D U R U Ş M A T A L E P L İ
Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2021 tarihli ve 2019/484 Esas, 2021/231 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri ile son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2021/1795 Esas, 2022/1203 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
1. Katılan vekilinin temyiz istemi özetle; eksik inceleme ve değerlendirme ile usule aykırı bir şekilde karar verildiğine, suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs suçu olarak belirlenmesi gerektiğine ve eksik ceza tayin edildiğine,
2. Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; eksik incelemeye, adli raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve sanık lehine ağır haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ile katılanın suç tarihinde bir kafede buluşup kız meselesi nedeniyle tartıştıkları sırada sanığın kafede bulunan silahtan sayılan tabureyi alarak katılanın kafasına vurduğu ve akabinde katılana yumruk attığı, sanığın eylemi neticesinde katılanın hayat fonksiyonları orta (3) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığına, yüzde sabit ize ve duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.
2. Sanık savunması, katılanın beyanları, tanıkların anlatımları, katılan hakkında Konya Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 21.04.2020,10.11.2020,24.12.2020 ve 26.03.2021 tarihli raporlar, yazı cevapları, nüfus ve adli sicil kayıtları, tutanaklar ve diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık ve katılanın liseden eski sınıf arkadaşı oldukları, katılanın instagram sosyal paylaşım sitesi üzerinden bir şarkı paylaştığı, bu şarkının aynı zamanda sanığın kız arkadaşının da aynı ortamda paylaştığı bir şarkı olduğu, sanığın bu nedenle katılanın kız arkadaşına karşı ilgisi olduğunu düşündüğü ve olay günü öncesinde sanığın katılanı görüşmek için suç mahalli olan kafeye davet ettiği, olay günü sanık ile katılanın bu kafede buluştukları ve sanığın kız arkadaşından bahsettiği, kendisinin sevdiği kız olduğunu söylediği, katılanın da aynı kızdan hoşlandığını söylemesi üzerine başkaca bir söz söylemeksizin sanığın bulundukları yerdeki tabureyi alıp katılanın kafasına vurduğu ve bu darbe sonucunda katılanın hayati fonksiyonlarını orta (3/6) derecede etkileyen kemik kırığına, yüzde sabit ize ve sol gözde epifora oluşması nedeniyle organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.
2. Bölge Adliye Mahkemesince adli raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla aldırılan Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun, 24.01.2022 tarihli ve 844 Karar numaralı mütalaası dava dosyasında mevcuttur.
1. Sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca belirlenen 6 yıl 18 ay hapis cezasından, aynı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/6) oranında indirim uygulanması suretiyle 5 yıl 15 ay hapis cezasına hükmedilmesinde isabetsizlik görülmediğinden, Tebliğname'deki görüşe iştirak edilmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, raporlar arasındaki çelişkinin Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan aldırılan 24.01.2022 tarihli mütalaa ile giderildiği, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek teşdiden belirlendiği ve katılandan sanığa yönelen haksız söz veya davranış bulunmadığı anlaşılmakla, katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.05.2022 tarihli ve 2021/1795 Esas, 2022/1203 Karar sayılı kararında katılan vekilince ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı
Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 18. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2024 tarihinde karar verildi.