HÜKÜMLER: Beraat, mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında,
1. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen imar kirliliğine neden olma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı,
2. İmar kirliliğine neden olma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
1. Sanık 28.04.2016 ve 11.05.2016 tarihli temyiz dilekçelerinde belirttiği sebeplerle mahkumiyet kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Katılan vekili 28.03.2016 ve 26.04.2016 tarihli temyiz dilekçelerinde belirttiği sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
Sanığın, söz konusu taşınmazına projeye aykırı olarak bulaşıkhane yapmak suretiyle üzerine atılı imar kirliliğine neden olma suçunu işlediği; Yerel Mahkemece sanık savunması, tanık anlatımları, yapı tatil zaptı ve bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamına göre sabit görülerek cezalandırılmasına karar verilmiş, yine sanığın aynı taşınmazdaki galeri boşluğunu kapatması nedeniyle imar kirliliğine neden olma suçundan açılan kamu davasında ise; Yerel Mahkemece söz konusu eylemin 5237 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden önce gerçekleştirilmesi ve böylece suçun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmiştir.
A. Sanık Hakkında İmar Kirliliğine Neden Olma Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımın öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımını kesen son işlemin 08.09.2015 tarihli savunma olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
B. Sanık Hakkında İmar Kirliliğine Neden Olma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Hükümden sonra 18.05.2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7143 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi ile 3194 sayılı Kanun’a eklenen geçici 16 ncı maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.
A. Sanık Hakkında İmar Kirliliğine Neden Olma Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B. Sanık Hakkında İmar Kirliliğine Neden Olma Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, sair yönler incelenmeksizin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2024 tarihinde karar verildi.