Mahkumiyet
Katılan mağdureninin temyiz isteği yönünden; katılan mağdurenin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinde belirlenen bir haftalık kanuni süre geçtikten sonra temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2015 tarihli ve 2015/50 Esas, 2015/353 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan mağdurenin göğüslerine okşama şeklinde, cinsel organı ve kalçalarına sıkma şeklinde dokunması, kıyafet üzerinden cinsel organını sürtmesi, katılan mağdurenin yanak ve dudaklarını öpmesi şeklindeki eylemlerine uyan çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09.02.2020 tarihli ve 14-2016/111117 sayılı, kısmî ret, kısmî bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği
İş yeri içerisinde bulunan kamera kayıtlarının katılan mağdurenin iddialarını desteklemediğine, iş yeri kapısının açık olması ve kalabalık bir mevkide bulunması karşısında katılan mağdurenin bağırması halinde sesinin çevrede bulunanlarca duyulma ihtimalinin yüksek olduğuna, keşif talebinin Mahkemece reddedilerek savunma haklarının ihlal edildiğine, katılan mağdurenin anlatımları ve çözümü yapılamayan kamera görüntülerine dayanarak hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
A. Katılan Mağdurenin Temyiz İsteği Yönünden
Katılan mağdurenin vekaletnameli vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, katılan mağdurenin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık süre geçtikten sonra 03.01.2020 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmakla temyiz isteğinin süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
1. İlk Derece Mahkemesince gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "05.01.2015" yerine "05.01.2014" olarak yazılmış olması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı, eylemin
sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptanarak eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda kurulan hükümde eleştiri nedeni dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Katılan mağdure beyanı, kamera kayıtları, sanık savunması ile tüm dosya içeriği nazara alındığında; sanığın, iki dakika boyunca katılan mağdurenin göğüslerine kıyafet altından okşama şeklinde dokunması, ön cinsel organı ve kalçalarına kıyafet üzerinden sıkma şeklinde dokunup cinsel organı ile sürtünmesi, dudak ve yanaklarından öpmesi şeklindeki eylemlerinin sarkıntılık boyutunu aşması karşısında aksi yöndeki görüşle Tebliğname'de bozma isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır.
A. Katılan Mağdurenin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, katılan mağdurenin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle; Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2015 tarihli ve 2015/50 Esas, 2015/353 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.01.2024 tarihinde karar verildi.