Taraflar arasındaki ferdi kaza sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 25.05.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı nezdinde "Ailem Ziraat Güvencesinde Sigorta Poliçesi" ile sigortalı muris ... nin vefat ettiğini, vefat halinde toplu tazminat ve 10 yıl boyunca aylık 1.000,00 TL tazminatın davacılara ödenmesi gerektiğini, yine söz konusu poliçede teminat altına alınan teminatların hiçbir şarta bağlanmadığını, kusurun önemi olmadığını iddia ederek açtığı belirsiz alacak davası ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik toplam 2.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; muris için düzenlenen sigorta poliçesinin Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları hükümlerine tabi olduğunu, muris ... nin 25.05.2014 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde vefat ettiğini, poliçedeki teminatın ödenebilmesi için ölümün Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarında tanımlanan bir kaza sonucu meydana gelmiş olması gerektiğini, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarının 4-d bendinde aşikar sarhoşluğun kaza sayılamayacağı ve teminat altında olmayacağının düzenlendiğini, murisin vefat ettiği kazanın meydana gelmesine almış olduğu alkolün etki ettiğini, kazaya aşikar sarhoşluk içerisinde ve kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, Sivas Numune Hastanesi' nin 20.06.2014 tarihli alkol raporunda müteveffanın kanında 207.80 mg/dl etil alkol olduğunun tespit edildiğini, aşikar sarhoşluğun etkisiyle meydana gelen bir kazanın ferdi kaza sigortası anlamında kaza sayılamayacağını, bu nedenle teminat haricinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi, 20.03.2017 tarih, 2014/1070 Esas ve 2017/244 Karar sayılı kararında; tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar vermiş, bu karar hakkında davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 03.12.2020 tarih, 2018/460 Esas, 2020/2121 Karar sayılı kararı ile; davacıların istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, mahkemenin görevli olmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermiş, İlk Derece Mahkemesi 14.04.2021 tarih 2014/1070 Esas ve 2017/244 karar sayılı kararında mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermiş, dosya görevli Tüketici Mahkemesine gönderilmiş, İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonunda, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "...29.09.2015 günlü bilirkişi heyet raporunda, muris sigortalı ...ye ait kanda 2,078 (207,80 mg/dl) promil alkol olduğunun tespit edildiği, alkollü olarak araç kullanması sebebiyle Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları 5/d madde de teminat dışı hal olarak belirtilen "sigortalının kendisine bile bile ağır tehlikeye maruz bırakacak hareketlerde bulunması" düzenlemesi gereğince talebin teminat kapsamı dışında kalacağı, poliçe teminatının işlerlik kazanması için ölümün kaza sonucu meydana gelmesi gerektiği, kaza sayılmayan hallerin Ferdi Kaza Genel Şartları 4. maddede sayıldığı, 4/d maddesinde aşikar sarhoşluk halinin kaza sayılmayan hal olarak belirtildiği; olayda aşikar sarhoşluğun kaza sayılmayacağını düzenleyen genel şart maddesinin uygulanırlığının bulunduğu, alkol ile kaza arasında münhasıran illiyet bağı olacağı kanaatinin oluştuğu, ancak Yargıtay kararları dikkate alınarak, alkol ile kaza arasında münhasır etkinin varlığının tespitinin trafik ve nörolog bilirkişi heyeti tarafından yapılmasının öngörüldüğünün belirtildiği; bu kapsamda dosyanın nörolog bilirkişinin de bulunduğu heyete gönderildiği, 11.04.2016 günlü bilirkişi heyet raporunda tıbbi mütaalada kazanın münhasıran araç sürücüsünün alkollü olması nedeniyle meydana geldiği sonucuna varıldığı yönünde görüş belirtildiği; dosya kapsamında alınmış olan bilirkişi raporlarının, isabetli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dosya verilerine ve vicdani kanaate uygun olduğu değerlendirildiğinden, hükme esas alınması gerektiği kanaatine varıldığı; 6098 sayılı TBK 53. Maddesi, 6102 sayılı TTK'nın 1507. maddesinde belirtildiği şekilde ölüm halinde uğranılan zararların tazmini Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarının 5/d, 4, 4/d, maddeleri gereğince istenemeyeceğinden, davanın reddine karar verilmiştir..." gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; mahkemenin hiçbir araştırma yapmadan önceki hüküm doğrultusunda karar verdiğini, hatta aynı gerekçenin yazıldığını, kararın hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, düzenlenen poliçenin kaza sigortası genel şartlarına tabi olmadığını, poliçenin iki sayfadan oluştuğunu, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları' na tabi olduğunun yazılmadığını, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları' nın 6 ıncı maddesinde, hangi hallerin poliçe kapsamında olmadığının belirtildiğini, 6 ıncı maddeye göre söz konusu durumların davada bulunmadığını, poliçeye göre bir kaza sonucu vefat halinde tazminat ödeneceğinin yazıldığını, olayda trafik kazası sonucunda murisin vefat ettiğini, alkollü olmasının teminat dışı bir durum olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu' nun 1409 uncu maddesi gereğince sigorta şirketinin poliçede belirtilen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğunu, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları 4 üncü maddesinin iş bu poliçeye dahil edilmediğini, poliçenin iki sayfadan oluştuğunu ve sadece ferdi kaza sigortası genel şartlarında yer alan daimi maluliyet, gündelik tazminat ve benzerinin kapsamda olduğunun düzenlendiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Açıklanan nedenlerle ve özellikle, talebin, sigorta poliçesi ve sigorta poliçesinde yer verilen Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının 4-d bendi gereğince müteveffanın vefatı poliçe teminatı kapsamında kabul edilemeyeceğinden..." gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; düzenlenen poliçenin kaza sigortası genel şartlarına tabi olmadığını, poliçenin iki sayfadan oluştuğunu, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları'na tabi olduğunun yazılmadığını, poliçe kapsamı dışındaki hallerin açıkça poliçede yazılı olduğunu, buna göre teminat kapsamı dışında bırakılan hallerin Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları 6 ıncı maddesinde belirtilen hallerden ibaret olduğunu, 6 ıncı maddede düzenlenen haller arasında alkol bulunmadığını, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları 4 üncü maddenin poliçeye dahil edilmediğini, bu durumda alkollü şekilde kaza geçirmenin teminat kapsamı dışı bırakılmamış olduğunu, kaldı ki kazanın alkolün etkisi ile gerçekleşmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Uyuşmazlık, davalı ... ile davacılar murisi arasında düzenlenen ferdi kaza sigortasından kaynaklı vefat teminat bedeli istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1409 ve 1507 inci maddeleri, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, aşikar sarhoşluğun Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarında kaza olmayan haller arasında sayılmış olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.