HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası ve ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2018 Tarihli ve 2016/519 Esas, 2018/437 Karar Sayılı Kararı ile
Sanık hakkında katılanlara karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, aynı hükmün son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca üç kez 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.10.2021 Tarihli ve 2019/1767 Esas, 2021/2279 Karar Sayılı Kararı ile

Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile,

1. Sanık hakkında katılanlar Cemil ve Furkan'a karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca iki kez 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2. Sanık hakkında katılan ...'e karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın her üç katılanın yaralanmasından sorumlu tutulmasının hatalı olduğuna, sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair somut delil bulunmadığına, sanığın kendisini korumak kastı ile hareket ettiğine,temel cezada alt sınırdan uzaklaşılmasının hatalı olduğuna, sanığın katılan ...’e karşı işlediği suçtan kurulan hükümde haksız tahrik indirimi yapılması gerektiğine, hükme esas alınan raporların yetersiz olduğuna ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Olay tarihinde saat 22.30 sıralarında katılan ...'in sevk ve idaresindeki araçta tanık ... ve katılan ...'in bulunduğu, ...'nin ...'ye ait araçta bulunduğu, katılan ...'ın sevk ve idaresindeki araçta annesi tanık Zeynep'in bulunduğu, her üç aracın peş peşe .... ili istikametine doğru seyrettikleri,...nın sevk ve idaresindeki... marka olan ve içerisinde ..... ile sanık ...'in bulunduğu araç Bursa ili istikametine doğru seyir halinde iken, katılan ...'in kullandığı... marka araçtan atılan bir cismin... marka araca isabet ettiği ve camının kırıldığı ve selektör yaparak katılan ...'in kullandığı... marka aracı durdurmaya çalıştığı, bir süre sonra ışıklarda katılan ...'in kullandığı aracın durduğu, sanığın içinde bulunduğu araçtakilerin katılan ...'in kullandığı aracın yanına gelerek durumu izah ettikleri, bunun üzerine katılan ...'in "Olabilir, benim araçtan da fırlamış olabilir başka araçtan da fırlamış olabilir, ben ne yapabilirim." şeklinde cevap verdiği, olay yerine ....marka araçta bulunan.....'nin de geldiği ve araçlarından indikleri, bunun üzerine taraflar arasında karşılıklı hakaretleşmeler olduğu, yeşil ışığın yanması ile trafiğin açıldığı, araçların tekrar hareket ettiği, polis noktası geçildikten sonra tekrar sanığın içinde bulunduğu aracın, Ford Fiest marka aracın önünü kestiği, bunun üzerine tarafların karşılıklı olarak araçlarından indikleri ve birbirlerini darp etmeye başladıkları,

devamında olay yerine katılan ...'in kullandığı araç ile katılan ...'ın kullandığı Renault Clio marka aracın geldiği, tarafların kavgaya tutuşup birbirlerini darp ettikleri, sanığın, katılan ... ile kavga ettiği sırada elindeki bıçakla katılanı yaraladığı, katılan ...'in de olaya karıştığı ve sanıkla kavga ederken sanık tarafından bıçaklandığı, oğullarının yaralandığını gören katılan ...'in sanığın boynundan tutarak yere yatırmaya çalıştığı, bu esnada sanık tarafından bacağından bıçaklandığı, katılanların yaşamsal tehlike geçirecek şekilde yaralandıkları anlaşılmıştır.

2. Sanık savunması, katılanların beyanları, kavganın diğer taraflarının ve tanıkların anlatımları, katılanların yaralanmasına ilişkin Bursa Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 22.07.2016 tarihli adli muayene raporu ile katılanlar Furkan ve Cemil hakkında Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunca düzenlenen 27.09.2017 tarihli rapor, olay yeri inceleme raporu, uzmanlık raporları, teşhis tutanakları, olay yeri inceleme ve tespit tutanağı, 155 haber merkezi ihbar CD'si çözüm tutanağı, nüfus ve adli sicil kayıtları, diğer tutanaklar ile diğer tüm deliller dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı ancak sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerinde sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılmaması ve sanığın, katılan ...'e karşı eyleminde başlangıçta katılan ...'in içinde bulunduğu gruptan kaynaklı basit tahrik bulunsa bile, sanığın bıçakla katılan ...'in oğullarına saldırısından sonra tahrikte dengenin bozulduğu, katılan ...'in çocuklarının vücut bütünlüğüne yönelik saldırıyı defetme amacıyla hareket ettiği, katılan ... bakımından haksız tahrik bulunmaması gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak sanık hakkında ayrıntılarına Hukuki Süreç başlığının (B) bendinde yer verilen mahkumiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, hükme esas alınan adli muayene raporlarının yeterli olduğu, katılanlara karşı eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sanığın soruşturma aşamasında alınan ikrara yönelen savunması, katılan beyanları, tanık ve kavganın diğer tarafının anlatımlarıyla saptandığı, katılanlarla sanık arasında yaşanan kavgada katılanların ellerinde silahtan sayılan bir cisim bulunmadığı ve sanığın basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı gözetildiğinde sanığın katılanlara yönelik bıçakla yaşamsal tehlike geçirecek şekilde yaralama eyleminin orantılı olmadığı ve meşru savunma koşullarının oluşmadığı, meydana gelen zararın ağırlığı ve sanığın kastının yoğunluğuna göre temel cezada sonuca etkili olacak şekilde uzaklaşılarak belirlenen temel cezaların isabetli olduğu, sanığın, katılan ...'e yönelik eyleminde haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasının dosya kapsamına ve kabule uygun düştüğü anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 27.10.2021 tarihli ve 2019/1767 Esas, 2021/2279 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.04.2024 tarihinde karar verildi.