Kabul

Taraflar arasındaki marka ile ilgili Kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... ile davalı Kurum vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; "BANKAMATİK" ibareli 9,36. sınıf ürün ve hizmetleri içeren 2010/44987; "BANKAMATİK" ibareli 9,36. sınıf ürün ve hizmetleri içeren 2010/44989; "BANKAMATİK İŞ BANKASI'NDAN NEYİ EKSİK" ibareli 9,35,36,38,41,42. sınıf ürün ve hizmetleri içeren 2010/49800; "BANKAMATİK PLUS" ibareli 9,36. sınıf ürün ve hizmetleri içeren 2008/51514; "BANKAMATİK" ibareli 9,36. sınıf ürün ve hizmetleri içeren 2008/51511; "TÜRKİYE İŞ BANKASI BANKAMATİK+ŞEKİL" ibareli 36. Sınıf ürün ve hizmetleri içeren 173030; "İŞCEP" ibareli 9,35,36,38,42. sınıf ürün ve hizmetleri içeren 2007/51784; "İLK CEP+ŞEKİL" ibareli 9,35,36,38,42. Sınıf ürün ve hizmetleri içeren 2009/25607; "İLK İŞ CEP+ŞEKİL" ibareli 9,35,36,38,42. sınıf ürün ve hizmetleri içeren 2009/25608 sayılı markaların sahibi olan müvekkilinin 09.02.2015 tarihinde "İŞCEPMATİK" ibareli 9 ve 36. sınıf ürün ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2015/10421 kod numarası verilen başvurunun Resmî Marka Bülteninde yayımlandığını, bunun üzerine davalının "CEPMATİK" ibareli, 9. sınıf ürünleri içeren 14.07.2010/46394 sayılı markasına dayanarak başvurunun reddi istemiyle itirazda bulunduğunu, itirazın Markalar Dairesi tarafından reddedildiğini, bunun üzerine davalının başvurunun reddi istemiyle yeniden itirazda bulunduğunu, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun (YİDK) 2016/M-8963 sayılı kararıyla itirazı kabul ederek müvekkilinin marka tescil başvurusunu 9. sınıf ürünler bakımından reddettiğini, kararın haksız olduğunu, hukuka uygun bulunmadığını, zira başvuru konusu işaret ile redde mesnet marka arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik olmadığını, görsel, sescil ve anlamsal olarak bıraktıkları umumi intiba olarak başvuru konusu işaret ile davalının itiraza mesnet markasının iltibasa neden olmayacağını, kaldı ki başvurunun müvekkili adına tescilli İŞCEP ibareli markaların serisi niteliğinde olduğunu, davalının markasının kullanmadığını, itirazın bu sebeple nazara alınamayacağını ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve başvurunun tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ... cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile redde mesnet alınan markanın "CEPMATİK" ibaresinden oluştuğu, davacının başvurusunun da "İŞCEPMATİK" ibareli olduğu, başvuru konusu işarette "CEPMATİK" ibaresinin asıl ve ayırt edici unsur olarak bulunduğu, redde mesnet "CEPMATİK" esas ve ayırt edici unsurlu marka ile başvuru konusu "İŞCEPMATİK" ibareli işaretin "CEPMATİK" ibareleri itibariyle aynı veya benzer anlamsal, sescil ve görsel etkiyi bıraktıkları, bütünsel olarak bıraktıkları izlenimin bu marka ve işaretlerin birbirleriyle ilintili oldukları yönünde kanaat oluşturduğu, redde mesnet alınan markanın 9. sınıftaki ürünleri içerdiği, başvurunun da 9. sınıf ürünler için reddedildiği, redde mesnet markanın kullanılmamış olmasının itiraza mesnet gösterilmesine engel olmayacağı, zira 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'de kullanmamanın korumanın şartı olmadığı, davacının başvuru konusu işareti veya onun ayırt edici unsurunu, uzun yıllardan buyana kullanılmış olmasının, başvurunun nispi ret nedeninden etkilenmeksizin tescile olanak sağlamayacağı, davacının önceki markalarının "CEPMATİK" ibaresini içermediği, bu haliyle başvuru davacının önceki tarihli markasına değil, redde mesnet "CEPMATİK" ibareli markaya yanaştığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından müvekkilinin markasının "Cepmatik" ibaresi ile sınırlı olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu, müvekkili adına tescili için başvurulan "İşCepMatik" markasının uzun süredir müvekkili tarafından kullanılan tescilli "İŞCEP" markası ile "BANKAMATİK" markasının "MATİK" uzantısı alınarak oluşturulmuş yeni bir marka olduğunu, markalar arasında yapılacak benzerlik incelemesinde, markaların ayırt edici ve baskın unsurları gibi münferit unsurlardan ziyade markaların bütünü itibariyle karşılaştırma yapılması gerektiği hususu göz ardı edilerek hüküm kurulduğunu, İşCepMatik markası ile önceki tarihli 2007/51784 tescil numaralı İŞCEP markası arasında yenilenmiş bir marka imajı yaratılmış olması dolayısıyla seri marka ilişkisi bulunmakta olup, müvekkili Bankaya ait tescilli olan "BANKAMATİK", "BANKAMATİK+", "CÜZDANMATİK", "GİŞEMATİK", "KASAMATİK", "SUNUMATİK", "SIRAMATİK", "VADEMATİK"gibi MATİK uzantılı markaların devamı niteliğinde oluşturulan "İşCepMatik" ibaresinin de bu markalar ile benzer nitelikte ve seri marka imajı yarattığını, markaların ne görsel ne de işitsel olarak hiçbir şekilde benzeşmediğini, tescilli olan "BANKAMATİK", "BANKAMATİK+", "CÜZDANMATİK", "GİŞEMATİK", "KASAMATİK", "SUNUMATİK", "SIRAMATİK", "VADEMATİK" gibi MATİK uzantılı markaların devamı niteliğinde oluşturulan "İşCepMatik" ibaresi de bu markalar ile benzer nitelikte ve seri marka imajı yaratmak amacıyla oluşturulduğunu, müvekkilinin müktesep hakkının bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı markasında bulunan “Cepmatik” ibaresi zayıf marka niteliğinde olduğu, davacı başvurusunda bu ibarenin yanında davacının “İş” ibaresine de yer verilmiş olmakla davacı başvurusuna davalı markası karşısında yeterince ayırt edicilik kazandırıldığı, diğer bir ifade ile, davacı başvurusundan çıkarılan 9. sınıf hizmetlerin alıcıları olan ortalama tüketicilerin davalının “cepmatik” ibareli ürün ve hizmetlerini satın almak isterken markaları karıştırarak davacının “İşcepmatik” ibareli ürün ve hizmetlerini satın almasının mümkün bulunmadığı, dava konusu davacı başvuru markasının davalı markası ile ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde iltibas tehlikesine yol açacak derecede benzer olmadığı ve markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile Türk Patent ve Marka Kurumunun 2016-M-8963 sayılı YİDK kararının iptaline, davacının tescil talebinin reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ile davalı Kurum vekili ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur.

1.Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum kararının isabetli olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı ... ile davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.