İstinaf başvurusunun esastan reddine
Taraflar arasında Ankara 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde, davacı ...'in hiçbir haklı sebep yok iken davalı derneğin Merkez Yönetim Kurulunun 29.01.2020 tarih ve 05 numaralı kararı ile tüzüğün 52/C maddesi uyarınca kesin olarak dernek üyeliğinden çıkarılmasına karar verildiği ileri sürülerek davacının dernek üyeliğinden çıkarılma kararının iptali ile davacının dernek üyeliğinin devam ettiğinin ve üyelik haklarından yararlanması gerektiğinin tespiti istenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davalı derneğin tüzüğünde yönetim kurulu kararının kesin olduğuna dair bir hüküm bulunmadığından ve davacı tarafça davalı derneğin iç tüzük yolları tüketilmediğinden dolayı; 4721 Sayılı Medeni Kanunun (4721 Sayılı Kanun) 83/2. maddesi hükmü de nazara alındığında, üyelikten çıkarma kararının iptaline ilişkin talep bakımından dava şartı yokluğundan dolayı davanın reddine; davacı hakkında verilen disiplin cezasının henüz kesinleşmemesi, şahıs hukukuna ilişkin karar ve işlemler kesinleşmeden uygulanamayacağından dolayı davacının, Türk Medeni Kanununun 80/1. maddesi gereğince ... Genel Başkanlığı (TEMAD) üyesi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler tekrar edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Dava, dernek üyeliğinden ihraca dair genel kurul kararının iptali ile dernek üyeliğinin tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371'inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeplerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.