SUÇLAR: ... yönünden 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, ... yönünden örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme

... yönünden ceza verilmesine yer olmadığına dair karar, ... yönünden beraat

İlk Derece Mahkemesince verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ

A.Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.05.2016 tarihli ve 2015/78 Esas, 2016/100 sayılı kararı ile
Sanık ... hakkında, kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 25 inci maddesinin birinci fırkası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca beraatine;
Sanık ... hakkında, silahlı terör örgitüne üye olma ve 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasına muhalefet suçlarından, 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Sanık ... hakkında, örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.

B. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.03.2020 tarihli, onama görüşünü içerir tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.

O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Özetle;

1.Sanık ...'nın teslim olduğunda yanında kaleşnikof marka silahın da bulunduğuna, bu şekilde 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasını ihlal ettiğine, bu suç yönünden ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna;

2.Sanık ...'nın iki örgüt mensubunca tehdit edilmesi üzerine diğer sanık ...'yı aracıyla Aysaklı isimli köye götürdüğüne, bu şekilde üzerine üzerine atılı örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu işlediğine, verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ve,

3.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince;
Sanık ...'nın eylemlerinin kasten öldürme, silahlı terör örgütüne üye olma, 6136 sayılı Kanun'a muhalafet suçlarını oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığı ve beraat kararları;
Sanık ...'nın eylemlerinin ise sabit olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir.

A)Sanık ... yönünden yapılan değerlendirmede;
Sanık savunması, tanık anlatımları, olay yeri krokisi ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın 11.03.2015 tarihinde Eskikavak köyü Kiğı ... barajı inşaatı şantiye alanına gelerek kolluk görevlilerine teslim olduğu, bu sırada kaleşnikof marka seyyar dipçikli tüfeğin de sanığın yanında bulunduğu, sanığın savunmalarında örgütten kaçtığını ve söz konusu tüfeği de yanında getirdiğini ikrar ettiği, dosya içerisinde bulunan 25.03.2015 tarihli kriminal raporda sanıktan ele geçen tüfeğin mekanik bir arızasının bulunmadığı, atış yapabildiği ve 6136 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen vahim silahlardan olduğunun belirtilmiş olduğu, ayrıca yürürlükteki mevzuatta atılı suç yönünden dava konusu somut olaya tatbik edilebilecek bir etkin pişmanlık düzenlemesinin veya ceza sorumluluğunu kaldıran ya da azaltan bir düzenlemenin yer almadığı da nazara alındığında, sanığın 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına ve somut olaya uygun olmayacak şekilde hatalı gerekçe ile ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması nedeniyle O yer Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar yerinde görüldüğünden sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
B)Sanık ... yönünden yapılan değerlendirmede;
Yapılan UYAP sorgulamasına göre, Dairemizin 2023/22332 Esas sayılı dosya üzerinden yapılan temyiz incelemesi neticesinde Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.02.2019 tarih ve 2016/143 Esas, 2019/108 sayılı kararı ile sanık hakkında örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan hükmedilen mahkumiyet kararının bozulmasına karar verilmiş olduğunun tespit edilmesi karşısında, mükerrer yargılama ve cezalandırılmanın önlenmesi bakımından dosyaların birleştirilerek tüm delillerin bir arada değerlendirilmesi ve sanığın eylemlerinin kül halinde silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturup oluşturmayacağının karar yerinde tartışılması suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması lüzumu bozmayı gerektirmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle O yer Cumhuriyet savcsının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bingöl 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.05.2016 tarihli ve 2015/78 Esas, 2016/100 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bingöl 2.Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2024 tarihinde karar verildi.