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı'nın 152130 TEM 16 TSG'lu "personel toplanması" mesajının SAGET 26 botuna 15/07/2016 tarih saat 22.07 iletildiği ve saat 22.09 okundu bilgisinin bulunduğu,

-Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı'nın 160040 TEM 16 TSG'lu "Deniz Hudut Kapılarının Kapatılması HK" konulu mesajın SAGET 26 botuna 16/07/2016 tarih saat 00.38 iletildiği ve saat 00.38 okundu bilgisinin bulunduğu,
-Deniz Kuvvetleri Komutanlığının 152254C TEM 16 TSG'lu "Sıkıyönetim Direktifi" konulu aktarma mesajı ve ekinde bulunan Genel Kurmay Başkanlığının 152115C TEM 16 TSG'lu "Sıkıyönetim Direktifi" konulu mesajın SAGET 26 botuna 16/07/2016 tarihinde saat 00.47'de ulaştığı ve 00.47 okundu bilgisinin bulunduğu,
Aksi ispat edilemeyen sanık beyanları ve tanıklar ..., ... ..., ... ifadelerinden anlaşıldığı üzere sanığın mesajları aldıktan sonra bu mesajların kanunsuz olduğunu ve hiç bir şekilde uygulamayacaklarını bot personeline söylediği ve kendi botunu kilitleyerek SGTC 107 bota geçtiği ve sabaha kadar orada kaldığı,
İddianamede, sanığın çağrılması üzerine bota geldiği ve kendisine verilen emirler doğrultusunda hareket ettiği yönündeki değerlendirme haricinde, darbe kalkışmasına destek sayılabilecek herhangi bir eyleminin ileri sürülmediği, kovuşturma aşamasında da darbe kalkışmasına destek ve iştirak sayılabilecek herhangi bir eyleminin tespit edilemediği,
Araştırma sonuçlarına göre; sanığın Bylock programını kullanmadığı, Bank Asya hesabının bulunmadığı, ardışık arama kaydının bulunmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluşlarına üye olmadığı, iltisaklı okul, dershane, çalışma kaydı bulunmadığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatı olduğuna dair başkaca bir delilin de elde edilemediği
... analiz raporunda sanığın bir dönem babası adına kayıtlı 0 535 347 xx xx numaralı GSM hattının 07/01/2015 ve 14/05/2016 tarihlerinde, ankesör-büfe soruşturmaları kapsamında İzmir ilinde tespiti yapılan 0-232-... ve 0-232-... numaralı sabit hatlardan 2 kez tekil olarak arandığı, sanığın savunmalarında babası adına kayıtlı söz konusu GSM hattını 30/04/2008-20/05/2010 yılları arasında kullandığını ifade ettiği ve bu konuda abonelik bilgilerini gösterir e-devlet üzerinden alınan soruluma sonuç evrakını ibraz ettiği, söz konusu hattın BTK gelen kayıtlarda da aranma tarihlerinde attın N. K. isimli şahıs adına kayıtlı olduğu anlaşıldığı ve arama tarihlerinde sanıkla ilgisi tespit edilemediği, kaldı ki, bu aramaların Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin kararlarında açıklandığı şekliyle ardışık aranma kriterlerine uygun olmadığı,
Örgüt irtibatı tespit edilmeyen sanığın, olay gecesi toplanma planına istinaden Bayraklı limanında bulunan bota gelmesi şeklindeki eyleminin gerçekleştiği zaman dilimi, emrin hizmete ilişkin olmadığı ve amirin emrinin adli ve askeri bir suç maksadını ihtiva eden bir fiile müteallik olduğunu bildiğinin sabit olmadığı, atılı suçların sanık tarafından işlendiğine dair, sanığın inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,

43-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın 24/12/2010 tarihinden itibaren Sahil Güvenlik Komutanlığında sözleşmeli uzman çavuş olarak çalıştığı, 15/07/2016 tarihinde Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanı olan Albay ...'ın şoförü olarak görev yaptığı,
Sanığın 15/07/2016 tarihinde saat 21.30 sıralarında personel toplanma planı kapsamında olay günü karargah nöbetçi astsubayı tanık ... ... tarafından çağrılması üzerine, kendi beyanına göre 22.45 sıralarında birliğe geldiği,

Sanığın görevi gereği Sahil Güvenlik Bölge Komutanı olan sanık ...'ın odasının yanında bulunan ve idare astsubayı (sanık ...'nın emir astsubayı) olan astsubay tanık ... Gerger'in odasına geçtiği, burada bulanan TV üzerinden olayları takip ettiği, kendi beyanında ve tanık ...'ın tanıklık beyanında yer aldığı üzere TV üzerinden Genelkurmay Başkanı'nın rehin alındığı haberlerinden sonra kendi inisiyatifi ile dönemin Sahil Güvenlik Ege Bölge Komutanı olan sanık ...'a durumu bildirerek odasının önünde koruma görevi icra edebileceğini ilettiği, komutanın da oluru ile karargah nöbetçi subayı ... ...'nın bilgisi ve izni dışında hazır kıtadan 1 adet MP5 tabanca aldığı, sonrasında karargah nöbetçi subayı olan tanık ... ... ile telefon görüşmesi yaparak aldığı silahı komutanın bilgisi dahilinde ve imza karşılığında aldığını ilettiği, bu konunun tanık olarak dinlenen ... ...'nın beyanı ile de doğrulandığı, sanığın dönemin Sahil Güvenlik Ege Bölge Komutanı sanık ...'ın odasının açıldığı koridorda saat 00.30 itibariyle nöbet tutmaya başladığı ve 16/07/2016 günü sabah saat 07.00 kadar silahlı olarak nöbet tuttuğu ve sanık ...'ın korumalığını yaptığı, sonrasında silahını hazır kıtaya imza karşılığı teslim ettiği,
Sanığın kendi beyanında anlaşıldığı üzere TV ve telefon üzerinden ülkede meydana gelen olaylardan haberdar olduğu, görevi olmadığı halde komutanın emniyeti için o günün nöbetçi amirinin izni olmadan hazır kıtadan silah aldığı ve komutan odası önünde gece yarısından itibaren sabaha kadar nöbet tuttuğu, zaten birliğin emniyeti bu konuda görevli personel tarafından alındığı ve rutinde de böyle bir uygulamanın bulunmadığı,
Ancak sanığın rütbesi ve pozisyonu göz önüne alındığında sanığın silah kuşanarak güvenliğini almaya çalıştığı dönemin Sahil Güvenlik Ege Bölge Komutanı olan sanık ...'ın o gece yaşanan olayların içerisinde bulunup bulunamadığını değerlendirebilecek bir konumda bulunmadığı, yaptığı icraat öncesinde olması gerektiği şekliyle komutana giderek onun onay ve iznini aldığı, gerçekleştirdiği eylemi tamamen kendi insiyatifi ile gerçekleştirdiği, bu konuda kimseden bir emir almadığı, tamamen TV haberlerinden etkilenerek kendisine görev adlettiğinin değerlendirildiği,
İddianamede, çağrılması üzerine komutanlığa geldiği, komutanlığa geldikten sonra kendisine verilen görevleri yerine getirdiği yönündeki değerlendirmesi haricinde, darbe kalkışmasına destek sayılabilecek herhangi bir eyleminin ileri sürülmediği, kovuşturma aşamasında da darbe kalkışmasına destek sayılabilecek herhangi bir eyleminin tespit edilemediği,
Araştırma sonuçlarına göre; sanığın Bylock programını kullanmadığı, Bank Asya hesabının bulunmadığı, ardışık, tekil arama kaydının bulunmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluşlarına üye olmadığı, iltisaklı okul, dershane, çalışma kaydı bulunmadığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatı olduğuna dair başkaca bir delilde elde edilemediği,
Örgütsel irtibatı tespit edilemeyen sanığın, olay günü çağrılması üzerine birliğe gelmesi, görevi kapsamında olmamasına ve bu konuda kendisine bir emir verilmemesine rağmen, medya üzerinden öğrendiği ülke genelinde yaşanan olaylar neticesinde makam şoförlüğünü yaptığı Sahil Güvenlik Ege Bölge Komutanı olan ve hakkında Anayasayı ihlal suçundan mahkumiyetine karar verilen ...'ın makam odasının önünde silahlı olarak nöbet tutmasından ibaret eylemlerinin, sanığın yaşı, askerlik tecrübesi ve rütbesi, görevinin niteliği ve savunmasında samimi şekilde bildirdiği suç kastının bulunmadığına ilişkin anlatımları ve bu anlatımlarının tanık beyanları ile de desteklenmesi, kendisini korumakla görevli saydığı ve görev yaptığı birliğin komutanı olan ...'ın darbeci kimselerden olduğuna ilişkin bilgisi bulunduğuna dair herhangi bir delilin

tespit edilememiş olması nazara alındığında, sanığın mahkumiyetine yeterli, kesin, somut ve inandırıcı her türlü şüpheden uzak delil ve emare elde edilmediği kabulü ile üzerine atılı Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından ayrı ayrı CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği,

44-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın Sahil Güvenlik Komutanlığında Üsteğmen olduğu, 15/7/2016 tarihi itibariyle Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı bağlısı TCSG-34 Bot Komutanı olarak görev yaptığı,
Sanığın komutanı olduğu TCSG 34 botu 15/07/2016 tarihinde görevli bulunduğu Aliağa ilçesi Tüpraş özel güvenlik bölgesinde konuşlu bulunduğu ve Tüpraş ile yapılan protokol gereğince bu bölgenin denizden korunmasına destek sağladığı,
Sanığın 15/07/2016 tarihinde toplanma planı kapsamında arandığı ve bunun üzerine bot personeline de haber vererek saat 21.50 sıralarında birliğine gittiği,
FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatı tespit edilemeyen sanığın darbe kalkışması ile ilgili haberlerin henüz kamuoyuna yansımadığı bir saatte sıralı amirlerinin emri üzerine aranması üzerine toplanma planı kapsamında görev yaptığı bota gelmesinin olağan bulunduğu
Sanık ve komutanı olduğu bot personelin ile aynı bölgede görevli Saget 21 ve TCSG 62 bot personeli beraber bulundukları ortamda TV ve internet üzerinden ülke genelinde yaşanan olaylardan haber olduğu ve aksi sabit olmayan ve tanıklarca doğrulanan beyanına göre bu olayları bir darbe kalkışması olarak nitelendirdiği ve karşı söylemlerde bulunduğu, yine aynı tesisin kara güvenlik kısmından sorumlu olan ve tanık olarak dinlenen ... ... ... ve ... ...'ün beyanlarından; kendilerinin görevlerinin başında olduğunu, deniz tarafının güvenliği noktasında hiç bir tereddütlerinin olmaması gerektiğini, yaşanan olaylardan çok rahatsızlık duyduğunu ve utandığını ifade ettiğinin anlaşıldığı,
Sanığın 15/07/2016 tarihinde Aliağa/Tüpraş açıklarında bir gemide kalp krizi geçiren şahsın tıbbi tahliyesini koordine ettiği,
Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığının, Sahil Güvenlik Komutanlığından alınan direktif gereği hazırlattığı 160040c TEM 16 TSG'lu ve "Deniz Hudut Kapılarının Kapatılması Hk.", konulu mesajın 16/07/2016 tarihinde saat 00.56'da sanığın komutanlığını yaptığı bota ulaştığı,
Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı Haber Merkezi mesaj aktarma sistemi (MEDAS-SAHMUS) zaman kayıtlarına göre; 15/16 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen kalkışma esnasında Genelkurmay Başkanlığının yayınladığı "Sıkı Yönetim Direktifi" konulu mesajın, 16 Temmuz 2016 tarihinde saat 01.20'de sanığın komutanlığını yaptığı bota ulaştığı,
Sahil Güvenlik Komutanlığının yayınladığı "Deniz Hudut Kapılarının Kontrolü" konulu mesajın 16/07/2016 tarihinde saat 01.25'te sanığın komutanlığını yaptığı bota ulaştığı,
Aksi sabit olmayan sanık savunması ve dinlenen tanık beyanlarına göre, Genelkurmay Başkanlığı ve SG Ege Deniz Bölge Komutanlığından gelen mesajlara istinaden sanığın dönemin SG İzmir Grup Komutanı ...'i cep telefonundan arayarak gelen mesajların ne anlama geldiğini sorduğu, Grup Komutanına bu emirlere istinaden seyre çıkamayacağını belirttiği, Grup Komutanının "yalnızca bu mesajları ilgi yaparak bir seyre kalk" yönünde talimat verdiği, sanığın komutana sadece icra edeceği görevlerde 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu çerçevesinde hareket edeceğini bildirdiği,
Sanığın personelini toplayarak kesinlikle bu emirlere istinaden seyre kalkmayacaklarını, cephaneliğin kilitleneceğini söylediği, botunda görev alan erlerin telefonlarını dağıttırarak aileleri ile

iletişim kurmalarını sağladığı, personeline hassas bir bölge olan Tüpraş'ta görev yaptıklarını, bu durumun suistimal edilebileceğini bu nedenle 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu çerçevesinde seyre kalkabileceklerini söylediği ve 16 Temmuz 2016 tarihinde saat 02.00 civarında seyre kalktığı, herhangi bir gemi ve sahil tesisi ile irtibat kurmadan TÜPRAŞ özel güvenlik bölgesine Sahil Güvenlik görevi icra ettiği, tanık ...'ın tanıklık beyanında belirttiği üzere radar arızası olduğunu rapor ettiği ve TBMM bombalandığı yönündeki haberleri de illettikten sonra olayların seyrinin bambaşka yönlere gittiğini değerlendirdiği ve saat 03.l5'te limana geri döndüğü,
Bu oluş içerisinde sanığın hukuki durumu değerlendirildiğinde; sanığın toplanma planı kapsamında birliğe geldiği ve personelini de birliğe çağırdığı, birliğe geldikten sonra TV ve internet üzerinden ülke genelinde yaşanan olaylarla alakalı bilgi sahibi olduğu ve meydana gelen olayların bir darbe kalkışması olduğunu değerlendirdiği, usulsüz olduğunu değerlendirdiği "Sıkı Yönetim Direktifi" ve Ege Deniz Bölge Komutanlığı'ndan gelen "Deniz Hudut Kapılarının Kapatılması" ile alakalı mesajların ulaşmasından sonra birinci sicil amiri olan dönemin İzmir Grup Komutanı ...'i aradığı ve tanıklar tarafından doğrulanan savunmaya göre bu emirlere istinaden seyre kalkmayacağını ilettiği, ancak görev yaptığı TÜPRAŞ özel güvenlik bölgesinin stratejik bir öneme sahip olması nedeni ile görevi kapsamında 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu çerçevesinde sahanın emniyetini kontrol etmek amacı ile 16 Temmuz 2016 tarihinde saat 02.00 civarında seyre kalktığı, radar arızası ve ülke genelinde yaşanılan olayların vahametini de dikkate alarak 03.15 limana geri döndüğü ve sabaha kadar birlikte kaldığı,
Sanığın olay tarihinde kullanımında bulunan görev telefonu 0-533-... numaralı hattın HTS kayıtları ve tanık olarak dinlenen ve olay günü Aliağa Garnizon Komutanı olarak görev yapan ...'in beyanlarında da anlaşıldığı üzere; sanık ile tanığın 16 Temmuz saat 00.57 ve 01.17 saatlerinde yaşanan olaylarla ilgili görüşmeler yaptığı ve bir takım mesajların geldiğini ilettiği, o gün Garnizon Komutan'ı olan tanığın sanığa yanlış bir şey yapmaması gerektiğini, rutin görevi haricinde bir harekette bulunmamasını ilettiği anlaşılmıştır.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının 05/05/2021 tarihli cevabi yazında ve Türkiye Petrol Rafinerileri A.Ş (TÜPRAŞ) 04/05/2021 tarihli cevabi yazısında, Aliağa limanına bağlı olan TCSG34, TCSG62 ve SAGET 21 botlardan veya bot personelinden 15-16/07/2016 tarihinde Aliağa limanından tekne ve yüzen unsurların çıkışının yasaklandığına, kontrole tabi tutulduğuna, deniz hudut kapılarının kapatıldığına ilişkin sözlü veya yazılı herhangi bir uyarı, talimat ve emir verilmediğinin bildirildiği,
Tüpraş güvenlik müdürlüğü ceride kayıtlarına göre; 16/07/2016 tarihinde Aliağa limanından 02.04'de Glorycrown isimli geminin iskeleden ayrıldığı, 03.10'da Cumhuriyet isimli geminin iskeleye yanıştığı, 05.15'de Azur isimli geminin limandan ayrıldığı, 05.50'de Kalkanlar-3 gemisinin limana yanıştığı, 07.25'de Sürmene gemisinin ayrıldığı, 08.00 Adıyaman gemisinin limana yanaştığının bildirildiği ve limanın gece boyunca aktif şekilde günlük rutini dahilide çalıştığı, buna göre sanığın sıkıyönetim emirlerinde dile getirilen limanların çıkışa kapatılması şeklindeki emirler doğrultusunda herhangi bir işlem yapmadığı,
Sanığın mezkur tanık beyanlarından da anlaşıldığı üzere, olay gecesi boyunca personeline ve görev yeri olan Tüpraş tesisleri özel güvenlik sorumlularına darbe karşıtı söylemlerde bulunması, görev yerinin stratejik önemi, sanığın seyir süresi içerisinde de sadece TÜPRAŞ özel güvenlik bölgesinde kaldığı, herhangi bir gemi ve sahil tesisi ile irtibat kurmadığı, Aliağa rafinerisinden ayrılan gemilere müdahalede bulunmadığı dikkate alındığında sanığın bu seyre bahsi geçen emirler kapsamında ve darbe teşebbüsüne destek olmak amacı ile kalktığı noktasında cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı;

Örgütsel bağı kesin olarak ortaya konulamayan, sanık ...'in seyre çıkılması emrine rağmen aksi sabit olmayan, tanıklar tarafından da doğrulanan savunmaya göre sıkıyönetim emri ile seyre kalkmayacaklarını ifade edip seyre çıkmayan, ilçenin garnizon komutanını arayıp ne yapması gerektiğini soran, onun da yasal olarak ne yapılması gerekiyorsa o faaliyet dışında bir faaliyete girişmemesi yönündeki telkini üzerine, sadece Tüpraş'a yönelik bir tehdit olabileceği endişesiyle o gecenin ... ve şerait içinde Tüpraş'ın sivil-özel güvenlik birimlerinin de karadan bir sabotaj ihtimaline karşı güvenlik önlemlerini artırdıkları bir ortamda yerinde bir kararla Tüpraş güvenlik bölgesinde denizden devriye görevi icra etmek dışında bir eylemi tespit edilemeyen, icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu, suç işleme karar ve iradesine katıldığı, kendisine emir veren sanıkların darbe kalkışmasının içinde olduğunu bildiği ispatlanamayan sanığın, suç kastıyla hareket ettiği tespit edilemediği kabulü ile atılı Anayasayı ihlal ve Yasama organına karşı suçlardan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Araştırma sonuçlarına göre; sanığın Bylock kullanmadığı, Bank Asya’da hesabının bulunmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluşlarına üye olmadığı, iltisaklı okul, dershane, çalışma kaydı bulunmadığı, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğuna dair soyut iddia dışında delil elde edilemediği, söz konusu ankesörlü hattan yapılan tekil aramaların örgütsel kriterlere uygun olduğunun kesin olarak tespit edilemediği, sanığın aleyhinde FETÖ örgütüyle iltisaklı olduğuna dair beyan, delil veya belge elde edilemediği, dijital materyallerinden suç ve suç unsuruna rastlanılmadığı, araştırma sonuçların da sanık aleyhine bir delil elde edilememesi karşısında mevcut şüphe lehine değerlendirilerek atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,

45-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanık ...'ın 15/7/2016 tarihinde Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığında Harekat Merkezi Vardiya (nöbetçi) Subayı olduğu, harekat merkezinin nöbetçi subayı olarak; 158 ihbar hattına gelen ihbarları sahil güvenlik botlarına ileterek bu botların sevkini sağlama, bot hareketlerini izleme ve Ege Deniz bölge komutalığı adına botları sevk etme yetki ve görevlerinin bulunduğu,
Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı bağlısı botları sevk etme yetkisinin ayrıca grup komutanında (sanık ...) ve bölge komutanında (sanık ...) bulunduğu,
SG Ege Bölge Komutanı sanık ...'ın emri üzerine, "personel toplanması" konulu mesajı hazırlayarak komutanlığa bağlı tüm unsurlara çektirilmesini sağladığı, ilerleyen zaman diliminde haber merkezi aranarak verilen bilgileri, bilginin mahiyetine göre aktarılması gereken kişilere aktardığı, saat 04.45 sıralarında Ayvalık Cunda adasında bağlı bulunan TCSG 80 Başçarkcısı astsubay tanık ... ... tarafından aranarak emniyetli sahalara ateş açılması yönünde verilen bir emir olup olmadığı yönünde sorulan soruya, böyle bir durum ve emir olmadığı ve ateş açmamalarını söylediği ve bu durumu dönemin grup komutanı Binbaşı sanık ...'e rapor ettiği,
Bu kapsamda sanığın o gece nöbetçi personel olarak harekat merkezinde bulunuyor olmasının darbeci şahıslar tarafından o geceki nöbetçi personelin belirlenerek buna göre işlem tesis edildiği noktasında dosyaya yansıyan herhangi bir delilin bulmadığı, sanığın "personel toplanması" konulu mesajı hazırladığı zaman dilimi göz önüne alındığında saat itibariyle medya organlarına yansıyan herhangi bir gelişmenin bulunmadığı, mesaj içeriğinde de darbe ve sıkıyönetim ile ilgili bir tabir kullanılmadığı, sanığın bu eyleminin darbe teşebbüsüne matuf bir amaç dahilinde ve bilgisi

kapsamında olduğuna dair de soruşturma ve kovuşturma aşamasında dosyaya yansıyan bir delilin elde edilemediği, sanığın gece boyunca kendisine ulaşan bilgileri ulaştırılması gereken komutanlarına ulaştırdığı, bunun aksine bir eyleminin iddianameye de konu edilmediği ve tanık beyanlarına da yansımadığı,
Nöbetçi vardiya subayı olan sanığın gece boyunca hareket merkezinde bulunduğu, ancak grup amir ... ile Ege Deniz Bölge komutanı sanık ...'ın birliğe gelmelerinden itibaren birliğin ve hareket merkezinin sevk ve idaresini ele aldıkları, özellikle sanık ...'in sürekli harekat merkezinde bulunduğu, sanığın gelen emir ve talepleri gecikmeksizin sanık ...'e ilettiği, nöbetçi subaylık vazifesi gereği yapılacak iş ve işlemlerin sevk ve idaresinin sanık ... tarafından üstlenildiği, sanığın bir nevi ...'in kontrolünde çalışan, iş ve işlemleri onun adına takip eder konuma düştüğü, esasen hareket merkezinini sorumluluğun fiilen sanık ...'e geçtiği,
Hareket merkezi nöbetçi subayı olduğu için Deniz Hudut Kapılarının kapatılması emri uyarınca seyre çıktıklarını hareket merkezine bildiren bot komutanlarını, ... uymamaları konusunda uyarmak yerine, onların söylediklerini sanık ...'e iletip haraket markezinin kontrolünü ve inisiyatifini ona bıraktığı ve durumu sivil kolluk birimlerine (Valilik, Kaymakamlık, MİT) bildirmediği için haklı olarak ağır bir şekilde eleştirilebilir ise de, yukarıda açıklandığı üzere, sıralı amirleri olan sanıklar ... ve ...'ın birliğe gelmelerinden ve özellikle sanık ...'in hareket merkezinin sevk ve idaresini almasından itibaren fiilen nöbetçi subaylık görevinin kendisinden alınmış olduğu, katı disiplin ve hiyerarşiyi benimsemiş Türk askeri teamülleri ile yetişen sanığın, amirlerinin darbe yanlısı olduklarını kesin olarak idrak etmenin mümkün olmadığı ... ve şartlar içinde, onların o gecenin şartlarında içeriği muğlak olan ve darbe yanlısı olduğu açık bir şekilde anlaşılamayan emirlerine karşı gelmesinin rütbe, yaş, kıdem durumu gözetildiğinde sanıktan beklenebilir bir durum olmadığı takdir ve sonucuna varıldığı,
Örgüt bağlantısı tespit edilemeyen sanığın, darbeden yana tutum takındığına dair somut bir bilgi ve beyan bulunmadığı, ilerleyen zaman diliminde haber merkezi aranarak verilen bilgileri, bilginin mahiyetine göre aktarılması gereken kişilere aktardığı, saat 04.45 sıralarında Ayvalık Cunda adasında bağlı bulunan TCSG 80 Başçarkçısı astsubay tanık ... ... tarafından aranarak emniyetli sahalara ateş açılması yönünde verilen bir emir olup olmadığı yönünde sorulan soruya, böyle bir durum ve emir olmadığı ve ateş açmamalarını söylediği ve bu durumu dönemin grup komutanı Binbaşı sanık ...'e rapor ettiği, saat 05.30 sıralarında TCSG 311 bot komutanı ... tarafından aranıp Ulusoy 14 isimli geminin Çeşme/Ulusoy limanından çıkmak üzere olduğunu, bahse konu geminin durdurulup durdurulmayacağı konusunda ne yapacakları hususunda bilgi almak istemesi üzerine, sanığın herhangi bir durum olmadığını geçişine izin verilmesinin uygun olacağını iletmesi, Valilikten aranmaları üzerine bilgileri amirlerine gecikmeksizin aktarması karşısında, darbeden yana olmadığına dair kastını ortaya koyduğu, amiri olan sanıklar ... ve ...'ın darbe kalkışmasına iştirak ettiklerini ve verdikleri emirlerin ve icra ettikleri fiillerin darbe kalkışması ile ilgili olduğunu bildiğinin ispatlanamadığı, olay gecenin ... ve şartları içinde başka türlü davranma imkanının da bulunmadığı,
Araştırma sonuçlarına göre; sanığın Bylock programını kullanmadığı, Bank Asya hesabının bulunmadığı, ardışık veya tekil arama kaydının bulunmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluşlarına üye olmadığı, iltisaklı okul, dershane, çalışma kaydı bulunmadığı anlaşılmış, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatı olduğuna dair başkaca bir delilde elde edilemediği, maddi vakalarla anlatılan oluş içerisinde gece boyunca gerçekleştirdiği

eylemlerinden, darbe kalkışmasından haberi olduğuna, darbe kalkışmasına iştirak ettiğine ya da destekte bulunduğuna dair; inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,

46-Sanık ... (...) ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın, suç tarihi olan 15-16/07/2016 tarihi itibariyle, Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı Harekat Eğitim Şube Müdürlüğü’nde idare astsubayı olarak görev yaptığı,
Sahil Güvenlik Komutanlığı idari tahkikat evrakları incelendiğinde görüldüğü üzere, soruşturmada alınan ifadeleri zapta geçiren kişilerin zabıtları “beyanı yazan/idare astsubayı” sıfatı ile imzaladıkları, idare astsubaylarının sanığın savunmasında belirttiği gibi yazıcı/zabıt katibi görevini de yürüttükleri,
Sanığın arkadaşı olduğu anlaşılan ... isimli şahsın, kullandığı 0-506-9302045 numaralı GSM hattından, sanığın kullandığı 0-505-8287620 numaralı GSM hattına whatshap üzerinden 15/07/2016 günü saat 21: 42’de “Kanki ben birliğe gidiyorum, komutan herkesi çağırmış, ... olsun şeklinde mesaj gönderdiği, buna göre sanığın özelikle tercih edilerek çağrılmadığı, tüm personelin birliğe çağrıldığı, üstü olan Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı Harekat Eğitim Şube Müdürü Binbaşı sanık ...'ın cevapsız çağrısını görmesi üzerine onu cep telefonu ile aradığı (HTS kayıtlarına göre saat 22: 03) onun çağırması üzerine saat 22: 00 sularında görev yaptığı birliğe geldiği, gelen personelin üniformalı olduğunu görüp üniformasını giyip görev yaptığı birime gittiği,
Sahil Güvenlik İzmir Bölge Komutanı olarak görev yapan Albay sanık ...' ın İzmir Grup Komutanı Yarbay sanık ...’i makamına çağırarak, körfez ve liman giriş çıkışlarının kontrolü ile kapatılmasına ilişkin bir mesaj hazırlanarak botlara çekilmesi emrini vermesi üzerine, Yarbay sanık ...' in harekat merkezine giderek Bölge Komutanının emrini ilettiği ve o an için orada bulunan Astsubay tanık ...’dan bu mesajı hazırlamasını istediği,
Astsubay tanık ... bunun için bilgisayarın başına geçtiğinde Harekat Eğitim Şube Müdürü Binbaşı sanık ...' ın geldiği, Yarbay sanık ...' in, Bölge Komutanının verdiği emri ona da aktardığı, bu mesajı nasıl kaleme alacaklarını kendi aralarında kısa bir süre konuştuktan sonra Binbaşı sanık ...' ın, sanık İdare Astsubayı ... ...’i Harekat Merkezine çağırdığı ve mesajı onun yazmasını istediği,
Bu sırada Harekat ve Yardımcı Arama Kurtarma Koordinasyon Merkezinde Nöbetçi olarak bulunan Astsubay tanık ... elinde bir not kağıdı ile yanlarına gelerek Ankara’dan, Sahil Güvenlik Komutanlığı Harekat Merkezinden ismini hatırlamadığı bir Albayın kendisini arayarak aceleyle bu notu dikte ettirdiğini ve üstlerine ulaştırmasını emrettiğini söylediği ve notu Binbaşı sanık ...’a verdiği, notta “Deniz hudutları kapatılmıştır, hiçbir limandan gemi/tekne çıkarılmayacak, teşebbüs edenler durdurulacak, mukavemet edenler Sahil Güvenlik Komutanlığı'na bildirilecektir” yazdığı,
Binbaşı sanık ...' ın da gelen nottaki şekli ile mesajı astsubay sanık ... ...'e bilgisayar başında ilgili mesaj sistemi üzerinden yazdırdığı, sanık ...' nin söz konusu mesajın kayıt işlemlerini yapıp bağlı birliklere çekilmesi için hareket merkezine teslim ettiği, mesaj tutanağına göre mesajın 16/07/2016 günü saat 00: 40’ta yazıldığı,

Akabinde bu mesajın albay sanık ...'ın emri üzerine bağlılarına ve botlara çekildiği,
Özetle; sanığın suç oluşturduğu iddia olunan eyleminin, üstlerinin emri doğrultusunda dikte edilen söz konusu mesajı bilgisayar ortamında askeri mesaj sitemi üzerinde yazılı ortama aktarma ve “Kaleme alanın imza bloku” kısmını imzalama, kaydetme ve bağlı birliklere çekilmesi için hareket merkezine teslim etmek olduğu,
İdare astsubayı olması nedeniyle görevi kapsamında olan iş kapsamında klavye yazım becerisi yüksek olduğu için tercih edilen sanığın, üstü konumundaki sanık Binbaşı ...’ın emri üzerine, onun ve mesajın hazırlanması emrini veren diğer sanıkların darbeci olduklarını bilmeden dikte edilen mesaj emrini yazmak dışında bir eyleminin mevcut olmadığı, kaldı ki; sanıktan önce söz konusu mesajı tanık astsubay ...'nın bilgisayar başında yazmaya başladığı, sanık ...'ın emri ile klavyesi daha iyi olan sanık ...'nin mesajı yazmasını istediği, o nedenle sanık, tanık ...'in kalktığı bilgisayar başına oturarak söylenen mesajı yazdığı,
Sanığın üstünün çağırması üzerine görev yaptığı üsse gelmesi, çağrıldıktan sonraki fiilleri de gözetildiğinde olağan ve askeri teamüllere uygun bulunduğu ve aleyhine yorumlanmadığı,
İstanbul CBS'nin 2018/17795 soruşturma sayılı dosyasında ... KOD isimli ... ... isimli Fetö/Pdy şüphelisinin aracında yapılan aramada ele geçen digital materyallerde sanığın örgütün ümit yapılanması tarafından örgüt ile iltisaklı olduğu şeklinde fişlendiğine dair veri inceleme raporunun başka bir delil ile desteklenmemesi karşısında sanık aleyhine mahkumiyete yeter delil olarak kabul edilmediği,
Sanığın kullandığı GSM hattının 06/08/2012 tarihinde İzmir'de bulunan 0-232-... numaralı sabit hattan 18: 55 ve 18: 56'da iki kez arandığı ve sırasıyla 7 ve 18 saniye görüşme yapıldığı anlaşılmakta ise de, bu aramaların örgütsel aramalar olduğuna dair kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden ve yan başka bir delil ile desteklenmediğinden örgüt üyeliği suçunun sübutu bakımından yeterli delil olarak kabul edilmediği,
Savunmasında belirttiği üzere saat 23.30 sularında ülkede bir darbe kalkışması yaşandığını, Cumhurbaşkanın kalkışmaya karşı konulması için halkı sokaklara davet ettiğini öğrendiği, darbeciler tarafından darbe faaliyeti kapsamında hazırlandığı sabit olan mesajın, içeriğinde sıkıyönetim, olağan dışı kanunsuz bir talimat vb. darbe kalkışmasını çağrıştıracak bir ibare içermemesi, o gece yaşanan karışıklık içinde mesajın darbe karşıtı bir emir ve mesaj olarak da algılanabilecek mahiyete olması nazara alındığında, sadece yazıcı olarak emir üzerine mesajı kaleme alan ve bağlılara çekilmesi için ilgili birime teslim eden sanığın bu mesajın darbe kalkışması fiili ile ilgili olduğunu bilerek hareket ettiğine, emri veren komutanlarının o sırada darbe faaliyetinin içinde olduğunu bildiğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı Yasama organına karşı suç, Anayasayı ihlal ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlardan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,

47-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı haber merkezinde 2011 yılından itibaren telsiz astsubayı olarak görev yaptığı, sanığın 15/07/2016 tarihinde haber merkezi nöbetçisi Uzman Çavuş ... tarafından aranarak, personel toplanma planı kapsamında birliğe çağrıldığı ve saat 22: 30 sıralarında birliğe geldiği,
Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı haber merkezinde, 15/07/2016 günü sabah saat 09.00 ila 16/07/2016 günü sabah saat 09.00 arası Astsubay sanık ..., Uzman Çavuşlar tanık ... ve tanık ...'ın nöbetçi personel olarak görevli oldukları,

Personel toplanma planı kapsamında Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı haber merkezi personelinin birliğe çağrıldığı ve saat 22: 30-23.00 sıralarında haber merkezi personelin görev yerlerine geldiği, bu personeller arasında Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı Haber Merkezi Komutanı astsubay tanık ..., astsubay sanık ..., astsubay tanık ..., uzman çavuş tanıklar ..., ..., ...'nın da bulunduğu,
Sanığın da görev yaptığı Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı haber merkezine 15/07/2016 günü 21.00 ile 16/07/2016 günü saat 09.00 saatleri arasında 8 adet mesaj gelişi ve çıkışı olduğu,
Söz konusu mesajların;
1- 15/07/2016 günü saat 21.23'te Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı tarafından bağlısı botlara gönderilen "Personel Toplanması" konulu, Harekat ... öncelikli mesaj,
2- 15/07/2016 günü saat 22.54'de Genelkurmay Başkanlığının "Sıkıyönetim Direktifi" konulu, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının aktarma mesajının haber merkezine geldiği, haber merkezi komutanı astsubay tanık ...'ın bilgisi dahilinde sanık ... ve astsubay tanık ... tarafından Bölge Komutanı sanık ... arz edildiği, sanık ...'ın ve haber merkezi komutanı astsubay tanık ...'ın bilgisi dahilinde mesajın SG Ege Deniz Bölge Komutanlığı tüm bağlılarına devre başında bulunan uzman çavuş tanık ... tarafından çekildiği,

3- l6 Temmuz 2016 tarihinde saat 00: 15'te lzmir Valiliği İl Emniyet Müdürlüğünden gelen "Asayiş Harekat Merkezi' konulu belgegeçerin sanık ... ve tanık ... tarafından Bölge Komutanı sanık ...'a çıkarıldığı ve EYS sistemi üzerinden gereği için harekat merkezine, harekat eğitim şube müdürlüğüne ve bilgi için İstihbarat şube müdürlüğüne gönderildiği,

4- SG Ege Deniz Bölge Komutanlığı Harekat Şube Eğitim Şube Müdürü Binbaşı sanık ... ve astsubay sanık ... ... tarafından kaleme alınan SG Ege Deniz Bölge Komutanlığı 160040C TEM 16 TSG'lu olarak hazırlanan "Deniz Hudut Kapılarının Kapatılması Hk." konulu mesajın, astsubay sanık ... ... tarafından haber merkezine getirildiği ve Bölge Komutanı sanık ...'ın talimatı ve haber merkezi komutanı tanık ...'ın bilgisi dahilinde tüm bağlılara saat 00.40 itibariyle çekildiği,

5- Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından 160108C TEM 16 TSG'lu olarak hazırlanan "Deniz Hudut Kapılarının Kontrolü" konulu mesajın saat 01.08' de haber merkezine geldiği, haber merkezi komutanı astsubay tanık ...'ın bilgisi dahilinde sanık ... ve astsubay tanık ... tarafından Bölge Komutanı sanık ... arz edildiği, Bölge Komutanı albay sanık ...'ın talimatı ve haber merkezi komutanı tanık ...'ın bilgisi dahilinde tüm bağlılara çekildiği;

6- Ege Ordusu ve Garnizon Komutanlığı tarafından 160320C TEM 16 TSG'lu olarak hazırlanan 'Ege Ordusu ve Garnizon Komutanlığı Emri" konulu mesajın, çıktısını saat 03.39'da MEDAS sisteminden alarak, astsubay sanık ... ve astsubay sanık ... Yapışkın'in Bölge Komutanı albay sanık ...'a çıkardıkları, sanık ...'ın bu mesajla alakalı bir talimatı bulunmadığı için mesajın gereği için EYS üzerinden harekat merkezine, harekat eğitim şube müdürlüğüne ve bilgi için İstihbarat şube müdürlüğüne gönderildiği,

7-Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından 160508C TEM 16 TSG'lu olarak aktarılan Genelkurmay Başkanlığının "Sıkıyönetim Direktifi" konulu mesajın haber merkezine geldiği, dönemin SG lzmir Grup Komutanı sanık ... Ve Harekat Şube Müdürü SG Bnb. sanık ...'a, sanık ... ve sanık ... tarafından arz edildiği, daha sonra da bölge komutanına mesajı ilettikleri, bölge komutanın bu konuda bir emir vermediği ve bu mesajla ilgili herhangi bir işlem yapılmadan dosyaya kaldırıldığı,

8- Ege Ordusu ve Garnizon Komutanlığı tarafından 160320C TEM 16 TSG'lu olarak hazırlanan 'Emir Komuta" konulu mesajın haber merkezine geldiği, sanık ... tarafından Bölge Komutanı albay sanık ...'a çıkardıkları, sanık ...'ın bu mesajla alakalı bir talimatı bulunmadığı için mesajın gereği için EYS üzerinden harekat merkezine, harekat eğitim şube müdürlüğüne ve bilgi için İstihbarat şube müdürlüğüne gönderildiği

Olay günü saat 23.00 ile 02: 30 sıralarına kadar haber merkezinin bütün personeli birlikte mesai yaptığı, bu saatten sonra haber merkezi komutanı tanık ...'ın kendi inisiyatifi ile gitmek isteyen personelin gidebileceğini ancak nöbetçi personele yardımcı olmak amacıyla astsubay tanık ... ve uzman çavuş tanık ...'ın haber merkezinde kalması yönünde planlama yapıldığı ve diğer personelin haber merkezinden ayrıldığı, personelin haber merkezinden ayrılmasının ardından nöbetçi personele yardımcı olması amacı ile haber merkezinde kalan astsubay ...'ın da haber merkezinden ayrıldığı, bu sırada astsubay sanık ...'in sivil olarak haber merkezine geri döndüğü ve astsubay sanık ...'ın kendisine yardımcı olması yönünde ki talebi ile sanık ...'in haber merkezinde kaldığı,
Sanığın özellikle haber merkezine saat 22.54 Deniz Kuvvetlerinden aktarmalı gelen "Sıkıyönetim Direktifi" konulu ve "Deniz Hudut Kaptlarının Kontrolü" konulu mesajların komutana arzının sağlandığı ve mesajlar üzerinde işlem tesis edildiği zaman zarfında bu mesajlarla ilgili bir işlem tesis etmediği,
Haber merkezinin Ege Ordu Komutanlığı tarafından İzmir Valiliğinden gönderilen "Asayiş Harekat Merkezi" konulu mesajla ilgili olarak ne işlem yapıldığıyla ilgili olarak arandığı, bu telefon görüşmesine sanığın cevap verdiği, mesajın komutana arzının yapıldığını ve EYS üzerinden şube aktarımlarının sağlandığını ancak mesaj konusunun gereğinin kendi görev alanları dahilinde olmadığı için bu konuda bir işlem tesis edip edilmediğini bilmediğini ilettiği,
Saat 01: 00-01: 30 sıralarında haber merkezinin Sahil Güvenlik Hava Komutanlığından astsubay tanık ... ... tarafından telefon ile arandığı, bu telefon görüşmesine sanığın cevap verdiği, "Sıkıyönetim Direktifi" konulu mesajın Sahil Güvenlik Hava Komutanı sanık ... tarafından istendiğinin ilettiği, sanığın da bu mesajı çıkaran makamın kendileri olmadığını ve mesajın iletim blokunda Sahil Güvenlik Hava Komutanlığının yer almadığını belirterek gönderemeyeceklerini, haber merkezi talimatlarına göre yapacak işlemin uygunsuz olduğunu söyleyerek mesajı göndermediği,
Haber merkezi personeli birlikten ayrıldıktan sonra haber merkezinde, nöbetçi personeller astsubay sanık ..., Uzman Çavuş tanıklar ... ve ... ile Astsubay sanık ... ile Uzman çavuş tanık ...'ın kaldığı, bu zaman diliminden sonra haber merkezine yukarıda belirten 03.20'de Ege Ordu Komutanlığından gönderilen "Ege Ordusu ve Garnizon Komutanlığı" konulu mesajın, saat 05.08'de Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından aktarılan Genelkurmay Başkanlığının "Sıkıyönetim Direktifi" konulu mesajın, saat 05.45'de Ege Ordusu ve Garnizon Komutanlığı tarafından gönderilen "Emir Komuta" konulu mesajın haber merkezine geldiği,
Ege Ordusu ve Garnizon Komutanlığı tarafından gelen darbe karşıtı mesajların birlik içi dağıtımının yapıldığı, sahil güvenlik bağlısı botlara gönderilmediği, bu mesajların dağıtım blokunda botların yer almadığı, bahse konu mesajların dönemin Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge komutanı ...'a arzının yapıldığı ancak komutanın botlara da iletilmesi yönünde bir emrinin bulunmadığı,
Yine aynı şekilde Sahil Güvenlik Komutanlığı'ndan aktarmalı olarak gelen "Sıkıyönetim Direktifi" konulu ve içeriği itibariyle suç ihtiva eden mesajın astsubay sanıklar ... ve ...

tarafından dönemin SG lzmir Grup Komutanı sanık ... ve Harekat Şube Müdürü SG Bnb. sanık ...'a arz edildiği, daha sonra da bölge komutanına mesajı ilettikleri, bölge komutanın bu konuda bir emir vermediği ve bu mesajla ilgili herhangi bir işlem yapılmadan dosyaya kaldırıldığı,
Sanığın 16/07/2016 günü saat 09: 00'a kadar haber merkezinde kaldığı ve sonrasında birlikten ayrıldığı,
Bu oluş içerisinde sanığın hukuki durumu değerlendirildiğinde; sanığın, personel toplanması planı kapsamında saat 22: 30 sularında birliğe geldiği, 22: 30 ile 02: 30 saatleri arasında SG haber merkezine gelen; "sıkıyönetim Direktifi" konulu mesaj, SG Ege Deniz Bölge Komutanlığı 160040C TEM 16 TSG'lu olarak hazırlanan "Deniz Hudut Kapılarının Kapatılması Hk."mesaj ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından hazırlanan "Deniz Hudut Kaptlarının Kontrolü" konulu, konusu suç teşkil eden mesajlara haber merkezi komutanı astsubay tanık ... ve dönemin Ege Bölge Komutanı sanık ...'ın emir ve direktifi ile haber merkezi nöbetçi personeli tarafından işlem yapıldığı, sanığın bu mesajların iletilmesinde herhangi bir görev almadığı,
Sanığın Sahil Güvenlik Hava Bölge Komutanlığında görevli astsubay tanık ... ... tarafından aranarak, konusu suç teşkil eden "Sıkıyönetim Direktifi" konulu mesajın Sahil Güvenlik Hava Komutanı sanık ... tarafından istendiği ve kendilerine gönderilmesi yönünde ki talebine, mesajın kapsamı ve bu şekilde kendilerine gönderilmesinin usule aykırı olduğu gerekçesi iletmediği,
16/07/2016 tarihinde saat 03: 20 sularında Ege Ordu Komutanlığı'ndan gönderilen ve içeriği itibariyle özetle yaşanan olayların TSK'nin emir komutası dışında gelişen, askeri disipline aykırı bir takım müessir eylemlere tevessül edildiği, Ege Ordusu ve Garnizon Komutanlığı birliklerinde bu ve buna benzer hareket ve teşebbüslere müsamaha gösterilmeyeceği, birliklerin gelişme ve olayları ivedilikle Ege Ordu Hrk. Mrk'ne bildireceği yönünde darbe karşıtı emirler içeren mesajını SG Ege Bölge Komutanı sanık ...'a ilettiği, sanık ...'ın herhangi bir talimatı olmamasına rağmen bu mesajı EYS üzerinden şube müdürlüklerine gönderdiği,
16/07/2016 tarihinde saat 05: 08 sularında Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından gönderilen ve konusu suç teşkil eden "Sıkıyönetim Direktifi" konulu mesaja her hangi bir işlem tesis etmediği,
16/07/2016 tarihinde saat 05: 45 sularında Ege Ordu Komutanlığı'ndan gönderilen ve içeriği itibariyle özetle Ege Ordusu Kurmay Başkanı ...'in görevden alındığı ve vereceği emirlere kesinlikle uyulmayacağı şeklindeki mesajı SG Ege Bölge Komutanı sanık ...'a ilettiği ve mesajı EYS üzerinden şube müdürlüklerine gönderdiği,
Araştırma sonuçlarına göre; sanığın Bylock programını kullanmadığı, Bank Asya hesabının bulunmadığı, ardışık-tekil şüphheli arama kaydının bulunmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluşlarına üye olmadığı, iltisaklı okul, dershane, çalışma kaydı bulunmadığı anlaşılmış, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatı olduğuna dair başkaca bir delilde elde edilemediği,
Sanığın yukarıda maddi vakalarla anlatılan oluş içerisinde gece boyunca haber merkezine gelen ve konusu suç teşkil eden Deniz Kuvvetleri Komutanlığından aktarmalı olarak gelen "sıkıyönetim direktifi" ve "deniz hudut kapılarının kontrolü" konulu mesajların, SG Ege Bölge Komutanı sanık ...'ın direktifi ve haber merkezi komutanı tanık ... bilgisi dahilinde nöbetçi personeller tarafından bağlı botlara iletildiği, sanığın bu noktada bir dahlinin bulunmadığı, özellikle haber merkezi personelinin birlikten ayrıldıktan sonra Ege Ordu'dan gelen darbe karşıtı mesajları dağıtım blokuna uygun olarak birlik içinde dağıtımını sağladığı, Sahil Güvenlik

Komutanlığı'ndan aktarmalı olarak gelen ve konusu suç teşkil eden mesajın dağıtımı ile ilgili bir işlem tesis etmediği, yine SG Hava Bölge Komutanlığı tarafından istenilen ve konusu suç teşkil eden "sıkıyönetim direktifi" konulu mesajın SG Hava Bölge Komutanlığına göndermediği ve bu noktada SG Ege Bölge Komutanı sanık ...'ın ve haber merkezi komutanı tanık ... gönderilmesi yönündeki taleplerine karşı çıktığı anlaşılmakla, sanığın darbe kalkışmasından haberi olduğuna, darbe kalkışmasına iştirak ettiğine ya da destekte bulunduğuna ve eylemlerinde suç kastıyla hareket ettiğine dair; inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs ve silahlı terör örgütü üyeliği suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,

48-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın Sahil Güvenlik Komutanlığında 2016 Mayıs ayında Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı haber merkezinde telsiz astsubayı olarak göreve başladığı, 15/7/2016 tarihi itibariyle S.G Ege Deniz Bölge Komutanlığı haber merkezinde nöbetçi vardiya Telsiz Astsubayı olarak görevli bulunduğu, 16/07/2016 günü saat 09: 00'da nöbetini devrederek birlikten ayrıldığı;

15/07/2016 günü saat 22: 00 sıralarında Sahil Güvenlik İzmir Bölge Komutanı olarak görev yapan Albay sanık ...'ın sanığa gelen bütün mesajların kendisine iletilmesini emrettiği,
Personel toplanma planı kapsamında Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı haber merkezi personelinin birliğe çağrıldığı ve saat 22.30-23.00 sıralarında haber merkezi personelin görev yerlerine geldiği, bu personeller arasında Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı Haber Merkezi Komutanı astsubay tanık ..., astsubay sanık ..., astsubay tanık ..., uzman çavuş tanıklar ..., ..., ...'nın da bulunduğu, adı geçen şahısların peyderpey birliğe geldikleri, haber merkezinde görevlerinin başında oldukları,
Sanığın da görev yaptığı Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı haber merkezine 15/07/2016 günü 21.00 ile 16/07/2016 günü saat 09.00 saatleri arasında 8 adet mesaj gelişi ve çıkışı olduğu, (Söz konusu mesajlar ve yapılan işlemler Sanık ... ile ilgili kabul kısmında gösterilmiştir)
Sanığın, 15/07/2016 günü sanığın nöbetçi olması nedeniyle görev yeri olan Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı haber merkezinde vardiya amiri (nöbetçi astsubay) olarak bulunduğu, SG Ege Bölge Komutanı emri üzerine, harekat merkezi tarafından hazırlanan personel toplanması konulu mesajı komutanlığa bağlı tüm unsurlara çektiği ve toplanma planı kapsamında haber merkezi personeline haber verilmesi için diğer nöbetçi personel tanık ... ve tanık ...'a talimat verdiği,
Bu mesajın iletimi kapsamında; sanığın o gece nöbetçi personel olarak harekat merkezinde bulunuyor olmasının darbeci şahıslar tarafından o geceki nöbetçi personelin belirlenerek buna göre işlem tesis edildiği noktasında dosyaya yansıyan herhangi bir delilin bulmadığı, sanığın "personel toplanması" konulu mesajı ilettiği zaman dilimi göz önüne alındığında saat itibariyle darbe kalkışması ile ilgili medya organlarına yansıyan herhangi bir gelişmenin bulunmadığı, mesaj içeriğinde de darbe ve sıkıyönetim ile ilgili bir tabir kullanılmadığı, sanığın bu eyleminin darbe teşebbüsüne matuf bir amaç dahilinde ve bilgisi kapsamında olduğuna dair de soruşturma ve kovuşturma aşamasında dosyaya yansıyan bir delilin elde edilemediği,
Haber merkezi komutanı tanık astsubay kıdemli başçavuş ... dahil olmak üzere diğer personelinde haber merkezine geldiği, gece boyunca haber merkezine ulaşan Deniz Kuvvetleri Komutanlığının aktarma mesajı olarak birliğe gelen Genelkurmay Başkanlığının "sıkıyönetim Direktifi" konulu mesajı, SG Ege Deniz Bölge Komutanlığı 160040C TEM 16 TSG'lu olarak

hazırlanan "Deniz Hudut Kapılarının Kapatılması Hk." konulu mesajı, Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından hazırlanan "Deniz Hudut Kaptlarının Kontrolü" konulu, içerikleri itibariyle suç ihtiva eden mesajları haber merkezi komutanı tanık ... talimatı ile dönemin Ege Deniz Bölge Komutanı sanık ...'a arz ettiği, bölge komutanın tarafından verilen emirler doğrultusunda haber merkezi komutanı tanık ... bilgisi ve onayı dahilinde bu mesajlara haber merkezince işlem yapıldığının anlaşıldığı,
Her ne kadar sanık nöbetçi astsubay ise de, gerek 1 aylık astsubaylık tecrübesinin bulunması, gerekse personel toplanma planı kapsamında haber merkezinin amiri olan tanık astsubay kıdemli başçavuş ...'ın gelerek mesaj odasında göreve başlaması karşısında fiilen haber merkezinin sevk ve idaresinin tanık ...'a geçtiği, sanığın nöbetçilik sıfatının kağıt üzerinde kaldığı
16/07/2016 günü saat 02.30'dan sonra personel toplanması planı kapsamında haber merkezine gelen personelden sadece sanık ... ve nöbetçi personelin haber merkezinde kaldığı, diğer personelin ayrıldığı,
Bu süreçten sonra haber merkezine, darbe karşıtı Ege Ordusu ve Garnizon Komutanlığı tarafından 160320C TEM 16 TSG'lu olarak hazırlanan 'Ege Ordusu ve Garnizon Komutanlığı Emri" konulu mesajın geldiği ve bu mesajında EYS sistemi üzerinden dağıtım bloğuna uygun olarak Şube müdürlüklerine gönderildiği, Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından aktarılan mesajın Genelkurmay Başkanlığının "Sıkıyönetim Direktifi" konulu mesajın haber merkezine geldiği ancak bu mesaj üzerinde dönemin SG lzmir Grup Komutanı sanık ... ve Harekat Şube Müdürü SG Bnb. sanık ... ile yapılan görüşme sonucunda hiçbir işlem tesis edilmediği,
Nöbetçi vardiya subayı olan sanığın gece boyunca haber merkezinde bulunduğu, ancak haber merkezi komutanı tanık ... ile Ege Deniz Bölge komutanı sanık ...'ın birliğe gelmelerinden itibaren birliğin ve haber merkezinin sevk ve idaresini ele aldıkları, özellikle tanık ... konusu suç teşkil eden mesajların bağlılara iletildiği saatlerde haber merkezinde bulunduğu, haber merkezinin sevk ve idaresini elinde bulundurduğu, sanığın ve haber merkezinde bulunun diğer personelin gelen mesaj ve talepleri gecikmeksizin tanık ...'a ilettiği ve tanığın talimatları ile bölge komutanına arz edildiği ve verilen emirlere göre işlem tesis edildiği, nöbetçi subaylık vazifesi gereği yapılacak iş ve işlemlerin sevk ve idaresinin tanık ... tarafından üstlenildiği, sanığın bir nevi tanık ...'ın kontrolünde çalışan, iş ve işlemleri onun adına takip eder konuma düştüğü, esasen tanık ...'ın haber merkezinden ayrıldığı 02.30 sıralarına kadar haber merkezinin sorumluluğunun fiilen tanık ...'da bulunduğu,
Bu kapsamda sanığın o gece nöbetçi personel olarak haber merkezinde bulunuyor olmasının darbeci şahıslar tarafından o geceki nöbetçi personelin belirlenerek buna göre işlem tesis edildiği noktasında dosyaya yansıyan herhangi bir delilin bulmadığı, sanığın görev yaptığı haber merkezinin işlevi bağlı bulunduğu komutanlığın ve bu komutanlığın bağlısı ast komutanlıklar ve o bölgedeki Sahil Güvenlik Botlarının muhabere görevini yapmak olduğu, mesajların içeriğinden ziyade şekil unsurlarının tam olup olmadığı noktasında incelemeye tabi tutulduğu, bu kapsamda sanığın o gece haber merkezine gelen bütün mesajlara bir ayrım yapmadan işlem tesis etmiş olması, ayrıca her ne kadar nöbetçi personel olup sorumluluğun kendisinde olacağı anlaşılsa da mesajların bölge komutanı ve haber merkezi komutanın bilgisi ve emri kapsamında çekildiği, sanığın rütbesi, mesleki deneyimi ve sanığın verilen emirlere mutlak itaat yükümlüğü, darbe karşıtı mesajlara da prosedür gereği işlem yapmış olması dikkate alındığında sanığın üzerine atılı Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya

teşebbüs etme ve TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarını işlediğine, suç kastı ile hareket ettiğine dair, inkara dönük savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile müsnet suçlardan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,
Sanığın Eskişehir ve Ankara illerinde tespit edilen sabit hatlardan asker şahıslarla birlikte ardışık ve tekil olarak 30 kez arandığının anlaşılması karşısında, arama sayısı, aramaların ardışık ve periyodik olması, aramaların gerçekleştirildiği zaman, konuşma süreleri, sanığın farklı sabit hatlardan aranması ve bu aranmaların makul görünmemesi nazara alındığında, sanığın örgütün iletişim metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu, bu aramaların örgütsel gizliliği sağlamaya yönelik olarak ve örgütsel amaçlarla gerçekleştirildiği konusunda kuşku bulunmadığı, söz konusu arama ve görüşmelerin Yargıtay 16 CD'nin 13/11/2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere FETÖ/PDY örgütüne mensup askerlerden sorumlu mahrem imamlarının kullandığı yöntemlere uygun örgütsel bir arama ve görüşme olduğu, itirafçı beyanlarında belirtilen ardışık aramaya dair mahrem imamların, asker kişileri arama ritüellerine uygun olduğu,
Sanıklar ardışık olarak aranan tanık ...'un Eskişehir 2.ACM'de verdiği 08/07/2019 tarihli beyanında ve 05/05/2018 tarihli Kocaeli KOM Şubede verdiği beyanlarında özetle; sanık ...'la askeri okulu kazandıkları ancak okula başlamadıkları dönemde Eskişehir Fem Dersanesi'nde tanıştırıldığını, daha sonra askeri okul döneminde ... kod isimli şahsın kendisi ile İstanbul'da buluşmak üzere sabit hatlardan arayarak irtibata geçtiğini, İstanbul ilinde bu şahısla buluştuğunda kendisi ve ...'la bundan sonra kendisinin ilgileneceğini söylediğini, ... ile beraber bu şahısla hiç buluşmadığını, ancak ...'in bu şahısla buluşmaya gittiğini bildiğini çünkü sürekli kendisini de bu sohbetlere çağırdığını ifade ettiği,
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün asker üyeleriyle gizliliği sağlamak amacıyla oluşturduğu yöntem kapsamında kimliği tespit edilemeyen mahrem imam vasfındaki örgüt üyesi tarafından sabit hatlardan değişik tarihlerde sabit hatlardan aranarak örgütsel anlamda görüşmeler yaptığı, bu fiillerinin devamlılık, çeşiklilik arz ettiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu kabulü ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği,

49-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanık ...'ın suç tarihinde Çiğli 2.Ana Jet Üs Komutanlığı 121.filoda binbaşı rütbesinde öğretmen pilot olarak görev yapmakta iken 2016 yılı atamaları ile ABD Teksas şehrinde bulunan Nato Uçuş Okuluna atamasının yapıldığı ancak suç tarihi itibari ile henüz resmen ilişiğini kesmediği,
Sanığın ankesör-büfe analiz raporunda belirtildiği üzere adına kayıtlı olup aranma tarihlerinde fiilen kullandığı 0-535-510 xx xx numaralı GSM hattı ile 26/05/2012 ve 26/08/2012 tarihlerinde İstanbul ilinde bulunan sabit hatlardan kendisi gibi hava kuvvetleri komutanlığında binbaşı olarak görev yapan E. Ö., T. ve HKK Yüzbaşı O. A. E. ile birlikte ardışık arama kriterlerine uygun olarak arandığı, ayrıca söz konusu hat ile 11/04/2012, 26/08/2012 tarihlerinde İstanbul'da bulunan sabit hatlardan tekil olarak arandığı, aramaların örgütsel aranma yöntemlerine uygun olduğu,
Sanığın adına kayıtlı olup fiilen kullandığı anlaşılan 0-507-624 xx xx numaralı GSM hattı ile 31/12/2012 ila 24/09/2013 tarihleri arasında İstanbul, Kocaeli, Ankara ve İzmir'de bulunan sabit hatlardan 26 kez tekil olarak arandığı, aramaların genel olarak periyodik olup örgütsel arama kriterlerine uygun olduğu,
Ankesör büfe analiz raporu, ihbar tutanağı, aşağıda açıklanacağı üzere sanığın darbe kalkışmasına asli fail olarak iştirak etmiş olması ile dosyada toplanan tüm deliller hep birikte değerlendirildiğinde,

suçtan kurtulmaya dönük inkar içerikli savunmaya itibar edilmeyerek, sanığın FETÖ/PDY örgütü ile ... süredir süreklilik ve çeşitlilik arz eden ilişkisinin bulunduğu, sanığın FETÖ/PDY Silahlı terör örgütünün asker üyeleriyle gizliliği sağlamak amacıyla oluşturduğu yöntem kapsamında kimliği tespit edilemeyen mahrem imam vasfındaki örgüt üyesi veya üyeleri tarafından sabit hatlardan değişik tarihlerde arandığı, örgütsel anlamda örgüt ideolojisinin aşılanması, sürdürülmesi, birlik içinden istihbarat toplanması, örgüte finansal destek sağlanması amacıyla periyodik aralıklarla yapılan örgütsel toplantı-sohbetlere katıldığı, bu fiillerinin devamlılık, çeşiklilik arz ettiği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğunun anlaşıldığı,
Suç tarihi olan 15/07/2016 tarihinde sanığın yanında sanık ... ... ve tanık ... ile birlikte üs dışında yemekte bulundukları sırada sanık ... ...’ın cep telefonundan internetten darbe teşebbüsüne ilişkin haberleri görmesi üzerine bu haberleri sanık ... ve tanık ... ile paylaştığı, kısa bir süre sonra sanık ...'nun, sanık ... ...’ı arayarak sanık ...’ın emri ile üsse çağırdığını söylemesinin ardından sanık ...‘in bu konuşmayı da sanık ... ve tanık ... ile paylaşmasının ardından bulundukları yerden ayrıldıkları, sanık ...’in tanık ...‘ın evine gittiği, burada bir süre oturdukları, bu esnada evde bulunan televizyondan yine darbe teşebbüsü ile ilgili haberleri gördükleri, Başbakanın açıklamalarını dinledikleri, sanığın bu aşamada, yani birliğine girmeden önce artık suç olduğu aşikar olan darbe fiilinden haberdar olduğunun kabul edildiği,
Sanığın burada bulunduğu sırada, tanık ...’ın sanık ...’ın söylemesi ile sanık ...’ı arayarak (HTS kayıtlarına göre saat 23.05) onu üsse çağırdığı, bu konuşma üzerine sanığın buradan ayrılarak kaldığı üs içinde bulunan misafirhaneye geldiği, burada bir arkadaşından temin ettiği uçuş tulumlarını giyerek sanık ...’ın odasına gittiği, bu sırada odada sanık ... ile birlikte diğer sanıklar Çiğli 2.Ana Jet Üssü Komutanlığında görev yapan değerlendirme ve denetleme başkanı pilot yarbay ..., Simülatör filo komutanı pilot binbaşı ... ..., 122. Filo Komutanı pilot binbaşı ..., 121.filo komutanı tanık binbaşı ..., binbaşı ... ...’ın bulunduğu, bir süre sonra odaya 123.filo komutanı binbaşı sanık ...'in de geldiği, odadakilerin neler olduğunu sorması üzerine, sanık ...'ın kendilerine emirlerini sorgulamamalarını söylediği, hep birlikte odada bulunan televizyondan darbe teşebbüsü ile ilgili haber ve gelişmeleri takip ettikleri, bir süre sonra sanık ...'ın, derdest edilen amirallerin getirildiğini öğrenip, amirallerin getirildiği birlik içindeki Palaz Misafirhanesindeki duruma bakması için sanık ... ...'a emir verdiği, sanık ...'ın sık sık telefon ve telsiz ile konuştuğu, sanık ...'ın emri üzerine sanık ...’in, Palaz misafirhanesine gittiği, bir süre sonra geri geldiği misafirhanedeki durumu, amirallerin taşkınlık çıkardığını sanık ...'a bildirdiği, sanık ...'ın, odada bulunanlara silahlarını kontrol edip mermi doldurmaları talimatı verdiği, uçuş tulumlarında silah taşınmadığı halde, odada uçuş tulumu giymiş bir kısım sanıkların silahlarına mermi doldurdukları, tanık ...'ın itibar edilen beyanına göre sanıklar ... ve ...'ın üzerinde silah olmadığı, diğerlerinde silah bulunduğu, akabinde sanık ...'ın, birlik içinde yer alan Palaz misafirhanesinde zorla tutulan iki amiralin zorla tutulma sürecini idare etmeleri için gerekirse zor kullanıp kelepçe takmalarını da söyleyerek, odada bulunan sanıklar ..., ..., ... ..., ... ve tanık ...'a emir verdiği, adı geçenlerin bu emir üzerine icra için odadan ayrılarak dışarı çıktıkları,
Belirtilen şahısların ...'ın bu emri üzerine odadan çıktıkları sırada, tanıkl ...’ın, olağan dışı kanunsuz bir durum olduğunu anlayıp bu grup ile birlikte ...'ın odasından ayrılmasına rağmen bahane uydurarak onlarla birlikte Palaz Misafirhanesine gitmediği,

Açıklandığı üzere; sanığın, Sanık ...’ın palaz misafirhanesinin güvenliğinin alınması, oraya getirilen amirallerin derdest edilmesi, onlara zor kulanılarak kelepçe takılmasına dair kanunsuz emrine uyarak sanıklar ..., ... ve ... ile birlikte oraya gittiği, Deveboynu Sosyal Tesislerinden yukarıdaki bölümlerde belirtilen sanıklar tarafından derdest edilerek getirilen müştekiler ... ve ... ... ...’ı gördüğü, zorla tutulduklarını anladığı, o gece yaşanan olağan dışı haber akışı, ... ve şerait ile tecrübesine göre anlaması gerektiği,
Müştekiler ile aralarında sanığın da bulunduğu grubun Palaz Misafirhanesi içine lobi kısmına girdikleri burada müşteki ...’in telefonla görüşme yaptığı sırada orada bulunan tefrik öncesi süreçte Anayasayı ihlal suçundan mahkumiyetine karar verilen Yarbay sanık ...’un buna müdahale ederek telefonla konuşma yapmasına müdahalede bulunduğu, bu meseleden dolayı orada bulunan amiraller ile sanıklar ..., ..., ... ... arasında tartışma yaşandığı, sanığın da bunlara kapı önünde bulunduğu noktadan vakıf olduğu,
Akabinde adı geçen sanıkların dışarı çıktıkları, bir süre sonra palaz Misafirhanesinin önüne sanık ...’ın geldiği müşteki amiraller ile tartıştığı ve orada bulunan güvenlik taburu personeline amiralleri kelepçelemeleri emrini verdiği, ardından sanık ...’ya Kaklıç Hava Meydan Komutanlığı'na gideceğini söyleyerek oradan ayrılmasının ardından sanık ...’nın orada bulunan güvenlik taburu personeline amiralleri kelepçelenmesi konusunda emir verdiği, bu emrin onlar tarafından yerine getirilmemesi üzerine, bölgeye dosyamız sanıklarından olan MAK kursiyerlerinin geldiği, sanık ... tarafından yukarıda belirtildiği şekilde verilen emrin ardından müşteki amirallerin kelepçelenerek Palaz misafirhanesinin 2. katına götürüldükleri, tüm bu yaşananlar sırasında sanığın orada bulunan ve tefrik öncesi süreçte Anayasayı ihlal suçundan mahkumiyetlerine karar verilen sanıklar ile birlikte hareket ettiği, orada bulunup nezaret ederek amirallerin zorla tutulma sürecine katkı sunduğu, gelen sivil şahısların derdest edilen amiraller olduğunu bilmesine rağmen herhangi bir müdahalede bulunmadığı,
Sanığın, derdest edilen müşteki amiraller ... ve ... ... ...’ın Palaz Misafirhanesine getirilmelerinin ardından buraya sanık ...’ın emri ile dosyamız sanıkları olan ..., ... ve ... ... ile birlikte gittiği, burada onlarla birlikte bulunduğu, dosyamız müdahilleri olan amirallerin kelepçelenerek Palaz misafirhanesine götürülmeleri sırasında orada bulunduğu, belirtilen sanıklarla birlikte hareket ederek sanık ... tarafından verilen konusu suç teşkil eden emirleri uyguladıkları tanıklar ..., ..., ... anlatımları, dosya içerisinde mevcut tanık beyanları, tutulan tutanaklar, HTS kayıtları, görüntü kayıtları ve tüm dosya kapsamında toplanan delilerden anlaşılmıştır.
Kamera görüntülerine göre; saat 23: 27: 10'da Güvenlik Tabur Komutanlığı personelinden Bora İçen'in sol elinde metal kelepçe ile girdiği ve lobinin sağında bulunan koridor kısmına döndüğü, 23: 28: 08'de sanık ...'ın dışarıdan lobiye girdiği lobinin sağında bulunan koridora doğru geçtiği, kısa bir süre sonra geri döndüğü, lobide sanık ... ile tokalaşıp selamlaştıkları,
Bu görüntüde görüldüğü gibi, sanık ...'in kendi birliğinden olmayıp, Foça Amfibi üssünden olan, farklı üniformalı, ... namlulu silahlı, tam teçhizatlı olan sanık ... ve yanındakilerin ne münasebetle orada o vaziyette bulunduklarını sorgulamayıp, üstüne bir de tanıdığını ve eylemlerini tasvip ettiğini gösterecek şekilde onunla tokalaşması karşısında, sanığın amirallerin zorla tutulmaları sürecine iştirak ettiği, filo komutanı olan diğer sanıklarla birlikte hareket ettiğinin anlaşıldığı,
Sanık ...'ın saat 23: 29: 36'da lobi masasının üzerinde bulunan ahizeli, kırmızı renkli sabit telefon ile yaklaşık bir dakika kadar bir görüşme yaptığı, sanık 12/02/2021 tarihli duruşmada,

görüştüğü kişiyi hatırlamadığını, ancak sanık ...'ın makam odasını aramış olabileceğini ifade ettiği, bu doğrultuda sanığın, sanık ...'ı arayarak misafirhanedeki durumu arz ettiğinin anlaşıldığı,
Müşteki amirallerin kelepçelenerek misafirhanenin üst katına çıkarılmasını müteakip sanıklar ... ve ...'nun, müştekilerin getirildiği yer olan dışarıdan lobiye birlikte bir şey konuşarak girdikleri, sanık ...'ın burada aynaya bakıp saçını düzeltecek kadar rahat tavırlar içinde olduğu, 5-10 sn sonrasında saat 00: 11: 22 sularında ..., ... ... ve ...'ın misafirhane dışına birlikte çıktıkları,
Bu görüntü kayıtlarına ve müşteki amirallerin beyanlarında belirttikleri gibi misafirhane önünde yaklaşık 15 kişilik MAK personelinin ... şeklinde vaziyet alıp müştekilere doğru koşmaya başladıkları, 5-6 kişinin katılanları kollarından tutarak tersten kelepçeleyip sürükleyerek misafirhaneye soktukları, müştekilerin bu sırada bağırdıkları, yaptıklarının suç olduğunu, askerlik yeminlerini hatırlatma şeklinde cereyan eden ve orada ve yakında olanlar tarafından görülüp duyulmama ihtimali bulunmayan maddi vakıa nazara alındığında, kamera kayıtlarına göre bu sırada misafirhane önünde olduğu anlaşılan sanık ...'ın müşteki amirallerin MAK timlerince saldırgan bir tutumla kelepçelenip, sürüklendiklerini, kelepçeli ve refakatli şekilde derdest edildiklerini görmemesinin mümkün olmadığı, kaldı ki; müştekilerin bu şekilde tutsak edilmesi emrini veren ve nezaret eden sanıklar ..., ..., ... ... ve ... ile birlikte hareket eder şekilde görüntü verdiği,
Kamera kayıtlarına göre sanık ...'ın, amirallerin misafirhane içi ve dışında zorla tutulduğu süreci de kapsayacak şekilde saat 23: 28 ila 00: 12 arası yaklaşık 44 dakika boyunca Palaz Misafirhanesi içinde ve bitişiğinde bulunması ve olayları yakından görüp izlemesi nedeniyle, amirallerin zorla tutulduğunu bilmediğine, anlamadığına dair savunmasına itibar edilmediği,
Sanık ...'ın birlik dışından farklı üniformalı, hücum yelekli, miğferli, ... namlulu silah kuşanmış Foça Amfibi Deniz Üssünde görevli rütbeli askeri personeli, MAK personelini, yaşanan hareketliliği, sivil giyimli iki amiralin ... ve vaziyetlerini, misafirhane içi ve dışında saat 23: 20'den ertesi gün sabah saat 06: 00 sularına kadar yaşanan sıradışı olayları görüp, hiç bir tepki vermemesi, sanık ... ile tokalaşması, amirallerin tutulmalarına emir verek refaket eden diğer sanıklarla birlikte hareket etmesi, TV ve mobil cihazından, yaptığı telefon görüşmelerinden ülkede darbe kalkışması yaşandığını da bilmesi karşısında, araç suç olan darbe karşıtı amirallerin zorla tutulmaları fiiline asli fail sıfatıyla iştirak ettiğinin anlaşıldığı,
Binbaşı rütbesinde tecrübeli bir subay olan sanığın, TV'den, haber kaynaklarından darbe teşebbüsünü öğrenmesine ve o gece nöbetçi veya görevli olmamasına rağmen sanık ...'ın emri üzerine arkadaşından temin ettiği uçuş tulumlarını giyerek üsse intikal edip, sanık ...’ın odasına gittiği, burada bulunan televizyondan darbe teşebbüsüne ilişkin görüntüleri ve haberleri bir süre izlediği, darbe kalkışması yapıldığından iyice haberdar olduğu, odaya gelen sanık ... ...’ın Palaz misafirhanesindeki durumu ve oraya zorla getirilen müşteki ... ve ... ... ... amirallerden bahsetmesinin ardından, sanık ...’ın orada bulunan ..., ..., ... ..., tanık ... ve sanık ...’ı Palaz Misafirhanesine güvenliğine bakmak, amirallerin zorla tutulma sürecini idare etmek, gerekirse zor kullanılarak kelepçelenmelerini sağlamak üzere gönderdiği, sanığın da bu ... uyduğu ve icrasına asli fail olarak katkı sunduğu,
Sanık ..., müşteki amirallerin zorla tutulması fiili ile ilgilenmeleri için sanığın da içinde bulunduğu komutanlara konusu suç teşkil eden bir emir verdiği ve sanığında bunun suç olduğunu bilerek emrin yerine getirilmesine yönelik davranışlar sergilediği, emrin icrasına katıldığı,

Sanık da amirallerin zorla tutulduğu süreç ve devamında yaşanan olaylar sırasında sergilediği tavır ve davranışlar itibariyle sanık ... ve darbecilere karşı olduğuna, Anayasal düzene bağlı olduğuna dair dış dünyaya yansıyan bir davranış sergilemediği,
Sanığın, sanık ...'ın suç teşkil ettiğinde kuşku bulunmayan emrine itiraz etmeksizin uyarak Palaz misafirhanesinin yanına gidip zorla tutuldukları aşikar olan amirallerin ... ve durumunu görmesine, açıkça çok vahim bir suç işlendiğini bilmesine rağmen onları zorla tutanlara itiraz ve tepki göstermeksizin orada bulunduğu, sanık ...'ın telefonda "komutanım" diye hitap ettiği kişi ile konuşması sonrasında "Komutanın gerekirse polisle çatışacaklarını istediği yolundaki sözlerini duyduğu halde, darbeci sanıklarla bir arada bulunup hareket ederek onların bu eylemlerine taraftar olmadığını gösterecek şekilde engelleyici bir söz söylemediği ve bu yönde bir davranışta bulunmadığı, aksine yaşanan bu olaylar sırasında darbeci sanıkların yanında yer alıp Anayasayı ihlal suçunu işlediği kabulü ile TCK'nın 37 maddesi delaletiyle TCK'nın 309/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği,
Sanığın eyleminin bütün halinde Anayasayı ihlal suçunu oluşturduğu, aynı hukuki değerleri koruyan ve kapsamı itibariyle eylemlerin haksızlık muhtevasını tamamen ortadan kaldıran Anayasayı ihlal suçunun (TCK madde 309) tüm unsurlarıyla gerçekleştiği, müterakki suçlardaki özellik nedeniyle sanığın ayrıca Türk Ceza Kanununun 311 ve 314 maddelerinde düzenlenen suçlardan cezalandırılması imkanı bulunmadığı gerekçesiyle de bu suçlardan ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği,

50-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Suç tarihinde sanığın binbaşı rütbesi ile Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı Çiğli 2.Ana Jet Üssünde bulunan Kaklıç Hava Meydan Komutanlığı'nda konuşlu 123. Başlangıç Uçuş Eğitim Filo Komutanlığında filo komutanı olarak görev yaptığı,
Muğla suikast davası sanığı ...'nun kendisiyle ilgili yürütülen soruşturma sırasında şüpheli sıfatıyla müdafii huzuru ile alınan, sanığın Fetö/Pdy mensubu olduğuna dair dosya kapsamı ve ankesör/büfe arama raporları ile örtüşen beyanı, sanığın örgütsel taktiklere uygun olarak arandığına dair ankesör/büfe araştırma raporu, sanığın olay gecesi takındığı tutum ve tavırlar, darbeci sanıklara sunduğu katkı hep birlikte değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PDY örgütü ile süreklilik ve çeşitlilik arz eden ilişkisinin bulunduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün asker üyeleriyle gizliliği sağlamak amacıyla oluşturduğu yöntem kapsamında kimliği tespit edilemeyen mahrem imam vasfındaki örgüt üyesi/üyeleri tarafından sabit hatlardan değişik tarihlerde darbe kalkışmasından önce aranarak örgütsel anlamda görüşmeler yaptığı, bu fiillerinin devamlılık, çeşitlilik arz ettiği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğunun anlaşıldığı,
Sanığın 15/07/2016 günü normal mesaisini müteakip birlik dışına çıktığı, sanık binbaşı ... ...'ın kendisini arayarak, sanık albay ...'ın filo komutanlarını üsse çağırdığını söylemesi üzerine gerekmediği halde görev elbisesi olan uçuş tulumlarını giyerek göreve hazır vaziyette Çiğli 2.Ana Jet Üssüne saat 23.50,24.00 arası giriş yaptığı, doğrudan darbe kalkışması fiillerin organize edildiği, bir nevi karargah olarak kullanılan ...'ın odasına girdiği, bu esnada odada ... ile birlikte diğer sanıklar Çiğli 2.Ana Jet Üssü Komutanlığında görev yapan değerlendirme ve denetleme başkanı pilot yarbay ... (124 .filo komutanı), Simülatör filo komutanı pilot binbaşı ... ..., 122. Filo Komutanı pilot binbaşı ..., ABD Teksas Eyaletinde Natoya bağlı uçuş okuluna yurtdışı göreve atanmış bulunan pilot binbaşı ... ve 121.filo komutanı tanık binbaşı ...

Ural’ın bulunduğu, bir süre sonra odaya gelen pilot adayı subay filo komutanı binbaşı sanık ... ...’ın Palaz misafirhanesindeki durumu ve oraya zorla getirilen müştekiler ... ve ... ... ... isimli amirallerin taşkınlık çıkardığından bahsettiği, sanık ...'ın, odada bulunanlara ve sanığa emirlerini sorgulamamaları, silahlarını kontrol edip mermi doldurmaları talimatı verdiği, uçuş tulumlarında silah taşınmadığı halde, odada uçuş tulumu giymiş bir kısım sanıkların silahlarına mermi doldurdukları, tanığın beyanına göre sanıklar ... ve ...'ın üzerinde silah olmadığı, diğerlerinde silah bulunduğu, akabinde sanık ...'ın, birlik içinde yer alan Palaz misafirhanesinde zorla tutulan iki amiralin zorla tutulma sürecini idare etmeleri için gerekirse zor kullanıp kelepçe takmalarını, taktırmalarını da söyleyerek, odada bulunan sanıklar ..., ..., ... ..., ... ve tanık ...'a emir verdiği, adı geçenlerin bu emir üzerine icra için odadan ayrılarak dışarı çıktıkları, sanık ile birlikte odada bulunan ... ...'ın, sanık ... ile birlikte onun odasında kalmaya devam ettikleri, kısa bir süre sonra saat 00: 10 sularında odaya Cumhurbaşkanı başyaveri ...ile yanında ... isimli asker şahsın geldikleri, hemen peşinden odaya albay sanık ...'ın geldiği, bir süre birlikte oturdukları, bu süre zarfında ...'nın Cumhurbaşkanının Marmaris'te tatilde olduğunu söylediği, üsse geliş sebebini açıkladığı, bir süre oturup sohbet edip TV izledikleri, daha sonra sanık ...'nın, ...ve yanındaki şahsı sanık ...'ın aracıyla subay misafirhanesine götürdüğü, akabinde odaya tekrar döndüğü,
Sanık ... ...'ın kolluk beyanında kaçamaklı olarak belirttiği üzere, ..., Cumhurbaşkanının nerede olduğunu sanığın da hazır bulunduğu odada beyan ettiği, bu aşamada suikast için hazırlık yapan diğer sanıkların henüz Cumhurbaşkanının yerini bilmedikleri, öğrenmeye çalıştıkları, darbeciler için çok önemli bir bilgi olan Cumhurbaşkanının bulunduğu yerin sanıklar ... ..., ..., ... ve ...'ın hazır bulunduğu odada zikredildiği, oradan da suikast timine bildirildiği,
Tanık ...'ın yaşanan olayların seyri ile uyumlu ve samimi bulunduğu için itibar edilen beyanına göre, sanık ...'in; odada bulunduğu sırada, sanık ...'ın, odada bulunanlara ve kendisine silahlarını kontrol edip mermi doldurmaları talimatı verdiğini, uçuş tulumlarında silah taşınmadığı halde, odada uçuş tulumu giymiş bir kısım sanıkların silahlarına mermi doldurduklarını gördüğü, yine sanık ...'ın, birlik içinde yer alan Palaz misafirhanesinde zorla tutulan iki amiralin taşkınlık çıkardığını öğrenmesi üzerine, amirallerin zorla tutulma sürecini idare etmeleri, gerekirse zor kullanıp kelepçe takmaları için odada bulunan bir kısım sanıklara emir verdiğini, bu emir üzerine odada bulunan sanıklar ..., ..., ... ..., ... ve tanık ...'ın odadan ayrılarak dışarı çıktıklarını, olağan dışı, konusu suç teşkil ettiğinde şüphe bulunmayan emirlere ve bu emirlerin icra edildiğine vakıf olduğu, burada bulunan televizyondan darbe teşebbüsüne ilişkin görüntüleri ve haberleri izlediği, darbe kalkışmasından, Devlet büyüklerinin açıklamalarından haberdar olduğu,
Dosyamız tanıklarından ...’ın bu grup ile birlikte ...'ın odasından ayrılmasına rağmen emrin suç oluşturduğunu düşünerek bir bahane uydurarak onlarla birlikte Palaz Misafirhanesine gitmediği, pekala sanığın da bu şekilde hareket ederek diğer sanıklarla iştirak iradesi içinde olmadığını gösterme imkanı varken bu yönde bir çaba göstermeyip, orada kalmaya devam ettiği, ...'ın vereceği emirleri yerine getirmek için göreve hazır vaziyette beklediği,
Gerekçeli kararın giriş kısmında ayrıntılı olarak anlatıldığı üzere, darbeciler tarafından Çiğli 2.Ana Jet Üssü darbe planlamasında Akıncı hava üssünden sonra en fazla önem verilen üs olup, Cumhurbaşkanına suikast girişiminde bulunan ekibinin de olaydan önce bu üstte toplanıp hazırlık

yaptığı, darbe karşıtı olan Amiraller' in de bu üsse getirilerek muhafaza edildiği, Ege Ordu Komutanını derdest edilip getirilmesi planının icrası için iki ayrı helikopter bu üsten Ege Ordu'ya gidip geldiği, sair darbe fiilerinin bu üste icra edidiği, bu fiillerin organize edildiği yer olan ...'ın odasının da bir nevi karargah olarak kullanıldığı,
Sanığın, mahkememizde alınan savunmasında, darbe kalkışmasının emir komuta zinciri içinde olduğunu düşündüğü için odadan ayrılmadığını söyleyerek, darbeye katılma iradesi içinde olduğunu dolaylı bir biçimde ikrar etttiği,
Özetle;
sanık ...'in, çağrılması üzerine hiç bir sorgulama yapmadan nöbetçi olmadığı halde uçuş tulumlarını giyerek üsse intikal edip darbeci sanık ...'ın odasına geldiği, odada bulunduğu süre içinde ülkemizde bir darbe kalkışması olduğundan haberdar olduğu, silahlara mermi basılması, Palaz Misafirhanesinde zorla tutulan amirallerin zor kullanılarak ve kelepçelenerek zaptedilmesi emirlerinin verildiğini ve bu emirlerin icra edilmek üzere harekete geçildiğini ve emrin icra edilerek tekrar odaya dönüldüğünü gördüğü, (Sanık 19/04/2021 tarihli esas hakkındaki savunmasında; Palaz Misafirhanesinden dönen sanıklar ..., ..., ... ... ve ...'na misafirhanede ne yaptıklarını sorduğu, onların da Foça'dan getirilen iki amiralin Genelkurmayın emrine karşı geldikleri için zorla tutulduklarını söylediğini, kendisinin de bizim denizci amirallerle ne işimiz olur şeklinde şaşkınlığını ifade ettiğini ifade etmiştir.) darbeci sanık ...'ın bir çok telefon, telsiz görüşmesine ve yasa dışı fiillerine tanıklık ettiği, o gecenin ... ve şeraiti içinde sıradışı bir şekilde hayatın olağan akışına uygun olmayan bir açıklama ile üsse gelen Cumhurbaşkanı başyaveri ...'nın odaya geldiğini gördüğü, kendisini üsse çağıran sanık ... ile onun emirlerine itaat eden diğer sanıkların darbe kalkışmasının içinde olduklarını anladığı, mesleki bilgi ve tecrübesine göre anlaması gerektiği halde, hiç bir itiraz ve çekince ileri sürmeksizin sanık ...'ın yanında durarak, varlığı ile ona ve onun emirlerini yerine getiren sanıklara destek olduğu, sanık ...'ın kendisine verebileceği sair emirlerin icrası için hazır olduğunu gösterecek ... ve tavırlar takınarak hazır şekilde beklemede kaldığı, ...'ın odadan ayrıldığı zaman dilimlerinde gelen telefonlara bakıp darbecilerin sanık ... ile irtibatını sürdürmesine katkı sunduğu, eylemlerin icrası sırasında yardımda bulunarak suça iştirak ettiği takdir ve sonucuna varıldığı,
Sanık, odada beklemek ve birlik içinde kalmak dışında icrai bir eylemde bulunmadığını, yasa dışı bir emir almadığını savunmuş ise de, sanığın darbeci olduğu açık olan ve konusu suç olan emirler veren sanık ...'ın emirlerini ve bu emirlere riayet edenleri gördüğü, sanık ...'ın telefonda "komutanım" diye hitap ettiği kişi ile konuşması sonrasında "Komutanın gerekirse polisle çatışacaklarını istediği yolundaki sözlerini duyduğu halde, sanık ...'ın yanında durarak, ona varlığı ile destek olduğu, varlığının filo komutanı olan diğer sanıklarla birlikte sanık ...'a güç kattığı, birlik içinde ...'ın emirlerinden şüpheye düşecek diğer rütbeli personele "... ve tüm filo komutanları birlikte hareket ediyor, eylemler emir komuta zinciri içinde cereyan ediyor" mesajının verilmesine katkı sunarak muhtemel mukavemetin kırılmasına vesile olduğu, diğer rütbeli personelin kanunsuz emirlere muhtemel karşı koyma iradesini zayıflattığı, takındığı ... ve tavırlar ile sanık ...'da, kendisine ne emir verirse yerine getireceği inancını oluşturup pekiştirerek, kendisine olan güvenine uygun davrandığı,
Üs komutanı olan ve üste cereyan eden darbe kalkışması fiilerini planlayıp organize eden sanık ...'ın, içlerinde sanığın da bulunduğu bir çoğunun Fetö/Pdy örgütü ile örgütsel bağlantısı tespit edilen filo komutanlarını, yanına çağırmasının tesadüf olmadığı, sırf odasında otursunlar diye yanına çağırmadığı, darbe kalkışmasını idare ederken, fikir teatisinde bulunabileceği,

odadan ayrılması gerektiğinde güvenilir kişi olarak yerine vekaleten bırakabileceği, üsten ayrıldığında emir komuta yetkisini vekaleten bırakabileceği, yasa dışı emirlerinin icrası sürecinde görev verebileceği, emirlerini icra ettirebileceği ve ettirdiği bir nevi yardımcıları gibi kullanmak için; birliğin bir bütün halinde, emir komuta zinciri içinde hareket ettiği mesajını vererek, emir alan ve alacak diğer rütbeli personelin muhtemel mukavemetinin ve itirazlarının önüne geçmek, darbe kalkışmasına muhtemel karşı koymaları peşinen bertaraf etmek gibi psikolojik üstünlük sağlamak için yanına çağırdığı ve yanında hazır kıta güç olarak tuttuğu,
Sanık ...'ın beyanı ile tanık ...'ın beyanlarından da anlaşılacağı üzere, sanık ...'ın odasından ayrılmak zorunda kaldığı durumlarda odada bulunan sanıklara gelen telefonlara bakmaları emrini verdiği, bir kısım sanıkların da ... uyarak sanık ...'ın oda dışında olduğu zamanlarda gelen telefonlara bakıp, sanık ...'ın oda dışında olduğunu söyleyip, talep edenlere cep numarası bilgisini vererek arayan kişinin ... ile irtibatını sürdürmesine yardımcı oldukları, bu fiilin darbe fiilerinin icrasına katkı sunduğu,
Sanık ...'ın darbe fiillerinin icrası için bir sürü gizli görüşme yaptığı, yasa dışı emirler verdiği, karargah olarak kullandığı odasına, güvenmediği, darbe karşıtı tutum alacak bir komutanı çağırmasının ve yanında tutmasının beklenebilir bir davranış olmadığı,
Sanığın, amirallerin zorla tutulduğu süreç ve devamında yaşanan olaylar sırasında sergilediği tavır ve davranışlar itibariyle sanık ... ve darbecilere karşı olduğuna, Anayasal düzene bağlı olduğuna dair dış dünyaya yansıyan bir davranış sergilemediği,
FETÖ/PDY örgütü üyesi olduğu anlaşılan sanığın, icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu, suç işleme karar ve iradesine katıldığı da kanıtlanamamış olmasına, elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte, sunduğu katkının tek başına vahamet arz etmediği gibi fiilin işlenişi üzerinde müşterek hakimiyet kurduğundan da bahsedilemeyeceğinin anlaşılmasına, emir ve eylemlerin suç teşkil ettiği açıkça belli olmasına rağmen, verilen emirlere riayet ederek zarar tehlikesi bakımından illi bir değer taşıdığında kuşku bulunmayan eyleminin, işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak (TCK madde 39/2-c) suretiyle yardım etmek kapsamında kaldığının kabulü ile bu suçtan cezalandırılmasına karar verildiği,
Sanığın eyleminin bütün halinde Anayasayı ihlal suçuna yardım suçunu oluşturduğu, aynı hukuki değerleri koruyan ve kapsamı itibariyle eylemlerin haksızlık muhtevasını tamamen ortadan kaldıran Anayasayı ihlal suçunun (TCK madde 309) tüm unsurlarıyla gerçekleştiği, müterakki suçlardaki özellik nedeniyle sanığın ayrıca Türk Ceza Kanununun 311 ve 314 maddelerinde düzenlenen suçlardan cezalandırılması imkanı bulunmadığı gerekçesiyle bu suçlardan hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verildiği,

51- Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün asker üyeleriyle gizliliği sağlamak amacıyla oluşturduğu yöntem kapsamında kimliği tespit edilemeyen mahrem imam vasfındaki örgüt üyesi tarafından sabit hatlardan değişik tarihlerde aranarak örgütsel anlamda görüşmeler yaptığı, cep telefonu cihazına yüklediği Fetö/Pdy mensuplarının gizli bir şekilde haberleşmek için kullandıkları Kakao.Talk adlı uygulama ile de örgütsel görüşmeler yaptığı, bu fiillerinin devamlılık, çeşitlilik arz ettiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu,
Ek iddianame ile sanığın silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçunu işlediği iddia olunmuş ise de, sanığın söz konusu örgütün kurucusu ve yöneticisi olduğuna dair, soyut iddia dışında bir delil elde edilmediği, bu iddianın sübuta ermediği, eyleminin kül halinde örgüte üye olma suçunu oluşturduğu,

FETÖ/PDY mensubu olduğu anlaşılan
sanık ...'ın, suç tarihi öncesinde İzmir ili Güzelbahçe semtinde konuşlu Hava Eğitim Komutanlığında Albay rütbesinde görevli iken yurtdışı görev olarak Afganistan'da görevlendirildiği, yurt dışında bulunduğu dönem içinde idari işlemleri için Çiğli 2. Ana Jet Üs Komutanlığı emrine atamasının yapıldığı, 2016 yılı Mart ayında atamasının Almanya ülkesine Nato Hava Karargahına yapıldığı, sadece idari yönden bağlı olduğu Çiğli 2.Ana Jet Üssünden ilişiğini 15/07/2016 tarihi itibari ile kestiği, lojmanda yer alan dairesindeki eşyaların tamamına yakınını 16/07/2016 günü taşıtmak üzere kolilere koydurduğu, suç tarihinde sanığın evinde bulunduğu sırada, savunmasına göre saat 23: 30-00: 00 suları arasında televizyondan darbe teşebbüsüne ilişkin haber ve görüntüleri izlediği, belirtilen saat itibariyle artık ülkemizde bir darbe kalkışması yaşandığının TV izleyen herkesin malumu olduğu, Başbakan'ın açıklamalarının saat 23: 15 itibariyle TV'ler de sık sık görüntülü ve alt yazılı bir şekilde yayınlandığı, bu suretle sanığn darbe teşebbüsünden haberdar olduğu, fiili olarak görev yapmadığı halde üs komutanlığına vekalet eden ve üste cereyan eden darbe kalkışmasına yönelik eylemleri organize eden, tefrik öncesi süreçte Anayasayı ihlal suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık ... ile görüşmek üzere onun evini askeri hattan aradığı, evde olmadığını ve üste olduğunu öğrenmesi üzerine burayı arayarak sanık ... ile görüştüğü, onunla televizyonda gördüğü darbe teşebbüsüne ilişkin görüntü ve haberleri konuştukları, bu konuşma sırasında sanık ...'a kendisine ihtiyaç olup olmadığını sorması, sanık ...'ın da sanığa üsse gelmesini söylemesi üzerine, resmi olarak ilişik kesmiş olan sanığın gerekmediği halde görev elbibesi olan uçuş tulumlarını giyerek göreve hazır vaziyette üsse gittiği, saat 00: 16 sularında aracı ile üsse giriş yaptığı, 00: 20 sularında ...'ın makam odasına geldiği, üsse gelmeden ve odada bulunduğu süre içinde ülkemizde bir darbe kalkışması olduğundan haberdar olduğu, verilecek muhtemel göreve hazır olduğunu gösterdiği, Palaz misafirhanesinde zorla tutulan amirallerin zor kullanılarak ve kelepçelenerek zaptedilmesinden haberdar olduğu, darbeci sanık ...'ın bir çok telefon-telsiz görüşmesine, yasa dışı fiill ve emirlerine tanıklık ettiği, odaya gelip tekmil veren ve nizamiye ile misafirhane ile ilgileri aktardığı kabul edilen MAK personelinin gelip ...'a verdikleri bilgilerden haberdar olduğu, o gecenin ... ve şeraiti içinde sıradışı bir şekilde hayatın olağan akışına uygun olmayan bir açıklama ile üsse gelen Cumhurbaşkanı başyaveri ...'nın odaya geldiğini, Cumhurbaşkanının kaldığı yer zikrettiğini görüp işittiği, kendisini üsse çağıran sanık ... ile onun emirlerine itaat eden diğer sanıkların darbe kalkışmasının içinde olduklarını anladığı, bilgi akışı ve mesleki bilgi ve tecrübesine göre anlaması gerektiği halde, hiç bir itiraz ve çekince ileri sürmeksizin sanık ...'ın yanında durarak, varlığı ile ona ve onun emirlerini yerine getiren sanıklara destek olduğu, suça asli fail olarak iştirak ettiği takdir ve sonucuna varıldığı,
Sanık, odada beklemek ve birlik içinde kalmak, nezaket gereği ...ve yanıdaki şahsı misafirhaneye götürülmelerine yardımcı olmak dışında icrai bir eylemde bulunmadığını, yasa dışı bir emir olmadığını savunmuş ise de, sanığın darbeci olduğu açık olan ve konusu suç olan emirler veren sanık ...'ın emirlerini ve bu emirlere riayet edenleri gördüğü, sanık ...'ın telefonda "komutanım" diye hitap ettiği kişi ile konuşması sonrasında "Komutanın gerekirse polisle çatışacaklarını istediği yolundaki sözlerini duyduğu halde, sanık ...'ın yanında durarak, ona varlığı ile destek olduğu, emir üzerine Cumhurbaşkanını bulunduğu yeri suikast timine ileten ...'nın konaklamasına aracılık ettiği, varlığının filo komutanı olan diğer sanıklarla birlikte sanık ...'a güç kattığı, birlik içinde ...'ın emirlerinden şüpheye düşecek diğer rütbeli personele "... ve tüm filo komutanları birlikte hareket ediyor,

eylemler emir komuta zinciri içinde cereyan ediyor" mesajının verilmesine katkı sunarak muhtemel mukavemetin kırılmasına vesile olduğu, diğer rütbeli personelin kanunsuz emirlere muhtemel karşı koyma iradesini zayıflattığı, takındığı ... ve tavırlar ile sanık ...'da, kendisine ne emir verirse yerine getireceği inancını oluşturup pekiştirerek, kendisine olan güvenine uygun davrandığı takdir ve sonucuna varıldığı,
Sanık ..., odasında darbe kalkışması fiilerinin icrası kapsamında telefon görüşmeleri ve telsiz konuşmaları yaptığı, filo komutanları ile fikir teatisinde bulunduğu, dışardan gelen darbecileri ağırladığı, Cumhurbaşkanını kaldığı yeri başyaver ...'dan öğrenerek suikast timine iletilmesini sağladığı, odayı darbe fiilerinin organize ve icra edildiği bir karargah olarak kullandığı,
Üs komutanı olan ve üste cereyan eden darbe kalkışması fiilerini planlayıp organize eden sanık ...'ın, içlerinde sanığın da bulunduğu bir çoğunun Fetö/Pdy örgütü ile örgütsel bağlantısı tespit edilen filo komutanlarını, yanına çağırmasının tesadüf olmadığı, sırf odasında otursunlar diye yanına çağırmadığı, darbe kalkışmasını idare ederken, fikir teatisinde bulunabileceği, odadan ayrılması gerektiğinde güvenilir kişi olarak yerine vekaleten bırakabileceği, üsten ayrıldığında emir komuta yetkisini vekaleten bırakabileceği, yasa dışı emirlerinin icrası sürecinde görev verebileceği, emirlerini icra ettirebileceği ve ettirdiği bir nevi yardımcıları gibi kullanmak için; birliğin bir bütün halinde, emir komuta zinciri içinde hareket ettiği mesajını vererek, emir alan ve alacak diğer rütbeli personelin muhtemel mukavemetinin ve itirazlarının önüne geçmek, darbe kalkışmasına muhtemel karşı koymaları peşinen bertaraf etmek gibi psikolojik üstünlük sağlamak için de yanına çağırdığı ve yanında hazır kıta güç olarak tuttuğu,
Sanık ...'ın savunması ile tanık ...'ın beyanlarından da anlaşılacağı üzere, sanık ...'ın odasından ayrılmak zorunda kaldığı durumlarda odada bulunan sanıklara gelen telefonlara bakmaları emrini verdiği, bir kısım sanıkların ve sanığın da ... uyarak sanık ...'ın oda dışında olduğu zamanlarda gelen telefonlara bakıp, sanık ...'ın oda dışında olduğunu söyleyip, talep edenlere cep numarası bilgisini vererek arayan kişinin ... ile irtibatını sürdürmesine yardımcı oldukları, bu fiilin darbe fiilerinin icrasına katkı sunduğu,
Sanık ...'ın darbe fiillerinin icrası için bir sürü gizli görüşme yaptığı, yasa dışı emirler verdiği, karargah olarak kullandığı odasına, güvenmediği, darbe karşıtı tutum alacak bir komutanı çağırması, yanında tutması beklenebilir bir davranış değildir.
Sanık ..., diğer filo komutanları ile birlikte, sanık ...'ın yasa dışı darbe fiilerini icra ve organize ettiği karargahında, diğer bir anlatımla darbe kalkışmasının merkez üssünde, beyninde bulunduğu, ... bir kısım darbe eylemlerini organize etmek için makamından ayrıldığında kurmay albay olarak o gelinceye kadar odasında ona vekalet ettiği,
Sanık, savunduğu gibi birazcık tereddüt gösterse, bir takım itirazlar ileri sürse, darbeye karşı bir tutum takınsa, Cumhurbaşkanının kaldığı otelin yerinin suikast ekibine bildirildiği, diğer darbecilerle gizli bir sürü telefon, telsiz görüşmesinin yapıldığı, amirallerin zorla tutulması sürecinin yönetildiği, darbe fiillerinin organize ve idare edildiği, darbe kalkışmasının karargahı olan odada bir saniye bile bulunmasına izin verilmeyeceği, darbe karşıtı olduğu düşünülse en baştan çağrılmayacağı, kaldı ki yukarıda anlatıldığı şekilde sanığın, darbe kalkışmasını öğrendikten sonra üsse gelmek için çaba sarf ettiği, amirallerin zorla tutulduğu süreç ve devamında yaşanan olaylar sırasında sergilediği tavır ve davranışlar itibariyle sanık ... ve darbecilere karşı olduğuna, Anayasal düzene bağlı olduğuna dair dış dünyaya yansıyan bir davranış sergilemediği,
Kurmay albay olan ve FETÖ/PDY mensubu olduğu anlaşılan ve çağrılmadığı ve fiilen, resmen görevli olmadığı üsse gelen sanığın, darbe kapsamındaki fiillere iştirak iradesi içinde olmadığını

gösterme imkanı varken bu yönde bir çaba göstermemek, amirallerin hürriyetinin zorla kısıtlandığını, vahim bir suç işlendiğini işitip kanunsuz bir emir verildiğini bildiği halde bu eyleme taraftar olmadığını gösterecek şekilde engelleyici bir söz söylememek ve bu yönde bir davranışta bulunmamak, verilecek muhtemel görevlere hazır olduğunu göstermek, anlamsız bir şekilde o gece üsse gelen ve odada bulanan ve Cumhurbaşkanı'nın kaldığı oteli suikast ekibine bildiren başka dosyanın sanığı ...ve yanındaki şahsı emir üzerine misafirhaneye götürülüp yerleştirilmesine katkı sunmak, TV'den, yaptığı telefon görüşmelerinden ülkede darbe kalkışması yaşandığına vakıf olduğu halde yaşanan bu olağan dışı olaylar sırasında darbeci sanıkların yanında yer alıp onların konusu suç teşkil ettiği açık olan tüm emirlerine ve yaptıklarına, onların yanında bulunup mevcut rütbesi ve statüsünün verdiği güçle hizmet ederek destek olmak, sanık ... odasından ayrıldığında onun yerine vekaleten bakarak Anayasayı ihlal suçuna asli fail olarak iştirak ettiğinin kabulü ile TCK' nın 37/1 ve 309. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verildiği,
Sanığın eyleminin bütün halinde Anayasayı ihlal suçunu oluşturduğu, aynı hukuki değerleri koruyan ve kapsamı itibariyle eylemlerin haksızlık muhtevasını tamamen ortadan kaldıran Anayasayı ihlal suçunun (TCK madde 309) tüm unsurlarıyla gerçekleştiği, müterakki suçlardaki özellik nedeniyle sanığın ayrıca Türk Ceza Kanununun 311,312 ve 314/1,2 maddelerinde düzenlenen suçlardan cezalandırılması imkanı bulunmadığı gerekçesiyle sanık hakkında, atılı yasama organına karşı suç, hükümete karşı suç, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği,
Sanığın, başka sanıklarca Marmaris ilçesinde icraya konulan Cumhurbaşkanına karşı suikast suçunu işlediğine ve yahut bu suça yardım ettiğine dair soyut iddia dışında kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden müsnet suçtan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,

52-Sanık ... ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın 2014 yılından beri ve suç tarihinde pilot kurmay binbaşı rütbesinde, Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı Çiğli 2.Ana jet üssünde Simülatör Filo Komutanı, öğretmen pilot olarak görev yaptığı,
Araştırma sonuçlarına göre; sanığın Bylock kullanmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluşlarına üye olmadığı, iltisaklı çalışma kaydı, gazete, dergi aboneliği bulunmadığı, sanıktan el konulan dijital ve yazılı materyallerde suç ve suç unsuruna rastlanılmadığı,
İzmir Em. Md. TEM Şb. tarafından hazırlanan ankesör/büfe analiz raporunda belirtildiği üzere; sanığın babası adına kayıtlı ve kollukta sanık tarafından fiilen kullandığı hat olarak beyan edilen 0 532 221 xx xx numaralı GSM hattının muhtelif zamanlarda, sanıkla aynı birlikte görev yapan ve tefrik öncesi süreçte Anayasayı ihlal suçundan mahkumiyetine karar verilen filo komutanlarından sanık ... ...'ın eşi adına kayıtlı 0-506-60 xx xx numaralı GSM hattı ile ardışık olarak arandığı, söz konusu arama ve görüşmelerin Yargıtay 16. CD'nin 13/11/2019 tarih ve 2018/5526 esas, 2019/6842 karar sayılı ilamında açıklandığı üzere itirafçı beyanları ile ortaya çıkarılan Fetö/Pdy mensubu mahrem imamların asker üyeleri aramak için kullandıkları yöntemlere uygun örgütsel aramalar olduğu, sanık ile bu yöntemle gizlilik sağlanarak örgütsel iletişim kurulduğu,
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün asker üyeleriyle gizliliği sağlamak amacıyla oluşturduğu yöntem kapsamında kimliği tespit edilemeyen mahrem imam vasfındaki örgüt üyesi tarafından sabit hatlardan değişik tarihlerde aranarak örgütsel anlamda görüşmeler yaptığı, bu fiillerinin devamlılık, çeşitlilik arz ettiği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu,

Sanığın 15/07/2016 günü normal mesaisini müteakip evine geçtiği, saat 22: 15 sıralarında televizyondan darbe teşebbüsüne ilişkin görüntüleri gördüğü ve izlediği, kısa bir süre sonra kendisini dosyamız sanıklarından ... ...’ın saat 22: 52'de arayarak harekat komutanı olan dosyamız sanıklarından ...'ın üsse çağırdığını söylemesinin ardından uçuş tulumlarını giyerek ve tabancasını yanına alarak sanık ... ... ile birlikte Çiğli 2.Ana Jet üssüne sanık ... ...’a ait araç ile 15.7.2016 tarihinde 23: 02'de kart okutmadan giriş yaptıkları, saat 23: 05 sularında doğrudan sanık ...'ın odasına gittikleri, bu sırada odada sanık ... ile birlikte diğer sanıklar Çiğli 2.Ana Jet Üssü Komutanlığında görev yapan değerlendirme ve denetleme başkanı pilot yarbay ..., 122. Filo Komutanı pilot binbaşı ..., ABD Teksas Eyaletinde Natoya bağlı uçuş okuluna yurtdışı göreve atanmış bulunan pilot binbaşı ... ve 121.filo komutanı tanık binbaşı ..., binbaşı ... ...’ın bulunduğu, sanığın, sanık ...'ın bilgisi kapsamında, binbaşı sanık ...’i telefonla arayarak sanık ...'ın emri gereğince birliğe gelmesini istediği, bir süre sonra odaya 123 filo komutanı binbaşı sanık ...'in de geldiği, odadakilerin neler olduğunu sorması üzerine, sanık ...'ın kendilerine emirlerini sorgulamamalarını söylediği, hep birlikte odada bulunan televizyondan darbe teşebbüsü ile ilgili haber ve gelişmeleri takip ettikleri,
Tanık ...'ın olayların seyri ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu için itibar edilen beyanına göre, bir süre sonra sanık ...'ın, derdest eden amirallerin getirildiğini öğrenip, amirallerin getirildiği birlik içindeki Palaz Misafirhanesindeki duruma bakması için sanık ... ...'a emir verdiği, sanık ...'ın sık sık telefon ile konuştuğu, telsiz ile muhabere yaptığı, sanık ...'ın emri üzerine sanık ...’in, Palaz misafirhanesine gittiği, bir süre sonra geri geldiği misafirhanedeki durumu, amirallerin taşkınlık çıkardığını sanık ...'a bildirdiği, sanık ...'ın, odada bulunanlara ve sanığa silahlarını kontrol edip mermi doldurmaları talimatı verdiği, uçuş tulumlarında silah taşınmadığı halde, odada uçuş tulumu giymiş bir kısım sanıkların ve sanığın silahlarına mermi doldurdukları, tanığın beyanına göre sanıklar ... ve ...'ın üzerinde silah olmadığı, diğerlerinde silah bulunduğu, akabinde sanık ...'ın, birlik içinde yer alan Palaz misafirhanesinde zorla tutulan iki amiralin zorla tutulma sürecini idare etmeleri için gerekirse zor kullanıp kelepçe takmalarını da söyleyerek, odada bulunan sanıklar ..., ..., ... ..., ... ve tanık ...'a emir verdiği, adı geçenlerin bu emir üzerine icra için odadan ayrılarak dışarı çıktıkları, sanık ile birlikte odada bulunan ...’in, sanık ... ile birlikte onun odasında kalmaya devam ettikleri, kısa bir süre sonra saat 00: 10 sularında odaya Cumhurbaşkanı başyaveri ...ile yanında ... isimli asker şahsın geldikleri, akabinde saat 00: 20 sularında odaya suç tarihi itibariyle önceden bağlı olduğu Çiğli 2.Ana Jet Üssü ile ilişiğini kesmiş bulunan albay sanık ...'ın da geldiği, bir süre birlikte oturdukları, bu süre zarfında ...'nın Cumhurbaşkanının Marmaris'te tatilde olduğunu söylediği, üsse geliş sebebini açıkladığı, bir süre oturup sohbet edip TV izledikleri, daha sonra sanık ...'nın, ...ve yanındaki şahsı sanık ...'ın aracıyla subay misafirhanesine götürdüğü, akabinde odaya tekrar döndüğü,
Sanığın kolluk beyanında kaçamaklı olarak belirttiği üzere, ..., Cumhurbaşkanının nerede olduğunu sanığın da hazır bulunduğu odada beyan ettiği, bu aşamada suikast için hazırlık yapan sanıkların henüz Cumhurbaşkanının yerini bilmedikleri, darbeciler için çok önemli bir bilgi olan Cumhurbaşkanının bulunduğu yerin sanıklar ... ..., ..., ..., ...'ın hazır bulunduğu odada zikredildiği, oradan da suikast timine bildirildiği,
Gerekçeli kararın giriş kısmında anlatıldığı üzere Palaz misafirhanesine giden sanıkların amirallerin kelepçelenmeleri, bir odaya zorla tıkılarak tutsak edilmeleri sürecinde aktif rol aldıkları, işleri bitince akabinde tekrar odaya döndükleri,

Özetle;
sanık ... ...'ın, çağrılması üzerine hiç bir sorgulama yapmadan nöbetçi olmadığı halde uçuş tulumlarını giyerek ve tabancasını alarak üsse intikal edip darbeci sanık ...'ın odasına geldiği, odada bulunduğu süre içinde ülkemizde bir darbe kalkışması olduğundan haberdar olduğu, silahlara mermi basılması emrini hiç sorgulamadan icra ederek verilecek muhtemel göreve hazır olduğunu gösterdiği, Palaz misafirhanesinde zorla tutulan amirallerin zor kullanılarak ve kelepçelenerek zaptedilmesi emirlerinin verildiğini ve bu emirlerin icra edilmek üzere harekete geçildiğini ve emrin icra edilerek tekrar odaya dönüldüğünü gördüğü, darbeci sanık ...'ın bir çok telefon görüşmesine, telsiz konuşmasına ve yasa dışı fiillerine tanıklık ettiği, o gecenin ... ve şeraiti içinde sıradışı bir şekilde hayatın olağan akışına uygun olmayan bir açıklama ile üsse gelen Cumhurbaşkanı başyaveri ...'nın odaya geldiğini, Cumhurbaşkanının kaldığı yer zikrettiğini görüp işittiği, kendisini üsse çağıran sanık ... ile onun emirlerine itaat eden diğer sanıkların darbe kalkışmasının içinde olduklarını anladığı, bilgi akışı ve mesleki bilgi ve tecrübesine göre anlaması gerektiği halde, hiç bir itiraz ve çekince ileri sürmeksizin sanık ...'ın yanında durarak, varlığı ile ona ve onun emirlerini yerine getiren sanıklara destek olduğu, eylemlerin icrası sırasında yardımda bulunarak suça iştirak ettiği,
Sanık, odada beklemek ve birlik içinde kalmak, nezaket gereği ...ve yanıdaki şahsı misafirhaneye götürüp yerleştirmek dışında icrai bir eylemde bulunmadığını, yasa dışı bir emir almadığını savunmuş ise de, sanığın darbeci olduğu açık olan ve konusu suç olan emirler veren sanık ...'ın emirlerini ve bu emirlere riayet edenleri gördüğü, sanık ...'ın telefonda "komutanım" diye hitap ettiği kişi ile konuşması sonrasında "Komutanın gerekirse polisle çatışacaklarını istediği yolundaki sözlerini duyduğu halde, sanık ...'ın yanında durarak, ona varlığı ile destek olduğu, emir üzerine silahına diğer bir kısım sanıklarla birlikte mermi bastığı, varlığının filo komutanı olan diğer sanıklarla birlikte sanık ...'a güç kattığı, birlik içinde ...'ın emirlerinden şüpheye düşecek diğer rütbeli personele "... ve tüm filo komutanları birlikte hareket ediyor, eylemler emir komuta zinciri içinde cereyan ediyor" mesajının verilmesine katkı sunarak muhtemel mukavemetin kırılmasına vesile olduğu, diğer rütbeli personelin kanunsuz emirlere muhtemel karşı koyma iradesini zayıflattığı, takındığı ... ve tavırlar ile sanık ...'da, kendisine ne emir verirse yerine getireceği inancını oluşturup pekiştirerek, kendisine olan güvenine uygun davrandığı,
Sanık ...' ın, odasında darbe kalkışması fiilerinin icrası kapsamında telefon görüşmeleri ve telsiz konuşmaları yaptığı, filo komutanları ile fikir teatisinde bulunduğu, dışardan gelen darbecileri ağırladığı, Cumhurbaşkanını kaldığı yeri başyaver ...'dan öğrenerek suikast timine iletilmesini sağladığı, odayı darbe fiilerinin organize ve icra edildiği bir karargah olarak kullandığı,
Üs komutanı olan ve üste cereyan eden darbe kalkışması fiilerini planlayıp organize eden sanık ...'ın, içlerinde sanığın da bulunduğu bir çoğunun Fetö/Pdy örgütü ile örgütsel bağlantısı tespit edilen filo komutanlarını, yanına çağırmasının tesadüf olmadığı, sırf odasında otursunlar diye yanına çağırmadığı, darbe kalkışmasını idare ederken, fikir teatisinde bulunabileceği, odadan ayrılması gerektiğinde güvenilir kişi olarak yerine vekaleten bırakabileceği, üsten ayrıldığında emir komuta yetkisini vekaleten bırakabileceği, yasa dışı emirlerinin icrası sürecinde görev verebileceği, emirlerini icra ettirebileceği ve ettirdiği bir nevi yardımcıları gibi kullanmak için; birliğin bir bütün halinde, emir komuta zinciri içinde hareket ettiği mesajını vererek, emir alan ve alacak diğer rütbeli personelin muhtemel mukavemetinin ve itirazlarının önüne geçmek, darbe kalkışmasına muhtemel karşı koymaları peşinen bertaraf etmek gibi psikolojik üstünlük sağlamak için de yanına çağırdığı ve yanında hazır kıta güç olarak tuttuğu,

Sanık ...'ın beyanı ile tanık ...'ın beyanlarından da anlaşılacağı üzere, sanık ...'ın odasından ayrılmak zorunda kaldığı durumlarda odada bulunan sanıklara gelen telefonlara bakmaları emrini verdiği, bir kısım sanıkların ve sanığın da ... uyarak sanık ...'ın oda dışında olduğu zamanlarda gelen telefonlara bakıp, sanık ...'ın oda dışında olduğunu söyleyip, talep edenlere cep numarası bilgisini vererek arayan kişinin ... ile irtibatını sürdürmesine yardımcı oldukları, bu fiilin darbe fiilerinin icrasına katkı sunduğu,
Sanık ...'ın darbe fiillerinin icrası için bir sürü gizli görüşme yaptığı, yasa dışı emirler verdiği, karargah olarak kullandığı odasına, güvenmediği, darbe karşıtı tutum alacak bir komutanı çağırması, yanında tutmasının beklenebilir bir davranış olmadığı,
Sanık, savunduğu gibi birazcık tereddüt gösterse, bir takım itirazlar ileri sürse, darbeye karşı bir tutum takınsa, Cumhurbaşkanının kaldığı otelin yerinin suikast ekibine bildirildiği, diğer darbecilerle gizli bir sürü telefon, telsiz görüşmesinin yapıldığı, amirallerin zorla tutulması sürecinin yönetildiği, darbe fiillerinin organize ve idare edildiği, darbe kalkışmasının karargahı olan odada bir saniye bile bulunmasına izin verilmeyeceği, darbe karşıtı olduğu düşünülmesi halinde baştan çağrılmayacağı,
Sanığın, amirallerin zorla tutulduğu süreç ve devamında yaşanan olaylar sırasında sergilediği tavır ve davranışlar itibariyle sanık ... ve darbecilere karşı olduğuna, Anayasal düzene bağlı olduğuna dair dış dünyaya yansıyan bir davranış sergilemediği,
FETÖ/PDY örgütü üyesi olduğu anlaşılan sanığın, icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu, suç işleme karar ve iradesine katıldığı da kanıtlanamamış olmasına, elverişli nitelikteki icra hareketlerine katkı sunmakla birlikte, sunduğu katkının tek başına vahamet arz etmediği gibi fiilin işlenişi üzerinde müşterek hakimiyet kurduğundan da bahsedilemeyeceğinin anlaşılmasına, emir ve eylemlerin suç teşkil ettiği açıkça belli olmasına rağmen, verilen emirlere riayet ederek zarar tehlikesi bakımından illi bir değer taşıdığında kuşku bulunmayan eyleminin, işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırmak (TCK madde 39/2-c) suretiyle Anayasayı ihlal suçuna yardım etmek kapsamında kaldığının kabulü ile bu suçtan cezalandırılmasına karar verildiği,
Sanığın eyleminin bütün halinde Anayasayı ihlal suçuna yardım suçunu oluşturduğu, aynı hukuki değerleri koruyan ve kapsamı itibariyle eylemlerin haksızlık muhtevasını tamamen ortadan kaldıran Anayasayı ihlal suçunun (TCK madde 309) tüm unsurlarıyla gerçekleştiği, müterakki suçlardaki özellik nedeniyle sanığın ayrıca Türk Ceza Kanununun 311,312 ve 314/1,2 maddelerinde düzenlenen suçlardan cezalandırılması imkanı bulunmadığı anlaşıldığından atılı Yasama organına karşı suç, Hükümete karşı suç, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği,
Sanığın, başka sanıklarca Marmaris ilçesinde icraya konulan Cumhurbaşkanına karşı suikast suçunu işlediğine ve yahut bu suça yardım ettiğine dair soyut iddia dışında kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile müsnet suçtan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,

53-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Suç tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı Çiğli 2. Ana Jet Üssünde Kaynaklar Yönetimi bölümünde astsubay kıdemli başçavuş olarak görev yaptığı,
Uçak Bakım Kaynaklar Yönetimi, Hava Kuvvetlerinin planlı, plansız tüm faaliyetlerinin dijital alana kaydedildiği bir sistem olduğu, sanığın, uçak bakım kaynaklar yönetim yardım masası olarak personele teknik destek verme, programda karşılaşılan hatalara veya programı kullanma esnasında çıkan sıkıntılara teknik destek verme görevini icra ettiği,

Sanığın 15/07/2016 günü vardiyacı, yani nöbetçi olduğu, vardiya görevinin sabah mesai saati ile başlayıp ertesi gün 00.30 sularında görevin devri ile son bulduğu, sanığın da 15/07/2016 sabah mesai saatlerinde üsse geldiği, gün içinde masasında sistem başında işini yaptığı, bu kapsamda çağrı üzerine bazı aksaklıkların çözümü için uğraştığı, saat 22.00 gibi herhangi bir çağrı olmayınca, biraz mola vermek için gazinodan çay alıp bakım harekat merkezine geçtiği, yanında kamera nöbetçi astsubayı ... ... ve bakım harekat merkezi vardiya astsubayı ... ile birlikte TV izleyip sohbet ettikleri, ...'a bir telefon gelmesi üzerine kanal değiştikleri, TV'den İstanbul'daki köprü kapatma olaylarını gördükleri, terör eylemi olduğunu düşündükleri, gelişmeleri ordan izledikleri, sanığın ara sıra bürosuna geçip kendi adına oturum açıp çağrı var mı diye bakıp geri geldiği, Başbakan ve Cumhurbaşkanın açıklamalarını izleyip bir darbe girişimi olduğunu öğrendikleri, sanığın rutin vardiya görevini icra ettiği, saat 00.30 sularında görevini tamamlayarak üsten ayrıldığı,
Sanığın, kendi birliği olan Çiğli 2.Ana Jet Üssünde yaşanan ve gerekçeli kararın giriş kısmında anlatılan darbe kalkışmasına ilişkin fiilere iştirak ettiğine, aktif rol üstlendiğine dair bir delilin bulunmadığı,
Sanığın, atılı Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçlarını işlediğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Tanık ... Altın'ın, şüpheli sıfatıyla Eskişehir Cumhuriyet savcılığında müdafii huzuru ile alınan 12/06/2018 tarihli ifadesi, tanık Kemal ...'in itibar edilen beyanı, Muğla suikast davası sanığı ...'nun kendisiyle ilgili yürütülen soruşturma sırasında şüpheli sıfatıyla müdafii huzuru ile alınan ve sanığın Fetö/Pdy mensubu olduğun dair beyanı, ankesör analiz raporu hep birikte değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PDY örgütü ile süreklilik ve çeşitlilik arz eden ilişkisinin bulunduğu, fiillerinin devamlılık, çeşiklilik arz ettiği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu kabulü silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine karar verildiği,

54-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Astsubay kıdemli başçavuş sanık ...'ın 15/07/2016 günü ve öncesinde Çiğli 2. Ana Jet Üssünde MAK Eğitim Komutanlığında en kıdemli paraşüt öğretmeni olarak görev yaptığı, 15/07/2016 günü normal mesaisine geldiğini, mesai bitimi Antalya iline araç alım-satımı amacıyla gideceği için ...'dan izin istediğini, okul komutanı ile görüşüp iznini onayladıklarını, Garnizon terk-izin belgesi almak için okul komutanı sanık ...'in birliğe gelmesini beklediği için onun geldiği ve izin kağıdını imzalattığı saat 21.00 sularına kadar birlik içinde kaldığı, arkadaşı olan astsubay ... ile birlikte özel araç ile Antalya'ya gitmek için yola çıktıklarını, ...'i Burdur'da akrabalarına bırakacağını, seyir halinde iken radyodan ve whatsapp grubundaki paylaşımlardan ilerleyen saatlerde bir darbe kalkışması olduğunu anlayıp 16/07/2016 günü saat 04.00 sularında ...'i Burdur'da bırakıp İzmir'e dönmek üzere yola çıktığını, saat 05.30 sularında MAK kursiyerlerinden üsteğmen ... ...'ın 0-548-... numaralı hattan kendisini cep telefonundan arayarak "Şu an hepimizin elinde silahlar var, harekat eğitim komutanı ..., nizamiyeye gidin gerekirse polislerle çatışın, içeri sokmayın diye emir verdi" dediğini, kendisine sakın böyle bir şey yapmayın, sen kıdemlisin silahlarınızı bırakın ve misafirhaneye gidin dediğini, daha sonra silahlarını bırakıp misafirhaneye döndüklerinin bilgisini aldığını, saat 10.00

sularında İzmir'e geldiğini, akşam çağrılması üzerine birliğe gelip muhtemel ikinci darbe kalkışmasının engellenmesi kapsamında verien emir üzerine İsmail başçavuş ile birlikte silah, mühimmat ve malzemelerin bulunduğu yerlerin kilitlerini değiştirdiklerini ifade ettiği, İzmir'den Burdur'a gidip geri döndüğüne dair savunmasının HTS baz sinyalleri ile doğrulandığı,
İddianamede sanığın darbe kalkışması fiiline iştirak olarak kabul edilebilecek somut bir fiilinden bahsedilmediği, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü adına üs komutanlığında faaliyet yürüttüğünden bahisle atılı suçları işlediğinin iddia edildiği,
Sanığın saat 22.00 sularına kadar kaldığı kendi birliği olan Çiğli 2.Ana Jet Üssünde yaşanan ve gerekçeli kararın giriş kısmında anlatılan darbe kalkışmasına ve Cumhurbaşkanıa suikaste ilişkin fiilere iştirak ettiğine, aktif rol üstlendiğine dair bir delil elde edilemediği,

Olay gecesi sanığın MAK personellerinden bazılarının üye olduğu ortak whatshapp grubuna sıkıyönetim ilan edildiği, askerin yönetime el koyduğuna dair mesajı gönderdiği anlaşılmakta ise de, tek başına bu eylemi darbe kalkışmasına iştirak suçuna vücut verebilecek bir fiil olarak kabul edilmediği,
Sanığın, atılı Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçlarını işlediğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Tanıklar ..., ... ve ...'ın dosya kapsamı ve ardışık arama raporları ile örtüşen beyanları, ardışık arama raporu hep birikte değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PDY örgütü ile ... süredir süreklilik ve çeşitlilik arz eden ilişkisinin bulunduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün asker üyeleriyle gizliliği sağlamak amacıyla oluşturduğu yöntem kapsamında kimliği tespit edilemeyen mahrem imam vasfındaki örgüt üyesi tarafından sabit hatlardan değişik tarihlerde darbe kalkışmasından önce ve sonra sabit hatlardan aranarak örgütsel anlamda görüşmeler yaptığı, bu fiillerinin devamlılık, çeşiklilik arz ettiği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu kabulü ile anlaşılmakla silahlı terör örgütü üyeliği suçundan cezalandırılmasına karar verildiği,

55-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Suç tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı Çiğli 2. Ana Jet Üssünde sosyal hizmetler müdürlüğü bünyesinde astsubay kıdemli başçavuş olarak görev yapan sanığın, derdest edilen amirallerin zorla tutulduğu Çiğli 2.Ana Jet Üssünde yer alan Palaz misafirhanesinden sorumlu olduğu, 15/07/2016 günü iznini geçirdiği Erzincan ilinden İzmir'e gelmek üzere yolda olduğu, yakınlarının araması üzerine darbe kalkışmasından haberdar olduğu, gece boyunca saat 23: 34'te sosyal hizmetler müdürü olan binbaşı ... ile görüştüğü, karşılıklı kamuoyuna yansıyan olayları değerlendirdikleri, sanığın amiri ile yaptığı bu görüşmenin olağan olduğu, saat 01: 20'de aynı birlikte çalışan arkadaşı astsubay ... ile görüştüğü, aksi sabit olmayan savunmaya göre tanık ...'nin sanığa Palaz misafirhanesinde yaşanan olaylardan bahsedip bilgi verdiği, akabinde astı olan iki misafirhane sorumlusu ile görüştüğü, sorumlu olduğu yer ve askerlerle ilgili bilgi almaya çalıştığı, akabinde saat 01: 31'de Palaz misafirhanesinin görevlisi tanık er ...'ı arayıp bilgi aldığı, aksi sabit olmayan ve tanık er ... tarafından da doğrulanan savunmaya göre tanığa hiç bir fiile karışmamaları, dikkatli olmaları konusunda uyarılarda bulunduğu, darbecilerin misafirhanenin güvenlik kamera sistemini sökmek için ...'a yerini sordukları,

tanığın da saat 02: 00'da sanığı arayıp bunu iletmesi üzerine, sanığın tanığa, kamera sistemi olmadığını, binanın yeni tadilattan çıktığını söylemesi gerektiği şeklinde tembihte bulunduğu, tanığın da, sanığın telefonda kendisine tembih ettiği gibi davranarak kamera sistemi mevcut olduğu halde, olmadığını söyleyerek onları yanılttığı, kamera kayıtlarının daha sonra kolluk güçlerine eksiksiz teslim edilmesinin de bu savunmayı doğruladığı, olayın aydınlatılmasında kamera kayıtlarının etkili olduğu,
Sanığın, atılı Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçlarını işlediğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Her ne kadar sanık hakkında, Fetö/Pdy silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın atılı suçu işlediğine dair, inkara yönelik savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, Ceza Hukukunun "Şüpheden sanık yararlanır" şeklindeki genel ilkesini gereğince, mevcut şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçun sanık tarafından işlendiği sabit olmadığı kabulü ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,

56-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
İddianame ve ek iddianame ile özetle; Çiğli 2.Ana Jet Üssü Çiğli 125 Filo Hat Bakım Bölük komutanlığında Astsubay uçuş teknisyeni olarak görev yaptığı, çağrılması üzerine komutanlığa geldiği, kendisine verilen görevleri yerine getirdiği, sanık ...’ı üsse getiren helikopterde uçuş teknisyeni olduğu, ayrıca katılan amiralleri ayrıca katılan amiraller ... ... ... ve ...'i aynı helikopter ile Foça Amfibi Üs Komutanlığına götürdüğünden bahisle atılı suçları işlediği iddia olunduğu,
Suç tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanlığına bünyesinde yer alan Çiğli 2.Ana Jet Üssüne bağlı Kaklıç Hava Meydan Komutanlığında konuşlu 125. Filo Hat Bakım Komutanlığında 2014 yılından itibaren astsubay kıdemli başçavuş rütbesi ile UH-1H helikopter uçuş teknisyeni olarak görev yaptığı, burada ayrıca Cougar helikopteri kursunu aldığı, gündüz uçuşlarını tamamladığı, gece görüş gözlüğü için uçuşlarına başladığı, kurslarının suç tarihi itibariyle devam ettiği,

Darbe girişimine iştirak ettikleri için tefrik öncesi süreçte Anayasayı ihlal suçundan mahkumiyetlerine karar verilen sanıklar filo komutanı yarbay ... ... ve kol komutanı ve filo harekat subay vekili binbaşı ... ... tarafından yürürlüğe konulan çağırma planı uyarınca sanık ve diğer personelin üsse çağrıldıkları,
Sanığın filoda bulunduğu süre zarfında sanıklar ... ... ve ... ... tarafından bir UH-1H helikopterine teknisyen olarak planlanıp görevlendirildiği, ancak belirtilen yasal uçuşlar dışında bir uçuşa katılmadığı, üs içinde beklemede kaldığı,
Saat 00.38 sıralarında sanık ... tarafından aranarak geldiğinini teyit edilmesi üzerine sanık ... ...'in emri ile UH-1H helikopterini uçuşa hazırlanmasının kendisine bildirilmesi üzerine sanığın UH-1H helikopterini uçuşa hazırladığı, ardından filoya gittiği, burada bir kısım pilot ve teknisyenlerden oluşan filo personelinin de geldiğini gördüğü, burada bulunan sanık ...'ye çağrılma ve helikopteri hazırlama gerekçesini sorması üzerine sanık ...'nin sanığa kendisini filo komutanı ... ...'ın emri ile çağırdığını ifade edip, görevin

mahiyeti ile ilgili bir şey söylemediği, kol odasında sanık ... ...'ın orada bulunanlara yaptığı açıklamayı duyduğu, akabinde kendi görev bölgesi olan hangarların bulunduğu bölgede beklemede kaldığı, ... generalin CASA uçağı ile Eskişehir'e gittiğini, general uçtuktan sonra Kaklıç meydanındaki uçak park sahalarının ve pistlerinin kapatıldığını, uçuşların BHM'nin emri ile olacağını da duyduğu, aksi sabit olmayan savunmaya göre yorgunluktan uyuyakaldığı, sabah saat 05.00,06.00 gibi üsse komut eden albay sanık ...'ın tutuklandığını duyduğu, beklemeye devam ettiği,
Saat 08.00 sularında pilot yüzbaşı olan sanık ...'nun kendisini arayarak, filo komutanı ... ... yarbayın, darbe karşıtı faaliyeti yürüten Eskişehir Birleştirilmiş Hava Hareke merkezinden aldığı emir ile, Hava eğitim Komutanı sanık ... generalin Çiğli 2. Üs Komutanlığına görevlendirildiğini, UH-1H helikopteri ile Hava Eğitim Komutanlığına giderek generali alıp üsse bırakacağının ilettiği, sabah saatlerinde 1.pilotu sanık ..., 2.pilotu sanık ... ... olan 647 kuyruk numaralı UH-1H helikopterinde uçuş teknisyeni olarak görev alarak ile Güzelyalı'da bulunan ...’ı buradan alarak Çiğli 2.Ana Jet Üssüne bıraktıkları, ardından Kaklıç'a döndükleri, kısa bir süre sonra tekrar Çiğli 2.Ana Jet Üssüne giderek, BHM'nin ve üs komutanlığının yasal emri üzerine burada bulunan katılan amiraller ... ve ... ... ...’ı alarak Foça'ya götürüp Kaklıç'a geri döndükleri anlaşılmıştır.
Çiğli 2.Ana Jet Üssü'nün 27/07/2016 tarih ve 16 sayılı cevabi yazısından ve kule telsiz konuşmaları ile Kaklıç Kule'de o gece görevle olan tanık ...'in beyanlarından da anlaşılacağı üzere; sanığın teknisyen olarak katıldığı söz konusu uçuşların darbe karşıtı faaliyeti yürüten Eskişehir Birleştirilmiş Hava Hareket Merkezi tarafından planlanan ve yapılması istenen izinli, yasal uçuşlar olduğu,
Sanıklar ... ... ve ... ...'ın, o gecenin ... ve şartları içinde darbe karşıtı olan bir komutanın göstermesi gereken refleks ile hareket etmedikleri gibi oldukça şüpheli bir takım tutumları bulunmakla birlikte, sanığın şahit olabildiği dış dünyaya yansıyan davranışları itibariyle kesin olarak darbe faaliyeti içinde olduklarının kestirilmesinin o an için sanık açısından güçlük arz etiği, zira sanığın Çiğli üssündeki gelişmelerden, silahlı MAK timlerinden, farklı birliklerden gelen helikopter ve personelden, derdest edilen amirallerden haberdar olduğuna dair delil elde edilemediği,
Araştırma sonuçlarına göre; sanığın Bylock kullanmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluşlarına üye olmadığı, iltisaklı çalışma kaydı, gazete, dergi aboneliği bulunmadığı Fetö/Pdy üyesi mahrem imamların gizli arama yöntemlerine uygun olarak ardışık veya şüpheli bir aranmasının tespit edilemediği, el konulan dijital materyallerde suç ve suç unusuruna rastlanılmadığı, HTS kayıtlarında şüpheli bir görüşmenin tespit edilemediği, FETÖ/PDY üyesi olduğuna dair tanık beyanı bulunmadığı, şüpheli tekil veya ardışık aramasının bulunmadığı,
Özetle; örgütsel irtibatı tespit edilemeyen sanığın, nöbetçi olmadığı halde amirleri tarafından olay günü görevli olduğu birliğe çağrılması üzerine birliğe gelip, uçuş planlamasına dahil edilerek beklemede kalması yönündeki emirlere uymaktan ibaret eylemleri ile ilgili olarak, arama kurtarma görevi yapan filoda helikopter uçuş teknisyeni olan sanığın arama kurtarma görevinin gereği olarak zamansız ve gizlilik kaydı ile çağrılmasının daha önce normal zamanlarda da vaki olmuş rutin bir uygulama olması, sanığın bir uçuş veya yasa dışı bir emir icra ettiğinin tespit edilememesi, sıralı komutanlarının ve onların verdikleri emirlerin darbe fiili ile ilgisi olduğunu bildiğinin ispatlamaması, kendisine ve mesai arkadaşlarına verilen emirlerin darbe yanlısı amaç taşıdığını önceden bildiğinin kanıtlanamaması, Eskişehir Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi (BHHM) tarafından Genelkurmay Başkanlığının Türkiye Hava Sahasının tüm uçuşlara kapatıldığı yolundaki emrinden haberi

olduğunun tespit edimemesi, içeriği müphem veya suç teşkil eden bir uçuş emri alması durumunda bunu icra edip etmeyeceğini tespit etmenin de mümkün olmaması karşısında; mevcut şüphe lehine değerlendirilerek atılı Anayasa'yı ihlal, Hükümete karşı suç, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs, Silahlı terör örgütüne üye olma ve Silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçlarını işlediğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı suçlardan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Ek iddianamede sanığın atılı Cumhurbaşkanına suikaste teşebbüs suçuna iştirak ettiğine dair soyut ve varsayıma dayalı iddia dışında somut bir delil gösterilmediği, esasen bu suça katıldığına dair bir anlatıma da yer verilmediği, başka sanıklarca Marmaris ilçesinde icraya konulan Cumhurbaşkanına karşı suikast suçunu işlediğine ve yahut bu suça yardım ettiğine dair bir anlatımın bulunmadığı bu suça katıldığının tespit edilemediği, bu suretle atılı suçu işlemediği kabulü ile müsnet suçtan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,

57- Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
İddianame ve ek iddianame ile özetle; Çiğli 2. Ana Jet Üssü, Kaklıç Meydan Kıta Komutanlığında 125 Filoda CASA uçağı pilotu olarak üsteğmen rütbesi ile görev yaptığı, çağrılması üzerine üsse geldiği, şüpheliler ... ..., ... ... ile ...’ın kendisine vermiş olduğu tüm talimatları yerine getirdiği, ... ... ... isimli şüpheliyi Eskişehir iline götüren uçakta ikinci pilot olduğundan bahisle atılı suçları işlediği iddia olunduğu,
Suç tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanlığına bünyesinde yer alan Çiğli 2.Ana Jet Üssüne bağlı Kaklıç Hava Meydan Komutanlığında konuşlu 125. Eğitim Filo Komutanlığında üsteğmen rütbesi ile CASA uçağı ikinci pilotu olarak görev yaptığı,
Sanığın 15/07/2016 tarihinde saat 18.26'da sularında üsten ayrıldığı, dışarda olduğu sırada saat 1.uçak komutanı olan sanık ...'nın saat 18.44'te kendisini arayarak, filo komutanı emri üzerine üsse gelmesini iletmesi üzerine, yetkili amir tarafından çağrıldığını düşünerek hazırlanıp yola çıktığı, saat 19.20 sularında üsse giriş yaparak filosuna gittiği,
Sanık üsse vardığında, üste sanıklar ... ..., ... ..., üsteğmen ...'nın orada olduğu, daha sonra sanık pilotlar ..., yüzbaşı ..., üsteğmen ... ve teknisyen ...'nın da geldikleri, akabinde pey der pey çağrılan diğer personelin de üsse geldikleri,
Sanık üsse geldikten sonra, aksi sabit olmayan savunmaya göre; sanık ... ile görüşüp birlikte sanık ... ...'ın yanına giderek niçin çağrıldığını, görevin ne olduğunu sorduğunu, filo komutanı ... ...'ın kendilerinin de bilmediklerini, net bir emir olmadığını, ileride ihtiyaç olabileceği için sıralı amirlerin emri üzerine çağrıldıklarını, beklemede kalmalarını söylediği,
Sanık ve diğer pilot olan sanıkların gerek cep telefonları gerekse filodaki kol odasında bulunan televizyon aracılığıyla darbe kalkışmasının ilk hareketliliklerinden haberdar oldukları, medya aracılığıyla edindikleri haberler sonrasında görevin mahiyeti hususunda meraklanmaları, sanık ...'ın darbe kalkışması olduğunu belirtip kendilerinin hangi tarafta yer aldıklarını sorması üzerine, yarbay sanık ... ...'ın ve binbaşı sanık ... ...'in personeli bir araya topladıkları, yarbay sanık ... ...'ın görevin mahiyeti konusunda kesin bilgilerinin olmadığını söyleyerek verilen emirlerin Çiğli Üs Komutanı tümgeneral ...'un emirleri olduğunu, bu emirlerin Harekat ve Eğitim Komutanı albay sanık ... tarafından iletildiğini, her şeyin emir komuta zinciri içerisinde cereyan ettiğini, albay sanık ...'ın emirlerini bekleyeceklerini bildirdikleri,

Albay sanık ...'ın ilerleyen saatlerde arayarak Hava Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Korgeneral sanık ... ... ...'ı Ankara'ya götürmek üzere CASA tipi bir VIP uçağın hazırlanmasını emrettiği, Yarbay sanık ... ...'ın aldığı bu emir uyarınca 1. pilotluğunu Yüzbaşı sanık ...'nın, 2. pilotluğunu Üsteğmen sanık ...'in ve uçuş teknisyenliğini Astsubay ...'ın yaptığı bir CASA uçağını saat 00.00'dan itibaren uçuşa hazır halde beklettiği, sanık ve diğer mürettebatın saat 00.00 gibi uçak başı yaptıkları, yaklaşık 45 dakika pistte bekledikleri, sanık ...'ya gelen telefon üzerine saat 00.46'da motor çalıştırdıkları, ancak gelen ikinci bir telefon üzerine saat 01.02'de motor susturdukları, zira sanık ... ...'ın gitme planının ertelendiği, sanık ve ekibinin saat 01.10'da uçağın bulunduğu yerden ayrılarak filodaki kol odasına geri döndükleri,
Telsiz ve telefon kayıtlarına göre; 00.44'te sanığın bulunduğu uçağın Kaklıç kule ile hiç temas kurmadan Çiğli kule ile temas kurduğu, kurulan telsiz temasına göre saat 00.44'te Çiğli Kuleden motor çalıştırmak için müsaade istendiği, Çiğli kuledeki personelin, Panter 2 kodunu kullanan bir komutanı ile görüşerek durumu aktardığı, BHM'nin uçuşları yasakladığına dair emrini de hatırlatarak ne yapması gerektiğini sorduğu, komutanın motor çalıştırma izni verileceğini belirtmesi üzerine kulenin uçağa motor çalıştırma izni verdiği, kulenin uçağı BHM emrini hatırlatıp uyarmadığı, ancak uçağın kalkış yapmadan saat 01.02'de kuleye motor durdurduğunu bildirerek motor susturduğu, sanık ve uçuş ekibinin BHM'nin uçuşların kesik olduğuna dair emrinden haberlerinin olduğu kesin olarak tespit edilemediği,
Korgeneral sanık ... ...’ın saat 03.50'den sonra kendisi için hazırlanan 1. pilotluğunu Yüzbaşı sanık ...'nın, 2. pilotluğunu Üsteğmen sanık ...'in ve uçuş teknisyenliğini Astsubay tanık ...'ın yaptığı CASA uçağı ile Eskişehir Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi BHHM’nin özel izni ile uçarak saat 03.52'de Kaklıç'tan kalkarak, 04.55'te Eskişehir Hava Meydanına indiği,
Kule telsiz kayıtlarından da anlaşılacağı üzere; bu uçuşta sanıkların Kaklıç kulede personel olmasına ve Kaklıç'tan havalanmalarına rağmen Kaklıç kule ile telsiz teması kurmadıkları anlaşılmakta ise de, Çiğli kule ile telsiz teması kurdukları, Kule personelinin kendi aralarında bu konudaki şaşkınlıklarını dile getirdikleri, sanıkların Çiğli kuleye kalkışı müteakip saat 03.57'de Eskişehir'e devam edeceklerini bildirdiği, Rapconla temas kuramadıkları için Menderes radar kanalına geçeceklerini bildirdiği, Menderes radar'ın radara takılan uçağın bilgilerini öğrenmek için Çiğli kule ve Kaklık kule ile temas kurdukları, saat 04.01'de Çiğli kule ile Eskişehir BHHM'nin irtibata geçip uçuşla ilgili bilgi almaya başladıkları,
Eskişehir Birleştirilmiş Hava hareket Merkezinin cevabi yazıları (26/07/2017, 18/03/2021 tarihli) ekinde gönderilen bilgi ve belgeler ile kule ve radar telsiz konuşma kayıtlarından da anlaşılacağı üzere; söz konusu uçuşun darbe karşıtı faaliyeti yöneten Eskişehir Hava harekat merkezinin bilgisi dahilinde gerçekleştirildiği, bu konuda söz konusu belgelerde "Kaklıç'tan kontrolsöz kalkış yapan CN-235 trafiğine İzmir radarı tarafından bilinmeyen uçak teşhisi konduğu,
O tarih ve saat itibariyle korgenaral sanık ... ...'ın darbe faaliyetinin içinde olduğu Eskişehir BHHM tarafından bilinmediği için sanık korgeneralin darbe karşıtı dost unsur sanılarak Eskişehire gelmesinin istendiği, adı geçen sanığında kendini gizleyerek darbe karşıtıymış gibi Eskişehir'de çalışma yaptığı,
Sanıklar ... ile ...'nın, korgeneral sanık ... ...'ın darbe yanlısı olduğunu bildikleri kesin olarak tespit edilemediği, bu nedenle icra ettikleri uçuşun yasal ve izinli olduğu takdir ve sonucuna varıldığı,

Özetle; sanığın, nöbetçi olmadığı halde amiri tarafından olay günü görevli olduğu birliğe çağrılması üzerine birliğe gelip, uçuş planlamasına dahil edilerek beklemede kalması yönündeki emirlere uymaktan ibaret eylemleri ile ilgili olarak, görevinin gereği olarak zamansız ve gizlilik kaydı ile çağrılmasının daha önce normal zamanlarda da vaki olmuş rutin bir uygulama olması, sanığın yasa dışı bir uçuş veya yasa dışı bir emir icra ettiğinin tespit edilememesi, sıralı komutanlarının ve onların verdikleri emirlerin darbe fiili ile ilgisi olduğunu bildiğinin ispatlamaması, kendisine ve mesai arkadaşlarına verilen emirlerin darbe yanlısı amaç taşıdığını önceden bildiğinin kanıtlanamaması, Eskişehir Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi (BHHM) tarafından Genelkurmay Başkanlığının Türkiye Hava Sahasının tüm uçuşlara kapatıldığı yolundaki emrinden haberi olduğunun tespit edimemesi, içeriği müphem veya suç teşkil eden bir uçuş emri alması durumunda bunu icra edip etmeyeceğini tespit etmenin de mümkün olmaması, icra ettiği uçuşun yasal ve izinli olduğunun anlaşılması karşısında; mevcut şüphe lehine değerlendirilerek atılı Hükümete karşı suç, Yasama organına karşı suç, Anayasayı ihlal suçlarını işlediğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü atılı suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Ek iddianamede sanığın atılı Cumhurbaşkanına suikaste teşebbüs suçuna iştirak ettiğine dair soyut ve varsayıma dayalı iddia dışında somut bir delil gösterilmediği, esasen bu suça katıldığına dair bir anlatıma da yer verilmediği, başka sanıklarca Marmaris ilçesinde icraya konulan Cumhurbaşkanına karşı suikast suçunu işlediğine ve yahut bu suça yardım ettiğine dair bir anlatımın bulunmadığı bu suça katıldığının tespit edilemediği, bu suretle atılı suçu işlemediği kabulü ile müsnet suçtan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,
Tanık Bünyamin Aydoğan'ın ardışık arama raporu ile uyumlu, yer, zaman ve kişiler bakımından tutarlılık arz eden beyanı, ankesör-büfe analiz raporu, sanıkla birlikte ardışık aranan asker şahıslar ve kamu görevlisi hakkında FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçundan davaları bulunması hep birlikte değerlendirildiğinde, suçtan kurtulmaya dönük inkar içerikli savunmaya itibar edilmeyerek, sanığın FETÖ/PDY örgütü ile ... süredir süreklilik ve çeşitlilik arz eden ilişkisinin bulunduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün asker üyeleriyle gizliliği sağlamak amacıyla oluşturduğu yöntem kapsamında kimliği tespit edilemeyen mahrem imam vasfındaki örgüt üyesi veya üyeleri tarafından sabit hatlardan değişik tarihlerde arandığı, örgütsel anlamda örgüt ideolojisinin aşılanması, sürdürülmesi, birlik içinden istihbarat toplanması, örgüte finansal destek sağlanması amacıyla periyodik aralıklarla yapılan örgütsel toplantı-sohbetlere katıldığı, bu fiillerinin devamlılık, çeşiklilik arz ettiği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu kabul edilerek silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği,

Ek iddianame ile sanığın silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçunu işlediği iddia olunmuş ise de, sanığın söz konusu örgütün kurucusu ve yöneticisi olduğuna dair, soyut iddia dışında bir delil elde edilmediği bu iddianın sübuta ermediği, eyleminin kül halinde örgüte üye olma suçunu oluşturduğunun kabul edildiği,

58-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Suç tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanlığına bünyesinde yer alan Çiğli 2.Ana Jet Üssüne bağlı Kaklıç Hava Meydan Komutanlığında konuşlu 125. Eğitim Filo Komutanlığında üsteğmen rütbesi ile CASA uçağı birinci pilotu olarak görev yaptığı,
Sanığın 15/07/2016 tarihinde saat 18.19'da sularında üsten ayrıldığı, dışarda olduğu sırada kol komutanı sıfatıyla amiri olan sanık ... ...'in kendisini cep telefonundan arayarak kendisinin ve ikinci pilot olarak görev yapan sanık ...'in, filo komutanı ... ...'ın emri

nedeniyle filoya gelmeleri gerektiğini, ...'i kendisinin arayarak emri iletmesini istediği, sanığın saat 18: 44'te sanık ...'i arayarak aldığı emri ona da ilettiği, aksi sabit olmayan savunmaya göre görev icabı yetkili amiri tarafından çağrıldığını düşünerek hazırlanıp saat 19: 02'de filoya giriş yaptığı,
Aksi sabit olmayan savunmaya göre, sanığın filoya girdiğinde bahçede kol komutanı sanık binbaşı ... ...'i görüp yanına giderek neden çağrıldıklarını sorduğu, ... ...'in de kendisine filo komutanının çağırttığını, kendisinin de nedenini bilmediğini söylemesi üzerine sanığın filo komutanı ... ...'ın yanına gidip neden çağrıldığını sorduğu, onun da kendisine güvenlik personeli nakli olabileceğini, şu an görev emrinin gelmediğini, bir hazırlık yapmalarının gerekmediğini, şimdilik filoda beklemelerini söylediği,.
Bu sırada sanığın uçuş ekibinde yer alan ikinci pilot üsteğmen sanık ... ile teknisyen astsubay ...'ın da geldikleri daha sonra peyder pey çağrılan pilotlar ve personelin geldikleri,
Sanık ve diğer pilot olan sanıkların gerek cep telefonları gerekse filodaki kol odasında bulunan televizyon aracılığıyla darbe kalkışmasının ilk hareketliliklerinden haberdar oldukları, medya aracılığıyla edindikleri haberler sonrasında görevin mahiyeti hususunda meraklanmaları, sanık ...'ın darbe kalkışması olduğunu belirtip kendilerinin hangi tarafta yer aldıklarını sorması üzerine, yarbay sanık ... ...'ın ve binbaşı sanık ... ...'in personeli bir araya topladıkları, yarbay sanık ... ...'ın görevin mahiyeti konusunda kesin bilgilerinin olmadığını söyleyerek verilen emirlerin Çiğli Üs Komutanı tümgeneral ...'un emirleri olduğunu, bu emirlerin Harekat ve Eğitim Komutanı albay sanık ... tarafından iletildiğini, her şeyin emir komuta zinciri içerisinde cereyan ettiğini, albay sanık ...'ın emirlerini bekleyeceklerini bildirdikleri,
Albay sanık ...'ın ilerleyen saatlerde arayarak Hava Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Korgeneral sanık ... ... ...'ı Ankara'ya götürmek üzere CASA tipi bir VIP uçağın hazırlanmasını emrettiği, Yarbay sanık ... ...'ın aldığı bu emir uyarınca 1. pilotluğunu Yüzbaşı sanık ...'nın, 2. pilotluğunu Üsteğmen sanık ...'in ve uçuş teknisyenliğini Astsubay ...'ın yaptığı bir CASA uçağını saat 00.00'dan itibaren uçuşa hazır halde beklettiği, sanık ve diğer mürettebatın saat 00.00 gibi uçak başı yaptıkları, yaklaşık 45 dakika pistte bekledikleri, sanık ...'ya gelen telefon üzerine saat 00.46'da motor çalıştırdıkları, ancak gelen ikinci bir telefon üzerine saat 01.02'de motor susturdukları, zira sanık ... ...'ın gitme planının ertelendiği, sanık ve ekibinin saat 01.10'da uçağın bulunduğu yerden ayrılarak filodaki kol odasına geri döndükleri,
Telsiz ve telefon kayıtlarına göre; 00.44'te sanığın bulunduğu uçağın Kaklıç kule ile hiç temas kurmadan Çiğli kule ile temas kurduğu, kurulan telsiz temasına göre saat 00.44'te Çiğli Kuleden motor çalıştırmak için müsaade istendiği, Çiğli kuledeki personelin, Panter 2 kodunu kullanan bir komutanı ile görüşerek durumu aktardığı, BHM'nin uçuşları yasakladığına dair emrini de hatırlatarak ne yapması gerektiğini sorduğu, komutanın motor çalıştırma izni verileceğini belirtmesi üzerine kulenin uçağa motor çalıştırma izni verdiği, kulenin uçağı BHM emrini hatırlatıp uyarmadığı, ancak uçağın kalkış yapmadan saat 01.02'de kuleye motor durdurduğunu bildirerek motor susturduğu, sanık ve uçuş ekibinin BHM'nin uçuşların kesik olduğuna dair emrinden haberlerinin olduğu kesin olarak tespit edilemediği,
Korgeneral sanık ... ...’ın saat 03.50'den sonra kendisi için hazırlanan 1. pilotluğunu Yüzbaşı sanık ...'nın, 2. pilotluğunu Üsteğmen sanık ...'in

ve uçuş teknisyenliğini Astsubay tanık ...'ın yaptığı CASA uçağı ile Eskişehir Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi BHHM’nin özel izni ile uçarak saat 03.52'de Kaklıç'tan kalkarak, 04.55'te Eskişehir Hava Meydanına indiği,
Kule telsiz kayıtlarından da anlaşılacağı üzere; bu uçuşta sanıkların Kaklıç kulede personel olmasına ve Kaklıç'tan havalanmalarına rağmen Kaklıç kule ile telsiz teması kurmadıkları anlaşılmakta ise de, Çiğli kule ile telsiz teması kurdukları, Kule personelinin kendi aralarında bu konudaki şaşkınlıklarını dile getirdikleri, sanıkların Çiğli kuleye kalkışı müteakip saat 03.57'de Eskişehir'e devam edeceklerini bildirdiği, Rapconla temas kuramadıkları için Menderes radar kanalına geçeceklerini bildirdiği, Menderes radar'ın radara takılan uçağın bilgilerini öğrenmek için Çiğli kule ve Kaklık kule ile temas kurdukları, saat 04.01'de Çiğli kule ile Eskişehir BHHM'nin irtibata geçip uçuşla ilgili bilgi almaya başladıkları,
Eskişehir Birleştirilmiş Hava hareket Merkezinin cevabi yazıları (26/07/2017, 18/03/2021 tarihli) ekinde gönderilen bilgi ve belgeler ile kule ve radar telsiz konuşma kayıtlarından da anlaşılacağı üzere; söz konusu uçuşun darbe karşıtı faaliyeti yöneten Eskişehir Hava harekat merkezinin bilgisi dahilinde gerçekleştirildiği, bu konuda söz konusu belgelerde "Kaklıç'tan kontrolsöz kalkış yapan CN-235 trafiğine İzmir radarı tarafından bilinmeyen uçak teşhisi konduğu,
O tarih ve saat itibariyle korgenaral sanık ... ...'ın darbe faaliyetinin içinde olduğu Eskişehir BHHM tarafından bilinmediği için sanık korgeneralin darbe karşıtı dost unsur sanılarak Eskişehire gelmesinin istendiği, adı geçen sanığında kendini gizleyerek darbe karşıtıymış gibi Eskişehir'de çalışma yaptığı,
Sanıklar ... ile ...'nın, korgeneral sanık ... ...'ın darbe yanlısı olduğunu bildikleri kesin olarak tespit edilemediği, bu nedenle icra ettikleri uçuşun yasal ve izinli olduğu takdir ve sonucuna varıldığı,
Özetle; sanığın, nöbetçi olmadığı halde amiri tarafından olay günü görevli olduğu birliğe çağrılması üzerine birliğe gelip, uçuş planlamasına dahil edilerek beklemede kalması yönündeki emirlere uymaktan ibaret eylemleri ile ilgili olarak, görevinin gereği olarak zamansız ve gizlilik kaydı ile çağrılmasının daha önce normal zamanlarda da vaki olmuş rutin bir uygulama olması, sanığın yasa dışı bir uçuş veya yasa dışı bir emir icra ettiğinin tespit edilememesi, sıralı komutanlarının ve onların verdikleri emirlerin darbe fiili ile ilgisi olduğunu bildiğinin ispatlamaması, kendisine ve mesai arkadaşlarına verilen emirlerin darbe yanlısı amaç taşıdığını önceden bildiğinin kanıtlanamaması, Eskişehir Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi (BHHM) tarafından Genelkurmay Başkanlığının Türkiye Hava Sahasının tüm uçuşlara kapatıldığı yolundaki emrinden haberi olduğunun tespit edimemesi, içeriği müphem veya suç teşkil eden bir uçuş emri alması durumunda bunu icra edip etmeyeceğini tespit etmenin de mümkün olmaması, icra ettiği uçuşun yasal ve izinli olduğunun anlaşılması karşısında; mevcut şüphe lehine değerlendirilerek atılı Hükümete karşı suç, Yasama organına karşı suç, Anayasayı ihlal suçlarını işlediğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Ek iddianamede sanığın atılı Cumhurbaşkanına suikaste teşebbüs suçuna iştirak ettiğine dair soyut ve varsayıma dayalı iddia dışında somut bir delil gösterilmediği, esasen bu suça katıldığına dair bir anlatıma da yer verilmediği, başka sanıklarca Marmaris ilçesinde icraya konulan Cumhurbaşkanına karşı suikast suçunu işlediğine ve yahut bu suça yardım ettiğine dair bir anlatımın bulunmadığı bu suça katıldığının tespit edilemediği, bu suretle atılı suçu işlemediği kabulü ile müsnet suçtan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,

Örgütsel arama kriterlerine uygun olan ankesör-büfe analiz raporu, sanıkla birlikte ardışık aranan asker şahıslar hakkında FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yürütülen soruşturma ve kovuşturma içerikleri hep birlikte değerlendirildiğinde, suçtan kurtulmaya dönük inkar içerikli savunmaya itibar edilmeyerek, sanığın FETÖ/PDY örgütü ile ... süredir süreklilik ve çeşitlilik arz eden ilişkisinin bulunduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün asker üyeleriyle gizliliği sağlamak amacıyla oluşturduğu yöntem kapsamında kimliği tespit edilemeyen mahrem imam vasfındaki örgüt üyesi veya üyeleri tarafından sabit hatlardan değişik tarihlerde arandığı, örgütsel anlamda örgüt ideolojisinin aşılanması, sürdürülmesi, birlik içinden istihbarat toplanması, örgüte finansal destek sağlanması amacıyla periyodik aralıklarla yapılan örgütsel toplantı-sohbetlere katıldığı, bu fiillerinin devamlılık, çeşiklilik arz ettiği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu kabul edilerek aşağıdaki şekilde silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği,
Ek iddianame ile sanığın silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçunu işlediği iddia olunmuş ise de, sanığın söz konusu örgütün kurucusu ve yöneticisi olduğuna dair, soyut iddia dışında bir delil elde edilmediği bu iddianın sübuta ermediği, eyleminin kül halinde örgüte üye olma suçunu oluşturduğunun kabul edildiği,

59-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Suç tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanlığına bünyesinde yer alan Çiğli 2.Ana Jet Üssüne bağlı 124. Standardize Filo Komutanlığında binbaşı rütbesi ile kol komutanı ve vekaleten harekat eğitim subayı olarak görev yaptığı,
Suç tarihinde sanığın, normal mesaisini müteakip birlikten çıkıp Karaburun ilçesinde bulunan abisine ait yazlığa gittiği, yemek yedikleri sırada saat 22: 30-22: 45 sıralarında TV’den İstanbul Boğaziçi Köprüsünün kapandığını, terör saldırısından bahsedildiğini izlerken saat 23: 00 sularında ... ... binbaşının kendisi aradığı, müsait olup olmadığını sorduğu, müsait olduğunu söylediği, televizyonda olayları görmüşsündür deyip bununla ilgili ... Albay’ın emriyle görev çıkma ihtimali olduğunu, ekipleri göreve çağırdıklarını söyleyip gelmesini istediği, sanığın geleceğini söylediği, ancak Karaburun'da olduğu için 2 saatten önce gelemeyeceğini belirtti, arama kurtarma, personel nakli, şehit nakli gibi bir şey mi olduğunu sorduğunda olabilir diye cevap verildiği, hemen hazırlanıp yola çıktığı, yola çıktıktan yaklaşık 10 dakika sonra radyoda ülkede bir kalkışma olduğuna dair haberleri, Başbakan ...'ın ve 1. Ordu Komutanı ...'ın bunun bir grup cuntacının işi olduğuna dair konuşmalarını dinlediği, kendi filo komutanı olan yarbay tanık ... Çavuş'u arayıp çağrıldığını ve üsse gittiğini belirtip gidip gitmeme konusunda fikrini sorduğu, tanığın teyit edeceğini söyleyip 2 dakika sonra kendisini arayıp ... ... ile konuştuğunu, şüphelenilecek bir durum olmadığını, ... albayın emir verdiğini, iki helikopter, dört CASA ekibi çağrıldığını, bütün ekibin filoda olduğunu, gidebileceğini söylediği, bunun üzerine sanığın yola devam edip saat 01: 10 sularında üsse 125 filoya geldiği,
Savunmasına göre filoya girdiğinde tam filonun girişinde FENS denilen uçuşların takip edildiği yerde sanık albay ...'ın telefonla konuştuğunu, 125 filo kol komutanı binbaşı sanık ... ... ve 125.filo komutanı yarbay sanık ... ...'ın da orada olduğunu, çağrılan birkaç kişinin daha orada olduğunu gördüğü, sanık ... ...'in yanına gittiği, görev falan verildi mi diye sorduğu, ... ...'in daha verilen bir görev yok dediğini, TMH kapsamında güvenlik personeli olarak söylendiğini, akşam 19: 00'dan beri beklediklerini söylediği, daha sonra sanığın kol odasına geçtiği, 5-6 dakika sonra ... Albay’ın filodan ayrıldığının söylendiği, odada

TV'deki gelişmeleri izlemeye devam ettikleri, sanık ... ...'in ... generalin geldiğini, olayları önlemeye çalıştığını, Filo komutanının odasında telefonla konuştuğunu söylediği, geldiğinde çoğu personelin filoda olduğunu gördüğü, filoda filo komutanı sanık ... ..., kol komutanı harekat subay vekili sanık ... ..., mesai arkadaşları olan pilot sanıklar ... ..., ... ..., ..., ..., ..., ... ile uçuş teknisyeni olan sanıklar ..., ... ve ...'nin bulunduğu, kol odasında beklemeye başladıkları,
Savunmasına göre, ...'ın "komutanım dedi bakın dedi bunlara da birileri emir vermiş, bunlar da bunu yapıyor, ama siz bana böyle emir verseniz ben yapmam bunu biz neye göre buradayız ben hala anlamış değilim" demesi üzerine, filo komutanı olan sanık ... ...'ın "ben size böyle bir emir vermem zaten, biz normal emir komuta zinciri içerisinde çağrıldık o yüzden buradayız" dediği, daha sonra ekibi toplayıp aynı minvalde bir konuşma daha yaptığı, sanık filoya geldikten sonra yaşanan hava hareketliliğinin sanık ... ... ... generalin Eskişehir’e CASA uçağı ile götürülmesi, ...'ın Güzelyalı'dan alınıp Çiğli üssüne bırakılması ve Çiğli üssünde tutulan iki amiralin görev yerleri olan Foça'ya helikopter ili götürülmesi şeklindeki legal uçuşlar olduğu,
Filo komutanı yarbay sanık ... ... ve kol komutanı binbaşı sanık ... ...'in filoya gelen uçuş personelinin filo bünyesindeki helikopter ve CASA tipi uçaklara göre görev dağılımını yaptıkları, sanık ... ...'in 4 adet uçak görevlendirmesi yaptığı, sanığa, yardımcı pilot olarak sanık ...'nin belirlendiği 4 numaralı CASA uçağının uçak komutanlığının verildiği, yarbay sanık ... ... ve binbaşı sanık ... ...'in personele birlikte beklemede kalacaklarını söyledikleri,
Özetle; örgütsel irtibatı tespit edilemeyen sanığın, çağrılması üzerine birliğe gelip, uçuş planlamasına dahil edilerek beklemede kalması yönündeki emirlere uymaktan ibaret eylemleri ile ilgili olarak, arama kurtarma görevi yapan uçak pilotu olan sanığın arama kurtarma görevinin gereği olarak zamansız ve gizlilik kaydı ile çağrılmasının daha önce normal zamanlarda da vaki olmuş rutin bir uygulama olması, sanığın bir uçuş veya yasa dışı bir emir icra ettiğinin tespit edilememesi, sıralı komutanlarının ve onların verdikleri emirlerin darbe fiili ile ilgisi olduğunu bildiğinin ispatlamaması, kendisine ve mesai arkadaşlarına verilen emirlerin darbe yanlısı amaç taşıdığını önceden bildiğinin kanıtlanamaması, içeriği müphem veya suç teşkil eden bir uçuş emri alması durumunda bunu icra edip etmeyeceğini tespit etmenin de mümkün olmaması karşısında; atılı Yasama organına karşı suç, Hükümete karşı suç, Anayasayı ihlal, silahlı terör örgütüne üye olma ve silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçlarını işlediğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı suçlardan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Ek iddianamede sanığın atılı Cumhurbaşkanına suikaste teşebbüs suçuna iştirak ettiğine dair soyut ve varsayıma dayalı iddia dışında somut bir delil gösterilmediği, esasen bu suça katıldığına dair bir anlatıma da yer verilmediği, başka sanıklarca Marmaris ilçesinde icraya konulan Cumhurbaşkanına karşı suikast suçunu işlediğine ve yahut bu suça yardım ettiğine dair bir anlatımın bulunmadığı bu suça katıldığının tespit edilemediği, bu suretle atılı suçu işlemediği kabulü ile müsnet suçtan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,

60- Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın suç tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanlığına bünyesinde yer alan Çiğli 2.Ana Jet Üssüne bağlı Kaklıç Hava Meydan Komutanlığında konuşlu 125. Eğitim Filo Komutanlığında yüzbaşı rütbesi ile arama kurtarma helikopter pilotu olarak görev yaptığı,

Sanığın 15/07/2016 tarihinde yıllık izinde olduğu, lojman başvuru için gündüz saatlerinde üsse gelip ayrıldığı, sanıklar filo komutanı yarbay ... ... ve kol komutanı ve filo harekat subay vekili binbaşı ... ...'in bu vesile ile sanığın iznini İzmir'de geçirdiğini anladıkları, mesai sonrasında darbeci sanıklar tarafından yürürlüğe konulan çağırma planı uyarınca kol komutanı ve filo harekat subay vekili binbaşı ... ... tarafından saat 22: 37'de cep telefonundan aranarak nerede olduğunun sorulduğu, İzmir'de olduğunu belirtmesi üzerine görev olduğunu belirterek sanığı mesaiye çağırdığı, aksi sabit olmayan savunmaya göre sanığın izinli olduğunu belirtmesi üzerine sanık ... ...'in izinli olmasının bir önemi olmadığını görev olması nedeniyle filoya gelmesini istemesi üzerine sanığın görevin ne olduğunu sorması üzerine "sorma, çabuk gel" dediği, hemen harekete geçerek sivil kıyafetle saat 23: 00 sularında Kaklıç Hava Meydan Komutanlığı'nda yer alan filosuna geldiği, sanık ... ...'i görüp geldiğini söyleyip ne görevi olduğunu sorduğu, sanık ... ...'in bir açıklama yapmadan CASA uçağına görevlendirildiğini, hemen üzerini değiştirmesini istediği, bunun üzerine sanığın uçuş tulumlarını giyip kol odasında beklemeye başladığı, sanık geldiğinde kol odasında mesai arkadaşları olan pilot sanıklar ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile uçuş teknisyeni olan sanık ...'nin bulunduğu, bir süre sonra odaya pilot sanıklar ..., ...'ın da geldiği, beklemeye başladıkları,
Savunmasına göre kol komutanı ve filo harekat subay vekili olan binbaşı sanık ... ...'in çağırırken kendisine görevin mahiyeti konusunda herhangi bir açıklayıcı bilgi vermediği, geldikten sonra ise Terörle Mücadele Harekatı (TMH 5) görevi kapsamında filoya çağrıldıkları yolunda açıklama yapıldığı, filo komutanı yarbay sanık ... ... ve kol komutanı binbaşı sanık ... ...'in filoya gelen uçuş personelinin filo bünyesindeki helikopter ve CASA tipi uçaklara göre görev dağılımını yaptıkları, yüzbaşı sanık ...'ın helikopter pilotu olduğu, ancak CASA uçağı ile uçma yetkisinin de bulunduğu, önce birinci pilotluğunu sanık ... ...'ın yaptığı CN 235 tipi CASA uçağına 2.pilot olarak planlandığı, ancak daha sonra yerine sanık ...'nın görevlendirildiği, sanığın ise ... ... tarafından 2.helikopter ekibinde görevlendirildiği, yarbay sanık ... ... ve binbaşı sanık ... ...'in personele birlikte beklemede kalacaklarını söyledikleri,
Söz konusu personelin gerek cep telefonları gerekse filodaki kol odasında bulunan televizyon aracılığıyla darbe kalkışmasının ilk hareketliliklerinden haberdar oldukları, medya aracılığıyla edindikleri haberler sonrasında görevin mahiyeti hususunda meraklanmaları üzerine yarbay sanık ...'ın ve binbaşı sanık ... ...'in personeli bir araya topladıkları, yarbay sanık ...'ın görevin mahiyeti konusunda kesin bilgilerinin olmadığını söyleyerek verilen emirlerin Çiğli Üs Komutanı tümgeneral ...'un emirleri olduğunu, bu emirlerin Harekat ve Eğitim Komutanı albay sanık ... tarafından iletildiğini, her şeyin emir komuta zinciri içerisinde cereyan ettiğini, albay sanık ...'ın emirlerini bekleyeceklerini bildirdiklerinin anlaşıldığı,
İddianamede sanığın darbe kalkışması fiiline iştirak olarak kabul edilebilecek somut bir fiilinden bahsedilmediği, o gece üs komutanı olan sanık ...'ın verdiği emir ve talimatlara uyduğu iddia edildiği, ancak sanık tarafından yerine getirilmiş somut bir emirden bahsedilmediği,
Sanığın 15/07/2016 günü filoya geldiği saat 23: 00 sularından, ertesi gün saat 11: 00 sularına kadar filo içinde kaldığı,
Sanığın filoda bulunduğu süre zarfında sanıklar ... ... ve ... ... tarafından bir CASA uçağına pilot olarak planlanıp görevlendirildiği, ancak kendisi ve uçağına fiilen bir uçuş emri verilmediği, beklemede kaldığının anlaşıldığı,

Özetle; örgütsel irtibatı tespit edilemeyen sanığın, izinli olduğu halde amiri tarafından olay günü görevli olduğu birliğe çağrılması üzerine birliğe gelip, uçuş planlamasına dahil edilerek beklemede kalması yönündeki emirlere uymaktan ibaret eylemleri ile ilgili olarak, arama kurtarma görevi yapan filoda helikopter pilotu olağan sanığın arama kurtarma görevinin gereği olarak zamansız ve gizlilik kaydı ile çağrılmasının daha önce normal zamanlarda da vaki olmuş rutin bir uygulama olması, sanığın bir uçuş veya yasa dışı bir emir icra ettiğinin tespit edilememesi, sıralı komutanlarının ve onların verdikleri emirlerin darbe fiili ile ilgisi olduğunu bildiğinin ispatlamaması, kendisine ve mesai arkadaşlarına verilen emirlerin darbe yanlısı amaç taşıdığını önceden bildiğinin kanıtlanamaması, Eskişehir Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi (BHHM) tarafından Genelkurmay Başkanlığının Türkiye Hava Sahasının tüm uçuşlara kapatıldığı yolundaki emrinden haberi olduğunun tespit edimemesi, içeriği müphem veya suç teşkil eden bir uçuş emri alması durumunda bunu icra edip etmeyeceğini tespit etmenin de mümkün olmaması karşısında; mevcut şüphe lehine değerlendirilerek atılı Yasama organına karşı suç, Hükümete karşı suç, Anayasayı ihlal, silahlı terör örgütüne üye olma ve silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçlarını işlediğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı suçlardan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Ek iddianamede sanığın atılı Cumhurbaşkanına suikaste teşebbüs suçuna iştirak ettiğine dair soyut ve varsayıma dayalı iddia dışında somut bir delil gösterilmediği, esasen bu suça katıldığına dair bir anlatıma da yer verilmediği, başka sanıklarca Marmaris ilçesinde icraya konulan Cumhurbaşkanına karşı suikast suçunu işlediğine ve yahut bu suça yardım ettiğine dair bir anlatımın bulunmadığı bu suça katıldığının tespit edilemediği, bu suretle atılı suçu işlemediği kabulü ile müsnet suçtan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,

61- Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Suç tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanlığına bünyesinde yer alan Çiğli 2.Ana Jet Üssüne bağlı Kaklıç Hava Meydan Komutanlığında konuşlu 125. Eğitim Filo Komutanlığında üsteğmen rütbesi ile CASA uçağında uçak komutanı olarak görev yaptığı,
Suç tarihinde arama kurtarma nöbetçisi olduğu anlaşılan sanığın, normal mesaisini müteakip birlikten çıkıp evini gittiği, mesai sonrasında darbeci sanıklar tarafından yürürlüğe konulan çağırma planı uyarınca kol komutanı ve filo harekat subay vekili binbaşı ... ... tarafından saat 23.09'da cep telefonundan aranarak nerede olduğunun sorulduğu, İzmir'de olduğunu belirtmesi üzerine görev olduğunu belirterek sanığı mesaiye çağırdığı, sanığın arama kurtarma görevi olduğunu düşünerek sivil kıyafetle kendi aracı ile yola çıktığı, saat 23.30 sularında Kaklıç üssü nizamiyesinden geçerek görev yaptığı 125 filoya geldiği, filoya sadece kendisi ve arama kurtarma nöbetçilerinin çağrıldığını düşündüğü, ancak geldiğinde çoğu personelin filoda olduğunu gördüğü, filoda filo komutanı sanık ... ..., kol komutanı harekat subay vekili sanık ... ..., mesai arkadaşları olan pilot sanıklar ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile uçuş teknisyeni olan sanıklar ..., ... ve ...'nin bulunduğu, kol odasında beklemeye başladıkları,
Savunmasına göre geldiğinde filo komutanı sanık ... ...'ın kol odasında toplanılması talimatını verdiğini, toplandıklarını, TV'de İstanbul'daki köprülerin kapatılmasını görüp terör eylemi olabileceğini düşündüklerini, sanık ... ...'ın kendilerin görevler verilebileceğini, bu görev için burada toplandıklarını, görev verildiğinde sorgulamadan bu görevleri yerine getirmeleri

gerektiğini söylediği, filo komutanı yarbay sanık ... ... ve kol komutanı binbaşı sanık ... ...'in filoya gelen uçuş personelinin filo bünyesindeki helikopter ve CASA tipi uçaklara göre görev dağılımını yaptıkları, sanık ... ...'in 4 adet uçak görevlendirmesi yaptığı, sanığa sanık ...'ın uçak komutanı olduğu 4 numaralı CASA uçağında yardımcı pilotluk görevini verdiği, yarbay sanık ... ... ve binbaşı sanık ... ...'in personele birlikte beklemede kalacaklarını söyledikleri,
Söz konusu personelin gerek cep telefonları gerekse filodaki kol odasında bulunan televizyon aracılığıyla darbe kalkışmasının ilk hareketliliklerinden haberdar oldukları, medya aracılığıyla edindikleri haberler sonrasında görevin mahiyeti hususunda meraklanmaları üzerine yarbay sanık ...'ın ve binbaşı sanık ... ...'in personeli bir araya topladıkları, yarbay sanık ...'ın görevin mahiyeti konusunda kesin bilgilerinin olmadığını söyleyerek verilen emirlerin Çiğli Üs Komutanı tümgeneral ...'un emirleri olduğunu, bu emirlerin Harekat ve Eğitim Komutanı albay sanık ... tarafından iletildiğini, her şeyin emir komuta zinciri içerisinde cereyan ettiğini, albay sanık ...'ın emirlerini bekleyeceklerini bildirdikleri,
İddianamede sanığın darbe kalkışması fiiline iştirak olarak kabul edilebilecek somut bir fiilinden bahsedilmediği, o gece üs komutanı olan sanık ...'ın verdiği emir ve talimatlara uyduğunun iddia edildiği, ancak sanık tarafından yerine getirilmiş somut bir emirden bahsedilmediği
Sanığın 15/07/2016 günü filoya geldiği saat 23: 30 sularından, ertesi gün saat 11: 00 sularına kadar filo içinde kaldığı
Sanığın filoda bulunduğu süre zarfında sanıklar ... ... ve ... ... tarafından bir CASA uçağına pilot olarak planlanıp görevlendirildiği, ancak kendisi ve uçağına fiilen bir uçuş emri verilmediği, beklemede kaldığının anlaşıldığı,
Araştırma sonuçlarına göre; sanığın Bylock kullanmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluşlarına üye olmadığı, iltisaklı çalışma kaydı, gazete, dergi aboneliği bulunmadığı, Fetö/Pdy üyesi mahrem imamların gizli arama yöntemlerine uygun olarak ardışık veya şüpheli bir aranmasının tespit edilemediği, el konulan dijital ve yazılı materyallerde suç ve suç unusuruna rastlanılmadığı, HTS kayıtlarında şüpheli bir görüşmenin tespit edilemediği, Fetö/Pdy üyesi olduğuna dair tanık beyanı bulunmadığı,
Özetle; örgütsel irtibatı tespit edilemeyen sanığın, arama kurtarma nöbetçisi olduğu için amiri tarafından olay günü görevli olduğu birliğe çağrılması üzerine birliğe gelip, uçuş planlamasına dahil edilerek beklemede kalması yönündeki emirlere uymaktan ibaret eylemleri ile ilgili olarak, arama kurtarma görevi yapan uçak pilotu olan sanığın arama kurtarma görevinin gereği olarak zamansız ve gizlilik kaydı ile çağrılmasının daha önce normal zamanlarda da vaki olmuş rutin bir uygulama olması, sanığın bir uçuş veya yasa dışı bir emir icra ettiğinin tespit edilememesi, sıralı komutanlarının ve onların verdikleri emirlerin darbe fiili ile ilgisi olduğunu bildiğinin ispatlamaması, kendisine ve mesai arkadaşlarına verilen emirlerin darbe yanlısı amaç taşıdığını önceden bildiğinin kanıtlanamaması, içeriği müphem veya suç teşkil eden bir uçuş emri alması durumunda bunu icra edip etmeyeceğini tespit etmenin de mümkün olmaması karşısında; mesleki bilgisi, olayın gerçekleştiği yer ve zaman itibariyle verilen emirlerin, TCK'nın 24/1-4 ve 30/3. maddeleri kapsamında hizmete ilişkin olmadığını ve amirin emrinin adli ve askeri bir suç maksadını ihtiva eden bir fiile müteallik olduğunu bilebilecek durumda olmadığı, atılı Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs, Silahlı terör örgütüne üye olma suçlarını işlediğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,

62- Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı Çiğli 2. Ana Jet Üssünde bulunan Kaklıç Hava Meydan Komutanlığında konuşlu 125. eğitim filosunda uçuş teknisyeni astsubay kıdemli başçavuş olarak görev yaptığı, sanığın, 15/07/2016 günü saat 07.30 sularında filoya geldiği, bekler nöbetçisi olduğu, nöbetinin ertesi gün saat 09.00'da biteceği, bu nedenle mesai sonrası nöbetçi olduğu için filoda kaldığı, uçuş teknisyenlerinin bulunduğu bölümden fens denilen bölüme geçtiği, dış göreve giden 2 uçağın filoya dönüşünün beklendiği, filoda Kütahya ilinden dönen uçağın teknisyeni başçavuş ... ile ayrıca kol komutanı binbaşı sanık ... ..., filo komutanı sanık ... ...'ın bulunduğu, saat 18.30 sularında sanık ... ...'in Kütahya'dan dönen uçağın pilotları olan üsteğmen sanıklar ... ve ...'i sorduğu, filodan ayrıldığını öğrendiği, filo komutanı ... ...'ın, ... ...'ten üsten ayrılan adı geçen pilotları filoya çağırmasını istediği, sanık ... ...'in telefonla arayıp çağırması üzerine bir süre sonra üsteğmen sanıklar ... ve ...'in akabinde uçuş ekiplerinde yer alan teknisyen başçavuş ...'ın filoya sivil olarak geldikleri, sanığın söz konusu personelin filoya çağrılış nedenlerini bildiğinin tespit edilemediği, ayrıca olay günü nöbetçi olmasının özel bir ayarlanma ile sağlandığının tespit edilemediği,
Akabinde sanığın filoda nöbet yerinde ve zaman zaman kol odası ve FENS denilen yerlerde vakit geçirdiği, filo içindeki gelişmelere gördüğü ve duyduğu kadarıyla şahit olduğu, TV'den İstanbul'daki köprülerde olağandışı askeri hareketliliği görüp terör saldırısıyla ilişkilendirdiği, filoda binbaşı sanık ... ... ve üsteğmen sanık ...'nın telefonları ile personeli arayarak çağırmaya başladıkları, bunun üzerine peyder pey filoda görevli pilot ve teknisyenlerin filoya geldikleri, filo komutanı ... ... ve kol komutanı sanık ... ...'in gelen personele uçuş kıyafetlerini giyerek hazırda beklemeleri talimatını verdikleri, ayrıntısı gerekçeli kararın giriş kısmında açıklandığı üzere, gelen personelden pilot sanıklardan bazılarının sanıklar ... ... ve ... ...'a ülkede darbe kalkışmasına ilişkin haberleri izlediklerini, niçin çağrıldıklarını sordukları, onların da emir komuta zincirine bağlı olduklarını ifade ettikleri,
Sanığın filoda bulunduğu süre zarfında filodan bir helikopterin havalanarak Ege ordu komutanlığına gittiğini, hava kuvvetleri kurmay başkanı korgeneral ... ... filoya geldiğini, bir müddet bekledikten sonra saat 04.00 sularında CASA uçağıyla Eskişehir'e gittiğini duyup öğrendiği, TVdeki gelişmelerden ve internet haber kaynaklarından ülkemizde yaşanan darbe kalkışmasıyla ilgili gelişmeleri öğrendiği,
İddianamede sanığın darbe kalkışması fiiline iştirak olarak kabul edilebilecek somut bir fiilinden bahsedilmediği, o gece üs komutanı olan sanık ...'ın verdiği emir ve talimatlara uyduğunun iddia edildiği, ancak sanık tarafından yerine getirilmiş somut bir emirden bahsedilmediği, kendi birliği olan Çiğli 2.Ana Jet Üssünde yaşanan ve gerekçeli kararın giriş kısmında anlatılan darbe kalkışmasına ve Cumhurbaşkanına suikaste ilişkin fiilere iştirak ettiğine, aktif rol üstlendiğine dair bir delil de elde edilemediği,
Sanığın, atılı Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçlarını işlediğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğuna dair soyut iddia dışında delil elde edilememesi, söz konusu ankesörlü hattan yapılan aramaların örgütsel kriterlere uygun olmaması, sanığın aleyhinde FETÖ örgütüyle iltisaklı olduğuna dair beyan, delil veya belge elde edilememesi,

dijital materyallerinden suç ve suç unsuruna rastlanılmaması, araştırma sonuçların da sanık aleyhine bir delil elde edilememesi karşısında mevcut şüphe lehine değerlendirilerek atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,

63- Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın suç tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanlığına bünyesinde yer alan Çiğli 2.Ana Jet Üssüne bağlı Kaklıç Hava Meydan Komutanlığında konuşlu 125. Eğitim Filo Komutanlığında astsubay kıdemli başçavuş rütbesi ile öğretmen uçuş helikopteri teknisyeni olarak görev yaptığı
Filo komutanı olan Yarbay sanık ... ...'ın Kol Komutanı Binbaşı sanık ... ... ile birlikte emirler vererek Kütahya'dan personel nakil görevinden henüz dönmüş olan sanık Pilot Üsteğmen ... ve sanık Pilot Üsteğmen ...'in de filoya dönmelerini sağladıkları, ardından da ikinci bir emirle filoda görevli pilot ve uçuş teknisyen ekiplerini sözde Terörle Mücadele Harekatı (TMH) görevi kapsamında filoya çağırdıkları, verilen bu emir doğrultusunda Pilot Binbaşı sanık ..., Pilot Binbaşı ... ..., Pilot Yüzbaşı sanık ... ..., Pilot Yüzbaşı sanık ..., Pilot Yüzbaşı sanık ..., Pilot Yüzbaşı sanık ..., Pilot Yüzbaşı sanık ..., Pilot Üsteğmen sanık ..., Pilot Üsteğmen sanık ..., Pilot Üsteğmen sanık ..., Pilot Üsteğmen sanık ..., Pilot Üsteğmen sanık ..., Uçuş Teknisyeni Astsubay sanık ..., Uçuş Teknisyeni Astsubay sanık ..., Uçuş Teknisyeni Astsubay sanık ..., Uçuş Teknisyeni Astsubay sanık ...'in nöbetçi ve görevli olmadıkları halde filoya geldikleri, gelen personelin iki helikopter ile dört CASA tipi uçağın pilot ve uçuş teknik ekibi oldukları, Binbaşı sanık ... ...'in yürürlüğe konulan çağırma planı uyarınca söz konusu personeli çağırırken kendilerine görevin mahiyeti konusunda herhangi bir açıklayıcı bilgi vermediği;
Yarbay sanık ... ... ve Binbaşı sanık ... ...'in filoya gelen uçuş personelinin filo bünyesindeki helikopter ve CASA tipi uçaklara göre görev dağılımını yaptıkları, personel ile birlikte beklemede kalacaklarını söyledikleri, söz konusu personelin gerek cep telefonları gerekse filodaki kol odasında bulunan televizyon aracılığıyla darbe kalkışmasının ilk hareketliliklerinden haberdar oldukları, medya aracılığıyla edindikleri haberler sonrasında görevin mahiyeti hususunda meraklanmaları üzerine Yarbay sanık ...'ın ve Binbaşı sanık ... ...'in personeli bir araya topladıkları, Yarbay sanık ...'ın görevin mahiyeti konusunda kesin bilgisinin olmadığını söyleyerek verilen emirlerin Çiğli Üs Komutanı Tümgeneral ...'un emirleri olduğunu, bu emirlerin Harekat ve Eğitim Komutanı Albay sanık ... tarafından iletildiğini, her şeyin emir komuta zinciri içerisinde cereyan ettiğini, Albay sanık ...'ın emirlerini bekleyeceklerini bildirdiği,
Sanığın filoda bulunduğu süre zarfında sanıklar ... ... ve ... ... tarafından 544 kuyruk numaralı Couger helikopterine teknisyen olarak planlanıp görevlendirildiği, ancak bu helikopterin fiilen bir uçuş icra etmediği, sanığın 16/09/2016 günü öğlen saatlerinde 647 kuyruk numaralı UH-1H tipi helikopter ile ...'ı kendi komutanlığına götürme şeklindeki yasal ve izinli uçuş dışında bir uçuşa katılmadığı, üs içinde beklemede kaldığı,
Sanığın filoda bulunduğu süre zarfında evvela 547 kuyruk numaralı Couger tipi helikoptere teknisyen olarak planlanıp görevlendirildiği, beklemede kalmasının ve helikopterleri uçuşa hazırlamasının istendiği, filoda kalmaya devam ettiği, yasal ve izinli uçuş dışında fiilen bir uçuşa

katılmadığı, ancak yukarıda açıklandığı üzere BHM onayı ve izni ile öğlen saatlerinde bir adet yasal uçuş gerçekleştirdiği, gece boyunca verilecek bir görev için hazır beklediği, hazır vaziyette beklemenin de darbe kalkışmasına iştirak olarak kabul edilebileceği haklı olarak akla gelebilir ise de; ülkemizde bir çok askeri birlikte darbeci komutanların personel çağrı planı, acil toplanma planı adı altında bir çok personeli birliklere çağırdıkları, çok sayıda personelin de emir komuta zinciri ve katı bir ... itaat sistemini benimsemiş Türk askeri mevzuatı ve teamülleri gereği bu emirlere istinaden birliklerine gelip ertesi gün sabah saatlerine kadar birlik içinde bekledikleri bilinen bir husus olup, ... ve şartlara göre her üsse gelen personelin hazır kıta bekleyerek darbe fiiline iştirak ettiklerini peşinen kabul etmenin mümkün olmadığı
Sanığın, kendi birliği olan Çiğli 2.Ana Jet Üssünde ve Kaklıç Hava Meydan Komutanlığında yaşanan ve gerekçeli kararın giriş kısmında anlatılan darbe kalkışmasına ilişkin fiilere iştirak ettiğine, aktif rol üstlendiğine, kanunsuz bir emir alıp icra ettiğine, kanunsuz bir emir verdiğine, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü tarafından planlanan darbe teşebbüsü suçuna ilişkin planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olduğuna, darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri, görevleri kabullenerek ülke çapındaki icra hareketleriyle nedensel bir değer taşıyan icra hareketlerini gerçekleştirdiğine dair bir delil elde edilemediği,
Özetle; sanığın, nöbetçi olmadığı halde amirleri tarafından olay günü görevli olduğu birliğe çağrılması üzerine birliğe gelip, uçuş planlamasına dahil edilerek beklemede kalması yönündeki emirlere uymaktan ibaret eylemleri ile ilgili olarak, arama kurtarma görevi yapan filoda helikopter uçuş teknisyeni olan sanığın arama kurtarma görevinin gereği olarak zamansız ve gizlilik kaydı ile çağrılmasının daha önce normal zamanlarda da vaki olmuş rutin bir uygulama olması, sanığın bir uçuş veya yasa dışı bir emir icra ettiğinin tespit edilememesi, uçuşa hazırlanmasına aracılık ettiği 550 kuyruk numaralı helikopterin yasa dışı bir amaç için uçacağını bildiğinin ispatlanmaması, sıralı komutanlarının ve onların verdikleri emirlerin darbe fiili ile ilgisi olduğunu bildiğinin ispatlamaması, kendisine ve mesai arkadaşlarına verilen emirlerin darbe yanlısı amaç taşıdığını önceden bildiğinin kanıtlanamaması, Eskişehir Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi (BHHM) tarafından Genelkurmay Başkanlığının Türkiye Hava Sahasının tüm uçuşlara kapatıldığı yolundaki emrinden haberi olduğunun tespit edimemesi, içeriği müphem veya suç teşkil eden bir uçuş emri alması durumunda bunu icra edip etmeyeceğini tespit etmenin de mümkün olmaması karşısında; mevcut şüphe lehine değerlendirilerek atılı Yasama organına karşı suç ve Anayasayı ihlal suçlarını işlediğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı suçlardan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Tanıklar ... ... ve ...'nın ardışık arama raporu ve birbiri ile uyumlu iddiayı doğrulayan beyanları, Muğla suikast davası sanığı ...'nun kendisiyle ilgili yürütülen soruşturma sırasında şüpheli sıfatıyla müdafii huzuru ile alınan ve diğer tanık ve ankesör raporu ile örtüşen sanığın Fetö/Pdy mensubu olduğun dair beyanı, ardışık arama raporu hep birlikte değerlendirildiğinde, suçtan kurtulmaya dönük inkar içerikli savunmaya itibar edilmeyerek, sanığın FETÖ/PDY örgütü ile ... süredir süreklilik ve çeşitlilik arz eden ilişkisinin bulunduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün asker üyeleriyle gizliliği sağlamak amacıyla oluşturduğu yöntem kapsamında kimliği tespit edilemeyen mahrem imam vasfındaki örgüt üyesi veya üyeleri tarafından sabit hatlardan değişik tarihlerde arandığı, örgütsel anlamda örgüt ideolojisinin aşılanması, sürdürülmesi, birlik içinden istihbarat toplanması, örgüte finansal destek sağlanması amacıyla periyodik aralıklarla yapılan örgütsel toplantı-sohbetlere katıldığı, bu fiillerinin devamlılık, çeşitlilik arz ettiği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu kabul edilerek silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği,

64-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın suç tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanlığına bünyesinde yer alan Çiğli 2.Ana Jet Üssüne bağlı Kaklıç Hava Meydan Komutanlığında konuşlu 125. Eğitim Filo Komutanlığında üsteğmen rütbesi ile ulaştırma pilotu olarak görev yaptığı,
Suç tarihinde arama kurtarma bekler nöbetçisi olduğu anlaşılan sanığın, aksi sabit olmayan savunmasına göre normal mesaisini müteakip birlikten çıkıp kız arkadaşı ile birlikte bir düğüne gittiği, aksi sabit olmayan savunmasına göre filoya gelinceye kadar TV, haber izleme olanağının ve imkanının bulunmadığı, saat 22.55 ve 22.57'de mesai arkadaşı olap pilot sanık ... tarafından arandığı, filoya gelmesi gerektiğinin, görev olduğunun, görevin ayrıntısını bilmediğinin söylendiği, bunun üzerine eve gidip hazırlanıp sivil kıyafetle saat 23.40 sularında Kaklıç'ta bulunan 125 filoya geldiği, sanık ... ile eş zamanlı olarak filoya geldiği, filo komutanı yarbay sanık ... ...'ın kendilerini koridorda görüp yanına çağırdığı, orada çağrılabilecek olan tüm filo personelinin çağrılmış ve gelmiş olduğunu gördüğü, ... ...'ın, bir emir görev verilirse bunun emir komuta zinciri dahilinde verileceğini şuan için yapacak bir şeylerinin olmadığını söyleyerek beklemeleri talimatı verdiği, kol odası diye tabir ettiğimiz yere geçip beklemeye başladığı, buradaki TV'den ilk kez darbe kalkışmasına dair haberlere yansıyan görüntü ve haberleri gördüğü,
O gece filoda filo komutanı sanık ... ..., kol komutanı harekat subay vekili sanık ... ..., mesai arkadaşları olan pilot sanıklar ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile uçuş teknisyeni olan sanıklar ..., ... ve ...'nin bulunduğu, adı geçenlerin hepsinin aynı zamanda filoya gelmediği, peyder pey geldikleri,
Savunmasına göre geldiğinde arkadaşı olan sanık ... ile filo komutanı sanık ... ... arasında geçen konuşma ve filo komutanının kol odasında toplanıldığı sıradaki açıklamalarını öğrendiği, odada TV'den kalkışmaya ilişkin haberleri ve devlet büyüklerinin açıklamalarını dinlediği, filo komutanı yarbay sanık ... ... ve kol komutanı binbaşı sanık ... ...'in filoya gelen uçuş personelinin filo bünyesindeki helikopter ve CASA tipi uçaklara göre görev dağılımını yaptıkları, bu kapsamda 4 adet uçak, 2 adet helikopter görevlendirmesi yapıldığı, sanığın da bu kapsamda görevlendirildiği,
Söz konusu personelin gerek cep telefonları gerekse filodaki kol odasında bulunan televizyon aracılığıyla darbe kalkışmasının ilk hareketliliklerinden haberdar oldukları, medya aracılığıyla edindikleri haberler sonrasında görevin mahiyeti hususunda meraklanmaları üzerine yarbay sanık ...'ın ve binbaşı sanık ... ...'in personeli bir araya topladıkları, yarbay sanık ...'ın görevin mahiyeti konusunda kesin bilgilerinin olmadığını söyleyerek verilen emirlerin Çiğli Üs Komutanı tümgeneral ...'un emirleri olduğunu, bu emirlerin Harekat ve Eğitim Komutanı albay sanık ... tarafından iletildiğini, her şeyin emir komuta zinciri içerisinde cereyan ettiğini, albay sanık ...'ın emirlerini bekleyeceklerini bildirdikleri,
İddianamede sanığın darbe kalkışması fiiline iştirak olarak kabul edilebilecek somut bir fiilinden bahsedilmediği, o gece üs komutanı olan sanık ...'ın verdiği emir ve talimatlara uyduğunun iddia edildiği, ancak sanık tarafından yerine getirilmiş somut bir emirden bahsedilmediği, sanığın 15/07/2016 günü filoya geldiği saat 23.40 sularından, ertesi gün saat 11.00 sularına kadar filo içinde kaldığı,
Sanığın filoda bulunduğu süre zarfında sanıklar ... ... ve ... ... tarafından bir CASA uçağına pilot olarak planlanıp görevlendirildiği, ancak kendisi ve uçağına fiilen bir uçuş emri verilmediği, beklemede kaldığı,

Özetle; örgütsel irtibatı tespit edilmiş ise de; sanığın, arama kurtarma nöbetçisi olduğu için amiri tarafından olay günü görevli olduğu birliğe çağrılması üzerine birliğe gelip, uçuş planlamasına dahil edilerek beklemede kalması yönündeki emirlere uymaktan ibaret eylemleri ile ilgili olarak, arama kurtarma, ulaştırma görevi yapan uçak pilotu olan sanığın arama kurtarma görevinin gereği olarak zamansız ve gizlilik kaydı ile çağrılmasının daha önce normal zamanlarda da vaki olmuş rutin bir uygulama olması, sanığın bir uçuş veya yasa dışı bir emir icra ettiğinin tespit edilememesi, sıralı komutanlarının ve onların verdikleri emirlerin darbe fiili ile ilgisi olduğunu bildiğinin ispatlamaması, kendisine ve mesai arkadaşlarına verilen emirlerin darbe yanlısı amaç taşıdığını önceden bildiğinin kanıtlanamaması, içeriği müphem veya suç teşkil eden bir uçuş emri alması durumunda bunu icra edip etmeyeceğini tespit etmenin de mümkün olmaması karşısında; atılı Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçlarını işlediğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı suçlardan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Ardışık arama raporu karşısında, suçtan kurtulmaya dönük inkar içerikli savunmaya itibar edilmeyerek, sanığın FETÖ/PDY örgütü ile ... süredir süreklilik ve çeşitlilik arz eden ilişkisinin bulunduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün asker üyeleriyle gizliliği sağlamak amacıyla oluşturduğu yöntem kapsamında kimliği tespit edilemeyen mahrem imam vasfındaki örgüt üyesi veya üyeleri tarafından sabit hatlardan değişik tarihlerde arandığı, tespit edilebildiği kadarıyla 2014 yılından beri örgütsel anlamda örgüt ideolojisinin aşılanması, sürdürülmesi, askeri birlik içinden istihbarat toplanması, örgüte finansal destek sağlanması amacıyla periyodik aralıklarla yapılan örgütsel toplantı-sohbetlere katıldığı, bu fiillerinin devamlılık, çeşiklilik arz ettiği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu kabul edilerek silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği,

65- Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Suç tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanlığına bünyesinde yer alan Çiğli 2.Ana Jet Üssüne bağlı Kaklıç Hava Meydan Komutanlığında konuşlu 125. Eğitim Filo Komutanlığında binbaşı rütbesi ile arama kurtarma helikopter pilotu, kol komutanı olarak görev yaptığı,
Sanığın 15/07/2016 tarihinde saat 16.00 sularında üsten ayrıldığı, dışarda olduğu sırada saat 22.58'de filo harekat subay vekili binbaşı sanık ... ...'in sanığı aradığı, 58 saniyelik görüşmede, sanık ... ...'in "filo komutanı acilen tulumlu olarak filoda olmamızı emrediyor, ama şuan da o konuyla mı alakalı yani bu terör saldırısıyla alakalı mı, olabilir ama kesin bir emir yok yani kesin bir bilgi yok acilen hemen filoya gelmeniz gerekiyor" demesi üzerine evine giderek uçuş tulumlarını giyip yetkili amir tarafından çağrıldığını düşünerek hazırlanıp yola çıktığı, saat 23.45 sularında üsse giriş yaparak filosuna gittiği,
Sanık üsse vardığında, üste sanıklar ... ..., ... ..., üsteğmen ..., üsteğmen ..., ... ve diğer bir kısım pilotların orada oldukları, CN 235 CASA kargo uçaklarının uçuş ekibi ... ve ...'nın uçuşa hazır halde bekledikleri, daha sonra yüzbaşı ..., üsteğmen ... ve teknisyen ...'nın da geldikleri, akabinde pey der pey çağrılan diğer personelin de üsse geldikleri,
Sanık üsse geldikten sonra, aksi sabit olmayan savunmaya göre; sanıklar ... ... ve ... ...'a niçin çağrıldığını, görevin ne olduğunu sorduğunu, filo komutanı ... ...'ın "... olaylar var, terör olayları olabilir biz de bilmiyoruz, net bir emir yok, şuanda kesin bir emir yok, ileride ihtiyaç olabileceği binaen sıralı amirlerimizin emir verdiği emirler doğrultusunda çağırdık sizi" dediği,

Akabinde sanığın, ... ...'in elinde personel listesi ile ilgilendiğini, bir kısım personele uçuş görevi planlaması yapıldığına dair bir kağıt gördüğü, buna göre kendisinin 3.CASA uçağında yardımcı pilot olarak planlandığı,
Sanık ve diğer pilot olan sanıkların gerek cep telefonları gerekse filodaki kol odasında bulunan televizyon aracılığıyla darbe kalkışmasının ilk hareketliliklerinden haberdar oldukları, medya aracılığıyla edindikleri haberler sonrasında görevin mahiyeti hususunda meraklanmaları, sanık ...'ın darbe kalkışması olduğunu belirtip kendilerinin hangi tarafta yer aldıklarını sorması üzerine, yarbay sanık ... ...'ın ve binbaşı sanık ... ...'in personeli bir araya topladıkları, yarbay sanık ... ...'ın görevin mahiyeti konusunda kesin bilgilerinin olmadığını söyleyerek verilen emirlerin Çiğli Üs Komutanı tümgeneral ...'un emirleri olduğunu, bu emirlerin Harekat ve Eğitim Komutanı albay sanık ... tarafından iletildiğini, her şeyin emir komuta zinciri içerisinde cereyan ettiğini, albay sanık ...'ın emirlerini bekleyeceklerini bildirdikleri,
Sanığın bahsettiği kol odasında mesai arkadaşları olan pilot sanıklar ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile uçuş teknisyeni olan sanık ..., pilot sanıklar ...'ın bulunduğu, burada beklemeye başladıkları, aksi sabit olmayan savunmaya göre, sanığın genel olarak sabah saatlerine kadar kol odasında beklediği,
İddianamede sanığın darbe kalkışması fiiline iştirak olarak kabul edilen fiillerin;

1-Çağrılması üzerine üsse gelmesi, kendisine verilen görevleri yerine getirmesi,

2-Sanık ...’ı üsse getiren helikopteri kullanması,

3-Katılan amiraller ... ... ... ve ...'i aynı helikopter ile Foça Amfibi Üs Komutanlığına götürmesi olarak gösterildiği,
Çiğli 2.Ana Jet Üssü'nün 27/07/2016 tarih ve 16 sayılı cevabi yazısından ve kule telsiz konuşmaları ile Kaklıç Kule'de o gece görevle olan tanık ...'in beyanlarından da anlaşılacağı üzere; sanığın pilot olarak icra ettiği söz konusu uçuşlar darbe karşıtı faaliyeti yürüten Eskişehir Birleştirilmiş Hava Hareket Merkezi tarafından planlanan ve yapılması istenen izinli ve yasal uçuşlar olduğu,
Sanığın 15/07/2016 günü filoya geldiği saat 23.45 sularından, ertesi gün saat 13: 00 sularına kadar filo içinde kaldığı, sanığın filoda bulunduğu süre zarfında sanıklar ... ... ve ... ... tarafından bir CASA uçağına 2.pilot olarak planlanıp görevlendirildiği, ancak CASA uçağı ile bir uçuşa katılmadığı, üs içinde beklemede kaldığı,
Özetle; örgütsel irtibatı tespit edilemeyen sanığın, nöbetçi olmadığı halde amiri tarafından olay günü görevli olduğu birliğe çağrılması üzerine birliğe gelip, uçuş planlamasına dahil edilerek beklemede kalması yönündeki emirlere uymaktan ibaret eylemleri ile ilgili olarak, arama kurtarma görevi yapan filoda helikopter pilotu olağan sanığın arama kurtarma görevinin gereği olarak zamansız ve gizlilik kaydı ile çağrılmasının daha önce normal zamanlarda da vaki olmuş rutin bir uygulama olması, sanığın bir uçuş veya yasa dışı bir emir icra ettiğinin tespit edilememesi, sıralı komutanlarının ve onların verdikleri emirlerin darbe fiili ile ilgisi olduğunu bildiğinin ispatlamaması, kendisine ve mesai arkadaşlarına verilen emirlerin darbe yanlısı amaç taşıdığını önceden bildiğinin kanıtlanamaması, Eskişehir Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi (BHHM) tarafından Genelkurmay Başkanlığının Türkiye Hava Sahasının tüm uçuşlara kapatıldığı yolundaki emrinden haberi olduğunun tespit edilememesi, içeriği müphem veya suç teşkil eden bir uçuş emri alması durumunda bunu icra edip etmeyeceğini tespit etmenin de mümkün olmaması karşısında; mevcut

şüphe lehine değerlendirilerek atılı Anayasa'yı ihlal, Yasama organına karşı suç, Silahlı terör örgütüne üye olma suçlarını işlediğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı suçlardan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,

66- Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Suç tarihinde Hava Kuvvetleri Komutanlığına bünyesinde yer alan Çiğli 2.Ana Jet Üssüne bağlı Kaklıç Hava Meydan Komutanlığında konuşlu 125. Eğitim Filo Komutanlığında yüzbaşı rütbesi ile arama kurtarma helikopter pilotu olarak görev yaptığı
Sanığın 15/07/2016 tarihinde mesai sonrası üsten ayrıldığı, ikamet ettiği lojmanda iken saat 21.03'te filo harekat subay vekili binbaşı sanık ... ...'in kullandığı 0-533-... numaralı hattından sanığın kullandığı ... hattı aradığı, ancak sanığın fark etmediği, saat 21.05'te aramayı fark etmesi üzerine komutanı olan ... ...'i aradığı, ... ...'in kendisine nerede olduğunu sorup, ikametinde olduğunu öğrenince mesaiye gelmesini emrettiği, sanığın da arama kurtarma faaliyeti için yetkili amir tarafından çağrıldığını düşünerek hazırlanıp yola çıktığı, saat 21.20'de kartını okutarak üsse giriş yaparak filosuna gittiği, sanığın nöbetçi olmadığı halde, nöbetçi arama kurtarma ekiplerine takviye pilot olarak çağrıldığını düşündüğü için üsse gittiğini savunduğu,
Sanık üsse vardığında, üste sanıklar ... ..., ... ..., üsteğmen ..., üsteğmen ...'nın oldukları, CN 235 CASA kargo uçaklarının uçuş ekibi ... ve ...'nın uçuşa hazır halde bekledikleri, daha sonra yüzbaşı ..., üsteğmen ... ve teknisyen ...'nın da geldikleri, akabinde pey der pey çağrılan diğer personelin de üsse geldikleri,
Sanık üsse geldikten sonra, ... ...'e niçin çağrıldığını, görevin ne olduğunu sorduğunu, onun da şu an belli değil emir bekliyoruz, siz uçuş kaskınızı hazırlayın dediğini ifade ettiğini beyan ettiği,
Akabinde saat 22.00 sularında sanık ... ... tarafından iki helikopterli uçuş için ekip planlaması yapıldığı, plana göre birinci ekipte; sanık ...'in 1.pilot, sanık ... ...'in 2.pilot, uçuş teknisyeninin astsubay sanık ... olacağı,
Aksi sabit olmayan savunmaya göre, sanığın filoya gittiğinde niçin çağrıldığını, görevin mahiyetini defalarca sormasına rağmen sıralı komutanları olan ... ... ve ... ...'ın görev konusunda bilgi vermedikleri, bu durumdan rahatsızlık duyarak durumu 125. Filo Komutanlığındaki diğer güvendiği personel ile paylaştığı, televizyondan İstanbul Boğaz Köprüsünün kapatıldığını, Ankara'da jetlerin alçak uçuş yaptığını gördüğü, filo komutanı ... ...'ın, tefrik öncesi süreçte Anayasayı ihlal suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık ...'a uçuş emri verdiği, nöbetçi uçak bakım subayı ...'ın filo komutanından helikopterin niçin kalktığını öğrenmek için filoya geldiği, sanığın, kendisini bina dışına çağırarak uçuş ile ilgili görev bilgisi verilmediğinden duyduğu rahatsızlığı paylaştığı ve bir bahane bularak uçmayacağını söylediği, akabinde filo binasının içerisine girerek kol odasında televizyondaki gelişmeleri takip ettiği, burada Televizyonda Başbakanın TSK içerisinde emir komuta zincirine uymayan küçük bir grubun kalkışma açıklamasını izledikleri, tanık ... ve sanıkla muhatap olan sanıklar bu savunmaları doğrular şekilde beyanda bulunmuşlardır.
Sanık ve söz konusu personelin gerek cep telefonları gerekse filodaki kol odasında bulunan televizyon aracılığıyla darbe kalkışmasının ilk hareketliliklerinden haberdar oldukları, medya aracılığıyla edindikleri haberler sonrasında görevin mahiyeti hususunda meraklanmaları üzerine yarbay sanık ...'ın ve binbaşı sanık ... ...'in personeli bir araya topladıkları, yarbay

sanık ...'ın görevin mahiyeti konusunda kesin bilgilerinin olmadığını söyleyerek verilen emirlerin Çiğli Üs Komutanı tümgeneral ...'un emirleri olduğunu, bu emirlerin Harekat ve Eğitim Komutanı albay sanık ... tarafından iletildiğini, her şeyin emir komuta zinciri içerisinde cereyan ettiğini, albay sanık ...'ın emirlerini bekleyeceklerini bildirdikleri,
Sanığın bahsettiği kol odasında mesai arkadaşları olan pilot sanıklar ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile uçuş teknisyeni olan sanık ...'nin bulunduğu, bir süre sonra odaya pilot sanıklar ..., ...'ın da geldiği, beklemeye başladıkları,
Aksi sabit olmayan ve sanık ... tarafında da doğrulanan savunmaya göre, sanığın arkadaşı olan pilot yüzbaşı ...'ı hava alalım bahanesiyle bina dışına çıkarıp, görevin içeriğinin bildirilmemesi, ülkede yaşanan olaylar ile ilgili duyduğu rahatsızlığı paylaştığı, kanunsuz hiçbir emri uygulamayacağını ifade ettikleri, saat 23.30-23.45 civarlarında filo komutanı ... ...'ın kendisini çağırıp boş bir odaya götürdüğü, emirleri niçin sorguladığı, insanların kafasını karıştırdığı için kızıp bir müddet sonra planlanan uçuş görevinden çıkarttığı, görevi ...'a verdiği, 00.50 sularında kendisine bir görev olursa gece görüş kabiliyeti olmayan 1969 model UH-1H helikopterin 1.pilotunun kendisi, 2. pilotunun ise sanık ... olacağını söylediği, bir süre sonra teknisyen astsubay sanık ...'nin sanığın yanına gelerek, ilk planlamada görevlendirildiği helikopterin yakıt durumu hakkında bilgi verdiği, sanığın da o uçuş planından çıkarıldığını, görevin ...'a verildiğini söyleyerek yanından gönderdiği, sanık ... ... 'ın da savunmalarında, sanığı endişeli gördüğü için uçuş planından çıkaradığını, yerine ...'ı planladığını ifade ederek savunmasını doğruladığı,
Tanıklar ..., sanıklar ... ve ...' un sanığın görev ve planlamalarla ilgili endişelerinin dile getirip, sorguladığına dair savunmalarını doğrular şekilde beyanda bulundukları,
Sanığın olay gecesi fiilen hiç bir uçuş faaliyetine katılmadığı,
Özetle; örgütsel irtibatı tespit edilemeyen sanığın, nöbetçi olmadığı halde amiri tarafından olay günü görevli olduğu birliğe çağrılması üzerine birliğe gelip, uçuş planlamasına dahil edilerek beklemede kalması yönündeki emirlere uymaktan ibaret eylemleri ile ilgili olarak, arama kurtarma görevi yapan filoda helikopter pilotu olağan sanığın arama kurtarma görevinin gereği olarak zamansız ve gizlilik kaydı ile çağrılmasının daha önce normal zamanlarda da vaki olmuş rutin bir uygulama olması, sanığın bir uçuş veya yasa dışı bir emir icra ettiğinin tespit edilememesi, sıralı komutanlarının ve onların verdikleri emirlerin darbe fiili ile ilgisi olduğunu bildiğinin ispatlamaması, kendisine ve mesai arkadaşlarına verilen emirlerin darbe yanlısı amaç taşıdığını önceden bildiğinin kanıtlanamaması, Eskişehir Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi (BHHM) tarafından Genelkurmay Başkanlığının Türkiye Hava Sahasının tüm uçuşlara kapatıldığı yolundaki emrinden haberi olduğunun tespit edimemesi, içeriği müphem veya suç teşkil eden bir uçuş emri alması durumunda bunu icra edip etmeyeceğini tespit etmenin de mümkün olmaması karşısında; mevcut şüphe lehine değerlendirilerek atılı Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs, silahlı terör örgütüne üye olma, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçlarını işlediğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı suçlardan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,

Ek iddianamede sanığın atılı Cumhurbaşkanına suikaste teşebbüs suçuna iştirak ettiğine dair soyut ve varsayıma dayalı iddia dışında somut bir delil gösterilmediği, esasen bu suça katıldığına dair bir anlatıma da yer verilmediği, başka sanıklarca Marmaris ilçesinde icraya konulan Cumhurbaşkanına karşı suikast suçunu işlediğine ve yahut bu suça yardım ettiğine dair bir anlatımın bulunmadığı bu suça katıldığının tespit edilemediği, bu suretle atılı suçu işlemediği kabulü ile müsnet suçtan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,

67- Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı Çiğli 2. Ana Jet Üssünde hava uçak bakım astsubay kıdemli başçavuş olarak görev yaptığı,
Sanığın 15/07/2016 günü normal mesaisine geldiği, saat 15: 00'a kadar çalıştığı, 18/07/2016 tarihinden planlanan senelik izne ayrılacağı için 16/07/2016 ve 17/07/2016 tarihleri için garnizon terk izni alarak saat 15: 00 sularında birlikten ayrılıp yola çıkmak için hazırlık yaptığı, eşi ve çocuklarının bulunduğu annesinin Eskişehir'de bulunan evine gitmek üzere, saat 18: 00 sularında özel aracı ile İzmir'den yola çıktığı, saat 00: 30 sularında Eskişehir iline ulaştığı, darbe kalkışması sırasında görev yaptığı üs içinde bulunmadığı, izinli olduğu, izinlerin iptal edilmesi üzerine iznini keserek 20/07/2016 tarihinde görev yaptığı üsse döndüğü HTS kayıtları, otel kayıtları ve ATM para çekme dekontlarının bunu doğruladığı,
Sanığın darbe kalkışmasına katıldığına dair bir anlatıma dayalı olmayan soyut iddia dışında delil elde edilemediği, sanığın aleyhine ifade veren tanıklar da sanığın darbe kalkışmasına katıldığına dair bir beyanda bulunmadıklarıx
Sanığın, atılı Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçlarını işlediğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Tanık Muğla suikast davası sanığı ...'nun kendisiyle ilgili yürütülen soruşturma sırasında şüpheli sıfatıyla müdafii huzuru ile alınan ve sanığın Fetö/Pdy mensubu olduğun dair beyanı, bu beyanın ankesör arama raporu ile desteklenmesi, ankesör/büfe arama raporu hep birikte değerlendirildiğinde, sanığın FETÖ/PDY örgütü ile süreklilik ve çeşitlilik arz eden ilişkisinin bulunduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün asker üyeleriyle gizliliği sağlamak amacıyla oluşturduğu yöntem kapsamında kimliği tespit edilemeyen mahrem imam vasfındaki örgüt üyesi tarafından sabit hatlardan değişik tarihlerde darbe kalkışmasından önce aranarak örgütsel anlamda görüşmeler yaptığı, bu fiillerinin devamlılık, çeşiklilik arz ettiği, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu kabulü ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği,

68-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın suç tarihinde Amfibi Deniz Piyade Tugayı Karargah Destek Kıtaları Ulaştırma Kısım Komutanlığında 27/05/2013 tarihinden itibaren şoför uzman çavuş olarak görev yaptığı, 15/07/2016 tarihinde nöbetçi şoför uzman çavuş olarak görevde bulunduğu,
Sanığın; Foça Amfibi Görev Grup komutanı müşteki Tümamiral ... ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığında Lojistik Başkanı müşteki Tümamiral ... ... ...'ın Deveboynu sosyal tesislerinden derdest edilerek Çiğli Hava Üssüne götürülmesi ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Koramiral ...'in de alıkonulması için Gümüldür'e kadar gidilmesi olaylarında kullanılan 3 adet araçtan birisinin sürücüsü olduğu,

Sanığın olay günü Foça Amfibi Tugay Komutanlığı Kurmay Başkanı Albay sanık ... tarafından verilen emir üzerine diğer uzman çavuş şoför sanık ... ve tanık er ... ile olay günü derdest edilen müştekilerin Deveboynu sosyal tesislerinden alınarak Çiğli Üssüne götürülmesi ve ardından Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Koramiral ...'in de alıkonulması için Gümüldür'e kadar gidilmesi ancak alınmadan birliğe geri dönülmesi olaylarında kullanılan araçları hazırladıkları ve karargah binasının önüne gittikleri,
Sanığın kendi beyanı ve dosya kapsamından anlaşıldığı üzere sanığın birinci amiri konumundaki tanık astsubay ...'ndan araç görev emri imzalatmadan araçları alıp bu şekilde üssü terk ettikleri,
Sanık ...'in şoförlüğünü yaptığı araca, binbaşı sanık ..., astsubay sanık ... ve astsubay sanık ...’in bindikleri, sanığın kullandığı aracın 3. araç olarak karargahtan çıkış yaptığı ve öndeki araçları takip etmesinin söylendiği, araçla seyir halinde bulundukları sırada gidiş amacının sorulması üzerine sanık ...’un “komutanlarımızı güvenli bölgeye götüreceğiz”cevabını verdiği, kısa bir süre sonra Deveboynu Sosyal tesislerinin olduğu bölgeye konvoy halinde geldikleri,
Sanığın kullandığı aracın 3. araç olarak Deveboynu sosyal tesislerine giriş yaptığı ve çok kısa süre içerisinde diğer iki aracın hareket ettiği, sanığın kullandığı araca derdest edilen müştekilerin binmediği, araca sanıklar ..., ... ve ...'in bindiği ve öndeki araçları takip etmesi emrinin verildiği,
Bu şekilde Çiğli Üssüne 3 araç olarak konvoy şeklinde giderek müşteki amirallerin Palaz misafirhanesinin önünde araçlardan indirildiği, müştekilerin araçtan indikten sonra kendilerini karşılayan bir komutanın bulunmadığından mütevellit sinirlendikleri ve orada bu konuda rahatsızlıklarını etraflarındaki kişilere söyledikleri, bu sırada sanığın da misafirhanenin önüne park ettiği aracının başında bulunduğu ve bu yaşananlara şahit olduğu,
Müşteki amirallerin Çiğli 2. Ana Jet Üssüne teslim edildikten sonra yukarıda detayları anlatıldığı üzere, olay günü İzmir ili Gümüldür Beldesinde bulunan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Koramiral ...'in de alıkonulması için sanığın kullandığı araca sanıklar ..., ... ve ...'nın bindiği ve iki araç olarak Gümüdere'ye doğru yola çıktığı, ancak Gümüldür girişinden tekrar dönülerek Foça üst komutanlığına dönüş yapıldığı, ancak mutat giriş nizamiyesinden değil de sürekli olarak kilitli tutulan Topbaş Mevkisindeki kapıdan giriş yaptıkları,
Sanığın yaşanan bu olağanüstü gelişmelere şahit olmasına rağmen gece boyunca o gece garaj nöbetçi amiri olan tanık ...'na ulaşıp yaşananlar hakkında bilgi vermediği, hatta tanık ... beyanlarında gece sanığa ulaşmaya çalıştığını, mesaj attığını ancak cevap vermediğini birliğe döndükten sonra da sanığın kendisine yaşananlar hakkında bilgi vermediğini ifade ettiği,
Sanığın HTS analizi incelendiğinde, gece boyunca kısa süreli de olsa telefon görüşmeleri yaptığı, eşi ve asker olan kişilerle konuştuğu ve bu şekilde de ülkede yaşanan gelişmelere muttali olduğu,
Sanık savunmalarında amirlerinin verdiği emirler doğrultusunda görevini yerine getirdiğini, rütbesi ve görevi gereği çıkılan görevlerin içeriği ile ilgili kendilerine bir açıklamada bulunulmayacağı ve o gecede yaptığı tek eylemin araba kullanmak olduğunu, komutanların güvenlikleri için Çiğli üssüne götürüldüğünü düşündüğünü, darbe girişiminden haberinin olmadığını, verilen emirleri sorgulaması gibi bir durumun olamayacağını, emir verenlerin de amirleri olduğunu ve konusu suç teşkil eden bir emir vermediklerini, sadece görevi gereği komutanlarının emri ile araba kullandığını ifade ettiği,

Araştırma sonuçlarına göre; Sanığın Bylock programını kullanmadığı, Bank Asya hesabının bulunmadığı, ardışık arama kaydının bulunmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluşlarına üye olmadığı, iltisaklı okul, dershane, çalışma kaydı bulunmadığı anlaşılmış, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatı olduğuna dair başkaca bir delilde elde edilemediği,
Sanığın darbe kalkışmasının yaşandığı gece müşteki amiraller ... ve ... ... ...'ın derdest edilerek, hürriyetlerinden yoksun kılınması fiiline yardım eden sıfatıyla iştirak ettiği anlaşılmakta ise de;
Sanığın icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu, suç işleme karar ve iradesiyle katıldığı da kanıtlanamadığı, sanığın çok daha önceden planlamalar kapsamında o geceki nöbetçi iki uzman çavuştan biri olduğu,
Sanığın olay gecesi tanık ...'ın beyanlarında belirttiği üzere bir önceki ... hazırlanan nöbet çizelgesine göre nöbetçi şoför uzman çavuş olduğu, darbeciler tarafından nöbetinin özellikle ayarlandığına dair delil elde edilemediği,
FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne mensubiyeti tespit edilemeyen, sözleşmeli deniz piyade uzman erbaş (şoför) olarak askeri hiyerarşide en alt sıralara yakın rütbede görev yapmakta olan sanığın, silahlı ve teçhizatlı olan üstlerinin emirleri karşısında; işlenen fiilin bir haksızlık teşkil ettiğini bilmesine rağmen, esasen hukuk düzeninde kabul edilmeyen “konusu suç teşkil eden emrin ifası”nın, askeri hiyararşi içinde mutlak itaat ve emrin muhtevasını sorgulayamama ilkelerinin sonucu, başka şekilde davranma olanağının da bulunmaması karşısında, fiilinin bir haksızlık oluşturmayacağı sonucuna varan failin "dolaylı haksızlık yanılgısı" (izin yanılgısı) içinde bulunduğu, bir başka deyimle sanığın hukuka uygunluk nedenlerinin hukuki varlıklarında hataya düştüğü, bu hatanın ex ante bir değerlendirme ile sanığın bilgi düzeyi, gördüğü eğitim, yaşı, rütbe ve görevi, içinde bulunduğu sosyal ve kültürel çevre koşulları somut olayın özellikleri göz önünde bulundurulduğunda kaçınılmaz olduğu, sanığın tipik hareketi gerçekleştirmiş olmasına rağmen, kusurluluğunun ortadan kalktığı kabulü ile müsnet Yasama organına karşı suç, Hükümete karşı suç ve Anayasayı ihlal suçlarından sanığa TCK'nın 30/4. maddesi yollamasıyla CMK'nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği,
Sanığın işlediği iddia olunan Cumhurbaşkanına suikast, silahlı terör örgütüne üye olma ve silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçlarının sanık tarafından işlenmediği kabulü ile de müsnet suçlardan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,

69-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın suç tarihinde Amfibi Deniz Piyade Tugayı Karargah Destek Kıtaları Ulaştırma Kısım Komutanlığında şoför uzman çavuş olarak görev yaptığı, 15/07/2016 tarihinde nöbetçi şoför uzman çavuş olarak birlikte bulunduğu,
Sanığın; Foça Amfibi Görev Grup komutanı müşteki Tümamiral ... ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığında Lojistik Başkanı katılan Tümamiral ... ... ...'ın Deveboynu sosyal tesislerinden derdest edilerek Çiğli Hava Üssüne götürülmesi ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Koramiral ...'in de alıkonulması için Gümüldür'e kadar gidilmesi olaylarında kullanılan 3 adet araçtan birisinin sürücüsü olduğu,
Sanığın olay günü Foça Amfibi Tugay Komutanlığı Kurmay Başkanı Albay sanık ... tarafından verilen emir üzerine diğer uzman çavuş şoför ... ve tanık er ... ile olay günü derdest edilen katılanların Deveboynu sosyal tesislerinden alınarak Çiğli Üssüne

götürülmesi ve ardından Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Koramiral ...'in de alıkonulması için Gümüldür'e kadar gidilmesi olaylarında kullanılan araçları hazırladıkları ve karargah binasının önüne gittikleri,
Sanığın kendi beyanı ve dosya kapsamından anlaşıldığı üzere sanığın birinci amiri konumundaki tanık ...'ndan araç görev emri imzalatmadan araçları alıp bu şekilde üssü terk ettikleri,
Sanık ...'ın şoförlüğünü yaptığı araca, olay tarihinde Tugay Komutan Yardımcısı olan ve sanık ..., binbaşı sanık ... ve binbaşı sanık ...’in tam teçhizatlı olarak bindikleri, sanığın kullandığı aracın ilk araç olarak karargahtan çıkış yaptığı ve ...'in emri ile Deveboynu Sosyal Tesislerine gittikleri,
Müşteki Tümamiral ...'in, sanıklar ... ve ... tarafından kollarına girilerek sanığın şoförlüğünü yaptığı aracın yanına getirilerek aracın arka koltuğuna bindirildiği, sağ ve sol tarafına sanık ... ve ...'un oturduğu, ön koltuğa ise ...'in oturduğu ve sanığa Çiğli Üssüne gitmesi emrinin verildiği, yolda giderken sanık ... tarafından müşteki Amiral ...'in telefonun elinden aldığı, müşteki Amiral ...'in yanında bulunan sanıklara nereye gittiklerini sorduğu ancak cevap alamadığı, arkadan araçların geldiğini fark ettiği ve başka kimin olduğunu sorduğunda, arkada ki araçta müşteki Tümamiral ... ... ... olduğunun söylendiği, kendi aralarında telefonlarına bakarak gündeme ilişkin yorumlar yaptıkları, müşteki amiralin bu yaşananlar üzerine araç içerisinde bulunan sanıklara yaptıklarının yanlış, usulsüz ve kanuna aykırı olduğunu, bu davranışlarından dolayı zarar göreceklerini, ileride de kendilerinden şikâyetçi olacağını dile getirdiği,
Bu şekilde Çiğli Üssüne giderek müşteki amirallerin Palaz misafirhanesinin önüne araçlardan indirildiği, müştekiler araçtan indikten sonra kendilerini karşılayan bir komutanın bulunmadığından mütevellit sinirlendikleri ve orada bu konuda rahatsızlıklarını etraflarındaki kişilere söyledikleri,
Bu sırada sanığın da misafirhanenin önüne park ettiği aracının başında bulunduğu ve bu yaşananlara şahit olduğu,
Müşteki amiraller Çiğli 2. Ana Jet Üssüne teslim edildikten sonra yukarıda detayları anlatıldığı üzere, olay günü İzmir ili Gümüldür Beldesinde bulunan Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Koramiral ...'in de alıkonulması için sanığın kullandığı araca Yarbay sanık ..., Binbaşı sanık ..., Üsteğmen sanık ...'in bindiği ve iki araç olarak Gümüdere'ye doğru yola çıktığı, ancak Gümüldür girişinden tekrar dönülerek Foça üst komutanlığına dönüş yapıldığı, ancak mutat giriş nizamiyesinden değil de sürekli olarak kilitli tutulan Topbaş Mevkisindeki kapıdan giriş yaptıkları,
Sanığın yaşanan bu olağanüstü gelişmelere şahit olmasına rağmen gece boyunca o gece garaj nöbetçi amiri olan tanık astsubay ...'na ulaşıp yaşananlar hakkında bilgi vermediği, hatta tanık ... beyanlarında birliğe döndükten sonra da sanığın kendisine yaşananlar hakkında bilgi vermediğini ifade ettiği,
Sanık savunmalarında amirlerinin verdiği emirler doğrultusunda görevini yerine getirdiğini, rütbesi ve görevi gereği çıkılan görevlerin içeriği ile ilgili kendilerine bir açıklamada bulunulmayacağı ve o gecede yaptığı tek eylemin araba kullanmak olduğunu, ülke genelinde yaşanan olaylardan haberinin olmadığını ifade ettiği,
Araştırma sonuçlarına göre; Sanığın Bylock programını kullanmadığı, Bank Asya hesabının bulunmadığı, ardışık arama kaydının bulunmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluşlarına üye olmadığı, iltisaklı okul, dershane, çalışma kaydı bulunmadığı anlaşılmış, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatı olduğuna dair başkaca bir delil de elde edilemediği,

Sanığın darbe kalkışmasının yaşandığı gece müşteki amiraller ... ve ... ... ...'ın derdest edilerek, hürriyetlerinden yoksun kılınması fiiline yardım eden sıfatıyla iştirak ettiği anlaşılmakta ise de;
Sanığın icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğu, suç işleme karar ve iradesiyle katıldığı da kanıtlanamamış, sanığın çok daha önceden planlamalar kapsamında o geceki nöbetçi iki uzman çavuştan biri olduğu,
Sanığın olay gecesi tanık ...'ın beyanlarında belirttiği üzere bir önceki ... hazırlanan nöbet çizelgesine göre nöbetçi şoför uzman çavuş olduğu, darbeciler tarafından nöbetinin özellikle ayarlandığına dair delil elde edilemediği,
FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne mensubiyeti tespit edilemeyen, sözleşmeli deniz piyade uzman erbaş (şoför) olarak askeri hiyerarşide en alt sıralara yakın rütbede görev yapmakta olan sanığın, silahlı ve teçhizatlı olan üstlerinin emirleri karşısında; işlenen fiilin bir haksızlık teşkil ettiğini bilmesine rağmen, esasen hukuk düzeninde kabul edilmeyen “konusu suç teşkil eden emrin ifası”nın, askeri hiyararşi içinde mutlak itaat ve emrin muhtevasını sorgulayamama ilkelerinin sonucu, başka şekilde davranma olanağının da bulunmaması karşısında, fiilinin bir haksızlık oluşturmayacağı sonucuna varan failin "dolaylı haksızlık yanılgısı" (izin yanılgısı) içinde bulunduğu, bir başka deyimle sanığın hukuka uygunluk nedenlerinin hukuki varlıklarında hataya düştüğü, bu hatanın ex ante bir değerlendirme ile sanığın bilgi düzeyi, gördüğü eğitim, yaşı, rütbe ve görevi, içinde bulunduğu sosyal ve kültürel çevre koşulları somut olayın özellikleri göz önünde bulundurulduğunda kaçınılmaz olduğu, sanığın tipik hareketi gerçekleştirmiş olmasına rağmen, kusurluluğunun ortadan kalktığı kabulü ile müsnet Yasama organına karşı suç, Hükümete karşı suç ve Anayasayı ihlal suçlarından sanığa TCK'nın 30/4. maddesi yollamasıyla CMK'nın 223/3-d maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Sanığın işlediği iddia olunan Cumhurbaşkanına suikast, silahlı terör örgütüne üye olma ve silahlı terör örgütü kurma veya yönetme suçlarının sanık tarafından işlenmediği kabulü ile müsnet suçlardan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,

70-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ... ve ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Foça Batı Grup Komutanlığında meydana gelen olaylar başlığı altında ayrıntısı açıklandığı üzere;
Foça Deniz Üssünde konuşlu iki grup komutanlığından biri olan Batı Görev Grup Komutanlığı komutanının Tuğamiral sanık ... olduğu,
15 Temmuz 2016 tarihinde henüz darbe kalkışması haberlerinin kamuoyuna yansımadığı bir saatte darbe kalkışması planlamalarını yapan sözde Yurtta Sulh Konseyi Üyesi Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Kurmay Başkanı Tuğamiral ...' ın saat 21.06.15’de, 0-530-971 xx xx numaralı mobil telefonla Tuğamiral sanık ...'un kullandığı 0-533-732 xx xx numaralı mobil telefonu arayarak Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yönetime el konduğu bilgisini verdiği,

-Tuğamiral sanık ...'un yaptığı bu telefon görüşmeleri sırasında Kurmay Başkan vekili Binbaşı tanık ...'yı arayarak Foça Deniz Üssünde Batı Görev Grup Komutanlığına bağlı bütün gemilerin hepsine “Personel Toplanma Planı Eğitimi” için emir verdiği, Hücumbot ve Korvet Filotillası Komodorlarını da bilgilendirmesini istediği, ayrıca akabinde bu defaki personel toplanma çağrı planı eğitiminin geniş kapsamlı bir eğitim olduğunu söyleyerek gemilerin makinelerinin ıstılması, hazır olan geminin hemen çıkması ve liman yaklaşma sularında beklemesini emrettiği,
- 15 Temmuz 2016 tarihinde Batı Görev Grup Komutanlığına bağlı dört adet Korvet Sınıfı Gemi, üç adet Hücumbot sınıfı gemi bulunduğu
Korvet Sınıfı Gemilerden;
TCG BODRUM'un Komutanı Binbaşı sanık ...,
TCG BOZCAADA'nın Komutanı Binbaşı sanık ...,
TCG BARTIN'nın Komutanı Binbaşı sanık ...,
TCG BEYKOZ'un Komutanı Binbaşı sanık ...' olduğu,
Dosya sanıklarından Binbaşı ... ...' ın Beykoz gemisinin yeni komutanı olduğu, ancak; söz konusu geminin devir teslim töreni 18/07/2016 tarihine planlandığından, 15/07/2016 tarihinde TCG BEYKOZ seyre çıktığında geminin komutanı olarak sevk ve idareyi henüz devir teslim yapmamış olan sanık ...' ın yürüttüğü, sanık ... ...' ın ise gemi personeli olarak seyre katıldığı
Hücumbot Sınıfı Gemilerden;
TCG ...'un Komutanı Binbaşı sanık ...,
TCG ...'ın Komutanı Binbaşı sanık ...,
TCG ...'ın Komutanı Binbaşı sanık ... olduğu,
-1. Korvet Filotillası Komodorluğu görevinin dosya sanıklarından Albay ... tarafından yürütüldüğü,

3. Hücumbot Filotillası Komodorunun ise Albay tanık ... ... olduğu,
-1. Korvet Filotillası Komodoru Albay sanık ... kendi bağlısı korvet sınıfı gemi komutanlarının bulunduğu “Lorient” adlı Whatsapp grubuna “arkadaşlar iyi akşamlar, emergency çağrı planı devrededir, tüm gemiler personeli en kısa sürede toplasın ” şeklinde mesaj gönderdiği ve 3. Hücumbot Filotillası Komodoru Albay tanık ... ...' ın da Kurmay Başkan vekili Binbaşı tanık ...'nın Tuğamiral sanık ...'un emrini iletmesi sonrasında kendi bağlısı Hücumbot sınıfı gemi komutanlarını telefonla arayarak Personel toplanma planı uygulandığını ilettiği ve böylece Batı Görev Grup Komutanlığı bağlısı Korvet ve Hücumbot gemileri personeli silsile halinde gemilerine çağrıldıkları,
Tüm gemilerin standart olarak bulundurdukları silah ve mühimmat ile yüklü olduğu, seyre çıkan gemilerde cephanelik anahtarlarının toplanarak gemi komutanında bulundurulması, gemi komutanları dışındaki personelin telefonlarının kapatılarak toplanması, uydu TV sisteminin devreden çıkartılmasının da verilen ve uygulanan emirler arasında olduğu,
16 Temmuz sabahı geç saatlere kadar seyirde bekleyen gemilerin Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Merkezi, Donanma Komutanlığı Harekat Merkezi veya Batı Görev Grup Komutanlığı Harekat Merkezi ile irtibat kurmadıkları, belirtilen birimlerden de söz konusu gemilere herhangi bir emir ya da talimat verilmediği, birçok iletişim yöntemi olmasına rağmen bağlantı kurulmadığı,
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...

..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...' ın; olay tarihinde Batı Görev Grup Komutanı olan Tuğamiral ...'un, Foça Deniz Üssünde Batı Görev Grup Komutanlığına bağlı bütün gemilerin “Personel Toplanma Planı Eğitimi” kapsamında hazırlanması, gemilerin makinelerinin ıstılması, hazır olan geminin hemen limandan çıkış yapması ve liman yaklaşma sularında beklemesi yönündeki emirleri kapsamında seyre çıkan TCG BODRUM, TCG BOZCAADA, TCG BARTIN, TCG BEYKOZ, TCG ..., TCG ... ve TCG ... gemilerinde personel oldukları, seyre çıkan ilk gemi saat 22: 30 sularında TCG ... gemisi, Foça Deniz Üssü'nden saat 23.42'de en son seyre çıkan geminin de Tuğamiral sanık ...'un içinde bulunduğu TCG BODRUM gemisi olduğu,
Batı Görev Grup Komutanı olan Tuğamiral sanık ...'un emri ile 15/07/2016 tarihinde Foça Batı Grup Komutanlığında konuşlu 7 adet savaş gemisinin seyre kaldırılması ve İzmir Körfezi açıklarında belirli koordinatlar içerisinde seyir faaliyetine devam etmeleri emri ve fiilinin, darbe suçunun icrası kapsamında verildiği ve yerine getirildiğinin kabul edildiği,
Sanıkların cezai sorumluluğunun tespiti bakımından, gemilerin seyre kaldırılması ve İzmir Körfezi açıklarında belli koordinatlar çerçevesinde karakol vaziyetinde bekletilmesine dair emrin ve icranın gizlenen gerçek amacını bilip bilmediği üzerinde durulması gerektiği,
Yukarıda açıklandığı üzere, olay tarihinde, Batı Görev Grup Komutanı olan Tuğamiral sanık ... tarafından gemilerin seyre kaldırılmasına dair emrin darbe fiilinin icrası kapsamında verildiği halde, darbeden haberi olmayan personele “Personel Toplanma Planı Eğitimi” kapsamında verildiğini belirttiği ve aktardığı,
Sanıkların, görünürde “Personel Toplanma Planı Eğitimi” kapsamında olduğu belirtilen emir kapsamında bu seyre dahil edildiği, emrin gizlenen ve darbeden haberi olan sanıklarca bilinen mahiyetinden bilgilerinin olduğuna dair bir delil bulunmadığı, bu emirlerin veriliş saatlerinde ülke genelinde yaşanan olayların henüz kamuoyuna yansımadığı, verilen emirlerin emir komuta zinciri içerisinde gerçekleştiği,
Gemi birinci komutanları ve sanık ... dışında, tüm personelin cep telefonlarının seyre kalkıldıktan hemen sonra saat 23.20 sularında toplandığı, gemide mevcut tv yayınlarının kapatıldığı, sanık ve personelin dış dünya ile irtibatının kesildiği, sanıkların iletişim imkanlarından yoksun olması nedeniyle gece boyunca yaşanan olaylardan haberlerinin olmadığı
Sanıkların bir kısmının gemide ikamet ettikleri, bir kısmının nöbetçi olduğu, bir kısmının da personel toplanma emri uyarınca görev yaptıkları gemilere geldikleri, gemide bulundukları süre içerisinde branşlarına göre yerine getirmeleri gereken olağan görevleri icra ettikleri,
İddianamede, sanıkların gemi içerisinde verilen rutin görevleri yapmaları haricinde, darbe kalkışmasına destek sayılabilecek herhangi bir faaliyette bulunduklarına dair iddianın ileri sürülmediği, kovuşturma aşamasında da sanıkların darbe kalkışmasına destek sayılabilecek herhangi bir eyleminin tespit edilemediği,
Örgütsel irtibatı tespit edilemeyen, cep telefonu elinden alınan ve TV yayınlarını izleme olanağı bulunmayan ve bu nedenle ülkemizde yaşanan darbe kalkışması ile ilgili olaylardan haberdar olmayan sanıkların, olay günü görevli olduğu gemi ile seyre kalkması ve seyir esnasında verilen

görevleri yerine getirmesinden ibaret eylemlerinin, kendisine ve gemide bulunan mesai arkadaşlarına verilen emirlerin darbe yanlısı amaç taşıdığını önceden bildiğine dair delil elde edilememesi, söz konusu gemi ve diğer gemilerin seyre kalkmak ve karakol vaziyetinde seyirde kalmak şeklindeki hareketleri dışında, objektif ve kesin olarak darbe fiilinin içinde bulunulduğunu düşündürecek olağan dışı somut bir hadise yaşanmadığının anlaşılması karşısında sanıkların mesleki bilgileri, olayın gerçekleştiği yer ve zaman, olay gecesinin ... ve şeraiti itibariyle emrin darbe kalkışması fiili ile ilgili olduğunu bilerek hareket ettiklerine, emri veren kişilerin o sırada darbe faaliyetinin içinde olduğunu bildiklerine dair, inkara yönelen savunmalarının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle atılı Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme (ayrıca sanıklar ..., ... ... ve ... hakkında Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme) suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği,
Her ne kadar sanıkların FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu iddia edilmiş ise de; atılı suçu işlediklerine dair, inkara yönelen savunmalarının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı silahlı terör örgütüne üye olma (ayrıca sanıklar ..., ... ... ve ... hakkında silahlı terör örgütü kurma veya yönetme) suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği,
Yine ek iddianamede sanıklar ..., ... ... ve ... 'nin atılı Cumhurbaşkanına suikaste teşebbüs suçuna iştirak ettiklerine dair soyut ve varsayıma dayalı iddia dışında somut bir delil gösterilmediği, esasen bu suça katıldıklarına dair bir anlatıma da yer verilmediği, başka sanıklarca Marmaris ilçesinde icraya konulan Cumhurbaşkanına karşı suikast suçunu işlediklerine ve yahut bu suça yardım ettiklerine dair bir anlatımın bulunmadığı, bu suça katıldıklarının tespit edilemediği, bu suretle atılı suçu işlemedikleri kabulü ile müsnet suçtan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği,

71-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın 15/07/2016 tarihi itibariyle Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Foça Batı Grup Komutanlığına bağlı TCG Beykoz gemisinde SHM (savaş harekat merkezi) subayı (Teğmen) olarak görev yaptığı,
Örgütsel irtibatı tespit edilen ancak cep telefonu elinden alınan ve TV yayınlarını izleme olanağı bulunmayan ve bu nedenle ülkemizde yaşanan darbe kalkışması ile ilgili olaylardan haberdar olmayan sanığın, olay günü görevli olduğu gemi ile seyre kalkması ve seyir esnasında verilen görevleri yerine getirmesinden ibaret eylemlerinin, kendisine ve gemide bulunan mesai arkadaşlarına verilen emirlerin darbe yanlısı amaç taşıdığını önceden bildiğine dair delil elde edilememesi, söz konusu gemi ve diğer gemilerin seyre kalkmak ve karakol vaziyetinde seyirde kalmak şeklindeki hareketleri dışında, objektif ve kesin olarak darbe fiilinin içinde bulunulduğunu düşündürecek olağan dışı somut bir hadise yaşanmadığının anlaşılması karşısında sanığın mesleki bilgisi, olayın gerçekleştiği yer ve zaman, olay gecesinin ... ve şeraiti itibariyle emrin darbe kalkışması fiili ile ilgili olduğunu bilerek hareket ettiğine, emri veren kişilerin o sırada darbe faaliyetinin içinde olduğunu bildiğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,

Sanığın 'Etkin Pişmanlık" hükümleri çerçevesinde vermiş olduğu ve samimi bulunan ikrarı ve HTS analizleri birlikte değerlendirildiğinde, sanığın irtibatlandırıldığı mahrem imamın da katılımıyla ... kitaplarının okutulduğu, örgüt propagandasının yapıldığı sohbet adı altında düzenlenen toplantılara katıldığı, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü mahrem yapılanması içerisinde bulunan ve sanığın irtibatlandırıldığı sivil kişiler tarafından örgüt mensubu asker kişilerle örgütsel gizliliği sağlamaya yönelik olarak irtibat kurulmasında kullanılan sabit hatlardan hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma veya kovuşturma bulunan diğer asker şahıslarla ardışık olarak arandığı, bu aramaların örgütsel gizliliği sağlamaya yönelik olarak ve örgütsel amaçlarla gerçekleştirildiği konusunda kuşku bulunmadığı, bu şekilde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü askeri mahrem yapılanmasında görev aldığı böylece sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olduğunun kabul edildiği ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği,

72-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın 15/07/2016 tarihi itibariyle Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Foça Batı Grup Komutanlığına bağlı TCG Beykoz gemisinde yara savunma astsubayı olarak görev yaptığı,
Örgütsel irtibatı tespit edilen, cep telefonu elinden alınan ve TV yayınlarını izleme olanağı bulunmayan ve bu nedenle ülkemizde yaşanan darbe kalkışması ile ilgili olaylardan haberdar olmayan sanığın, olay günü görevli olduğu gemi ile seyre kalkması ve seyir esnasında verilen görevleri yerine getirmesinden ibaret eylemlerinin, kendisine ve gemide bulunan mesai arkadaşlarına verilen emirlerin darbe yanlısı amaç taşıdığını önceden bildiğine dair delil elde edilememesi, söz konusu gemi ve diğer gemilerin seyre kalkmak ve karakol vaziyetinde seyirde kalmak şeklindeki hareketleri dışında, objektif ve kesin olarak darbe fiilinin içinde bulunulduğunu düşündürecek olağan dışı somut bir hadise yaşanmadığının anlaşılması karşısında sanığın mesleki bilgisi, olayın gerçekleştiği yer ve zaman, olay gecesinin ... ve şeraiti itibariyle emrin darbe kalkışması fiili ile ilgili olduğunu bilerek hareket ettiğine, emri veren kişilerin o sırada darbe faaliyetinin içinde olduğunu bildiğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Sanığın etkin pişmanlık kapsamında ikrar içerikli savunması, hakkında dinlenen tanıklar ve özellik tanık ...'ın sanık özelinde verdiği beyanları ile tespiti yapılan sabit hat aramaları birlikte değerlendirildiğinde, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü mahrem yapılanması içerisinde bulunan sivil kişiler tarafından örgüt mensubu asker kişilerle örgütsel gizliliği sağlamaya yönelik olarak irtibat kurulmasında kullanılan sabit hatlardan hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma ve kovuşturma bulunan diğer asker şahıslarla ardışık olarak arandığı kabulü ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği,

73-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın 15/07/2016 tarihi itibariyle Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Foça Batı Grup Komutanlığına bağlı TCG Beykoz gemisinde Elektronik harp astsubayı olarak görev yaptığı,
Örgütsel irtibatı tespit edilen, cep telefonu elinden alınan ve TV yayınlarını izleme olanağı bulunmayan ve bu nedenle ülkemizde yaşanan darbe kalkışması ile ilgili olaylardan haberdar olmayan sanığın, olay günü görevli olduğu gemi ile seyre kalkması ve seyir esnasında verilen

görevleri yerine getirmesinden ibaret eylemlerinin, kendisine ve gemide bulunan mesai arkadaşlarına verilen emirlerin darbe yanlısı amaç taşıdığını önceden bildiğine dair delil elde edilememesi, söz konusu gemi ve diğer gemilerin seyre kalkmak ve karakol vaziyetinde seyirde kalmak şeklindeki hareketleri dışında, objektif ve kesin olarak darbe fiilinin içinde bulunulduğunu düşündürecek olağan dışı somut bir hadise yaşanmadığının anlaşılması karşısında sanığın mesleki bilgisi, olayın gerçekleştiği yer ve zaman, olay gecesinin ... ve şeraiti itibariyle emrin darbe kalkışması fiili ile ilgili olduğunu bilerek hareket ettiğine, emri veren kişilerin o sırada darbe faaliyetinin içinde olduğunu bildiğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinin kabulü atılı Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,

Sanığın İzmir ilinde tespit edilen sabit hatlardan asker şahıslarla birlikte 3 grup ardışık, bir grup şifreleme yöntemiyle ve 25 kez tekil olarak arandığının anlaşılması karşısında, arama sayısı, aramaların ardışık ve periyodik olması, aramaların genellikle hafta sonu veya hafta içi mesai saatleri dışında yapılmış olması, konuşma süreleri, sanığın farklı sabit hatlardan aranması, raporda tespit edildiği üzere aramadan sonra tedbir amaçlı aranan hedef numarayı gizleme-perdeleme amaçlı aramalar yapıldığı ve bu aranmaların makul görünmemesi nazara alındığında, sanığın örgütün iletişim metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu, bu aramaların örgütsel gizliliği sağlamaya yönelik olarak ve örgütsel amaçlarla gerçekleştirildiği konusunda kuşku bulunmadığı, bu şekilde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü askeri mahrem yapılanmasında görev aldığı böylece sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği kabulü ile bu suçtan mahkumiyetine karar verildiği,

74-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın 15/07/2016 tarihi itibariyle Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Foça Batı Grup Komutanlığına bağlı TCG Bartın gemisinde sonar astsubayı olarak görev yaptığı,
Örgütsel irtibatı tespit edilen, gemiyi sevk ve idare yetkisi olmayan, cep telefonu elinden alınan ve TV yayınlarını izleme olanağı bulunmayan ve bu nedenle ülkemizde yaşanan darbe kalkışması ile ilgili olaylardan tam olarak haberdar olmayan sanığın, olay günü görevli olduğu gemi ile seyre kalkması ve seyir esnasında verilen görevleri yerine getirmesinden ibaret eylemlerinin, kendisine ve gemide bulunan mesai arkadaşlarına verilen emirlerin darbe yanlısı amaç taşıdığını önceden bildiğine dair delil elde edilememesi, söz konusu gemi ve diğer gemilerin seyre kalkmak ve karakol vaziyetinde seyirde kalmak şeklindeki hareketleri dışında, objektif ve kesin olarak darbe fiilinin içinde bulunulduğunu düşündürecek olağan dışı somut bir hadise yaşanmadığının anlaşılması karşısında, sanığın mesleki bilgisi, olayın gerçekleştiği yer ve zaman, olay gecesinin ... ve şeraiti itibariyle emrin darbe kalkışması fiili ile ilgili olduğunu bilerek hareket ettiğine, emri veren kişilerin o sırada darbe faaliyetinin içinde olduğunu bildiğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Tanık ... ...'ın ardışık arama raporu ile örtüşen beyanı, sanığın İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Zonguldak illerinde tespit edilen sabit hatlardan asker şahıslarla birlikte ardışık ve tekil olarak toplam 34 kez arandığının anlaşılması karşısında, arama sayısı, aramaların ardışık ve

periyodik olması, aramaların gerçekleştirildiği zaman, konuşma süreleri, sanığın farklı sabit hatlardan aranması, genellikle hafta sonu veya mesai saatleri dışında aramalar yapıldığı ve bu aranmaların makul görünmemesi nazara alındığında, sanığın örgütün iletişim metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu, bu aramaların örgütsel gizliliği sağlamaya yönelik olarak ve örgütsel amaçlarla gerçekleştirildiği konusunda kuşku bulunmadığı, bu şekilde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü askeri mahrem yapılanmasında görev aldığı böylece sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olduğu kabulü ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği,

75-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın 15/07/2016 tarihi itibariyle Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Foça Batı Grup Komutanlığına bağlı TCG Bodrum gemisinde porsun astsubayı olarak görev yaptığı,
Örgütsel irtibatı tespit edilen ancak, gemiyi sevk ve idare yetkisi bulunmayan, cep telefonu elinden alanın ve TV yayınlarını izleme olanağı bulunmayan ve bu nedenle ülkemizde yaşanan darbe kalkışması ile ilgili olaylardan haberdar olmayan sanığın, olay günü görevli olduğu gemi ile seyre kalkması ve seyir esnasında verilen görevleri yerine getirmesinden ibaret eylemlerinin, kendisine ve gemide bulunan mesai arkadaşlarına verilen emirlerin darbe yanlısı amaç taşıdığını önceden bildiğine dair delil elde edilememesi, söz konusu gemi ve diğer gemilerin seyre kalkmak ve karakol vaziyetinde seyirde kalmak şeklindeki hareketleri dışında, objektif ve kesin olarak darbe fiilinin içinde bulunulduğunu düşündürecek olağan dışı somut bir hadise yaşanmadığının anlaşılması karşısında sanığın mesleki bilgisi, olayın gerçekleştiği yer ve zaman, olay gecesinin ... ve şeraiti itibariyle emrin darbe kalkışması fiili ile ilgili olduğunu bilerek hareket ettiğine, emri veren kişilerin o sırada darbe faaliyetinin içinde olduğunu bildiğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Sanık hakkında dinlenen tanık ... ve ...'nun sanık özelindeki iddiayı doğrulayan beyanları, tanık ...'in örgüt mensupları tarafından sabit hatlardan arandığına dair anlatımları, örgütün ümit yapılanmasına yönelik hazırlanan veri inceleme raporu, sanığın ortaokul sekizinci sınıfta FETÖ evlerine ders çalışmaya gittiğine dair kaçamaklı ikrar içeren beyanı, tespiti yapılan örgütsel arama kriterlerine uygun sabit hat aramaları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın suçtan kurtulmaya dönük inkar içerikli savunmasına itibar edilmeyerek, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile ... süredir ilişkisinin bulunduğu, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün asker üyeleriyle gizliliği sağlamak için oluşturduğu yöntem kapsamında kimliği tespit edilemeyen mahrem imam vasfındaki örgüt üyesi üyeleri tarafından sabit hatlardan değişik tarihlerde arandığı, bu aramaların örgütsel gizliliği sağlamaya yönelik olarak ve örgütsel amaçlarla gerçekleştirildiği konusunda kuşku bulunmadığı, bu şekilde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü askeri mahrem yapılanmasında görev aldığı, iradesini örgüt iradesine terk ettiği, eylemlerinde örgüte ait olan hiyerarşik gücün emrine girdiğini gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk bulunduğu ve böylece sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olduğu kabulü ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği,

76-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:

Sanığın 15/07/2016 tarihi itibariyle Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Foça Batı Grup Komutanlığına bağlı TCG Bozcaada gemisinde seyir harekat subayı, muhabere subayı (Üsteğmen) olarak görev yaptığı, ancak olay tarihinde kendi gemisine yetişemediği için Bodrum gemisi ile seyre çıktığı, Bodrum gemisi ile diğer 6 savaş gemisinin telsiz irtibatını kurduğu,
Örgütsel irtibatı tespit edilen ancak, gemiyi sevk ve idare yetkisi bulunmayan, cep telefonu elinden alanın ve TV yayınlarını izleme olanağı bulunmayan ve bu nedenle ülkemizde yaşanan darbe kalkışması ile ilgili olaylardan haberdar olmayan sanığın, olay günü amirlerinin izni ve rızası ile Bodrum gemisi ile seyre kalkması ve seyir esnasında verilen görevleri yerine getirmesinden ibaret eylemlerinin, kendisine ve gemide bulunan mesai arkadaşlarına verilen emirlerin darbe yanlısı amaç taşıdığını önceden bildiğine dair delil elde edilememesi, söz konusu gemi ve diğer gemilerin seyre kalkmak ve karakol vaziyetinde seyirde kalmak şeklindeki hareketleri dışında, objektif ve kesin olarak darbe fiilinin içinde bulunulduğunu düşündürecek olağan dışı somut bir hadise yaşanmadığının anlaşılması karşısında sanığın mesleki bilgisi, olayın gerçekleştiği yer ve zaman, olay gecesinin ... ve şeraiti itibariyle emrin darbe kalkışması fiili ile ilgili olduğunu bilerek hareket ettiğine, emri veren kişilerin o sırada darbe faaliyetinin içinde olduğunu bildiğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Sanığın etkin pişmanlık kapsamında ikrar içerikli beyanları, tanık ...'un beyanı ve sabit hat aramaları bir arada değerlendirildiğinde, sanığın ... yıllar boyunca örgütsel anlamda örgüt ideolojisinin aşılanması, sürdürülmesi amacı ile periyodik olarak yapılan örgütsel toplantılara katıldığı, kod isim kullandığı, tedbir adı altında deşifre olmalarının önüne geçilmesi için bir dizi önlem alarak örgüt sorumluları ile görüşmelerini devam ettirdiği böylece sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü askeri mahrem yapılanmasında görev aldığı anlaşılmakla sanığın FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün üyesi olduğunun kabulü ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği,

77-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın 15/7/2016 tarihi itibariyle Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Foça Batı Grup Komutanlığına bağlı TCG Bodrum gemisinde silah elektronik astsubayı olarak görev yaptığı,
Örgütsel irtibatı tespit edilen ancak, gemiyi sevk ve idare yetkisi bulunmayan, cep telefonu elinden alanın ve TV yayınlarını izleme olanağı bulunmayan ve bu nedenle ülkemizde yaşanan darbe kalkışması ile ilgili olaylardan haberdar olmayan sanığın, olay günü görevli olduğu gemi ile seyre kalkması ve seyir esnasında verilen görevleri yerine getirmesinden ibaret eylemlerinin, kendisine ve gemide bulunan mesai arkadaşlarına verilen emirlerin darbe yanlısı amaç taşıdığını önceden bildiğine dair delil elde edilememesi, söz konusu gemi ve diğer gemilerin seyre kalkmak ve karakol vaziyetinde seyirde kalmak şeklindeki hareketleri dışında, objektif ve kesin olarak darbe fiilinin içinde bulunulduğunu düşündürecek olağan dışı somut bir hadise yaşanmadığının anlaşılması karşısında sanığın mesleki bilgisi, olayın gerçekleştiği yer ve zaman, olay gecesinin ... ve şeraiti itibariyle emrin darbe kalkışması fiili ile ilgili olduğunu bilerek hareket ettiğine, emri veren kişilerin o sırada darbe faaliyetinin içinde olduğunu bildiğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini

ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Sanık hakkında dinlenen ve örgüt üyeliği iddiasını doğrulayan tanıklar ..., ... ve ... ...'nun beyanları ve ardışık aranma tespitleri bir arada değerlendirildiğinde, sanığın lise yıllarından itibaren örgüt irtibatının bulunduğu ve ardışık aranma kayıtları ile tanık ...'ın beyanlarından da anlaşıldığı üzere mesleğe başladıktan sonra da örgüt irtibatının devam ettiği ve kod isim kullandığı anlaşılan sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü askeri mahrem yapılanmasında görev aldığı ve üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olduğu takdir ve sonucuna varılarak silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği,

78-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın 15/07/2016 tarihi itibariyle Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Foça Batı Grup Komutanlığına bağlı TCG BOZCAADA gemisinde seyir astsubayı olarak görev yaptığı,
Örgütsel irtibatı tespit edilen ancak, gemiyi sevk ve idare yetkisi bulunmayan, cep telefonu elinden alınan ve TV yayınlarını izleme olanağı bulunmayan ve bu nedenle ülkemizde yaşanan darbe kalkışması ile ilgili olaylardan haberdar olmayan sanığın, olay günü görevli olduğu gemi ile seyre kalkması ve seyir esnasında verilen görevleri yerine getirmesinden ibaret eylemlerinin, kendisine ve gemide bulunan mesai arkadaşlarına verilen emirlerin darbe yanlısı amaç taşıdığını önceden bildiğine dair delil elde edilememesi, söz konusu gemi ve diğer gemilerin seyre kalkmak ve karakol vaziyetinde seyirde kalmak şeklindeki hareketleri dışında, objektif ve kesin olarak darbe fiilinin içinde bulunulduğunu düşündürecek olağan dışı somut bir hadise yaşanmadığının anlaşılması karşısında sanığın mesleki bilgisi, olayın gerçekleştiği yer ve zaman, olay gecesinin ... ve şeraiti itibariyle emrin darbe kalkışması fiili ile ilgili olduğunu bilerek hareket ettiğine, emri veren kişilerin o sırada darbe faaliyetinin içinde olduğunu bildiğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Sanığın İstanbul ve İzmir illerinde tespit edilen sabit hatlardan asker şahıslarla birlikte ardışık ve tekil olarak toplam 32 kez arandığının anlaşılması karşısında, arama sayısı, aramaların ardışık ve periyodik olması, aramaların gerçekleştirildiği zaman, konuşma süreleri, sanığın farklı sabit hatlardan aranması, genellikle hafta sonu veya mesai saatleri dışında aramalar yapıldığı ve bu aranmaların makul görünmemesi nazara alındığında, sanığın örgütün iletişim metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu, bu aramaların örgütsel gizliliği sağlamaya yönelik olarak ve örgütsel amaçlarla gerçekleştirildiği konusunda kuşku bulunmadığı, bu şekilde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü askeri mahrem yapılanmasında görev aldığı böylece sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olduğu takdir ve sonucuna varılarak silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği,

79- Sanık ... (... Oğlu, 09.08.1991 Doğumlu, TC: 180....) Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın 15/07/2016 tarihi itibariyle Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Foça Batı Grup Komutanlığına bağlı TCG Bozcaada gemisinde elektrik subayı (Teğmen) olarak görev yaptığı,

Örgütsel irtibatı tespit edilen ancak, gemiyi sevk ve idare yetkisi bulunmayan, cep telefonu elinden alınan ve TV yayınlarını izleme olanağı bulunmayan ve bu nedenle ülkemizde yaşanan darbe kalkışması ile ilgili olaylardan haberdar olmayan sanığın, olay günü görevli olduğu gemi ile seyre kalkması ve seyir esnasında verilen görevleri yerine getirmesinden ibaret eylemlerinin, kendisine ve gemide bulunan mesai arkadaşlarına verilen emirlerin darbe yanlısı amaç taşıdığını önceden bildiğine dair delil elde edilememesi, söz konusu gemi ve diğer gemilerin seyre kalkmak ve karakol vaziyetinde seyirde kalmak şeklindeki hareketleri dışında, objektif ve kesin olarak darbe fiilinin içinde bulunulduğunu düşündürecek olağan dışı somut bir hadise yaşanmadığının anlaşılması karşısında sanığın mesleki bilgisi, olayın gerçekleştiği yer ve zaman, olay gecesinin ... ve şeraiti itibariyle emrin darbe kalkışması fiili ile ilgili olduğunu bilerek hareket ettiğine, emri veren kişilerin o sırada darbe faaliyetinin içinde olduğunu bildiğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Ek iddianamede sanığın atılı Cumhurbaşkanına suikaste teşebbüs suçuna iştirak ettiğine dair soyut ve varsayıma dayalı iddia dışında somut bir delil gösterilmediği, esasen bu suça katıldığına dair bir anlatıma da yer verilmediği, başka sanıklarca Marmaris ilçesinde icraya konulan Cumhurbaşkanına karşı suikast suçunu işlediğine ve yahut bu suça yardım ettiğine dair bir anlatımın bulunmadığı bu suça katıldığının tespit edilemediği, bu suretle atılı suçu işlemediği kabulü ile müsnet suçtan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,
Sanığın ikrar içerikli savunması, dinlenen tanıklar ... ve ... ...'un beyanları ve tespiti yapılan sabit hat aramaları birlikte değerlendirildiğinde, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mahrem yapılanması içerisinde bulunan sivil kişiler tarafından örgüt mensubu asker kişilerle örgütsel gizliliği sağlamaya yönelik olarak irtibat kurulmasında kullanılan sabit hatlardan hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma ve kovuşturma bulunan diğer asker şahıslarla ardışık olarak arandığı, tespiti yapılan bu aramaların örgütsel gizliliği sağlamaya yönelik olarak ve örgütsel amaçlarla gerçekleştirildiği konusunda kuşku bulunmadığı, kendi ikrar içerikli beyanları ve tanık beyanları ile de sanığın örgüt bağının ortaya konulduğu, bu şekilde sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü askeri mahrem yapılanmasında görev aldığı, iradesini örgüt iradesine terk ettiği, eylemlerinde örgüte ait olan hiyerarşik gücün emrine girdiğini gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk bulunduğu ve böylece sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olduğunun kabul edildiği ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği,

80-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın 15/7/2016 tarihi itibariyle Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Foça Batı Grup Komutanlığına bağlı TCG ... gemisinde silah subayı (teğmen) olarak görev yaptığı,.
Örgütsel irtibatı tespit edilen ancak, gemiyi sevk ve idare yetkisi bulunmayan, cep telefonu elinden alınan ve TV yayınlarını izleme olanağı bulunmayan ve bu nedenle ülkemizde yaşanan darbe kalkışması ile ilgili olaylardan haberdar olmayan sanığın, olay günü görevli olduğu gemi ile seyre kalkması ve seyir esnasında verilen görevleri yerine getirmesinden ibaret eylemlerinin, kendisine ve gemide bulunan mesai arkadaşlarına verilen emirlerin darbe yanlısı amaç taşıdığını önceden bildiğine dair delil elde edilememesi, söz konusu gemi ve diğer gemilerin seyre kalkmak ve karakol vaziyetinde seyirde kalmak şeklindeki hareketleri dışında, objektif ve kesin olarak darbe fiilinin

içinde bulunulduğunu düşündürecek olağan dışı somut bir hadise yaşanmadığının anlaşılması karşısında sanığın mesleki bilgisi, olayın gerçekleştiği yer ve zaman, olay gecesinin ... ve şeraiti itibariyle emrin darbe kalkışması fiili ile ilgili olduğunu bilerek hareket ettiğine, emri veren kişilerin o sırada darbe faaliyetinin içinde olduğunu bildiğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Sanığın etkin pişmanlık kapsamındaki beyanları, aranma kayıtları ve örgütün ümit yapılanmasına yönelik veri inceleme raporu dikkate alındığında; ... yıllar boyunca örgütsel anlamda örgüt ideolojisinin aşılanması, sürdürülmesi amacı ile periyodik olarak yapılan örgütsel toplantılara katıldığı, kod isim kullandığı, tedbir adı altında deşifre olmalarının önüne geçilmesi için bir dizi önlem alarak örgüt sorumluları ile görüşmelerini devam ettirdiği böylece sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü askeri mahrem yapılanmasında görev aldığı kabulü ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine karar verildiği,

81-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanık ...'ün 15/7/2016 tarihi itibariyle Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Foça Batı Grup Komutanlığına bağlı TCG Dogan gemisinde silah elektronik astsubayı olarak görev yaptığı,
Örgütsel irtibatı tespit edilen ancak, gemiyi sevk ve idare yetkisi bulunmayan, cep telefonu elinden alınan ve TV yayınlarını izleme olanağı bulunmayan ve bu nedenle ülkemizde yaşanan darbe kalkışması ile ilgili olaylardan haberdar olmayan sanığın, olay günü görevli olduğu gemi ile seyre kalkması ve seyir esnasında verilen görevleri yerine getirmesinden ibaret eylemlerinin, kendisine ve gemide bulunan mesai arkadaşlarına verilen emirlerin darbe yanlısı amaç taşıdığını önceden bildiğine dair delil elde edilememesi, söz konusu gemi ve diğer gemilerin seyre kalkmak ve karakol vaziyetinde seyirde kalmak şeklindeki hareketleri dışında, objektif ve kesin olarak darbe fiilinin içinde bulunulduğunu düşündürecek olağan dışı somut bir hadise yaşanmadığının anlaşılması karşısında sanığın mesleki bilgisi, olayın gerçekleştiği yer ve zaman, olay gecesinin ... ve şeraiti itibariyle emrin darbe kalkışması fiili ile ilgili olduğunu bilerek hareket ettiğine, emri veren kişilerin o sırada darbe faaliyetinin içinde olduğunu bildiğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Sanık hakkında tespiti yapılan ardışık arama kayıtları ve örgütün ümit yapılanmasına yönelik veri inceleme raporu birlikte değerlendirildiğinde arama sayısı, aramaların ardışık ve periyodik olması, aramaların gerçekleştirildiği zaman, konuşma süreleri, sanığın farklı sabit hatlardan aranması, genellikle hafta sonu veya mesai saatleri dışında aramalar yapıldığı ve bu aranmaların makul görünmemesi nazara alındığında, sanığın örgütün iletişim metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu, sanık hakkında düzenlenen ümit yapılanmasına yönelik veri inceleme raporu da dikkate alındığında bu aramaların örgütsel gizliliği sağlamaya yönelik olarak ve örgütsel amaçlarla gerçekleştirildiği konusunda kuşku bulunmadığı, bu şekilde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü askeri mahrem yapılanmasında görev aldığı böylece sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olduğu kabulü ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği,

82-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın 15/7/2016 tarihi itibariyle Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Foça Batı Grup Komutanlığına bağlı TCG ... gemisinde muhabere astsubay olarak görev yaptığı,
Örgütsel irtibatı tespit edilen, gemiyi sevk ve idare yetkisi bulunmayan, cep telefonu elinden alınan ve TV yayınlarını izleme olanağı bulunmayan ve bu nedenle ülkemizde yaşanan darbe kalkışması ile ilgili olaylardan haberdar olmayan sanığın, olay günü görevli olduğu gemi ile seyre kalkması ve seyir esnasında verilen görevleri yerine getirmesinden ibaret eylemlerinin, kendisine ve gemide bulunan mesai arkadaşlarına verilen emirlerin darbe yanlısı amaç taşıdığını önceden bildiğine dair delil elde edilememesi, söz konusu gemi ve diğer gemilerin seyre kalkmak ve karakol vaziyetinde seyirde kalmak şeklindeki hareketleri dışında, objektif ve kesin olarak darbe fiilinin içinde bulunulduğunu düşündürecek olağan dışı somut bir hadise yaşanmadığının anlaşılması karşısında sanığın mesleki bilgisi, olayın gerçekleştiği yer ve zaman, olay gecesinin ... ve şeraiti itibariyle emrin darbe kalkışması fiili ile ilgili olduğunu bilerek hareket ettiğine, emri veren kişilerin o sırada darbe faaliyetinin içinde olduğunu bildiğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Sanığın Ankara, İstanbul, Kocaeli, Samsun ve Tekirdağ illerinde tespit edilen sabit hatlardan asker şahıslarla birlikte ardışık ve tekil olarak toplam 78 kez arandığının anlaşılması karşısında, arama sayısı, aramaların ardışık ve periyodik olması, aramaların gerçekleştirildiği zaman, konuşma süreleri, sanığın farklı sabit hatlardan aranması, genellikle hafta sonu veya mesai saatleri dışında aramalar yapıldığı ve bu aranmaların makul görünmemesi, ümit yapılanmasına ilişkin hakkındaki veri inceleme raporu nazara alındığında, sanığın örgütün iletişim metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu, sanık hakkında düzenlenen ümit yapılanmasına yönelik veri inceleme raporu da dikkate alındığında bu aramaların örgütsel gizliliği sağlamaya yönelik olarak ve örgütsel amaçlarla gerçekleştirildiği konusunda kuşku bulunmadığı, bu şekilde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü askeri mahrem yapılanmasında görev aldığı, böylece sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu kabulü ile silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği,

83-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın 15/7/2016 tarihi itibariyle Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Foça Batı Grup Komutanlığına bağlı TCG ... gemisinde silah elektronik astsubay çavuş olarak görev yaptığı,
Örgütsel irtibatı tespit edilen ancak, gemiyi sevk ve idare yetkisi bulunmayan, cep telefonu elinden alınan ve TV yayınlarını izleme olanağı bulunmayan ve bu nedenle ülkemizde yaşanan darbe kalkışması ile ilgili olaylardan haberdar olmayan sanığın, olay günü görevli olduğu gemi ile seyre kalkması ve seyir esnasında verilen görevleri yerine getirmesinden ibaret eylemlerinin, kendisine ve gemide bulunan mesai arkadaşlarına verilen emirlerin darbe yanlısı amaç taşıdığını önceden bildiğine dair delil elde edilememesi, söz konusu gemi ve diğer gemilerin seyre kalkmak ve karakol vaziyetinde seyirde kalmak şeklindeki hareketleri dışında, objektif ve kesin olarak darbe fiilinin içinde bulunulduğunu düşündürecek olağan dışı somut bir hadise yaşanmadığının anlaşılması karşısında sanığın mesleki bilgisi, olayın gerçekleştiği yer ve zaman, olay gecesinin ... ve şeraiti itibariyle emrin darbe kalkışması fiili ile ilgili olduğunu bilerek hareket ettiğine, emri veren kişilerin o sırada darbe faaliyetinin içinde olduğunu bildiğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini

ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı Hükümete karşı suç, Yasama organına karşı suç ve Anayasa'yı ihlal suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Ek iddianamede sanığın atılı Cumhurbaşkanına suikaste teşebbüs suçuna iştirak ettiğine dair soyut ve varsayıma dayalı iddia dışında somut bir delil gösterilmediği, esasen bu suça katıldığına dair bir anlatıma da yer verilmediği, başka sanıklarca Marmaris ilçesinde icraya konulan Cumhurbaşkanına karşı suikast suçunu işlediğine ve yahut bu suça yardım ettiğine dair bir anlatımın bulunmadığı bu suça katıldığının tespit edilemediği, bu suretle atılı suçu işlemediği kabulü ile müsnet suçtan CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,
Tespiti yapılan ardışık arama kayıtları, iddiayı doğrulayan tanıklar ... ve ...'ın beyanları bir arada değerlendirildiğinde; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mahrem yapılanması içerisinde bulunan sivil kişiler tarafından örgüt mensubu asker kişilerle örgütsel gizliliği sağlamaya yönelik olarak irtibat kurulmasında kullanılan sabit hatlardan, haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma ve kovuşturma bulunan diğer asker şahıslarla ardışık olarak arandığı, bu aramaların örgütsel gizliliği sağlamaya yönelik olarak ve örgütsel amaçlarla gerçekleştirildiği konusunda kuşku bulunmadığı, bu şekilde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü askeri mahrem yapılanmasında görev aldığı, iradesini örgüt iradesine terk ettiği, eylemlerinde örgüte ait olan hiyerarşik gücün emrine girdiğini gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk bulunduğu ve böylece sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olduğu takdir ve sonucuna varılarak silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılmasına karar verildiği,
Ek iddianame ile sanığın silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçunu işlediği iddia olunmuş ise de, sanığın söz konusu örgütün kurucusu ve yöneticisi olduğuna dair, soyut iddia dışında bir delil elde edilmediğinin, bu iddianın sübuta ermediğinin, eyleminin kül halinde örgüte üye olma suçunu oluşturduğunun kabul edildiği,

84-Sanık ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın 15/7/2016 tarihi itibariyle Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nda TCG Ertuğrul gemisinde sağlık astsubayı olarak görev yaptığı, sanığın görev aldığı TCG Ertuğrul gemisinin olay günü seyre kalkan gemiler arasında olmadığı, sanık hakkında bylock kullanıcı olduğu iddiası ile TCK 309,310,311,314/1-2 maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açıldığı,
Sanık adına düzenlenen bylock tespit ve değerlendirme tutanağına göre; sanığın adına kayıtlı 101312651269 numaralı ADLS hattı üzerinde, ilk log tarihi 13/11/2014, son online tarihi 13/01/2015 olan, kullanıcı adı: 34bayram34, şifre: b67r6m**, 205056 ID numaralı bylock kaydının tespit edildiğinin bildirildiği,
Sanık savunmalarında bylock tespiti yapılan ve adına kayıtlı ADLS hattını Mersin ilinde görev yaptığı 2009 ve 2014 yılları arasında kullandığını, 2014 yılında tayini çıktığında ADLS hattını evini devrettiği arkadaşı astsubay tanık ... ...'ya bıraktığını, o tarihten sonra bu şahsın kullanımında bulunduğunu, faturalarında bu şahıs tarafından ödendiğini, bylock programı kullanmadığını, FETÖ örgütü ile hiçbir irtibatının bulunmadığını ifade ettiği,
Sanığın personel tanıtma kartından anlaşıldığı üzere, 17/04/2009 ile 16/07/2014 tarihleri arasında Mersin ilinde görev yaptığı, 2014 yılı atama dönemi olan Temmuz ayında İzmir Foça Üst Komutanlığına atandığı ve 31/07/2014 tarihinde de katılış yaptığı, görevden çıkarıldığı 29/08/2016 tarihine kadar Foça/İzmir'de görev yaptığı,

Sanığın 15.07.2016 tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsüne ilişkin herhangi bir eyleminin iddianame kapsamında değerlendirilmediği ve dosyanın kovuşturma aşamasında da üzerine atılı suçlara matuf bir eyleminin belirlenemediği,
İddianameye dayanak bylock tespitine yönelik ise, 2014 yılı atama dönemi olan Temmuz ayında İzmir Foça Üst Komutanlığına atandığı ve 31/07/2014 tarihinde de katılış yaptığı, ayrılırken üzerine kayıtlı 101312651269 numaralı ADLS hattını evini devrettiği tanık ... ...'ya kullanması amacı ile bıraktığı ve bu durumun tanıklar tarafından da doğrulandığı, yine tanıkların beyanlarından anlaşıldığı üzere Ağustos ayından sonra sanığın bu eve hiç gimediği, bylock tespit tutanığında tespit edilen ilk log kaydının 13/11/2014 olduğu ve bu tarihten önce kullanılıp kullanılmadığına dair bir tespitin dosyaya yansılatılamadığı, yine tanık ... ...'nın sanıktan devraldığı evi astsubay tanık ... ile bir süre ortak kullandıkları yönündeki beyanı ve dosya kapsamına tanık olarak dinlenen ... adlı şahsın bylock kullanıcısı olduğu yönündeki tespitler bir arada değerlendirildiğinde sanığın bylock programı kullandığının her türlü şüpheden uzak teknik verilerle ortaya konulamadığı,
Sanıktan el konulan dijital materyaller üzerinde yapılan incelemede, tespiti yapılan Marazzino adlı Whatsapp grubunda 15-16/07/2016 günlerinde yapılan konuşma içeriklerinde o gece ülke genelinde meydana gelen olaylarla alakalı bir takım konuşmalar yaptıkları, sanığın beyanlarında suç unsuru teşkil edebilecek bir içerik tespit edilemediği,
İddianamede sanığın tarihinde gerçekleştirilen darbe teşebbüsüne ilişkin herhangi bir somut eyleminden bahsedilmemesi, sanığın darbe kalkışmasının yaşandığı gece evinde istirahat halinde olduğunun anlaşılması, sanığın personeli olduğu gemi ile veya başka bir gemi ile seyre çıkmadığının anlaşılması karşısında üzerine atılı Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Cumhurbaşkanına suikast ve silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçlarını işlemediği kabulü ile bu suçlardan CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Araştırma sonuçlarına göre; sanığın Bank Asya hesabının bulunmadığı, ardışık, tekil arama kaydının bulunmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluşlarına üye olmadığı, iltisaklı okul, dershane, çalışma kaydı bulunmadığı, dijital analiz raporunda suç unsuruna rastlanılmadığı anlaşılmış, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatı olduğuna dair başkaca bir delilde elde edilemediği, adına kayıtlı ADLS hattı üzerinde tespit edilen bylock kaydının tespit tarihleri ve tanık beyanları bir arada değerlendirildiğinde sanığın İzmir ilinde görevli olduğu döneme ait olması göz önüne alındığında sanığın bylock programı kullandığının her türlü şüpheden uzak teknik verilerle ortaya konulamadığın gerekçesiyle de atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği,

85-Sanık ... ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Sanığın Deniz Binbaşı rütbesi ile Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Foça Batı Grup Komutanlığına bağlı TCG Bozcaada gemisine 03/05/2016 tarihinde atandığı, 11/07/2016 tarihinde katılış yaptığı, 18/07/2016 tarihinde de gemi komutanı olarak göreve başladığı,
15/07/2016 günü TCG Beykoz gemisinin komutanının sanık ... olduğu, sanığın TCG Beykoz gemisi komutanı olarak atandığı ancak henüz geminin komutanlığını resmen ve fiillen devralmadığı, gemi personeli olarak seyre katıldığı, seyir esnasında geminin idaresinde görev almadığı ve gemi personeline de herhangi bir emir vermediği, geminin sevk ve idaresinin gemi komutanı olan sanık ... ... ...'a ait olduğu ve onun tarafından yerine getirildiği,

Sanığın aksi sabit olmayan savunmasına göre; TV ve internet üzerinden ülke genelinde yaşanan gelişmeleri öğrendikten sonra diğer gemi komutanları ..., ... ve ... ile verilen emirler ile seyre kalkış amaçları noktasında değerlendirmeler yaptıkları, seyire kalkış sebeplerinin eğitim olmadığını anladıkları, bu noktada kendilerine verilecek herhangi bir kanunsuz emri uygulamayacakları noktasında karar aldıkları, verilen sahalara intikal sağladıktan sonra sanığın 01.30 sıralarında dinlenmeye çekildiği ve sabah saat 09.30 sıralarında gelen emir ile geminin limana dönüşe geçtiği ve 11.39 itibariyle limana bağlandığı
Örgütsel irtibatı tespit edilemeyen sanığın olay günü TCG Beykoz gemisinin komutanı olmadığı, toplanma planı kapsamında gemiye geldiği, o gün geminin sevk ve idaresinde görev almadığı, bu konuda yetkisinin bulunmadığı, kendisine herhangi bir emir verilmediği ve kendisinin de gemi personeline bir emir vermediği, tüm personelin cep telefonları toplanmasına rağmen sanığın telefonunun alınmadığı, gece yaşan gelişmelerle alakalı diğer gemi komutanları ve kendi bulunduğu gemi komutanı sanık ...'la durum değerlendirmesi yaptığı ve diğer gemi komutanlarının konuya ilişkin fikirlerini gemi komutanı olan sanık ...'e aktardığı ve saat 1.30 itibariyle dinlenmeye çekildiği, çağrılmakla gemiye katılmaktan başka emir komuta zinciri içinde herhangi bir eyleminin bulunmadığı, gece boyunca başkaca bir eylem ve söyleminin tespit edilemediği, çağrılmakla gemiye katılmaktan başka emir komuta zinciri içinde herhangi bir eyleminin bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın atılı suçları işlediğine, darbe kalkışmasından yana tavır aldığına, darbe kalkışması fiillerine katılarak katkı sunduğuna dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı Anayasa'yı ihlal, TBMM'yi ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,

Her ne kadar sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu iddia edilmiş ise de; sanığın atılı suçu işlediğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,

86- Sanıklar ..., ... ... ..., ..., ... ve ... Hakkında Yapılan Değerlendirme:
Ayrıntısı Gerekçeli kararın "Foça Batı Grup Komutanlığına Bağlı Gemilerin Seyre Çıkartılmaları" kısmında anlatıldığı üzere;
Foça Deniz Üssünde konuşlu iki grup komutanlığından biri olan Batı Görev Grup Komutanlığı komutanının Tuğamiral sanık ... olduğu,
15 Temmuz 2016 tarihinde henüz darbe kalkışması haberlerinin kamuoyuna yansımadığı bir saatte darbe kalkışması planlamalarını yapan sözde Yurtta Sulh Konseyi Üyesi Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Kurmay Başkanı Tuğamiral ...' ın saat 21.06.15’de, 0-530-971 xx xx numaralı mobil telefonla Tuğamiral sanık ...'un kullandığı 0-533-732 xx xx numaralı mobil telefonu arayarak Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yönetime el konduğu bilgisini verdiği,
-Tuğamiral sanık ...'un yaptığı bu telefon görüşmeleri sırasında Kurmay Başkan vekili Binbaşı tanık ...'yı arayarak Foça Deniz Üssünde Batı Görev Grup Komutanlığına bağlı bütün gemilerin hepsine “Personel Toplanma Planı Eğitimi” için emir verdiği, Hücumbot ve Korvet Filotillası Komodorlarını da bilgilendirmesini istediği, ayrıca akabinde bu defaki personel toplanma çağrı planı eğitiminin geniş kapsamlı bir eğitim olduğunu söyleyerek gemilerin makinelerinin ıstılması, hazır olan geminin hemen çıkması ve liman yaklaşma sularında beklemesini emrettiği,

- 15 Temmuz 2016 tarihinde Batı Görev Grup Komutanlığına bağlı dört adet Korvet Sınıfı Gemi, üç adet Hücumbot sınıfı gemi bulunduğu,
Korvet Sınıfı Gemilerden;
TCG BODRUM'un Komutanı Binbaşı sanık ...,
TCG BOZCAADA'nın Komutanı Binbaşı sanık ...,
TCG BARTIN'nın Komutanı Binbaşı sanık ...,
TCG BEYKOZ'un Komutanı Binbaşı sanık ...' olduğu,
Hücumbot Sınıfı Gemilerden;
TCG ...'un Komutanı Binbaşı sanık ...,
TCG ...'ın Komutanı Binbaşı sanık ...,
TCG ...'ın Komutanı Binbaşı sanık ... olduğu,
-1. Korvet Filotillası Komodorluğu görevinin dosya sanıklarından Albay ... tarafından yürütüldüğü,

3. Hücumbot Filotillası Komodorunun ise Albay tanık ... ... olduğu,
-1. Korvet Filotillası Komodoru Albay sanık ... kendi bağlısı korvet sınıfı gemi komutanlarının bulunduğu “Lorient” adlı Whatsapp grubuna “arkadaşlar iyi akşamlar, emergency çağrı planı devrededir, tüm gemiler personeli en kısa sürede toplasın ” şeklinde mesaj gönderdiği ve 3. Hücumbot Filotillası Komodoru Albay tanık ... ...' ın da Kurmay Başkan vekili Binbaşı tanık ...'nın Tuğamiral sanık ...'un emrini iletmesi sonrasında kendi bağlısı Hücumbot sınıfı gemi komutanlarını telefonla arayarak Personel toplanma planı uygulandığını ilettiği ve böylece Batı Görev Grup Komutanlığı bağlısı Korvet ve Hücumbot gemileri personeli silsile halinde gemilerine çağrıldıkları,
-Saat 22.55 sularında sözde Sıkıyönetim Direktifi konulu emirler Batı Görev Grup Komutanlığı Karargahına iletilmiş, Kurmay Başkan vekili Binbaşı tanık ... sözde Sıkıyönetim Direktifi konulu emirlerin geldiğini Tuğamiral sanık ...'a henüz iskelede bulunduğu sırada bildirdiği,
Tüm gemiler avara ettikten sonra saat 23.48'de Tuğamiral sanık ... telefonla Kurmay Başkan vekili Binbaşı tanık ...'yı aradığı ve sözde Sıkıyönetim Direktifi konulu emirlerin tamamını kendisine okutturduğu,, Binbaşı tanık ... Sıkıyönetim Direktifi konulu emirler ekinde bulunan atama listelerini de okuduğu ve halen Batı Görev Grup Komutanlığı görevini yürütmekte olan Tuğamiral sanık ...'un Güney Deniz Saha komutanlığına nasb edildiğini kendisine aktardığı,
Binbaşı tanık ...'nın kendisine vekalet ettiği Batı Görev Grup Komutanlığı Kurmay Başkanı Yarbay tanık ...'nu arayarak Tuğamiral sanık ...'un Personel Çağrı Toplama Planının yürürlüğe konulmasını bu kapsamında kendisinin de birliğe gelmesini emrettiğini haber verdiği, Yarbay tanık ...' nun kulağına birtakım haberler geldiğinden bahsedip neler olup bittiğini sorduğunda Binbaşı tanık ... Personel Çağrı Toplama Planının eğitim maksatlı yapıldığını bildiğini, bunun haricinde başka bir bilgisinin bulunmadığını, bir şey öğrenir ise mutlaka kendisine geri dönüş yapacağını iletttiği, Kurmay Başkanı Albay tanık ... 16/07/2016 tarihinde ancak sabah 04.00 sularında birliğine intikal edebildiği,
Sözde Yurtta Sulh Konseyi tarafından hazırlanan sözde Sıkıyönetim Direktifinin 10. maddesinde;
- 16 Temmuz 2016 saat 03.30 itibarı ile tüm Hava Meydanlarının, Limanların ve Gümrük Kapılarının kontrol altına alınacağı,
- İkinci bir ... kadar Türk vatandaşlarının her türlü vasıta île yurtdışına çıkışlarına izin verilmeyeceği

- 16 Temmuz 2016 saat 12.00'ye kadar Limanlarımızdan hiçbir gemi ve deniz vasıtasının çıkışma izin verilmeyeceği yolunda kanunsuz emirlere yer verildiği,
-Tuğamiral sanık ...' un da tıpkı müşteki amirallerin alıkonulması emrini veren Amfibi Piyade Tugay Komutanı Tuğamiral sanık ... gibi “Kırmızı alarm durumunun” devrede bulunduğunu söylediği, TCG Bozcaada komutanı Binbaşı sanık ...'un gemideki yakıtın ... süreli seyir için yetersiz olduğunu iletmiş olmasına ve yine bazı gemilerde kritik personel eksiği olduğu bildirilmesine karşın tüm gemilerin eksik personel ve yetersiz yakıt da olsa derhal seyre çıkmalarını sağladığı, ayrıca kendisi ve 1. Korvet Filotillası Komodoru Albay ... dışında kimseden emir alınmayacağını bildirdiği,
Tuğamiral sanık ... seyre çıkılmasının hemen ardından ... Albay sanık ... aracılığıyla POYRAZ-9 telsiz kanalı (SK-2 VHF/FM Telsiz Kanalı) üzerinden seyre çıkan diğer 6 gemiye;
- 15/07/2016 günü saat 23.45'te Gemilerin ortak çağrı adının MT (...) olduğu bildirildiği
-İletişimin sadece POYRAZ-9 KANALI (SK-2 VHF/FM Telsiz Kanalı) üzerinden yapılması ve Batı Görev Grup Komutanından İzinsiz Limana Giriş Yapılmaması,
-16/07/2016 günü saat 00.08'de Gemi komutanları hariç cep telefonlarının toplatılması, telefonunu teslim etmeyen personel hakkında ... itaatsizlikten işlem yapılması,
-16/07/2016 günü saat 00.15'de tüm gemilere sözde eğitim kapsamında karakol sahaları koordinatları verilerek “Gemilerin Kendileri İçin Belirlenen Koordinatlara Bağlı Seyir Sahaları İçinde Tek Motor Düşük Hızda Karakol Kurması”
-16/07/2016 günü saat 00.22'de “Gemi Uydu Takip Sisteminin Kapatılması ve iletişimin sadece POYRAZ-9 KANALI (SK-2 VHF/FM Telsiz Kanalı) üzerinden yapılması” emirlerini ilettiği ve tüm gemilerde bu emirlerin uygulandığı,
-Seyre çıkan tüm gemilerin İzmir Körfezi girişinde ve Foça açıklarında (Foça ve Karaburun arasında, İzmir Körfezi girişi kabul edilebilecek alanda) 16/07/2016 günü sabah saat 10.00-11.39 saatleri aralığına kadar kendileri için belirlenen koordinatlara bağlı seyir sahaları içinde tek motor düşük hızda travers yaptıkları,
Gemi Komutanlarının sıralı amirlerinin, 1-Batı Görev Grup Komutanlığı, 2-Gölcük'te bulunan Harp Filosu Komutanlığı, 3-Ankara'da bulunan Donanma Komutanlığı, 4-Deniz Kuvvetleri Komutanlığı olduğu,
Tüm gemilerin standart olarak bulundurdukları silah ve mühimmat ile yüklü olduğu, seyre çıkan gemilerde cephanelik anahtarlarının toplanarak gemi komutanında bulundurulması, gemi komutanları dışındaki personelin telefonlarının kapatılarak toplanması, uydu TV sisteminin devreden çıkartılmasının da verilen ve uygulanan emirler arasında olduğu, 16 Temmuz sabahı geç saatlere kadar seyirde bekleyen gemilerin Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Merkezi, Donanma Komutanlığı Harekat Merkezi veya Batı Görev Grup Komutanlığı Harekat Merkezi ile irtibat kurmadıkları, belirtilen birimlerden de söz konusu gemilere herhangi bir emir ya da talimat verilmediği, birçok iletişim yöntemi olmasına rağmen bağlantı kurulmadığı,
Özellikle seyre çıkmayan ve karada birlik içinde bulunan 3. Hücumbot Filotillası Komodoru ise Albay tanık ... ...'ın gemilerin seyre çıkarıldığından ve seyirde kaldıklarından haberdar olduğu halde, kendisine bağlı ..., ... ve ... gemilerinin komutanlarıyla telefon, telsiz, mesaj, uydu telefonu olanaklarını kullanarak irtibat kurma, onları uyarma imkanı varken bu yola tevessül etmeyerek hareketsiz kaldığı, hatta kendisine bağlı ... gemisinin komutanı sanık ...'nın kullandığı GSM hattından saat 03.03.46'da tanık ... ...'ın kullandığı GSM hattına gönderdiği içeriği tespit edilemeyen, ancak sanık ...'nın savunmasına göre kendisine durumu sorduğuna dair mesajına yanıt vermediği,

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bağlısı harekat merkezleri, harekat odaları, gözetleme koordinasyon merkezleri ile ilgili birlikler arasında, gemi hareketlerine ilişkin bilgilerin paylaşılması maksadıyla kullanılan elektronik yazışma programına J-CHAT adı verildiği, program üzerinde oluşturulan Durumsal Farkındalık (DURFAR) yazışma grubunda bilgilerin paylaşımının yapıldığı,
-Saat 02.50 sularında Donanma Komutanlığı Harekat Merkezi tarafından Foça Deniz Üssü Harekat Merkezine J-CHAT üzerinden gelen mesaj ile “seyirdeki gemilerin limana dönmesi” emri verildiği,
Text metin olarak gelen emrin ekran görüntüsü istendiği, emri gönderen Donanma Komutanlığı Harekat Merkezi telefonla aranarak Binbaşı ... ile görüşüldüğü ve emrin teyidi alındıktan sonra, Kurmay Başkan vekili Binbaşı tanık ...'nın TCG Bodrum gemisinde seyirde bulunan Batı Görev Grup Komutanı Tuğamiral sanık ...'u telefonla arayarak Donanma Komutanlığı Harekat Merkezi tarafından iletilen “gemilerin limana dönmeleri” yolundaki emri kendisine ilettiği, Donanma Komutanlığı Harekat Merkezi personeli Deniz Binbaşı ...'tan emrin teyidinin alındığı bilgisini verdiği,
Buna karşın Tuğamiral sanık ... gelen mesajların ve kendisine ulaşan bilgilerin karışık ve teyide muhtaç olduğunu, Ankara'dan sağlıklı bilgi alamadığını bu nedenle seyirde beklemeye devam edeceğini bildirerek limana dönmeyi reddettiği,
Sanık ...'un uygulamadığı bu emri seyirde bulunan diğer 6 geminin komutanına, personeline bildirdiğine, diğer gemilerin komutan ve personelinin bu emirden haberinin olduğuna dair delil elde edilemediği, seyirde bulunan diğer 6 savaş gemisine hiç bir birim tarafından yazılı veya sözlü olarak limana dönülmesi emri verilmediği,
Kurmay Başkan vekili Binbaşı tanık ...'nın seyirde olan diğer gemilere bu mesajı her türlü iletişim kanalları vasıtası ile iletme olanağı varken bu yola tevessül etmediği, seyirde bulunan gemi komutanlarına gerekli bilgilendirmeyi yapmadığı,
Donanma Komutanlığı Harekat Merkezi tarafından Donanma Komutanlığı bağlı unsurlarına gönderilen ve seyirde bulunan gemilerin bağlı oldukları limana dönmelerini isteyen önceki mesajın takibi için 16/07/2016 tarihinde saat 03.11 sularında yeni bir mesaj gönderilerek limanlara dönen gemilerin limana bağlama zamanlarının gemiler veya harekat odaları tarafından Donanma Komutanlığı Harekat Merkezine bildirilmeleri istenildiği,
Saat 05.18 sularında Donanma Kurmay Başkanının emri olduğu belirtilerek gönderilen mesaj ile “Tüm gemilere an itibariyle Harp Filosu Komutanı tarafından kumanda edildiği, Donanma Komutanlığı bağlı unsurlarının limanlara bağlamayacağı, bağlamış olanların da gemi emniyetini sağlayacak şekilde şamandıra veya demirde bağlı bulunacakları veya karakol icra edecekleri” bildirildiği,
Saat 05.48 sularında Donanma Kurmay Başkanı ... ...'ın emri olduğu belirtilerek gönderilen mesaj ile “Denizde olan unsurların aborda olmayacakları, şamandıra veya demirde bağlı bulunacakları veya karakol icra edecekleri, gemilerin mevcut durumlarını telli hatlar veya e-yazışma üzerinden Donanma Komutanlığı Harekat Merkezine rapor etmeleri” istenildiği,
Saat 05.48 sularında Harp Filo Komutanını emri olduğu belirtilerek gönderilen mesaj ile “Denizde olan gemilerden Gölcük Gemilerinin Gölcük önlerinde Alarga/Şamandırada, Aksaz Gemilerinin Aksaz Liman içinde Alarga/Şamandırada, Foça Gemilerinin de Foça önlerinde bulunması” istenildiği
Saat 06.13 sularında gönderilen mesaj ile “Mersin önlerinde bulunan gemilerin Mersin önlerinde, Ereğli'de bulunan geminin Ereğli önlerinde bulunması” istenildiği,
Saat 06.41 sularında gönderilen mesaj ile “Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Karargahının şu andan itibaren Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral ... Bostanoğlu'nun emir ve komutasında olduğu” bildirildiği,

Saat 08.54 sularında gönderilen mesaj ile “Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral ... Bostanoğlu tarafından verilen direktife istinaden birliklerin Ana Üs/Liman/Kışlalarına dönmeleri emredildiği,
-Donanma Komutanlığı Harekat Merkezi tarafından saat 08.54 sularında Donanma Komutanlığı tüm bağlı unsurlarına iletilen “Donanma Komutanlığına bağlı tüm birliklerin Ana Üs/Liman/Kışlalarına dönmeleri” yolundaki mesaj TCG ... gemisine ulaştığında gemi komutanı Binbaşı sanık ... tarafından diğer tüm gemilerinde duyacağı şekilde POYRAZ 9 kapalı çevrim içi telsiz kanalından 1. Korvet Filotillası Komodoru Albay sanık ...'a iletildiği ve bir süre sonra 1. Korvet Filotillası Komodoru Albay sanık ...'ın Foça Üssü Limanına dönüleceğini bildirmesi üzerine saat 09.20 sularında gemilerin limana dönüşe geçtikleri,

a)Bu oluş içinde sanık ...'ın hukuki durumu değerlendirildiğinde;

Tefrik öncesi süreçte Anayasayı ihlal suçundan mahkumiyetlerine karar verilen amiral sanık ... ile ... sanık albay ...'ın darbe kalkışması planlarından önceden haberdar oldukları, personel toplanması, 7 savaş gemisi ile seyre çıkılması, seyirde kalınması, haberleşme kanallarının kapatılması, telefonların toplanması, silah ve mühimmat depolarının anahtarlarının gemi komutanı tarafından muhafaza edilmesi, TV yayınlarının kesilmesi, karakol vaziyeti alınarak belli koordinatlarda 7 savaş gemisinin travers yaparak seyirde kalmaları şeklinde emir vererek icra ettirdikleri fiillerinin darbe kalkışmasına katkı sunmak kapsamında yapıldığında kuşku bulunmadığı,
Sanığın toplanma planı kapsamında gemiye çağrıldığı ancak seyre çıkmadan hemen önce sanık ... tarafından kendisine kırmızı alarm durumunun iletildiği, sıkıyönetim ile ilgili mesajların yazılı olarak sanığın bulunduğu gemiye iletilmediği, sanığın ilerleyen zaman diliminde televizyon ve internet üzerinden ve diğer korvet sınıfı gemi komutanları ile yapılan telefon görüşmeleri aracılığıyla ülkede yaşanan gelişmelere ve yaşanan gelişmelerin bir darbe teşebbüsü olduğuna muttali olduğu, sanığın sabah saatlerinde gelen ... kadar seyirde kaldığı, kendisini eğitim veya kırmızı alarm amacı ile seyre kaldıran ancak yaşanan gelişmeler ışığında seyrin amacının bu şekilde olmadığını anlayan sanığın, kendilerini değişik sebeplerle seyre kaldıran ancak yaşanan gelişmeler ışığında bu seyrin amacının ve seyre kaldıran komutanlarının niyetinin sorgulanması gereken bir zaman diliminde sanığın buna matuf bir eylem ortaya koymadığı, bu noktada harekat merkezi veya başka makamlar ile irtibat kurmadığı verilen emirler kapsamında belirlenen sahalarda düşük hızda travers yaparak seyirde kalmaya devam ettiği, sanıklar ... ve ...'ın yukarıda belirtilen tüm emirlerini eksiksiz yerine getirdiği,
Fetö/Pdy silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatı tespit edilemeyen, darbeci sanıklar ... ve ... ile işbirliği içinde hareket ettiğine dair delil elde edilemeyen, seyir hazırlıkları ve manevra, limandan ayrılma gibi yoğun dikkat ve mesai gerektiren süreçte haber kaynaklarına erişme imkanı çok kısıtlı olan sanığın, seyre çıkma emrini verenin yetkili amirleri olması, eğitim ve kırmızı alarm durumu var denilerek yanıltılması, bu emirlerin henüz ülkemizde yaşanan olağan dışı askeri hareketliliklerin darbe kalkışması ile ilgili olduğunun kamuoyuna tam olarak yansımadığı bir zaman diliminde (Saat 21.30,23.00 suları) verilmesi nazara alındığında, personel toplanması ve seyir hazırlıkları yapılması, akabinde seyre çıkılması emirlerinin darbe fiilinin icrası kapsamında verildiğini bilmediği, yanıltılarak seyre çıkarıldığı takdir ve sonucuna varıldığı,
Ancak, sanığın manevra sonrası limandan avara olduktan sonra, saat 23.45 sularında artık rahatladığı, yoğun dikkat ve mesai gerektirecek bir görevinin kalmadığı, beraberinde bulunan sanık

... ... ile birlikte internetten, telefon irtibatı kurdukları diğer korvet sınıfı gemilerin komutanları ile yaptıkları fikir teatisinden, telefon ile görüştükleri diğer meslektaşlarından, TV'den izledikleri darbe teşebbüsüne yönelik eylem ve görüntülerden, Başbakan ...'ın saat 23.10 sularında bunun bir kalkışma olduğuna dair sürekli yayınlanan ve alt yazı ile haber kaynaklarında sürekli tekrarlanan beyanatları ile Cumhurbaşkanının yaşananların bir kalkışma olduğu ve bu kalkışmaya karşı halkı direniş için sokaklara çağırması ve benzeri açıklamalardan sonra, FETÖ/PDY mensubu asker-sivil teröristlerin bir darbe kalkışması girişimi içinde olduklarından haberdar olduğusüreçte, gemi komutanı olan sanığın dış dünyaya yansıyan söz ve davranışları üzerinde durulduğu,
Bir başka anlatımla, başlangıçta yanıltılarak seyre çıkarıldığı kabul edilen sanığın, olayın ve emrin gerçek sebebini öğrendikten sonraki süreçte, özellikle darbe teşebbüsünün başarılı olup olmadığının belli olmadığı zaman dilimindeki davranışlarının irdelenerek kastının tespit edilmeye çalışıldığı,
Astın konusu suç oluşturan emri haksızlık oluşturduğu konusunda kaçınılmaz bir hataya düşerek bu emri yerine getirmesinin, somut olay çerçevesinde, astın bilgi düzeyi, olayın özellikleri, tecrübe, rütbe ve konumu gibi olgular nazara alınarak TCK'nın 30/4 maddesi bağlamında değerlendirilmesi gerektiği,
Keza astın emrin askeri hizmet alanında verildiği, amirin yetkili olduğu ve zorunluluk teşkil ettiği hususlarında yanılgıya düşerek, konusu suç teşkil eden emri yerine getirmesi halinde yapılan değerlendirme neticesinde TCK'nın 30/1 maddesi gereğince kasten hareket etmediği neticesine varılabileceği, (Prof. Dr. F. S. Mahmutoğlu-Av. S. Karadeniz TCK'nun Genel Hükümler Şerhi Syf.480-482)

Dosya kapsamı ve aksi ispat edilemeyen savunmaya uygun kabule göre; İzmir ili, Foça ilçesinde konuşlu DKK Donanma Komutanlığına bağlı Foça Batı Görev Grup Komutanlığında çeşitli rütbelerde gemi 1.komutanı olarak görev yapan sanıklar ..., ..., ..., ..., ...'ın;
Birliğin en üst düzey komuta kademesi olan Foça Batı Görev Grup Komutanı olarak görevli, askeri darbe teşebbüsü suçundan haberdar olan ve bu suça asli fail olarak iştirak eden amiral rütbesindeki sanık ...'un ve suça onunla birlikte iştirak eden Korvet sınıfı gemilerin komodoru olan albay ...'ın, Emergencey acil toplanma planı eğitimi olduğu ve sabotaj kırmızı alarm durumunun söz konusu olduğu bahanesiyle aldatılarak, yetişebilen personellerini de toplayarak gemilerin bağlı olduğu Foça askeri limanına gelip sırasıyla gemileriyle seyre çıktıkları,
Dikkat ve mesai gerektiren seyir hazırlıkları, manevra, limandan çıkış ve sair işlemler bitirilip limandan açığa çıkılıp serbest kalma imkanları oluştuğunda, tasarruflarında bulunan cep telefonlarının bağlı olduğu internet haber kanalları, izleyebildikleri TV haberleri, yakınlarının arayıp bilgilendirmeleri sonucunda, genel olarak saat 00.00-00.30 itibariyle askeri darbeye teşebbüs suçunun unsurlarının gerçekleştiğinin bilinebilmesine imkan sağlayan objektif koşulların oluştuğu,
Limandan hareket anından itibaren suçun icrai hareketlerinin gerçekleştirilmesine başlanıldığında, 7 savaş gemisinin ertesi gün saat 09.30-10.00 sularına kadar Foça ile Karaburun arasında belirlenen koordinatlarda düşük hızda ring yapmak suretiyle seyirde kalarak icra hareketlerinin sürdürüldüğünde kuşku bulunmadığı,
Ancak, dış dünyada gerçekleşen bu olaya ilişkin sanıkların tasavvuru, yani zihinden geçirdikleri ile gerçeğin birbirine uymadığı, bu konuda bir algılama hatasına düştükleri ve haksızlık bilinçlerinin bulunmadığından, gerçekleşen unsur yanılgısı nedeniyle kasten hareket etmiş sayılmayacakları takdir ve sonucuna varıldığı,

Darbeye teşebbüs edildiği anlaşıldıktan sonra, amiral ... ve ... ...'ın emrinin, konusunun suç oluşturacağı ve hizmet gereği olmadığının, eğitim durumları, bilgi düzeyleri, yaşları, tecrübeleri, rütbeleri gibi olgular yanında, olay anında yaşanan belirsizlik, gemi ve personelinin darbecilerin kontrolüne girmiş uçan unsurlar tarafından bombalanması ihtimalinden kaynaklanan korku, kalkışmanın yaşandığı gecenin bilinmezlikler içeren ... ve şeraitinden kaynaklanan panik ve belirsizlik, gemide denizde bulunma nedeniyle fikir teatisi yapma imkanlarının sınırlı oluşu denetleme olanağı bulunmayan sanıkların TCK'nın 30/1 maddesi kapsamında bir hataya düştükleri ve kasten hareket etmedikleri takdir ve sonucuna varıldığı,
Sanıkların, darbe kalkışmasını azami düzeyde gizliliğe ve tedbire riayet eden, gizlenme ve kendini belli etmeme konusunda mahir olan FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yaptığını anlamaları nedeniyle kime güveneceklerini bilemediklerine, bu nedenle güvenmedikleri birimleri aramaktan kaçındıklarına dair savunmalarına, gecenin bilinmezlikler içeren ... ve şeraiti, denizde bulunma nedeniyle fikir teaitisi yapma imkanlarının sınırlı oluşu, darbe fiilinden önceden haberdar olduklarına dair delil bulunmaması karşısında tutarlı bulunarak itibar edildiği,
Kaldı ki, sözde sıkıyönetim emirlerinin sanıkların komutanlığını yaptıkları gemilere seyirde bulundukları süre içinde ulaşmadığı,
Sanıklara, şahsi cep telefonları, telsiz sistemleri, uydu telefonları, mesaj sistemleri vasıtasıyla bağlı oldukları Foça batı Görev Grup Komutanlığı hareket merkezinden, silsile ile bağlı oldukları Gölcük Üssündeki Harp Filosu ve Ankara DKK Donanma Komutanlığından, seyirde kalmalarının darbe kalkışması ile ilgili olduğuna, kendilerin seyre kaldıran ve seyirde tutan sanık amiral ...'un darbeciler tarafından bir üst göreve atandığına, limana geri dönmeleri gerektiğine dair bir haber ve emir de verilmediği,
Sanıkların, kendilerine komuta eden amiral ve komodorun darbeci olduklarından şüphelendiklerine, durumlarını sorguladıklarına, amiralin komutasından çıkarak limana geri dönme, ayrılıp başka yöne gitme vb. seçeneklerin darbeci gibi algılanma riski içerdiğine, olay anında yaşanan belirsizlik, darbecilerin kontrolüne girmiş uçan unsurlar tarafından bazı kamu kurumlarının havadan bombalandığına dair haberleri görmeleri nedeniyle, farklı bir davranış sergilemeleri durumunda geminin uçan unsurlar tarafından bombalanması ihtimalinden endişe duyduklarına, yasa dışı olduğu açık olan bir emir verilmesi durumunda yerine getirmeyeceklerini kararlaştırdıklarına dair savunmaları, kalkışmanın yaşandığı gecenin bilinmezlikler içeren ... ve şeraiti, bağlı oldukları birimlerden kendilerine her hangi bir uyarı ve emir verilmemiş olması karşısında o anki ... ve koşullara göre tutarlı bulunduğu, başka türlü davranma olanaklarının sınırlı ve riskli olduğu takdir ve sonucuna varıldığı,
Sanığın TCK’nın 30/1. maddesi kapsamında hataya düştüğü kabulü ile atılı Yasama organına karşı suç ve Anayasayı ihlal suçlarından TCK'nın 30/3 delatiyle 30/1 maddesi kapsamında CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Sanık hakkında yapılan araştırmalarda; Bylock programını kullanmadığı, Bank Asya hesabının bulunmadığı, ardışık-tekil arama kaydının bulunmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluşlarına üye olmadığı, iltisaklı okul, dershane, çalışma kaydı bulunmadığı anlaşılmış, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatı olduğuna dair başkaca bir delilde elde edilemediği,
Her ne kadar sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu iddia edilmiş ise de; sanığın atılı suçu işlediğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,

b)Bu oluş içinde sanık ...'ın hukuki durumu değerlendirildiğinde;

Tefrik öncesi süreçte Anayasayı ihlal suçundan mahkumiyetlerine karar verilen amiral sanık ... ile ... sanık albay ...'ın darbe kalkışması planlarından önceden haberdar oldukları, personel toplanması, 7 savaş gemisi ile seyre çıkılması, seyirde kalınması, haberleşme kanallarının kapatılması, telefonların toplanması, silah ve mühimmat depolarının anahtarlarının gemi komutanı tarafından muhafaza edilmesi, TV yayınlarının kesilmesi, karakol vaziyeti alınarak belli koordinatlarda 7 savaş gemisinin travers yaparak seyirde kalmaları şeklinde emir vererek icra ettirdikleri fiillerinin darbe kalkışmasına katkı sunmak kapsamında yapıldığında kuşku bulunmadığı,
Sanığın toplanma planı kapsamında gemiye çağrıldığı ancak seyre çıkmadan hemen önce sanık ... tarafından kendisine kırmızı alarm durumunun iletildiği, sıkıyönetim ile ilgili mesajların yazılı olarak sanığın bulunduğu gemiye iletilmediği, sanığın ilerleyen zaman diliminde televizyon ve internet üzerinden ve diğer korvet sınıfı gemi komutanları ile yapılan telefon görüşmeleri aracılığıyla ülkede yaşanan gelişmelere ve yaşanan gelişmelerin bir darbe teşebbüsü olduğuna muttali olduğu, sanığın sabah saatlerinde gelen ... kadar seyirde kaldığı, kendisini eğitim veya kırmızı alarm amacı ile seyre kaldıran ancak yaşanan gelişmeler ışığında seyrin amacının bu şekilde olmadığını anlayan sanığın, kendilerini değişik sebeplerle seyre kaldıran ancak yaşanan gelişmeler ışığında bu seyrin amacının ve seyre kaldıran komutanlarının niyetinin sorgulanması gereken bir zaman diliminde sanığın buna matuf bir eylem ortaya koymadığı, bu noktada harekat merkezi veya bağlı olduğu sıralı başka makamlar ile irtibat kurmadığı verilen emirler kapsamında belirlenen sahalarda düşük hızda travers yaparak seyirde kalmaya devam ettiği, sanıklar ... ve ...'ın yukarıda belirtilen tüm emirlerini eksiksiz yerine getirdiği,
Fetö/Pdy silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatı tespit edilemeyen, darbeci sanıklar ... ve ... ile işbirliği içinde hareket ettiğine dair delil elde edilemeyen, seyir hazırlıkları ve manevra, limandan ayrılma gibi yoğun dikkat ve mesai gerektiren süreçte haber kaynaklarına erişme imkanı çok kısıtlı olan sanığın, seyre çıkma emrini verenin yetkili amirleri olması, eğitim ve kırmızı alarm durumu var denilerek yanıltılması, bu emirlerin henüz ülkemizde yaşanan olağan dışı askeri hareketliliklerin darbe kalkışması ile ilgili olduğunun kamuoyuna tam olarak yansımadığı bir zaman diliminde (Saat 21.30,23.00 suları) verilmesi nazara alındığında, personel toplanması ve seyir hazırlıkları yapılması, akabinde seyre çıkılması emirlerinin darbe fiilinin icrası kapsamında verildiğini bilmediği, yanıltılarak seyre çıkarıldığı takdir ve sonucuna varıldığı,

Ancak, sanığın manevra sonrası limandan avara olduktan sonra, saat 23.45 sularında artık rahatladığı, yoğun dikkat ve mesai gerektirecek bir görevinin kalmadığı, internetten, telefon irtibatı kurdukları diğer korvet sınıfı gemilerin komutanları ile yaptıkları fikir teatisinden, telefon ile görüştükleri diğer meslektaşlarından ve akrabalarından, TV'den izledikleri darbe teşebbüsüne yönelik eylem ve görüntülerden, Başbakan ...'ın saat 23.10 sularında bunun bir kalkışma olduğuna dair sürekli yayınlanan ve alt yazı ile haber kaynaklarında sürekli tekrarlanan beyanatları ile Cumhurbaşkanının yaşananların bir kalkışma olduğu ve bu kalkışmaya karşı halkı direniş için sokaklara çağırması ve benzeri açıklamalardan sonra, FETÖ/PDY mensubu asker-sivil teröristlerin bir darbe kalkışması girişimi içinde olduklarından haberdar olduğu süreçte, gemi komutanı olan sanığın dış dünyaya yansıyan söz ve davranışları üzerinde durulduğu,
Bir başka anlatımla, başlangıçta yanıltılarak seyre çıkarıldığı kabul edilen sanığın, olayın ve emrin gerçek sebebini öğrendikten sonraki süreçte, özellikle darbe teşebbüsünün başarılı olup olmadığının belli olmadığı zaman dilimindeki davranışları irdelenerek kastı tespit edilmeye çalışıldığı,

Astın konusu suç oluşturan emri haksızlık oluşturduğu konusunda kaçınılmaz bir hataya düşerek bu emri yerine getirmesi somut olay çerçevesinde, astın bilgi düzeyi, olayın özellikleri, tecrübe, rütbe ve konumu gibi olgular nazara alınarak TCK'nın 30/4 maddesi bağlamında değerlendirilmesi gerektiği,
Keza astın emrin askeri hizmet alanında verildiği, amirin yetkili olduğu ve zorunluluk teşkil ettiği hususlarında yanılgıya düşerek, konusu suç teşkil eden emri yerine getirmesi halinde yapılan değerlendirme neticesinde TCK'nın 30/1 maddesi gereğince kasten hareket etmediği neticesine varılabileceği, (Prof. Dr. F. S. Mahmutoğlu-Av. S. Karadeniz TCK'nun Genel Hükümler Şerhi Syf.480-482)

Dosya kapsamı ve aksi ispat edilemeyen savunmaya uygun kabule göre; İzmir ili, Foça ilçesinde konuşlu DKK Donanma Komutanlığına bağlı Foça Batı Görev Grup Komutanlığında çeşitli rütbelerde gemi 1.komutanı olarak görev yapan sanıklar ..., ..., ..., ..., ...'ın;
Birliğin en üst düzey komuta kademesi olan Foça Batı Görev Grup Komutanı olarak görevli, askeri darbe teşebbüsü suçundan haberdar olan ve bu suça asli fail olarak iştirak eden amiral rütbesindeki sanık ...'un ve suça onunla birlikte iştirak eden Korvet sınıfı gemilerin komodoru olan albay ...'ın, Emergencey acil toplanma planı eğitimi olduğu ve sabotaj kırmızı alarm durumunun söz konusu olduğu bahanesiyle aldatılarak, yetişebilen personellerini de toplayarak gemilerin bağlı olduğu Foça askeri limanına gelip sırasıyla gemileriyle seyre çıktıkları,
Dikkat ve mesai gerektiren seyir hazırlıkları, manevra, limandan çıkış ve sair işlemler bitirilip limandan açığa çıkılıp serbest kalma imkanları oluştuğunda, tasarruflarında bulunan cep telefonlarının bağlı olduğu internet haber kanalları, izleyebildikleri TV haberleri, yakınlarının arayıp bilgilendirmeleri sonucunda, genel olarak saat 00.00-00.30 itibariyle askeri darbeye teşebbüs suçunun unsurlarının gerçekleştiğinin bilinebilmesine imkan sağlayan objektif koşulların oluştuğunun anlaşılmadığı,
Limandan hareket anından itibaren suçun icrai hareketlerinin gerçekleştirilmesine başlanıldığında, 7 savaş gemisinin ertesi gün saat 09.30-10.00 sularına kadar Foça ile Karaburun arasında belirlenen koordinatlarda düşük hızda ring yapmak suretiyle seyirde kalarak icra hareketlerinin sürdürüldüğünde kuşku bulunmadığı,
Ancak, dış dünyada gerçekleşen bu olaya ilişkin sanıkların tasavvuru, yani zihinden geçirdikleri ile gerçeğin birbirine uymadığı, bu konuda bir algılama hatasına düştükleri ve haksızlık bilinçlerinin bulunmadığından, gerçekleşen unsur yanılgısı nedeniyle kasten hareket etmiş sayılmayacakları takdir ve sonucuna varıldığı,
Darbeye teşebbüs edildiği anlaşıldıktan sonra, amiral ... ve ... ...'ın emrinin, konusunun suç oluşturacağı ve hizmet gereği olmadığının, eğitim durumları, bilgi düzeyleri, yaşları, tecrübeleri, rütbeleri gibi olgular yanında, olay anında yaşanan belirsizlik, gemi ve personelinin darbecilerin kontrolüne girmiş uçan unsurlar tarafından bombalanması ihtimalinden kaynaklanan korku, kalkışmanın yaşandığı gecenin bilinmezlikler içeren ... ve şeraitinden kaynaklanan panik ve belirsizlik, gemide denizde bulunma nedeniyle fikir teatisi yapma imkanlarının sınırlı oluşu denetleme olanağı bulunmayan sanıkların TCK'nın 30/1 maddesi kapsamında bir hataya düştükleri ve kasten hareket etmedikleri takdir ve sonucuna varıldığı,
Sanıkların, darbe kalkışmasını azami düzeyde gizliliğe ve tedbire riayet eden, gizlenme ve kendini belli etmeme konusunda mahir olan FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yaptığını anlamaları nedeniyle kime güveneceklerini bilemediklerine, bu nedenle güvenmedikleri birimleri aramaktan

kaçındıklarına dair savunmalarına, gecenin bilinmezlikler içeren ... ve şeraiti, denizde bulunma nedeniyle fikir teaitisi yapma imkanlarının sınırlı oluşu, darbe fiilinden önceden haberdar olduklarına dair delil bulunmaması karşısında tutarlı bulunarak itibar edildiği,
Kaldı ki, sözde sıkıyönetim emirleri sanıkların komutanlığını yaptıkları gemilere seyirde bulundukları süre içinde ulaşmadığı,
Sanıklara, şahsi cep telefonları, telsiz sistemleri, uydu telefonları, mesaj sistemleri vasıtasıyla bağlı oldukları Foça batı Görev Grup Komutanlığı hareket merkezinden, silsile ile bağlı oldukları Gölcük Üssündeki Harp Filosu ve Ankara DKK Donanma Komutanlığından, seyirde kalmalarının darbe kalkışması ile ilgili olduğuna, kendilerin seyre kaldıran ve seyirde tutan sanık amiral ...'un darbeciler tarafından bir üst göreve atandığına, limana geri dönmeleri gerektiğine dair bir haber ve emir de verildiği,
Sanıkların, kendilerine komuta eden amiral ve komodorun darbeci olduklarından şüphelendiklerine, durumlarını sorguladıklarına, amiralin komutasından çıkarak limana geri dönme, ayrılıp başka yöne gitme vb. seçeneklerin darbeci gibi algılanma riski içerdiğine, olay anında yaşanan belirsizlik, darbecilerin kontrolüne girmiş uçan unsurlar tarafından bazı kamu kurumlarının havadan bombalandığına dair haberleri görmeleri nedeniyle, farklı bir davranış sergilemeleri durumunda geminin uçan unsurlar tarafından bombalanması ihtimalinden endişe duyduklarına, yasa dışı olduğu açık olan bir emir verilmesi durumunda yerine getirmeyeceklerini kararlaştırdıklarına dair savunmaları, kalkışmanın yaşandığı gecenin bilinmezlikler içeren ... ve şeraiti, bağlı oldukları birimlerden kendilerine her hangi bir uyarı ve emir verilmemiş olması karşısında o anki ... ve koşullara göre tutarlı bulunduğu, başka türlü davranma olanaklarının sınırlı ve riskli olduğu takdir ve sonucuna varıldığı,
Sanığın TCK’nın 30/1. maddesi kapsamında hataya düştüğü kabulü ile atılı Yasama organına karşı suç ve Anayasayı ihlal suçlarından TCK'nın 30/3 delatiyle 30/1 maddesi kapsamında CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Sanık hakkında yapılan araştırmalarda; Bylock programını kullanmadığı, Bank Asya hesabının bulunmadığı, ardışık arama kaydının bulunmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluşlarına üye olmadığı, iltisaklı okul, dershane, çalışma kaydı bulunmadığı anlaşılmış, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatı olduğuna dair başkaca bir delilde elde edilemediği,
Sanığı kullanımında bulunan 0-505-369 xx xx numaralı GSM hattına ait İzmir İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce hazırlanan 04/03/2020 tarihli ... analiz raporuna göre; sanığın ankesör/sabit hat soruşturmaları kapsamında İzmir ilinde tespiti yapılan 0-232-367 xx xx numaralı sabit hattan darbe kalkışmasından sonraki bir tarih olan 28.07.2016 günü 19.34 ile 19.38 saatleri arasında 6 kez arandığı ve bu aramalardan önce veya sonra kendisi gibi Deniz Kuvvetleri Personeli olan ve sanığın komutanı olduğu TCG Bartın gemisi personeli olan ... ve ... ile sivil şahıs olan ... (gemi personeli ...'ın abisi) isimli sivil şahsın arandığı,
İlk bakışta bu aramalar ardışık arama gibi görünmekte ise de; sanık bu aramalara mantıklı açıklamalar getirdiği ve dinlenen tanık ... ile gemi personel listesi, tanık ...'ın gözaltı kayıtlarının sanığın savunmalarını doğruladığ, aramaların tarihi, sanığın bu tarihten önce şüpheli tekil veya ardışık aramalarının bulunamaması da nazara alındığında örgütsel aramalar olmadığı takdir ve sonucuna varıldığı
Zira; sanığın komutanı olduğu geminin silah subayı olduğu anlaşılan ... söz konusu aramalar ile ilgili olarak tanık olarak alınan beyanında sanığın savunmasın doğrular şekilde beyanda

bulunarak, gözaltından çıktığında üzerinde cep telefonu olmadığı için evine çok yakın bir büfeden hem gözaltı çıkış bilgisini vermek, hem de gemiye katılış hakkında bilgi almak maksadıyla personeli olduğu geminin komutanı olduğu sanığı aramaya çalıştığı, ancak cep telefon numarasını ezbere bilmediği için sanığın cep telefonu bilgisini edinmek için gemi personelinden ... ve ...'yı arayıp sanığın cep telefonunu aldığı ve akabinde sanığı aradığı, bilgilendirdiği, aramaların bu nedenle ardışık gibi göründüğünün anlaşıldığı,
Her ne kadar sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu iddia edilmiş ise de; sanığın atılı suçu işlediğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,

c)Bu oluş içerisinde sanık ...'un hukuki durumu değerlendirildiğinde;

Tefrik öncesi süreçte Anayasayı ihlal suçundan mahkumiyetlerine karar verilen amiral sanık ... ile ... sanık albay ...'ın darbe kalkışması planlarından önceden haberdar oldukları, personel toplanması, 7 savaş gemisi ile seyre çıkılması, seyirde kalınması, haberleşme kanallarının kapatılması, telefonların toplanması, silah ve mühimmat depolarının anahtarlarının gemi komutanı tarafından muhafaza edilmesi, TV yayınlarının kesilmesi, karakol vaziyeti alınarak belli koordinatlarda 7 savaş gemisinin travers yaparak seyirde kalmaları şeklinde emir vererek icra ettirdikleri fiillerinin darbe kalkışmasına katkı sunmak kapsamında yapıldığında kuşku bulunmadığı,
Sanığın toplanma planı kapsamında eğitim amacı ile gemiye çağrıldığı ve seyre çıktığı, seyre çıkmasından çok kısa bir süre sonra kırmızı alarm durumunun olduğunun kendisine iletildiği ve sanığın bu sebeple çıkılan seyrin eğitim amacı ile olmadığını anladığı, ilerleyen zaman diliminde diğer gemi komutanları ile yapılan telefon görüşmeleri ve internet üzerinden ulaşılan haberler aracılığıyla ülkede yaşanan gelişmelere ve yaşanan gelişmelerin bir darbe teşebbüsü olduğuna muttali olduğu, sanığın sabah saatlerinde gelen ... kadar seyirde kaldığı, kendisini eğitim amacı ile seyre kaldıran ancak yaşanan gelişmeler ışığında seyrin amacının bu şekilde olmadığını anlayan sanığın, kendilerini değişik sebeplerle seyre kaldıran ancak yaşanan gelişmeler ışığında bu seyrin amacının ve seyre kaldıran komutanlarının niyetinin sorgulanması gereken zaman diliminde sanığın buna matuf bir eylem ortaya koymadığı, bu noktada hareket merkezi veya başka makamlar ile irtibat kurmadığı verilen emirler kapsamında belirlenen sahalarda düşük hızda travers yaparak seyirde kalmaya devam ettiği, sanıklar ... ve ...'ın yukarıda belirtilen tüm emirlerini eksiksiz yerine getirdiğinin anlaşıldığı,
Fetö/Pdy silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatı tespit edilemeyen, darbeci sanıklar ... ve ... ile işbirliği içinde hareket ettiğine dair delil elde edilemeyen, seyir hazırlıkları ve manevra, limandan ayrılma gibi yoğun dikkat ve mesai gerektiren süreçte haber kaynaklarına erişme imkanı çok kısıtlı olan sanığın, seyre çıkma emrini verenin yetkili amirleri olması, eğitim ve kırmızı alarm durumu var denilerek yanıltılması, bu emirlerin henüz ülkemizde yaşanan olağan dışı askeri hareketliliklerin darbe kalkışması ile ilgili olduğunun kamuoyuna tam olarak yansımadığı bir zaman diliminde (Saat 21.30,23.00 suları) verilmesi nazara alındığında, personel toplanması ve seyir hazırlıkları yapılması, akabinde seyre çıkılması emirlerinin darbe fiilinin icrası kapsamında verildiğini bilmediği, yanıltılarak seyre çıkarıldığı takdir ve sonucuna varıldığı,
Ancak, sanığın manevra sonrası limandan avara olduktan sonra, saat 23.30 sularında artık rahatladığı, yoğun dikkat ve mesai gerektirecek bir görevinin kalmadığı, beraberinde bulunan komuta heyeti ile birlikte internetten, telefon irtibatı kurdukları diğer korvet sınıfı gemilerin

komutanları ile yaptıkları fikir teatisinden, telefon ile görüştükleri diğer meslektaşlarından, TV'den izledikleri darbe teşebbüsüne yönelik eylem ve görüntülerden, Başbakan ...'ın saat 23.10 sularında bunun bir kalkışma olduğuna dair sürekli yayınlanan ve alt yazı ile haber kaynaklarında sürekli tekrarlanan beyanatları ile Cumhurbaşkanının yaşananların bir kalkışma olduğu ve bu kalkışmaya karşı halkı direniş için sokaklara çağırması ve benzeri açıklamalardan sonra, FETÖ/PDY mensubu asker-sivil teröristlerin bir darbe kalkışması girişimi içinde olduklarından haberdar olduğu süreçte, gemi komutanı olan sanığın dış dünyaya yansıyan söz ve davranışları üzerinde durulduğu,
Bir başka anlatımla, başlangıçta yanıltılarak seyre çıkarıldığı kabul edilen sanığın, olayın ve emrin gerçek sebebini öğrendikten sonraki süreçte, özellikle darbe teşebbüsünün başarılı olup olmadığının belli olmadığı zaman dilimindeki davranışları irdelenerek kastı tespit edilmeye çalışılmıştır.
Astın konusu suç oluşturan emri haksızlık oluşturduğu konusunda kaçınılmaz bir hataya düşerek bu emri yerine getirmesinin, somut olay çerçevesinde, astın bilgi düzeyi, olayın özellikleri, tecrübe, rütbe ve konumu gibi olgular nazara alınarak TCK'nın 30/4 maddesi bağlamında değerlendirilmesi gerektiği,
Keza astın emrin askeri hizmet alanında verildiği, amirin yetkili olduğu ve zorunluluk teşkil ettiği hususlarında yanılgıya düşerek, konusu suç teşkil eden emri yerine getirmesi halinde yapılan değerlendirme neticesinde TCK'nın 30/1 maddesi gereğince kasten hareket etmediği neticesine varılabileceği, (Prof. Dr. F. S. Mahmutoğlu-Av. S. Karadeniz TCK'nun Genel Hükümler Şerhi Syf.480-482)

Dosya kapsamı ve aksi ispat edilemeyen savunmaya uygun kabule göre; İzmir ili, Foça ilçesinde konuşlu DKK Donanma Komutanlığına bağlı Foça Batı Görev Grup Komutanlığında çeşitli rütbelerde gemi 1.komutanı olarak görev yapan sanıklar ..., ..., ..., ..., ...'ın;
Birliğin en üst düzey komuta kademesi olan Foça Batı Görev Grup Komutanı olarak görevli, askeri darbe teşebbüsü suçundan haberdar olan ve bu suça asli fail olarak iştirak eden amiral rütbesindeki sanık ...'un ve suça onunla birlikte iştirak eden Korvet sınıfı gemilerin komodoru olan albay ...'ın, Emergencey acil toplanma planı eğitimi olduğu ve sabotaj kırmızı alarm durumunun söz konusu olduğu bahanesiyle aldatılarak, yetişebilen personellerini de toplayarak gemilerin bağlı olduğu Foça askeri limanına gelip sırasıyla gemileriyle seyre çıktıkları,
Dikkat ve mesai gerektiren seyir hazırlıkları, manevra, limandan çıkış ve sair işlemler bitirilip limandan açığa çıkılıp serbest kalma imkanları oluştuğunda, tasarruflarında bulunan cep telefonlarının bağlı olduğu internet haber kanalları, izleyebildikleri TV haberleri, yakınlarının arayıp bilgilendirmeleri sonucunda, saat 00.00 itibariyle askeri darbeye teşebbüs suçunun unsurlarının gerçekleştiğinin bilinebilmesine imkan sağlayan objektif koşulların oluştuğu anlaşıldığı,
Limandan hareket anından itibaren suçun icrai hareketlerinin gerçekleştirilmesine başlanıldığında, 7 savaş gemisinin ertesi gün saat 09.20 sularına kadar Foça ile Karaburun arasında belirlenen koordinatlarda düşük hızda ring yapmak suretiyle seyirde kalarak icra hareketlerinin sürdürüldüğünde kuşku bulunmadığı,
Ancak, dış dünyada gerçekleşen bu olaya ilişkin sanıkların tasavvuru, yani zihinden geçirdikleri ile gerçeğin birbirine uymadığı, bu konuda bir algılama hatasına düştükleri ve haksızlık bilinçlerinin bulunmadığından, gerçekleşen unsur yanılgısı nedeniyle kasten hareket etmiş sayılmayacakları takdir ve sonucuna varıldığı,
Darbeye teşebbüs edildiği anlaşıldıktan sonra, amiral ... ve ... ...'ın emrinin, konusunun suç oluşturacağı ve hizmet gereği olmadığının, eğitim durumları, bilgi

düzeyleri, yaşları, tecrübeleri, rütbeleri gibi olgular yanında, olay anında yaşanan belirsizlik, gemi ve personelinin darbecilerin kontrolüne girmiş uçan unsurlar tarafından bombalanması ihtimalinden kaynaklanan korku, kalkışmanın yaşandığı gecenin bilinmezlikler içeren ... ve şeraitinden kaynaklanan panik ve belirsizlik, gemide denizde bulunma nedeniyle fikir teatisi yapma imkanlarının sınırlı oluşu denetleme olanağı bulunmayan sanıkların TCK'nın 30/1 maddesi kapsamında bir hataya düştükleri ve kasten hareket etmedikleri takdir ve sonucuna varıldığı,
Sanıkların, darbe kalkışmasını azami düzeyde gizliliğe ve tedbire riayet eden, gizlenme ve kendini belli etmeme konusunda mahir olan FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yaptığını anlamaları nedeniyle kime güveneceklerini bilemediklerine, bu nedenle güvenmedikleri birimleri aramaktan kaçındıklarına dair savunmalarına, gecenin bilinmezlikler içeren ... ve şeraiti, denizde bulunma nedeniyle fikir teaitisi yapma imkanlarının sınırlı oluşu, darbe fiilinden önceden haberdar olduklarına dair delil bulunmaması karşısında tutarlı bulunarak itibar edilmediği,
Kaldı ki, sözde sıkıyönetim emirleri sanıkların komutanlığını yaptıkları gemilere seyirde bulundukları süre içinde ulaştığı,
Sanıklara, şahsi cep telefonları, telsiz sistemleri, uydu telefonları, mesaj sistemleri vasıtasıyla bağlı oldukları Foça batı Görev Grup Komutanlığı hareket merkezinden, silsile ile bağlı oldukları Gölcük Üssündeki Harp Filosu ve Ankara DKK Donanma Komutanlığından, seyirde kalmalarının darbe kalkışması ile ilgili olduğuna, limana geri dönmeleri gerektiğine dair bir haber ve emir de verilmediği,
Sanıkların, kendilerine komuta eden amiral ve komodorun darbeci olduklarından şüphelendiklerine, durumlarını sorguladıklarına, amiralin komutasından çıkarak limana geri dönme, ayrılıp başka yöne gitme vb. seçeneklerin darbeci gibi algılanma riski içerdiğine, olay anında yaşanan belirsizlik, darbecilerin kontrolüne girmiş uçan unsurlar tarafından bazı kamu kurumlarının havadan bombalandığına dair haberleri görmeleri nedeniyle, farklı bir davranış sergilemeleri durumunda geminin uçan unsurlar tarafından bombalanması ihtimalinden endişe duyduklarına, yasa dışı olduğu açık olan bir emir verilmesi durumunda yerine getirmeyeceklerini kararlaştırdıklarına dair savunmaları, kalkışmanın yaşandığı gecenin bilinmezlikler içeren ... ve şeraiti, bağlı oldukları birimlerden kendilerine her hangi bir uyarı ve emir verilmemiş olması karşısında o anki ... ve koşullara göre tutarlı bulunduğu, başka türlü davranma olanaklarının sınırlı ve riskli olduğu takdir ve sonucuna varıldığı,
Sanığın TCK’nın 30/1. maddesi kapsamında hataya düştüğü kabulü ile atılı Yasama organına karşı suç ve Anayasayı ihlal suçlarından TCK'nın 30/3 delatiyle 30/1 maddesi kapsamında CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Sanık hakkında yapılan araştırmalarda; Bylock programını kullanmadığı, Bank Asya hesabının bulunmadığı, ardışık arama kaydının bulunmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluşlarına üye olmadığı, iltisaklı okul, dershane, çalışma kaydı bulunmadığı anlaşılmış, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatı olduğuna dair başkaca bir delilde elde edilememiştir.
... raporunu göre; İzmir ilinde tespiti yapılan ve FETÖ/PDY üyelerinin askeri personellerle iletişim kurmakta kullanıldığı anlaşılan 0 232 ... 99 numaralı ankesörlü telefon ile kendisine ait 0-541 342 xx xx numaralı GSM hattının 08/10/2012 tarihinde 11.43-17.15 saatleri arasında 20 defa tekil olarak arandığının tespit edildiği,
Sanık bu aramalar ile ilgili olarak öğretmen olan eşinin 05 Ekim 2012 günü Buruncuk İlköğretim İlkokulu'ndan Egekent2 Ortaokulu'na tayin olduğunu, iki okulun da Menemen İlçe Milli Eğitim

Müdürlüğü'ne bağlı olduğunu, aramaların yapıldığı 08.10.2012 günü eşinin Menemen ilçesinde okul ve branş değişikliği ile ilgili işlemlerle uğraştığını, eşinin telefonunu Menemen'de söz konusu okulların yakınından baz sinyali verdiğini, eşinin o tarihte kullandığı tuşlu telefonun arızalı olması nedeniyle sadece gelen çağrılara cevap verebildiğini, arama yapamadığını, bu nedenle kendisini o gün ankesörlü hatlardan aradığını ifade ettiği, buna dair harita ve baz sinyal bilgileri sunduğu, savunması sunulan belgeler ile aramaların aynı gün yaklaşık 5 saatlik zaman dilimi içerisinde gerçekleşmesi, belirtilen tarihlerde eşinin okul değişikliği olduğunun anlaşılması nazara alındığında mantıklı ve tutarlı bulunduğu, aramaların örgütsel aramalar olmadığı takdir ve sonucuna varıldığı, kaldı ki; aramaların Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin kararlarında açıklandığı şekliyle ardışık aranma kriterlerine uygun olmadığı anlaşılmakla sanık aleyhine değerlendirilmediği,
Her ne kadar sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu iddia edilmiş ise de; sanığın atılı suçu işlediğine dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,

d)Bu oluş içerisinde sanık ...'nın hukuki durumu değerlendirildiğinde;

Tefrik öncesi süreçte Anayasayı ihlal suçundan mahkumiyetlerine karar verilen amiral sanık ... ile ... sanık albay ...'ın darbe kalkışması planlarından önceden haberdar oldukları, personel toplanması, 7 savaş gemisi ile seyre çıkılması, seyirde kalınması, haberleşme kanallarının kapatılması, telefonların toplanması, silah ve mühimmat depolarının anahtarlarının gemi komutanı tarafından muhafaza edilmesi, TV yayınlarının kesilmesi, karakol vaziyeti alınarak belli koordinatlarda 7 savaş gemisinin travers yaparak seyirde kalmaları şeklinde emir vererek icra ettirdikleri fiillerinin darbe kalkışmasına katkı sunmak kapsamında yapıldığında kuşku bulunmadığı,
Sanığın toplanma planı kapsamında gemiye çağrıldığı ve eğitim amacı ile seyre kaldırıldığı, ilerleyen zaman diliminde televizyon ve internet üzerinden ve yaptığı telefon görüşmeleri aracılığıyla ülkede yaşanan gelişmelere vakıf olduğu, hatta bu kapsamda kendi pozizyonunu anlamlandırmak adına o dönem Donanma Komutanlığında görev yapan tanık ...'yi aradığı, ancak tanığın görevde olmaması nedeniyle somut bir bilgi alamadığı, ilerleyen vakitlerde sanığın 1. Amiri ... tanık ... ...'a kendi durumunu arz eden ve karada yani iskelede durumun nasıl olduğu ile alakalı mesaj attığını ifade ettiği, HTS verilerine göre mesajın gönderildiğinin sabit olduğunun, bu nedenle sanığın bu mesaja cevap alamadığı halde; ülke genelinde yaşanan gelişmelere vakıf olan ve bu yaşananların ülkenin en üst makamlarınca bir darbe teşebbüsü olduğu dile getirildiği zaman diliminde, eğitim adı altında faaliyete başladığı seyrin ve içinde bulunduğu pozisyonunun amacına yönelik kendi bağlısı olduğu Foça üssü harekat merkezi ile veya daha üst makamı olan Harp Filosu Komutanlığı veya Donanma Komutanlığı harekat merkezleri ile irtibata geçmediği, kendisini eğitim amacı ile seyre kaldıran ancak yaşanan gelişmeler ışığında seyrin amacının bu şekilde olmadığını anlayan sanığın, bu seyrin amacını ve seyre kaldıran komutanlarının niyetinin sorgulanması gereken bir zaman diliminde sanığın buna matuf bir eylem ortaya koymadığı, sabah saatlerinde gelen ... kadar belirlenen sahalarda düşük hızda travers yaparak seyirde kalmaya devam ettiği, darbe karşıtı olduklarına, anayasal düzene bağlı olduklarına dair hiçbir açıklama yapmayan, verdikleri emirler henüz darbe kalkışmasının kamuoyuna yansımadığı bir saatte toplanma planını devreye sokan, gemilerin seyre kaldırılması emrini veren ve darbe kalkışmasının içinde oldukları anlaşılan sanıklar ... ve ...'ın yukarıda belirtilen tüm emirlerini eksiksiz yerine getirdiğinin anlaşıldığı,

FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatı kesin olarak tespit edilemeyen, darbeci sanıklar ... ve ... ile işbirliği içinde hareket ettiğine dair delil elde edilemeyen, seyir hazırlıkları ve manevra, limandan ayrılma gibi yoğun dikkat ve mesai gerektiren süreçte haber kaynaklarına erişme imkanı çok kısıtlı olan sanığın, seyre çıkma emrini verenin yetkili amirleri olması, eğitim ve kırmızı alarm durumu var denilerek yanıltılması, bu emirlerin henüz ülkemizde yaşanan olağan dışı askeri hareketliliklerin darbe kalkışması ile ilgili olduğunun kamuoyuna tam olarak yansımadığı bir zaman diliminde (Saat 21.30,23.00 suları) verilmesi nazara alındığında, personel toplanması ve seyir hazırlıkları yapılması, akabinde seyre çıkılması emirlerinin darbe fiilinin icrası kapsamında verildiğini bilmediği, yanıltılarak seyre çıkarıldığı takdir ve sonucuna varıldığı,
Ancak, sanığın manevra sonrası limandan avara olduktan sonra, saat 23.30 sularında artık rahatladığı, yoğun dikkat ve mesai gerektirecek bir görevinin kalmadığı, beraberinde bulunan komuta heyeti ile birlikte internetten, telefon irtibatı kurdukları diğer meslektaşları ile yaptıkları fikir teatisinden, telefon ile görüştükleri diğer kişilerden, TV'den, internetten izledikleri darbe teşebbüsüne yönelik eylem ve görüntülerden, Başbakan ...'ın saat 23.10 sularında bunun bir kalkışma olduğuna dair sürekli yayınlanan ve alt yazı ile haber kaynaklarında sürekli tekrarlanan beyanatları ile Cumhurbaşkanının yaşananların bir kalkışma olduğu ve bu kalkışmaya karşı halkı direniş için sokaklara çağırması ve benzeri açıklamalardan sonra, FETÖ/PDY mensubu asker-sivil teröristlerin bir darbe kalkışması girişimi içinde olduklarından haberdar olduğu süreçte, gemi komutanı olan sanığın dış dünyaya yansıyan söz ve davranışları üzerinde durulduğu,
Bir başka anlatımla, başlangıçta yanıltılarak seyre çıkarıldığı kabul edilen sanığın, olayın ve emrin gerçek sebebini öğrendikten sonraki süreçte, özellikle darbe teşebbüsünün başarılı olup olmadığının belli olmadığı zaman dilimindeki davranışları irdelenerek kastı tespit edilmeye çalışıldığı,
Astın konusu suç oluşturan emri haksızlık oluşturduğu konusunda kaçınılmaz bir hataya düşerek bu emri yerine getirmesinin somut olay çerçevesinde, astın bilgi düzeyi, olayın özellikleri, tecrübe, rütbe ve konumu gibi olgular nazara alınarak TCK'nın 30/4 maddesi bağlamında değerlendirilmesi gerektiği,
Keza astın emrin askeri hizmet alanında verildiği, amirin yetkili olduğu ve zorunluluk teşkil ettiği hususlarında yanılgıya düşerek, konusu suç teşkil eden emri yerine getirmesi halinde yapılan değerlendirme neticesinde TCK'nın 30/1 maddesi gereğince kasten hareket etmediği neticesine varılabileceği, (Prof. Dr. F. S. Mahmutoğlu-Av. S. Karadeniz TCK'nun Genel Hükümler Şerhi Syf.480-482)

Dosya kapsamı ve aksi ispat edilemeyen savunmaya uygun kabule göre; İzmir ili, Foça ilçesinde konuşlu DKK Donanma Komutanlığına bağlı Foça Batı Görev Grup Komutanlığında çeşitli rütbelerde gemi 1.komutanı olarak görev yapan sanıklar ..., ..., ..., ..., ...'ın;
Birliğin en üst düzey komuta kademesi olan Foça Batı Görev Grup Komutanı olarak görevli, askeri darbe teşebbüsü suçundan haberdar olan ve bu suça asli fail olarak iştirak eden amiral rütbesindeki sanık ...'un ve suça onunla birlikte iştirak eden Korvet sınıfı gemilerin komodoru olan albay ...'ın, Emergencey acil toplanma planı eğitimi olduğu ve sabotaj kırmızı alarm durumunun söz konusu olduğu bahanesiyle aldatılarak, yetişebilen personellerini de toplayarak gemilerin bağlı olduğu Foça askeri limanına gelip sırasıyla gemileriyle seyre çıktıkları,
Dikkat ve mesai gerektiren seyir hazırlıkları, manevra, limandan çıkış ve sair işlemler bitirilip limandan açığa çıkılıp serbest kalma imkanları oluştuğunda, tasarruflarında bulunan cep

telefonlarının bağlı olduğu internet haber kanalları, izleyebildikleri TV haberleri, yakınlarının arayıp bilgilendirmeleri sonucunda, saat 00.00 itibariyle askeri darbeye teşebbüs suçunun unsurlarının gerçekleştiğinin bilinebilmesine imkan sağlayan objektif koşulların oluştuğunun anlaşıldığı,
Limandan hareket anından itibaren suçun icrai hareketlerinin gerçekleştirilmesine başlanıldığında, 7 savaş gemisinin ertesi gün saat 09.20 sularına kadar Foça ile Karaburun arasında belirlenen koordinatlarda düşük hızda ring yapmak suretiyle seyirde kalarak icra hareketlerinin sürdürüldüğünde kuşku bulunmadığı,
Ancak, dış dünyada gerçekleşen bu olaya ilişkin sanıkların tasavvuru, yani zihinden geçirdikleri ile gerçeğin birbirine uymadığı, bu konuda bir algılama hatasına düştükleri ve haksızlık bilinçlerinin bulunmadığından, gerçekleşen unsur yanılgısı nedeniyle kasten hareket etmiş sayılmayacakları takdir ve sonucuna varıldığı,
Darbeye teşebbüs edildiği anlaşıldıktan sonra, amiral ... ve ... ...'ın emrinin, konusunun suç oluşturacağı ve hizmet gereği olmadığının, eğitim durumları, bilgi düzeyleri, yaşları, tecrübeleri, rütbeleri gibi olgular yanında, olay anında yaşanan belirsizlik, gemi ve personelinin darbecilerin kontrolüne girmiş uçan unsurlar tarafından bombalanması ihtimalinden kaynaklanan korku, kalkışmanın yaşandığı gecenin bilinmezlikler içeren ... ve şeraitinden kaynaklanan panik ve belirsizlik, gemide denizde bulunma nedeniyle fikir teatisi yapma imkanlarının sınırlı oluşu denetleme olanağı bulunmayan sanıkların TCK'nın 30/1 maddesi kapsamında bir hataya düştükleri ve kasten hareket etmedikleri takdir ve sonucuna varıldığı,
Sanıkların, darbe kalkışmasını azami düzeyde gizliliğe ve tedbire riayet eden, gizlenme ve kendini belli etmeme konusunda mahir olan FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yaptığını anlamaları nedeniyle kime güveneceklerini bilemediklerine, bu nedenle güvenmedikleri birimleri aramaktan kaçındıklarına dair savunmalarına, gecenin bilinmezlikler içeren ... ve şeraiti, denizde bulunma nedeniyle fikir teaitisi yapma imkanlarının sınırlı oluşu, darbe fiilinden önceden haberdar olduklarına dair delil bulunmaması karşısında tutarlı bulunarak itibar edildiği,
Kaldı ki, sözde sıkıyönetim emirleri sanıkların komutanlığını yaptıkları gemilere seyirde bulundukları süre içinde ulaşmadığı,
Sanıklara, şahsi cep telefonları, telsiz sistemleri, uydu telefonları, mesaj sistemleri vasıtasıyla bağlı oldukları Foça batı Görev Grup Komutanlığı hareket merkezinden, silsile ile bağlı oldukları Gölcük Üssündeki Harp Filosu ve Ankara DKK Donanma Komutanlığından, seyirde kalmalarının darbe kalkışması ile ilgili olduğuna, limana geri dönmeleri gerektiğine dair bir haber ve emir de verilmediği,
Sanıkların, kendilerine komuta eden amiral ve komodorun darbeci olduklarından şüphelendiklerine, durumlarını sorguladıklarına, amiralin komutasından çıkarak limana geri dönme, ayrılıp başka yöne gitme vb. seçeneklerin darbeci gibi algılanma riski içerdiğine, olay anında yaşanan belirsizlik, darbecilerin kontrolüne girmiş uçan unsurlar tarafından bazı kamu kurumlarının havadan bombalandığına dair haberleri görmeleri nedeniyle, farklı bir davranış sergilemeleri durumunda geminin uçan unsurlar tarafından bombalanması ihtimalinden endişe duyduklarına, yasa dışı olduğu açık olan bir emir verilmesi durumunda yerine getirmeyeceklerini kararlaştırdıklarına dair savunmaları, kalkışmanın yaşandığı gecenin bilinmezlikler içeren ... ve şeraiti, bağlı oldukları birimlerden kendilerine her hangi bir uyarı ve emir verilmemiş olması karşısında o anki ... ve koşullara göre tutarlı bulunduğu, başka türlü davranma olanaklarının sınırlı ve riskli olduğu takdir ve sonucuna varıldığı,
Sanığın TCK’nın 30/1. maddesi kapsamında hataya düştüğü kabulü ile atılı Yasama organına karşı suç ve Anayasayı ihlal suçlarından TCK'nın 30/3 delatiyle 30/1 maddesi kapsamında CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,

Sanık hakkında yapılan araştırmalarda; Bylock programını kullanmadığı, Bank Asya hesabının bulunmadığı, FETÖ/PDY iltisaklı dernek, vakıf, sendika vb. sivil toplum kuruluşlarına üye olmadığı, iltisaklı okul, dershane, çalışma kaydı bulunmadığı anlaşılmış, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatı olduğuna dair başkaca bir delilde elde edilemediği, her ne kadar sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu iddia edilmiş ise de; sanığın atılı suçu işlediğine dair, örgütsel olduğu tam olarak tespit edilemeyen ardışık ve tekil aramalar dışında, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği kabulü ile atılı silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği,

e)Bu oluş içerisinde sanık ...'nın hukuki durumu değerlendirildiğinde;

Tefrik öncesi süreçte Anayasayı ihlal suçundan mahkumiyetlerine karar verilen amiral sanık ... ile ... sanık albay ...'ın darbe kalkışması planlarından önceden haberdar oldukları, personel toplanması, 7 savaş gemisi ile seyre çıkılması, seyirde kalınması, haberleşme kanallarının kapatılması, telefonların toplanması, silah ve mühimmat depolarının anahtarlarının gemi komutanı tarafından muhafaza edilmesi, TV yayınlarının kesilmesi, karakol vaziyeti alınarak belli koordinatlarda 7 savaş gemisinin travers yaparak seyirde kalmaları şeklinde emir vererek icra ettirdikleri fiillerinin darbe kalkışmasına katkı sunmak kapsamında yapıldığında kuşku bulunmadığı,
Sanığın toplanma planı kapsamında gemiye çağrıldığı ve eğitim amacı ile seyre kaldırıldığı, ilerleyen zaman diliminde televizyon ve internet üzerinden ve diğer gemi komutanları ile yapılan telefon görüşmeleri aracılığıyla ülkede yaşanan gelişmelere vakıf olduğu, ülke genelinde yaşanan gelişmelere vakıf olan ve bu yaşananların ülkenin en üst makamlarınca bir darbe teşebbüsü olduğu dile getirildiği zaman diliminde, eğitim adı altında faaliyete başladığı seyrin ve içinde bulunduğu pozisyonunun amacına yönelik kendi bağlısı olduğu Foça üssü harekat merkezi ile veya daha üst makamı olan Harp Filosu Komutanlığı veya Donanma Komutanlığı harekat merkezleri ile irtibata geçmediği, kendisini eğitim amacı ile seyre kaldıran ancak yaşanan gelişmeler ışığında seyrin amacının bu şekilde olmadığını anlayan sanığın, bu seyrin amacını ve seyre kaldıran komutanlarının niyetinin sorgulanması gereken bir zaman diliminde sanığın buna matuf bir eylem ortaya koymadığı, sabah saatlerinde gelen ... kadar belirlenen sahalarda düşük hızda travers yaparak seyirde kalmaya devam ettiği, darbe karşıtı olduklarına, anayasal düzene bağlı olduklarına dair hiçbir açıklama yapmayan, verdikleri emirler henüz darbe kalkışmasının kamuoyuna yansımadığı bir saatte toplanma planını devreye sokan, gemilerin seyre kaldırılması emrini veren ve darbe kalkışmasının içinde oldukları anlaşılan sanıklar ... ve ...'ın yukarıda belirtilen tüm emirlerini eksiksiz yerine getirdiğinin anlaşıldığı,
FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatı ve iltisakı tespit edilen ancak, darbeci sanıklar ... ve ... ile işbirliği içinde hareket ettiğine dair delil elde edilemeyen, seyir hazırlıkları ve manevra, limandan ayrılma gibi yoğun dikkat ve mesai gerektiren süreçte haber kaynaklarına erişme imkanı çok kısıtlı olan sanığın, seyre çıkma emrini verenin yetkili amirleri olması, eğitim var denilerek yanıltılması, bu emirlerin henüz ülkemizde yaşanan olağan dışı askeri hareketliliklerin darbe kalkışması ile ilgili olduğunun kamuoyuna tam olarak yansımadığı bir zaman diliminde (Saat 21.30,23.00 suları) verilmesi nazara alındığında, personel toplanması ve seyir hazırlıkları yapılması, akabinde seyre çıkılması emirlerinin darbe fiilinin icrası kapsamında verildiğini bilmediği, yanıltılarak seyre çıkarıldığı takdir ve sonucuna varıldığı,
Ancak, sanığın manevra sonrası limandan avara olduktan sonra, saat 23.30 sularında artık rahatladığı, yoğun dikkat ve mesai gerektirecek bir görevinin kalmadığı, beraberinde bulunan

komuta heyeti ile birlikte internetten, telefon irtibatı kurdukları diğer meslektaşları ile yaptıkları fikir teatisinden, telefon ile görüştükleri diğer kişilerden, TV'den, internetten izledikleri darbe teşebbüsüne yönelik eylem ve görüntülerden, Başbakan ...'ın saat 23.10 sularında bunun bir kalkışma olduğuna dair sürekli yayınlanan ve alt yazı ile haber kaynaklarında sürekli tekrarlanan beyanatları ile Cumhurbaşkanının yaşananların bir kalkışma olduğu ve bu kalkışmaya karşı halkı direniş için sokaklara çağırması ve benzeri açıklamalardan sonra, FETÖ/PDY mensubu asker-sivil teröristlerin bir darbe kalkışması girişimi içinde olduklarından haberdar olduğu süreçte, gemi komutanı olan sanığın dış dünyaya yansıyan söz ve davranışları üzerinde durulmadığı,
Bir başka anlatımla, başlangıçta yanıltılarak seyre çıkarıldığı kabul edilen sanığın, olayın ve emrin gerçek sebebini öğrendikten sonraki süreçte, özellikle darbe teşebbüsünün başarılı olup olmadığının belli olmadığı zaman dilimindeki davranışları irdelenerek kastı tespit edilmeye çalışıldığı,
Astın konusu suç oluşturan emri haksızlık oluşturduğu konusunda kaçınılmaz bir hataya düşerek bu emri yerine getirmesinin somut olay çerçevesinde, astın bilgi düzeyi, olayın özellikleri, tecrübe, rütbe ve konumu gibi olgular nazara alınarak TCK'nın 30/4 maddesi bağlamında değerlendirilmesi gerektiği,
Keza astın emrin askeri hizmet alanında verildiği, amirin yetkili olduğu ve zorunluluk teşkil ettiği hususlarında yanılgıya düşerek, konusu suç teşkil eden emri yerine getirmesi halinde yapılan değerlendirme neticesinde TCK'nın 30/1 maddesi gereğince kasten hareket etmediği neticesine varılabileceği, (Prof. Dr. F. S. Mahmutoğlu-Av. S. Karadeniz TCK'nun Genel Hükümler Şerhi Syf.480-482)

Dosya kapsamı ve aksi ispat edilemeyen savunmaya uygun kabule göre; İzmir ili, Foça ilçesinde konuşlu DKK Donanma Komutanlığına bağlı Foça Batı Görev Grup Komutanlığında çeşitli rütbelerde gemi 1.komutanı olarak görev yapan sanıklar ..., ..., ..., ..., ...'ın;
Birliğin en üst düzey komuta kademesi olan Foça Batı Görev Grup Komutanı olarak görevli, askeri darbe teşebbüsü suçundan haberdar olan ve bu suça asli fail olarak iştirak eden amiral rütbesindeki sanık ...'un ve suça onunla birlikte iştirak eden Korvet sınıfı gemilerin komodoru olan albay ...'ın, Emergencey acil toplanma planı eğitimi olduğu ve sabotaj kırmızı alarm durumunun söz konusu olduğu bahanesiyle aldatılarak, yetişebilen personellerini de toplayarak gemilerin bağlı olduğu Foça askeri limanına gelip sırasıyla gemileriyle seyre çıktıkları,
Dikkat ve mesai gerektiren seyir hazırlıkları, manevra, limandan çıkış ve sair işlemler bitirilip limandan açığa çıkılıp serbest kalma imkanları oluştuğunda, tasarruflarında bulunan cep telefonlarının bağlı olduğu internet haber kanalları, izleyebildikleri TV haberleri, yakınlarının arayıp bilgilendirmeleri sonucunda, saat 00.00 itibariyle askeri darbeye teşebbüs suçunun unsurlarının gerçekleştiğinin bilinebilmesine imkan sağlayan objektif koşulların oluştuğunun anlaşıldığı,
Limandan hareket anından itibaren suçun icrai hareketlerinin gerçekleştirilmesine başlanıldığında, 7 savaş gemisinin ertesi gün saat 09.20 sularına kadar Foça ile Karaburun arasında belirlenen koordinatlarda düşük hızda ring yapmak suretiyle seyirde kalarak icra hareketlerinin sürdürüldüğünde kuşku bulunmadığı,
Ancak, dış dünyada gerçekleşen bu olaya ilişkin sanıkların tasavvuru, yani zihinden geçirdikleri ile gerçeğin birbirine uymadığı, bu konuda bir algılama hatasına düştükleri ve haksızlık bilinçlerinin bulunmadığından, gerçekleşen unsur yanılgısı nedeniyle kasten hareket etmiş sayılmayacakları takdir ve sonucuna varıldığı,
Darbeye teşebbüs edildiği anlaşıldıktan sonra, amiral ... ve ... ...'ın emrinin, konusunun suç oluşturacağı ve hizmet gereği olmadığının, eğitim durumları, bilgi

düzeyleri, yaşları, tecrübeleri, rütbeleri gibi olgular yanında, olay anında yaşanan belirsizlik, gemi ve personelinin darbecilerin kontrolüne girmiş uçan unsurlar tarafından bombalanması ihtimalinden kaynaklanan korku, kalkışmanın yaşandığı gecenin bilinmezlikler içeren ... ve şeraitinden kaynaklanan panik ve belirsizlik, gemide denizde bulunma nedeniyle fikir teatisi yapma imkanlarının sınırlı oluşu denetleme olanağı bulunmayan sanıkların TCK'nın 30/1 maddesi kapsamında bir hataya düştükleri ve kasten hareket etmedikleri takdir ve sonucuna varıldığı,
Kaldı ki, sözde sıkıyönetim emirleri sanıkların komutanlığını yaptıkları gemilere seyirde bulundukları süre içinde ulaşmadığı,
Sanıklara, şahsi cep telefonları, telsiz sistemleri, uydu telefonları, mesaj sistemleri vasıtasıyla bağlı oldukları Foça batı Görev Grup Komutanlığı hareket merkezinden, silsile ile bağlı oldukları Gölcük Üssündeki Harp Filosu ve Ankara DKK Donanma Komutanlığından, seyirde kalmalarının darbe kalkışması ile ilgili olduğuna, limana geri dönmeleri gerektiğine dair bir haber ve emir de verilmediği,
Sanıkların, kendilerine komuta eden amiral ve komodorun darbeci olduklarından şüphelendiklerine, durumlarını sorguladıklarına, amiralin komutasından çıkarak limana geri dönme, ayrılıp başka yöne gitme vb. seçeneklerin darbeci gibi algılanma riski içerdiğine, olay anında yaşanan belirsizlik, darbecilerin kontrolüne girmiş uçan unsurlar tarafından bazı kamu kurumlarının havadan bombalandığına dair haberleri görmeleri nedeniyle, farklı bir davranış sergilemeleri durumunda geminin uçan unsurlar tarafından bombalanması ihtimalinden endişe duyduklarına, yasa dışı olduğu açık olan bir emir verilmesi durumunda yerine getirmeyeceklerini kararlaştırdıklarına dair savunmaları, kalkışmanın yaşandığı gecenin bilinmezlikler içeren ... ve şeraiti, bağlı oldukları birimlerden kendilerine her hangi bir uyarı ve emir verilmemiş olması karşısında o anki ... ve koşullara göre tutarlı bulunmuş, başka türlü davranma olanaklarının sınırlı ve riskli olduğu takdir ve sonucuna varıldığı,
Sanığın TCK’nın 30/1. maddesi kapsamında hataya düştüğü kabulü ile atılı Yasama organına karşı suç ve Anayasayı ihlal suçlarından TCK'nın 30/3 delatiyle 30/1 maddesi kapsamında CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verildiği,
Tanık Nivit Karadaş'ın sanığın örgüt iltisakına dair beyanları ve İstanbul, Manisa ve İzmir illerinde tespit edilen sabit hatlardan asker şahıslarla birlikte ardışık ve tekil olarak toplam 27 kez arandığının anlaşılması karşısında, arama sayısı, aramaların ardışık ve periyodik olması, aramaların gerçekleştirildiği zaman, konuşma süreleri, sanığın farklı sabit hatlardan aranması, genellikle hafta sonu veya mesai saatleri dışında aramalar yapıldığı ve bu aranmaların makul görünmemesi nazara alındığında, sanığın örgütün iletişim metotlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemine dahil olduğu, bu aramaların örgütsel gizliliği sağlamaya yönelik olarak ve örgütsel amaçlarla gerçekleştirildiği konusunda kuşku bulunmadığı, bu şekilde FETÖ/PDY silahlı terör örgütü askeri mahrem yapılanmasında görev aldığı böylece sanığın üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olduğu takdir ve sonucuna silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği,
Anlaşılmıştır.

III-) GEREKÇE;
Somut olay ve sanıkların belirtilen eylemleri muvacehesinde sanıkların hukuki durumlarının ve haklarında kurulan hükümlerin değerlendirilmesinde;

1-)Sanıklar ..., ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Somut darbe teşebbüsü, TCK'nın 309. maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, Anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiş, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, neticesi ve başarısı eşzamanlı, senkronize hareketlere bağlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunanların, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurdukları gözetilerek TCK'nın 37. maddesi kapsamında "doğrudan fail" olduklarının kabulünde zorunluluk vardır.
Bu nedenle örgüt yönetimi tarafından planlanıp, örgütsel faaliyet kapsamında icra edilen Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçuna ilişkin olarak olay günü ortaya koydukları davranışlar itibariyle planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek konusu suç teşkil ettiği açıkça anlaşılan emirler doğrultusunda ülke çapındaki icra hareketleriyle illi bir değer taşıyan icra hareketlerini gerçekleştiren sanıkların suçun icrasında üstlendikleri rolleri, her birinin suçun icrasına ilişkin etkin, fonksiyonel katkıları da göz önünde bulundurulduğunda fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduklarının kabulü ile “müşterek fail” olarak TCK'nın 37. maddesi delaletiyle TCK’nın 309. maddesinden mahkumiyetlerine dair kurulan hükümlerde,
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2-) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ... ve ... ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçuna yardım etme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Doğrudan kanuni tanımda öngörülen cebir ve şiddet içeren icrai hareket niteliğinde olmayan, somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde -faillerle birlikte- fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmalarını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımayan, suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmeleri nedeniyle ika edildiği kanıtlanamayan ancak suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradesini açıkça ortaya koyan, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştiren sanıkların eylemlerinin, darbe fiilinin işlenmesi sırasında darbeci diğer sanıkların eylemlerini kolaylaştırmak suretiyle suçun işlenmesine yardımda bulunmaktan ibaret kaldığının kabulü ile Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçuna yardım etme suçundan TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında kurulan mahkumiyet hükümlerinde,
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve

savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3-)Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre sanıkların silahlı terör örgütü üyesi olduklarının kabulü ile TCK’nın 314/2. maddesi kapsamında kurulan mahkumiyet hükümlerinde;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4-) Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...) ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (TC 180***), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan kurulan beraat;

Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...) ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (TC 180***), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan kurulan beraat;
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ... (TC 180***) ve ... hakkında Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan kurulan beraat;
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...) ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan beraat,
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütü kurmak veya yönetmek suçundan kurulan beraat;
Hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıklar ... ve ... hakkında silahlı terör örgütü kurmak veya yönetmek Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan

kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçları yönünden yüklenen suçların sanıklar tarafından işlenmediğinin sabit olduğu gerekçesiyle CMK’nın 223/2-b maddesi uyarınca verilen beraat kararlarında; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçları yönünden, TCK’nın 30/1. maddesi kapsamında hataya düştükleri ve suç işleme kastlarının bulunmadığı gerekçesiyle TCK'nın 30/3 delatiyle 30/1 maddesi kapsamında CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca verilen beraat kararlarında; diğer sanıklar ve suçlar yönünden ise atılı suçların sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçesiyle CMK 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat kararlarında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

5-) Sanıklar ... ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (TC 180***), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Cumhurbaşkanına suikast suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıklar ... ... ve ... hakkında Cumhurbaşkanına karşı suikast suçunu işlediklerine ve yahut bu suça yardım ettiklerine dair soyut iddia dışında kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekesiyle CMK 223/2-e maddesi uyarınca verilen beraat kararları ile diğer sanıklar yönünden ise haklarında düzenlenen iddianamede Cumhurbaşkanına karşı suikast suçunu işlediklerine ve yahut bu suça yardım ettiklerine dair bir anlatımın bulunmaması, yapılan yargılama sırasında da bu suça katıldıklarının tespit edilememesi karşısında sanıkların atılı suçu işlemediklerinin anlaşılması gerekçesiyle CMK'nın 223/2-b maddesi uyarınca verilen beraat kararlarında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

6-)Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ... ve ... ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlar ile sanıklar ..., ..., ..., ... ... ve ... ... hakkında silahlı terör örgütü kurmak veya yönetmek suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlara yönelik temyiz incelemesinde;
TCK'nın 314. maddesinde tanımlanan suç, Devletin güvenliğine, ... bütünlüğüne, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçları işlemek amacıyla kurulan silahlı örgütlerin kurucularını, yöneticilerini ve üyelerini cezalandırmaya yönelik hazırlık hareketlerini suç sayan ve yaptırıma bağlayan özel bir suç tipi olup; amaç suç işlendiğinde fail geçitli suçlardaki özellik nedeniyle örgütün kurucusu, yöneticisi ve üyesi olmaktan dolayı ayrıca cezalandırılmayacağından; eylemlerinin bütün halinde Anayasayı ihlal suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkumiyetlerine karar verilen sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma silahlı terör örgütü kurmak veya yönetmek suçlarından verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

7-) Sanık ... hakkında Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, karar gerekçelerine göre katılanlar Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı vekilleri ile sanık müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri sair nedenler yerinde görülmediğinden, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır, ancak; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14. maddesinin 4. fıkrası uyarınca beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu vekalet ücreti tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetli bulunmamıştır.

8-)Sanıklar ..., ..., ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve silahlı terör örgütü kurmak veya yönetmek suçlarından, sanıklar ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından kurulan beraat hükümleri ile sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve dosya kapsamına göre; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... görev yapmış olduğu yerlere bildirdikleri cep telefonu haricinde operasyonel hat kullanıp kullanmadıklarının tespiti açısından ÖSYM, hesaplarının bulunduğu banka, elektrik ve su idaresi gibi kurumlara bildirmiş oldukları başkaca cep telefonu hatları bulunup bulunmadığı sorularak, söz konusu operasyonel hat kullanımının tespiti halinde bu hatta ilişkin varsa sabit/ankesörlü hatlardan irtibat kurma yöntemine ilişkin emniyet birimlerince düzenlenen kişiselleştirilmiş ayrıntılı analiz raporlarının temin edilmesi, bununla birlikte Emniyet kayıtlarının yanı sıra BTK’dan alınan baz istasyonunu gösterir HTS kayıtlarının “0” saniyeli çağrılar da dahil olmak üzere getirilmesi; sanıkların görev yaptığı şehirlerde sabit/ankesörlü hatlardan ardışık arama kayıtlarının bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa buna ilişkin analiz raporlarının istenilmesi ile bu kapsamda ardışık şekilde arandığı diğer asker şahıslar hakkında bir soruşturma veya dava olup olmadığı hususunun araştırılması, varsa aşama beyanlarının dosyaya getirilmesi ile gerekirse bu şahısların mahkeme huzurunda tanık sıfatıyla beyanlarının alınması; aradan geçen süre nazara alınarak UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanıklar hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı araştırılarak bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilmesi, lüzumu halinde bu şahısların da tanık sıfatıyla dinlenilmelerinin sağlanması,
Ayrıca bu hususlara ilaveten;
Sanık ... yönünden; sanık hakkındaki hazırlık beyanlarından dönen "..." kod adlı gizli tanığın ifadesinde ismi geçen ... kod adlı A.N.A. hakkında soruşturma veya dava olup olmadığı hususunun araştırılması, varsa aşama beyanlarının dosyaya getirilmesi, tanık sıfatıyla ifadesinin alınması ve usulüne uygun teşhis işlemi yaptırılması,
Sanık ... yönünden; Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sabit/ankesörlü hatlara ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan HTS analiz raporuna göre sanık ile ardışık olarak arandığı tespit edilen İ.C.Ş ve İ.Ö. isimli şahıslar hakkında soruşturma veya dava olup olmadığı hususunun araştırılması, varsa aşama beyanlarının dosyaya getirilmesi, tanık sıfatıyla

ifadesinin alınması ile elde edilen tüm bilgi ve belgelerin 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanıklar ve müdafiilerine okunarak, diyecekleri sorulduktan sonra sanıkların hukuki durumları hakkında (örgüt üyeliği veya yöneticiliği) bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde beraat ve mahkumiyet hükümleri kurulması bozmayı gerektirmiştir.

9-) Sanık ... hakkında Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından kurulan beraat hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Oluş, iddia, yukarıda özetlenen mahkemenin kabulü ve tüm dosya nazara alınarak; sanığın görev yapmış olduğu yerlere bildirdiği cep telefonu haricinde operasyonel hat kullanıp kullanmadığının tespiti açısından ÖSYM, hesaplarının bulunduğu banka, elektrik ve su idaresi gibi kurumlara bildirmiş oldukları başkaca cep telefonu hatları bulunup bulunmadığı sorularak, söz konusu operasyonel hat kullanımının tespiti halinde bu hatta ilişkin varsa sabit/ankesörlü hatlardan irtibat kurma yöntemine ilişkin emniyet birimlerince düzenlenen kişiselleştirilmiş ayrıntılı analiz raporlarının temin edilmesi, bununla birlikte Emniyet kayıtlarının yanı sıra BTK’dan alınan baz istasyonunu gösterir HTS kayıtlarının “0” saniyeli çağrılar da dahil olmak üzere getirilmesi; sanıkların görev yaptığı şehirlerde sabit/ankesörlü hatlardan ardışık arama kayıtlarının bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa buna ilişkin analiz raporlarının istenilmesi ile bu kapsamda ardışık şekilde arandığı diğer asker şahıslar hakkında bir soruşturma veya dava olup olmadığı hususunun araştırılması, varsa aşama beyanlarının dosyaya getirilmesi ile gerekirse bu şahısların mahkeme huzurunda tanık sıfatıyla beyanlarının alınması; aradan geçen süre nazara alınarak UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanıklar hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı araştırılarak bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilmesi, lüzumu halinde bu şahısların da tanık sıfatıyla dinlenilmelerinin sağlanması ile tüm bilgi ve belgelerin temyiz aşamasında dosyaya gelen gelen Y. A. ait ifade tutanağının duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sanığın hukuki durumunun (Örgüt üyeliği, iştirak veya yardım eden sıfatıyla Anayasayı İhlal) takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması bozmayı gerektirmiştir.

10-)Sanık ... ... hakkında Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçuna yardım etme suçundan kurulan mahkumiyet ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığı hükümlerinin beraat hükümlerinin temyiz incelemesinde;
a-) Somut darbe teşebbüsü TCK'nın 309. maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, Anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiş, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, neticesi ve başarısı eşzamanlı, senkronize hareketlere bağlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunanların, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurdukları gözetilerek TCK'nın 37. maddesi kapsamında "doğrudan fail" olduklarının kabulünde zorunluluk vardır.
Bu nedenle hakkındaki kabul kısmında ayrıntısı açıklanan eylemleri gerçekleştiren sanığın; örgüt yönetimi tarafından planlanıp, örgütsel faaliyet kapsamında icra edilen Anayasayı İhlal suçuna

ilişkin olarak olay günü ortaya koyduğu davranışlar itibariyle, darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek gerçekleştirdiği eylemlerin suçun icrasına ilişkin etkin, fonksiyonel katkıları da göz önünde bulundurulduğunda fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduğunun kabulü ile “müşterek fail” olarak TCK'nın 37. maddesi delaletiyle TCK’nın 309. maddesinden mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, eylemlerinin diğer sanıkların eylemlerini kolaylaştırmaktan ibaret kaldığının kabulü yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-) Kabul ve uygulamaya göre de,

Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesine rağmen, İlk Derece Mahkemesi karının gerekçe kısmında "Sanığın FETÖ/PDY silalı terör örgütü üyesi olduğuna dair, inkara yönelen savunmasının aksini ispatlayacak yeterlilikte, soyut iddia dışında, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden atılı suçtan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar vermek gerekmiştir." denilmek suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılması hukuka aykırı bulunmuştur.

IV-) KARAR
A-) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan kurulan mahkumiyet, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ... ve ... ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçuna yardım etme suçundan kurulan mahkumiyet, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...) ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (TC 180***), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,

..., ..., ..., ... ve ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan kurulan beraat; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...) ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (TC 180***), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan kurulan beraat, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ... (TC 180***) ve ... hakkında Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan kurulan beraat, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (...) ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan beraat, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütü kurmak veya yönetmek suçundan kurulan beraat, sanıklar ... ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...,

..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... (TC 180***), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında Cumhurbaşkanına suikast suçundan kurulan beraat hükümleri ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ... ve ... ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlar ve sanıklar ..., ..., ..., ... ... ve ... ... hakkında silahlı terör örgütü kurmak veya yönetmek suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlara yönelik temyiz istemi;

Gerekçe bölümünde (1,2,3,4,5,6, ve 7.) bentlerinde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi' nin 02.06.2022 tarihli ve 2022/259 Esas, 2022/949 Karar sayılı kararında katılanlar Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı, ... ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı vekilleri, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... ve müdafiileri, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafiileri, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

B-) Sanık ... hakkında Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından kurulan beraat kararlarına yönelik temyiz istemi;

Gerekçe bölümünde (8) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 02.06.2022 tarihli ve 2022/259 Esas, 2022/949 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği sanık hakkındaki İlk Derece Mahkemesi hükmünün 1. bendinden sonra gelmek üzere "Sanık kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 8200,00 TL vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine" bendinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

C-) Sanıklar ..., ..., ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma ve silahlı terör örgütü kurmak veya yönetmek suçlarından kurulan beraat, sanıklar ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından kurulan beraat, sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet, sanık ... hakkında Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından kurulan beraat, sanık ... ... hakkında Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçuna yardım etme suçundan kurulan mahkumiyet ve silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığı kararına yönelik temyiz istemi;

Gerekçe bölümünde (8,9 ve10.) bentlerinde açıklanan nedenlerle katılanlar Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı, ... ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı vekilleri, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanıklar ... ... ve ... müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi' nin 02.06.2022 tarihli ve 2022/259 Esas, 2022/949 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Bozma nedeni, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı ve mevcut delil durumu gözetilerek sanık ... ... müdafiinin tahliye talebinin REDDİ ile tutukluluk halinin devamına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.04.2024 tarihinde karar verildi.