Dolandırıcılık suçundan sanıkların beraatine dair hükümler katılan ve sanık ... müdafi tarafından temyiz edilmekle, gereği düşünüldü;

1- Katılanın yapmış olduğu temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Katılanın yokluğunda 25/11/2011 tarihinde verilen kararın katılana 21/12/2011 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, katılanın bir haftalık yasal süre geçtikten sonra yaptığı 30/12/2011 günlü temyiz inceleme başvurusunun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,

2- Sanık ... müdafinin yaptığı temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya elde edilen delillerin mahkumiyete yeterli olmamasına ve hükmün gerekçesine göre sair itirazların reddine, ancak;
Sanık ... müdafiinin temyiz dilekçesinin içeriğine göre, temyiz isteminin vekalet ücretine yönelik olduğu belirlenip, bu taleple sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesinde;
1136 sayılı Kanun'un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13.maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık ... müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun'un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün ilgili kısmına "sanık kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 2.200 TL vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine" fıkrasının eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.