Esastan ret

Taraflar arasındaki marka ile ilgili Kurum kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 2018/56232 sayılı “MİLANİNO” ibareli marka tescil başvurusunun 09. sınıfta “gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları” emtialarını kapsadığını, müvekkilinin “novamila”, “milanova”, “mila”, “markamila”, “mila by nova” şeklinde markalarının bulunduğunu, müvekkilinin 25. sınıftaki tescili ile 09. sınıftaki bu emtiaların birbirini tamamlayan ürünler olduklarını, birçok tekstil firmasının günümüzde gözlük ürünlerini de ürettiğini, dava konusu markanın müvekkilinin markaları ile benzer olduğunu, yalnızca sonuna “nino” ibaresinin eklendiğini, bunun yeterli bir farklılık yaratmadığını, anlamsal ve görsel olarak da işaretler arasında bir farklılık olmadığını, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararında dava konusu markanın başlangıç sesinin “mila” olduğunun göz ardı edildiğini, başlangıç seslerinin markaların en önemli kısımları olduğunu, müvekkilinin markalarının esaslı unsurunun “mila” ibaresi olduğunun kabul edildiğini, Ankara 2. ve 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin emsal kararlarında müvekkilinin “mila” markaları ile “milla club by trendyol” ve “mila by nova” gibi markaların, müvekkili markaları ile iltibas yaratacağının tespit edildiğini, önceki markanın çekirdek unsurunun korunarak yeni versiyonlar yaratılmasının yaygın bir uygulama olduğunu, buna rağmen müvekkilinin başvuruya itirazlarının 2019-M-4592 sayılı YİDK kararı ile reddedildiğini, kararın hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek, davalı TÜRK PATENT YİDK kararının 09. sınıf “gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları” emtiaları bakımından iptaline ve yine aynı emtialar bakımından 2018/56232 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep

1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ... vekili, cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında hiçbir benzerliğin bulunmadığını, kelimelerin söyleniş tarzlarının açıkça farklı olduğunu, davacının markalarında “nova” ibaresinin yer aldığını, müvekkilinin markasında “nova” kelimesinin bulunmadığını, davacıya ait markaların tek başına “mila” ibaresinden oluşmadığını, müvekkilinin “mila” ibaresinin sonuna “nino” eki getirerek yazılışı, anlamı ve kendine has tertip tarzı ile yeni bir marka yarattığını, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin markasının ikinci harfi olan “i” harfinin noktasının taç şeklinde bir simge ile gösterildiğini ve yazı stili ile tamamen farklı ve özgün bir marka olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2018/56232 sayılı marka başvurusu kapsamında yer alan “Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları.” emtiaları ile davacı yanın önceki tarihli dayanak markaları kapsamında yer alan emtialar arasında benzerlik bulunduğu, dava konusu “MİLANİNO” markası ile davacı yanın “MİLA” ve özellikle “MİLANOVA” markaları arasında, görsel ve işitsel olarak yüksek bir benzerliğin mevcut olduğu, keza yine kavramsal olarak da somut anlamları bulunmayan bu ibarelerde, tüketicinin aynı kelime kökenini algılayacakları, dava konusu markaya eklenen “nino” ekinin veya markadaki görsel unsurların, bütünsel anlamda taraf markalarını yeterince uzaklaştırmadığı, bir an için “mila” markasından uzaklaştığı varsayımında dahi “milanova” markası ile arasında hala yüksek düzeyli benzerlik olduğunun kabulünün gerekeceği, bu nedenle bahsi geçen emtialar bakımından iltibas ihtimalinin oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, Kurum kararının iptaline, davaya konu markanın talep doğrultusunda "gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları" emtiaları bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

1.Davalı TÜRK PATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markaları arasında bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında karıştırmaya yol açacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı yanın itirazlarına gerekçe olarak gösterdiği markaların hiçbirisinin, müvekkilinin başvurusunun kapsamındaki 09. sınıftaki malları içermediğini, müvekkilinin tamamen davacı ile farklı mal ve hizmetler için marka tescil başvurusunun kabulüne yönelik verilen kararın iptaline dair verilen yerel mahkeme kararının hukuka, usul ve yasalara aykırı olduğunu, ibareler yönünden de tarafların markaları arasında tüketicileri iltibasa düşürecek bir benzerlik bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve dava konusu “MİLANİNO” markası ile davacı yanın “MİLA” ve özellikle “MİLANOVA” markaları arasında, görsel ve işitsel olarak yüksek bir benzerliğin mevcut olduğu, keza yine kavramsal olarak da somut anlamları bulunmayan bu ibarelerde, tüketicinin aynı kelime kökenini algılayacakları, dava konusu markaya eklenen “nino” ekinin veya markadaki görsel unsurların, bütünsel anlamda taraf markalarını yeterince uzaklaştırmadığı, bir an için “mila” markasından uzaklaştığı varsayımında dahi “milanova” markası ile arasında hala yüksek düzeyli benzerlik bulunduğunun kabulünün gerekeceği, davalının marka tescil başvurusunun kapsamında kalıp da davacı tarafından dava konusu edilen 09/03. sınıfta bulunan “gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları” mallarının, davacının markalarının kapsamındaki emtialarla benzer veya ilişkili olduğu, davacının işbu davanın konusunu oluşturan markaları için aynı mallara ilişkin olarak benzer bir uyuşmazlıkta verilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 09.04.2019 tarih ve 2018/440 E.- 2019/2773 K. sayılı kararının da aynı yönde bulunduğu gerekçesi ile davalı ... vekili ile davalıTÜRK PATENT vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

.