İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 nci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu edilen hükmün sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle açıklanarak Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2020 tarihli ve 2020/25 Esas, 2020/147 sayılı Kararı ile terör örgütü propagandası yapmak suçundan, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’u 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca sanık hakkında hapis cezasına hükmedilerek hükmedilen hapis cezasının aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiştir.

2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 02.10.2020 tarihli ve 2020/945 Esas, 2020/858 sayılı Kararıyla sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 05.02.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

Sanık müdafinin temyiz istemi özetle;

1.Sanığın paylaşımlarının şiddet unsuru içermediğine,

2.Sanığın paylaşımlarının müsnet suç kapsamında sayılmasının yasaya aykırı olduğuna,

3.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebeplerine ve sair hususlara,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına konu edilen hükmün sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle açıklanarak İlk Derece Mahkemesince terör örgütü propagandası yapmak suçundan sanık hakkında hapis cezasına hükmedilerek hükmedilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanığın suç teşkil eden sosyal medyadaki paylaşımları nedeniyle verilen cezanın TCK'nun 43 üncü maddesi ve TMK'nın 7 inci maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca cezasının arttırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle sanığa eksik ceza tayin edildiğinin ancak aleyhe istinaf bulunmadığından bu hususun davanın yeniden görülme nedeni yapılmadığının ve gerekçeli karar başlığında suç tarihinin son paylaşımın yapıldığı tarih olan "25.07.2016" belirtilmesi gerekirken "15.12.2016" olarak yazılmasının mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası olarak kabul edildiği belirtilmek suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Sanığa ait olduğu tespit edilen sosyal medya hesabında son paylaşım tarihinin suç tarihi olduğu gözetilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararında suç tarihinin “19.03.2016” olduğunun belirlenmesi gerekirken "25.07.2016" olarak belirlenmesi mahallinde düzeltilebilir hata olarak kabul edilmiştir.
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre; Bölge Adliye Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;

Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiş,
Ancak hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirlenmesi gerektiği, denetim süresinin, ertelemenin yasal sonucu olması nedeniyle bahse konu sürenin eksik belirlenmesinin aleyhe bozma yasağı kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu nedenle mahkum olduğu 10 ay hapis cezası ertelenen sanık hakkında bir yıldan az olmamak üzere bir deneme süresi belirlenmesi gerektiğinin, yine kısa süreli hapis cczası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca aynı maddenin birinci fıkrası hükmünün uygulanamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden yargılamayı gerektirmeden CMK'nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, İlk Derece hüküm fıkrasının 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin bentlerinin hükümden tamamen çıkartılması, ayrıca hapis cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresinin belirlenmesine dair bendinden "10 ay" ibaresinin çıkarılarak yerine "1 yıl" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Burdur Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.04.2024 tarihinde karar verildi.