Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanığın temyiz isteği; sebep belirtmeksizin hükmü temyiz etme iradesine ilişkindir.
Yapılan incelemede; İskenderun'da askerlik hizmetini yerine getirmekteyken Birlik Komutanlığınca 08.05.2014 tarihinde ... refakatinde Etimesgut Asker Hastanesine sevk edilen sanığın, 09.05.2014 tarihinde anılan hastaneye başvurmasını müteakip aynı gün GATA Komutanlığı acil servisine sevkinin uygun görüldüğü, bu kapsamda aynı gün GATA Komutanlığı Psikiyatri Polikliniğine müracaat ederek yatış işlemini gerçekleştirdiği 10.05.2014 tarihinde ise refakatçisinden habersiz olarak hastaneden ayrıldığı ve bir müddet firar halinde kalmasını müteakip Konya'da bulunduğu 20.05.2014 tarihinde hakkında yapılan ihbar sonrasında polis ekiplerince firari olduğunun tespiti üzerine Karatay Askerlik
Şubesi Başkanlığına götürüldüğü, burada kendisine 22.05.2015 tarihinde Birlik K.lığına katılacağına dair sevk belgesinin imzası karşılığında tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında firar suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-a ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmalarında suçunu ikrar etmiştir.
Sanığın sevki sırasında refakatçi olarak yanında bulunan ...'ın tanık sıfatıyla usulüne uygun olarak tespit edilen yeminli beyanları maddi vakıayı destekler mahiyettedir.
Sanığın 08.05.2014 tarihinde Etimesgut Asker Hastanesine ve 09.05.2014 tarihinde GATA Komutanlığına sevk yazıları dosyada mevcuttur.
Dava dosyasında mevcut belgelerden hareketle resen adli gözlem altına aldırılan sanık hakkında GATA Komutanlığının 04.04.2016 tarihli ve 4686 sayılı raporu ile F19.1 Birden fazla ilaç ve diğer psikoaktif madde kullanımına bağlı zararlı kullanım (Geçirilmiş madde kullanım bozukluğu) F60.2 Disosyal kişilik bozukluğu (Ağır davranış patolojileri ile seyreden kişilik bozuklukları) tanıları ile suç tarihlerinde askerliğe elverişli olmamakla birlikte askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini kapsamadığına, madde kullanımının bağımlılık düzeyinde olmadığına karar verildiği ve yine anılan hastanenin 20.04.2016 tarihli adli raporu kapsamında sanığın suç tarihlerinde 5237 sayılı Kanun'un 32,34 maddelerinden yararlanamayacağının belirtildiği görülmüştür.
Tetkik edilen tüm dosya kapsamına göre; suç tarihinde askerliğe elverişliliği ve cezai ehliyeti konusunda şüphe bulunmayan sanığın, 1632 sayılı Kanun'un 66/1-a bendinde düzenlenen ve özgü (mahsus) suçlardan olup, yalnızca asker kişiler tarafından işlenebilen, 10.05.2014-20.05.2014 tarihleri arasında kesintisiz sürerek yakalanmakla son bulan firar suçunu işlediği ve savunmalarında da suçunu ikrar ettiği belirlenmekle, eylemi sabit görülerek Mahkemece sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
23.01.2024 tarihinde karar verildi.