Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı 25.07.2018 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan 13.08.2016-22.08.2016 tarihleri arasında gözaltında kaldığını ve yapılan soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini belirterek; haksız koruma tedbiri nedeniyle, 15.000 TL maddi ve 500.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini" talep etmiştir.
2.Davalı vekili 31.10.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.
3.Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.02.2019 tarihli ve 2018/528 Esas 2019/95 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.07.2019 tarihli ve 2019/1088 Esas 2019/1395 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı asil ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 06.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğuna ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince; davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturma yürütüldüğü, yapılan soruşturma neticesinde davacı hakkında 15.03.2018 tarihli kararla kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacının 13.08.2016 tarihinde gözaltına alınıp 22.08.2016 tarihinde serbest bırakıldığı, daha sonra hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davacının 9 gün göz altında kaldığı için talebinin kismen kabulü ile 7.000 TL manevi tazminatın talebi doğrultusunda dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine ve yine davacı her ne kadarda gözaltı süresi olan 13.08.2016 ile 22.08.2016 tarihleri arasında maddi tazminat talebinde bulunmuş ise de, gerek davacının beyanları ve gerekse Trabzon Adli Yargı Komisyon Başkanlığından gelen cevabi yazı incelendiğinde maaşını eksiksiz aldığı, başkaca da bir maddi zararı olduğuna dair dosyaya somut bir delil sunmadığı anlaşıldığından bu anlamda maddi bir zararı oluşmadığı için maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince; davacı hakkında "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçu isnadı ile yürütülen soruşturma kapsamında davacının 13.08.2016-22.08.2016 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, yürütülen soruşturma neticesinde Trabzon C.Başsavcılığının 15.03.2018 tarih, 2018/4582 soruşturma, 2018/2561 sayılı kararı ile davacı hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, zabıt katibi olan davacının gözaltında kaldığı 2016 yılı ağustos ayı maaşını eksiksiz olarak aldığı, başkaca belgelendirilmiş maddi zararının da olmadığı anlaşıldığından, maddi tazminat talebinin reddine dair ilk derece mahkemesinin kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediği, ancak; gebe olup düşük tehlikesi bulunan davacının bu durumda iken gözaltında kalması ve dosya içerisinde mevcut davacıya ait raporlar da nazara alındığında takdir edilen 7.000 TL manevi tazminat miktarının bu ölçülere uymayıp eksik tayin edildiği anlaşıldığı gerekçesiyle hükmün 3. paragrafındaki "7.000 TL manevi tazminatın" ibarelerinin tamamen çıkartılarak yerine "10.000 TL manevi tazminatın" ibareleri eklenmek suretiyle, düzeltilerek, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükme yönelik davacı ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Tazminat talebinin dayanağı olan Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/4582 soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacının Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan 13.08.2016-22.08.2016 tarihleri arasında 9 gün göz altında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 15.03.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın 27.04.2018 tarihinde kesinleştiği, göz altına alınma tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, göz altına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, göz altında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuş ise de temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 11.07.2019 tarihli ve 2019/1088 Esas 2019/1395 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.01.2024 tarihinde karar verildi.