İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2019 tarihli ve 2019/496 Esas, 2020/363 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında (nitelikli yağma) suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (149) uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca ayrı ayrı (8 yıl 4 ay) hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 05.03.2021 tarihli ve 2021/242 E., 2021/696 K. sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanıklar Müdafiinin Temyiz İstemi
Yağma suçunun cebir şiddet ve tehdit unsurunun bulunmadığına,
Önceden ödenmiş senetler nedeniyle yağma suçunun oluşmayacağına,
Kolluk makamına teslim edilen senetlerin araştırılmayarak savunma hakkının kısıtlandığına,
Kararın gerekçesiz ve yalnızca müşteki ile tanık beyanlarına dayanılarak verildiği'ne,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Katılan ...'in lastik dükkanından sanık ...'in 2016 ve 2017 yıllarında kendi şirketine ait araçlarında kullanılmak üzere çek karşılığında lastikler satın aldığı, borcun ödenmemesi üzerine katılanın çeki icraya koyduğu, karşılıksız çıkan bu çek nedeniyle sanık ...'in ceza evine girdiği, sanığın yakınları tarafından katılana alacağına mahsuben 11.000,00 TL'lik ödeme yapıldığı, kalan 10.000,00 TL borç için de 1.000,00 TL'lik 10 adet senet verildiği, uzlaşma nedeniyle sanık ...'in de ceza evinden çıktığı fakat bu senetlerin de ödenmediği, olay günü her iki sanığın da katılanın iş yerine gittiği, katılana ödeme yapacaklarını belirterek senetleri istedikleri, katılanın da senetlerle birlikte iş yerinin dışarısına çıktığı, sanık ...'in senetleri katılanın elinden alıp parçaladığı, sanık ...'in de katılanın kolundan tutarak engel olduğu, sanık ...'in senetleri yere atıp parçaladığı, sonra da parçalanmış senetleri alıp diğer sanıkla uzaklaştığı olayda sanıklar hakkında nitelikli hırsızlık ve resmi belgeyi yok etme suçlarından kamu davası açıldığı, Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2019 tarih 2019/107 Esas 2019/979 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılamada sanıkların eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturabileceğinden bahisle görevsizlik kararı verildiği anlaşılmakla,
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; sanıklar tarafından katılana lastikler karşılığında 3 senet verdiklerinin, bu senetleri ödemelerine rağmen katılanın senetleri iade etmediğinin, katılana herhangi bir borçlarının bulunmadığının, tüm borçların ödendiğinin, katılana 1.000,00'er TL'den toplamda 10,000,00 TL'lik senet vermeleri gibi bir durum olmadığının, olay günü bu senetleri herhangi bir zorlama olmaksızın aldıklarının belirtildiği; katılanın iş yerinden temin edilen görüntü kayıtlarında katılanın iş yerinden aldığı ve çek senedi olduğunu beyan ettiği kıymetli evraklar ile birlikte sanıkların yanına geldiği, sanık ...'in katılanın elindeki kıymetli evrakları çekerek eline alıp yırttığı ve yere attığı, ardından yerden kıymetli evrakları aldığı esnada sanık ...'in katılanın kolundan tuttuğu ve tarafların kamera açısından uzaklaştığının belirlendiği; olay günü burada bulunan tanıklar A.D. ve S.T beyanlarında katılanın tomar halindeki senetlerle dışarı çıktığını, sanık ...'in senetleri tutup çektiğini ve yırttığını, diğer sanığın da katılanı tuttuğunu belirttikleri; sanıklar tarafından atılı suçlamalar kabul edilmemesine karşın katılan beyanlarını doğrulayan tanıklar beyanları ve kamera kayıtları dikkate alındığında sanık ...'in katılanın elinden senetleri çekip almak suretiyle hırsızlık şeklinde başlayan eyleminin sanık ...'in katılanın senetlerin alınması esnasında karşı koymasını önlemek amacıyla katılanı tutup engel olması nedeniyle artık yağma suçuna dönüştüğü; resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme suçunun da bu suçun unsuru olduğu anlaşılmakla sanıkların eyleminin kül halinde sabit görülen yağma suçunu oluşturması nedeniyle sanıkların birden fazla kişi ile birlikte yağma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

Zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla olduğu yerden alınması hırsızlık suçunu oluşturur.

Yağma suçu, hırsızlığın zor kullanılmak suretiyle gerçekleştirilme halidir.

Yağma, başkasının zilyetliğindeki taşınabilir bir malı, zilyedin rızası olmaksızın faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınmasıdır.

Cebir-şiddet, mağduru, men ederek ve zorlayarak, failin istediği davranışa sokacak fiillerdir.

Anılan açıklamalar ışığında somut olaya gelince; olay tarihinde sanık ... ve babası sanık ...'in, aralarındaki ticari ilişkiye dayalı borç-alacak ilişkisi sebebiyle bedelini ödediklerini iddia ettikleri senetleri almak için gündüz saatlerinde katılanın iş yerine gittikleri, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden sanık ... Çağrının katılana borçlu olduğunun anlaşıldığı, sanıkların senetleri görmek istediği, iş yerinde müşteriler olması nedeniyle katılanın sanıklara işyerinin önünde senetleri gösterebileceğini söylediği, sanıkların iş yerinin önünde iken katılanın senetleri alarak işyerinin önüne çıktığı, sanık ...'in ani bir hareketle katılanın elindeki senetleri çekip aldığı, yırtıp yere attığı, daha sonra sanık ...'in katılanın kolunu tuttuğu şeklinde gerkçekleşen olayda, yağma suçunda aranan malın alındıktan sonra karşı koymamaya yönelik cebir tehdit unsurunun gerçekleşmediği, sanığın aldığı senedi yırtmakla suçun tamamlandığı, dolayısıyla eylemde yağma suçunun unsurlarının oluşmadığı, sanıkların eyleminin bu haliyle Türk Ceza Kanununun 205 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlendiği şeklinde resmi belgeyi yok etmek suçu oluşturacağı anlaşılmakla, suç vasfının doğru biçimde belirlenemediği anlaşılmakla hüküm bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 05.03.2021 tarihli ve 2021/242 E., 2021/696 K. sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

04.04.2024 tarihinde karar verildi.