1-Sosyal Güvenlik Kurumu vek.Av....
Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 07/10/1982 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Dava, davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 07.10.1982 olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa'nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa'nın 86/8. maddelerine göre Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 08.11.1982 tarihinde davalı ...’e ait “15372.49” sicil sayılı işyerinde çalışmaya başladığına dair sigortalı işe giriş bildirgesinin Kuruma verildiği ve 1982/4. dönem bordrosunda 54 gün primin yer aldığı anlaşılmaktadır.
Davacı adına düzenlenmiş sigortalı işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmesi ve bir kısım çalışmaların 1982/4. dönem bordrosunda yer alması nedeniyle davacının çalıştığını iddia ettiği 07.10.1982 tarihinde sigortalılık başlangıç tarihininden itibaren çalıştığı kanıtlanır ise davacının talebi hakdüşürücü süreye uğramayacaktır. Bu nedenle işin esasına girilerek olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçeyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 04.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.