İstinaf başvurusunun kabulü üzerine beraat kararı kaldırılarak, sanığın mahkumiyetine dair karar
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2017 tarihli iddianamesi ile sanığın, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan cezalandırılması talep olunmuştur.
2. Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.05.2019 tarih 2017/796 Esas, 2019/374 Karar sayılı kararı ile sanığın, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçlarından, beraatine karar verilmiştir.
3. Verilen karar ile ilgili katılan tarafından sanık aleyhine istinaf yoluna başvurulması üzerine, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 10.03.2020 tarihli, 2019/1734 E., 2020/405 Karar sayılı kararı ile, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kabulüne ve sanığın, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan, 2 yıl 6 ay hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık Müdafiiin Temyiz Sebepleri:
Sanığın atılı suçu işlediğine dair somut bir delil olmamasına rağmen, istinaf başvurusu üzerine, hakkında ilk derece mahkemesince verilen beraaat hükmünün kaldırılarak mahkûmiyetine kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
1. Dava konusu olay,sanığın, katılana ait kredi kart bilgilerini bir şekilde ele geçirmek suretiyle, adına kayıtlı telefon faturasını ödediği iddiasına ilişikindir.
2. Katılana ait Garanti Bankası 5549 **** **** 2020 numaralı kredi kartından, 20.05.2017 tarihinde 02: 02: 36'da Avea Fatura unvanlı iş yerinden 778,00 TL'lik fatura ödemesi yapıldığına dair hesap özeti dökümü ve banka yazıları dosyada mevcuttur.
3. İlgili şirket ile yapılan yazışma neticesinde, faturası ödenen 0534 *** ** 40 numaralı telefon hattının sanık adına kayıtlı olduğu, IVR araması olduğu için ses kaydı olmadığı, IV aramasının da faturası ödenen hat tarafından yapıldığı belirlenmiştir.
4. İşlem için 127.0.0.1 numaralı özel, aidiyeti belirlenemeyen IP ile erişim sağlandığı tespit edilmiştir.
5. Sanık savunmasında "Hattın kendisine ait olduğunu, yüksel miktarda fatura fark ettiğini ancak iş yoğunluğundan araştırmadığını" beyan etmiştir.
6. Türk Telekomünikasyon A.Ş. ile yapılan yazışma neticesinde, 534 *** 71 40 numaralı hatta ait 24.05.2017 son ödeme tarihli 778,00 TL tutarlı faturanın 20.05.2017 tarihinde kredi kartı ile ödendiği, kredi kart sahibinin bankaya itirazı sonucu ödemenin 26.08.2017 tarihinde geri çekildiği ve ilgili faturanın 27.08.2017 tarihinde tekrar ödendiği belirlenmiştir.
Sanık hakkında, başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan hüküm kurulurken, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen 5 gün adli para cezası üzerinden, aynı kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/6 indirim yapıldıktan sonra sonuç cezanın 4 gün adli para cezası olması gerekirken, maddi hata ile 3 gün olarak belirlenmek suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık Müdafiinin Sübuta İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Dosyadaki olgular ve katılanın istikrarlı beyanları birlikte değerlendirildiğinde; olay tarihinde, katılana ait Garanti Bankası 5549 **** **** 2020 numaralı kredi kartından, 02: 02: 36'da Avea Fatura unvanlı iş yerinden, IVR sesli yanıt istemi ile, 0534 *** ** 40 numaralı hatta ait 778,00 TL'lik fatura ödemesi yapıldığı, ilgili hattın sanık adına kayıtlı olduğu, sanık her ne kadar suçlamayı kabul etmemiş ise de;
savunmasında "Hattın kendisine ait olduğunu, yüksel miktarda fatura fark ettiğini ancak iş yoğunluğundan araştırmadığını" belirtmesi ve ödeme yapmak için arayan numaranın da aynı numara olması karşısında, eylem neticesi gerçekleşen menfaat sanık yararına olduğu gibi, eylemin de bizzat sanık tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin sübuta ilişkin kabulünde herhangi bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 10.03.2020 tarihli, 2019/1734 E., 2020/405 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2024 tarihinde karar verildi.