1-Sanık ... hakkında TCK’nın 157/1, 52/2-3-4,53/1, maddeleri gereğince mahkumiyet

2- Sanık ... hakkında TCK’nın 157/1, 50/1-a, 52/2-3-4,53/1 maddeleri gereğince mahkumiyet

Dolandırıcılık suçundan sanıkların mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık ... ve sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıklardan ...'nın emlakçılık işi ile uğraştığı ve arsa sahibi ... ile iştirak halinde müştekiye 2750 TL'ye arsa satıp tapusunu daha sonra vereceklerini söyledikleri, arsa bedelini aldıktan sonra sanıkların aralarında anlaşarak... isimli bir başka şahsa resmi devir yaptıkları, sanıkların eyleminin banka tarafından müştekiye ihtarname gönderilmesi ile ortaya çıktığının iddia edildiği olayda,

1-Sanık ...’nın hükümden sonra 26/07/2013 tarihinde öldüğünün UYAP'tan temin edilen nüfus kaydından anlaşılması karşısında, hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK'nın 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilip verilmeyeceğinin mahkemesince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

2- Sanık ...’ın dosyada mevcut son adresi olan ve sorgusu alınırken bildirdiği adrese usulüne uygun tebligat yapılmaksızın, mernis adresine yapılan tebligat geçersiz olduğundan, sanığın temyizinin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
Sanığın savunmasında atılı suçu kabul etmediği ve müştekiye yapılan satışa ilişkin bilgisinin olmadığını beyan ettiği, tanıklardan ... ve ...'in soruşturma aşamasında alınan beyanlarında suça konu araziyi sanık ...'nın müşteki...ve müştekinin eşi olan ...'a sattığını belirtmelerine rağmen, kovuşturma aşamasında alınan beyanlarında ise; arsayı arsa sahibi sanık ... ve emlakçılık yapan sanık ...' nın birlikte müştekiye sattıklarını beyan ettikleri, tanıkların beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeden ve şikayet dilekçesini vermiş olan ...'ın beyanı da alınmadan hüküm kurulmuş olduğu anlaşıldığından, gerçeğin kuşkuya yer bırakmaksızın tespiti amacıyla; tanıklardan ... ve ...'in soruşturma aşamasında alınan 20/09/2010 tarihli beyanları ile kovuşturma aşamasında 23/02/2012 tarihli duruşmada alının beyanları arasındaki çelişkilerin giderilmesi ayrıcı şikayet dilekçesini vermiş olan ...'ın beyanı da alındıktan sonra sanık ...'ın satışa katılıp katılmadığının tespit edilmesi neticesinde sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup sanık ... müdafii ile sanık ...'nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenle, 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/11/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.