HÜKÜMLER: Mahkûmiyet

Hükümde gerekçeli temyiz dilekçesinin ibraz etme süresi ile ilgili bir ihtarda bulunulmadığı gibi gerekçeli kararın tebliğ edildiği tebligat evrakında da bu hususta bir ihtarat bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ... ve diğer sanıklar müdafiinin 17.09.2020 tarihinde süre tutum dilekçesi verdikten sonra 16.10.2020 tarihinde sunmuş olduğu gerekçeli temyiz dilekçesinin 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği süresinde olduğu kabul edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Niğde 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.09.2019 tarihli ve 2019/78 Esas, 2019/271 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan, ayrı ayrı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve son bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15'er gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.09.2020 tarihli ve 2020/30 Esas, 2020/625 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısının ve katılanın aleyhe istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıklar hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, ayrı ayrı 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10'ar yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

1. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, öldürme kastı ile hareket etmediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, suç vasfına, eksik incelemeye, gerekçesizliğe, meşru savunmaya, delillerin hatalı değerlendirildiğine ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,

2. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; sanığın olayda kesici delici alet kullanmadığına, katılanın bıçakla yaralanmasından sorumlu tutulamayacağına, iştirak iradesinin bulunmadığına, suç vasfına, meşru savunmaya, delillerin hatalı değerlendirildiğine ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,

3. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, öldürme kastı ile hareket etmediğine, olayda kesici delici alet kullanmadığına, katılanın bıçakla yaralanmasından sorumlu tutulamayacağına, gerekçesizliğe, sanığın mahkûmiyetine yeterli delil olmadığına, meşru savunmaya, delillerin hatalı değerlendirildiğine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine,

4. Sanık ... müdafilerinin temyiz sebepleri özetle; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, mahkûmiyetine yeterli delil olmadığına, suç vasfına, meşru savunmaya, delillerin hatalı değerlendirildiğine ve beraatine karar verilmesi gerektiğine,

5. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, delillerin hatalı değerlendirildiğine ve suç vasfına,
İlişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

1. Olay günü katılanın arkadaşı tanık M.SY ile alkol almak için Niğde ili Aşağıkayabaşı mahallesi Hançerli yolu su deposu civarına gittikleri burada araç içerisinde alkol aldıkları sırada aracın paspası üzerine bira döküldüğü, katılanın kuruması için paspası araç dışına bıraktığı, bir süre sonra buradan ayrıldıkları ancak gider iken paspasın olay yerinde kaldığını hatırlayarak geri döndükleri, koydukları yerden paspası alarak geri dönmek üzere yola çıktıkları sırada aynı bölgede alkol alan sanıkların katılan ve arkadaşının bulunduğu bu aracı durdurdukları, taraflar arasında ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı belirlenemeyecek şekilde sözlü tartışma çıktığı, sanıklar ..., ..., ... ve ...’ın tekme ve tokatlarla katılana vurmaya başladıkları, sanık ...'ın de katılanı bıçakla yaraladığı, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde kasten yaralama suçunu işledikleri kabul edilmiştir.

2. Sanıkların savunması, katılan ve tanık anlatımları, katılan hakkında Niğde Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 28.06.2019 tarihli adlî rapor, tutanaklar, nüfus ve adlî sicil kayıtları, yargılama sürecine ait evraklar dosya arasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İştirak hâlinde işlenen eylemin failleri olarak yargılanan sanıkların aşamalardaki savunmaları da dikkate alındığında, birinin savunulmasının diğer sanıklar yönünden savunmada zaafiyet yarattığı, bu itibarla sanıklar arasında hukuksal menfaat uyuşmazlığı bulunduğu tespit edilerek sanıkların savunmalarının ayrı müdafiler huzurunda alınması gerekliliğiyle duruşma açılmış, sanıkların eylemi neticesinde katılanın göğsünde bir adet, lomber bölgesinde iki adet delici kesici alet yarası mevcut olduğu, göğüs kafesine nafiz olanın sağ akciğer yaralanmasına sebebiyet verdiği, lomber bölgede bulunanlardan birinin ise karaciğer sağ lopta yaralanmaya neden olduğu ve her iki yaralanmanın da ayrı ayrı hayati tehlike oluşturduğu, sanıkların suçta kullandıkları alet, hedef alınan vücut bölgesi ve katılanın yaralarının niteliği birlikte değerlendirildiğinde sanıkların eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi ve olayda katılan ile tanığa sanık ...'ın önce sözle sataştığı, ardından katılanı zorla araçtan indirerek diğer sanıklarla birlikte katılana saldırdıkları kabul edilmekle ilk haksız hareketin sanıklardan kaynaklanması, sanıklar lehine haksız tahrik şartlarının gerçekleşmemesi nedenleriyle yazılı şekilde mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

A. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek fiil üzerinde ortak hakimiyet kurarak gerçekleştirildiğinin katılanın sanık ...'ın kendisini tuttuğu sırada sanık ...'ın bıçakla vurduğu

şeklindeki beyanlarıyla uyumlu adlî muayene raporuyla saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada eksik inceleme bulunmadığı, delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, sanıkların eylemde kullandıkları aletin elverişliliği, hedef aldıkları vücut bölgesi, katılanın yaralarının yeri ve niteliği gözetildiğinde eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdîre göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, somut olayda katılandan sanıklara yönelen bir saldırı bulunmaması nedeniyle sanıklar lehine meşru savunma ve sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bir isabetsizlik görülmemiş hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden;

1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada eksik inceleme bulunmadığı, eylemde kullanılan aletin elverişliliği, hedef alınan vücut bölgesi, katılanın yaralarının yeri ve niteliği gözetildiğinde eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, somut olayda katılandan sanıklara yönelen bir saldırı bulunmaması nedeniyle sanıklar lehine meşru savunma ve sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Dosya kapsamına göre; katılanın arkadaşı tanık ...Y ile alkol almak için Niğde ili ... mahallesi Hançerli yolu su deposu civarına gittikleri burada araç içerisinde alkollü içki içtikleri, sanıkların da aynı yerde alkollü içki içtikleri, katılanın bulunduğu aracın paspası üzerine bira döküldüğü, katılanın kuruması için paspası araç dışına bıraktığı, bir süre sonra buradan ayrıldıkları ancak paspasın olay yerinde kaldığını hatırlayarak geri döndükleri, koydukları yerden paspası alarak yola çıktıkları sırada sanıkların katılan ve arkadaşının tekrar olay yerine gelmelerinden rahatsız oldukları ve katılanın kullanımda olan aracı durdurdukları, sanık ...'ın sözlü sataşması akabinde diğer sanıklar ..., ..., ..., ... sanık ... ile birlikte katılana saldırdıkları, katılanın aracına binerek kaçmaya çalıştığı ancak sanıkların aracın peşinden koştukları, aracın durması üzerine sanık ...'ın katılanı araçtan indirdiği ve sarılarak hareket kabiliyetini engellediği sırada sanık ...'ın katılanı bıçakla yaraladığı, akabinde tüm sanıkların olay yerinden birlikte kaçarak uzaklaştıkları olayda; tarafların olay öncesinde birbirlerini tanımadıkları, ani gelişen kavgada sanıklar ..., ..., ... diğer sanıklar ... ile ... katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs eyleminin işlenişi sırasında, ortak suç işleme kararına bağlı olarak fiil üzerinde müşterek hakimiyet kurmak suretiyle fonksiyonel bir katkı sunduklarına dair somut delil bulunmadığı, anılan sanıkların katılanın bıçaklanması sırasında ve bıçaklanma sonrasında katılana yönelik herhangi bir eylemlerinin bulunmadığı ancak sanıkların katılanın bıçaklanması öncesinde katılanı basit şekilde darp ettikleri ve olay yerinden araçla kaçmaya çalışan katılanın aracının peşinden koşarak durdurmaları şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, suçun işlenmesine manevi destek niteliğinde olduğu, bu şekilde sanıkların suçun işlenmesine yardımda bulunmak suretiyle

fail olan diğer sanıklara cesaret vererek suç işleme kararını kuvvetlendirdikleri anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi kapsamında yardım eden sıfatıyla cezalandırılmaları gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle fazla ceza tayini yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur.

A. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden;

Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.09.2020 tarihli ve 2020/30 Esas, 2020/625 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

B. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden;

Gerekçe bölümünün (B-2) numaralı bendinde açıklandığı üzere iştirakın derecesinin hatalı tayin edilmesi nedeniyle sanıklar müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 17.09.2020 tarihli ve 2020/30 Esas, 2020/625 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.04.2024 tarihinde karar verildi.