Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla uygulanan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gebze Cumhuriyet Başsavcılığının 18.04.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında Başkasına ait banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan dava açılmıştır.
2. Gebze 7.Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında Başkasına ait banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
1. Sanığın temyiz istemi, dolandırıcılık söz konusu olmadığı, yapılan tüm işlemlerin yasal çerçevede olduğu, müşteki talebi ile mal satışı gerçekleştiği, tahsil edilen ücretin iade edildiği, ancak mal iadesinin yapılmadığı, katılana zarar verme kastı olmadığı, katılan bilgi ve talebi doğrultusunda tüm işlemlerin yapıldığı ve benzeri nedenlere ilişkindir.
2. Katılan temyiz istemi, maddi zararı tam karşılanmadığı halde sanık lehine indirim hükümleri uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğu, üst seviyeden ceza verilmesi gerektiği ve benzeri nedenlere ilişkindir.
1.Dava konusu olay, 0212 *** ** 01 numaralı telefondan katılanı arayan şahsın çektiği krediye ait dosya masraflarını alabileceğini söyleyerek kredi kartı bilgilerini elde edip 15.01.2015 tarihinde Nihayetbuldum isimli üye işyerinden 435 EURO tutarlı alışveriş yapıldığı, katılanı arayan 0212 *** ** 01 ile 850 *** ** 40 numaralı telefonların sanığa ait olduğu, sanığın böylece başkasına ait banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
2. Katılan 25.05.2015 tarihli dilekçe ile Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek kredi kartından para çekildiğinden bahisle şikayetçi olması üzerine soruşturma başlatılmış, dilekçe ekinde banka tarafından gönderilen 1.097,85 TL borcu olduğu ve ödemesi gerektiğine dair ihtarname ve kredi kartı hesap özeti ekran görüntüsü dosyaya sunulmuştur.
3. Türkiye İş Bankası A.Ş. 03.06.2015 tarihli yazı cevabında, katılan kredi kartı ile 15.01.2015 tarihinde gerçekleştirilen işlem ayrıntısı, kredi kart ekstresi gönderildiği, işlem ayrıntısından 15.01.2015 tarihinde NİHAYETBULDUM isimli yerden 1.021,16 TL karşılığı 435.00 USD tutarında harcama işleminin 3D güvenlik şifresi ile Moldova CB işyeri bankasından yapıldığı anlaşılmıştır.
4. TİB yazı cevabından katılana ait gsm hattının sanığa ait 0212 *** ** 01 ve 850 *** ** 40 numaralı telefon hatlarından 15.01.2015 ve sonraki günlerde birçok defa arandığı anlaşılmıştır.
5. Sanık ...'ın, katılan bilgi ve rızası dahilinde kredi kartı ile işlem yaptığını beyan ettiği görülmüştür.
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 15.01.2015 yerine 01.05.2015 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi yazım hatası kabul edilmiştir.
Olay ve olgularda belirtilen hususlar dikkate alındığında sanığın katılana ait kredi kart bilgilerini ele geçirdikten sonra bilgi ve rızası dışında tek seferde harcama işlemi yaptığı anlaşılmakla sanığın böylece başkasına ait banka veya kredi kartının kötüye kullanılması suretiyle yarar sağlama suçunu işlediği anlaşılmakla yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, 27.05.2016 tarihli celsede katılanın maddi zararının giderildiğini beyan etmesi, sanık eşi tarafından zararın giderildiğine dair banka evrak suretinin dosyaya eklenmesi karşısında katılanın indirim hükümleri uygulanmaması gerektiğine, mal satışı karşılığında katılan bilgi ve rızası dahilinde işlem yapıldığını beyan eden sanığın yargılama neticeleninceye kadar savunmasını destekler herhangi bir bilgi ve belge sunmaması karşısında gerçek bir alışveriş karşılığı katılan hesabından para çekildiğine dair yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
Ancak adli sicil kaydında tekerrüre esas ilam bulunan sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 58 nci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmaması isabetli görülmemişse de bu hususun 1412 sayılı Kanun'un 322 nci maddesi uyarınca Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gebze 7.Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.06.2016 tarihli kararına yönelik katılan temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına "Orhangazi Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/648 Esas, 2013/331Karar sayılı ilamı ile verilen cezaların kesinleşmesinden sonra bir suç işlediği anlaşıldığından sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2024 tarihinde karar verildi.