Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. İnebolu Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2017 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açılmıştır.

2. İnebolu Asliye Ceza Mahkemesinin 09.03.2018 tarihli kararıyla sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararı verilmiştir.

3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 06.12.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek sanığın cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

Sanığın temyiz istemi; mağdurun kendi rızasıyla arabaya bindiğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, mahkumiyete yeter delil olmadığına ilişkindir.

Dava konusu olay, sanığın, suç tarihinde mağduru konuşma bahanesiyle araca binmesini sağlayıp kapıları kitleyip tehdit etmek suretiyle Kıyı Park Oteli'nin önüne kadar götürdüğü, hile ve tehdit ile kişiyi hürriyetinden yoksun bıraktığı iddiasına ilişkindir.
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Dava konusu olay ile ilgili mağdurun mahkeme huzurunda alınan beyanına göre; sanığın kendisini arabaya aldıktan sonra kapıyı kilitleyip pazar yerinden hareket ettiğini belirtmesi yine kolluktaki ifadesinde de sanığı tanıdığı için arabaya bindiğini beyan etmesi ve olayın yaşandığı yerde bilgi sahibi sıfatıyla herhangi bir kimse olmadığı gibi kameranın uzakta olması nedeniyle görüntülerin anlaşılamadığı gerekçesiyle müştekinin soyut beyanları dışında sanığın mahkumiyetine yeter delil bulunmadığından beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Mağdurun beyanları, sanığın savunması ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamına göre; sanığın, hileli davranış ile araca binmesini sağladıktan sonra hemen aracı hareket ettirerek mağdurun inmesine izin vermediği ve rızası dışında cebir ve tehdit yoluyla götürerek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği gerekçesiyle mahkumiyetine karar verilmiştir.

Dosya kapsamına göre; sanığın, mağdur tarafından köpeğini başkasına vermesinin hesabını sormak amacıyla konuşma bahanesiyle mağdurun iradesini sakatlayıp yaptığı bu hileli davranış ile araca binmesini sağladıktan sonra hemen aracı hareket ettirdiği ve mağdurun inmesine de izin vermediği anlaşıldığından sanığın temyiz sebepleri reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince belirlenen cezada hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi 06.12.2019 tarihli ve 2018/1473 Esas sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İnebolu Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2024 tarihinde karar verildi.