Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 28.05.2019 tarihli ve 2019/1412 Esas 2019/3062 Karar sayılı bozma ilâmı üzerine verdiği, 20.05.2021 tarihli ve 2019/120 Esas, 2021/170 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçuna yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 39 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sübuta, sanığın cezalandırılmaması gerektiğine ilişkindir.
1. Yapılan yargılamada ve değerlendirmelerde her ne kadar sanık ...’nun savunmalarında hükümlü ... ile olay günü cafede oturup birşeyler içtiğini, sonrasında ...’nin okulda birisini görmek istediğini söylemesi üzerine olayın gerçekleştiği okula gittiklerini, araçtan hiç çıkmadığını, aracın kapılarının kapalı ve müziğin açık olması sebebiyle olay sırasında ki sesleri duymadığını, hükümlü ...’nin elinde olay öncesi ve sonrası herhangi bir bıçak görmediğini, ...’nin gerçekleştirmiş olduğu eylemlerden daha öncesinden haberinin olmadığını beyan etmiş ise de daha önce dinlenen tanık ...’in beyanlarında ve mağdurun beyanlarında aynı yönde sanık ...’ın akrabası olan ... ile birlikte araçtan birlikte indiklerini, okul kapısından birlikte girdiklerini, tanık ...’un hükümlü ...’nin okula girmesini engellemek istediği ancak sanık ...’ın tanığa engel olarak hükümlü ...’yi engellemesine mani olduğunu, ...’nin sanık ...’a; "Bu olay bugün bitecek, bu iş namus meselesi!" şeklinde söylemi olduğu ve ...’nin mağduru öldürmeye teşebbüs etmesinden sonra sanığa arabayı yaklaştırmasını söylemesi ve olayın akabinde sanık ...’ın kullandığı araç ile olay yerinden uzaklaşmaları eylemi ile sanık ...’ın ...’nin eylemlerini gerçekleştirmesinde yardımda bulunduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmaları, katılanların ve tanık beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
3. Adlî Tıp 2. İhtisas Kurulunun 28 Şubat 2014 tarih ve 1385 karar nolu mağdur yönünden düzenlenen raporunda, özetle kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbî müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, dava konusu olaya bağlı duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması veya yitirilmesi niteliğinde herhangi bir anatomik veya foksiyonel bozukluk tarif edilmediği belirtilmiştir.
4. Olay yeri inceleme raporu, kriminal raporlar, uzmanlık raporu, adli tıp raporları, kolluk tutanakları, yaklama, üst arama, muhafaza ve teslim tutanağı, teşhis tutanakları, sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, hükümlü ...'nin sanık ...'a arabayı yaklaştırmasını söylediği, ardından sanık ...'ın kullandığı araçla olay yerinden ayrıldıkları, sanık ...’ın asıl faile suçun işlenmesi sırasında ve sonrasında yardımda bulunduğu anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Hatay 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.05.2021 tarihli ve 2019/120 Esas, 2021/170 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2024 tarihinde karar verildi.