İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.03.2018 tarihli ve 2017/723 Esas, 2018/139 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,

2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine,

3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

4. Hükmün gerekçesiz olduğuna,

5. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,

6. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına,

7. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına,

8. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir.

A. Dosya kapsamından anlaşıldığı üzere 08.05.2017 günü saat 06.10 sıralarında Elazığ Bingöl yolu üzeri Çarşı Caddesi girişinde şüpheli bir şahsın anons edilmesi üzerine ivedilikle olay yerine intikal eden kolluk güçlerince eşgale uyan sanığın Kovancılar - Elazığ minübüs durağında durdurulduğu, kaba üst aramasında herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığı, sanığa, üzerinde bulunan gri renkli sırt çantasında ne olduğu sorularak, çantasını rızası ile açmasının söylendiği, sanığın da çantasında esrar olduğunu söyleyerek kolluk güçlerine çantasını teslim ettiği olayda; dosya içerisinde arama kararının bulunmadığı dikkate alınarak; 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu'nun (2559 sayılı Kanun) 9 uncu maddesine göre olay yeri ve tarihini kapsayacak nitelikte "önleme araması kararı" veya 5271 sayılı Kanun'un 116,117 ve 119 uncu maddelerine uygun şekilde alınmış "adli arama kararı" ya da "yazılı arama emri" bulunup bulunmadığının araştırılarak, varsa aslı veya onaylı bir örneğinin dosya içine getirilmesinden sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule ve uygulamaya göre de;

B. İlk Derece Mahkemesi hükmünden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklik nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,

C. Kovancılar Cumhuriyet Başsavcılığı Emanet Memurluğunun 2017/89 sırasında kayıtlı uyuşturucu maddelerin ve Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü uzmanlık raporunda belirtilen inceleme sonrası kalan uyuşturucu maddeler ile alıkonulan şahit numunelerin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası yerine, uygulama fıkrası gösterilmeden 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi,
Hukuka aykırı görülmüştür.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Elazığ 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2024 tarihinde karar verildi.