İNCELEME KONUSU

İtirazın kısmen kabulü ile suça sürüklenen çocuğun 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar

Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığının 22.10.2022 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 14 ay 20 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına geri bırakılmasına karar verilmiştir. Cumhuriyet savcısının ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin itirazı üzerine Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2021 tarihli kararı ile itirazın kısmen kabulü ile suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve bu kararın kesin olarak verildiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18.01.2022 tarihli ve 2021/12422 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.02.2022 tarihli ve KYB-2022/12163 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.02.2022 tarihli ve KYB-2022/12163 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesinin 5. fıkrasında yer alan "Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığın atılı suçtan dolayı 2 yıldan fazla olacak şekilde 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı ve bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının oluşmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

1. 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması" müessesesinin uygulanabilmesi için,
a) Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezasından ibaret olması,
b) Suçun 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on dördüncü fıkrasında yazılı suçlardan olmaması,
c) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
d) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması,
e) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi,
f) Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itirazının bulunmamasına ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.

2. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyasının değerlendirilmesinde; suça sürüklenen çocuğun mağdura yönelik birden fazla kişi tarafından gerçekleştirdiği kişiyi hürriyetinden yoksun suçundan sonuç olarak 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına mahkûm edilmiş olması nedeniyle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin mümkün bulunmadığı dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.

1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.05.2021 tarihli ve 2021/74 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca aleyhe sonuç doğurmamak koşuluyla gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2024 tarihinde karar verildi.